Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri” width=”500″ height=”281″ src=”https://www.youtube.com/embed/tstUw6NrGXs?feature=oembed” frameborder=”0″ allow=”accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share” referrerpolicy=”strict-origin-when-cross-origin” allowfullscreen> Sohbetlerinizde dergahtaki zikir halakasında yaşanan bazı halleri anlatmıştınız. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin geçmiş peygamberlerin, geçmiş şey efendilerin halakaya geldiğini, bazı dervişlerin başını okşadığını, bazısına dua ettiklerini, bazısıyla birlikte zikrettiklerini anlatmıştınız. Biz uzakta yaşayan dergahtaki zikir halakasına katılamayan dervişleriniz olarak bu ilahi nimetlerden mahrum mu kalıyoruz? Biz uzakta olsak da nasıl bu ilahi nimetlerden yararlanabiliriz? Bunun bir yolu, usulü var mıdır?
Mısır Tant’dan Amir Galip’in sorusu. Bundan faydalanmak isteyenler hemen etraflarında bir zikir halakası kuracaklar ve o zikir halakasına devam edecekler. Çünkü normalde bizde Allah’ı zikrettirmek için, zikir halakası kurmak için illaki bir makam, mevki şart değil. Bütün kardeşler evlerinde zikir halakası kurabilirler ve zikir halakalarını genişletebilirler. Bu noktada normalde o zaman bu nimetlerden onlar da faydalanırlar. Kurban bayramlarının klasik sohbet konusu malumunuz kurban eti. Aile akraba ziyaretinde geçen konu etin kaç kilogram çıktığı, hayvanın kaç kilo olduğu, kemiği, eti vesaire.
Bu muhabbet beni çok sıkıyor. Kurban Allah için keserim. Ne tartar ne hesabını yaparım. Acaba yanlış mıyım? Yanlış değilsin. Kurbanı hiç kimse et hesabı yaparaktan yapmamalı. Kurban bir ibadet. Hanefilere göre vacip. Diğerlerine göre nafile bir ibadet. Buhari’de geçen Hazret-i Muhammed Hazretlerinin Ayşe ile 9 yaşında evlenmesi olayı doğru mudur? Bunu nasıl yorumlarsınız? Bununla alakalı çalışmalar var. Bu çalışmalar normalde eee netleşti sayılır. Hzreti Ayşe annemiz evlendiğinde yaklaşık 18 yaşında filan. Kurban Kur’an-ı Kerim’de geçer mi? Kurbanını kes. Kesilmesi ile
ilgili geçen bir şey var mı? Yoksa sadece hadislere dayanarak mı yapılıyor? Hadislere dayanılsa da bizim için ölçüdür. O yüzden Adem’den itibaren bütün peygamberler Allah’a eee kul olduklarını ve eee ona karşı saygılarını göstermek için kurban kesmişler. Bakara 187. ayette oruca başlama zamanı ile Diyanetinki çok farklı. Diyanetinki İmam-ı Azam’a göre normalde eee hadislerin ışığında oruç vakti belli olmuş. O yüzden bunlarla uğraşmak çok özür dilerim. Eee, çok özür dilerim ama boş mesele. Her Ramazan’da çıkıyorlar birileri Kur’an’a göre beyaz
iplik, siyah iplikten ayrılıncaya kadar işte ne o orucunuzu ona göre başlayın veya yiyin. Yani birisi dese ki beyaz iplikle siyah iplik ayrılinceye kadar yiyeceğiz. Siz daha geri kafalı mısınız? Teknoloji bu noktaya geldi derler. Boş boş muhabbet bunlar. Başka konuşacakları hiçbir şey yok. Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendilidir. Bunu konuşmazlar. Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen münafıkların tak kendileridir. Bunu konuşmazlar. Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen fasıkların ta kendileridir. Bunu konuşmazlar. Faizle iştigal edenler topraktan yer eee ne o şeytan çarpmışçasına halk olacak.
Bunları konuşmazlar. Fuhuşu konuşmazlar, kumarı konuşmazlar. Allah’ın hükümlerini konuşmazlar. Ondan sonra çok affedersiniz ama goygoy yaparlar. Yok işte beyaz iplik, siyah iplik sanki oruç tutuyor. Edepsiz çıkıyorlar televizyonlarda bunları konuşuyorlar. Millet orucu terk etmiş. Millet namazı terk etmiş. Camiyi terk etmiş. Millet İslam’ı terk ediyor. Oturuyor bunlar başka şeylerle konuşuyor. Hukuksuzmuş, hukuksuzluk almış götürmüş, zulüm almış götürmüş, kan almış götürmüş dünyayı. Bunlar oturacaklar bunları konuşacaklar. Bunları tabii konuşamazlar ki. O deccalist sistem, o deccalist sistemin uşakları bunları bunları konuşturmaz. Hadi
siz çıkın televizyonda. Bir hiç gördünüz mü? Bir televizyondaki profesörleri Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen kafirin ta kendisidir ayet-i kerimesini konu eden. Siz bir cuma hutbesinde dinlediniz mi? Allah’ın hükmü hükmüyle hükmetmeyen kafirin ta kendisidir ayet-i kerimesi ile alakalı bir hutbe dinlediniz Yok. Bakın konuşmacılara. tırıvırı meselelerle uğraşıyorlar. Bu millet de oturuyor işte kendince yani işte beyaz iplik, siyah iplik ona bakacak. Oturacak işte kurbanlı ayet var mı? Evet ayet var kardeşim. Hadi ayet var. Sen bu ayeti bir eline al. Allah’ın
hükmüyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir. Sen evinde hükmetmiyorsan, sen iş yerinde hükmetmiyorsan, sen elinin altındakileri Kur’an’ın hükmüyle hükmetmiyorsan sen de bu ayeti kerimenin içine giriyorsun. Asıl bunu konuş mesele olarak. Kurban ister kes ister kesme ya. Kesmezsen nafile ibadet dersin. Kesersen Hanefi’ye göre dersin ki zekat verenlere vacip. Hanefi’ye göre zekat verenlere vacip. Zaten zekat vermiyor sonra vacip değil. Nefesini konuşacaksın ki kurbanın. Asıl konuşulması gereken konuşun. Bakın Gazze’de her gün kan akıyor. Yarın biz bayram yapacağız. Ya bayram bayram
mı olacak şimdi? Başlarını sokacakları bir tane ev yok. İslam dünyası ve liderleri seyrediyor. Bayram mı şimdi yarın bizim? Bunu konuşmuyor insanlar. Yarın şimdi hayvanın neresinden ne yapılır? Kavurmanın neresinden ne olur? İyi yiyin kavurmayı. Hadi bakalım. Gündemi kaçırıyoruz. Gündemi kaçırıyoruz. İnsanlar normalde yani haberleri dinleyemiyorsun her gün. Şöyle bir şey düşünün. Şimdi Gazze’yi düşünün. Filistin’i düşünün. Doğu Türkistan’ı düşünün. Haksız yere cezaevlerinde yatan bir dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanları düşünün. Dinleri imanları için sürgün yemiş. kanı akılmış, haksız yere
hapse girmiş, haksız yere hukuksuzluk davran hukuksuz bir şekilde onlara hukuksuz davranılmış olan Müslümanları düşünün. Müslümanları düşünün. Faizle, vergiyle inim inim iniyor. Biz %80 ondan sonra İslam ülkesiyiz, değil mi? %80 İslam ülkesi olan ülkede faiz %80. Ya bunlar çok özür dilerim yani içim kıyanıyor benim. Yani bunlar konuşulacağına bunların konuşulması gerekirken başka şeyler konuşuluyor. Neymiş de işte oruç beyaz iplik siyah iplikmiş. Kurban Kur’an-ı Kerim’de geçiyormuş mu? Hiç işte boş muhabbetler. Neymiş de işte etin kaç kilosu çıkacak? Evlerde
şimdi top bayram muhabbetlerinde konuşulacak olan bu. İyi senin tosunun daha büyük olsun. Onu konuşacaklar. Yani onu da bir hava atma haline getirdiler. Senin hayvan kaç kilo geldi? Ha bizimki küçük 15 kilo geldi. Seninki 55 kilo. Senin kurbanın daha makbul. Allah bizi affetsin. Kurban kesimine iştirak edemeyenler hissesini dergah içine nasıl değerlendirsin? Kurban kesimine iştirak edemeyenler yani kurban kesmemiş oluyor değil mi? Yanlış mı anlıyorum? Hüseyin aga çözemedi. Yanlış mı anlıyorum? Herhalde şey kesemeyenler kesenler etini nasıl değerlendirecek? nereye
verebilir falan ya. Bu soru anlaşılamadı. Ben anlayamadım hocam. Sen bir bak. Hoca olmak da zor ya. Tamam hocam. Soru anlaşılamadı. Bir erkek evin faturalarını ve giderleri ile alakalı yaptığı ödemelerle ilgili sürekli eşini sıkıntıya sokuyorsa bu eşin tutumu ne olmalı? O erkek dışarıdaki insanlara gayet cömert davranıyor ama eşi ve çocuklarına bu konuda sıkıntı çıkarıyorsa nasıl davranmalı? E o erkek eee İslam hukukunu bilmiyordur. Öğrenememiştir buna. 692. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında Normalde öğrenecek bir yeri de yoktur. Öyle olunca
da bu tip davranışlara maruz kalırlar. Çünkü evlilikte bir erkek evin bütün iaşesini ve bütün giderlerini karşılamak zorunda. Bu böyle Allah’ın emri. Bunları yapıyorum deyip de ne? Eş ve çocuklarını sıkıntıya sokmalısı caiz değil. Veya bir erkeğin cömertlik yapacağı ilk kimse eşi ve çocuklarıdır. Cömertlik önce insanın elinin altındakinlerden başlar. Önce elinin altındakilere cömert ol. Yani eşine cömert ol. Yani çocuklarına cömert ol. Ondan sonra eee yakın akrabalarına cömert ol. Yani ilk cömert olacağınız kimse eş ve çocuklarınız. Allah bizi
affetsin inşâallah. Evet, yazılılar bitti. Acil sözde olan varsa sorsun. Bir iki soru alayım. Efendim bazı ayet ve hadislerde bazı fiiliyatların, haram fiiliyatların işleyenlerin lanetleneceğine dair işte beyanlar var. Bu lanetlenme nasıl olur kişinin üstünde? Birinci sorun bu. İkincisi de bu tür lanetlik fiiliyatları yapan kişilerle arkadaşlık yapan işte aynı evi paylaşan kişilerin de bu lanete duçar olmaları söz konusu mu? Evet söz konusu. Bir kimse lanetlik fiiliyat işleyen bir kimseye aile efradatındansa ona nasihat etmeli. Onu normalde uyarmalı. onu
nasihat ettiği müddetçe, uyardığı müddetçe o laneti ona bulaşmaz. Ama normalde eğer ki ona nasihat etmiyorsa, onu uyarmıyorsa, onu kabullendiyse o lanet ona da ulaşır. Normalde bir toplumda lanetlik işler var ise ve toplum o lanetlik işlere itiraz etmiyorsa o toplum da o lanetten kendince payını alır. Ancak işte içlerinden bazı insanlar onların yanlış olduğunu söylüyorsa bu konuda safını farklılaştırdıysa ona hususi manada lanet ulaşmaz. Amma veelakin eee toplu olarak o lanetten o da payını alır. Mesela bir kuraklık olacaksa
o da payını alacak veya bir sel felaketi, bir yangın felaketi, bir deprem felaketi olacaksa o da payını alacak. Çünkü hani örnekliyorum Lut Aleyhisselam’ın kavmini. Yani orada Lut Aleyhisselam’ın zamanındaki kavim. O kavimden değil Lut Aleyhisselam. Herkes onu o kavimden olarak biliyor. Öyle zannediyor. O kavimden değil. Ondan sonra o normalde o kavmin mesela işlemiş olduğu eşcinsel fiiliyata o kavmin insanları iyi insanlar da onlara hayır demedi. Onlara itiraz etmedi. Onlara itiraz etmediği için o helaktan onlar da nasiplerini aldı
veya Salih Aleyhisselam’ın kavmi de aynı. Bunlar normalde o lanet o uğrayınca orada içeride sen ayrıydın demezler. O hani eee afata onlar da duçar olurlar. O yüzden ailede yakın dairede lanetlik işler işleyen var ise aile bu noktada ona nasihat etmeli ve uyarmalı. Peygamberlerin iki vazifesi vardır. Kur’an’la sabittir. Eee, nasihat etmek yani tebliğ etmek ve uyarmak. Bizim de bu manada bir, eee, mümin olarak gözümüzle gördüğümüz şeyleri nasihat etmek ve uyarmaktır bizim vazifemiz. Nasihat eder, uyarırız. O kimse senin
nasihatini ve uyarını kabul etmese dahi sen ona nasihat etmeye ve uyarmaya devam edeceksin. Çünkü ta ki o o hali terk edinceye kadar mesela işte eee bir farz ibadeti farz gibi görmüyor veyahut da bir haramı devamlı işleyen bir kimse var. Eee bazı haramlar var senin dediğin gibi lanetlik işler. E şimdi bunu normalde lanetlik olmasa dahi göz göre göre bir haram işleniyorsa aile bireyleri o haramı nasihat etmeli ve uyarmalı. O nasihat ve uyarı sistemi devam edecek. O müslümanın
üzerine farz. Diğer Müslümanların da o Müslümandan alacağı hak. Yani bir Müslüman diğer Müslümandan alacaklı o nasihati ve uyarıyı yapmadığından dolayı. O diyecek ki bu ya Rabbi benim komşumdu veya babamdı veya annemdi veya kardeşimdi. Bildiği halde bize nasihat etmedi. Bizi uyarmadı. Davacıyız ondan diyecek. O yüzden Müslümanın Müslümandan alacağı haktır bu. Biz bu tip meselelerde biz eee nasihat etme ve uyarma vazifemizi yerine getireceğiz. O şeyden ne o? Eee, bireysel afattan kurtulmak için. Ama umumu afattan kurtulamaz. Mesela işte
bir ülkede e fuş yani yaygınlaştıysa yani insanlar parayla eee cinsel ilişkiye giriyorsa bedenini satıyorsa bedenini satıyor. Bu yaygınlaştıysa ve insanlar buna hayır demiyorsa yani polisin birisi söyledi bana Görüklede Bursa’da Görüklede 5.000 1000 tane dedi yani devlete eee kaydı düşen burada kadın var dedi. Fuhuş yapıyor dedi. E normalde bunu devlet önlemiyorsa mesela ki önlemez laikir çünkü ama sorumlu Müslümanlar bundan ve bir şey olmuş olsa evet bütün Müslümanlar bundan sorumlu veyahut da işte bir ülkede içki içiliyor. E
o ülkedeki Müslümanlar ondan sorumlu, biz sorumlu değiliz diyemezler. Sen de ben de sorumluyuz ondan. Açıktan günah-ı kebar işleniyor. Açıktan günah-ı kebar işlenirken Müslümanlar susuyorsa hepsi de sorumlu bundan. Herkes sorumlu. İslam sorumluluk getiriyor buna. Yani sen bundan sorumlu sorumlu değilim diyemezsin. Bir hukuksuzluk var ise, bir haksızlık var ise Müslümanlar ondan sorumlu. Bir zulüm var ise Müslümanlar ondan sorumlu. Ama ne yazık ki Müslümanlar bu konuda eee gün geçtikçe tabiri caizse kısırlaştırılıyor. Gün geçtikçe ne yazık ki bu konuda
Müslümanlar pasifleşiyor. Hakkını hukukunu arayamıyor. Kaybetmişiz alanları, mevzileri kaybetmişiz. Hem bir de kaybederken bizdenmiş gibi görünenler mevzileri kaybettirmişler ve kaybettirmeye devam ediyorlar. Yani bunun önüne geçilmiyor. Göstermelik, yaldızlama işler var. O göstermelik onlar böyle işin hakikatine, işin merkezine inilmiyor o. Çünkü mevcut sistem ne yazık ki içine aldığı kimseleri eritiyor kendi içinde. O kirli çarkın içerisine alıyor. O kirli çarkın içerisinde vatan, millet, din, iman diye yola çıkanlar o kirli çarkın içerisinde kirli çarkın daha iyi işlemesi için uğraşıyorlar. Çok
acı bir şey. Çok üzgünüm bu konuda. Yani bu böyle eee ben İslam’la tanıştığımdan beri o kirli çarkın bir işte solcuymuş, sağcıymış, ülkücüymüş, MHP’liymiş, ne bileyim işte eee Milli Selamet Partiliymiş. Eski parti olarak tarikatçıymış, şuymuş, buymuş dinlemiyor. O kirli çarka bulaşan kimse kirli çarkın bir dişisi olup çıkıyor. O yüzden eee buna Müslümanlar dur diyemiyor. Dur diyecek cesaretleri yok. Dur diyecek imanları yok. Bununla mücadele edecek kallava, iman ve cesaret lazım. Müslümanlarda Müslümanlar ne yazık ki pısırık, korkak, eee,
akşam, eee, eve saat kaçta gideceğim diye düşünen, yani ekmeğini, yemeğini, rahatını düşünen, uykusunu düşünen, parasını, pulunu düşünen, son zamanlarda işte villasını, yazlığını, lüks arabasını, rahatını düşünen son zamanlarda tabii o hale geldi. Normalde lüks otellerde hacç ve ömresini düşünen, böylece kendini tatmin eden bir eee yeni bir Müslüman tipi oluştu. Yani o Müslüman Amerika’da tatil yapacak, Avrupa’da tatil yapacak. Çok lüks bir şekilde hacca gidecek, ümreye gidecek. Ondan sonra lüks bir hayat yaşayacak. Böylece kendini de hani İslammış gibi
vicdanen kendini rahatlatacak. İşte bir kamyon erzak dolduracak. Çıkmış olduğu köye gönderecek. filanca kimsenin zekatıdır diye pankartı da yazdıracak. 692. Mustafa Özbağ Efendi ve Önemi Kamyonlardan böyle zekat atacaklar. Böylece kendilerini tatmin edecekler. O yüzden eee bu ümitsizlik değil. Hani bir resim. Benim gördüğüm resim bu. Öyle olunca da lanetlik işlerle uğraşacak olan kimseler yok. İsterse evinin içinde olsun, isterse bu eşi olsun, kadın veya erkek veya çocuğu olsun, o lanetlik işte uğraşacak kimse yok. Onunla mücadele edecek bir İslam
düşüncesi, toplumu, düşüncesi demeyeyim, toplumu oluşturmuyorlar. Oluşmuyor da. Yani bir bakıyorsunuz birileri eee İslam diye yola çıkmış, ceplerini doldurmuşlar. Makam sahibi olmuşlar. İslam’da yola çıkan kimseler bir belli bir makama gelince rüşvetçi olup çıkmışlar. Belli bir makama gelince istismarcı olup çıkmışlar. Belli bir makama gelince geldikleri camiaya sırtını dönüp ona ihanet etmişler. Yani normalde bütün ülkelerdeki durum ne yazık ki bu. Zaten belli ülkelerde seçim filan yok. Orada krallıklarla yönetiliyor. İngilizler öyle bir sistem oluşturmuşlar. Hani demişler ki işte bunlardan
birer tane kral olsun. O kralları istediğimiz gibi yönetebilir miyiz? Yönetir yönetirler. Ondan sonra adam Amerika’dan çıkıyor geliyor. 3 gün içerisinde 400 milyar dolar mı, trilyon dolar mı ne topluyor gidiyor. Ondan sonra adamı şaşalı bir şekilde karşılıyorlar. Adam normalde bilmem kaç trilyon dolar aldı götürdü. 3 trilyon dolar mı? 3 trilyon dolar aldı götürdü. 3 günde adamın günlüğü 1 trilyon dolara geldi. Müslümanlar da buna ses çıkaramıyorlar. Ses çıkaracak bir Müslüman yok. Sistem de yok. O yüzden deccal sistem
oturmuş yerleşmiş her tarafa, herkese de her millete de ona göre bir düzen sistem kurmuş. O yüzden o düzende, o sistemde gidiyor. Sen zaten o düzene karşı da karşı gelemiyorsun. Devleti yıkmaktan, anayasayı değiştirmekten içeride kodestesin. Nerede olursan o ister Irak, ister Suriye, ister Fas, Tunus, Cezayir, Mısır önemli değil. Mısır’da ne yaptılar? Adam bütün dünyanın gözünün önünde mahkemede öldürdüler adamı. Dersiyorlar. Ne yaptılar? Saddam’ı dünyanın gözünün önünde öldürdüler. Ne yaptılar? Kaddafi’yi dünyanın gözünün önünde öldürdüler. Dersiyor İslam dünyasına. Seni
de öldürürler. Seni de ensen de boza pişirirler. Hiç senin bir anda sen terörist olur çıkarsın. Bir anda tu kaka yaparlar. Başına da bir sürü çorap örerler. Sen ayıklayacağım diye uğraşırsın. İlk önce senin arkanda ve yanında duran cemaat satar seni. Başkası satmaz. Vay ya öylemiş mi ya? Biz öyle bilmiyorduk ya. Bize böyle böyle konuşmuyordu der. İlk önce insanın yanı başındaki satar insanı yapar. İslam dünyası böyle. O yüzden biz lanetlik işlere de seslenemeyiz. Yani düşünebiliyor musunuz? Eee bu
ülke halifeliğin başkentliğini yapmış bir ülke. Bütün dünya Müslümanları bu ülkeye biat etmiş. bağlı bir şekilde yaşanan bir ülkede 70 yıl sonra sokaklarda eşcinseller 70 yıl sonra sokaklarda eşcinseller yürüyüş yapıyorlar. Kimse de onlara seslenemiyor. Biz iki kap aşureyi dağıtamıyoruz. 700 tane polis geliyor aşure dağıtacağımız zaman. Ama yürüyüş yapıyorlar. Yani düşünebiliyor musun? Halifeliğin başkenti olmuş bu topraklarda. İslam neyi haram ettiyse hepsi de serbest. İslam neyi haram ettiyse hepsi de serbest. Biz eee tabiri caizse eee toprakta kumda oynuyoruz
biz. İslam dünyasını kumda oynatıyorlar. Böyle diyorlar siz çocuklar gibi kumda oynayın. Kumdan savaş araçları yapın. Kumdan evler yapın. Kumdan böyle araç gereçler yapın. Sonra bir rüzgar esince veya bir zalimin birisi gelir bir tekme vurur. O kumdan evler. Kumdan olan her şey yıkılır gider. Sen vakıflar kurarsın. İşte Kur’an kursları kurarsın. Kendince hizmetler ediyorum dersin. Paraları toplarsın. Ondan sonra o paralarla böyle işte şirketler kurarsın. İşte hac ömre şirketleri o cemaatin kurduğu çünkü tarikatın kurduğu şeyh efendi hazretlerinin kurduğu
o şirketle hacca ömreye gidersin. Ağzını dahi açamazsın. Şu kadar para verdin bu yemek böyle neden diye. Çünkü mübarek topraklardır imtihan yeridir. Ondan sonra hac sıkıntıdır. Ama sen 5000 5.000 dolar vermişindir. Seni 2.000 dolarlık yerde yatırırlar. Hac meşakkattır. Sen bir şey diyemezsin. Bir de şey efendinin eee bilmem nesi o şirketin sahibi. Sonra ölünce şey efendi 1720 trilyon bilinen bir sermaye bırakır, bir şey bırakır. Ona da seslenemezsin. Ümmetin malı mıydı? Yok onun malı mıydı? Yok bunun malı mıydı?
Günlerce o konuşulur. Sıkıntı değil. O yüzden hiç kimse bir şey diyemez. Bu ülke bir yıl boyunca kime rabı edilecek onu tartıştı. Şimdi bir yıldır 17 trilyon ne olacak onu tartışıyor. Böyle gündemi bunlarla iştigal ederler. Yani öbür tarafta kimse faizi tartışmaz. Kimse fuhuşu tartışmaz. Kimse içkiyi tartışmaz. Kimse kumarı tartışmaz. Bakın hiç kimse tartışmaz. Kimse eşcinselliği tartışmaz. Yani eşcinselliğe hayır deriz. Bir kimse hani böyle trans olacaksa, ameliyat olacaksa devletin eee hastanesi onları bedavadan ameliyat eder. Parasını da sen
ödersin. Müslüman halk ödemiş olduğu vergilerden dönmelerin ameliyat parasını öderler. Yine seslenmezler. Bak yine seslenmezler. İstanbul’da bir hastane var. İşte eee erkekten kadın olmak isteyenler ameliyat ediyor. Ameliyatın parasını da kim veriyor? SSK veriyor. Devlet veriyor. E bu para nereden alınıyor? Müslümanların, bütün ülkenin vergilerinden alınıyor. Sen sabahtan akşama kadar ben müslümanım diye bağır. Sen sabahtan akşama kadar eşcinsellik eee olmasın diye bağır. Cumhurbaşkanı da bağırıyor. Ben Twitter’da yazdım. Yani bir tek karar kararnameye bakar. Öyle değil mi? Her şey
bir kararname yazıyor ya. Bundan sonra eş cinsel ameliyatları devlet tarafından ödenmeyecek de. Bu kadar basit yani. Orada bir hastane var. Çatır çatır eşcinsel ameliyat yapıyor. Çatır çatır. Devlete bağlı. Sosyal güvenlik kurumuna bağlı. Sen devlet başkanısın. Bunda şikayet edilecek bir şey yok. Bir kararnameye çıkarırsın. Ameliyat şeyi biter. Bir kararname çıkarırsın. Özel resmi hiçbir hastanede dönme ameliyatı olmayacak dersin. Bu kadar basit. Bakın bu kadar basit. Bize basit geliyor. Belki de Allah’ın lanetlik diye nitelendirdiği işler aramızda dolaşıyor. Devlet
destekli. E görmüyoruz. Bunları yani şeytan saklıyor görmesinler diye. La ilahe illallah. Hak muhammeden resulullah cemi enbiya vel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin. Elfatiha salavat. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler İslam ve İman İslam’da Ahlak İrfan Sohbetleri