Duası hakkında bilgilendirir bizi bu konuda. Şerifler var ve bütün hadisi şerifleri toplamışlar böyle bir. Azam duası çıkarmışlar ve hadisi şeriflerin hepsinde de. Allah’ın kendi ismi. Şerifleri var o zaman. Azam o 99 ismi şerifinden birisi ama. Allah bu noktada kendisi ismi azamın saklamış sizin duanızın kabul olunduğu dua ismi azamdır en ihlaslı en samimi en içten en yürekten en gönülden yapmış olduğumuz dua ismi azamdır veyahut da gönülden yaptığınız. Allah’ın ismin meniz o ismi azamdır. O yüzden inşâallah birisi
demiş ki ismi azam. Allah lafzı. Celal birisi. İlahe illallahtır bir hadisi şerifte ya hay. Ya kayyumdur bir hadis-i şerifte ihlasın içinde denmiş bir hadis-i şerifte. Kürsi’nin içinde denmiş. Ha demek ki bunların. içlerinden birisi. Allah’ın 99 isimlerinden bir hangisinin olduğunu. Allah kendisi saklamış gizlemiş bu manada. Ben hayatım boyunca bu tip şeyleri. İslami dini hayatım boyunca bu tip şeyleri hiç tevessül etmed işte şuradan özel bir. Esma çekeyim veya şuradan özel bir dua edeyim yok neresinde. Ona bir bakayım
hiç benim öyle bir şeyim olmadı şeyhim bana bir ders verdi. Ben hayatım boyunca o dersi çektim veyahut da şeyhimin bana ruhsatı vardı dedi ki. Oğlum peygamberlerden birisi sana dedi rüyanda oldu ben çekmem dedim ben bunu anlattım şeyhime. Bana dedi ki. Oğlum peygamber efendilerden birisi sana bir ders verirse al çek p efendilerimizden birisi sana bir ders verirse. Onu çek bana söylem bana danışmana gerek yok dedi ben şeyhimin. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında haricinde bir tek böyle
manevi bir ders olursa ben onu çektim başka hiç kendimce ders çekmedim kendimce herhangi bir çekm kendimce herhangi bir. Esma çekmedim. Şeyhim ne dediyse peygamber sallallah. Aley ve sellem. Hazretleri veya peygamberler ne söylediyse veya sahabeler veya. Pir efendilerimiz ne dediyse ne kadar dedilerse ben onu çektim. O yüzden ben böyle çok bu tip şeylere. Muttali bir insan değil hiç aramam. Azam nedir diye. Allah lafzı celalindir kim itiraz edecek yok. İlahe illallahtır kim hayır o değil diyebilecek. Azam hayyül.
Allah kadir. Allahtır kim itiraz edecek. Hazret-i Ali efendimiz diyor diyor ki uhudda. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri. Müşrikler sıkıştırdığında. Ondan sonra şeyin çukurun hendeğin. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri böyle zikrederek. Kılıç sallıyor iş. Muazzam o o zaman o yüzden bu tip şeylere takılmayın inşâallah. Ölüm sonrası şefaat etmeye haiz. Hafız gibi bir kişi. Müslüman olmayan bir kişi için şefaat dileyebilir mi mümin mümin olmayan bir kimseye şefaat. Diler mi ki. Müminler kardeştir ayeti kerime. Mümin olmayan
bir kimse bir kimseyi mümin nasıl aklına getirsin ki vade farkı faiz değilir vade fark bu soruyu soran vade farkından kastı söylesin bize vade farkının çok değişik anlamları var kullanıldığı yerler var o yüzden faiz açıklamak farklı bir vade farkı dediğimizde kullanılış biçimi oradaki uygulanış biçimi farklı bir onu kim sorda açıktan sorsun rahat anlaşalım vade farkını soran kardeş nesini sordun farkının nesini. sord bu kitap 5 vadeli 8 bunu mu s bu kitapeli 8E Bir satıcı daha adından vade
farkı doğmadı alışveriş olduğu bu kitap vadeli 7 liraya bir kimse aldım sattım dedim bu faiz değil anlaşıldı. Bu kitap 5 lira aldım. Ama ben bunu vadeli ödeyeceğim. O zaman 7 lira. O zaman bu aldım dedi ardından vadeli ödeyeceğim dedi. O zaman buradaki 1 ticaret antlaşması fes oldu onun üzerine. Vadeli fiyat. Adam 7 liraya onu satarsa vade farkı ol ödeyemedi 5 ödeyemedi ödeyemedim 3 ay sonra ödeyeceğim. Ben buna vade alırım dersen bu faiz olur alışverişte vadeli alışverişlerde
fiyat farkı oluşması caizdir imamı azama göre. Azam der ki bir mal peşin 5 vadeli olabilir satılabilir ama sat esasında bir malda. iki fiyat olmayacak adam ya peşin aldığını beyan edecek ya vadeli aldığını beyan edecek alıcı da satıcı da bu kitap 5 lira vadeli 7 lira kardeşim 7 liraya 5 ay vadeli aldım o da sattım bu faiz olmadı. Anladınız değil mi müminin müminle olan alışverişlerinde bu. Müslümanlara dolaylı faiz yediriliyor ve midemize haram girdiği zaman isteklerimiz isteklerimiz kabul
olmuyor ya. Faizin bir direkt insana musallatı var o kimse kendi elleriyle gider faizde iştigal eder birisi birisinin bir esnaf başka bir esnafın çekini kırıyor faiz 10 liral çeki götürüyor 8 lira para alıp çıkıyor faiz bir esnaf bir esnafa işte borç para verirken 10 L veriyor 15 L alıyor faiz. Müslümanların. Müslümanlarla olan alışverişlerinde olmaması. gereken şeyler ticarette olanlar var ticarette olanlar da insanlar ya bilmediklerinden ya da gerçekten kasıtlı yapıyorlar. Ama öbür türlü insanın kendi elinde olmayan şeyler
var. Dairesinde bir borcu ödemiyor vergi derisi faizi kütle sana veya telefon borcunu ödemiyorsun faizi kütle sana elektrik borcunu ödeyemiyor kütle bağkuru kütle sigortayı kütletiyorum. Bunlar insanın kendi elinde olan bir değil evdeki. Çoluk çocuk elektrik parası ödendi faizle ödendi onlar ne diyecekler şimdi veyahut da adamın cebinde vardı da ödemedi veya su parasını geciktirdi faiz ödedi doğalgazı geciktirdi faiz ödedi adamda vardı da. M ödemedi ödedi. Bunlar da dolaylı olarak bize bulaşan şeyler. İslam’ın hükm edilmediği bir yerde. Bunlar
oluşacak ama diyeceksiniz ki faiz. İslam zamanında yok muydu. İslam yok ise neden. Faiz haram oldu. Demek ki vardı bu geçmiş ümmetlerde de vardı geçmiş topluluklarda da vardı. İslam hakim olduğunda da vardı. İslam hakim olduğunda. Müslümanların kendi aralarında yoktu dışarıda vardı. E bu sonuçta tarih boyunca var. Kolay para kazanmak. Çünkü 5 lir ver 10 lir al 5 lira ver 8 lir al alın teri yok. Herhangi bir yok bu tarih boyunca var bundan var giderse. Allah muhafaz eylesin
bizlere yerli malı tüketmemiz. Tavsiye ediyorsunuz ama yerli mallarımız fabrikatörleri dinimize karşı geldiğinden tüketmemiz hükmü nedir tofaşın sahibi ben iş yerine. Sakallı ve bıyıklı insanları almam diyor eresi gün hın helal tüketim maddelerinden yedikleriniz içtiklerin var ya diyorum ben yiyip içiyorsunuz bulardan yerli kullanın diyorum tükettiğiniz tofaşı tüketmiyoruz herhalde karnınıza katıyorsunuz iyi. dinleyin beni ben size. Tofaş alım demiyorum. Ne içiyorsunuz süt gidin. Evet yerli süt iticisin sütünü için gidip kola içmeyin gidip. Pepsi içmeyin gidin süt için gidin yoğurt
yiyin gidin şerbet yapın için evet gidin aranın konsant ne diyorlar on onu alın şerbet yapın için meyve suyu yapın yabancıların yabancı şirketlerin tüketim maddelerini kullanmayın gömlekmiş pantolonu iç çamaşırı ayakkabı almayın kardeşim tüketmeyin yemey verin içmeyi verin di ya yemey verin içmeyi kolay içmeyince mideniz mi patlayacak kola içince. Midemiz patlıyor. Pepsi içmeyince bir tarafımız. M eksilecek. Pepsi içince eksiliyor. Aslında benimse. Bu iç yabancı bir ürünün yabancı. Bir maddeyi kullanmayın tüketim olarak kullanmayın ha. Siz bir makine alacaksınız
işlerinize gidin en iyisini. Alın siz bir araba alacaksınız gidin en iyisini. alın gidin teknolojinin en üstünü kullanın bilgisayarmı. En üstün teknolojisini kullanın arabaymış. En üstün teknolojisini kullan uakm. En üstün teknolojisini kullanın otobüs. En üstün kullanın. Bunlar farklı şeyler ama gidip mcdonals yiyeceğim diye uğraşmayın hamburger yiyeceğim diye uğraşmayın bilmem ne burgerin önünde kuyruk olacağım diye uğraşmayın yemeği verin ya. Gidin lahmacun yiyin gidin. Pide yiyin gidin bildiğiniz köfte ekmek yiyin. Bilmem hangi yabancı devletin peyniri yeme kardeşim kendi
çiftçinin peyniri varken yeme kendi çiftçinin tereyağı sütü varken yeme kendi üreticinin meyve suyu varken meyvesi varken benim anlatmak istediğim bu. Hakkınızı helal edin kalp kalp hastalığı de demiş ya hastalıkların en ağrıdır tedavisi de en kolay olanıdır en ağır hastalığın tedavisi en kolay olur mu evet kalp hastalığı öyle bir hastalıktır. ki çok ağır bir hastalıktır insanı. Per perişan eder kafir eder imansız eder müşrik eder münafık eder kalp hastalığı insanın içerisine kuşku verir. İnsanın içini karıştırır hallaç. Mamu
gibi atar kapkara yapar yediğinden içtiğinden gezdiğinde tozdu undan yaşadığından lezzet alamaz tat alamaz kendisiyle düşman eder insanın kendisini etrafıyla düşman eder. Allah’la düşman eder peygamberle düşman eder. Üstadı yla düşman eder. Müslümanlarla. Cennetle cemaatle düşman eder cemalullah la düşman eder kalp hastalığı eğer o hastalığa düçar olursa o kimse şeytan oraya galip gelir hükmeder oranın. Kralı oranın padişahı şeytan olur kalp hastalığı ve yerleşir or oraya namazla insanı düşman eder şimdi namaz kılmayanlar var ya kalp hastalığına düçar olmuşlar.
Müslüman namaz kılmıyor. Müslüman oruç tutmuyor. Müslüman kelime-i. Tevhit getirmiyor. Allah’ı sevmiyor. Resulullah’a uymuyor. Müslüman hayatını dini realiteler uygun olarak yaşamıyor kalp hastalığı. Allah dinde gözü dolmuyor. Allah dediğinde kalbi kımıldamıyor. Allah dediğinde denilene doğru yürümüyor. Allah sesini unutmuş tıkamış kulaklarını tıkamış kalp hastalığı duymak istemez işitmek istemez anlamak istemez görmek istemez. Allah muhafaza eylesin. O hastalıktan. Hak ümmeti. Muhammedi korusun inşâallah. O hastalıktan dolayı çekeriz. Ne çekersek bize. İyiyi doğruyu güzeli hayrı yanlış ve eksik gösterir yanlışı eksiği. Haramı
bize doğru gösterir bizi şaşı akıtır bize ters gördürür ters duyduk ters düşündü durur o hastalığa duçar olan bir kimse. Allah’ı hatırına getiremez. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin hatırına getiremez imanı. İslam’ı aşkı muhabbeti sevdayı davayı aklına getiremez o hastalık bulaştı mı. değişik bir sürü bulaştığı yerler var o değişik bir sürü bulaştığı yerlerden bulaşırsa adamı çökertir çöker o kimse manen çöker madden de çöker fiziken de de çöker hal olarak da çöker. Allah muhafaza eylesin. Amin o hastalık
arttıkça adamın içerisini çökertir. Rabbim muhafaza eylesin. Amin bunun tedavisi. Tevhit imandır. Zikrullah muhabbettir aşktır ihlastır samimiyettir iyi niyettir bunun tedavisi. Allah yoluna sımsıkı yapışmak bunun tedavisi namazdır oruçtur bunun tedavisi. Salih kimselerle beraber. Olmaktır iman etmiş olanların dolaşmaktan ve insanların yanında durmaktır bunun tedavisi. Allah’ı seven. Aşık insanlarla dost. Olmaktır bunun tedavisi gece namazıdır gece kalkıp ağlamaktır. Vaktinde dua etmektir bunun tedavisi yolda giderken. Allah deyip zikrederek gitmektir bunun tedavisi tevhidi çeke yürümektir bunun tedavisi. Allah yolunda hem. iç
olarak hem dış olarak mücadele etmektir bunun tedavisi iç olarak. Allah sevgisiyle yanıp tutuşmaktan her an. Allah sevgisiyle beraber. Bu haram ve helall riayet etmekten geçer bu güzel ahlakla ahlaklanmak geçer bir kimse. Allah’ı seviyorum diyorsa haramlara ve hallara dikkat edecek. Dikkat ederse hastalığa düçar olmaz. Eğer bir haramla ilişkimiz varsa hastalık bize bulaşmış kalbi bir hastalık. O bizim delmiş kalbimizi makkap yüreğimizi delmiş bizim ve. Haramı oradan sokmuş bizim içimizi delmiş orada bir fitneyi orada bir gıybeti dedikoduyu içimize
katmış bizim delmiş bizim bir tarafımızdan bir eksikli bir yanlışlık yanlışlığı bizim içimize kalkmış duvarı kaldırmış. Biz kendimiz harama karşı duvar örmüşüm kaldırıyoruz ve o taşı alıyoruz oradan. Haramı istiyoruz tövbe edersek o taşı gene yerli yerine koymuş. oluyoruz veya. Zikrullah yaparsak veya. Oradan geri dönersek o taşı yerine koymuş oluyoruz yine ımızı koruyor. Ama eğer devam ediyorsak ona kalbi hastalık bizde var. O zaman oradan bizi şeytan oradan nefis bize. Etmeye devam ediyor. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin günümüzün
ve bütün geçmişteki ümmetlerin insanların da hastalığı kalbi hastalık. Allah bundan bizleri korusun inşâallah ve bu insanlar çok önemli. Burası çok önemlidir. İnsanlar dışları değiştirebilirler kalplerini değiştirmedik müddetçe dışlarına. Onlar işi götürürler y. Müslümanlar böyle genelde bu tarih boyunca dıştan insanları analiz etmişler. Şimdi de öyle değil miyiz bir genç bir arkadaşın. Ayağında bir kot pantalon görüyoruz biz onu böyle işte. Namaz kılmayan oruç tutmayan dinini yaşamayan birisi olarak nitelendiriyor hemen dıştan hükmediyor veyahut da onun işte. Üzerinde böyle değişik
biraz daha sportif kıyafetler görüyoruz veya saçı sakalı böyle sportif kesilmiş veyahut da işte bu günün modasına göre kesilmiş biz ona hemen hükm ediyoruz dıştan karar veriyoruz. Kıymetli kardeşlerim ehli tasavvuf iç ile uğraşır dışla uğraşmaz biz insanların sakallarıyla sarıkları la cübbeleri le pantolonları la gömlekleri le saç şekil ve sistemleriyle sakal bıyık şekil ve sistemleriyle uğraşmayız ben dini hayatım boyunca uğraşmadım ve uğraşmanız tavsiye etmiyorum. Sufi ehli tasavvuf kalple uğraşır başkasının kalbiyle de değil kendi kalbiyle uğraşır. Resulullah buyurdu
ki başkasının kusurlarını araştıran kimse kendi kusurunu görmekten uzak olur bir başkasının ayıbıyla ilgilenen kimse kendi ayıbını göremez bir başkasının eksiği noyla uğraşan bir kimse kendi eksik ve noksanlıklarını tespit edemez tamamlayamaz. Allah yolcusu. hak yolcusu kendi kalbiyle ilgilenir kalbine huzur eder bakar kalbindeki eksiklikleri noksanlıkları bakar benim burada hangi sevgi yatıyor diye bakar kalbine kimin sevgisi var diye yatar semazen dönerken. Sema ederken eder kalbine huzur eder devamlı rabıtayı kendi kalbine eder kalbini zapturapt altına alır der ki. Rabbi
senin sevginden başka bir sevgi buraya inmesin. Senin muhammed’inin. Başka bir aşk buraya inmesin onunla uğraşır. Eğer bu noktada. Durmaz isek kendi kalbimize bakmaz isek geçmiş ümmetlerin ve insanların ve geçmiş insanların ve günümüz insanların düşmüş oldukları çukura. Biz de düşeriz. Allah muhafaza eylesin hiçbir zaman kimsenin dışıyla ilgilenmeyin pek size bir sarsa cevap verime tebliğ etmeye gayret edin siz onu elinden tutup derse götürebiliyoruz ona gayret edin sakın şunu söylemeyin ha. derse geleceksin ha bak kot pantolon giyip de
gelme derse geleceksin ha kısa kollu giyip de gelme derse geleceksin ha böyle body geyip de gelme derse gelece. Aman sakın ha o kimse gelsin. Ben hep öyle düşünürüm derim ki buradan cemaatten birisi. Kalp ile yürekten. Allah dedi kimin dediği belli değil hepimizin affına sebep oldu hepimizin affına sebep oldu hepimizin kurtuluşuna sebep oldu. Allah değ işte. Nasıl ayırır nasıl ayırırız insanların dışına bakarak daan asla. Biz kuk uğraşmayız cevizin kabuğunu kırarsın içini öyle yersin cevizin kabuğundan yiyebilir misin
yiyemezsin o zaman. Kab kabukla uğraşmayın. Siz içiniz de uğraşın için kendi cebinizi cevizin kendiniz kırın ve kendi içinize hükmedin kendi içinize tecelli edin kendi içinize. Bugün ben daha fazla kimi sevdim. Bugün ben daha fazla kimi zikrettim. Bugün ben daha fazla. Neyi düşündüm insanlar ehlini iaşesini temin için sarf ettiği nefesten hesaba çekilmez. Ticaret yapıyorsun alıyorsun satıyorsun. Bir yerde çalışıyorsun alıyorsun satıyorsun çalışıyorsun orada harcadığı nefesten orada konuşmak. Zikrullah gibidir onun onunla alakalı konuşmak sohbet etmek onunla alakalı uğraşmak.
Zikrullah gibidir. İnsanlar boş kelimelerden boş sözlerden hesaba çekilirler. Sakın ha ham sokuluk yapın ticaret yapan memurluk yapan bir yerde işçilik yapan iaşesini temin etmek için çalışan kimseyi gaflete düşmüş olarak görme gaflete düşmüş kimse harama düşen insandır gaflete düşen insan gaflete düşen insan işesin tem ini bir başkaları baksın diye gözünün içine bakan. Açan kimsedir. Sakın ha ham sofuluk yapmayın ticaret yapıyor birisi. bak dünyayla uğraşıyor. Ticaret yaparken sevap kazanıyor beş vakit namazını kılarsa o. Ticaret yaparken çoluğunun çocuğunun
iaşesini temin için çalışırken. O ibadet ediyor ama be vakit namazı kılmak hams vardı benim ilk. Derviş olduğum zamanlarda işte orada ticaret yapıyor onlara laf söylüyorlardı yok şeyhi gelmiş de şeyhi orada geldiği halde hala da. Ticaret yapıyormuş. Ben diyordum ki ne yapacaktı adam senin gibi boş mu gezecek boş gezip el mi açacaktı boş gezip hangisi beni yemeğe davet edecek diye gözünün içine mi bakacaktı boş gezip acaba ya. Kim bana bakar mı diye bakacaktı. Allah muhafaza eylesin. O
yüzden kimseyi dışarıdan hükm etmeyin kimsenin dışına bakmayın bizim yolumuzda. Bunlar yok herkes işine gücüne bakacak herkes çalışacak. işine gücüne bakan. Derviş kardeşimiz daha çok hoşuma gidiyor soruyor. Ne iş yapıyorsun ben boşum git boş adamdan. Olmaz boş adamdan. Derviş olmaz çalışmayan adamdan. Derviş olmaz ben 46 yaşındayım 14 yaşından beri ev bakıyorum 14 yaşından beri de çalışıyorum 9 yaşından beri çalışıyorum parayı tanıdığından beri çalışıyorum ben iş yokmuş laf iş yok dafına inanmıyorum ben çünkü 35 yıldır iş var.
Bana bana varsa herkese vardır. Bana varsa herkese vardır çalışacaksınız çalışırken harcadığınız zaman var ya o çalışırken harcadığınız nefes. Evet ibadet hükmünde namazınızı kılarsan dışarılara insanı dışarıdan hükm etmeyeceksiniz. Vay ya bu mal haramsız olmaz sana ne. Sen beraber mi çalıştın adamla bu arabaya haramsız binilmez sana ne beraber mi çalıştın adamla kasasını mı tuttun çetelesini mi. Tuttun adamın. Allah muhafaza eylesin. Bunların hepsi de kalbi hastalık kalbinize bakacaksınız bir başkasını eleştirel olarak baktığınız anda düştüğünüz birın kus gün and
düştüğünüz anda bakın bir başkasının kusurunu gördüğünüz anda diyor birinin kusurunu görüyorsun değil mi hataya düştüğün an. Et kalbine dön içine dön. Et içine dön kulağın duyuyorsa dahi. Tıka başkasının kusurunu duyma işitme gözün görecekse ört görme başkasının kusurunu. O senin için bir olur o senin için atlaması zor bir hendek olur o senin için geçirmesi zor bir yer olur niçin. O adam 3 gün sonra gelir şeyhine. Efendimize gördüğünü anlatır sen ona kuşkulu davranırsın. Ben geçen gün bunu böyle
hata yaptığını görüyorum. Şimdi bir de peygamber efendimizi gördüğünü söylüyor dersin onun tövbesini. Allah’ın onun tövbesini. Kabul edeceğini. Unutursun onun. Zikrullah alakasını aff olacağını. Unutursun onun. Belki de bir gece yarısında oturup. Allah deyip gözyaşı döküp ağlayıp kendisini affettirdi. Unutursun ve dersin ki bu adam peygam göremez işte hükmetti işte gittin o senin ayaklarının sallandığı yerdir. Ondan sonra da kalkar soru sorarsın. Efendim hem yalan sölüyor efendimizi görüyor olur mu bu olur adam yalan söylemiştir tövbe eder. Allah da onu
gösterir senin yanında yalan söylemiştir doğru köşeye dönmüştür. Rabbi demiştir. Ben şuradan çok zorlandım yalan söylemek zorunda kaldım sen beni affet demiştir. O da affetmiştir senin elinde mi. Allah senin oyuncağın mı. Allah senin kontrolünün altında mı. Allah muhafaza eylesin. Amin kalbi hastalıklardan korusun cümlemizi ümmeti. Muhammed’i korusun. o yüzden kalbinize rabıtanın kuvvetlendir kendinize kuvvetlendir. Eski arkadaşlardan birisi bundan bir buçuk ik yıl önce karşılaştık ağladı ben dedi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini göremiyorum dedi dersini çekiyorum dedim ben
çekiyorum şu oluyor mu oluyor bu oluyor mu oluyor bu oluyor mu oluyor. Ne oldu dedim ya ne yaptım da dedim ben sana köstü daralı dedim. Vallahi bilmiyorum dedi bana suçu neymiş biliyor musunuz böyle açık dolaşan açık dolaşan kadınlar var ya hep onların içinden fahişe diyormuş telefon açtım dedim gel geldi bu iş yerine dedim bu açık dolaşan ortalıkta kadınlar var dedim ben onları gördükçe içinden hep fahişe mi diyorsun dedim ben boynunu büktü değil değiller mi ki dedi
sen böyle düşündüğün müddetçe dedim ebediyen. sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini göremezsin böyle baktı senden için değişti demişlerdi dedi. Bayağı değişmişsin sen dedi bana dedim. Sen şeyhini de iyi dinlememişsin dedim ben de neden dedi sen şeyhin de onları fahiş demezdi dedim ben bir. Efendi hazretler söy bu durdu şimdi dedim. Sen bir istihare yap. Allah’a münacat et sen dedim bir. Rabbime münacat et inşâallah. Hakk’a dua ediyorum dedim. İnşallah sana bunu göstersin husisi olarak neyse birkaç gün oruç tutmuş
yalvarmış yakarmış gün son geldi 34 gün sonra dedi dediğin doğruymuş. Efendi rüyama geldi dedi dedi ki dedi evladım. Efendin sözünü ne dinlemiyorsun. Sen ne küstahlık yaptın ona dedi dedi tekrar geldi bu. Ondan sonra dedi ki ben senden ben sana. intisap etmek istiyorum dedim geçti. Allah yolunu açık etsin. Neden dedi hamag atsın sen dedim şeyhimin diliyle tabiriyle söylüyorum sen hamag atsın dedim doğruyu gördün ve bildiğin halde kabul etmiyorsun. O yüzden sana ders vermeyeceğim dedim. Peki ben görebilecek
miyim. Efendimizi dedi. Hayır dedim ben neden dedi. Sen bu halini koruduğun müddetçe bu halinde durduğun müddetçe. Göremezsin. Allah bizi affetsin. Kardeşler tasavvuf insanın kendisiyle ilgilenmesi başkasının eksiğiyle kusuruyla ilgilenmesi değildir başkasının yanlışlarıyla ilgilenmesi değildir başkasının eksikleriyle ilgilenmesi değildir. Sakın bu sizin kardeşliğiniz zedeler. Arkadaşlığınızı zedeler. Yoldaşlığı dedeler. Allah’a doğru yolculukta sizi sıkıntıya uğratır sekteye uğratır bu sizi birbirinize düşürür. Herkes birbirinin eksikliklerini ve noksanlıklarını araştırmaya başlar ki bunun sonu gelmez bu. şeytanın oyunudur bu kalbi bir hastalıktır. Rabbim muhafaza
eylesin. O yüzden bir sorudan sohbet çıktı. Sakın ha kendi kalbinize. Tefekkür edin kendi kalbinizi bu noktada devamlı rabıta altında tutun ve kalbinizdeki sevgileriniz bakın kalbinizdeki muhabbetlerin bakın kalbinizdeki. Meiller bakın kalbiniz nereye meyil ediyor kalbiniz kime meylediyor kalbiniz ne tarafa doğru yolculuk yapıyor. Allah’a doğru mu yolculuk yapıyor peygambere doğru mu yolculuk yapıyor üstadına doğru mu yolculuk yapıyor zikrullah’a doğru mu yolculuk. Yapıyor namaza zikrullah’a. Hakk’ın sevdiği amellere doğru mu yolculuk yapıyor yoksa nefis ve şeytanın emrettiği yola doğru
mu yolculuk yapıyor. Burası çok önemli sizin mütünü. Sizin şeyiniz sizin allah’ınız sizin peygamberiniz. Sizin şeytanınız sizin nefsiniz. Hepsi de kalbinizde dışarıda aramayın ben burada konuşuyorum bunları yine sizin. o içinizdeki şeyhinizi tabisiniz siz bana değil bunu açık ve net bir şekilde söylüyorum siz çıplak bir şekilde şeyhe tabi olabilecek kadar cesarete sahip değilsiniz. Siz içinizdeki şeyhe tabisiniz zararı yok. Ona tabi olun yeter ki o içinizdeki şeyhe tabi olun onun dediğini yapın razıyım ama keşke onu yapsanız benim meşhur
sözüm var diyorum ki beni dinlemiyorlar ş diyorlar. Herkes bana seni herkes çok seviyor. Ben de içimden gülüyorum seni herkes çok dinliyor. Ben de içimden gülüyorum için doğrusunu söyleyim diyorum. Beni seven bir tane beni tam olarak dinleyen olsa onu dergaha halife edeceğim dedi. Birisine baktı öyle nasıl dedi. Hatta dedim öyle birisini bulsam. Sen bu dergahın şeyisin. Ben de senin mdim bu zor bir. içinize bakın kalbinize kalbinizdeki sevdiklerinize bakın kalbinizdeki sevdiklerinize bakarak tan sevmeniz gereken yerle sevmemeniz gereken
yerin arasındaki dengeyi kurun muiz o aritmetiği kendiniz kurun ve deyin ki evet doğru ya. Biz burayı daha fazla sevmemiz gerekirken burayı seviyoruz biz. Allah’ı daha fazla sevmemiz gerekirken. Şurayı seviyoruz çünkü insanın sevgisi muhabbet ettiği sevdiği o insanı değiştirir dönüştürür. İnsan bir şeyi seviyorsa sevdiğine benzer bir şeyi seviyorsa sevdiğini rahat eder zor bir şeydir haklarınızı helal edin inşâallah. Hak cümlemizi hayırlı bugün böyle e belli bir y çekmeyi düşünmedim. İşin doğrusu vakit az kalıyor diye. Hem böyle sohbet
olsun dedim. Bir dahaki 9 ay. İnşallah dedim. Bir de çekeriz. Tabii bu arada. Zikrullah yapmayacağız manasında değil inşâallah. Hatme yine. niyet edeceğiz inşâallah. Hak hatm bizi kabul etsin. Allah razı olsun uzaktan yakından gelmişsiniz. Teşekkür ederim. Hayır için. Allah için bir adım fazla giden bir adım fazla giden öbür günlerden daha fazla alım götürür. Allah rahmet eylesin. Ben efendinin etrafında çok giderdim. Etrafındaki insanlar derlerdi ki ya neden bu kadar gelip gidiyorsunuz gelecek. Nasıl olsa işte bursa’ gelecek. Ben
susardım hep veya şuraya gelecek ben susardım hep anlamazlar. İnsan kendi kendine şöyle düşünür ya. Ne yapmaya geldiler ki bir gün sonra oraya gelecektir ne yapmaya gidiyorsunuz ki 3 gün sonra gelecek 10 gün sonra gelecek bunun tadını almak lazım. Allah tat alanlardan eylesin amin. Amin masul olan sevaplar. Kainat mevcudat. Sallallahu. Sellem’e gelmiş geçmiş bütün peygamber işan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediy. Vas ve sadar eyle. Amin mezar eyle. Rabbi fatlar himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Amin cihar. Faruk
osmanı zülmü. Ali murteza radiyallahu an efendimizin evlad-ı. Resulullah zevcat. Resulullah. Resulullah. Resulullah’ın ruhlarına imam-ı. Hanife imam-ı. Şafii imam. Malik imam-ı haneli hazretlerin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vası ve. Sedar eyle. Rabbi feı himmetler şefaat güzellerimiz eksik eyleme. Amin pirimiz. Abdulkadir. Geylani pirimiz. Ahmet pirimiz. Ahmet elevi pirimiz. İbrahimi pirimiz ş ş ş. Mevlânâ celalin. Mehmed muhin. R ruhlarına. H Vas ve eyle ya. Amin fez atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Amin ihlasi. Amin amin geçmiş. Mürşid kamillerin velilerin
evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına ayrı ayrı. Üstadımız mürşidimiz canımız cananımız sultanımız. Hazretlerinin. Amin v s eyle. Amin dül kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin. Ruhani seler ayrı ayrı. Amin ikimize gelmiş geçmiş. Osman alden gelmiş geçmiş akımdan gelmiş geçmişlerin ruhlarına. Ruhani etlerine ayrı ayrı. Hedik vasip eyle. FZ atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Estağfurullah estağfirullahelazim ilahe. euz billahi mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm ilahe illallah ilahe illallah ilahe illallah. Resullah velhamdülillahi rabbil alemin. Kaynak Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış
ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir. İlgili Sohbetler