Mesnevi Şerhi

33. Mesnevi Şerhi (186-190 Beyit)

bu padişah o yana bilgili işbaşarır her şey yerli yerinde en iyi her şey yerli yerine core2 elçi gönderdi kuyumcu getirecek ya ve o iki bey bey semerkant’ta vardılar padişahta müjdeci olarak kuyumcunun kapısına ulaştılar dediler ki bu ey bilgi definer de olgun usta adı nsa’nın şehirlere yayılmış işte bak filan padişah kuyumcu başına seni seçti çünkü pek olursun sen bu padişah ne almış okuyucu getirmek için bilgini iş başlarız her şeyi yerli yerine co2 elçi göndermiş demek ki birisiyle görüşmeye gönderirken birisini bir elçi gönderir kenara ya bir aracı koyarken dikkat edeceksiniz bu ehlini seçeceksiniz allah emaneti ehline vermeniz den hoşlanır ama her şeyin bir ehli vardır ama siz bir işte elçi kullanacağınız zaman o işe elverişli elçiler kullanacaksınız bu ve her şeyi yerli yerine koyan bilgili ferasetli nerede ne iş yapacağını nerede ne konuşabileceğini bilen ehl-i siyaset o o ya hani her doğru her yerde söylenmez her doğru herkes her yerde söylemek herkesin hakkı değildir derler ya bu doğuşta feraset ehli olacak o işte siyaset ehli olacak ya o işte bilgili olacak bak o işte maharetli olacak bu analizi kuvvetli olacak sözü kelâmı kuvvetli olacak aklı fikri kuvvetli olacak kalbi kuvvetli olacak herkes her şeye ehil değildir bu ya herkes her şeyin durum derse kıyamet kopar ve bu basiretsizlik bir edepsizliktir herkes her şey kendimi ehil görür yalnız evet hadi bilecek insan her şeyi kendisinin ehil olduğunu zannetme ye cek bak herkes her şeyi değildir ben ne anlarım motor tamir etmekten bu arabayla alakalı bir şey olacaksa o zaman cevdet usta gidecek cevdet usta bak ya bu motorda bir şey varmış motordan o anlıyor arabadan o anlıyor ama bilgisayardan bizim salim anlıyor ya onunla alakalı bir görüşme olacaksa salim gidecek bu salim git bak bakalım ya ben ne anlarım ramdan bilmem neden onun çekirdeğinden çıkardığından adamım ki ben onun dilini biliyor o gidecek görüşecek bekar acısı olacak ha ha demek ki herkes her şeyi değildir ve herkese kendini her şeyi hiç görmesin distur ne almış padişah en bilgili bu işbaşarır bir baktım bilgi yetmiyor bak video işi başaracak yerli yerine her şeyde yerli yerine koyacak ya her şeyde yerli yerine koyacak dikkat o bir adam bilgisi yoktur bir işe gönderirsiniz batırır sizi o bir adam işbitirici değildir gönderirseniz zarar ettirir sizi de adam herşeyi yerli yerine koyan kapasitede değildir bankadaki laf söyler çökertir sizi ama siz başka bir iş için onu göndermişsiniz dir temsile o siz orada batının çıkarır sizi ve sufiler böyle şeylere çok dikkat ederler allah rahmet eylesin şeyh efendi hazretleri dedi ki mustafa efendi yanında çok yemek yiyen çok konuşan anneler boş kelimeler kullanan insanların taşıma oğlunda en çok uyuyan onur olmazsa yiyen içen isteyen balon oraya buraya o öyleleri vardı alıp bağlıya ihtiyacı değil bir şeydi bu ayakkabı kaçak oğlum sana ne ya buraya nereye geldin sen sufle geldin ve hatta orada gittiğim bir derviş ne ayakkabıcı bu ayakkabı kaç aya nasıl olur ayağım acaba ki oğlum ayakkabı alacaksan başkasından al mı o adam şimdi senden para almaya kalkar sana ucuz vermeye kalkan sen ona zarar verirsin yapma ama sen oraya derse gitmişsin karnımız acıktı ya nerede yemek yiyeceğiz eve git oğlum başındayım o orada sorulmaz o zaman bir yere birisini gönderirken sesli temsil edecek o kimse bu bir yere semaya gidiyorsunuz o sizi temsil ediyordu ve o semazenin gözü kayıyorsa kadını kıza götürmeyecek ve o ilahisi ilahi söylerken hangi kız ya daha ediyorsa götürmeyecek bu ederek herkes her şeyde yerli yerinde olacak bir yanda boş kaldı ya hadi sen de gel hayır neden oraya hedefsiz bir kimse görmesin pişmemiş bir kimseyi görmüşsün o bilmez cho3 günlükler bir şey olduğunu vay ya buraya bir derviş geldi iyiydi iyiydi gitti bu bir daha hoş geldin ya konuştu gitti en büyüğü sözünü kesiyor mu büyüğünden önce mi hopluyor büyüğünü tanımıyor mu senin başında bir amir var ne ilahicilerin başı kim tahsil dinlemiyor kötü can onu neden o gel dediğinde gelmez git dediğinde gitmez şu ilahi okulu’nda hayır onu kanalımın okuyalım var yani ince bir şekilde sel ağabey ya bir sesimiz kısık şunu oksak olmaz mı ve arkadaşları sesi yoğun şunu okuyalım ya sen bilirsin yine rohan okuyamayız yok yapmazsan git ne işin var burada o zaman ah ah yerli yerinde o ne almış padişah bilgili iş bitirir her şeyi yerli yerince yapan insan göndermiş bu üç tane özellik var bakalım bilgini da bilgili biri soracağım ona çünkü sema ederken neden başınız dönüyor biz çok çalıştık da o yüzden dönmüyor iyi önceden çalışıp tadı olaydı ya ne var mı çok çalışıp sema eden birisi o edep mı hah sema’nın ne olduğunu bilecek semazenin ne olduğunu bilecek dervişliğin ne olduğunu bilecek sufiliğin ne olduğunu bilecek üstada hürmeti bilecek büyüye hürmeti bilecek içinde bulunduğu yolu bilecek bu öbür türlü sen aldığı oraya hizmetçi olarak götürmü senin oraya götürme kardeşim 13 vasıf ama sen ve ki gönderiyorsun oraya ama sen görüşmeye birisini gönderiyorsun sen oraya hizmete birini gönderiyorsun sinüs 3 vasıf üzerine bulunacak bilgili bilginin içerisinde kur’an ve sünnet haramlar helaller bu bilginin içerisinde güzel ahlak bilginin içerisinde hikmet saklı bilginin içinde kur’an ve sünnet saklı bilgili edep saklı o edep edep illa edep illa edep illa de ve edebi olmayanın dini yok demiş su hilal ve bilgili ikincisine ne iş bitirir iş bütün ne demek terazisin dirayetli iş bitirir kesin kararlı odak odaklıyor kendini hükmediyor iş bitiyor buradan kaldırımını buraya koydum tamam bitti o saatlerde düşünmüyor bunu buraya koyacağız mı koyacağız mı kaldırırmı kaldırmazmı onu yan mı yapalım çamura batıralım hani yahudilere demiş ya cenab-ı hak bir öküz kessinler allah öyküsü nasıl istiyor demiş sarı mı beyaz mı mor mu pembe mi öküzü kesmeye niyet yok ha ha iş bitirir bir iş bitiriş bitecek gittiği yerde da yarım yamalak almayacak bu sohbet edilecekse sohbet bitecek sema edecekse sema bitecek orada bir mesaj vereceksin mesaj verecek iş bitecek ve günlük işlerinizde dağlar bu dükkanımızdan öyle dükkan günlük işinizde de öyle ama hiç evde de aynı mı evde kadın bilgili olacak evde kadın hiç bitirecek evde kadın herşeyi yerli yerine koyacak adam da aynı adam bilgili olacak o adamda işbitirici olacak evde de işinde dergahta da adamda her şey yerli ve bu birsen karaca syon bir kaşık o senkronizasyonu niçin nedir aşık sütlü tıklım değildir akılsız değildir başıboş hayvan değildir aşık salla pati değildir savaş değildir biz aşık lıke zannediyoruz rüzgar oradan eshot tarafından çok buradan işte bu tarafı ne alakası var aşık bilgili aşık işbitirici aşık her şey yerli yerine koyayım aşık otomatik zeka aşık otomatik fikir herkesin aklından fazladır aşığın haklı herkesin fikrinden fazladır aşığım fikri herkesin zikrinden fazladır aşığın zikri herkesin edebinden fazladır aşığın edebi herkesin namazından daha derinlemesine dir aşığın namazı herkesin orucundan daha dönmesidir aşığın orucu bu aşıq dünyada zikr etmez dünyada namaz kılmaz bu aşk dünyada oruç tutmaz bu ışık’ın yeni dünya değildir vurur ayağını yere göklere suçlar sen onu dünyada gezer görürsün o yüzden onun zevkli zikri zekası fikri aklı düşüncesi kalbi vücudu bakışı duruşu hepsinden farklıdır bu öyle aşığı bana biz öyle görürüz salla pati vallahi arabada öyle bir şey ve miskinlik yoktur âşıklık ta ve miskinlik yoktur allah allah muhafaza eylesin o zaman biz de öyle olacağız ya nasıl olacağız biz bilgili olacağız ama biz işbitirici olacağız biz herşeyi yerli yerine yapan eden olacağız yok abi resmini bir yere de gönderirken bunlara dikkat edeceğiz tüm bunlara dikkat edeceğiz ya burada düğün var ya beş tane arkadaş gidelim hayır kaç kişi var düğünde bin kişi var bin kişiye temsilci gönderiyorum sana mm kişi bin kişiye anlatır diving şişede anlatım 3 bin kişi sen düğün deyip geçme onu nereden semazenleri karabaş-ı veli nin ne kadar da çok yemek yediler ya da eyvah yok böyle bir şey duymadık daha da ha ha nasrettin hoca hesabı testi kırılmadan kulağını bükmüş demiştik kate testi kırma daha kırmadım ki demiş kırdıktan sonra bir anlamı yok demiş bu sufilik böyledir kırdıktan sonra bir anlamı kalmaz bu eder bilgi feraset dirayet karar ver mi odaklanma bu meselenin merkezine yürüme ve iyilikleri üzerinde barındırma sufi böyle olmalı işte padişah kuyumcu getirecek ya kuyumcu kuyumcu neyi simgeliyordu nefsi ama siz nevsem aradaki bir kimseyi dergahlara tanıştıracak sanız nefs-i emmarede ki bir kimseyi dergaha getirmeyi düşünüyorsanız sizin temsilci olarak gönderecek leriniz böyle kimseler olmalı kurtarmayı düşünüyorsanız bu oraya gidecek olan tebliğciler in üzerinde bu özelliklerin bulunması gerekir en bilgin bu bilgi hikmettir hikmet’in içerisinde bütün din içindedir bu türkçesi bilgidir bilgidir onu ama onun karşılığı hikmettir bir hikmet bu nedir kur’an ve sünnettir bu nedir kur’an ve sünnetin içi hükmünde özür o da edeptir o o o üstün ahlaktır ve o üstün ahlaktır o herkes bir kadına bakar her kadın bir arkaya bakar önemsenmez o ya ben buradan ikide bir de yukarı şerbette bakayım buradan herkesin kalbi bozulur o ne alaka ya bu ama çakmaktaş gibi gözleri dönüyor bitti devam eder ve ahlak sufilik odur mm odur mı böyle palas pandıras olmaz o öyle ona üzerinde bulunacak özellik istemeyecek yemeyecek uyumayacak orada olmayacak yoruldum demeyecek ayağını uzatmayacak disipline kendini sen yatmayacak çamura batmayacak ne haber iyiyim içeyim habire konuşayım haber şakalaşın milleti güldüreyim bu kabre elinin yok öyle bir şey sufilik bir yere mesaj götürüyorsun bu bir yerden bir yere gidiyorsun ama sen ona göre davran arkadaşlarını seçerken götüreceksin insanları seçerken ona göre seç kılık kıyafeti düzgün olsun temiz olsun çarkı düzgün olsun ahlakı düzgün olsun dilidüzgün olsun hareketleri düzgün olsun bu hac-umre gittiğinizde görürsünüz adam karı koca dolaşıyor kadın hür abim şeye giriyor bu bir bakkala giriyor hoş dövme de gördüm ben adam hatun arıyor bunu nerede bir anda kadın geldi mi dükkana bekliyor da benim hanım gördünüz mü la la la la la senin kadının şu aradan beş dakika geçiyor ondaki geçiyor kadın geliyor şimdi oraya neredeydin diyor ben de yan tarafta dikemiyorum nerede dükkana girdi mi da haber vermedin her şey sana haber vereceğim diyor adamın on dakikadan beri sorduğun kişi oradan benim hanımı gördüğünüz müdür adam kes seni tanımıyor hanımını nereden tanısında lar böyle insanlar ve kadınlarda da orada erkeklerde de de götüreceksin yanında bu adam araca kimisi hazırla namaz bir türlü bugün saat sekizde hareket saat sekize on kala bütün herkes orada olmalı ha ha 8 çık yola ya ben geliyordum kardeşim 8’de biz yola çıktık bu bilgi hikmet edebi getirir yali yanında dirayet edebi disiplini getir bir öğüt veriyoruz hz Mevlânâ oo iki bey semerkant’ta vardılar padişahtan müjdeci olarak kuyumcunun kapısına ulaştılar dediler ki bakın inceleye bakın siyasete bakın siyaset dediğin bugünkü bir politika değil ha ve o iki kişi o nefsine düşmüş o nefsi temsil eden kimse diyorlar ki ey ey bilgide hüner de usta insan da adamda öyle bir şey yok halbuki adamı işte bilge değil nefsinin kaynağına düşmüş ama onun nefsini okşuyor sen iyi adamsın bir adam daha da sen kötüsün dese gelmez adam senin yanına ey nefsine düşmüş ey nefsim çukuruna düşmüş zalim insanlar sen dinlemez seni bu sene mağaranın göbeğinde oturuyorsun sen aramın içindesin küfür ehlisin dersin dinlemez adam seni bu ey bilgelikte unu lukta maharet sanmış e tabi nefsim bilgeliğine mahir sin sen ya sen ne söylesene biliyorsun ki emmarenin hallerine o noktada bilge sinyal anda değil ama sen öyle kibirlisin ki küfür de bilgiler olmuşsun sen ulusun ki birlikte ben ona çünkü dini götüreceğiz biz ona islamı götüreceğiz inceleye bak günlerde olgun usta adı nsa’nın şehirlere yayılmış senin neyse mavinin adı sana şehirlere yayılmış nefse mağara padişahımız değil mi şimdi bizim nefs-i emmare sultanımız değil mi nefse mavi bizim baş tacımız değil mi nefse mavi bizim imanımız değil mi şu anda ne imanınız bu mevsim ayrı kol geziyor dünyanın üzerinde bu emre bilgili ne usta hünerli herkes bir birine kibirlenmek böyle hünerli eski birine kızmak dolayı finaldeyiz ki birinin eksikliklerin ortaya dökmekten öyle hünerli eski birinin noksanlıklarını yüzüne vurmak da öyle hünerli eski birine bir şey yaptığımız onun yüzüne karşı iyiliklerimizi anlatmakta öyle hünerli eski nelerden önemliyiz şeytan neyi emrediyorsa öylesine önemli riskimiz emmare kol geziyor ortalıkta allah allah bizi affetsin işte bak falan padişah kuyumcu boş kuyumcu başına seni seçtim çünkü pek olursun sen bu işte elbise birazcıkta elbise birazcıkta iyi bakın bundan 800 yıl önce yazılmış bir kitap okuyoruz 18 yüzyıl önce yazılmış bir öğütler malzemesi kur’an ve sünnet tanesinde iyi bakın o günün hastalığıyla bugünün hastalığının arasında bir fark yok bu emmare elbise düşkün düşkün mü düşkün herkesin gardıropları dolu ya ben de ayrım bunu ama yine de gelecek bir şeyimiz yok bizim ne sorarsan hiç kimsenin giyecek bir şeysi yoktur ben fukaranın gardırobunda 3-4 tane gömlek vardır ve en fukaranın elbise dalında 3-4 tane pantolon vardır 2-3 tane takım elbise vardır 5-6 tane ayakkabısı vardır bu emmarenin istediği şey kuyumcubaşı olacak olan kimse emari temsil ediyor ya diyor ki işte elbise burada o altın gümüş liste ya aha altın gümüş de var sana nefse tatlı gelen şeyler elbise para pul sen ne kadar tatlı geliyor neyse en iyi elbise gelecek en iyi markadan gelecek örtüsü vakfı olacak verirseniz vakkosu buradan görünecek atmalı gibi ve o adnalı gibi onu göstermezse de o örtü takmayacak akman tosun’un markası bir tarafından belli olacak o olmazsa gelmeyecek takım elbisenin markası belli olacak adnalı gibi nereden geldiyse takım elbise şu ameli olmalı ve o birine hediye aldıysa o hediye nino marka çantası olmalı bu bir yere misafirliğe giderken o marka çantayı kullanmalı o nisa marka işte karaca dır vakfı dur neyse adı sana olmalı biz marka giyinmeliyiz elbisemiz mark olmalı o çünkü oo vahşi kapitalist sistemine iman etmişiz bu video emperyalist vahşi kapitalist sistem bizim ilahımız olmuş ama biz gitmeliyiz o markayı marka alışveriş merkezlerinden almalıyız onlar gece gündüz bizim dinimiz edin dallarımıza söksünler hakaret etsinler al aşağıda uğraşsınlar biz sakalımız da ördüğümüz de oraya gidip deliler gibi alışveriş etmeliyiz oraya gidip daha da zengin etmeliyiz biz ne kadar güzel gidelim biz sabancı’dan alışveriş edelim her şeyimiz alalım bu gidelim beymen’den giyinelim biz gidelim biz ne o marketler koçum marketlerinden alalım bu migroslardan e tabii o biraz daha ihtilalciler olsunlar başımızda sömürdüler bizi biraz daha yesinler bizi daha markata kılmalıyız bizsiz elbise bu marka giymemiz lazım marka içmemiz lazım marka tüketmemiz lazım bu au olur mu ya ama biz o lazım nefse o lazım çünkü üvea bakmamız lazım yani marka adam ya herşeyle ya kendisi mark olmadığından dışını markalaştırma iş o kendisi mark olmuş o servise ihtiyacı olmaz o kendisi mark olmadığından marka ile süslemiş kendini her tarafına vakko’nun askısını atsan adamın etrafına bu öyle mutlu olacak ayakkabısı vakko gömleği vakko o ceketi vakko pantolonu vakko iç çamaşırı vakko çorabı vakko kalbine de vakfı hürle gönder bir değişim var ve hatta o gün de mark etmiş kuyumcu neyle aldatıyor elbiseyle anlatıyor diyor ki elbise burada sırmalı kaftan mı ararsın sırmalı cübbemi ararsın sırmalı sarıp ararsın sarı sırmalar yakıştır bu ay sufiler içindeler sen bir söyle dedi bana bu haydari görüyor musun dedi bana bu haydarinin burasını gösteriyor haydarinin buradaki çizgiler eski sufilerde makamı gösterir iki çizgi olursa o derviş haydar isidir 3 çizgi olursa o çavuş haydar nesidir 4 çizgi olursa ona takip haydar iyisidir beş siz konusan akülü kaba olmuştur altı çizgi olursa ho halife olmuştur 7 çizgi olursa burada oo şeyh haydar birisidir allah allah rahmet eylesin şeyh efendi oğlum herkes haydari sinene o öyle demiş benim yanımda demedi herkes haydar isminin akif sena kipay darısı nugabest mü kabahaydar siktirsin demiş o bizim ağabeylerimiz dedik bitirmişler bana dediler sen de diktirme din ben hiçbir şey olamadım daha dedim ve bu icazetleri dağıtıldıktan sonra oluyor o şeyh efendi dedi mustafa dolum herkes hayda resmini değiştirmiş sen değiştirme misin dedi hanım ben bir şey anlamadım ki zaten bizde olamadık olun dedi haydi iki olamayan yan yana gelmiş benimki de oğlum derviş abisi dedi biz olamadık dedi allah allah verdim senin olamadınız yani ben ne olur çünkü ben hiçbir şey olmaz zaten nasıl yani ben meyhaneden kalkma sarhoş adamın efendim ayrılmadım ki daha dedim ben nasıl yani o kadar içmişim o kadar içmişim ki efendim kafam daha yerine gelmedi ben dedim hayır mı oğlum boşsa bu ayırmak için uğraşma hayır mal boşver pek efendim allah razı olsun da ha bir şey olamamak önceden öyleydi elbiseye takıntı bu bir günde bir arkadaş böyle sırmalı kenarlarını sırmalı bir cübbe giydirmiş ömrü değil bana sonra anladım ısırmalı taktik biz var mı sırmalı cübbesi kafasında böyle beyaz sarı arkasında arkadaşlar var böyle o da bir yerin zakiri ondan sonra ama bir gün bağlı böyle döndü bana o oğlum dedi hiç seni sırmalı cibben yok dedi ya bana yok yok efendim dedim ben layık değilim kim var tamam biz de layık olamadık tabi ben şimdi latife olsun diye efendim bir sırmalı gibi dikkatini unutmasın adını da bir baktı bana ha o eksikti zaten dedi allah bizi affetsin bu elbise bu sufilerde de bu hastalık vardır bu sufilerde bu hastalığa tutulur ya ben her iki tarafın hastalığın ne anlatıyorum verdim bu allah bizi affetsin altın gümüş işte yani altın gümüş tava para bu kaldırmanın yolu ve insanların yenildikleri yer bu adam parasızdır ya dergaha gelince para verecekler bana da da birisi dergahta işi düzelmiştir dergah’tan verdiler ona parayı bir gitsende parçalanırsın orada adam gelir ya bakar ki bir müddet sonra burada para yok birisi bana öyle dedi ben iki yıldan beri geliyorum buraya dedi burada para pul yokmuş ya dedi ne alakası var dedim ya nasıl yani dedi sen kaynağını bulma mısın daha dedim dur bekle biraz daha dedi ve o bekliyor ben şimdi bekliyorum ben onu o yaradandır sabırsız beş altı ayda geçti geldi yanıma efendim ben daha hala da o kaynağı bulamadım dedi burnunun ucunda dedim sen hala da görmüyorsun hep onu gitmiş bir arkadaşın söylemiş o da onaylamış burnunun ucunda demiş kendisi ya demiş ne istemedin onu anlamış koşa koşa geldi efendim ben anlayamadım dedi ya neyi dedim ben burnunun ucunda dediğinizde de burnumun ucunda sen varsın dedi e geçti dedi mi ve o esnada anlayacaktın dedim ben o esnada isteyecektim dedim ben ben sana burnunun ucunda dedim dir böyle yaptı ben ne yapayım şimdi vallahi başka bir dergaha gideceğim artık sen dedi buradan nasibin kapandı demek ki senin dedim gitti o altın gümüş bu nefsin hoşuna giden şey insanı hızlandırır kardeşliğini bitir insan birbirini yer insanlar adam olduğunu yo para için oğlan babasını ya para için para için babasının vuruyor oğlan o para için annesini vuruyor katlediyor zihin diyor kadın kocasını öldüren para için kardeş kardeşi katlediyor para için o para para bildiğimiz para ya hele bunları bir alo oh nefsine tatlı geliyor bu gelince de öz kullarından olursun ne demek elleri kesilir sin padişahın geldiğinde de sen onun has adam olacaksın ya şeyhi’nin yanında bir adam olacaksa yanı başında duracağım şeyh efendi seni öyle severim ki yere göre sığdırmak merak etme ama sen has adamsın ya ya onlar önceden yirmi yıldan beri yanındaymış boş ver onlar yanında sen canında olacaksın yürü sen nefse hep hoş gelen şeyler bu başköşede olmak başköşeye oturmak baş olmak bak atını sayılır olmak herkes o geldiğinde ayağa kalkmalı herkes o geldiğinde herkes ona selamı durmalı o herkes ona danışmalığı ve o oradayken bir başkasına danışılır o herkes onunla konuşmanı ve hatta bir yere girdiği zaman arif susam gibi o falanca efendiler hoş geldiniz dışıcılık yapmalı e tabii eğer öyle olmazsa ya burada benim hatırım sayılmıyor beni burada kimse tanımıyor beni burada kimse takmıyor ben ne geliyor buraya beni takmayan yerlerde oysa the sheriff diyor ki bir kimse bir topluluğa girdi çıktı hiç kimsenin haberi yok ehli cennet birini görmek istiyorsanız ona bakın şöhret afad bu şöhret a fatır hürriyetini alır insanı dolaşamazsınız rahat abi ben çarşıya çıkıyorum tanıyoruz hocam seni tanıdım bir sorun vardı ya mübarek insan bir yere gidiyorum işim var yok onun sorusuna cevap vereceğim ya buraya görmüş hocam allah denk getirdi seni denk getirdi bir rüyam vardı kaç günden beri düşünüyordum hayırdır inşâallah bir kuşu dağdan şu daha kondu bu lan kuş işin mi yok senin odadan o da ne konarsın bu bir günlerden beri onu meşgul edersin kuşun rengi neydi desem kalacak bu nasıl da kuşun rengini bile unuttu dedim ne renkte kaldı o rengini hatırlayamadım mı dedim ben hayırdır söyleyecek bir sözüm yok o zaman dedim bak sen dedim kuşun rengine hatırlayamadım evet hocam rengini hatırla saydım dedi muhakkak bir manası vardı dedim gerçekten de öyle ne kaldı ne yapmalıyım dedi rengini hatırladığında allah denk getirirse tekrar bakarız dedi bu şöhret afad bu tanınmışlık afad ya sen bir gün emir sultan hazretleri’nin karşında çay ocağında çay içiyorum ve burada emir sultan hazretleri’nin doğru döndüm günü hatırlıyorum yeni bursa’ya geldiğim zamanlar allah allah affetsin kendimce dertleşiyorum onunla bir derviş bir arkadaş var onun olan kardeşi görmüş beni ve ertesi gün dükkanda yakaladım seni dedi ya sen hayırdır dedim ben dün dedi emir sultan’ın önünde oturmuşum kadınlara öyle baygın baygın bakıyordum ki dedi beni daha görmedim dedi bu ne zaman dedim ya filanca saatte dedi saat bile tutmuş düşündüm tamam çok doğru söylüyorsun dedim ya ben dedim seni dayı görmemişim ya dedim elhamdülillah bende bu nasıl yani ya seni görseydim kendinden şüphe edecektim dedim ha ha seni görseydim kendinden şüphe ederdim zaten dedim bakıyor musun dedi ama sen diyorsun ya dedim bakmışım işte bu şöhret afad getir senin neye baktığını nereye baktığını senin hangi olduğunu bilmez o ya belki sen böyle bakıyordun bu bir başkası dönse baksa o tarafa kimsenin umrunda olmaz bu bir su hiç öyle değildir herkesin umurunda dhro sen bir söz söylerken kır sefer takman lazım bir yere bakacağım zaman 40 sefer düşünmen lazım bir iş yapacağım zaman 50 sefer düşünmen lazım niçin allah muhafaza eylesin herkesin sınıfından değilsindir sen de allah nefsimize düşenlerden eylemesin hakkınızı helal edin böyle ramazan’dan kalma bir alışkanlık oldu sohbetler uzun sürüyor belki de o yüzden sıktı ysak sürçü lisan ettiysek affola inşâallah semada buluşalım el-fatiha mesela.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.