Dergah Sohbetleri Serisi

38. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Bu futbolla alakalı başka bir pencere açılabilir aslında da futbol muhakkak ki oynayanlara da seyredenlere de boş bir. Ama dünyanın üzerinde belli bir kültür var. Şu anda dünya üzerindeki kültürle öbür kültürlerin üzerinde bas oluşturuluyor. Siz bunu böyle bir kültüre ya ne olacak işte bundan bize ne deyip geçemiyorsunuz. Reddedemiyorsunuz. Reddetseniz dahi sizin o reddettiğiniz sizin içinize gelip bulaşıyor. O bulaşan sizin için baskın kültür oluyor veyahut da dünya üzerinde o bir baskın bir kültür olmuş oluyor. Bazı şeylerde böyle

bunu onu reddetmek kesin çözüm değil. Reddet istediğin kadar. Ya işte şimdi yakalı gömlekler giyiyoruz. Bu gömleği reddetmiş daha önce ulema demiş ki bunlar fren gömleği. O yüzden geyilmesi caiz değildir demiş. Şimdi. Hayır geyinmeyen kaldı mı? Kalmadı. Normalde bir. baskı kül haline geldi. Veyahut da işte giydiğimiz pantolonları normalde böyle bir pantolon kültürü var mıydı? İslam kültüründe yoktu. Reddettik biz bunu. Şu anda giyiyor. Bütün. İslam dünyası geliyor. Ha bir şeyi bütün. İslam dünyasını yapması onu caizleştirmez, onu meşrulaştırmaz

veyahut da insanların çoğunluğunun onu yapması bir şeyi meşru kılmaz. Ama bir baskın kültür oluşuyor. Belki de şöyle şuradan da bakılabilir. Bazı baskın kültürleri bazılarına bazı şeyleri insanlar iyi icra ederekten öbür insanların üzerinde bir baskın kültür oluşturabilir. Haram olmadı müddetçe. Işte çıplak baskın kültürdür. Biz daha çıplak olalım onları bastıralım. Bu anlayışta değil. Ama örneğin bazı spor dalları var baskın kültür. İşte o bazı spor dalların normalde meşruiyete yakın olan spor dallarında biz bir baskın kültür oluşturabiliriz. Bu sadece.

bir böyle tez reddetmektense bazı şeyleri bazı şeyleri iyi yaparaktan baskın kültür oluşturulabilir. Bir tez bu. Tekrar söylüyorum bunun böyle şimdi futbol oynamak haram mı? Değil. Birisi futbol oynamaya haram deme noktasında durmaz ki. Ama işte bunun üzerinden bir sürü haram olan şeyler var. Onlara bir demiyorum. Çıplak futbol oynamayı söylüyorum veya işte masa tenisi oynamak veyahut da işte ne o basketbol oynamak veyahut da voleybol oynamak. Bir çeşit spor dalları bunların normalde spor dallarının herhangi bir şeysine haram demek

mümkün değil. İnsan vücuduna, azalarına zarar vermedikçe karşıdaki kimsenin azasına, karşıdaki kimsenin vücuduna, aklına, mantığına zarar vermediği müddetçe biz ona haram demi mümkün değil. Ama işte kullandıkları kıyafet açısından bakarsak işte veyahut da kullanılan kültür açısından bakılırsa, kullanıldığı alanlar açısından. bakılırsa bir sürü sakıncalı noktaları var ama bunlar temizlenebilir veya bunlar dizayn edilebilir ya da hiç uğraşılmaz, reddedilir. Uğraşmazsın, reddedersin, dersin ki böyle bir ben uğraşmıyorum, reddederim dersin, çekilirsin. Ama sonuçta ondan sen etkileniyorsun toplum olarak etkileniyorsun. Ondan toplum olarak

etkilenmememezlik edemiyorsun. Reddetmek bazı şeylerde çözüm olmuyor. Reddedim dediğin senin içerisinde içinde o çözüm olmuyor. Belki o söz konusu olan şeyle makul dairede barışık durup onun senin üzerinde baskın kültür olmasını engelleyebilirsin. Bir tezbenik sadece bu futbolla alakalı. Bir de tabii dünya arenasında devletlerin gücü veya bir felsefenin gücü, bir inancın gücü sadece inanç noktasında kalmıyor. Devletin gücü sadece devletin zengin olmasında kalmıyor. Uluslararası arenada o devletler büyük devlet olduklarını, iyi devlet olduklarını, üstün devlet olduklarını veya o ülkelerin zengin.

olduğu, kültürlerinin üstün olduğu, inançlarının üstün olduğunu değişik etkinliklerle sergiliyorlardır. Spor bunlardan birisi. Askeri teşkilatlanma bunlardan birisi. Eğitim bunlardan birisi teknoloji bunlardan birisi bilgiye sahip olma bunlardan birisi. Siz futbola sadece bir spor dalı olarak bakmayın. Şu anda dünya üzerinde futbolla ülkeler kendi reklamlarını yapıyorlar. Futbolla ülkeler kendi kültürel baskınlıklarını ortaya koyuyorlar. Futbolla insanları uyutuyorlar. Bir de bu taraf var. Futbolla insanları eğlendiriyorlar. Futbolla insanların önünde işte. Franco’nun dediği gibi ben. İspanya’yı 30 yıl 40 yıl futbolla idare ettim demiş.

Bu tip şeyler de oluyor. Eyvallah. Oluyor. Bu bir şeyin seni kullanıp veya senin onu kullanmanla alakalı bir. Bir seni mi kullanıyor? Sen mi onu kullanıyorsun? Eğer bir seni kullanıyorsa bu o zaman bu tehlikeli bir. Seni istediği tarafa yönlendirebiliyorsa. tehlikeli bir. Ama makul olan bir şeyi sen kullanıyorsan, sen yönlendiriyorsan bu senin için tehlikeli değil. O zaman başkaları için tehlike. O başkaları kim? Burası önemli. Ama gönül arzu eder ki dünya üzerindeki bütün insanlar yönlenme ve yönlendirmeden uzak dursunlar.

Ama dünya üzerindeki bütün insanlar ne yazık ki yönlendirilir, yönlendirilir veya yönetilir. Bu kaçınılmaz sor. Dünya üzerindeki bütün insanlar tekrar söylüyorum yönlendirmeye ve yönetilmeye açık. Biz bir şekilde hepimizde yönlendiriliyoruz ve yönetiliyoruz. Bunun ne kadar farkına varır, ne kadar bazı şeylerden kendimizi dışarı çıkarırsak o kadar yönlendirmeden ve yönetilmekten uzak duracağız. Ama bu insanların bireysel bireysel fikri özgürlükleriyle alakalı biz dinin, İslam dinini bireysel fikri özgürlüğümüzün alanı olarak görmediğimiz müddetçe yönlendirmeden ve yönetilmekten kurtulamayız. Altını çiziyorum tekrar. İslam dinini bireysel.

özgürlüklerimizin alanı olarak görmediğimiz müddetçe yönlendirmeden ve yönetilmekten uzak duramayız. İslam dünyası dini sadece namaz kılmak olarak biliyor, oruç tutmak olarak biliyor. İbadet etmek olarak biliyor. Dinin fikri yapısına bakmıyor. Mesela. İslam dini. Şimdi insanlar. İslam dininin dünyayı devletleri dizayn eden, devletin hukukunu dizayn eden, insanların ikili hukuklarını dizayn eden, alışveriş hukukunu dizayn eden, insan haklarını dizayn eden, hayvan haklarını dizayn dizayn eden, doğanın, tabiatın haklarını dizayn eden bir düşünce sistemi, bir inanç sistemi olarak görmek istemiyor. İslam dünyası da

görmek istemiyor. Bunu böyle görürseniz mücadele etmek zorunda kalacaksınız. Bunu böyle görürseniz sizin tavrınız ve tarzınız değişecek. Namaza yaklaşmanız değişecek. İnsanlara yaklaşmanız değişecek. Devletle olan, devletle olan ilişkiniz değişecek. Hukukla olan ilişkiniz değişecek. İnsanlarla olan ilişkiniz değişecek. Hayvanlarla, doğayla, sokakla,. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında böceklerle, her şeyle olan ilişkiniz değişecek. Ama. İslam dinini sadece namaz kılmak, oruç tutmak, işte zekat vermek ve işte insanları sadece ne bileyim belli ibadetleri etmekle mükellef bir noktaya koyar da geri kalan tarafını

kenara atarsak, unutursak, rafa kaldırırsak biz yönlendirmeye ve yönetilmeye hazırız. Ya mesela hani siyasetçiler konuşurlar ya camiler açık değil mi? Namazınızı kılmıyor musunuz? İnancınız serbest değil mi? İstediğiniz gibi inanmıyor musunuz? Bu yönlendirme ve yönetilmedir. Sizin istediğiniz namaz kılmak. Camiler açık. Birer tane de oraya memur koyduk. Gidin namazınızı kılın. Bizim müsaade ettiğimiz zamanlarda. Ne zaman? Öğlen namazı mesaiden gelirse kılamazsın. İkindi namazı mesaieden gelirse kılamazsın yine. Cuma namazı mesaieden gelirse kılamazsın yine. Ama cami çıktır orada. Ya der ki

sana camaat çık değil mi? Tofaşta. olursan namazı kılamazsın. Rena olursan namazı kılamazsın. Borçta çalışırsan namazı kılamazsın. O fabrikaların önüne devasa fabrikaları yaparlar. Önlerine birer tane mescit yapmazlar. Mescide olmuş olsa dahi yine namazı kılamazsın. Namaz kılacak. Müslüman toplumunda namaza özgür bir şekilde gidebilecek zaman mekan yoktur. Ama vuru cami açıktır. Gece namaz kılacaksan yine kapalı. Ha yassıdan sonra namaz cami yine kapala. Yatsıdan sonra sen camide yine namaz kılamazsın. Gece saat 1’de sen gidip orada namaz kılamazsın yine. Ama

söz olarak bütün. İslam dünyasında şunu şunu söylerler. Camiler açık değil mi kardeşim? Git namazını kıl. Sana namaz kılma mı diye var. İyi. Tofaş işçilerinin topluca cumaya gittiğini gördünüz mü hiç? Renault işçilerinin topluca cumaya gittiğini gördünüz mü hiç? Veya herhangi bir global bir şirketin müessirlerinin. topluca namaza gittiğini, namaza müsaade edildiğini gördünüz mü hiç? Hayır. Ama söylem olarak var. Namazınızı kılın. İşte. İslam’a bakış açısı insanın durduğu noktayı belirler. Eğer biz dine bakış açımız sadece ibadet etmek maksadıyla duruyorsa

ve sadece boş bir inanç, boş bir iman etme. Ya biz. Allah’a inandık. Biz. Kur’an’a da inandık. Ama. Kur’an’ın getirdiği özgürlükleri sağlamak, o özgürlüklere sahip olmak, Muhammed. Mustafa’nın getirdiği özgürlüklere, bireysel özgürlüklere, toplumsal özgürlüklere sahip olmak, onları yerine getirme, onları çalıştırmak, onları gayretle toplumun içerisinde dinamik haline getirmek, bir kural haline, bir hukuk haline getirme. Böyle bir olursa senin anını göbenden durdururlar. Burada her akan sular durur. Dinin yeryüzünde şu anda durduğu yer sadece ibadet noktasındadır. Ahlak noktasında bile değildir.

Ne. Hristiyanlık, ne. Musevilik, ne. İsvilik,. ne de. Muhammedilik, ne. Budistlik, ne. Hinduluk, hiçbirisi de bakın hiçbirisi de diyorum ahlak noktasında dahi değildir. Çünkü herhangi bir felsefenin, dinin ahlakı dahi deccaliyetin hoşuna gitmeyecektir. Biz dini ahlaki noktadan dahi yaşamamıza müsaade etmezler. Bizim yaşayamazsınız. İslam dinini ahlaki noktadan dahi yaşayamazsınız. İddia ediyorum. Bırakın ibadeti. Zaten ibadet noktasından yaşayamazsınız da ahlak ikili ilişkilerdir. Öyle değil mi? Ahlaki noktadan dahi yaşayamazsınız. Yaşatmazlar. Siz onu yaşamaya kalkarsanız başkaların ahlaksızlığına dokunmuş olursunuz. Sizin ahlaklı duruşunuz

başkasının ahlaksız duruşunu ortaya ve çıkarır. O kimse rahatsız olur ve der ki böyle yaşayamazsın sen. Şimdi kadınlar örtünüyor ya. Kadınlar örtününce örtüsüz olan kadınlar rahatsız oluyorlar. Diyorlar ki örtünmesinler. Niçin? Kendi örtüsüzlüklerini ahlaksızlık olarak görüyorlar. O yüzden örtünmeye karşı çıkıyorlar. Erkekler de o yüzden karşı. çıkıyor. Kendi hanımlarının ahlaksız duruşlarına bir işaret olmuş oluyor. Diyor ki örtünmesinler. Niçin? Ya kardeşim bu kadının örtünmesinden sana ne? Ne var bunda? Türkiye’yi. Humeynileştirecekler. Örtüyle humennileşecek. Türkiye. Hayır, onun arkasında şu var. Siz

dinin ahlakını da yaşayamazsınız. Siz dinin ahlakını yaşarsanız dinin ahlakının haricinde kalan insanlar sizden rahatsız olurlar. O zaman siz dinin ahlakını da yaşayamazsınız. Dinin ibadetini yaşayamadınız gibi. Çünkü dinin ibadetini yaşarsanız ibadet etmeyenleri rahatsız etmiş olursunuz. Diyeceksiniz ya bu enteresan bir olgu. Ben ibadet ederken başkasına nasıl rahatsız olur? Evet. Senden rahatsız oluyor adam ve senin ibadet etmeni istemiyor. Diyor ki ibadet etmeyeceksin. Sen ahlaklı durursan ahlaksız rahatsız oluyor senden. Diyor ki hayır böyle ahlaklı olmayacaksın ya. Bana benzeyeceksin. Ahlaksız

olacaksın. O yüzden burada başkalarıyla işim. yok. Sizin üzerinizde konuşuyorum. Siz dini, dini tekrar söylüyorum. İslam dinini sadece ibadet olarak görüyorsanız yanılıyorsunuz. İmanınız eksik kaldı. Kemale ermeniz mümkün değil. Bunu sadece ahlak olarak görürseniz yanılıyorsunuz. Kemale ermeniz mümkün değil. İslam dinini bir bütün olarak alacaksınız. Kur’an-ı. Kerim’in. Türkçesini okuyun. Bakın tekrar söylüyorum. Açın okuyun. Meal olarak açıp okuyun. Meal olarak oturup hadis okuyun ve hayatınızı, düşünce sisteminizi, inanç felsefenizi ayet ve hadislere göre yönlendirin. Hiç. Ahmet’e. Mehmet’e göre bakmayın. Hatta

daha ileri gideceğim sizler. Beni dahi dinlemeyin. Evet. Ne? Çıplak olarak ayet ve hadis okuyun. Anlayamadığınız yerleri gidin imamların içtihatlarına bakın. İmamların kitaplarından okuyun. Hanefisiniz. İmam-ı. Azam’dan okuyun. Bak. Hanefisiniz. İmam-ı. Azam’dan okuyun takıldığınız yerlere. Bu nedir? İbadetle alakalı. Açın. İmam-ı. Azam’dan okuyun. İşte nedir? İşte. hukukla alakalı açın. İmam-ı. Azam’dan okuyun. İşte nedir? Bireysel hukuk. Açın. İmam-ı. Azam’dan okuyun eğer takıldığınız yerlere. Ve göreceksiniz ki dünkü inandığınız din ile bugünkü inandığınız dinin arasında fark var. Ve şunu göreceksiniz aslında

burada dahi aynileşiyorsunuz. İslam dünyasının en büyük problemlerinden birisi aynışmesi. Cemaat fertlerinin aynışmesi, cemaatlerin aynışmesi, aile fertlerinin aynışmesi, aynı şirkette çalışan insanların aynileşmesi, aynı topluluğu, aynı havayı teneffüs eden insanların aynışmesi ve işçilerinde aykırılığın olmaması. Ailede aykırılık yok. İş yerinde aykırılık yok. Toplumda aykırılık yok. Cemaatın içerisinde aykırılık yok. Hiçbir yerde aykırılık yok. Aykırılığı olabilmesi için bir kimsenin ayrı bir düşünce, ayrı bir tarzı olması lazım. Bir kimse oradaki insanların içinden değişik bir düşüncesi olması lazım. Değişik bir fikri olması

lazım. Değişik bir düşüncesi ve fikri. olabilmesi için o kimsenin kendisini yetiştirmesi okuması lazım. Kendisini geliştirmesi lazım. Okumadığına göre, geliştirmediğine göre o cemaatın içerisindeki insanlar da ayneleşecektir. Aynileştiği zaman o insanlar oradaki o topluluğun yeni bir fikir üretmesi, yeni bir düşünce üretmesi, yeni bir jenerasyon üretmesi, yeni bir üretmesi, yeni bir hamle yapması mümkün değildir. Bu dergahta, evde, iş yerinde bütün her yerde vardır bu. Adamın işi aynileşir. Mesela benim kendi özel işim aynileşmiş vaziyette. Ben kendimi de eleştiriyorum bu

noktada. Tekrar söylüyorum. Benim işim aynıileşmiş vaziyette. Otomatiğe bağlanmış gibi, robot gibi. Al, getir, yap, sat. Bu kadar ayneleşmiş vaziyetler. Ben şimdi koysam oraya 15 yaşındaki bir tane çocuk, o çocuk da benim işimi götürür. Ayneleşmiş vaziyette işim çünkü. Değişen bir yok. Ben buraya aydileştirmemek için. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti mücadele ediyorum. Evet. Cemaatle aynışiyor. Ya bütün soruların hepsine bakmış olsanız 3 aşağı 5 yukarı hepsi de birbirine yakın sorulardır. Her hafta soruların 3 aşağı 5 yukarısı değişmez.

Içerik olarak aynileştiğinin resmidir. Kadınların sohbetine gittiğinde hala da kaşı aldırmak caiz mi değil mi? Saçı boyamak caiz mi değil mi? Tırnağı aynileştiğinin resmi otursak buradaki cemaatin içerisindeki dini perspektifte sizin şahsi özgürlükleriniz nereye kadar hiçbirinizde bilmiyorsunuz. Evli olanlar eşleriyle olan münasebetlerinde şahsi özgürlüklerinin nereye kadar olduklarını bilmiyorlar. Çocuklarınızla olan münasebetlerinde çocuğunuzun şahsi özelliği nereye kadar? Özgürlüğü nereye kadar? Sizin çocuğunuzun üzerindeki şahsi özgürlüğünüz nereye kadar bilmiyorsunuz. Evet. Arkadaşlıklarımız da aynı, dostluklarımız da aynı. Bu komple bir ayneleştirme programı. Bu

sadece sizin üzerinizde değil, dünya üzerinde var. Bu. Mercedes fabrikasında çalışan işçinin. aynışmesi neyse buradaki. Tofaş fabrikasında çalışan işçinin aynışmesi de aynı. Orada. Alman da aynışmiş. Buradaki. Türk de aynışmiş. Oradaki. Almanın da değişik bir düşünmeye, değişik bir fikretmeye, değişik bir yapmaya hakkı yok. Dönen çarkı bozar. Çünkü anında oradan işten atarlar, bir soruşturma tutarlar, bilmem ne yaparlar. Fırlatırlar, atarlar. Alman. Hans’ı. Mercedes fabrikasında öyle bir yapamaz o adam orada aynışmiş. Sabahle saat 400’te kalkacak 7.30’ta iş yerine varacak. 7.30’ta

girecek 4.5’ta çıkacak. 4.5’ta çıktığında aldığı parayı öbür büfede verecek. Onun düşünmeye, onun fikir üretmeye, onun herhangi bir şeyi dünya üzerinde bir şeyi değiştirmeye, kendi hayatının üzerinde bir şeyi değiştirmeye müsaadeti yok. Hafta sonu olunca alacak hanımını, çoluğunu, çocuğunu. O bir tane bilmem kaç aylık taksitle aldığı arabaya binecek. Gidecek kocaman global. şirketin, Mercedes’in öbür ortağının alışveriş mağazasına arabasını oraya dayayacak. Bir haftalık yiyeceğini alacak. Hazır gıdalarla beraber gelecek evine oturacak bir içecek. Maç seyredecek yatacak seks yapacak. Ondan sonra

sabahın tekrar işine gidecek. Çocuklarını yine sistem başka bir yerden yetiştirecek. Diyecek ki bu çocuğunu ben yetiştireceğim senin. Sen yetiştirmeyeceksin diyecek. Çocuk doğacak 2 yıl sonra 3 yıl sonra götürecek kreşe. Kreşle çocuk aynileşecek yine. Sistemin bir parçası gibi büyüyecek. Sistemin parçası olacak. Sistem bunu alacak oraya bir yere monte edecek. Ne iş yapıyor? O da. Mercedes fabrikasında cıvata sıkıyor. Sabahtan akşama kadar cıvata sıkacak. Akşam olunca çıkacak, tekrar gidecek, binecek arabaya. Bir ay içecekse bir ay içecek. Kafeye gidecekse

kafeye içecek. Kahve içecek. O adam gene kendama. Onun yiyememe özgürlüğü yok. Onun içmeme özgürlüğü yok. Onun telefonla konuşmama özgürlüğü yok. Onun araba almama özgürlüğü yok. Onun ev almama özgürlüğü yok. Onun giyizi almama özgürlüğü yok. Sizin de yok. Sizin de yok, benim de yok. Hiç buraya değişik kıyafetler birisi giriyor mu? Var mı değişik kıyafete giren birisi? Yok. Benim evimde yemek de var, ekmek de var, su da var, içmek de var ama ben bugün yemedim. Var mı rahatsızlığı

olmadığı müddetçe? Yok. Demek ki özgür değilsiniz. Demek ki bireysel özgürlüklerinizi vermişsiniz. Kendi kendinizi özgürüz zannediyorsunuz. Hayır özgür değilsiniz. En fakirinin evinde dahi koltuk var mı? Şu anda var. Hadi almayın. Evlenecekseniz kız vermezler. Evliyseniz hatun bırakıp gidersiniz. Siz ya kızı almak için alırsınız ya da hat gitmesin diye evri tutarsınız. Özgürlüğünüz. yok. Biz kaybediyoruz. Dini sadece ibadet olarak görmeyeceğiz. Çıkaracağız. İbadetten dışarı çıkaracağız. Sadece namaz kılmak değil bu. Sadece namaz kılmak değil. Ve kendinizi özgürleştirin. Cep telefonunuzu kapatıp günlerce

kapalı tutabiliyor musunuz? Kenarda telefonun fişini çekip koyabiliyor musunuz kenara? Arabanız var olduğu halde kilitleyip hiç binmeyeceğim diye biliyor musunuz? 15 gün arabayla gitmeniz gereken yere yeğen gidebiliyor musunuz? Hiç yürüyebiliyor musunuz? Parasızlıktan değil, özgürlüğünüzden dolayı. Bakın parasızlıktan dolayı değil. Parasız olunca mecbur ya diyeceksiniz ya bundan özgürlük olur mu ya bir dene bir olur bak kendini daha iyi hissedeceğim dini ibadetten çıkarın din bir düşünce sistemi başlangıçta inanç düşünmekle alakalı kalple alakalı. Dini düşünce sistemi olarak algılayın. Düşünce sistemi

olarak algılarsanız bazı şeyleriniz değişecek. Hakkınızı helal edin inşâallah. Cemaatlik, cemirlik, edep. ve tahsil gibi özellikler kişide hep var mıdır? Yoksa kişi belli bir zamanda bu huyları edinir mi? Normalde bunların hepsi ahlakla alakalı ve insanlar ahlaklarını güzelleştirirler. Cömertlik de cimrilik de ahlaktır. Bir kimsenin normalde ahlakı güzelleştir. Bu noktada bir problem yok. Bakara 10. Kalplerinde hastalık vardır. Allah hastalıklarını artırmıştır. Yalan söyleye geldikleri için onlara elem verici azap vardır. Her yalan kalpteki hastalığı arttırıyor mu? Bu normalde bu ayet-i

kerime kafirlerle alakalı. Bu normal yalanla alakalı değil. Onlar. Allah’ı inkar ettiler. O yüzden. Cenâb-ı. Hak diyor ki onlar yalan söylüyorlar. O yüzden hastalıklarını. Allah artırdığı inkarcılarla alakalı. Onlara buranın cennet bir ürünü rızık olarak verildiğinde bir daha önce rızıklandığım bu daha önce rızıklandığımızdır derler. Cennetin birbirini oraya gitmeden tadılır mı? Kadılır. Cenab-ı. Hak. Musa. Aleyhisselam’ın kavmine tattırdığı gibi üç ihlas, bir. Fatiha şerif amin. Amin. Resulullah olan sevaplar kainatında sahibat. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmiş geçmiş tüm

peygamber efendimizin ruhlarına ayrı eh vası ve selam eyle ya rabbi amin eyle ya rabbanlarını şefaat eyleme ya rabbi. Amin. Züren. Ali. Mada radıyallahu an efendimizin evladı. Resulullah dercat-ı. Resulullah ashab-ı. Resulullah ruhlarına ehli vası ve isar eyle ya rabbi amin imam imamı şafii imamı maliki imamı hammeli hazretleri ruhlarına ayrı ayrı eh vaz ve eyle ya rabbi ya amin seyid abdal ceylani pirimiz seyid ahmeder rfa pirimiz seyid ahmed el bedevi seyid ibrahim dostu kipirimi şanı şazeli şahın akşendi

muhammedi vahaddini şahın. Mevlânâ delalet hacı bektaş. Hacı. Bayramı. Veli. Mehmedi. Muhiddin. Müftadi. Hazretlerinin ayrı ayrı eh vasın ve sadar eyle ya. Rabbi ya. Amin. Düşünüşlü kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına ayrı ayrı hedik vası ve istidare eyle ya. Rabbi. Amin. Üstadımız, mürşidimiz, canımız, cananımız, sultanımız bayındır. Mustafa. Efendi hazretlerinin ruhani küselerini hedeik vası ve siz eyle ya. Rabbi. Amin. Al resulün ruhani kellererini hedik vası ve eyle ya. Rabbi. Amin. Müşri kamilerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhani kelerine

ayrı eh vası ve selale eyle ya. Rabbi. Amin. Alemize gelmiş geçmiş. Osman alemden gelmiş geçmiş akraba-ı talikatımızdan gelmiş geçmiş lına ruhaniyetlerine ayrı ayrı ehli vear eyle ya rabbi amin eyle ya rabbiatlarını himmetlerini şefaatını ellerimizden eksik eyleme ya estağfurullah estağfurullah estağfirullahelim kerim la ilahe ill hu el hay billah mineşşeytanir. Bismillâhirrahmânirrahîm. İlah illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. Muhammedahillahieminati. Amin. İlgili Sohbetler 710. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 414. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 307. Mustafa Özbağ Efendi

Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.