Dergah Sohbetleri Serisi

675. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Sohbet Metni

amin ümmeti Muhammedin hangisine nerede ne şekilde olursa olsun zulmedenlerden cenab-ı hak intikamını alsın Amin Rabbim ümmeti Muhammedin namusunu şerefini haysiyetini kanını ırzını tecavüz edenlerden Cenabı Hak intikamınızı alsın Amin ecmain açılmasını bekliyoruz işte o da benim gibi kafasına göre takılıyor bir açılıyor bir açılmıyor bir çalışıyor Bir çalışmıyor kitledi kendini herhalde soru yazanlar Herhalde manen asılıyorlar bizim sorularımızın vakti Ben Rabbime tam teslimiyet yaşamak istiyorum Rabbime tam teslim oldun diyorum ama tam teslimiyette olduğumu nasıl anlarım hissederim kim farzlara

sımsıkı yapışırsa Allahın en fazla hoşuna gittiği bir iş yapmış olur nafilelerle Allaha yaklaşır Ve Allahı sever Allahı severse Allah da onu sever Allah onu sevince Allah onu gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayı söyle en dili olur sonra hadis-i Kutsi devam ediyor benimle görür benimle Duyar benimle tutar benimle konuşur benimle yürür hadis-i kudsi devam ediyor Şimdi bir kimse Allaha tam teslim oldum tam teslim olacağım diyorsa o kimse farzları yerine getirecek bu farzları yerine getirmek derken

sadece ibadet noktasında değil haramlardan da uzak duracak ve nafilelerle Allah Allaha yaklaşacak Bizim için en önemli Nafile Allahı zikir Eğer Normalde o devamlı Allahı zikirle dili ıslak oluyorsa o zaman o daha da ileriye gidecek Allah bizi onlardan eylesin amin bilmekten olmaya nasıl geçilir Bunlar çok güzel sözler böyle bilmekten olmaya geçmek lazım O işte bunlar böyle harika şeyler cümleler y farzları tam yerine getiremeyen haramlardan tam anlamıyla uzaklaşmaya bir kimse bilmekten olmaya geçecek yani ümmetin ne yazık ki

acı tarafı bu yani sanki farzları bitirdi hani böyle haramları bitirdi üzerinde Ondan sonra bir de nafilelerle Allaha yaklaşacak ya yani böyle işte o kimse ertesi günü rüyasında görmeye başladı O olacak olan şeyleri görüyor Bir de teslim oluyor başına bir bela musibet sıkıntı geliyor teslim oluyor Hiç şikayeti yok onun Yani bir gün hiç Şikayet Etmeden Başına gelenlere sabret hiçbir şey söyleme olacaksın hiç şikayet etme bir gün hiçbir istekte bulunma hiç kimseden olacaksın Bir gün hiç kimseye böyle

Kuran sünnet dairesine hiç kimseye kızma olacaksın yani o böyle herkes şöyle düşünüyor onu yani ok bildi ya bildikten sonra olacak artık o Kemal ercek yani bildiğinle amel edeceksin ki Kemale erersin E sen biz daha toplum olarak Bizim kendi ülkemiz olarak düşünelim Biz toplum olarak daha dini bilmiyoruz ki biz daha tam haramları helalleri bilmiyoruz nereye olacağız nereye olmuşuz Biz Allah bizi affetsin Amin ayağına dik batmayan Sufi Neyi yanlış yapıyordur tam iman etmemiştir tam iman etmediğinden dolayı ayağına

dikkan batmamış tam iman etmiş olsa o imanını yaşamaya çalışsa merak etme ayağına diken değil pranga vururlar onun o dükkani hoş görür sevmek için nereden başlamak lazım beğenmekten muhabbet etmekten Sufi yolda tutan iman mıdır sevgi midir imansız Sevginin ne anlamı var yol gösteren yolunu göstersin diye ne yapmalı yolda durmalı Sufi şiirsiz beyts olur mu Sufi kuransız sünnetsiz olmaz Her kalp Gönül müdür her kalp gönüldür ama farkında ise aşk Afyon mudur Evet bir kalp en çok ne kadar

yük kaldırabilir kaldıramayacağınız yükü yüklemeyi demiş bakın Bu soruların hiçbirisi de soran kimse hali değil soruyu soran kimsenin hali değil bir kimse kendi haliyle alakalı soru soracak kendi haliyle mesela o kimse Kuran sünnet tesinde dinini Yaşamaya çalışıyor sufilik olarak da sufil de çalışıyor sufiliği de Yaşamaya çalışıyor sufiliği de Yaşarken bir yerde tıkandı veya bir yeri çözemedi bu onu sorar yol yürüyor yol yürürken önüne bir tümsek geldi tümseği Nasıl aşacağını bilmiyor onu sorar şimdi Ben sorulara birer cümleden

cevap verdim mesela cümle bile değil birkaç kelimeyle cevap verdim çünkü Bu soruların hiçbirisi de onun hali değil yani normal Aşk Afyon mudur demiş Mesela bu soruyu soran için beğenmek afyondur aç değildir nasıl beğenmek afyondur şimdi Normalde bu aslında Aşk Afyon mudur bu cümle de sufilerin cümlesi değildir Bu Selefi Vahabi takımının Zahir cilerin cümlesidir Aşk Afyon mudur diye Ben de afyondur dedim attım kenara ona göre Afyon Çünkü bu aşka nasıl bakarsan hangi gözle bakarsan Aşk odur şimdi

afyondur ama bugün Normalde bir kimse aşık ise aşıklı Afyon gibi görmez zaten aşığın bu manada çünkü kendi aşıklı andan haberi yoktur kendi aşıklık durumundan derecesinden de haberi yoktur o yüzden o kendi içerisinde kendince Aşık Afyon diyemez dışarıdan bir kimse Bakar ona onun hal hareketlerine bakar bu der ki bu Afyon yutmuş gibi Çünkü aşıklık Anca allahadır bir erkeğin kadına aşık olması mümkün değildir fıtri değildir bir kadının da erkeğe aşık olması mümkün değildir fıtri değildir Çünkü buna Ben

zaman zaman hani kadınlar daha çabuk sever daha çabuk muhabbet eder aşıklı Doğru yürürler derim Ama bu Normalde bugünkü Kadınlar da bunu kendi üzerlerine alıyorlar almayın siz öyle sevemezsiniz siz öyle aşık olamazsınız o öğreti yok Çünkü sizde Hani Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor Ya hani diyor siz kadınların büyük bir çoğunluğu nankördür diyor Kadın diyor ki Hani nasıl nankör oluyor Siz diyor Bir gün bir eksiklik görseniz hemen diyor Ona diyor şikayet edersiniz nankörlük edersiniz Şimdi

aşk Afyon mu aşk Afyon değil sufilere göre aşk eşittir Allahtır E şimdi o zaman nasıl Afyon diyeceğiz biz ona dışarıdan bakan bir kimse Aşığa laf söyleyeceğini aşka laf söylüyor Onun da kara cahil olduğundan aşi laf söylese dese ki aşi sen aşk sarhoşun kabul edeceğiz onu ama aşk afyondur dediğinde o aşktan hiç haberi yok onun ancak aşığın haline Siz bir söz söylersiniz aşığın haline e aşığın haline de herkes bakar kendince kendi noktasından Ona laf söyler kendi bakışından

laf söyler kendi bakışından kendi tanımlamasında laf söyler bakar bu aşıklık Ne güzelmiş der insanı kendinden geçirmiş der Ama öbürüne öbürkü bakar bu aşıklık ahmak işi der Benim işim değil der öbürkü bakar akılla onu yorumlar Bu aşıklık gerçekten hoş bir şey değildir Der şimdi aşıklı 70.000 türlü hali vardır ve aşk sayısız hadsiz hudutsuz aşıkların üzerinde tecelli eder ve bir kimse o aşığın üzerindeki tecelliyâta bakar ve aşığın o hareketlerine göre hükmeder ama bir kimse aşk Afyon mudur dediği

anda o Kimse aşkı anlamamıştır aşkı çözümleyemediği şimdi o sözü de bir sufi getirip buraya koyduğu zaman buraya Aşk Afyon mudur dediğinde ben derim ki bu sufinin kendi düşüncesi değil kendi hali de değil o dese ki mesela ben baktığım yerde aşık olduğumu görüyorum Aşkın diyeceğiz ayrı bir tecelliyâtı aşıklık onda Aynel yakin olarak tecelli etmiş Ayn göz demek her baktığı yerde maşukunu görüyor a dese ki bulutların arkasından sevdiğimi görüyorum diyeceğim ki Ya tamam aşıklık da yol gidiyorsun sen

diyeceğim bulutun arkasında kalma Dağın Arkasında kalma oranın buranın arkasında kalma Bunlar seni yer mekan atfediyorum göreceğim ayda yıldızda göreceğim diye uğraşma neden o öyle bir tecelli etti o Bir daha öyle tecelli etmez ama sen orada takılmış kalmışsın hala daha bulutun arkasından bir siyah gözün seni bakmasını istiyorsun onu görmek istiyorsun ama sen orada takıldın kaldın işte bak orayı aşamadım Sen oysa o hiçbir zaman aynı tecelli ile tecelli etmez e olmadı İşte o kendi halini sormadı sufilik kendi

halini sormaktır Herkes kendi nefsinden sorumlu ha bir kimse Zahir olarak yanındaki kimse gusül abdestini bilmiyor o zaman gusül abdestini sorarsın sen yanındaki kimsenin gusül abdestini bilmediğini düşünerekten veya sen bu soruyu Mesela şöyle Sorabilirsin yani Aşka düşen aşıklık Aşık Afyon mudur onun hali Afyon yutmuş gibi midir desen o zaman diyeceğim ki bu bir şeyler öğrenmeye çalışıyor geriye gidiyorum şimdi her kalp Gönül müdür Yani normalde şimdi kalple gönülün arasında bir fark yok dil ve kültür farkı var Birisi

der ki Gönül Birisi der ki kalp yoksa onun merkez noktası aynı kelimeleri oynaştı gerek yok kelimeleri oynaştı gerek yok Gönül de kalp de aynı diyecek ki nereden soru sordum ya battım diyecek kendi içinden Sufi şiirsiz beyts olur mu Olur Herkes şiir yazacak beyit yazacak diye bir kayde yok Sufi kuransız sünnetsiz olmaz şiir yazmış beyit yazmış Kurandan sünnetten haberi yok ne yapayım şiiri beyti ben sabah namazına kalkmıyor ne yapayım ben şiiri beyti yol gösteren yolunu göstersin diye

ne yapmalı Sen yoldaysan yol gösteren zaten sana yolunu gösterir Sen bir yola çıktıysan yolunda mihmandarı varsa sen de yoldaysan sana yol gösterir o Mihmandar Ama sen yolda değilsen yolda değilsen yol gösteren sana ne gösterecek Sen yolda değilsin Kimisi Yolda olduğunu zanneder bir vesvesedir bu bu şeytanın aldatmasıdır nasıldır şeytanın aldatması o kimse kendi kendini yolda zanneder o kimse kendi kendine sağlam Müslüman zanneder şeytan ona öyle bir vesvese verir ki aldatır onu Bak şeytan onu aldatır senin Zikrullah

yapmana gerek yok Sen yoldasın A sen bir mürşid-i kamilin elini tuttun senin bir şey yapmana gerek yok a şeytan Seni yolla aldattı Sen kendi kendini yolda düşündün Çünkü Yoldayım diye sana öyle bir hava verdi şeytanın ayrı aldatması yok Sen yolun adap ve erkanına icaplarına uyarsan yoldasın yolun icabına adap ve erkanına uyumuyorsan Sen kendi kendini yolda zannediyorsun yol göstericiye tabi olacaksın ki yol gösterici sana yolda yolu gösterecek Sen yol göstericiye tabi değilsen sen heva hevesine tabis sen

sen heva hevesini ilah edindi diysen hala daha kendini yolda görüyorsan şeytan seni aldatmış sen kanmış sen aldanmışsın bu da sufiliğin vartal dır yani o kimse aldanır orada yani Müslümanlar vardır mesela görürsünüz de etrafta farz Yok vacip Yok sünnet yok hiçbir şey yok ama kendini evliyadan görür Yani kendisini Müslüman görmesi onun hakkıdır bir şey demeyiz ama o kimse dinin icaplarını yerine getirmez farzı vacibi nafilesi bakmaz bakmaz Yok ama kendini evliyadan görür Hatta daha ileri kendini mürşid-i Kamil

görür Hatta daha ileri gider dervişlerin öyleleri de vardır der ki Benim hakkımı şeyhim yiyor Ben gerçekte mürşidim ama işte biz öyleler de duyduk Çünkü gördük Hatta der ki işte şey Efendi beni o yüzden dergahtan uzaklaştırdı Tabii o Şeyh olacaktı veya Şeyh Aslında Şeyh in haberi yok ondan bu Normalde sufiliğin vartal dır o kimse kendini yolda görüyor hala daha bak on o kimse kendini yolda görüyor yani yaptıklarını ettiklerini Normalde Çuvala koysan Çuvala sığmaz nehre döksen Nehir necis

denenir Çanakkale boğazına döksen Ege Denizi kirlenir Ona bakmaz o der ki kendince hani benim hakkım yendi Ama görsen o yoldadır ondan daha iyi Derviş de yoktur o Derviş de değil artık Şeyh olmuş o sufiyi yolda tutan iman mıdır sevgi midir iman olmazsa bir kimsede necistir bir kimsede İman yok ise necistir o Neyi ne kadar sevdiğini iddia ederse etsin imansız kimsenin hiç bir kimsenin hiçbir şey de doğru değildir iman etmek önemlidir önce bir kimsenin hadis-i şerifte bir

kimsenin diyor Eee içinde zerre iman olsa zerrece iman olsa o cehennemden kurtulur der Önemli olan imandır imanın üzerine İslam İslamın Üzerine de sevgi yerleşti mi o kimse Kemale Erer Allah bizi onlardan eylesin amin sevmek için nereden başlamak gerekir sevmek için beğenmekten başlar beğendiğini sever beğenmediğini sevmez beğenir ona muhabbet Besler bu ne olursa olsun beğenmezse ona muhabbet beslemez muhabbet beslerse ona Sevgi Yolu açılır muhabbet beslemezse ona Sevgi yolu da açılmaz severse o kimse aşık olur sevmezse o

aşık da olmaz ayağına Diken batmayan Sufi Neyi yanlış yapıyordur bir kimse imanı İslamı kadar başına bela ve musibet gelir Eğer bir kimsenin üzerine bela musibet yok ise O kendince hem imanını hem islamını hem de İslamı tebliğini kendi üzerinde sorgulaması gerekir Çünkü Bela ve musibetin çoğu peygamberlerdir Ondan sonra peygamber varislerin Ondan sonra onun peygamber varislerin etrafındaki neredir bu o kimsenin Bela ve musibetle iman ve İslamı yaşaması dengelidir bir kimsenin üzerinde dinle alakalı dinle alakalı üzerinde herhangi bir

musibet Yoksa herhangi bir sıkıntı yok ise o kimse tam iman ehli olarak La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah dememiştir yani Kemale ermemiştir Eğer Kemale ererse öyle söylerse onu ancak Müminler sever Müminler sevdiği için diğerleri sevmediği için o sıkıntı Yaşar bir kimse böyle bir tam iman ehli olursa onun üzerine hastalık eksik olmaz musibet eksik olmaz Bu hastalık bela musibet eksik olmuyorsa da onun iman ehli olduğunu İslam ehli olduğunu doğru yolda olduğunu gösterir Çünkü o Bela musibet hastalık da

Allah onu temizliyor onu bu dünyadan o temiz bir şekilde götürecek O zaman bu bir sufinin ayağına diken batmıyorsa O tam bir sufilik yapmıyor tam sufilik yapar a onun ayağına diken batmaması mümkün değil tam bir sufilik yaşarsa ne evdeki eşi dayanır ne evladı uşağı dayanır ne etraf dayanır ve tam bir sufilik yaparsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti malum yani devletle sıkıntı Yaşar Yaşar yaşamaması gayri gayri Kabil bir şey mümkün değil yani dua ediyoruz Cenabı Hak Derviş kardeşlerimize imtihanın kolayından

versin amin Çünkü hadis-i Şerif ayeti kerime var anne babalarınız da eş ve çocuklarınızla mallarınızla canlarınızla imtihan ederiz diye varlıkla yoklukla ticaretler kısılması la ziraatte elde iz ürünlerle imtihan olursunuz ticaretten imtihan olursunuz ziraattan imtihan olursunuz eşlerinizden kadın erkek önemli değil imtihan olursunuz çocuklarınızdan imtihan olursunuz eğer o noktada imanınız Kavi ise bu imtihanlara da sabredersin bir çıt ileri onlarla barışık olursunuz bir çıt ilerisi hiç şikayet etmez tebessüm edersiniz hiç şikayet etmeyip tebessüm ediyorsanız o zaman tamam of yandım

yok bu işte of yandım diyorsan o zaman sıkıntı büyük yine geriye doğru gittik ilk soruya da gidelim Evet tam teslimiyet onu tefat anlatıy dık Saffat suresi saf saf dizilmiş lere toplayıp sürenlere zikir okuyanlara Yemin ederim ki ilahınız birdir 1E D soru bir Kuranda farklı surelerde Allah yemin ettiğini okuyoruz Allahın yemin etmesi nedir Biz bu noktada çok soru sorarlar bunu Allah bir şeyin üzerine yemin ediyor göklere de yemin ediyor yerlere de yemin ediyor Allah yemin ediyor burada

Ciddi bir şey var Yani bu konuda Eee benim anladığım bu yani bir şeyi Yeminle söylüyorsa Bunun arkası ciddi bir şey burayı dikkatle bakın burayı dikkatli okuyun buranın üzerine dikkat gösterin benim anladığım bu Allah yemin eder mi etmiş Sonuçta bu ayet-i kerimeler tam olarak Hani müteşabih olduğundan anlaşılabilmek kafa yormaya kalkarsak bu sefer Biz asıl meseleyi gerçeği kaçırmış oluruz gerçek hakikat ne Biz Allahı bilmek ve tanımak için yaratıldık onu bilmenin tanımanın yolunu ara soru 2 surede zikir edenlerin

de üzerinde mi yemin ediyor yemin etmiş Allahı zikredenleri Allah da zikrediyor yemin etmiş Ne diyelim şimdi etmesin mi diyelim Allahın üzerine yemin etmesi bu duruma nasıl Kıymet veriyor E daha önem atfediyorum bu mesele daha önemli olması gerektiğine inanıyoruz en önemli soruyu en sona bıraktım cumartesi günü ehliyet sınavım var yalnız çok heyecan yapıyorum duanızı ve tavsiyenize ihtiyacım var Bu da lazım Allah yardımcın olsun Amin kolay değil Ehliyet sınavı kaç para deriler 15.000 lı ne deriler yanınca 15.000

lirası Yanıyor Aman yanmasın Allah muhafaza eylesin bunun da çıl ası yok o yüzden birkaç soru alabilirim Efendim bir müminin iç dairede de bir dervişin tahammül seviyesi ne olmalı Eee bilemeyiz onu mesela neye ne kadar tahammül edeceğini nasıl İçtihat edebilir Biz normalde Onu bilemeyiz onda yanılabilir Çünkü Kimin neye ne kadar dayanacağın bilemeyiz birisinin ayağına dik batar günlerce hasta yatar gerçekten hasta yatar Biz onu neden buna dayanamadın diye hesap soramayan O adam birisi 5 lira kaybeder 5 lira

kaybedince kafasını adam Akli dengesini yitiriyor ben birini tanıyorum Ondan sonra bir yangın geçirdi işleri toparlıyorum dedi geldi Birisi bir çarptı gitti Bir tekrar borçları ödedi Ondan sonra tam biraz daha toparlanıyor birisi geldi bir daha çarptı gitti Şekil A Ondan sonra gene toparlıyorum dedi tam toparlayacak bu sefer iş yaptığı Adam en fazla Normalde borcu vardı kendimi saymıyorum Ben Benim de ondan kalacak yanım yok da Ondan sonra adam kalktı Bir de kafasına sıktı kendince Biz diyoruz ki adam

kendi kafasına sıktı yok bizim Caferin kafasına sıktı adam E sonuç itibariyle Cenabı Hak dayanma gücü verdi dayandı gene tekrar borçları maçları ödedi e düşün artık İmtihanı siz ya şimdi bir başkası Normalde onları da tanıyor Adam 5 lira kaybediyor kafeyi yiyor adam bir hastalık geçiriyor kendinden geçiyor adam bir kimsenin Neye ne kadar tahammül edeceğini bilemeyiz O yüzden bir kimsenin başına bir şey geldi gelir Herkesin başına gelir buna neden tahammül edemedi diye de sorgulayamaz Cenabı Hak onu öyle

yaratmış şimdi tahammül sınırı onun o kadar Gönül ister ki hiç kimse hiçbir şekilde bir sıkıntı yaşamazsın Cenabı Hak bütün dervişleri rüyalarında geçirsin Amin yani Gönül onu ister onlar kolay bir şey değil Çünkü bunları yaşamak yani böyle hani imtihan istenmez ama insanın başına gelir çarpar şimdi örnekli bunu böyle Şimdi ben neyim naylon faturacı Öyle yazıyorlar mı herkes şimdi yazıyor Ben mahkemeye dilekçe yazdım dedim ki faturaları bana hangi ne hangi faturaya bana dedim örneklerini gönder mahkeme bir üst

mahkemeye yazdı incelenmiş bir fatura yoktur diye ha Nerede o zaman bu naylon nerede yok bütün Türkiyeye beni öyle tanıttılar mı hala daha millet öyle büyük bir çoğunluğu öyle Tanıyor mu bu şimdi bir başkasının Normalde kaldırabileceği bir şey mi bunu düşündüğün zaman Tefekkür ettiğin zaman diyorsun ki ya ben neyle karşı karşıya kaldım şimdi bu Normalde Türkiye burası veya Türkiye olmasa ne olacak ki başka bir yer olsa ne olacak olmasa ne olacak Bir müslüman başına gelecek olan bir

şey bu Eğer Mümin isen o yüzden bir kimse Ne nereye kadar dayanır ona bir bir şey diyemeyiz ki biz adam bakıyor 5 kuruş kaybediyor Dünyası gidiyor adamın veya işte Herkesin başına gelebilir adam eşinden ayrılıyor çöküyor psikolojisi bozuluyor kadın erkek bakıyorsun a psikoloji gitmiş sen ona istediğin kadar de ya memlekette kadın mı kalmadı memlekette adam mı kalmadı boş laf gitti bir kimse Neyi nereye kadar kaldıracağını tahmin etmek tahmin etsen dahi analiz etsen dahi o boşa çıkabilir bir

bakıyorsun adam sivilceden yıkılıyor bildiğin sivilce Ben rengi sarardı diye doktor doktor dolaşan insan tanıyorum Bir de doktor hiçbir şeyin yok diyor bu doktor bir şey bilmiyor diyor başkasına gidiyor O da diyor hiçbir şeyin yok başkası gidiyor Benim hastalığımın derdimin diyor devasını bulamadılar hastalığımı da bulamadılar diyor demiyor benim hastalık kafamda diye O yüzden onun Hani bir kimse Neyi nereye kadar çeker Neyi nereye kadar götürür bilemeyiz onu analiz etsek dahi zor O bir insanın başına gelince belli olacak

o insanın başına gelmeyince belli olmaz şimdi bir kimsenin dostluğu insanın başına gelmeyince belli olmaz sevgisi bir imtihana girmeyince belli olmaz bağlılığı bir imtihana girmeyince belli olmaz adamlığı bir imtihana girmeyince belli olmaz kadınlığı bir imtihana girmeyince belli olmaz evlat bir imtihana girmeyince belli olmaz ben öyle çocuklar tanıyorum anasını babasını satıyor ben Öyle insanlar tanıyorum Babası hasta aylarca yıllarca yanına git Ben öyle kadınlar tanıyorum adam hasta olduğu için bırakıyor adamı öyle adamlar da tanıyorum hanımı hasta bırakıyor öyle

adamlar da var kadının bütün çilesini çekiyor kadın gene onu görmüyor daha laf söyleyeceğim diye uğraşıyor hepsi var kim ne kadar kaldırır yiz onu Normalde dışarıdan Hani analiz eder insan Ben şimdi otururum Yusufu analiz ederim Yusufu analiz ederken tanımaya başladıkça analizim değişebilir benim baştan ana hatları belirlersin ama yol yürüyorsun Yusufun bir taraftan kaşını oynatmasını görürsün dersin ki bu bu burada kaşını oynattı önceden ama görmedin Eğer manen gördüysen bir sıkıntı yok zaten problem yok manen dediler ki Yusuf

böyledir al Tamam ne yapıyorsa yapsın Yusuf sıkıntı yok onda Ama öbür türlü yolda tanıyorsun onu Yusufa diyorsun kalk oradan buraya otur Yusuf bir sendeliyor ha diyorsun ki sendeledi Burada abi Ne olmuş yani bir arka halakaya geçmiş veya bir halakaya geçmiş veya Ne olmuş yani halakaya çıkmamış Bir bakmış şun sendeliyor hiç küçücük bir şey değil mi birine diyorsun ki bunu buradan kaldır diyorsun sen Deliyor ha diyorsun ki ha tamam Ha ben bunları yazar mıyım içimden Evet yazdığımı

saklar mıyım Hayır bu analizler ama yolda hep değişir Bunlar şimdi örneklemek gerekirse Neydi ismin Ahmet mesela Ahmetin başlangıcıyla bugünün Arasında dağlar kadar fark var doğru mu Evet şimdi Ahmet üstüne koya koya gelen bir Derviş benim nazarımda şimdi onu analiz ediyorum ben ama başlangıcında Ahmet tabiri Tabiri caizse bomboştu değil mi Ahmet yani onu küçümsemek için söylemiyorum ama şimdi o analiz ettin Bu adam boş iyi sonra analize devam ediyorsun adam istikameti istikrarı Gelmesi gitmesi hizmeti koşturması bakıyorsun Ahmet

üstüne koya koya gidiyor analizin değişiyor O zaman tanıdıkça daha da değişiyor daha da değişiyor Bu arada da tabii sıkıntılar da dergahın sıkıntısı Çanakkalenin sıkıntısı Örneğin sıkıntı bitmez bizim gibi topluluklarda Ahmet orada duruyorsa Hala da Ha tamam yani o Rüzgarları o fırtınaları atlattıysan her yerin bir Rüzgarı Fırtınası vardır dergahın da bizim dergahın da Rüzgarı Fırtınası eksik olmaz bitmez Hani tabir benim tabirdir elek çalışır He şimdi o kimse Normalde Örneğin sadece Çanakkalede olmaz ki Ankarada da olur İzmirde

de olur İzmirde birisi başını kaldırır oradan başka birisi başka bir şey yapar her yerde olur bu burada olmaz böyle bir şey yok dervişlik Varsa bir yerde orada Orası böyle kaygan zemin gibidir orada herkes çalkalanır habere sağlam tutun Sen E şimdi analiz değişir O yüzden yol onu değişmeyecek diye bir kaide yok Efendim Az önce Hani Yusufa bakarım kaşını kaldırdı mı yazarım dediniz ya mesela ona ne kadar tahammül edersiniz Yani ben ederim onu yazdınız ama ona sabır gösterirsiniz

D Ben on ben onu ederim o kaşını kaldıracak o Ben onu burada eğiteceğiz Şimdi bunu söyledim ya Bütün herkes şimdi Ne diyor Aman bir şey dediğinde kaşımız kaldırmayın doğru mu örnek Ahmetin üzerinden Ben Ahmete değil herkese mesaj veriyorum şimdi burada bir eğitim Bu bir şey oldu mesela Caferi dinlemeyen beni de dinlemiyordu bıraksın gitsin dedim ben şimdi bu bir Eğitim Sen Caferi dinlemiyorum Diyemezsin Sen Adnanı dinlemiyorum Hüseyini dinlemiyorum diyemezsin şimdi birisine bir laf söylersin herkes alır ondan

alacağını alıyorsa almıyorsa zaman içerisinde alacak yani o öğrenecek yani o burada duruyorsa öğrenecek onu ama pahalı öğrenecek ama ucuz öğrenecek öğrenecek ama çünkü burada Allahın sevgili kulu Bak ben Zikrullah alakasına devam eden bir kimseden hiç ümidimi kesmem Yeter ki o böyle devasa hatalar yapmasın devasa Hata nedir işte Dergahı topluluğu rencide edecek topluluğa farklı bir yöne sevk edecek bir şeyler olursa E bana kalmaz zaten iş ben yine böyle şunu unutmayın Eee Allah beni affetsin böyle söylemek istemem

Kimisi böyle malı babasından bulur miras 7dir o Eğer gerçekten düzgün insansa babasından kalın malı en böyle azami Muhafaza eder korur üstüne koyuyorsa o iyi insandır Bak üstüne koyuyorsa Şimdi benim Dergah hayatım miras 7 değil Allah beni affetsin Ben bir kimsenin üzerine kurulmadı Ben Bayındırın ilk dervişi Şeyh efendinin şeyinin ilk zakiri Bayındırın da zakim ben Ödemişte ilk dersi orada veren benim sonra oraya göçen benim orada Allahın izniyle Dergahı Kuran da bu fakir Yani bu Tabii tek başına

değil ardından Bursa ardından başka il ve ilçeler Ben böyle hazır kurulu bir yere hiç oturamadım Ben hazır kurulu bir iş görmedim hiç hazır kurulu bir işe oturamadım hazır kurulu bir eve oturamadım hazır kurulu bir dergaha oturamadım hiçbir şeyim benim hazır değil cab hak amdü Sena ediyorum bu konuda hiç kimseye Mihnet borcum yok şimdi böyle olunca Hani bir dergah nasıl kurulur orada insan nasıl yetiştirilir ne sıkıntılar çekilir ne problemler yaşanır hepsini birebir 38 yıldan beri yaşayan insanım

karakolunu görmüşüz mahkemesini görmüşüz savcısını görmüşüz polisini görmüşüz askerini görmüşüz sorgulanmış günlerce sorguda kalmışız bunları yaşaya yaşaya gelen bir insanım ben o yüzden Yusufu harcamam kaşını kaldırdı diye ben Yusufu Çünkü burada tutmanın yolu veya ona bir şeyler vermenin çabasını harcayan bir insanım neden Yusufu harcayayım kaç yıl oldu Yusuf 13 yıl olmuş neden harcayayım Yusufu Ben harcamam harcayana da hatta kızarım derim ya siz bir çiçek yetiştirdiniz mi Siz bir sebze yetiştirdiniz mi bir meyve yetiştirdiniz mi yani sen

bir tane Bülbül Yavrusu al koy bakalım kafese bir yetiştir onu Sen bir tane adamı al taşı onu yanında o Naz edecek sana ya bu akşam geleyim mi gelmeyeyim mi Bak öksürüyorum da ya geliyorum terliyorum Ondan sonra da üşütüyorum orada ben bunları hep dinledik hep yaşadık o adamı Derviş edeceğim diye uğraşırsın mücadele edersin çile çekersin nazını çekersin şimdi zaman zaman yaptım diye söylemiyorum Hakkınızı helal edin iki kişi yakalamış orada bir kişi yakalamış 500 kilmetre gidiyorum ben 300

km gidiyorum Bir de Kimselere de haber veremiyorum o ü kişiye var ya onu koruyacağım diye uğraşıyorum o da onlar da gidiyorlar gelecek diyorlar sohbeti oradan bir başkası yazıyor Mustafa Özbağ diye yüzüme söylüyor Sen naylon faturacı mısın diye anlatıyorum ona boyna şimdi gitmişsin 350 km 400 km dövüyorsun oraya gidiyorsun geliyorsun gidiyorsun geliyorsun Orada bir tane Fidan dikelim diye bir rüzgar esiyor Orada da bir sallanıyor orası da aman sallandı orası diyorsun tekrar gidiyorsun Nereye kıyacaksın Nereye yapacaksın senin

dalının da bu daladı keserim diyemiyorsun yani o kolay bir şey değil sen gel şimdi buraya harca sen kazanmadın ki harcarsın Ama sen kazandıysan harcay Sen birisi oraya zarar verecek diye kolunu kanadını gerersin oraya kendini feda edersin dersin ki birinin bir şeysi olmasın o yüzden Kaş kaldırdı diye harcayamaz kimseyi veyahut da işte o gevşek davrandı O da gevşek dervişi dersin zaman sıkılaşır dersin ders çekmiyor ters çekmiyorsun diyemezsin utanır sıkılır zikrullaha gelmez ders çekmeyenler var mı var Sabah

namazından sonra oturursun sen ders çekiyorum diye bir bakarsın ki ders çekmeyenler gözünün önüne getirilmiş Ondan sonra dersin ki akşam Tamam sohbet neydi bugün Ali İmran kaçtı 135 miydi 135i Ali İmran 135 onlar ki bir hata Bir Günah yaptıklarında bir nefis nefislerine uydukları da hemen Allahı zikrederler ayeti kerime bu dersin ki bunun akabinde şimdi Söyleyecek olduğun verecek olduğun mesajı verirsin dersin öyle programlı musun ya k onda bilgisayar açılmaz hazırlarsın ana temalarını dersin ki Ali İmran 135i değil

mi 135i Ali İmran 135 çalışırsın bir gün E bir de sabahen görmüşün göreceğini ya akşamdan 135i belirlemiş iyi sabah yakazada da göreceğini görmüşsün Tamam hepsini yerli yerine toparlayacağım dersin açılmaz kalır ha dersin ki içinden şimdi o Herkes der ki bilgisayar açılmadı Ben içimden kendi bilgisayarımda der ki ha bunu konuşmamanın mış Şimdi konuştuk y diyemezsin bir Söyleyemezsin bu şuna benzer insanın kendi evladı bir hatası kusuru oluyor ikide bir de onun hatası kusurunu söylersen Hani baba evlat ilişkisini

bozarsın bozarsın böyle bir babalık Olmaz böyle bir annelik de olmaz habere çocuğun üzerinde baskı yap şunu şöyle yaptığında bunu böyle yaptığında şu şöyle oldu da bu olmaz bir ilişki bozulur olmaz Bir insan Baba mesela babalığını ona göre göstermeyecek çocuğunun hatasıyla kusuruyla uğraşmayacak onunla arkadaş da olmayacak o da yanlış Baba oğluyla kızıyla arkadaş olmaz Yok baba babadır çocuk çocuktur aynı şey Şeyh Şeyh mürit mürit arkadaş değildir Sen onun eksiğini kusurunu nasihat edeceksin söyleyeceksin aynı şey nasıl Baba

babalık yapıyor evladın atabiliyor mu Doğru bir baba evladına zulmetmez atamaz da evden doğru bir baba evladına Küsmez doğru bir baba çocuğuna yolda Berde orada burada küfr etmez hakaret etmez laf söylemez doğru bir baba evladını bir başkasına şikayet etmez bir başkasının önünde küçük düşürmez doğru bir anne baba diyelim yani doğru bir anne baba çocuğunun yaramazlıklarını yanlışlıklarını eksikliklerini hiç kimseye konuşmaz oturur evladına nasihat eder şey doğru bir Şeyh doğru bir Zakir doğru bir Çavuş Etrafındaki insanları şikayet etmez

Bir yere oturur nasihat eder Biz Şeyh Efendi Yani bir başka şeyhle oturuyoruz işte dervişleri şikayet ediyor bana kendi dervişlerin şikayet ediyor Sustum baktım Öyle değil mi Mustafa Efendi dedi bana Estağfurullah Efendim dedim Siz daha iyi bilirsiniz ama dedim Yani dedim dervişleri şikayet etmemek lazım dedim Bu da Beytullahın bahçesinde oluyor yani dış bahçede sarayın önünde oluyor Hiç unutmuyorum şimdi Biraz da bana ilk önce Hani laf çarptırmak istedi işte dedi gördüklerini söylüyorlar dedi diyeceğim ki dedi Şu gömleğin

altında ne var düğme var diyecek sana dedim kaldı Ben öyle deyince çünkü onun ortamında şey Efendi bana hal anlattı şimdi oradan o Ben onu biliyorum derdin onun sıkıntısı var Beytullahın bahçesinde de o hani gol atacak hesapta Allah da attırmaya ya Yani diyeceğim ki dedi böyle gömleğini tuttu bunun altında ne var diyeceğim dedi Ben de dedim düğme dedim içimden dedim şimdi düğmenin altında ne var derse Parayı oraya saklamışım parasızım diye geziyorsun ortalıkta diyeceğim yüzüne Allah biliyor içimdekini

baktı durdu şimdi cimri insan parasını saklar kendi üzerinde de olsa cimri insandır o kendi parasını kendinden bile saklar o olur mu Olur yanlışlıkla elim oraya gider oradan da para çıkar der cimri insan öyledir kendi parasını da saklar o bulun yere koyar kendi parasını sonra arar boyuna Kimisi unutur gerçekten Kimisi de böyle hani parayı arıyormuş gibi yapar sen öde cimri insandır o Bak bu cimri insandır E şimdi sonra dervişlere geçti Dervişler şöyle dedim yani Efendim hakkınızı helal

edin yani Derviş şikayet edilmez bir başkasına Bir de senin dervişin E bir insan kendi dervişin bir başkasına şikayet eder mi başka bir dergahtan bir kimsey yok etmez Senin mahreminden mahremidir oradaki Dervişler çavuşun mahremidir orada ders yapan kimseler derse gittiği evin mahremidir ancak işin içinden çıkamazsan Adnan işin içinden çıkamadı tereddüt etti Ben burada Ne yapayım diye o zaman gelir istişare eder Yoksa ben yetkiyi veririm arkadaşlara yetkisizlikten değil Hata yapmaktan çekinir istişare eder Cafer istişare eder işin içinden

çıkamazlar saa Hüseyin istişare eder işin içinden çıkamazlar İsa iki Yusuf İkisi de istişare eder işin içinden çıkamazsın Erdoğan istişare eder işin içinden çıkamazsan işin içinden çıkamazsak istişare eder Erkan işin içinden çıksa da çıkmasa da istişare eder sıkıntı değil yani Herkesin dervişlik yolunda b yürüyüşü vardır istişare ederler bu noktada bir sıkıntı yok yani o normal O şikayete girmez Hanım burada Nasıl davranayım bu değildir Orada nasıl davranacağını soruyor doğru haktır Örneğin Cemili unutmamıştı ya unutmadık Cemili hoş Bunlar

alınmazlar benim adımı zikretmeli diye bir de Öylesi var Benim adım okunmadı orada Tabii veya ya beni ismen bildi O büyük mutluluk örnek Yani aslında yok bir kasıt ama velakin Derviş gönlü böyle bir şeydir yani İsmail diyor beni buradan Es geçtin diyor aradan geçirdin diyor İsmail de İsmail seni Es geçmedim ya seni Es geçer miyim ya hala daha Gözümün önündedir senin evinde ilk Zikrullah yaptığım o zaman salonda yapıydı değil mi Evet şimdi Normalde o yüzden hani istişare

eder bu şikayet değildir ama bir kimse mesela Örneğin burada olan bir şey dışarıda adam şikayet ediyorsa o buranın dervişi o mahremdir bazı şeyler Biz açık konuşuyoruz sonuçta İnternette canlı da yayınlanıyor bizim saklımız gizlimiz Yok ama mahremdir bazı şeyler ya bir insanın Hani bir adamın eşini gidip de annesine babasına veya eşinin annesine babasına şikayet etmeye benziyor veya bir kadının kalkıp da kocasını annesine babasına şikayet etmesine benziyor hiçbirisi de doğru değildir senin eşindir oturursun konuşursun şikayet etmek hoş

bir şey değildir veyahut da bir eşlerin birbirlerinin eksikliklerini ve noksanlıklarını dışarıda konuşmaları hoş değildir mahreminden senin bir kadının eksikliğini annesine babasına anlatamazsın Sen kendi Anne babana da anlatamazsın bir adamın eksikliğini Kadın kendi annesine babasına da anlatmış anlatmaz oğlanın annesine babasına da anlatmaz doğru değildir Bunlar sonra bir kimse bir adam evini korur evini Muhafaza eder E bir erkek kendi evine kendi annesine babasına da karıştırmaz çorba olur orası yoksa olmaz annesine babasına diyecek ki benim sorumlusun Karışmayın benim

evime tatlı şekilde yoksa anası ayrı kışır babası ayrı karışır eve haydi Onu duyan Kızın annesi karışır Onu duyan kızın babası karışır oldu dört tane el evin içinde bir adamın evi var Eli var 5 Bir de kadın var 6 6 tane el var evin içinde 6 tane söz var Hepsi de onar cümle kurmuş olsa 60 cümle var Orta yerde dolaşan Baş edilmez zayıflık göstergesi zafiyet var o yüzden bir dergahta da 10 tane el karışmaz ortalığa oranın şeyhi

var belli bitti oranın bir zakiri var bitti oranın bir görevlisi var bitti o iş orada biter bitmiyorsa Üstat var bu kadar o yüzden kıyılmaz la laf oradan çıktı analizin değişir analizler değişir Hayat Değişir dünya değişir Dergah değişir Her şey değişir algılar değişir yönetimler değişir değişir ama sen istikameti korumak mükellefsin değişmeyen Kuran ve sünnettir Hayat da değişir yaşantı da değişir Daha ben yeni dervişkolik 10 la 11 arasında arayabilirsiniz ben şeyhe Efendiden müsaadeye aldım 10 la 11 arası

herkes Şeyh efendiyi arayabilir benden İzin almanıza gerek yok Hatta daha sıkıyı mesela Tireden bir Derviş İzmire gidecek Ticaret Yapacak iş yapacak değil mi Neden Zakir haber vermemiş öyle bir sıkılık vardı adamın özel bir işi var ya neden haber versin ona haber verecek dedim Yok bana dese ki birisi bana böyle haber vereceksin ben haber vermem derim Benim özel hayatım derim söylemek zorunda mıyım sana nereye gittiğimi geldi mi Ben Bayındır onu kaldırdım sonra her yerde kaldırdım gittiğim yerde

de şey Efendi dedi böyle böyle diyormuşsun dedi Evet efendim dedim dedim sizden müsaade almıştım dedim 10la 11 arasında herkes arayabilir hiç kimse benden izin almasına gerek yok dileyen dilediği yere gider zakirler hariç y Cemil gitmeyecekse O hafta derse Cemil bana haber verecek diyecek ki ben bu hafta gitmiyorum şuraya gittim buraya gittim işte Ömre gittiler geçen Allah kabul etsin onu böyle edeben söyleyecek Neden ben bileceğim Cemil bu hafta orada örnek Başka bir şeye gerek yok ama o

hani değişir dedim ya değişti Yani örnek Bursadan bir kimse şimdi bir yere gidecek Hüseyini mi arayacak Hüseyin abi ben filanca yere gidiyorum veya İstanbuldan bir kimse Bir yere gelecek Erten arayacak Erten kardeş E ben şuraya gideceğim gidebilir miyim Bir de bu var değişiyor izinle bilgi arasında bir fark varı izin ayrı bilgi ayrı bilgi verir adam bir kimse o ayrı Efendim verilmesi Gere zakirlerin vermesi gerekir der o eğer onun da orada bir vazifesi varsa bilgi verecek bir

vazifesi varsa mesela Örneğin kim var siz siz semazenlerin başında kim var şimdi kim ha Dursun var Evet Dursun Semazen Baş çıkıyor değil mi yani çıkıyor şimdi örnekli şimdi Dursunun görevi var Dursun görevi olduğu için Dursun bilgi verecek Çünkü pazar günü program var Orada o gelemeyeceğini söyleyecek yani çünkü vazifesi var onun veya mıan var değil mi orada şimdi mıan haber verecek içinden birisi mıtırb başına Ahmet sen misin mıtırb başına Ahmete diyecek ki Ahmet abi ben bugün gelemiyorum

Eyvallah söylemek zorunda değil Neden gelmediğini mahremidir bir şeyidir ama vazifeli olan oradaki vazif le alakalı bilgi verecek O ayrı izin değil bu Bu bilgilendirme üç İhlas bir fatiha-i Şerife Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına efendilerimiz Faruk osmanı zinnureyn Ali murteza radıyallahu anh Hazretlerinin ruhlarına aşere-i mübeşşerenin evladı Resulullah zevc-i Resulullah imam-ı Hasan İmamı Hüseyin 72 şühedanın şehid-i kerbelanın bütün şühedanın tüm Ashabı Resulullah Hazretlerinin

ruhlarına Amin imamımız İmamı Azam Ebu Hanife imam-ı Şafii imamı Malik imam-ı hameli ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına ayrı ayrı hediy Edik vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi Amin haar eyle himmetler şini dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi Amin İhlas bir fatiha-i Şerife Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı pirimiz Seyid Abdülkadir Geylani Seyyid Ahmed El rifai Seyid Ahmed el Bedevi Seyid İbrahim dusek Şeyh ebü Hasen eşeli şahın nakş beni Muhammed Bahaddin Şah Mevlânâ Celaleddin Rumi Şah Hacı

Bektaş Veli Şah Hacı Bayram Veli Mehmed Muhyiddin Üftâde Veli Veysel Karani Muhyiddin Arabi niyazı Mısri ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin ruhlarına da ayrı ayrı Rabbi haberdar eyle Ya Rabbi Amin ya rabbi Hasıl olan sevabı geçmiş üstatlar mızdan Abdurrahim Tantavi Abdurrahim nişi elhac el Hafız Ebubekir sıddıki çorumi Hacı Ali Haydar Efendi elh Çorumlu Mustafa Anaç Efendi nevşeh Hacı Abdullah Gürbüz efendinin çi dergahın kabba şi dergahın ve bütün geçmiş mürşid-i kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına Ya

Rabbi bilhassa Üstadımız bayındırlı Hacı Mustafa Özbağ beyefendi Hazretlerinin ruhaniyet ellerine ced ve dadalar ruhaniyet ellerine yaşayan bütün mürşid-i kamillerin velilerin evliyaların bütün Derviş kardeşlerimizin ve ümmeti Muhammedin ruhaniyet Line turuk alyen akraba tatlarımız geçenlerin Ruhlara hediye eyik vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi haberdar eyle Ya Rabbi fey zatları himmetler şeflerini dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi Amin ve alelin ve velhamdülillahi rabbil alemin euz billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahman ilahe illallah ilah La İlaha Allah hak muhammeden resulullah Cem Enbiya

msel velhamdülillahi rabbil alemin Elf Fatiha Selavat Allahüme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ Ali Muhammed Amin e mestur. 675. Mustafa Özbağ Efendi


Kaynak: Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 675. Dergâh Sohbeti video kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video →