4 Kapı 40 Makam Serisi

5. Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam


Ama. Arzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim efsane cır fa’lem ennehu la la ha. İyi illallah la la. İyi plan. Allah. La. İlahe. İllallah. Muhammeden. Resulullah. Acemi yenen bir hayvan mürselin velhamdülillahi rabbil alemin bu. Selamünaleyküm. Allah gecenize hayırlı eylesin. Rabb’im gündüzünü hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabb’im cümlemizi ve cümle ümmeti. Muhammedi. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip. Hakkı yaşayan. Hakkı mücadelesini veren. Hakkı mücadelesinin peşine koşanlardan eylesin batılı batıl bilip bile batıla da alanlardan eylemesin

batına karşı. Cihad eden kullarından eylesin bu batılı bile işleme kadar büyük günah k-bar yoktur bro yüzden bir kimse batılı bilmez bilmeden bâtılı işler o diyelim ki onun günahı bir ise bâtılı bile işleyenin veya bâtılı bâtıl bildiği halde batıl. olmadığını düşünerekten bu yapan. Kimsenin günahı on olur. O yüzden bâtıla dalmayan. Rabbim kullarından eylesin batılın bir ameli tarafı vardır bir de akide tarafı imanı tarafı vardır ameli tarafı batıl batılı. Normalde farz ibadetleri terk etmek gibidir bu amelidir ve

atı günah. K baylar işlemek gibidir bu amelidir ama en tehlikelisi akide yönünden akait yönünden o kimsenin imanını ilgilendiren bir meseledir o yüzden batıl derken. Asıl benim kastım o dur bir kimse namaz kılmaya bilir oruç tutamayabilir nefsine. Uyar. Ne bileyim nefsine. Uyar günah işler kulus bunları tövbe ederiz tekrar geriye döneceğiz rica ederiz. Cenâb-ı. Hak bir şekilde. Affet canım beyan etmiş eyvallah var ama bir kimse bir şeyin hakikatini bildiği halde imanî meseleler de ona itiraz eder ona karşı.

çıkarsa. Allah muhafaza eylesin şirket düşe. Rabbim şirket düşen kullarından. Bizler eylemesi. Bizleri bu manada hem anını aldığı hırsını aldı kullarından eylesin inşallah bu en son kaldığımız beyti biraz fazla açtık. Malum bu. Dört. Kapı. Kırk. Makam olarak bunu biraz böyle tefahür adlandır alım istedik. O yüzden marifet kapısının sabır ve. Kanaat makamın dayız. Bu akşam. Ebu tabi. Aslında ırkçılık gibi algılanmasın bu. Orta. Asya’dan itibaren. Orta. Asya kelimesi de hoş değil de ama şimdi herkes öyle tanıdığın devam ediyoruz

öyle bildiğinden bunları. İngilizler bizim içimize soktu. Orta. Asya. Ortadoğu neye göre. Orta. Asya neye göre. Ortadoğu bizim. Normalde. Orta. Asya de nitelendirdiği yer bizim anavatanımız. Ya ben. Türklerin komple vatanı ve. Tacikistan. Türkmenistan komple. Kazakistan bu. Azerbaycan 2071’e kadar. Anadolu yok 1071’den sonra. Anadolu’da girdi işin içine bizim anavatanımız her tarafımız. Biz yukarı. Mezopotamya diye nitelendirdiğimiz bu yerlerde sufilik. Hoca. Ahmet. Yesevi’nin kanalından öğretisinden gelir bu bizim tarikat öğretimi sufilik. Öğretim iz. Hoca. Ahmet. Yesevi ye dayanır ve. Hoca.

Ahmet yesevi’den itibaren o arasana elleri dediğimiz o zat ler bizi su fili. Tarikatı getirmişler. Aslında tarikat lafı da yoktur önce sadece sufilik vardır ve. Hoca. Ahmet. Yesevi’nin. Öz. Dört. Kapı. Kırk makamı vardır. Ya ben mesnevi’yi. Dört. Kapı. Kırk. Makam ın şerh olarak görürüm mı bu. Hoca. Ahmet. Yesevi bunu. Dört. Kapı. Kırk. Makam olarak nitelendirilmiş. Hacı. Bektaş. Veli. Dede aynı öğreti vardır orasan ellerin hepsinde aynı öğretti vardır ve hepside bu öğretiyi gittikleri yerlerde götürmüşler yaymış lar. O.

yüzden burada sırası gelince beytten ben de bu. Dört. Kapı. Kırk. Makam ı biraz anlatmak istedim bizim. Dergah olarak. Öğretim izde bunun üzerine kuruludur. Bizim öğretmenimiz başka bir şeyin üzerine kurulu değildir. Çünkü acı. Bekir. Baba. Mahmud. Hüdayi. Hazretleri’nin dergahında yetişme. Ondan sonra mısır tanta. Ya gidip oradan icazet alıp gelip. Osmanlı’dan icat etini taktikle tip gidip yine. Çorum’a yerleşmiştir. O yüzden bu öğreti bizde. Kadim bir öğretilir nereden taa ve. Ahmet. Yesevi’nin en sonradan gelen. Hacı. Ali. Haydar. Efendi

de. Ahıskalı dır kendisi adıda. Ahıskalı. Hacı. Ali. Haydar. Efendi dir o da ahıskadan mürşid-i kâmil olarak gelir mânen. Dergahı’nın. Tabiri caizse postunu oturur. Hacıbekir babanın o zaman için etrafından bir kimse yetişmez. Hacıbekir babadan. Vasiyet eder sabredin bekleyin d’argan. sahibi gelecekler sonra vefat ettikten sonra bir müddet sonra. Hacı. Ali. Haydar. Efendi ahıskadan gelir. Çorum’a yerleşir. Onun da öğretisi yine bu. Dört. Kapı. Kırk. Makam. Iğdır da aynı şekilde. Ondan sonra. Çorumlu. Hacı. Mustafa. Efendi hazretlerinden öğretisi. Dört. Kapı.

Kırk. Makam üzerinedir ve. Şeyh. Efendi’den de. Allah rahmet eylesin. Bizim aldığımız. Teknik olarak. Şeyh. Efendi. Hazretleri. Dört. Kapı. Kırk. Makam demezdi ama onu anlatırdı bize anlattığı oydu. O yüzden ben de kardeşleri arkadaşlara bir gücümün yettiğince nefesim verdiğince dilimin döndüğünce. Ben de. Dört. Kapı. Kırk. Makam ı anlatmaya çalışıyorum. Bunlar sufilikte temel öğretiler. Bu sufilikte temel öğreti derken bu öğreti dışarıdan alınmış değil. Kur’an ve sünnetin süzgecinden geçirilmiş. Kur’an ve sünnetin sünnet süzgecinden geçirerek ten bir sufinin nasıl olması.

gerekir. Bir dervişin nasıl olması gerekir. Bu o. Herkes bu öğreti. Uyar tabi olursa hem kendi nefsini kurtarmış olur hem de bunu öğrettiği insanları insan. İnşallah kurtuluşuna vesile olur bugünkü neydi marifet kapısının sabır ve kanaat makamını anlatmaktan başlayacağız inşallah sabır öyle birşeydir ki insanın kemale erdiren en önemli olgulardan birisidir sabır bu. Recep sabır böyle insanın tek başına gelenlerden. Ben kısa yoldan gideceğim başına gelen hadiseleri bir başkasına şikayet etmeyip. Allah’la alışverişte bulunmasıdır brow zaman cool. Şikayetini insanlara bildirmez.

Şikayetini. Rabbine. Bildirir mesela hastalığı dahi olsa hastalığından inmese. Rabbine inmese bu onun sabırsız olduğunu göstermez sufle için sabırsızlık kalkıp başına gelen hadiseleri etrafına şikayet etmektir sufiler için bu. Eyvallah. Mustafa. Abi hoşgeldin. Bu bir kimse. Allah’a derdini anlatsa. Allah’a. münacat etsem ama. Allah’a bu manada başına gelenleri saysana dökse bu sabırsızlık değildir. Bu. Allah’ın hoşuna gider daha der ki kuruluma ben. Bela verdim müsibet verdim sıkıntı verdim dert verdim kamu verdim. Kader verdim kulum döndü bana dua etti ya

kulum döndü benimle haşır neşir oldu bu çok önemli bir sufilikte. Evet. Ee. Tabiri caizse böyle bir böyle tümsek demeyin bu. TP gibi bu buraya aşağıda insan tümsekte tepeye açmış olur. Çünkü herkes en büyük problem budur başına gelenlerden dolayı insanlara şikayet eder. Oysa başına geleni sevk eden. Allah’tır sevk eder onu. Yaratan da. Allah’tır ona müsaade eden da bakın ona müsaade eden de. Allah’tır onun sahibi. Allah’tır tek başına gelen bir şeyi sen bir başkasına şikayet edince o zaman.

sahibini unutmuş oluyorsun. O yüzden ben tabii sabrı. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri tarif ederken üçe bölünmüş bir musibetlere karşı sabır var başına gelen. Bela musibet sıkıntı dert. Gam kasavet bunların hepsine karşı sabretmek ikincisine. İkincisi de kullukta ibadette sabır haramlardan uzak durup. Allah’ın emrettiği şeyleri yerine getirmeye üçüncüsüne o kimse bu günah işlemekte sabır bir tarihte o kimse de. Allah’a karşı ibadet etmekte sabır yapacak üçüncüsüne günah işlememek için sabır yapacak günah işlemenin mümkün her önünde her elinin

altında istediğin zaman onu gücün kuvvetin yetiyor ama istemiyorsun. Bu da sabrını içerisine koymuş ve sabrı. O zaman biz. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin dilinden tarif edecek olursak sabrın temeli üçe beğendi bu ne belâ ve musibetlere karşı sabır. 21 kimsenin ibadetlerde sabretmesi 3 o kimsenin günahları düşmemek için sabretmesini üç ayak oldu. Sabır için üç sace oldu o zaman bu3sa cağını sahip olan bir kimse sabra sahip oldu ve böyle olunca. Hadi. Şerif devam ediyor kim kaldırılınca ya

kadar müsibete güzelce sabrederse. Allah’ına 300 derece yazar. Demek ki bir musibet geldi bir sıkıntı geldi bir bela geldi başına bir hastalık geldi bu kaldırılınca kadar sen buna sabredersen 300 derece veriyor. Cenâb-ı. Hak ona ne zaman kaldırılırsa 300 dereceye söyleyeyim mi bu sahabe soruyor çünkü ne diyorlar ya resulallah bu derece nedir diyor ki. Uhud dağları. Sıradağlar altın olsa siz tasadduk etseniz. Bu bir derece iyi bakın bir derece ulaşamazsınız bütün nohut. Uhud. Biz o umreye gidenler bilirler sadece.

oradaki. TP değildir. Uhud sırada aldı haftası ve otom bir ucu tane neredeyse. Mekke’den. Onun bir ucu medine-i münevverede dir. Uhud sıra dağlarıdır ve. Hz. Resulullah yok sallallahü ve sellem onlar altın olsa tasadduk. SMS bir derece ulaşamazsınız ve300 derece yazar her iki derece arasında sema ile arz arasına mesafe kadar yücelik verir bir kimde ibadette sabrederse. Allah ona 600 derece yazar bu gecesi de ibadette sabrediyor kolay değil ya namaz farz diyorsun bitmiyor da oruç bitmiyor mu sağlığının yerinde

olduğu müddetçe ölünceye kadar oruç tutacaksın el namaz bitmiyor. Bir de kış günü olunca ardı ardına geliyor daha öyle yıkılıyordu içindeki öyle yıkılarak olmaz daha için dokunuyor kılar kılmaz akşam okunuyor diyorsun ki ya namaz ardı ardına bitmiyor müminin ibadeti. bitmez müminin ibadeti ölünceye kadar devam eder. Zikrullah bitmiyor alakalı. Zikrullah bitmiyor gidiyorum bir yerden ders alıyorsun bir tanıyorsun bitmiyor çek. Allah çek. Allah çek. Bir de ehline. Sen isabet ettiremez. Sen bir rüya görüyor. Diyor 3000 daha ilave ettim

bir rüyada görüyorum 5 milav ettin. Bir rüyada görüyor 30 milav ettin. Ben çünkü daha yeni dervişliğin de hep örnekleri bunu. İzmir’den birisi geliyordu benim şeyhim sensin diyordu o senin bir şeyin var ondan sonra. Abdullah. Efendi benim şeyhim diyordum. Ben o da kendisinde şehri vardı ondan sonra bana ders yazıyordu senin şeyhin var. Benim şeyimde attılar beni ben değilim diyordum. Ben. Rüya anlatamıyoruz bu şeyi ne. Ne diyordum neden anlatamıyorsun çok özür dilerim komple taklit ediyormuş gibi olacak ama.

hep. Eli cebinde devamlı adı var devamını ders çekiyor dedim ya bu ne mübarek. Rüya anlatınca hep zikrimiz arttırdı hep dersimiz arttırdı amumu. Hadise bu ya ne zaman rüya nasıl dersini arttırıyor. Muş dedim o sana diyor ki bana. Rüya anlatma benim rüyadan. Anladım falan yok o yüzden dersin arttırıyor senin dedim. Başka bir değil dedim ben şimdi. Kimseyi kolay şeyi bıraktım ama dedim ya. Bu öyle değil bir rüya ilmi var. Bu ilim var. O senin normal dirihan. Tevhid

etmesi lazım rüyana göre bir ders vermesi lazım ya. Hiçbir bilmiyorsan hayırlı olsun mübarek olsun da gönder adamı yok boyuna girdin artıyormuş en son 35000 çekiyordu ya ben onu bıraktığımda 35000 verdi vardı günlük. Evet ya bazı şeyler vardır rüyadan. anlamazlar öyle anlamayan bir düşersen. Bir. Rüya anlattığında boyna sana ilave eder ve bakın bir yere suyu oluyorsunuz. Derviş oluyorsunuz dersiniz bitmiyor. Zikrullah bitmiyor. Bunu da sabır her gün verdin var dersim var her gün ders çekeceksin olmadı. Perşembe var

olmadı cumartesi var. Olmadı bir de mahalle ders var olmadı evlerde de sar hiçbir olmadı. Bir de telegramdan ders çıktı şimdi var ben yatıyorum ders kalkıyorsun ders 11 o. Şeyh. Efendi. Kırşehir’den. Hafız getir dedi bayındır’a geldiler. Bir iki gün. Bayındır’da misafir oldular ondan sonra biz tabi yemekte başlıyor. Zikrullah yemek bitiyor. Zikrullah indir sofrayı. Zikrullah kaldır sofraya. Zikrullah. Biz ona bir şeyler soruyoruz olmuyor. Zikrullah. O da bize geldi. Hani çok böyle arkasında. Hacer. Haydar. Efendi. Namaz kılmış. Kurra.

Hafız. Hacı. Mustafa. Efendi. Namaz kılmış hep ramazanlarda giderler. Kırşehir’de onun arkasında. Ramazan orada geçirirler hatim leep teravih kulaklıklarla varmış o böyle kura. Hafız bir kimse. Ondan sonra bizim hafızlıkla bir işimiz yok fazla. Wiz malum ne olduğumuz. Biz habire. Dayan. Zikrullah şeyh efendi geldi. Abdullah. Efendi’dir. Ya. Allah’ını seversen benim bir yakamı kurtar sızan dedi ama bir. Tuhafıma gitti anlattık. Adama dedim ya hani böyle biz böyle misafir gelmiş gençlikte var bizde ama böyle işte hürmette hizmetten. Uykusuz etmeye

çalışıyoruz böyle bir an böyle yerin dibine girdim dedim ne yaptık acaba biz buna. Şeyh. Efendi döndü. Hafız. Efendi ne oldu dedi. Vallahi de. Abdullah. Efendi billahi dedik ilahide sahabeler bu kadar. Zikrullah yapmak dedi an. Kırmızı olsun dedim ya. Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam Hakkında yemin billah ediyor sahabeler bu kadar. Zikrullah yapmıyordu diye yeri sabah namazını kılıyoruz hep beraber. Zikrullah. Ondan sonra bir de hadi. Şerif söylüyoruz kim. Sabah namazını kılar da. Güneş. Doğunca alake. Zikrullah

oturursa. İsmail aleyhisselâmın kavminden 10 tane köle. Azad etmiş gibi sevabı vardır. Haydi sabah namazından. Allah. Allah yapıyoruz şimdi. Tabi o mübarek de böyle. Zikrullah. Lara. Katılıyor ama hani vardır ya böyle bazen gelirler topluluğa herkesi kopmuştur. Bela la ilahe illallah haberler ya hani söyleyin size ha o şeyden mı. Biz onun yaşlılığına veriyoruz olur başlıyoruz oy sonra zikrullahtan böyle bir yakasını kurtarıldı geliyoruz. Bizim haberimiz yok biz oturuyoruz. Zikrullah kalk gözükür. Allah ne o iki tane çerez gelin. Zikrullah

2 çay gelir. Zikrullah müzik yollasın durmak yok. Oh arama böyle. Biz vallahi. Allah affetsin haller havada uçuşuyor bayındır’a kim giriyor dervişlerden. Kim bilecek onu la e herkese huzur da gece gündüz bu filan ciğerden geliyorlar o. Bilal ciğerden geliyorlar dediğinde ispat olacak o gidiyorlar bakıyorlar gelen giden yok mu hala senin dervişliğin bu kadar mı da hani geliyorlardı var ya işte yok. Ama sen de hal mal yok de. Tabiri caizse esenyal. Derviş isin halder bir değil unutturacağım ben

onu tutturmaz saniyi kim geliyor. Hadi söyleyin bakalım muhabbet bu filanca geliyor en iyi. Üzerinde ne var bu gömlek olarak mavi mi beyaz mı siyah mı karelimi. Onu bilecek ya o yüzden çatır. Zikrullah yapıyor. Herkes bu çatır iyi bildiği. Tamam o baba. Derviş gözlerinde biraz belirtti mi. mesele bitti ama gerçekten de öyleydi sonra. Tabi başka dergahlar laf atıyordu bize sizden uç musunuz delirmişsiniz böyle dervişlik mi olur öyle yaşamışlar. Evet şimdi insanın kendisinde olmayınca olanı kedi görüyor. Yok

böyle bir ya var. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri kabirde azap çekenlere görmüş o peygamberdi orada. Biz de onun. Ümmetiyiz işte ama biz onu metus o evde onu veliler. Mürşidi. Kamiller kendilerince söylerken diyorlar ya ümmetin alimleri velileri. Beni. İsrail peygamberleri mesafesindedir iyi öbür peygamberleri salla. Selam denizin üzerinde yürüdüm. Bu ev senin mucizesi var ama kendisinde olmayan inkar eder işte. Velhasıl kelam kullukta sabır namazda abdest ve oruç da zikirde dergahta kolay şeyler değil sen geliyorsun oturun herkes.

İsmail değil yanındaki diyor ki biraz ortaya gitti. İsmail’e kimse diyemez. Ama bir başkasına der adam öteye gidiyor. Biraz daha öteye gidiyor sen sardın var mı senin ve hatta biz mesela ben benim başıma gelen bizi kulahta şimdi. Şeyh. Efendi geliyor benim önüme geliyor hani ilahi söyle ben ilahi söylüyorum yanımda. Zakir var vuruyor sen sus diyor bu. Estağfurullah ne şeyh efendi bir daha önüme geliyor ama gene söyle diyor gidiyor. O gene vuruyor sen sus diyor ama ben de

bu sefer döndüm sen misin. Şeyho mu dedim söyleyeyim mi dedin mi bu kaldı mı nöbet dedim ya birini söyledim birini sus diyor dedim her şeyin lafının üzerine laf konmaz. Evet. Ee kolay değil dervişlikte de sabır lazım asıl sabır burada iyi bakın nasıl sabır burada lazım tarihte. sabır olarak. Allah biz onlardan eylesin öyle sabreden sonra 600 derece yazar her iki derece arasında arzuların başladı hudutla. Arzularım gittiği son nokta arasındaki mesafe kadar yücelik vardır kimde günaha karşı sabrederse.

Allah onu 900 derece yaza iki derece arasında arzuların hudu ile araç kadar olan mesafe arasında yücelik vardır o zaman sabır kadar kıymetli bir yok. Ya anne ve lastığı da bütün insanlar hüsrana uğramıştır. Allah iman edip bu. Salih amel işleyenler o hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna. Demek ki sabrı bir başkasına da bu tavsiye edince sende kurtuluşa erenlerden oluyorsun o hakkı tablet en sabrı tebliğ et e iman et en iyi amel içeceksin 4 mantı. Ancak bunlar kurtuluşa.

Erdi örtüler kurtuluşa ermek adı. Allah muhafaza eylesin. O yüzden sabretmek sufiliğin içerisinde olmazsa olmazlardan birisi ve bir kimse sabrederse sabır makamına oturursa. O gerçekten takvaya erenlerden olur. Bakın. Takva erenlerden olur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden. Normalde bir kimse ama ibadetlerin. Meşakkat ine ama bedava müsibetlerin maşa ketine ama günahlarda günahlara karşı mücadele etmenin maşa katına karşı sabırlı olacak. Ve bu da sabredecek. Ayaklarının üzerinde dimdik duracak geri dönenler bu olmayacak namazı terk etmeyecek orucu terk etmeyecek zikrini terk

etmeyecek hala kezik. Allah’ını terk etmeyecek orada sabredecek ve hatta kendince bu bütün topluluklarda olur kendince bana haksızlık yapıyorlar diye düşünür sabredecek orada sabırdan asla ve asla geri dönmeyecek. Çünkü. Allah sabırlıdır. Allah sabredenleri. De. Sever. Allah. Allah da sabırlıdır. Allah. Allah nasıl sabırlıdır kul günah işler cenab-ı. hemen yazmaz onu bekletir tövbe ederdi. Allah sabırlıdır o yüzden ne yapacağız biz her daim sabredenlerden olacağız inşallah abone ol bağlantısı kopuyor bunu ne abone ol bu değil mi. Bugün sizinle mi

koptu. Evet mi. Evet. İyi seyirler ve bu sabırla beraber neydi bir de kanaat etmek vardı de kaynadı herkes. Normalde kendince farklı yorumlar. Biz tembelliği kanaat olarak görmeyelim var ya bir kimse tembellik yapıyor. Bunu kanaat olarak görüyor tembellik kanaat değildir kanaat nedir. Bir kimse çalışır. Çabalar kayret eder olana kanaat eder bu. As yok. Ona kanaat eder hamd eder ona ben onu hamd ederek ten. Allah’a cevap verir bu manada. Hani dünyayı sevmemekle alakalı bu dünyayı dünyanın peşinden koşmakla

alakalı bu yalnız tembel olmak değil. Bu çalışmamak. değil hani. Hz. Mevlânâ başka beyit eder bize dünya sevgisi haram kılındığı dünya değil de o yüzden kanaat bu manada bir kimsenin kendince kendisine verilen paraya razı olmasıdır. Hani. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Beyt’ül mal den mal paylaştırıyor du bedeninin birisi geldi dedi. Bu kadar mı. Bana düşen pay dedi haksızlık yapıyorsun dedi. Allah. Allah. Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri haksızlık yapmadığını ileride öyle bir devlet başkanları olacak ki

hani haksızlık o zaman göreceksiniz manasında bir hadisi şerif irad etti demek ki sana düşen pay akan adet o önüne bir yemek gelmiş kanaat et önüne bir tabak gelmiş kanaat et ve hatta çalışmışsın çabalamış ın koşturmuş un bir elde etmiş. Sincan’a bak bir lütfetmiş kanaat et onu. hor hakir görme onu eksik görme bakın onu eksik görme bu koşmamak çalışmamak çırpınmak değil. Allah muhafaza eylesin. Rabb’im bizi top gözlülerden eylesin o bu manada hani yine hadislerde. Gerçek zenginlik mal

çokluğu ile değil gönül toplu yıl adı derler. Sufi kanaat eder bir kendine ihtiyaç görmezse onun zengin olur birşey ihtiyaç görürseniz onun fakiri olursunuz ama bir şeye ihtiyaç görmezseniz. O manada tokgözlü olursanız onu zengin olursunuz sufinin kanatı budur. Ama kanatı böyle tembellik çalışmamak olarak görürsek o zaman doğru yerde doğru nokta durmamış oluruz. Allah bizi muhafaza eylesin. V makam marifet kapısında ha yağ utanma duygusu bir bağlantı. Gene mi kesildi e hayırlısı ben telefonu bağlayayım mı bunu efendim abone

ol. Evet şimdi otomatik bağlanırsa bağlanacak bir daha. kesilirse hiç bağlanır herhalde ah ha. Ya bir insan utanma duygusu mı böyle ahlaki olarak çekinceli olmak çekinmek pekasıl. O benim hayal olarak gördüğüm bir insanın haramlara karşı utangaç olması. Haramı işlememesi nefsin çirkinlikleri ne nefsin kötülüklerinden düşmemek utanmak ha ya bu manada ve takvanın içerisinde de. Tabiri caizse. Takva ehli olacak sahaya onun başlangıcıdır ve o artık böyle göstere günah işleyemez. Hatay böyle günaha düşmemek ister böyle utanır. Bir. Günah işlerken

çekinir onun kalbinden ciğerinden bir sökülür gider o böyle hatta bu şüphelilere dahi böyle içi onun olur no yırtılır. Tabiri caizse bu hayatı. Çünkü yanında. Allah korkusunu da getirir ha ya yanında. Allah’tan. Utanmayı da getirir. Hayal yanında halktan. Utanmayı da getirir ha yağ yanında insanın kendisinden. Utanmayı. da getir ve bunların hepsi de bizim halka atasözü olarak içimizdedir ya. Allah’tan utanmadın insanlardan da mı utanmadın evet. Hadi. Allah’tan utanmadın kendinden de mi utanmadın. Ama bunlar halkın içerisinde konuşulur. Ya

bunlar ne olmuş oluyor o kimsenin utanma duygusunun ritmik olarak kendi iç dünyasında çalışması ritmik olarak bak. Aslında bu hayatı. Duygu söyle bir duygudur ki ona bir dini terbiye vermezsen dahi insani olarak ritmik olarak. O’nun içindedir. Oo yürüme o. Yürür bir hani eskiler are perdesi derdi aryani utanma da bir al perdesi olur. Hani derler ya al perdesi yırtıldıysa her şeyi yapar o diye artık onu da utanma kalmaz sana. Utanmıyor hiçbir şeyden. O her yapar. O yüzden ben

ehl-i. Takva için sufiler için ha ya kapısı. kadar önemli bir kapı yoktur. Çünkü o. Kapıdan. Giren bir kimse takvaya ulaşır. Ne desek ki. Takva nedir ben cevap olarak dedim ki yüzen. Zirve noktası insanın. Haktan utanması dır bir haktan. Utanma nedir o zaman hani. İhsan nedir dediğinde. Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmendir diyor ya işte. Takva. Zirve noktası görüyormuşçasına ibadet etmen öyle yaşaman o zaman. Ha yağ veya sabır ve bu ta bu tip ahlaki maddeler kanunlar un deler o

zaman buraya gelecek o kimse görüyormuşçasına ibadet ediyorsa o zaman. Göz göre bir yapmayacak işte hayatının en önemli. Zirve noktası. Bu diğerini o kimse kendince hani yine adı. Şerif’te. Sen onu göremesen daha iyi. Onun her daim sen. Bu ürünün. Göl her daim dördünü hissetmen öyle yaşam andır. dar o zaman hayata dediğimizde. Cenâb-ı. Hak seni her daim görüyor her daim işitiyor bu hal üzerinde durmaktır o zaman. Ha yağ. Ben bunu yoksa normalde hani. Başka türlü başka türlü anlatmak

mümkündü ama burada işin kestirmesi olsu. Fi servis sülük yaşayacaksa o. Sufi seyri sülük a doğru yol olacaksa o. Sufi servis ulica. Doğruyol alacak sana o öyle bir haya sahibi olacak ki. Alt derecesi o beni her daim görüyor değil de yaşayacak var bunun. Zirve noktasını. O her daim onu görüyormuşcasına yaşayacak. O zaman böyle olursa o kimse heva heves nedir bilmez o kimse nefsini çarpmasını bilmez bu uğramaz ona o kimse nefsin. Tabiri caizse emmarenin. Kulu olmaz o kimse

o zaman heva ve. Hevesin. Kul. Olmaz o. kimse şeytanın vesvesesine destesine düşmez o kimse bunlardan kendini kurtarmış olurum kurtarmış olur işte o zaman o kimse gerçek manada daha yağ utanmaya ulaşır öbür türlü. O gerçek manada daha yağ utanma ulaşmaz ve ha yağ utanmaya o kimse ulaşmazsa. Onun servis uykuda olmaz bu net altını çizerek söylüyorum o kimse utanacak bak ha utanmama ne sen hakkı ve sabrı tavsiye etmedi utanmazsın kana ayeti kerime var ya. Hz. Cenâb-ı. Hak yok.

Allah’ı. Allah gerçeği söylemekten hayaletten etmez çekilmez utanmaz. Allah gerçeği söyler o zaman hakkı ve hakikati anlatmakta ha yağ yoktur. Utanma yoktur dinin kaidelerini anlatmakta. Utanma yoktur bazen. Hani. Mesnevi falan bu konuda yaparlar eleştiriler. Hani içinde kelimeleri var içinde bazı cümleler var işte terbiye uygun değil diye. Oysa dinin hak ve hakikatin i anlatmakta. Utanma yoktur. Hatta sahabeler böyle bir hani insanların böyle yağ utanmadı bu tam yok böyle sorumlu. Sorulur diyeceği diyerek düşüneceği bir mesele sorarlar. Ken baştan.

Bu ayeti kerimeyi okullar mı sahabeler derlermiş ki. Allah gerçeği söylemekten utanmaz haya etmez. Allah. Gerçeği söyle. Allah hakikaten anlatır hakikati de anlatırken. Allah kullarından çekilmez bu manada. Allah kullarından utanmaz hakikat. Neyse sorar veya sahabe. Kadınlar böyle mahrem meseleleri soracakları zaman. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine. Bu ayeti. Kerim’i başı cümlenin başına koyarak. Tan sorarlardı ve erkek sahabeler. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin böyle birşey soracaklarım da bu ip. Kerim’i cümlenin başına koyarak. Tan söylerlerdi o zaman

dinin içerisinde dinin hakikatini ilgilendiren insanın kendisiyle alakalı. dinin içerisinde bir. MS Ben senden meselede ha ya bu manada utanma yok hatta. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri medine-i münevverede ki kadınlar için ensal kadınlar için onlar dinlerini öğrenmekte çok. Haris tailorder sebep novomed iğneli kadınlar. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine herşeylerini sorarlardı. Hatta. Hz. Ayşe annemiz. Biraz onlara böyle eleştirel yaklaşınca dedi ki. Ensar kadınları dinlerini öğrenmekte çok halisler. Bu şarkı düştü o zaman dinini öğrenmek de utanma

yok şeyine bir soracaksan bu utanma yok. Sor dinle alakalı ysa. Senin kendi hayatınla alakalı ysa kime soracağım ki şeyhine sormazsa ya. Şeyh. Efendi de böyle sorulur mu dik hala ona sorumlu başkasına. Sorulmaz zaten bir başkasına sorarsan yanlış anlayabilir eksik anlayabilir ters anlayabilir asıl şeyhine soracağım. Hz. Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam Sohbeti Muhammed’i. Mustafa’ya sorarlardı hani meşhur ya. Ömer helak oldu ya resulallah ya artık elime geldi eşlerinizde. Siz arkadan yaklaşmayınız diye. Ömer helak oldu dedi

kocaomer geldi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine söyledi bunu da dedi ki bu manada değil ne dedi tarz ilişkile alakalı bu dedi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri ile eşine dedi hani tabiri caizse büyük abdest organdan yaklaşmak ile alakalı bu dedi iyi bakın onu daha iyi sordu. Hz. Ömer. Efendi sordu bir de. Hz. Ömer efendimiz böyle. Bazı şeylerde sert. Celali odayı böyle söyledi. Demek ki dinini öğrenme de utanma yok dinini öğreneceksin bilmiyorsun soracağım kardeşim şeyine ne

soracağım. O da o koltuğa oturmasının biliyorsa bildiğini aktaracak bilmiyorsa öğrenecek de gelecek atarsa her çok. soru sorulmazmış asıl ve. Sorulur soru. Ya ben neden geldim intisab ettim. Bu ayeti kerimede bilmediklerinizi screen ehline sorunuz dedi. Bu benim için zikir elindeki benim şeyhim bilmedim ona soracağım ben. Ben bilmediğim ona soracağım. O da bilmiyorsa onuda soracak ya kapısı olsun gitsin oraya sorsun bu. Kimono vazifeyi vardıysa ki sonuna sorsun bak. Kim ona o vazifeyi vardı ise gitsin ona sordum ne

desin ki sen bana vazife verdin. Ben bu işin içinden çıkamıyorum bu öyle şeyhin soru sorulmaz laf değil bunlar. Bu başka bir arkadaş yazmış siz ne kadar çok soru cevaplı yorsunuz. Biz şeyhimiz de soru soramıyorum diye bana yazmış hani dedim şehir soru sormuyorsun. Ne işin var orada. Ne soracaksın ve o da anlatacak. Ama ben. bilmiyorum oh. Madem. Köyü ona bir icazet vermişler oturmuş. Ben şeyhim diye de kasılıyor kasım. İyi o zaman cevap verecek bana bu oturmayacak o

zaman orada var ya bir doktora gidiyorsunuz. Öyle değil mi. Doktor. Neyin var diye soruyor sana. Sen diyorsun ki benim başım ağrıyor devamlı. Op. Dr dönüp sana diyor mu. Bu benim de başım ağrıyor. Ben ne yapayım diye var ya sana cevap vermiyor muydu cevap verecek sana tedavisini koyacak. Reçeteye koyacak önüne alt yazı tabela alacak koltuğun altına. Ben doktor değilim diyecek görecek gidecek o kimse de. Şeyh s. İyi o zaman soruya cevap verecek bilmiyordur olabilir gece göre önce

mı gidecek öğrenecek gelecek. Ben öğrenip gelmeyeceğim. Ama neden. Ben öğrenip gelecek olsaydım. Şeyh ihtiyacım yoktu. zaten o o öğrenip gelecek bu adam bu örnek diyorum. Şimdi sen yanındaki eleman kime soracaksın. Sen bilmiyorsan. Sana soracak. Öyle değil mi. Sen de ona cevap versen neden senin yanında çalışan eleman senin altında çünkü değil mi bitti ve o bilmiyorsa gitsin maliye bakanına sorsun koş oldu gözlerinin içine bakın yeter diyordu abone ol ben ona bir sormasa o diyecek ki o bizim

şehirlerde geçti ya hani ve. Anadolu’daki şehirleri geçti. Anadolu’daki büyük bir kısım. Efendiler onları soru sormuyorsun onlar mı zaten onlara da. Normalde onlar sana bakmıyor zaten sen onları bakıyorsun bak. İrem bak. İrem bakıyorum feyz alıp gider an dedi bana böyle baktım. Maşallah. Sübhanallah dedim ya bakıyor bakıyor. Face’den ip gidiyor. Dini öğrenmek yoksa ha böyle. yapmazdı sorardı haberine bu sahabe nerelerde. Nefis. Olur onları sorardı bu sahabe nerelerde helaka gideriz onları sorardı bu sahabe her şeyini sorardı herşeylerini soranlar.

Ben her sabah namazında rüya anlatırlardı o rüya anlatan olmazsa. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri kendi rüyasında anlatırdı ve hatta kendi rüyasına. Hz. Ebubekir efendimiz yolu vardı. Bu sefer dedi. Ben sizin rüyanızı yollayabilirmiyim. Ya. Resulallah. Bir de diyor da dedi ki gökten inen halat dedi. Kuran’dır bu diniz ne dedi senden sonra ben tutacağım. Sen benden sonra dedi. Ömer tutacak ya ondan sonra dedi. Osman. Türk’ten açın rüya tabirlerine. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri ile alakalı hadis

kitaplarında. Rüya bazı var bu sesi. Ondan sonra. Ali tutacak dedi. Ali’den sonra halat kopuyor. Ondan. sonra da diyor fitne başlayacak halat kopuyor. Çünkü şimdi işte insan şeyi ne soracak başkasına değil o zaman sorma da utanma var mı yok. Allah muhafaza eylesin bir kimse dinini öğrenmek için ne yapacağız utanma yok ne soracak. Evet başka kimse sorulmaz. Eyvallah bir sufinin bu manada soracak kapısı üstadıdır üstadından başka bir kimsede değildir ve da o kimse sormakta. Eğer ki çekilmezse. Allah

ona iyiyim ver bu bilmediğini soracak. Allah bizi onlardan eylesin ve yine sufiler için bu öğüt var ya öğüt bir kimse terbiye etme öğüt kadar kıymetli bir yoktur bunun meydana çıkması için. Nasihatı meydana çıkması için de muhakkak ne lazım. Soru lazım. Allah muhafaza eylesin ve yine. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri diyor ki hani. meşhur ya eğer. Utanmıyorsan an istediğini yap var mı bu çok eski bir hadis neden ta geçmiş peygamberlerden geliyor. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem.

Hz. Diyor ki 4 Hasret peygamberlerin sünnetlerindendir. Ha ya utanma güzel koku sürünmek misvak kullanmak ağız temizliği. Bir de evlenmek. Bu bir kimse evlenmeyi terk ederse bütün. Adem’den. Muhammed mustafaya kadar gelen bütün peygamberlerin sünnetini terk etmiş olur bro yüzden evlenmeyi düşünmüyorum demek peygamberlerin sünnetini terk etmek demek ya diyecek ki. Ben evlenmeye muhdedir değilim mi. Evet olabilir sağlık fiziki psikolojik olarak buna uygun değildir bunu diyebilir öbür türlü evlenmeyi düşünmüyorum demeyecek. Allah muhafaza eylesin ve. Hani utanmazsan istediğini yap

var ya. Geçmiş peygamberlerden gelen. Allah muhafaza eylesin bu öyle bir tehdit vari bir söz. Kia. Kia bir kimse. Sen utanmazsan ne yapıyorsan yap. Çünkü bu utanmadın dan dolayı hayvandan daha aşağı mahluk oldun bu hayvan dayı utanırken ama. Sen utanmadın halde utanmıyor saha hayvandan daha aşağı. Malik oldun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden biz hayali ehli olma utanma ehli olma yolunda olacağız ve bu out anmayı da üzerimizde ne yapacağız tesis edeceğiz. Allah affetsin bizi hal. Allah. Resûlü sallallahu

aleyhi ve sellem. Hazretleri buyurdu ki sahabelere. Allah’tan hakkıyla haya al sahabeler. Dediler ki biz. Allah’a ya ediyoruz. Allah’tan utanıyoruz. Allah andır lan. Ya. Allah. Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri dedi ki söylemek istediğim bu sizin anladığınız hayata değil dedi. Ama. Allah’tan hakkıyla haya etmek başı ve onun taşıdıklarına. Bahattin’i ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza. etmem ölümü ve toprak saç örmeyi hatırlaman dır kim ahireti dilerse dünya hayatını ziynetini terk etmeli ahireti bu hayatta tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri

yerine getirirse. Allah’tan hakkıyla haya etmiş olur o zaman ne yapacakmışız asıl hayaliymiş. Az önceki sohbette anlattığım gibi hani. İhsan mertebesine ulaşmak bu ne bütün azalarını günahlardan uzak tutmak bu yetmedi. İçini de. Bahattin’i diyor çünkü. Bahattin’i ve onun ihtiva ettikleri mi. Bahattin’i ve onun da ihtiva ettiklerini. Bartınlı kalbin düşünce var havatır. Aklından geçenler bunları da günahlardan sıyırmak temizlemek hayal etmek günahı. Düşlemek günahı tasavvur etmemek günahı planlamak bu insanın iç temizliği ne günahı kalbinden geçirmemek günahı aklından geçirmemek

havatır çok kötü havatır bunlardan uzak tutmak iç dünyanın günahlardan uzak tutmak iç dünyanın şirkten uzak. tutma iç dünyanın her türlü kötü ahlaktan uzak tutmak inmiş nefret etmiş. Gıybet duygusu dedikodu duygusu içeride daha bunlar bariç batınını iç dizaynını düzgün tutmak temiz tutmak bakın o zaman o kimse hayatının tadını alacak için çıfıt. Çarşısı olmayacak için çıfıt. Çarşısı olursa dışında onu olacak. Hani. Hadi şaşırttı buyurdu ya bir organ vardır o temiz olursa bütün vücut temiz olur. O da kalptir

dedi. O zaman kalbi temiz tutma kalbi bu manada günahlardan arındırmak o kalbini günahtan. Arındır mazsan elin günahı günaha gider kalbini günahtan. Arındır mazsan gözün günaha girer kalbini günahtan arındırma. San. Elin ayağın uzunların günaha gider o zaman günahı kesmenin günah yolunu kapatmanın yeni kalp. Tire kalpte bugün ah nasıl oluşur şeytan oturursa içine şeytan oturursa. günah düşünmeye başlarsın şeytan oturursa kalbine senin bütün vücudunu ihata eder şeytan ve şeytanın eyle koyacağız kalbimizden. Zikrullah ile yine. Hadise taze. Peygamber sallallahü

ve sellem. Hazretleri buyurdu. Eğer kalpte. Zikrullah yok ise kalbe şeytan oturur bu. Eğer. Zikrullah oraya oturursa o zaman diyor kalp kalbin dışına çıkar kalbi eve benzetiyor o zaman bir kimsenin kalbinde. Zikrullah varise şeytanı kovdu kalbinden yok kalbinde. Zikrullah yok ise o şeytanı kovam adı o zamanın kalbinden kötülükler geçecek mi eve o zaman kalbinden. Günahkar haberler geçecek mi. Evet bu kalbinden. İçinden geçenleri daha önce sorumluydu müslümanlar ama sonradan bir ayeti kerime geldi. Allah sizin kalbinizden geçenleri dedi

hani hesaba çekmez bakın o ilk ayeti kerime duruyor orada da. Bu kim için bu sufiler. için bazen. Hani bunu ehl-i ilim öyle der. Hani. Kur’an’daki. Nasuh. Mesut meselesi bir âyet-i kerimeyi başka bir ayeti kerime hükmünü ortadan kaldırması gibi bunu sufiler çok kabullenmek istemezler. Derler ki. Allah’ın ayetlerini hiçbir ayetini hiçbir ayet ortadan kaldırmaz tecelliyat anında ortadan kaldırmaz ya o ayeti kerime belli bir sınıf kendisine bu ayeti kerime bana diyebilir işte sufilerde. Allah sizin kalbinizden geçenlerden hesaba çeker

ayeti kerimesinin kendilerine at ve derler. Derler ki avam insan bu ay dikerim eden soru değil mi avam insan. Evet bu ayeti kerime var kalbinden geçenlerden sorumlu değil ama sufler için sorunlu. Sebep senin kalbinden kötülük geçerse. Ben şimdi işin başka tarafına bakacağım. Senin halin kapanır kalbinden kötülük geçerse senin rüyalarının dengesi bozulur. Senin kalbinden kötülük. geçerse senin ibadetlerinin dengesi bozulur. Senin kalbinde devamlı kötülük duruyorsa. Sen. Zikrullah alakasına gelirken daha iyi zorlanırsın. Senin kalbinde kötülük duruyorsa. Sen dersini çekmekte

zorlanırsın. Çünkü kalbinde devamlı kötülük çalışıyor kalbinde günah k-bar çalışıyor kalbinde. Zikrullah çalışması lazımdı kalbinde muhabbetullah olması lazımdı kalbinde devamlı. Allah’la alışveriş olması lazımdı ve. Allah. Celle. Celalühü senin kalbine de vakıfa. Allah senin kalbine hukuku kuvveti yoksa zannetme o zaman sen kalbi olarak her daim. Allah beni hiç olmazsa görüyor duyuyor benim kalbime de vakıf olarak düşün öyle düşünerekten yaşa ki senin kalbin. Tertemiz olsun. İhya olsun ve. Zikrullah ile hemhal olsun eve. Zikrullah ile hemhal olursa o kalp

haya sahibi oldu o. Zikrullah la. Hem hal olmazsa o kalp haya sahibi olmaz o kimse. sabır ehli iyi bakın o kimse sabır ehli dolmaz bir yerde lastiği patlarırım ama. Allah muhafaza eylesin. Rabb’im cümlemizi haya sahibi kullardan eylesin. Rabb’im cümlemizi sabredenlerden. Rabb’im cümlemizi heva ve hevesine uymayan lardan eylesin. Rabb’im cümlemizi şeytanın destesinden uzak olanlardan eylesin. Rabb’im cümlemizi kalbinde zikrullahın mu. Kim ettiği. Devamlı vezikul lahla hemhal olan kalpli ehli olan kullarından eylesin el-fatiha masal attı selam söyle o.

Amin. Önümüzdeki salı. Allah nasip ederse burada. Divan’ı. Kebir olmayacak bak. Allah izin verirse. Önümüzdeki salı bir. İstanbul programı olacak inşallah. Sizin. Önümüzdeki salı programınız var. İsmail sağ ol sen ne görüşürüz zaten ona binaen böyle biz bir program yaptık bundan sonra. Allah izin verirse inşallah o yüzden. Önümüzdeki salı. Burada normal yine. Sema olacak ama. Divan’ı. Kebir olacak. Allah izin verirse inşallah canavar sağlık sıhhat afiyet verirse bir aksilik olmazsa inşallah. İstanbul’a kardeşlerle bir gündüz yine her zamanki gibi

bayanlara akşamına da komple oradaki. He vakfın. İstanbul vakfın merkezinde. Sohbetimiz olacak. Hakkınızı helal edin. Allah razı olsun onu. Normalde bir sayfalarda duyurur. İnşallah arkadaşlar. Kardeşler burada. Divan’ı. Kebir var diye gelmesin kimse. Peki. Hakkınızı helal edin. Selamünaleyküm. İlgili Sohbetler 2. Marifet 4 kapı 40 Makam 16. Manevi yolculuk 4 kapı 40 Makam 10. Başkalarının aypılarını görmemek 4 kapı 40 Makam Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam

konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Sabır ve Kanaat 4 kapı 40 Makam sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=6U3xnKUCVx0