Dergah Sohbetleri Serisi

681. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri” width=”500″ height=”281″ src=”https://www.youtube.com/embed/dwjvQqytHl0?feature=oembed” frameborder=”0″ allow=”accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share” referrerpolicy=”strict-origin-when-cross-origin” allowfullscreen> Amin ecmain böyle birkaç soru olunca hadi dedik biraz da Eee vakit geçti saat 920 geçiyor O yüzden bugün de böyle spontane sorulara bakalım dedik inşâallah Bir de şey daha kafadan da soru şey Zikrullah da halaka ortasına Devran zikrini kimler yaptırabilir diye Evet bizim öğrendiğimiz şuydu en baştan alayım ben yeni Eee Derviş olduğumda ve yeni de şey Efendi bana zakirlik

verdiğinde Biz tabii böyle Eee genç arkadaşlar bayındır’daki Kimisi Kardeşler Hepsi de genç ateş gibi böyle Dergah adap Erkan bilen bir topluluk değiliz herkesin ayağı arıyor kolu ağrıyor Biz normalde böyle iki diz üste oturup da böyle bir terbiye görmedik ilk etapta dervişliği de bilmiyoruz hiçbir şeyi bilmiyoruz bu noktada işte böyle Eee arkadaşlar var gençler var gençlerle toplanıyoruz Allah’ı zikrediyor Tabii herkesin ayakları ağrıyor bir de normalde İlk başlangıçta işte dedemin evi var meşhur Elektrik yok Su yok hiçbir

şey yok Gaz lambasını da orada zikrediyor böyle şey Toprağın üstünde bir kilim gibi bir şey var o kadar E tabii herkesin de ayakları ağrıyor bu sefer ben ayağ kaldırıyor normal ayakta zikrullah’ı yapıyoruz biz bir hafta Böyle yaptık Tabii bildiğimiz yok bizim işte ayağa kaldırma usulü Kaidesi nedir Bunu da bilmiyoruz ama ben bilmiyorum şey Efendi bana dedi ki sen zakirin Bayındır’da Bayındır’da hiçb tane Derviş yok Biz arkadaşlarla beraber böyle kendi kendimize bir şeyler yapmaya çalışıyor gayret ediyor

milletin ayağı ağrıyor Ben hemen B ışımaları yapıyorum ayağa kaldırıyorum ben ayakta bütün Zikrullah yapıyorsun bizim bir arkadaş ondan sonra gitmiş bunu trenin Zakir söylemiş İşte biz böyle ayağa kaldırılıyor filan diye Neyse trenin zakiri uğradı bize işte böyle söyledi Biraz Hani ayağa kaldırmışım filan di ha kaldırdım dedim İşte buna dedi müsaade lazım şu lazım bu lazım filan Allah Allah Tabii bilmediğimden Sustum bir şey demedim canım da sıkıldı ama ya biz bir kişi daha Allah Desin diye bakıyoruz

orada hani herkes masadan kalkma benim tabirim ben de dahil yani böyle bize hani bir de hani cendereye girme birisi beni cendereye sokmaya çalışsa O ne vidası kalır ne yayı kalır Bozar atarım ben onu o cendereye girecek bir insan değilim kendi kendimi cendereye sokarım o ayrı mesele Cuma Tabii günlerden O da uğradı bize böyle Perşembe ders yaptık Cuma günü uğradı birisi ona gitmiş söylemiş ben cuma mübareği için telefon açtım Selâmün aleyküm Aleykümselam dedim efendim dedim biz dedim

böyle böyle Zikrullah Hatta dedim ayağa kalkıyoruz Ben dedim bunda bir hata yapıyor muyuz acaba dedim ne oldu dedi dedim böyle böyle oldu Biz ayağa kalkıyoruz bizim arkadaşlar genç Hepsi de dedim Hani bu işin disiplinini bilen insanlar değil geldi dedim Biraz dedim böyle hani yaptırımlı konuşur gibi şimdi tam kelimeleri toparlayamayan Efendi Sen ayağı da kaldırın oturtun da denizin üstünde Havada karada orada burada öyle zikir yaptırın böyle zikir yaptırın istediğinin dersini alın istediğine dersini verin istediğini şunu yapan

istediğini bunu yapan sıraladı da sıraladı Allah razı olsun efendim Selâmün aleyküm Aleykümselam kapattık Biz Tabii o sıraladık şeylerin sonra bir halifeye müsaade edilirmiş ancak sonradan hani e dergahın adap ve erkanını öğrendikçe bunu da öğrendik Neyse bir daha Perşembe oldu bu sefer ben bağışlamayı da ayakta yaptım Ondan sonra demiyorum Tabii ben şey efendiyle konuştum diye Şimdi o dedim şimdi ben ayağa kaldırınca ben kim olduğunu Allah bil Allah affetsin biliyorum ama onu açığa yakalayacağım ya bende de böyle

bir hastalık var var derse başlayacağız D dur arkadaşlar ayakta başlıyoruz dedim o oturdu dedim Tamam dedim hayırdır o da benden ufak işte abi dedi yani Ayağa kaldırmak dedi Ondan sonra dedim sana onu sana onu söyleyenin dersini alır atarım bu dergahtan dedim bu bir daha rengi değişti kakaya dedim kalktı Tabii Neyse biz ayakta bağışlamalar yaptım ayakta şey yaptık sonra dergahın adabını öğrendik tabii şimdi önceden Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’den veya onun şeyhi Ali Haydar Efendi’den onun şeyhi Ebubekir

Baba’dan onun şeyhi şeyhi adap şu ancak Nakip olanlar ayağa kaldırabilir ayakta cullah yaptırabilirmi Tabii Bun bu adabı kırmak değil de bu adabı ben biraz böyle e dergahın içerisinde Hani E bu konuda çok Eee ciddi durmadım üzerinde ayakları ağıyor hiç kimse tarikat terbiyesi görmemiş Biz bütün arkadaşlar Hani ayağa kaldırabilir noktasında böyle bir Benim ta Zakir değim zamanından işte birine Çavuşluk veriyorsam o ayağı kaldırıyordu Devran zikriyle alakalı Şeyh efendinin bana söyledi Ya kimse Şeyh olacak ya halife olacak

ya da nakib nü gabba olacak Ancak bunlar Devran zikrullah’ı yaptırabilir diye Şeyh Efendi söyledi O yüzden bunların haricinde olanlar Devran zikrullah’ı yaptıramaz Hatta şey Efendi birkaç tane de bana ritüel öğret diydi böyle evde yalnız kaldığımızda bunları da oğlum ancak dedi Ondan sonra dediğim şahıslar yaptırır dedi değişik ritüeller vardı Böyle Meydan bizim şey olmadığından Eee Biz onları yaptıramadı hiç öğretemedik arkadaşlara bizi Çünkü Kaçak kuça evde orada burada böyle hani bir dergah statüsünde bir yer olmadığından bunları icra

edemedik O yüzden bu işin adabı O buradan hareket ederekten bütün ders yaptıran arkadaşlar ayağa kaldırabilirler Bunda bir sıkıntı yok hani bu meselede Oradan da çıkmasın Ondan sonra bu yüzden Bunda bir sıkıntı yok bir soru vardı telegramdan sordular kandil günleriyle alakalı kandil günlerinde arkadaşlar Normalde Mesela herhangi bir il ilçe kendisi orada Kandili Kutlayacak kutlayabilir Bunda bir sıkıntı yok ama bir Derviş üstadının sohbetine zikrullahın kandil programına gelecekse de ona bir yasak yok şunun altını bir çizeyim hiçbir Derviş

hiçbir Zakir hiçbir kimse Üstat la dervişin arasına girmeye hakkı yok Bir kimse yasak konacaksın ben kendim koyarım Kural konacaksın ben kendim Kural koyarım Geri kalan herkes istediği zaman üstadını ziyaret edebilir yazabilir mesaj atabilir telefon açabilir Ondan sonra veyahut da kandildi perşembeydi cumartesiydi sohbete gelebilir Bunda bir sıkıntı yok ortak gideceğimiz bir seyahat ile ilgili benimle istişare yapılmadan karar alınması ne kadar doğru bir karar sufilikte istişare mi yoksa kulis yapmak mı uygundu Yani normalde burada ortak gideceğimiz derken

nereye gidilecek kim yapıyor Kim ediyor Bunu Normalde belirtilmesi lazım Mesela işte Dergah adabı İsa onun başında bir sorumlu vardır zaten o sorumlunun da birileriyle istişare etme durumu yoktur o sorumlu atayan onunla istişare etmiştir zaten o yüzden orada gidilecek gidecek olan kimselerin orada istişare edilecek bir şeysi yoktur Ama bir seyahat bir gezi isse yani o geziyi de tertip eden bir kimse vardır geziyi tertip eden kimse topluluk olarak bir karar aldıysa öyle gidiyorsa Sen normalde İşine geliyorsa gidersin

İşine gelmezse gitmezsin Bu da ayrı bir mesele ama Dergah çalışmalarında dergahla alakalı bir mesele olacaksa Örneğin buradan Çanakkale’ye semazen kardeşler mıvan kardeşler gidiyorlar e oraya gidiyorlar onların başında bir vazifeli var Bir görevli var onları tayin eden bir arkadaş da var o yüzden onun arkadaşlarla kardeşlerle istişare etme noktası olmaz zaten zannediyorum Hani şurada böyle bir vazife var Gelmek isteyenler isimlerini yazdırsın diyor Herkes isimlerini yazdırıyor öyle gidiyor Yani bunun bir istişaresi olmaz ama Örneğin geziye gidiyorsunuz 10 kişi

5 kişi bir araba gezmeye çıkmışsınız o zaman Normalde istişare edilmesi lazım ama geziye çıkarken de başınıza bir tane imam üç kişi diyor yola gider gidiyorsa birini imam seçsinler diyor bir tane imam olur herkes onun imamlığını Hani istişare edebilirsiniz atanmış değilse o zaman o kimse bir şeye hükmettiğinde yine ona tabi olunacak kardeşlerim ile beraberken hep çok konuşuyorum bazen de boş konuşuyorum bu durum hem beni hem de kardeşlerimi rahatsız ediyor bu durumdan nasıl kurtarabilirim Sufi taşı alacaksın ağız

taşı alacaksın çok konuşmaktan kurtulmak için sufi Er öyle yapmışlar bir ağız taşı Hani haz Ebubekir radıyallahu anh Hazretlerine böyle yılan sokunca mağarada haz peygamber sallahu aleyi ve sellem Hazretleri bir taşı yaladı onu Hz Ebubekir efendimizin ağzına verdi Dedi ki dilini damağını daya Allah’ı zikret Allah bizimledir dedi Hafi zikrullahın Normalde ilk başlangıcı oradan Hazreti Ebubekir efendimiz de dilini damağına dayadı orada e Hafi Zikrullah yapmaya başladı ve işte Müşrikler geldiler kapının önünde dolaştılar Gittiler şimdi bu ağız taşı

dendi ona sufiler haz Ebubekir Efendimizden sonra Hz Ömer’e geçti Hz Ömer Efendimizden sonra Hz Osman’a Hz Osman’dan sonra o taş Hz Ali efendimize geçti Hz Ali Efendimizden Hz Eee Hasan’a Hz Hasan’dan Hz Hüseyin efendimize geçti ve Hz Hüseyin Efendimizden sonra taşın akıbeti belli değil bu dervişlerin arasında bu ağız taşı dendi böyle küçük bir taş Hatta mümkün ise o hani Eee mağaradan alınır O mağaradan alındıktan sonra ağza o taş konulur boş konuşmaktan o dervişi uzak tutmak için

o devamlı ağzında taş boş konuşmaz Allah’ı zikrederdi Tabii bu usul Kaideler de kalmadı boş konuşmaktan Allah’a sığınalım bir kimse boş konuşuyorsa zikrullah’ı az yapıyor demektir sohbet esnasında Latif leşmek sünnettir Latif leşmek ama Boş konuşmak devamlı insanları rahatsız edecek şekilde Boş konuşmak caiz değildir Allah bizi affetsin Amin Evet Birkaç soru alabiliriz mikrofon verin Anam babam sana feda olsun ya resulallah diy sesini aç Anam babam sana feda olsun ya resulallah diyen sahabe efendilerimiz var Bir taraftan da e

annesinin rızası olmadığı için Efendimiz sallallah Sellem’i görmek nasip olmayan ama peygamber hırkası giyen ve esel Karani Hazretleri var şimdi sevmek Kimisi anasından babasından geçiyor severcesine ama Kimisi de hani ama hep her biri de seviyor Eee sevmek kaç türlü Efendim şimdi Allah’a Giden Yol Kur’an sünnettir sufiler Kur’an ve Sünnet içerisinde o yolda yürüyen kişi adedince yol vardır der bir çıt daha ileri o kişilerin içerisinde nefes adedince Allah’a Giden Yol Vardır der biz insanların sevgisini ölçebilecek bir barometresi

babasını feda ediyor Hatta haz Ömer radıyallahu anh hazretleriyle bir meşhur diyalektik var hani ne kadar seversin seni diyor hani Gözümün gördüklerinden en fazla seni severim olmadı ya Ömer imanın Kemale ermemiş diyor Diyor ki nefsimden de fazla severim işte şimdi Kemale Erdin diyor bu biraz uzun bu diyalektik Kısacası söyledim Demek ki o o kimse haz Ömer radıyallahu anh Hazretleri nefsinden de fazla sevecek o zaman Kemale Erdin diyor bir K başka bir hadis-i şerifte bir kimse beni diyor

Bütün gözünün gördüğü annesinden babasından eş ve çocuklarından fazla sevmedikçe imanı Kemale ermez diyor şimdi bir sahabeye verilen öğütler Bunlar ama bir de işte Veysel Karan Hazretleri var ümmetin içerisinde bu konuda böyle hani o da peygamber hırkasına Hani sahip oldu ama sahabe olamadı sahabe olmaktı Önemli olan ve yine imam-ı Azam’ın meşhur sözüdür yani sahabe olmayan bir kimse sahabenin atının burnunun üzerindeki terinin tozu dahi olamaz diyor şimdi böyle olunca bizim toplumumuz Hani Veysel Karani Hazretlerine böyle çok sahabelerden

daha yüksek bir noktaya burada sıkıntı var yani bir Veysel Karan Hazretleri bir haz Ebubekir’in Ömer’in Osman’ın Ali’nin haz Hasan’ın haz Hüseyin’in veya son sahabe her kim ise onun derecesine varamaz fakat çileğe RAM olmak istemeyenler terbiyeye RAM olmak istemeyenler Veysel karar Hazretlerini örneklerler onun cübbesine mi Mazar olmak yoksa onun bir bakışına mı Mazar olmak onun o mübarek nurlu yüzünü bir kez görebilmek mi yoksa cübbesine bakabilmek mi cübbesini giyebilmek mi Eğer cübbe isse söz konusu topkapıda var gidin

bakın top kapıdaki cübbeyi mi görmek istersiniz rüyanızda görmek mi istersiniz beni gören rüyasında gören gerçekte görmüş gibidir bu hadis-i Şerife mi mastar olmak istersiniz yoksa cübbesini mi görmek istersiniz şimdi Tabii Eee bilhassa Mesela bugün için söylüyorum bunu böyle bir Üstada intisap edip üstadın terbiyesine girip onun Normalde o yola girmek kolay bir şey değil nefis buna nefse zor geliyor bir bakıyorsun işte bir Karani Zikri oluşturmuşlar Karani Zikri herkes üveysi ol oldu üveysilik yolunda gidiyoruz şimdi üveysilik yolunu

Bilseler Ondan sonra diyecekler ki hani bu üveysilik yolu değil E bir bölgeye gittiğimde orada bir üveysi şeyhi varmış ziyaret etmek istemiş geldi Bizim ders yaptım yere Biz Üstadımız öyle gördük ben oturduğum koltuğu ona böyle şey yaptım Buyurun oturun dedim ben de aşağı oturdum böyle bir ahkam kesiyor Ondan sonra Sustum bir soru sorabilir miyim dedim tabii dedi Bize öğretilen şu dedim Yani bir kimse üstatlık seviyesine geldiyse Onun bir icazeti olacak Ona bir Şeyh onun şeyhini ilan edecek

yetiştirdiği bir şey yani bir şey onu yetiştirmiş ya onu ilan edecek bir de onun icazeti olacak bu işin dedim kuralı bu sizin şeyhinizi kimdir dedim biz üveysi dedi üveysilikte şeyhlik yok dedim bu kaldı Şimdi nasıl yani dedi e dedim üyes ilik şu benim bildiğim dedim bir kimse istihareler yaptığı istişareler yaptığı böyle Naçar kaldığı dağın başında bir Şeyh yok hani gidebileceği bir durum yok Ona rüyasında geldi Veysel Karan Hazretleri ders verdi O zaman o kimse üveyi olur

rüyanızda Veysel Karan Hazretlerini gördünüz mü dedim ben bu durdu görmediği rüyayı görmüş gibi olunu söyleyen dedim Allah’ın lanetine uğrar dikkat edelim dedim görmedim dedi görmeden nasıl Şeyh oldunuz dedim üveysi Şeyh olmuş bu kaldı Şimdi dedim bizatihi Veysel Karan Hazretleri gelip size ders verdiyse yine Şeyh değilsiniz dedim bir Şeyh oluncaya kadar o dersi çekersiniz bir Şeyh bulduğunuz anda dedim o şeyhe intisap etmeniz gerekir dedim ancak dedim bir mürşid-i kamilin dersini aldınız orada dedim yani hak esmasına kadar

geldiyseniz Size dedim bir Şeyh lazım olmayabilir ama orada kalırsınız dedim oradan ileri gidemezsiniz dedim böyle bir haliniz oldu mu Hayır dedi dedim kusura bakmayın Hani siz dedim yol kesiciler dersiniz bir canı sıkıldı bir bozuldu Ondan sonra hani onun da sebebi ziyareti hani bize intisap etmiş Öyle hani lafın arasına onu da söyledi ya biz dedim intisap etmekten dedim gocunmaz Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bize git şuraya intisap et şunu git bağlan diyorsa Biz dedim haydi

haydi bağlanırız bizim böyle bir derdimiz yok dedim böyle bir e şeyimiz yok şimdi böyle olunca Hani iş bu noktaya gelince Yani evet Veysel Karan Hazretleri mübarek bir insandır sahabe değildir Veysel Karan Hazretleri gerçekten hani maneviyatı yüksek bir kimsedir Evet ama sahabe değildir E böyle olunca sahabeye verilen öğreti var yani sahabe savaş meydanında babasını öldürmek zorunda kalmış imtihanın en acısını yaşamış imtihanın en acısını yaşamış şimdi babasını öldürmek zorunda kalan sahabe mi her şeyden geçti beser Karan mi

Evet y Normalde Medine’ye hicret eden ve ilk şehitlerden olan mı annesinden babasından geçti Veysel Karani mi sahabe çok zengindi Mekke’de yakışıklıydı boyu posu yerindeydi yürüdüğü zaman Kureyş’in kızları kendini sokağa atıyordu beni nikahını al diye Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri onu medine-i münevvere’ye gönderdi Medine’de İslam’ın yayılmasına en büyük etken kimdi Musab Bin Ümeyir bıraktı annesini Mekke’de bıraktı annesi Tabiri caizse bugünkü tabiriyle açlık grevine gitti bırak dedi Muhammed’i ne dedi Ona bin tane canın olsa önümde

dedi teker teker bin tane canını alsalar Bunu ben buna ben şahit olsam dedi Vallahi de billahi de ben Muhammedi Mustafa’yı bırakmam dedi hangisi kıymetli acaba ve o zengin Musab Bin Ümeyir Şehit olduğunda üzerini örtecek elbisesi yoktu ve medine-i Münevvere dedi zengin olmadı dini Anlatıyorum diye Şehit olduğunda sahabeler geldiler dediler ki ya resulallah bacaklarını örtüyoruz göğsü açılıyor g ünü örtüyoruz bacaklar açılıyor Ne yapalım dediler Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem olduğu gibi Gömün dedi başında husisi bekleyen

ve başında gözlerinden yaş inen Musab Bin Ümeyir Hazreti peygamberin hangisi kıymetli acaba Şimdi biz Musab Bin Ümeyir unutacağız Veysel sahabelerden Üstün tutacağız bu akait noktasında da sıkıntılı bakın Burası akait noktasında da sıkıntılı şimdi bir kimse kalkıyor Veysel Karani Hazretlerini sahabeden Üstün tuttuğu anda akait olarak sıkıntıda Siz sahabenin Fazilet noktasından fazileti sıralıdır haz Ebubekir Ömer Osman Ali Hazreti Hasan Hüseyin sıralıdır cennetle müjdelenen Sahabeler sıralıdır siz diğer sahabeleri dahi ondan Üstün tutamazsınız Üstün tutarsanız imam-ı azam’a göre sıkıntı

var Fıkhı ekberde geçer bu Siz o Fazilet sırasını değiştiremezsiniz E şimdi Ümmet cahil din cahili Bir bakmışsın eee şeyi Veysel Karan Hazretlerini bütün sahabenin üstünde görüyor yanlış o yanlış olduğunun da farkında değil veya farkında biliyor veya bilmiyor bu şuna benziyor bir kimse Hazreti Geylan Hazretlerini çok seviyor iyi Geylan Hazretleri muhakkak veliyullah Piri eyvallah ama onu Sen sahabeden üstün Göremezsin ki veya bir kimse üstadını Pir efendilerden Üstün görüyor Üstün Göremezsin ki veya o Şeyh denilen kimse de

kendini pire efendilerden yukarıda gösteriyor yapamaz ki sıkıntılı işler ama ümmeti muhammed bu çarpıklığın içerisinde bocalıyor Allah bizi affetsin Amin ü İhlas bir fatiha-i Şerife Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına ciharı yarı Güzin efendilerimiz Ebubekir Sıddık ömerül Faruk osmanı zinnureyn Ali el murteza radıyallahu anh Hazretlerinin ruhlarına aşere-i mübeşşerenin evladı Resulullah zevce Resulullah imam Hasan İmam Hüseyin 72 şühedanın şehid-i kerbelanın bütün şühedanın ruhlarına tüm

ashab-ı Resulullah Hazretlerinin ruhlarına imamımız imam-ı Azam Ebu Hanife imam-ı Şafii İmamı Maliki imam-ı Hanbeli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediyelik vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi haberdar eyle Ya Rabbi fey zatların himmetler şefaatlerine dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi Amin üç İhlas bir fatiha-i Şerife Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı pirimiz Seyid Ahmed rifai Seyid Ahmed el Bedevi Seyid İbrahim dusi Şeyh Ebul Hasen Şazeli şahın akş Bendi Muhammedi Bahaddin Şahı Mevlânâ Celaleddin Rumi Şah

Hacı Bektaş Veli Şah Hacı Bayram Veli Mehmet Muhittin Üftade Veysel Karani Muhyiddin Arabi niyazı Mısri ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin ruhlarına da ayrı ayrı hediy Edik vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi haberdar eyle Rabbi himet şefaatleri dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi Amin ü İhlas bir fatiha-i Şerife Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı geçmiş üstatlar mızdan Abdurrahim et Tantavi Abdurrahim en nişi elhac el Hafız Ebubekir sıddıki çorumi Hacı Ali Haydar Efendi elh Çorumlu Mustafa Anaç

Efendi Nevşehirli Hacı Abdullah Gürbüz efendinin kaçi dergahın kabba şi dergahın ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına bilhassa Üstadımız bayındırlı Hacı Mustafa Özbağ beyefendi Hazretlerinin ruhaniyet ellerine cet ve dadalar ruhaniyet ellerine yaşayan bütün mürşid-i kamillerin velilerin evliyaların bütün Derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammed’in ruhaniyet ellerine turuk alyen akraba ve taallukat varımız danan geçenlerin ruhlarında hediyelik vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi haberdar eyle Ya Rabbi ve zatların himmetler şefaatleri dualarını üzer ek eyleme Ya Rabbi

Amin ve millah rabbil alemin euz billahi mineşşeytanirracim Bismillâhirrahmânirrahîm eik ilahe illallah illallah hak Muhammeden Resulullah mbha salavat Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve alâ Ali Muhammed aminur. 681. Mustafa Özbağ Efendi Hakkında Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler