Dergah Sohbetleri Serisi

55. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Efendim ayeti kerimede sizden hiçbiriniz müşa olmamak üzere muhakkak. C cehenneme uğrayacaktır. Meryem. Suresi 71 Peygamber. Efendimiz hadisi şerifinde la ilahe illallah. Muhammed. Resullah diy herkes cennete girecektir o kelimeyi söyleyen cennete girecektir diyor buradaki cehenneme uğramak ve iman edip cennete girmek. Cennet yolu cehennemin üzerine koy o yüzden cennete gidecek olanlar dahi. Cehennemi görerek gidecekler cehenneme girmek ayrıdır. Cehennemi görmek ayrıdır ve. Allah. Bu ayeti kerime kafirler içindir. Cehennemi görecekler sevgiyle. Aşk arasındaki fark nedir. Bir de kişinin ailesini

işte yakın aile takini sevmesi diğer bu sevmesi gereken şeylerle arasındaki tezatlar dipl zirveler nelerdir takıldığımız yerler nerelerdir. Aşk sevginin en üst kaynama noktasıdır. Hani suyu ısıtırız su sıcaktır. Öyle değil mi. Ama suyun. Bir de kaynama noktası buharlaşma noktası. vardır buharlaşır o kaynama buharlaşma noktası aşktır. Onun bir alt dairesi noktası da sevmektir sevgidir muhabbetullah muhabbettir hoşlanmaktan. Hepsi de sevgiyle alakalıdır sevginin alt kademelidir. Bun bir kimsenin eşini sevmesi çocuklarını sevmesi işini sevmesi etrafındaki arkadaşlarını sevmesi. Allah sevgisini engelleyici

sevgiler değildir peygamber s. V sellem. Hazretleri de haz. Ayşe validemizi severdi etten diyordum ısırır hazet. Ayşe’ye aynı yerden ısıtırdı veyahut da. Hazret-i Ayşe’ye önce etin butundan. Allah’a yemin verdirerek ısıttı onun ısırdığı yerden sonradan. Kendisi de ısırır veya bir yiyip içeceği zaman önce haz. Ayşe validemize içirir. Ondan sonra kendisi içerir. Hatta. Hazret-i Ayşe validemizin üzerine olan iftiradan sonra peygamber. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretlerinin muhabbeti. Hazret-i Ayşe validemizden biraz kesildi. O ana kadar. Hazret-i Resulullah. Sallallahu aleyh ve.

sellem. Hazretlerinin muhabbeti haz. Ayşe validemize fazla eydi o muhabbet bir noktada o olayla kesilmiş oldu. Allah o olayla haz. Resulullah’ın muhabbetini ondan kestirir. Allah kıskançtır. Çünkü bu noktadan hareket ederekten bir kimsenin eşini sevmesi. Aslında malum bir şeydir fıtri bir şeydir. Bir kimse. Allah resulü. Sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri. Bana dünyanızdan üç sevdirdi diyor bazı çeviriler ona dünyadan der veyahut da işte dünyalık ü sevdirilir der hadis-i. Şerif. Allahu alem dünyanızdan. Bana dünyanızdan üç sevdirildi iyi kadın gözümün

nuru namaz. Bir de ne g güzel koku. Demek ki bu sevdirilir miş sevdim demiyor sevdirildi o zaman bir kimsenin kadını sevmesi fıtridir mübahtır. Doğrudur bir bir insan eşini sever bir insan çocuğunu sever bir insan. Annesini babasını sever kardeşlerini. sever ama bunların bu sevgisi. Allah sevgisini geçmez şimdi bir kısım ehli tasavvuf. Allah’ı seviyorum derken eşini çoluğunu çocuğunu işini askıya alıyor kenara itiyor bu. Allah sevgisi değil. Allah muhafaza eylesin. Hayır biz sorumluluğumuzu yerine getireceğiz biz eşlerimizi seveceğiz çocuklarımızı

seveceğiz onları muhabbet besleyeceğiz işimizi seveceğiz işimize muhabbet besleyeceğiz iş ekmek paranız dükkanınız dükkanınızı seveceksiniz ekmek paranız sizin. Hatta dükkana. Sizin gitmeniz fukaralığı gösterir. Allah’a duanızı gösterir yalvarışın gösterir kulluğunu gösterir size bir kimse destur. Bismillah gider dükkanını açar lisanı haliyle der ki. Ya. Rabbi sen ganisin zenginsin. Ben fakirim. Sen. Rezzak sın. Ben rızkı talep ederim geldim senin ganili güvendim senin ganili sığındım senin rezzakı sığındım bu insanın hali odur. Cenâb-ı. Hak kendisini kendisini. Cenabı. Hakk’a arz eder bu.

noktada bir kimse şurası çok önemli ehli tasavvufun düştüğü en büyük yanılgılardan birisi bu çünkü. Allah’ı seviyorum derken etrafını bir şekilde bırakması terk etmesi. Bu yok. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri böyle yapmadı. Ne arkadaşlarını terk etti ne eşlerini terk etti ne işte etrafıyla ilişkisini kesti peygamberliğinden. Az önce ve peygamberliğin ilk zamanlarında hire ağına çekildi. Ama onun son inzai bir hayat olmadı ramazanlarda onar günlük en son. Ramazanda. O da. Medine dönemi 20 günlük. İtik etti bir ara

kadınlarının hepsini bıraktı gitti bir odada kaldı yaklaşık bir rivayette 30 küsur gün bir rivayette 16 küsur gün değişik rivayetler var orada bir odada inzivaya çekildi başka bir inz hayatı olmadı meseleyi. Sevgi noktas. Uz arkadaşlar eşlerinizi ve çocuklarınızı. Sevin. ama. Allah için. Sevin. Allah’ın bir emaneti olarak görün. Allah’ın bir lutfu ikramı olarak görün onları. Sevin onlarla iyi geçinin onlarla hoş geçinin onları bu noktada güçlerinin yetmeyeceği şeyler söylemeyin onlara yardımcı olun onlara yardımcı olun onları güçsüz kuvvetsiz görün

demiyorum kişilik. Kimliksiz görün demiyorum ama y muhakkak ki onlarla bizim iyi geçmemiz lazım. Çünkü. Muhammedi. Mustafa’nın bize emri. Anlaşıldı ibrah meseleyi başka bir cenahtan baktıysan. O cenahı da sorabilirsin. Bakara suresi 256 ayette tavu reddetmek sağlam karayı tahut. Kur’an ve sünnetin dışındaki dinin emirlerinin dışındaki her şeydir. Tatu reddetmek dinin dışında olan dinin dışında olan ve bize dinmiş gibi inanmış gibi dayatılan her tavur o yüzden sağlam kta. Kur’an ve sünnettir insanlar. Mümin tipik bir direnişçi gibidir. Mümin direnişçi.

direnişçi nefsin nedir birinci derecede. Bizim kendi üzerimizde. Kur’an ve sünnetin dışında ne var ise onunla mücadele ederiz direniriz ona. İnsanlar kendi içlerindeki tağutlara direnmeden dışarıdaki tahut direncini koyamaz insanlar ilk önce kendi içsel yolculuklarını içsel dirençlerini yapacaklar nefsiyle mücadele edecek kendisiyle mücadele edecek bu mücadelesi onu katletmek onu öldürmek gibi değil onunla mücadele etmek nefsiniz çalışmak istemeyecek çalışacaksınız nefsiniz derse gelmek istemeyecek derse geleceksiniz nefsiniz namaz kılmak istemeyecek namaz kılacaksın nefsiniz. Kur’an ve sünnetin emirlerinin dışında bir isteyecek karşı

direneceksin yapmayacaksınız nefsiniz şimdi yaz işte gidelim plajda soyunalım dökün elim diyecek soyunup dökülmeyecek siniz yaz. Şimdi gidelim işte tatil yapalım şurada. Şunu yapalım. Burada bunu yapalım haram ise o haramlardan uzak duracaksınız burada insanlara birinci derecede düşen vazife. Haramı. terk etmektir kıymetli. Kardeşler din. Haramı terk etmektir. İnsanlara helalden soru sorulmaz. Allah insanları haramdan hesaba çeker bir helal miı diye de sorulmaz haramlar bellidir herkes. Haramı bilmek zorundadır haramın haricinde bir helal mi değil mi diye sorulmaz bu dini

daraltmak olur y bu neye benzer çay haram mı değil mi diye sormaya başlar insan kuşkuyla böyle bir güvensizlikle böyle ne bileyim dini artırıcı şeylerle ne din yaşanır ne hayat yaşanır. O yüzden haramları günahi kebil iyi bileceksiniz haramın haricindeki şeyler size caizdir serbest bırakılmıştır. Bu haram mı diye sorulmaz. O yüzden bir kimse birinci derecede taahut olarak reddede üzerindeki haramlığı tadilat edemeyen bir kimse hiç kimseye gözünü dikmesinin hissiyle yüzleşecek haram olan bir şeye sen devam et. Ondan sonra.

ben. Taha mücadele ediyorum der. Hayır biz birinci derecede kendi içimizdeki tahu yıkacağız kendi içimizdeki. Allah sevgisinin üzerindeki sevgileri yıkacağız eğer biz bir harama devam ediyorsak ve ondan zevk duyuyorsak buu. Allah’tan fazla seviyoruz bakın bir harama devam ediyorsak ve ondan zevk duyuyorsak. Biz. Allah’tan fazla onu seviyoruz. İlk önce o zaman önce kendi iç dünyamızı bu noktada arındırıp temizleyeceğiz şe hadis şerifte geçi içeriğinde zikredenler ve zikre yardımcı olanlar diyor bu zikre yardımcı olmak ne anlama geliyor. Bir de

geçen haftadan vardı üstadın dervişin üst hakkıyla ilgili ben onu söylemekten kaçınıyorum diye. Hiç olmazsa insanlar haklarını öğren. Allah iin inşâallah zikreden buraya gelip burada oturup da. Zikrullah yapan insanlar bir de buraya gelirken vesile oluyor ya. İnsanlar zikre yardımcı. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında oluyor o adamın zikrine yardımcı oluyor veya burada bir. Zikrullah var buradaki zikrullah’a yardımcı oluyor o zikrullah’a vesile oluyor. O zikrullah’a yardım etmiş diyor ki zikredenler ve zikre yardımcı. Olanlar. Olmuş oluyor. Hayır ve.

Hasenat noktasında. Hayır ve. Hasenat noktasında bir kimse ama işler ama yardımcı olur yardımcı olan işlemiş gibi sevaba girer yardımcı olan. Hayır. Hasenat noktasında zikrullah’ı. Sadece burada oturup. Zikrullah etmek olarak algılamayın. Namaz kılmaktan tutun oruç tut oruç tutmaktan. Tutun bir insana hakkı ve sabrı tavsiye etmekten tutun işte kur’an-ı. Kerim dinlemekten okumaya varıncaya kadar hayır ve. Hasenat noktasında bir bütündür. Zikrullah. Namaz kılmakta zikirdir oruç tutmak da zikirdir tövbe etmek de zikirdir kur’an-ı. Kerim okumak da zikirdir. Cihat meydanında.

Cihat etmek zikirdir mücahitlik yapmak. Allah. yolunda mücadele etmek de zikirdir ama bunların içerisinde en sevap olan. En üstün olan en. Ahla olan şimdi. Biraz sonra yapacak olduğum. Zikrullah veut bir kimsenin kendi başına yapacağı. Zikrullah kim buna ve bunlara yardımcı olursa. Arş alın gölgesinde gölgelenir o. Nurdan minberler üzerine oturur onun hesabı kitabı düzgün olur hesabı kitabı çabuk olur. Allah zikredenleri sever çünkü. Buray biraz açayım. Müsaade ederseniz mesleğinizle alakalı. Mesleğiniz. Zikrullah etmek. Ya aslında. Zikrullah etmek padişahın sultanın

meanın lütfudur bir padişah var. Herkes ona hizmet ediyor ve herkesin hizmetinin karşılığında onlara lütf ediyor ama padişahın hizmetkarlar birisi var. O çok iyi hizmet etmiyor. Çok çaba sarf etmiyor ama. Allah ona yine lütf ediyor hizmetinin karşılığı olarak değil herhangi bir şeyinin karşılığı olarak değil. Allah onu padişah onu sevmiş ona muhabbet beslemiş sevmiş sevmenin aklı yoktur s yoktur sevmenin nedenin içini yoktur kimliği kişiliği yoktur. Allah’ın sevmesinin de yoktur. Allah bir şeyi sevdi mi sever. Aslında zikrullah’a. Tabi

olan. Allah’ı zikreden kimseler gizli bir şekilde. Allah’ın sevgisine mahar olan insanlardır bu o kulun kul bundan farkında değildir veya o hizmetkar padişahın ona olan muhabbetinden farkında değildir. O kendince. O da orada duruyor ya or. O da orada durduğundan sorsan o da çok hizmet ediyorum zanneder kendi kendine ve o lütufları. Belki de gözü kapalı olduğundan lütfun içerisinde gözünü açtığından elmanın içerisindeki elma kurdu gibi gözünü açar açmaz. Elmanın içinde açtığından nimetin farkında değil. Neden. Çünkü o gözünü açar

açmaz nimetin içerisinde. Gözünü açtı balık. misali gözünü açar açmaz ummanın içerisindeydi ve ummanın içerisinde olduğunun farkında değil ne zaman ki kıyıya atarsan onu başlanacak çırpınmaya o zaman umanın kıymetini bilecek ve nimetin kıymetini bilecek ve lütfun ikramın kıymetini bilecek aslında bir şekilde bunu büyütürsek iyi müminin budur. Mümin lütfun ve ikramın ihsanın hidayetin kıymetini bilmez neden onun içinde gözünü açmış. Çünkü veya. Zikrullah ehli o lütfun o ikramın içerisinde gözünü açmış ve kendince şöyle zanneder der ki ben çalıştım

çabaladım da buldum bunu ben hizmetimin karşılığında bunu buldum. Aslında öbür taraflara bakılırsa öbür hizmetkarlar karşılaştırırsak hiçbir hizmet in olmadığı anlaşılır ve hizmetinin çok aşağıda olduğu hizmetinin. Aslında çok. Ali bir noktada olmadığı. Aslında başkalarının daha fazla hizmet ettiği daha fazla gayret ettiği orucuna oruç eklediği. namazına namaz eklediği gece namazına namaz eklediği. Hayır. Hasenat ekledi. Aslında dinin emirlerini yerine getirmekte daha. Titiz davrandı ve o. Titiz davranışının karşısında. Allah’ın lütfuna ikramına massar olduğunu fakat kendisini bir başkasıyla kar karşılaştırdığımda

o kadar titiz bir dini anlayışının ve dini yaşantısının o kadar fazla ibadetin o kadar fazla taatin olmadığını görür anlar o zaman. Allah’ın lütuf ve ikramıyla karşı karşı olduğunu. Belki de hisseder ama karşılaşmadığım böyle birisiyle hala daha kendini ibadet eden hala daha fazla hizmet eden fazla işte gayret eden fazla mücadele eden ve bunu un karşılığında lütfa ve ikrama. Mazar olmuş olarak kendisini görür öyle zanneder hey hat öyle değildir. Allah’ı zikredenler. Allah’ın zikir meclislerinde bulunanlar. Allah’ın zikir halakas

anda bulunanlar perdenin gerisinde direkt meccanen. direkt meccanen. Allah’ın lütuf ve ikramına. Mazar olmuş insanlardır. Çünkü. Allah’ı zikredenler ona devam edenler özel insanlardır ve ne zaman o özelliğe o lütfa o ikrama o ihsana hinayet etti o zaman da. Per perişan olurlar işin bir de bu tarafı vardır niçin. Allah der ki ey ahmak kulum. Ey saf kulum ey salak kulum sen aslında hiçbir gayret sarf etmemiş ama benim sana bir muhabbetim vardı benim sana bir sevgim vardı ben seni

sevmiştim. O yüzden seni. Zikrullah en çok sevdiğim en kıymet verdiğim ve kur’an-ı. Kerim’de en büyük iş dedim bir işle seni iştigal ettirmiştim ama sen hainlik ettin ama sen nankörlük ettin. Zikrullah alakasını terk ettin gitti ben de senin kalbini. Mühürledim ben o yüzden. Zikrullah alakası. gitmek o halakaya katılmak orada bulunmak oraya. Yardım etmek oraya destek olmak onunla ilinti bulunmak onunla ilişkide bulunmak. Aslında normal aklın işi sizin işiniz değildir. Ne. Allah’ın. Lütfü ikramıdır direkt. Allah’ın ihsanıdır direkt o

direkt. Allah’ın işidir onda kulun kendi iradesi yoktur desek yalan olmaz. Eğer insanların kendi iradeleri olmuş olsaydı burada hiç kimse olm. Burada siz oturamazsınız bur. Siz oturamazsınız gelirler sizi. Karlı buradan sopayla. Ben de dahil derlerdi ki siz böyle bir halakaya layık değilsiniz def olun gidin şuradan. E biz oturacağız. Zikrullah edeceğiz burada biz. Allah’ı hanc. Der. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin hoşuma gider benim beyaz eslami padişahlığı sırasında avlanmaya çıkarlar eet halinde çok güzel bir ceylan. Beyazıt düşer. Ceylan’ın

peşine. Ceylan seke seke o. Ormandan. o ormana o. Ormandan o ormana. Beyazıt peşinde atın üstünde at. Küheylan. Ceylan en sona çöle vurur kendini beyazlık da çöle vurur kendini ama bir müddet sonra at yorulur kendisi yorulur ker içerisinde kalırlar at. Kendisi de ama hala daha. Ceylan’ı yakalayamamış lardır vuramamışsın beni avla. Senin yaratılışın bunun için değil ki ben beyazlık o zaman kendine. Gelir. Beyazıt o zaman kendine. Arkadaşlar herkese. Ceylan. Konuşmaz ama herkes bir ceylanın peşine koşar gider. Gittiği

yere bakılır ceylanı koşturan kimdir. Allah’tır hepiniz birer ceylanın peşine koştunuz geldiniz buraya. Sizin ceylanın sizi buraya getirdi bir başkasının ceylanı meyhaneye götürüyor barhane sazan caz hanane götürüyor. Öyle değil mi. Onların da arkasından gittikleri bir ceylan var sizin ceylanın seke seke buraya getirmiş. Bu sizin. kendi aklınızın işi değil bir ceylana takıldınız geldiniz her. Avcı avun peşine gider. Öyle değil mi. Avcı bilinçsiz bir şekilde avunun peşine gider av onu sürükler götürecekse ve ludur sizin avını sizi getirmiş sizin

avun sizi buraya getirmiş başka bir yere de götürebilir de. Zikrullah alakasına değil de. Meyhane alakasına gidebilirdim. Zikrullah alakasına değil de sazan cazan alakasına gidebilirdim. Zikrullah alakasına değil de sokakta kalabilirdim parka götürebilir bir ceylan. Öyle değil mi başka bir yere götürebilir miydi. Herkesin bir ceylanı vardır herkesin ceylanı bestaminin ceylanı gibi dönüp konuşmaz. O Allah’ın lütf ikramıdır ama herkesin takıldığı. Ceylan. Sonuçta onu bir yere götürür. Allah bizi affetsin ceğiz. Mesa nefis nefis köt sen neree vursan ortay. Allahu.

Teâlâ bir ayeti kerimede buyuruyor ki. ey iman. Ed evlatlarınız. Allah’ı zikretmekten sizi alıkoymasın bunu anlayamam efendim benim evlatlarım mesela beni. Rabbimi zikretmekten nasıl al nasıl anlayabilir evli misin. Evet efendim. Kaç tane çocuğun var tane bir gün gelir çocuklarını düşündüğün için veya çocukların için namazı terk edersen orucu terk edersen. Zikri terk edersen mücadeleyi ve mücahede terk edersen o zaman anlarsın. Tamam efendim. İlhan nedir efendim. İlham ne demektir kimlere ilham olunur. Bir de ilhamın. Kötü veya iyi tarafı

var mıdır. Sadece iyi şeyler mi ilham olur. İnsanın kalbine ilham. Vahyin bir altıdır ilham sizin anlayacağınız teknikte. Aslında ilham vahiydir. Rüya da vahiydir aslında vahiy ilham vahiydir ama vahiy kendi içerisinde bölüm bölümdür derece derecede peygamberlere gelirse halkın anlayacağı herkesin anlayacağı vahiy olur velilere gelirse. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti ilham olur peygamberlerde olursa mucize olur velilerde olursa k ilham. Allah’ın bir şeyle bir şeye ilim vermesidir ilim. Allah arıya vahyeder arıya ilim verir arının nasıl yaşaması gerektiğini

ne için yaratıldığını neler yapması gerektiğini. Cenâb-ı. Hak arıya etmiştir ilim vermiştir. Allah meniye de vahyeder meninin neler yapacağını vahy edilmiştir ona. Allah kadının yumurtasına vahyeder. Allah gözünüze vahyeder. Allah kulağınıza vahyeder. Allah elinize dokunu vahyeder aklınıza vahyeder damarlarını vahyeder hücreleriniz de vahyeder vahiy ilim ilim bu peygamberlere gelirse sizin anlayacağınız vahiyden olur bu velilere gelince ona. İslam çok güzel ayırmış ilham derler ona. Aslında her ikisinin de sahibi. Allah’tır. Her ikisinin çıkış noktası. Allah’tır ve her ikisi de ilimdir.

Rüya da ilimdir. Rüya hem vahiydir. Vahyin içerisinde ilimdir peygamberliğin 46 cüzünden. bir cüzdür der hadis-i şerifte o zaman. Rüya vahiydir ha ama. Şeytan da vahyeder nefis de vahyeder insana. A evet şeytan vahyeder onu kötülüklere götürür nefis vahyeder onu yanlışlıklara eksikliklere götürür. O zaman o şeytanın ilmiyle. Allah’ın ilminin arasını ayırt edecek. Ayrıyetten ilim lazım o da. Kur’an ve sünnettir zahiridir insanlar. Kur’an ve sünnete uyacaklar bu manada ilham dediğimizde bütün peygamber en üst peygamberlerden ve en alt noktada

herhangi bir yaratılmış bir hücreye varıncaya kadar. Allah her şeye vahyeder ama. Dünya üzerinde böyle sapıklar çıkıyor ya. Kendi ilan ediyorlar veya nebilik ilan ediyorlar veyahut da biz. Resulü diyenler var bize de işte. Allah vah ediyor diyenler var. Biz onlardan ayıralım kendimizi anlaşıldı değil mi peygamberlik kapısı kapanmıştır son peygamber. Muhammed. Mustafa’dır. Ondan sonra hiçbir peygamber hiçbir. Nebi hiçbir. Resul gelmeyecektir burasını bir bu kapıyı kapatacağız. Allah ondan sonra hiç kimsenin gönlüne vahy etmeyecek ilham etmeyecek gönlüne onun tecelli

etmeyecek manası çıkmasın. Allah velilerin gönüllerine ilham eder ona onlara ilim verir müminlerin gönlüne ilham eder onlara ilim verir gönlünüze gelir sizin bu ilhamı sadece velilere has bir özellik olarak da nitelendiriyor ben kim. Mümin ise kim. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapıştı ise kim. Takva noktasında duruyorsa. Kim. Allah ve resulünün peşinden gidiyorsa bu noktada onların emirlerini yerine getiriyorsa cenab-ı hak onlara da vahyeder anlayacağımız dilde ilham eder ve bizim gönlümüze ilham gelir ve buraya gelişinizi gelişiniz gönlünüze gelen ilhamlı

burayı sevişin gönlünüze gelen ilhamla bir kimse namazı sever gönlüne gelen ilhamla. orucu sever gönlüne gelen ilhamla ibadeti sever gönlüne gelen ilhamla. Allah ve. Allah’la alakalı şeyleri. Sever gönlüne gelen ilhamla o ilham kapısını kendisi kapatır o kimse nasıl kapatır haram işleyerek. İsyan ederekten küfür ederekten yanlış yaparaktan o kapıyı kapatır. Allah muhafaza eylesin. Amin. Evet. Allahu. Teâlâ öğrenelim bilmediğ öğr bir kimse ayeti kerimede. Siz bildiklerinizle amel ederseniz. Allah sizin bilmediklerinizi öğretir der bir kimsenin bildiğiyle amel etmesi ilmin

özüdür ilmin özüdür hakikisi ilmin hasıdır bir kimsenin bildiğiyle amel etmesi ve bir kimse. Allah için. Allah için ilim öğrenmeye çalışıyorsa. Allah için ilim öğrenmeye çalışıyorsa. Allah onun ilmin geri tarafını öğretir ona. Cenâb-ı. Hak ona bilmediğini öğretir lazım olduğunu öğretir bilmediğini öğrenmesi demek bir kimsenin lazım olan ilmi öğrenmesidir bilmediklerinizi öğretir. dediği. Sen oturduğun yerde astronomi ilmi lazım değil. Sana astronomi ilmi gelecek. Hayır sen astronomi ilmini bilmiyorsun o esnada astronomiden sana bir soru soruyorlar. Sen astronomiden cevap veriyorsun.

Allah senin bilmediğini öğretti o. Esan kalbine ilham etti senin bilmediğini senin kalbine ilham etti ve bilmediğin bir şeyde sen cevap verd işte. Allah’ın bilmediğini öğretmesini misal budu. Allahu alem ama normalde burada. Mümine düşen vazife bir kimsenin bildiğiyle amel etmesidir haram içme kardeşim bildiğinle amel et sen bunun haram olduğunu. Öğrendin mi öğrendin içme amel et. Gıybet haram mı haram. Gıybet etme amel et bununla. Sen onunla amel edersen. Allah sana yardım edecek. Allah senin bilmediğini öğretecek. Allah. Senin

burnunun sıkıştığı yerde kıstırıldı yerde burnunu aşacak senin kalbinin sıkıştığı yerde kalbini. aşacak elinin sıkıştığı yerde elini açacak. Sen bildiğinle amel et. Bile. Bile haram işleme bile bile namazı terk etme bile bile orucu terk etme bile bile hainlik yapma bile bile hıyanetlik yapma bile bile hançerleme. İnsanları bile bile insanların namusuyla oynama bile bile kimsenin ahlakıyla oynama. Allah senin bilmediğini öğretecek. O zaman senin kalbini açacak gönlünü açacak bile bile biz kimseye zarar verme biliyorsun zarar vermek oradan zarar

görecek o kimse oradan mümin kardeşin zarar görecek oradan. Mümin arkadaşın zarar görecek oradan. Müslümanlar zarar görecek oradan. Senin kardeşlerin zarar görecek cemaatin zarar görecek devletin zarar görecek milletin zarar görecek ümmeti muhammed zarar görecek bile bile yapma onu hainlik yapma. Allah bile bile yapmadıklarınızı tutmaz bile bile yaptıklarınızdan sorumlu tutar. Cenâb-ı. Hak kesintiye uğratır ilhamı muhabbeti kesintiye uğratır kesintiye. Uğrak o kimse kendi kendisini. Keser kendi yolunu. Keser kendi halini. Keser neden kardeşim sen bile bile yapıyorsun. Gıybet etme

diyorlar ediyorsun haram işleme diyorlar işliyorsun yeme diyorlar yiyorsun. İçme. Diyorlar içiyorsun namazını kıl diyorlar kılmıyorsun orucunu tut diyorlar tutmuyorsun anne babanıza. Asi olmayın diyorlar. Asi oluyorsunuz eşlerinizi dövmeyin diyorum dövüyorsun. Ben demiyorum kardeşim. Allah diyor peygamber diyor eşlerinizi zulmetmeyiniz. Diyor zulmetmeyin eşlerinize çocuklarınıza zulmetmeyin onlara. Kur’an ve sünneti öğretin eşlerinize zulm etmeyin onlara. Kur’an ve sünneti öğretin. Siz de adaletli davranın hakkaniyetli davranın. Etrafınıza hakkaniyetli ve adaletli davranmaya gayret edin ki. Allah yardım etsin size hiç kimsenin yardıma herkesin

yardıma muhtaç olduğu yerde. Cenâb-ı. Hak size yardım etsin. Allah muhafaza eylesin. inşâallah bül. Amin olan sevaplar eviz. Kainat fasi mevcudat. Peygamber. Efendimiz. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem’e gelmiş geçmiş bütün peygamber. Şan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediy vatıl ve kedar eyle. Ya. Rabbi aminal eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden efik eyleme. Ya. Rabbi. Amin y. Ebubekir. Sıddık. Ömer. Faruk osmanı zünnur. Ali murteza radıyallahu an efendim. Aşere. Beşer’in evladı. Resulullah’ın zevatı. Resulullah’ın imamı. Hasan. İmamı. Hüseyin işki

şühedanın bütün şalın. Ashabı. Resulullah’ın ruhların. İmam. Muazzam eb. Hanif imam şfi. İmam. Malik imameli hazretlerin ruhlarına ayrı ayrı hediyelik vası vear eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin bir. Fatiha. Amin pirimiz. Seid. Abdulkadir. Geylani pirimiz se. Ahmet. Rufai pirimiz. Ahmet el. Bedevi pirimiz se. İbrahim piriz ş ş. Muhammedi. Bah. Şahı. Mevlânâ Celaleddin. Hacı bekdaş. Hac. Bayram. Veli. Mehmedi. Muhiddin if hazretler nlara ayrı ayrı. Hedik. Vas

eyle ya. Rabb. Amin. Rabbi feat himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin geçmiş. Mürşid evliyaların dervişlerinin ruhların h v ve eyle. Ya. Rabbi. Amin. Üstadımız mürşidimiz canımız canımız sultanımız. Mustafa. Efendi hazretlerin ruh. Keler. H vasle. Ya. Rabbi. Amin ruh. Keler. H Vas ve eyle. Ya. Rabbi. Amin kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruh h v. Ey. Ya. Rabb. Amin gelmiş geç osen gelmişi katımızdan gelmiş geçmişler ruhlarına. Ruhani etlerine ayrı ayrı hirik vası ve. Sedar

eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi. FZ atlarını himmetler şefaat üzerimizden. eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin ilahe illah la ilahe illallah. La. İlahe ill. Muhammed. Resullah cbi velhamdülillahi rabbil alemin alati. İlgili Sohbetler 443. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 325. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 189. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa

Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.