Dergah Sohbetleri Serisi

58. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


bu nokta. Tabii erkeklerin kadınların geleneği de bunun içine giriyor. Düğün. Salonu yapıp kiraya vermek caiz mi şimdi bunu. Darül. İslam neticesinde düşünürse bir kimse. Darül. İslam’da böyle bir caiz olmaz. Darül harpte. Darül harb fıkıhçıları bunun caiz olduğuna dair fetva vermişler ha fetva ararsanız. Darül harak. Bunda bir sıkıntı olmaz. Takva ararsanız o zaman bunda zaten sıkıntı var. Bu noktadan hareket ereken. Düğün. Salonu yapıp kiraya vermek uygun olur mu. Uygun olur karşıdaki kimsenin nasıl düğün yapacağını bilmiyor ki

adam geliyor kiralıyor şimdi daha önce böyle işte. İslami olmayan bir düğün yapılan yerde. İslami bir düğün de mu yapılabiliyor ama. Düğün. Salonu yapıp da insanlara kira vermek caiz. değil dersek. Helal olan ticarete haram yış oluruz ama düün. Bir salonda böyle kadınlı erkekli birbirleriyle oynaşan birbirleriyle kaynaşan birbirleriyle dans eden herkesin önünde vahşiye yol açan bir düğün caiz mi değil. Adam da düğün salonunu kiraya veriyor sana. Normalde nasıl düyün yapacağını sen ona seni kendine bağlı sana bastırmıyor ki

böyle düyün yapacaksın diyor. Öyle değil mi o yüzden normal cir ilmi diye bir ilim var uzun mesele gidildiğinde bayanlar. Açık alanda namaz kılabilirler yiler aç herkesin göreği yer namaz kılarken işte kadınlar bir. KS otur kılabilir s ağ or bu konuda çok konuşt caizdir diyenler var diyiler diyor ki caizdir ben onlara katılanlardan değilim yüzden bu katı bir hadisi kabul etes ve muhalefet et ne olur ve cezası. ol. Normalde hadisi e. Vakıf bir kimseye hadis ilmini biliyorsa o

hadisin ravileri le alakalı bir şüphesi varsa ve ravilerin şüphesinden dolayı hadiste şüphelenmesi veya o hadisi kabul etmemesi. Onun için makul olur. Ama eğer ki bir kimse hadis ilmi alimi değilse ve bir hadis meşhur ise o hadisi hadisçiler hadis olarak kabul ettiyse ve bir kimse de o hadisi kabul etmezse hanefilerin küfür. Allah muhafaza eylesin tehlikeli bir nokta o yüzden böyle bir hadis yoktur demektense. Ben bu hadisi okumadım bunu bilmiyorum demekten veyahut da işte bu hadisin üzerinde bir

konuşmak istemiyorum y tereddüdü var adamın konuşmak istemiyorum demek daha güzel bir cahil bir kimse böyle hadis olmaz di atıyor kena böyle hadis olmaz di atıyor. Ken. Allah muhafaza. eylesin ole bir hadis yoktur demektense bu hadisin bize kaynağını göster kardeşim bu. Hangi kaynaktan alınma veyahut da ben bu hadisi okumadım. O yüzden bir diyemeyeceğim deyil kenara çekilmek daha güzel. Allah muhafaza eylesin. Amin muhalefet etsen ne olur muhalefette aynı nokta ama bir hadisin hadis olduğunu biliyorsa bakın bir şeyin

hadis olduğunu biliyorsa ve o hadisi kabul etmiyorsa reddediyorsa ona tec iman lazım kötülüğe çığır açanın vebali nedir iyiliğe çığır açanın. Sevabın var bir kimse kötülüğe bir kapı açarsa o kötülükten ebediyen bu açtığı kötülükten ebediyen ve o kötülük devam ettiği müddetçe her türlü o kötülük yapanların cezasından yapanların günahından. O kendisi dal. Adam bir meane açtı mean kaç kişi yidi içti o. Meyhaneden geçti o meyane kapanıncaya kadar. kaç kişiye hizmet ettiyse bütün o hizmet ettiği kimselerden günahını alacak

adam bir kumarı açtı kaç kişi orada kumar oynuyorsa ondan günahını alır adam spor toto loto açtı değil mi. Kaç kişi ondan oynadıysa ondan alır alacağın yok hiç öyle şöyle bir düşünmeyin. Ya yok. Ya hayır. Evet aynı andan alır. Kim bir kötülüğe. Çığ aşırsa kim de bir iyiliğe çığra aşırsa o iyilikten kaç kişi geçtiyse ondan sevabını alır. Ben bazen böyle. Allah’a şükrederim. Allah’a hamd ederim ya derim ki adam orada otursa. K kenarda otursa beni sevmese dahi zikrullah’a

devam ediyorsa adam benim sevabımı yazıyor. Cenâb-ı. Hak adam beni sevmes besm devam ediyor mu. Salat selama devam ediyor mu ediyor zikrullah’a. Devam ediyor mu ediyor yaptığı her zikrullahtan. sevabımı alıyorum ben. Elhamdülillah. O yüzden diyorum ya aak zikir devam ettiği müddetçe adam buradan gitse başka bir yere de bağlansa nereye gidiyorsa gitsin benden. İlacı almış ya adam zokayı yutmuş benden bir kere nereye giderse gitsin. Zikrullah yaptığı müddetçe bir tarikata gittiği müdd gece bir. T başka bir tarikatın dersini

de alsa. Sonuçta ilk benle tanıştı. İsa o çaresi yok hep yazılacak falan hep yazılacak evde otursam ben bacak bacak üstüne atsam. Dedem gibi böyle. Ayağım da. FTR etsem keyften yeridir. Elhamdülillah. Tabii hayra çığır açmaya çalışın kapı açmaya çalışın bir kimse size şimdi ufakmı gibi gelir küçük gelir size birisinin koluna girersiniz namaza başlatırsın adamı. Öyle değil mi siz zannedersiniz ki orada bitti. Bu iş hayır o adam. namaz kılmaya devam ettiği müddetçe her rekat namazından namazında her okuduğu

ayet-i kerimeden yaptığı her zikrullahtan sevap alırsınız bitmedi o adam o namazını. Hanımına da kıldırır öyle mi hanımından da sevap alırsınız bitmedi. O adam çocuklarına da dini tebl eder çocukların da namazı alıştırır mı alıştırır çocuklarından da sevap almaya başlarsınız bitmedi çocukları büyüdü evlendi çocukları. Oldu eşi oldu onlar da namazı devam etti bitmedi onlardan da eder. Onların çocukları. Onların çocukları onların çocuklar. Sen kabristanda yatı da yatıyor yazılıyor oyun ona yazılıyor şimdi. Efendi. Hani manevi şirket derdi ya. Allah

rahmet eylesin şimdi yattığı yerde yazılıyor yazıyor buraya geldiniz ona da yazıyor onun şeyhi kim. Çorumlu. Hacı musta efendi onu da yazıyor onun. Şeyh kim. Hacel. Efendi ona da. yazıyor bütün ha bunlardan bütün olan bitenden her şeyler bunu gece bir. Tefekkür etseniz var ya derseniz ki ya. Anan bu adamlar. İşte o yüzden hadis-i. Şerif veya bazıları hadisi ksi diyor hadis-i. Şerif diyorlar ki onlar. Nurdan minberler üzerine ahirette koyacaklar ve peygamberler soracaklar. Bu hangi peygamberlerden bir münadi melek

görevlendirecek diyecekler ki bunlar peygamber değil. Peki hangi şehitlerden. Şehit de değil ya. Bunlar kimler bunları. Bunlar. Allah’ı zikirle meşgul olan. Allah’ı zikreden. Allah’ın. Salih kulları. O yüzden bunlar mahşerde nebilerin dahi gıptayla bakacağı nunan minberler üzerine tutulacak neden e geliyor arkadan boyna. Abdülkadir geylani’ye gidiyor mu şimdi gidiyor rufay esine bedis. D ikisine. Şazeli nakşı veri. Halveti celveti. Uşaki sümbülü süre verdi küfre verdi sıralıyoruz biz. Hepsine de. gidiyor. Hepsine de gidiyor toracı usta. Efendi gidiyor gidiyor. Biz bir

de derse koyduk. Cenâb-ı. Hak lütfetti. Ya. Rabbi geçmiş ne kadar. Veli mürşid-i kâmil evliya dermiş aık ne varsa. Hepsine de gidiyor bütün ümmetin velilerine gidiyor sizin de aynı olacak şimdi bir adam dergahla tanışıyor dervişle tanışıyor gidiyor evde hanıma diyor ya. Hanım işte şöyle oldu böyle oldu şöyle böyle. Hadi sen de namaza başla hanımının namaza başlamasından sevap alıyor. Hanım pasa kılıyor ya o da ondan sevap alıyor. Hanım çocuklarına oradan bir başkasına oradan bir başkasına kaç kişiye sebep

olduysanız hepsinin de çoğunluğunun çocuğunun torununun torununun torununa varıncaya kadar onlar ibadete o zürriyet ibadete devam edinceye kadar devam ediyor ya zürriyetin oğlu çocuğu. Onun çocuğu. Onun çocuğu. Onun. çocuğu hepsinde de sevap alır o kimse şimdi iyiliğe kapı açan bir kimse ne olmuş oldu ahirette de göç. Hayır kapısı kapanmadı amel defleri kapanmadı yazılıyor on şe aynı yazılıyor ahirete. Allah rahmet eylesin birkaç tane şimdi arkadaşımız vefat etti. Öyle değil mi şimdi yakında. Mehmet. Reşber fet. Öyle değil mi.

Çocukları şimdi geliyorlar derslere şimdi o çocuklarının her derse gelmesinden bak nasıl hayırda kap açılıyor çocuklarına da sevap yazılıyor çocuklarının çocukları gelecek. Onlara da yazılacak işte. Ailesi hanımı çocukları hepsi de. Derviş. Hepsi de derslere giriyor. Hepsine de yazılıyor o yattığı yerde alıyor. Şimdi. Mehmet. Reşber kime sebep olduysa kime sebep olduysa yattığı yazılıyor yattığı yerde yazılıyor elhamdülillah hayra kapı açmaya devam ediyor. Bunun için mücadele ver bu. Bunun. kıymetini bu noktada bunun faziletini bunun derecesini dünyadayken tespit etmeniz değil

dünyadayken tespit etmeniz mümkün değil dünyanın her köşesinde bütün kıtalarında. Müslüman ya da gayrimüslimlerden belki de aynı anda y binlercesi milyonlarcası. Allah’a. Yakar. Cenabı. Allah’ın bütün bu yakarışları aynı anda duyabilme sıfatı hakkında bilgi vermişsiniz. Allah’ın duyması sizin duyduğunuz gibi değildir. Allah’ın bilmesi bizim bildiğimiz gibi. Allah’ın görmesi. Bizim gördüğümüz gibi bizim görmeyi bildiğimiz gibi de değil. Siz. Allah’ın duymasını belli bir kategorize et mümkün değil. Allah’ın bir sıfatını kategorize etmek onu dile getirm onu anlatma mümkün değil her dile

getiren her onu anlatan kendi bildiğince kendi anladığına kendi tefekkürün anlatır aslında kendi ilmini koyar ortaya ver o noktadaki gerçek tecelliyatı anlatamaz. O yüzden. Allah’ın duymasını da bir kimse. gerçek tecelliyat açısından gerçek tecelliyat açısından bunu anlatması bunu algılaması bunu bu noktada tefekkürün diline dökmesi mümkün değildir buna dil yetmez ancak buna idrak lazım. Allah bizi o idrak lardan. Ey ve şunu unutmayın. Allah’ın hiçbir sıfatının örneklemesi olması mümkün değildir. Çünkü. Allah’ın sıfatlarının tecelliyatı hiçbir şeye benzemez hiçbir şeye benzemez

işte. Cenâb-ı. Hak insanlara hayvanlara duyma vermiş öyle değil bütün duyma idrakini komple toplamış olsanız hepsini yan yana üst üste alt alta koymuş olsanız yine. Allah’ın duyma sıfatını idrak etmekten yoksun oluruz veya. Allah’ın görme sıfatını idrakten yoksun oluruz. Allah’ın sıfatları. Allah’ın sıfatlarının tecelliyatı ne olduğu ancak. Allah’a malumdur. Kullar ucundan tutabildiği ettiği kadarını anlarlar. Muhyiddin. Arabi hazretleri bunu örnek olarak verir ki. Ç tane havayı alıp getirirseniz ona. deseniz ki burada bir fil var. Arabi öyle anlatır bunu birisine

filin bacağını tutturursan deseniz ki fil. Neye benziyor o der ki diyor fil sütuna benziyor birisine diyor bu göğsüne bağrını ellesen deseniz ki fil. Neye benziyor o der ki diyor fil tepsiye benziyor birisinin hortumunu tutturan ve deseniz ki fil. Neye benziyor. O da der ki diyor fil hortuma benziyor her kimse tanıdığı ve bildiği yer kadar. F tanımlar. Allah’ın sıfatları da aynıdır bir kimse ama gibi biz hepimiz amay der. Ama kimse nede amay. Allah’ı tanımada ve bilmede amay

biz. Neyi elimizde tutarsak onu. Allah zannediyoruz bakın burası çok önemli. Biz. Neyi elimizde tutarsak onu. Allah zannediyoruz amalan ne zaman kurtulduk. O zaman gerçekten. Allah sıfatlarının ne olduğunu. idrak edeceğiz. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin. Nazar nedir. Nazardan korunmak için ne yapmak lazım. Nazar bir şeye. Nazar etti. Ne oldu baktı bir şeye bakma. Keskin bakma veya merhametli bakma lütufkar bakmak. Himmet kar bakmak veya kıskanarak bakmak veyahut da kötüleyerek bakmak ekşiterek bakmak bakın. Hepsi de bakmak bunun hepsinin

bakışının içeriği kalbimizle bağlı bizim kalbimiz o meseleye ne hangi. Duygu hangi düşünce hangi idrak baktı bizim bakışımızı etkileyen ne olmuş. Oldu o zaman. Kalbimiz oldu işte nazarla bak bir kimse. Nazar bir şeye kıskançlık bakmaktır bir şeye kıskançlıkla bakmaktır kıskanç bakan kimse duyguları kıskançlık üzerine olursa o bakıştan bakılan kimse zarar görür ama bakan kimse hayranlıktan bakarsa bu farklıdır lütufkar lıktan baksa farklıdır. Himmet karlık baksa farklıdır dua. noktasından baksa farklıdır. Merhamet noktasından baksa farklıdır buradaki nazardan kastımız bizim

kıskanç çaa bakmak kıskançlık çünkü onda neden var bende olması lazım onda olmaması lazım demektir kıskançlık budur buun neden var ki bunda buna neden oldu ki benim olması lazım kıskançlık budur. Allah muhafaza eylesin işte böyle kıskançlıkla bakan bir kimse karşıya kötü. Nazar verş oluyor kötü. Arapçada. Şua kötü elektrik veriyor bugünkü dilde kötü elektrik veriyor veya bugün işte ben ondan negatif elektrik aldım diyoruz ya. Millet şimdi böyle bir terim oldu ya oluştu ya insanlarımız bugünkü dille negatif elektrik

o kimse bakışını negatif bakıyor giriyor buraya içeri. Lan ne kadar kalabalıkmış bu kadar. Beklemedim neden bu kadar kalabalıktı birç dahaa içeri girerken adam bunu düşünüyor aklında ya mübarek. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında insan böyle yapacağına de ki ya o ne kadar güzel kalabalık. Burası. Allah mübarek etsin ya. Kötü. Nazar içeri giriyor o adam sohbet ediyor ya diyor ne kadar yakışıklı diyor kötü. Nazar ediyor y. Burası için değil. Kendim için söylemiyorum başka yerden için adam birisi

konuşuyor örneğ bunun gibi. Allah muhafaza eylesin hep böyle iyi noktadan bak adam araba almış tamam mı. Ama ona kötü. Nazar ediyor bu adam bu arabayı nasıl biner ya. Nasıl almış. Ben şimdi cumaları işte. Allah affetsin. Allah razı olsun kardeşlerden arabayla gidiyor mu ya öyle iyi bir araba. Tabii ben üstünde kocaman sakallı birisi bakışlarından anlıyorum kötü. Nazar ediyor. Ar. Hani sen bu sakalımla bu arabaya binemezsin hatta birisi dayanamadı yaptı bu ne dedi. sakal var. Bu araba ne.

Allah’ım. Derim ineğim var yen. Yüreğim ben. Bu sakal ne bu araba ne diyor adam kendince o böyle bütün şu asını yayıyor ve işte. Allah affetsin gidiyorum ben yavaş yavaş adam gene arabaya takıyor kafayı. Hani bu sakalla bu araba ne diyor mutlaka bir sö kötü. Nazar adam. Normalde kendi içerisinde böyle işte sünnet sakallı bir kimsenin böyle iyi bir arabaya binmesini içi kabul etmiyor kötü. Nazar veyahut işte adam sünnet sakallı veya belli o kimse ehli namaz onun iyi

kıyafet giymesini kabul etmiyor y böyle pasaklı bir yerde pantolonun paçaları. Sökü y kafasında öyle bir. Müslüman tiplemesi var adamın veya kafasında öyle bir. Derviş tiplemesi var. Derviş adam dağınık olacak. Derviş adam işte böyle. kokacak düğmeleri kopuk olacak elbisesi yırtık olacak. Sökük olacak bakımsız olacak düşük kimlikli düşük seviyeli düşük bir insan olacak onun kafasında o. Eğer ki karşıdaki işte. Derviş denilen kimse işte bö iyi kıyafetli giyin düzün konu saçı sakalı derlenmiş toparlan düzün bir insa on bö

kötü nazarla bakıyor. Düşman. Ol. Ama adam böyle iyi elhamdülillah öle. İzmir’de ilk program yapacağız. İzmir’deki arkadaşlar ki takım ben kral takayım ded tak dedim ben şimdi gayet rahat bir şekilde şimdi o. Bayındır’dan gelen dermiş. Hepsi de diyorlarmış ki tanıyorlar ya bizim der komp herkes diyorlarmış ki. Yok ya bunlar bizim bildiğimiz dermişler değil diyorlarmış ya o diyormuş ki ya benim. Beyim o takım senin beyin takım olmadı gız diyorlarmış birbirler kafasına ona yerleşmiş. y. Derviş takım geyme dervişin

kılı kıyafeti dağınıktır dervişin gömleği gömlek düğmeleri pantolonu falan öyle düzgün değildir. Bu insanların kafasına yerleşmiş bir imaj onların kafasına yerleşirken yine. Dervişler yerleştirmiş onları ha onların kafasına bakın yine. Dervişler yerleştirmiş onların kafasına adam kendince kıyafet bozukluğunu dervişlik zannetmiş adam kendince işte yırtık. Sökük giyinmeyi dervişlik zannetmiş işte yırtık pırtık pejmurde bir şekilde dolaşmayı dervişlik zannetmiş bunu dervişlik zannetmiş dervişliğin. Allah’a. Allah’a. Sevgi olduğunu dervişliğin. Muhammed’e. Sevgi olduğunu dervişliğin. Kur’an’a. Sevgi olduğunu dervişin iyi ahlak olduğunu dervişin. Allah’a kulluk

peygambere ümmetti olduğunu atmışlar dervişlik eşittir pejmurde yaşamak dervişlik eşittir salaklık dervişlik eşittir işte düşüklük dervişlik eşittir dilencilik kafasına böyle bir dervişlik modeli yüklenmiş nereden yüklenmiş televizyonda öyle görmüş sinemalarda öyle. Görmüş radyolardan öyle izlemiş. aynı onlara yakın portrelerde toplumun içerisinde seyretmiş onun adına dervişlik ymiş bakın. Eski. Türk filmlerine imamların. Hepsi de namussuzdur kadınların ırzına. Musallat olurlar gidin bakın. Eski. Türk filmlerine işte tekkelerde. Dervişler hep böyle. Gaydırı ufak işlerle iştigal ederler kafalarında böyle bir milletin kafasına böyle bir.

Müslüman imajı yerleştiren böyle bir dermiş. Adam takım elbise girecek kılığı kıyafeti düzgün olacak konuşması düzgün olacak edebi adabı ahlakı düün olacak böyle bir düşünmüyorlar dervişlik böyle bir değil. Çünkü onların kafasında. Allah muhafaza eylesin işte iyisine denk gelince onlar da onlar da ona kötü nazarla bakıyorlar. Allah muhafaza eylesin. Peygamber. Efendimiz ikindi ve yatsı namazını genelde terk edermiş bu ne kadar doğru herhangi bir kaynak var mı. Allah resulü. Sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri. ikindi ve yatı namazını terk

etmezdi ikindinin ve yatsının ikinin bir sünneti var onun yatsının da ilk sünnetini bazen de son sünnetini de terk ettiği görülmüş. Ama bu böyle ikindinin sünnetini terk ettiği ya birdir ya ikidir yatsının da sünnetlerini terk ettiği ya birdir ya ikidir hadi 3 olsun. Hadi be olsun. Bizimki gibi. Tembellik değil paso at. Ken sünnetlerini terk etmiş. Anlaşıldı mı namazın kendisini değil. Allah bizi muhafaza eylesin edep noktasında dermiş nasıl olmalı o kap mı arkadaşlar edep uzun bir iştir ama

edebi. Eğer ki bir sınır çizeceksi. Kur’an ve sünnettir. Eğer sın çizecek. Kur’an ve sünnettir bir kimsenin edebi de kendi içerisinde. Mesela bir kimsenin hanımına edebi çocuklarına edebi annesine babasına edebi bir dervişin sokaktaki edebi. bir dervişin. Derviş kardeşlerine edebi işte başındaki büyüklerine edebi şeyhine edebi edep çok geniş bir da bizim o zaman edepten buradaki kastım dergahın edelim. Derviş dergahta şuradan kapıdan içeri girdiği anda girdiği anda yüksek seste konuşmaz yüksek seste gülmez yüksek seste bağırıp çağırmaz dünyevi heva

hevesten konuşmaz dermiş buradan içeri girdiğinde üzerine bir münyetül bir lütufkar bir. Himmet karlık bir vazif karlık üzerine olması lazım. Derviş yumuşak huylu iyi huylu kötü ahlaklanın olması gerekir buradaki. Derviş kardeşlerine yumuşak tatlı sevecen hoşgörülü davranacak onlarla tanışacak onlarla sohbet edecek onlarla tatlı muhabbet edecek. Burada konuşurken otururken kalkarken yatarken çay içerken et etle davranacak. Allah’ı zikredeyim göz önünde bulunduracak şimdi bu edep yapılırken haddi de aşmayacak o kimse sünnet seviyesini aşmayacak öyle bir. noktaya geliyor ki şimdi insanlar

hızla sünnet seviyesinden uzaklaşıyorlar. Dervişler uzaklaşıyorlar. Derviş. Derviş kardeşine hakaretvari alayi tepeden bakarak kibirlenerek davranmamalı. Derviş. Kardeşler birbirlerine hoşgörü yumuşak ve tatlı davran bir kötü lakap takmamalı birbirleriyle alay etmemeleri yardımcı olmaları gerekir. Derviş. Derviş kardeşini. Üzmez. Derviş. Derviş kardeşini kırmaz. Derviş. Derviş kardeşini tatlı tutar. Derviş. Derviş kardeşinin koluna girer onun yardımcısı olur ona destek olur. Derviş. Derviş kardeşini ütme aldatmaz onun canına malına eşine aşına. Zahar getirmez dervişin edebi bu. Derviş kardeşlerine. Derviş bir üstündeki ders yaptıran. Zakir

ve. Çavuş. Kardeşlerine de edepli davranır onlara verilen bir olsun olmasın önemli değil onlar ders yaptırıyorlar. Bunlar bizim abimiz. Bunlar bizim büyüğümüz deyip onlara da edeple adapa davranır ona böyle işte samimi işten ama saygılı. davranır ona böyle tepeden. Ondan sonra lenni lunlu ona böyle saygısız davranmaz bir kimsenin başındaki ders yaptıran çavuşuna edebi yoksa onun üstadına da edebi. Yoktur. Onun üstadına edebi yoktur. Hadi ya filan derse ona da hadiya derler edep dervişliğin başıdır bir dermişim edebi yoksa tırnak

boyu kadar yol almaz ol. Ne demiş. Aşıklar edep başa tac demiş edep başa tac demiş bütün her edepten geçer her insan. Derviş kardeşine edepli davranacak ahlaklı davranacak başındaki çavuşuna ahlaklı birinin evine gitmiş ahlaklı davranacak. Bir yere gitmiş derse ahlaklı davranacak böyle. Alıverin yiy verin içi verin konuşu verin söyleyin bağırı verin kızı verin yapsınlar canım etsinler canım getirsinler canım götürsünler canım yapmak zorunda etmek zorunda getirmek zorunda getirmek zorunda içirmek zorunda gelmek zorunda. Bunlar dervişlik bağdaşmayan şeyler edeple

bağdaşmayan şeyler dermiş karşısındaki bir kimse bir şeyi zorlamaz bir şeyi mecbur etmez. Derviş kendi işini kendisi görür. Derviş kendi aşını kendisi halleder kendi yiyeceğini kendi içeceğini kendi gezeceğin kendi dolaşacağın kendisi halletme yoluna gider kalkıp da dervişlerden şunu yapmaları lazım canım bunu götürmeleri lazım. Beni de taşımaları lazım. Bu nasıl demiştik. Canım bana bakmaları lazım. Bunları ben böyle söylerken yanlış anlaşılmasın 20 yılım geçmiş benim hep yaşamışım. Bunları ben getirsinler gelsinler canım bizi evden alsınlar. Çavuş değil miyim ben

ben. Zakir değil miyim beni gelsinler taksiyle alsınlar hep bunları duydum ben seni götürüyorlar ya. Mustafa. Efendi bizi. Hiç götüren yok. Sanki ben millete diyorum ki gelin. Beni. Götürün. Ben diyorum ki kardeşim bu yanlış. bu böyle söylenmez bu ayıp. Derviş gelin. Beni. Götürün demez. Zakir gelin. Beni. Götürün demez. Çavuş gelin. Beni demez çıkar yayan çıkar yola girecek yayan çıkacak yola cebinde parası. Yoksa yaya görecek çok. Yürüdük. Biz y şini açmazsın edep edep eder. Benim şuna ihtiyacım var

demez edep eder edep çok hoşuna edep adam ders yaptırıyor topluyor. O öyle der. Ben de toplarım canım kim topla yap sana yapma diyen var mı çık 40 edep. Herkes birbirine edepli olursa. Dergah komple edepli olur komple bu noktada o kadar ince ne kadar ince noktaya düşünürseniz düşünürsünüz burada. Mesela. Allah affetsin sohbette adam dönüyor arkada telefonla konuşuyor ha ölemi dergahın ya sohbettesin zikrullahın zikrullah’a adam telefona bakacağım diye uğraşıyor bakıyor telefondan. Kim aramış. millet. Zikrullah yapıyor senin telefonunla

mı ilgilenecek millet. Zikrullah yapıyor seninle mi ilgilenecek. Kimisi bakıyor böle. Hani. Kimler var kimler yok. Bir gün öyle birisi çok keskin bakıyordu dışarıda tuttum geldim geldi yanıma. Sen had misin kardeşim misin bin. Ne baktın. Yok hocam. Estağfurullah edep yoked tarikatın edinde yok gözlerinizi kapatın di adam benim gözümün içine. Bakı kişinin içeris senin boğazını sıkacak değil mi kapat gözünü işte yakacak gö kınca baktın hiçbir olmadı işte herkes kapattı gözünü kapat da hala daha aşacak bu adam. Ed

edep doğru olan güzel olan. Hayır olan şeyi kabul etmektir birbirine sınırlı yaklaşmaktır konuşurken davranırken hitap ederken kim olursa olsun edeple hitap etmektir ne yapar ayıp. Resulullah böyle hiç konuşmadı sallallahu aleyhi ve sellem böyle. hiç hitap etmedi kimseye. Sen. T buldun da artık canım verdin ya sen tevazu. Tabii muhabbet edecekler ya. Alay edecekler ya insanlarla. Allah muhafaza eylesin edep olgunluktur edep. Kemal attır edep. Allah’a muhabbettir. Allah’a muhabbet eden insan. Allah’ın kullarına da muhabbet eder onlara saygısız davranmaz

onlara edep dışında davranmaz. Allah muhafaza eylesin. Amin şimdi uzaktan seyrediyorum. Şikayet değil bu noktada yeni kardeşlerin bu noktada eski kardeşleri örnek alacaktır eski. Kardeşler eskimişlik hastalığında tutulmasın eskimişlik hastalığı nedir biliyor musunuz dergahta 15 yılımız geçmiş bizim şimdi 15 yıl geçmiş dergahtaki. Çavuş da. Derviş de eskimiş. Sonuçta çavuşa. Hadi ya. Y Ya bunları görünce üzülüyorum. Ben bunları duyunca üzülüyorum diyorum ki ya böyle olmaması lazım varam. Sonuçta hasper kadar orada dergahın çavuşu 15. yıldır o çileği çekiyor. Sen

de onunla beraber çekiyorsun seni de önemsemezlik etmiyor seni de esmiyor. Ama sen örnek olacaksın yeni arkadaşlara yeni gençlere bu örnekleme devam edecek durdu mu 15 yıldan beri vermiştik durmadı devamlı devir dayim ediyor mu ediyor kalıcı olanlar birer edep timsali olacaklar. Eskiler onların edepler bakarak tan edeplisi yapmamayı öğrendim o zaman eski. Kardeşler ağır deriş olacaklar kafamda. Hayal benim hayalim benim şu dergahta benimle beraber koşturan kardeşlerle arkadaşlarla. Allah hayırlı uzun ömür versin 30 yıl 40 yıl 50 yıl

ne kadar ömrümüz varsa burada oturmak. Hayal ben ama. Cenâb-ı. Hak benim hayalimi gerçekleştiriyor böyle bir tekkemiz var. Şimdi öyle değil mi şimdi orada bir dervişliğin yaşanması farklı bir hafif bir hayat hafif bir dervişliğin. yaşanması farklı bir şimdi yeni orada yeni gençler var. Yeni semazenler yeni çalışanlar var. Dışarıdan gelenler var. Oradaki insanlar ne kadar edepli davranırlarsa geriden gelenler o kadar da edepli davranırlar. Sen çavuşunun arkasından baksana dersen yeni gelen çavuşa öle anıyormuş da şitlen gels neer a.

Demek ki edep lazım veya eski o zaman eski dervişin de yenilerden edep beklemeye. Hakkı olmaz ya sen çavuşuna şişler dersen. Adam yeni gelmiş yeni. Derviş edebi yaşar mı yaşamaz yalnız edep adına da insanları ezmeyi. Bu da olmaz. Biz kendi dairemizde edebimiz yaşayalım kendi dairemizde hürmetim hizmetimizi eksikliğimiz noksanlığı bilelim. İnşallah öyle yaşayalım her geceyi. Kadir her gelemi hızırdede değil ki şimdi her gelen iste. Bir pançak alıp gidiyor pançak ne biliyor. Mus. Mus. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Sohbeti pençe bizde pançak derler bizim o tarafta adam gelir bir böle vurun izinsiz pançak. VDU dediğin zaman karşıdan izin almıyor müsaade almıyor bir pançak koparıp gidiyor. Her gelen. Hızır bilirsen her gelen senden bir pançak koparıp gider sabret zor olur. Bir erkek kayın pederine ve kayın validesine bakmakla yükümlü müdür değildir bakarsa. Nur hala. Nur olur. Mümin kabir ve ahiret al aleminin hayalini nasıl düşünmeli. Normalde bu hayali. İnsanlar kendi dairesince kuracaklar. Nasıl orayı. Hayal ediyorsa öyle hayalini kuracak

inşâallah aklımdan sürekli sıkıntılı ve azaplı anları geçiyor bu düşünce kendim için ve aynı zamanda bütün insanlar için. Kafamı kurcalıyor içim çok dar oluyor bu durumları nasıl düşünelim ben hiç öyle düşünmüyorum kendim ve arkadaşlarım için hiç öyle sıkıntılı bir kabir. hayatı sıkıntılı bir. Ahiret hayatı düşünmüyorum. Hiç aklıma gelmeden bugüne kadar kabirde ahirette sıkıntıya düşerim diye öyle bir korku. Öyle bir sıkıntım olmadı hiç bugü kadar olmadı. Allah beni affetsin hep. Ümit ettim ben ümidim sıkıntımı açtı. Sen affedersin.

Ya. Rabbi diyor tövbe ediyorum. Ben kafamda öyle bir kabir hayatı sıkıntılı bir kabir hayatı. Tefekkür etmiyorum. Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz nasıl ölürseniz öyle diriltilirsiniz. Ben sıkıntılı bir hayat yaşamıyorum muhakkak hatalarım kusurlarım. Vardır muhakkak vardır. Ama cenab-ı hak kim bir namazdan bir namaza. Ribat ederse bir namazdan bir namazı düşürür ise arasındaki küçük günahları. Cenâb-ı. Hak affeder diyor. Ben hayatımı öyle yaşıyorum 20 yıldan beri bir namazdan öbür namazı düşünerekten abdestli durmaya gayret ediyorum aradaki küçük günahları. Cenabı. Hakk’ın

affedeceğini. dair. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin hadisi de var hadisi kudsi var bir zikrullahtan bir zikrullah’a. Allah günahları affeder. Cenâb-ı. Hak bütün amelleri. Perşembe günü. Cuma gece bu gece amellerimiz gökyüzüne çıkarılır haftalık olarak biz bu geceyi ben dergaha gireli 1718 yıl olmuş ben 1718 yıldan beri çok namü günler olmuştur belki de işte bayram girmiştir veya bir olmuştur. Bayram tatili olmuştur bayramda ders yapmayı veya işte son bayram haftası. Genelde ders yapmayız öle bir tek o zaman

perşembe günleri dersi terk etmişizdir cemaat terk ettiği için veya cemaatın komple terk ettiğ yoksa işte son haftalarda ben derse giderim. Hatırlamıyor bir. Perşembe derse. İy bir. Perşembe derse gitmediğimi hatırlamıyorum düşün y böle bir yer sadece. Bursa olmam şart bay. öi ondan son. Bursa hatırlıyorum. Bir perşembeden. Perşembeye ders yapmadığım anı hatırlamıyorum. Bursa’da hiç kimse yoktu. Allah rahmet. Eyin seit taş beraber. Diz. Dize ver kişi çok zah yapık perşem günler hiç kimse yok polis. Arif. Seyit taşın abisi.

İbrahim. Taş ikisi çıkıp gülüyorlardı. Bizim zah yaptığımız yerde işte cigara içiyorlardı dışarıda diyorlarmış ki ya benden için bu adamın kafası kırık kardeşimizi de kaybettik. O da kafayı kırdı ve hiçbir iki kişi ders yapmadık biz hiç ben tek başıma ders yapmadım tek başıma yaptığım zamanlarda dah hiç kimsenin olmadığı yerlere çok gittim benana dedi ki şeyhim. Oğlum sen zakirin nerede bakirli ne olduğunu bilmiyorum ben perşembeleri ders oluyor. Eğer bir yere gitmezsem. Ben abdestimi alırdım kı. Doğu otururdum. Normalde

bağışlamalar. yapardım bunlar size tuhaf gelebilir başlardım ben normal dersi yaptırmış gibi dersi haıma hiçb eriştiğim boyunca terk etmedim dediğim o hiç kimse yok görüntüde hiç kimse yoktur. Hiçbir zaman yalnız değilsinizdir. Eğer gerçekten. Derviş iseniz. Hiçbir zaman hiçbir zaman yaln yalnız değilsin hastanede. Şeyh. Efendi. Hazretlerinin başında hastanedeyim başında duruyor yine o şeyimi terk etmedim bitti bakımı her şeyi otururdum geçtim oraya koltuğu oturdum. O biraz uyukladı. Zaten ondan sonra oturdum bağışlamalar yaptım başladım nefesle hastanenin odasında hastanenin odasında

dedim ki bugün perşembe bütün ehli tasavvuf ayaktaş bütün tarikat ayakta bütün ehli tasavvuf ayakta bütün yaşayan ve vefat eden veliler ayakta bütün evliyalar ayakta bütün. Arifler ayakta bütün. Dervişler ayakta dünyanın neresinde olursa olsun her perşembe büyük. Vuslat. Var büyük. halaka var. Her perşembe. Sen nasıl oturursun ey gafil ey gafil sen nasıl oturursun. Sen nasıl evinde kalırsın sürünerek de olsa gidip o halakaya katılsana sürünerek de olsa sürünerek de olsa sen muhakkak o halanın ucundan tutsana o halaka.

Muhammed. Mustafa’nın alakası o halaka meleklerin cebrailin. Mikail’in. İsrafil’in alakası o halaka bütün peygamberlerin. Adem’den. Muhammed. Mustafa’ya kadar o halak haz ebubekir’den vahşiye kadar o halak. Abdülkadir. Geylani’den. Muhammed adeye kadar o halaka bütün gelmiş geçmiş ne kadar. Veli ne kadar evliya ne kadar. Arif. Derviş var ise hepsinin ayakta olduğu bir zaman sen nereye yatıyorsun be ahmak nereye yatıyorsun sen. Nerede dolaşıyorsun. Sen neredesin be ahmak. Gafil adam. Sen o perşembe dersine sımsıkı yapış sana hem. Allah’tan. Rıza beklersin

hem. Allah’tan. Hidayet beklersin lütuf beklersin ikram beklersin hem de ahirette tatlılık mahşerde güzellik beklersin hem de gider perşembeleri yatarsın malak gibi. Evet konuşmalarım ağır. Belki de evet bunları hayal edecek olan kimse yapışacak sımsıkı. Allah’ın resulü diyor ki perşembeler ameller. Allah’a katacak göğe çıkarı. Allah katına. Allah da sondan başa doğru bakar ve şerifte diyor ki bakar ki diyor. Perşembe gün ehli tasavvuf öyle demiş bakıyor. Allah. Perşembe günü fikirler geri kalanı atın diyor geçen perşembeden bu perşembeye kadar

bakmış adamın. Perşembe sonunda ne bu gecenin sonunda. Ne yazılacak. Zikrullah yazılacak atın diyor kenara der diyor. Öbür perşembeye kadar onu bırakmıyor ya o perşembesi hayırla geçirmiş o haftasını hayırla geçirmiş olarak. Cenâb-ı. Hak yazıyor ahmak. Sen neredesin. Gafil dermiş salak. dermiş açık açık konuşuyor diyeceksiniz ki hakaret. Evet o büyük hakanın kıymetini idrakini bilmeyip de elinde yatan insan başka ne denir ki o büyük karı. O büyük. Hazineyi. O büyük mücevherat boynuna takıp da gidecek. Sana söyleyecek bir söz

yok ki başka. O yüzden. Elhamdülillah hiç kabir hayatımı öyle kötü geçecek nazarıyla görmedim hiç hiç mahşerim kötü geçtik nazarıyla. Görmedim görmedim hiç hiç görmedim hep. Ümit ettim. Elhamdülillah kuru. Ümit değil bakın kuru. Ümit değil benimki yaş. Ümit öyle tahmin ediyorum ve düşünebiliyor musunuz muhakkak. Ben her perşembe bir yere ders koyarım burada olmam şart değil. Başka bir yerde bir. Perşembe ben yine dersteyim muhakkak ve muhakkak bu. Bunu unutmayın hiç. Her perşembe tutun halak ucan her muhakkak. Allah

bizin. sümü rüyalarımızı sizlere anlatmak olur mu eşim bu konuda çok çekinen olur ama sonuçta tasavvuf rüyayla gider. İşte o veliler. Mahzun da olmazlar mahcup da olmazlar onlara. Hüzün de yoktur ayeti kerimesi var. Onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır diyor. Ay hemen ashap soruyor. Ya. Resulallah ahiretteki müjdeyi tahmin ediyoruz evet dünyadaki. Müjde nedir diyorlar dünyadaki. Müjde. Salih rüyalardır diyor bu noktada. Salih. Rüya hem görünene müjdedir. Birisi görüyor ya o görene müjdedir. Hem de görünene müjdedir iki

tarafı müjdedir o ahirette ahirette gelince o hani. Nurdan minberler vardır diyor ya o hadis-i. Şerifi söylüyor. Allah muhafaza eylesin inşâallah nefsi. Radi olmuş ne demektir. O bu yüksek makam mü. Mut radiye 5 makam marye. Safiye 7 nefsi radeye geldiği. zaman o işi götürmüş. Demek ki. Onun kalbi açılmıştır artık onun kalbine ilham gelme ilham oturmuştur bir kimsenin üncü makamın sonlarına doğru kalbi ilham almaya başlar düncü makamda o kimsede günahi. Kebir kalmaz veya anlık şeyler yaşarsa. Yaşar 4ün

makamda bir kimsede günahi. Kebir kalmaması gerekir. Onun kalbi artık iyice ilham almaya başlar 5 makamda ilham oturur artık onun kalbine bu önceden ilham üstadının dilinden üstadının görüntüsünden oluyorken 5 makamda başlar artık ara sıra. Peygamber. Efendimizle görünmeye kalbinden. Peygamber. Efendimizle konuşmaya böyle arada bir saatin tık attığı gibi bazen. Allah da onun kalbine ilham verir 5 makamın halleridir 5 makamda artık o böyle şeyhlik üstatlık yapabilecek hale gelmiştir hep devrilen orada devrilir esması hak esasıdır. Onun kendine ait rüyası

vardır. Kendine ait halleri vardır. O rüyayı veya o hali yaşadığında. Onun kendine ait. O O Hadise cereyan ettiğinde. Üstat ona esmasını verir evladım. Budan sonra sen işte hak esmasını çekeceksin rabıt böyle olacak der ona rabıtası da değiştirir esmasını da değiştirir o kimse devamlı hak esmasını çeker artık veya. Günde belirli tane belirli bir adet verir o belli adette o esmayı çeker nefsi rin hali o dinimizde gelin ve kayın pederin bir arada yalnız kalmalarının hükmü nedir uygun mudur

bu noktada kayın pederle gelin bir evde yalnız olarak kalabilirler nikah olarak. Bunda bir problem yok. Eğer ki kayın peder veya gelinde bir hafiften sıkıntı varsa dikkat etmekte fayda var şimdi insanların ahlakı içtikçe bozuldu çünkü ama böyle deyip de. Gelinler. kederlerinden kaçmasın bu da yanlış. Kimisi var kayın pederine çıkmıyor. Yok böyle bir kayın pederine hizmet etmiyor. Yok böyle bir. Allah muhafaza eylesin. Efendim çevremdeki düğünler çalgılı oluyor akrabalarımızın çok samma arkadaşlarımızın teşrif edip etmeme konusunda nasıl olmalı. Allah

razı olsun bu noktada. İnsanlar kendilerince bir plan program kurabilirler işte. Çalgı. Çengi başlamadan. Sabahtan gidip e mübarek leye bilirler veya bir gün sonra mübarek leye bilirler bir gün önceden mübarek leye bilirler aynı toplulukta yaşı değil bu illaki çok büyütülecek bir mesele değil evl eğitim vermeden. Ölen anne babanın evladın. Salih amellerinden yararı olur mu. Olur bir kadın kayın pederine ve kayın valisine neden bakmakla yükümlü değildir bu. Neden namaz kılıyoruz der gibi bir din bunu sorunu tutmamış neden

baksın. ki bir kadın kederine kesine din bundan sorunu tutmamış. Bunun nedeni sorulmaz ki iş yerinde kıyafet değiştirirken. Herkes birbirini görü ne. Ersin iş yerinde kıyafet değişirken iş çamaşırları da değişmiyor heralde y iş yamaş donunu uzun geyecek biraz dizinden yukarı benim gibi benim dizimden yarıdır ben öle çok i çamaşırı. Dizime kadar giyemiyorum sıkıntı basıyor bana ama o kimse böyle olunca zaten caiz hanbeliye göre caiz. He biraz daha böyle yapacak dikkat edecek kendine ama iç çamaşır buı da

değiştiriyorsa o zaten mümkün değil bir aile içinde herkes inançlı ise. En azından basını anlayamadım ibadet zikir inancına bağlı neden buluk oluyor. Kim bu huzursuzluğu veriyor çaren yıllardan beri sıkıntı veriyor. Bun normal bir nefistir huzursuzluk olan bir kimsenin. İnançlı olması. demek ahlaklı olması demek değil bir kimse inanıyordu namazını kılar orucunu tutar. Ama ahlaklı değildir ahlak demek harama bakmamak içki içmemek demek değil sadece ahlak güzel huy demek adam evden içeri giriyorsa kırıldık yapıyorsa herkesi bağırıp çağırıyorsa kızıyorsa veya

adam kadın evde sinirliyse adamı. Adam çocuğu çocuk gibi görmüyorsa o evde huzur olmaz ister başını. Secdeden kaldırmasın isterse başını. Secdeden kaldırmasın kadın evde. Mülayim olacak hoşgörülü olacak yumuşak olacak tatlı olacak adam on ona nazaran vakarlı olacak hafif tatlı sert olacak ama kırıcı dökücü yıkıcı da olmayacak adam adamlığını bilecek kadın kadınlığını bilecek çocuk çocukluğunu bilecek e huzur o zaman gelir. Kur’an ve sünnete uyunuz. Efendim. Kur’an ve sünnete evlerinizde. Kur’an ve sünneti uyunuz ve uydurun kitap okuyunuz hadisi

şerif. okuyorsunuz alın sünnete. Resulullah nasılmış onu öğreniniz evlerinizde uygulayınız dervişliğin temeli bu adam hanımını dövmüş adı ne dermiş kadın telefon açıyor bana. Kiminle görüşüyorum. Buyurun. Kimi aramıştınız. Ben. Mustafa. Öz. Buyurun benim sizin fel dervişin var ya elleri kırılsın ne oldu di dövdü beni diyor baş ağlama bacı di bir beraber gelin nere geleceğim ki diyor ben söylüyorum diyor gideceğim şikayet edeceğim diyormuş adam diyormuş ki. Hele sen ona bir telefon aç. Ben seni boşam. M Derviş. Ben de

burada yırtıyorum kendimi hanımlarınızı dövmeyin haksız yere dövmeyin yırtıyorum kendimi şunu şöyle yapmayın bunu böyle yapmayın diye. Allah bizi affetsin. İnşallah. Allah katında en hayırlı amel hangisidir imamı. Gazâlî’ye göre en hayırlı amel. Allah’ı zikretmektir. Allah katında. Allah’ın dostları kimlerdir gördüğünüzde. Allah hatırımıza gelen her kimse. O Allah’ın dostudur. İhsan ve murakabe ne demektir onu da bir dahaki derse anlatalım. İnşallah hakkınızı helal edelim. Cenâb-ı. Hak cümlemizi muhafaza eylesin inşâallah üç. İhlas. Eh. İlgili Sohbetler 423. Mustafa Özbağ Efendi Dergah

Sohbetleri 314. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 175. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.