Mesnevi Şerhi (2148. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2148. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Müslümanlara zulmeden devletleri ve kurum ve kuruluşları hepsini de Cenabı Hak batırsın. Hepsini de yerleyin. Geçen hafta münkirler de peygamberlerin mucizelerinden korkup başlarını otların içlerine sokmuşlardır. Burayı okumuştuk. Buradan devam ediyoruz. Bu suretle Müslümanlık ediyle anılarak yaşamak kim olduklarını, ne inanışta bulunduklarını sana bildirmemek istemişlerdir.
Bu peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mucizelerini inkar eden, peygamberlerin peygamberliklerini inkar eden, dini inkar eden, İslam olmayan, Müslüman olmayan bu kimseler Müslümanların arasında yaşayıp kendilerine Müslüman ismi koyaraktan Müslümanların arasında yaşamaya işlerini devam ettirirler. Yani bu münafıklar, bu mürtetler, bu kafirler Müslümanların arasında Müslüman ismiyle yaşarlar. Bunları öldük öldüğünde tanımlayabiliyoruz biz Türkiye’de.
İşte nereye gömüldü? İşte Hristiyan mezarlığına. Nereye gömüldü? Sebateist mezarlığına. Meşhur ya İstanbul’da böyle yerler var. Yani adı Ahmet, adı Mehmet, adı işte eee böyle Türk Müslüman ismi gibi. Ama veelakin bakıyorsunuz alkışlarla uğurlanıyor, ışıklar içinde uyuyor filan. Öyle diyorlar ya. Ondan sonra ama biz normalde onların işte eee Ermeni olduklarını veya sebateist olduklarını öldüklerinde öğreniyoruz. Aslında onlar öyleler ama kendilerini ifşa etmiyorlardı.
Şimdi artık böyle bu şeyleri kalmadı. İfşa ediyorlar yavaş yavaş. işte haçlarla dolaşıyorlar boyunlarında veya işte kendilerince Hristiyansa Hristiyanlığını, Yahudiyse Yahudiliğini yaşıyor. Aslında böyle kendilerini ne olduysa öyle yaşamaları daha iyi yani. Çünkü yıllardır Ahmet olan kimsenin örneğin işte cenaze namazı istemediğini, öldüğünde anlıyorsunuz veyahut da onu biz kendimizdenmiş gibi görüyoruz ama değilmiş yani. Veyahut da o milletvekili oluyor, bilmem ne oluyor.
Bir bakıyorsunuz o harika bir domuz eti yedim diyor örneğin. Ama biz onun normalde gayrimüslim unsur olduğunu bilmiyoruz. Bu normalde en zaten e sıkıntılı olan bu münafıklar. O yüzden Hazreti Pir de diyor ki bunlar normalde Müslümanların içinde ondan sonra ve gayrimüslim olduklarını veya inanmadıklarını, ateist olduğunu neyse o Müslüman olmadıklarını sana bildirmezler. Müslümanların yanında içinde yaşarlar diyor. Bakara ayet 80. İnsanlardan öyleleri vardır ki Allah’a ve ahiret gününe iman ettik derler ama gerçekte iman etmiş değillerdir.
Yani senin yanında Müslüman gibi konuşur, Müslüman gibi hareket eder. Bunlar böyle Müslümanların kuvvetli olduğu yerlerde böyle yaparlar. Şimdi Türkiye’de öyle bir şey yapmıyorlar. Artık Türkiye’de Müslümanlar kuvvetli değil. Şu anda dünya üzerine Müslümanlar kuvvetli değil. Sadece Türkiye ile alakalı değil bu. Ya bütün dünya üzerinde artık Müslümanlar kuvvetli olmadığı için kendilerini Müslümanmış gibi gösterme mecburiyeti hissetmiyorlar. Yani o bu noktada bu böyle bir çünkü eee kendisini Müslümanmış gibi gösterme gereksimini duymuyor artık.
Ancak böyle ikili ilişkilerde seninle ticaret yapacaksa, senden bir şey umuyorsa bunu söyleyebilir. Önceden mesela eee bir gayrimüslim bir unsurla hiçbir kadın evlenmeyi düşünmezdi. Şimdi evleniyorlar artık. veyahut da bir Müslüman erkek işte kolay kolay gayrimüslim bir kadınla evlenmeyi düşünmezdi. Şimdi onlar da evlenmeyi düşünüyorlar. Bir de işte soruyorlar ya hani ehli kitabı nikahlayabilirsiniz diyorum ben. Örnekliyorum. Fıkıh öyle çünkü. Ama kim ehli kitap onu sorsa bu da ayrı bir unsur.
Yine Bakara ayet 9’da devam ediyor. Onlar Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar. Oysa onlar yalnızca kendilerini aldatıyorlar. Farkında değiller. O ardındaki ayet-i kerimede de Müslümanları aldatmaya çalışıyorlar. İslam dünyasında bilhassa Osmanlı’da başlamıştır bu. Osmanlı’da o münafıklar kendilerini Müslüman gibi gösterip Müslümanları aldatırlar. Hala daha bu devam eder. İçimizdeki sebateistler, içimizdeki münafıklar, içimizdeki işte gayri İslami unsurlar k sizdenmiş gibi görünürler.
Değişik böyle eee şeylere, makamlara gelirler. Değişik mevkilere gelirler. O münafıklar normalde kendilerince Müslümanları da aldatırlar. Hatta adam böyle kafirce bir hayat yaşar. Senle din tartışır, din konuşur. Hani gidersin böyle dersin ki ya adam öyle ticaret yaparken böyle karşılaşıyorduk. Adam tasavvufu benden iyi biliyor. Konuşuyor böyle. Ya diyorum bu kadar iyi biliyorsun ama hani yaşamıyorsun gibisinden söylediğimde yani sizin namazıyla bizim namazımız ayrı deyip tükü tıküyor işin içinden.
Yani namazlarımız ayrıymış bizim. Tabii sonradan da çıkıyor ya namazsiz diyor. Namaz hani bizim dilimize diyor namaz olarak geçmez. Kur’an’da salat olarak geçer diyor. Siz çıkardınız bu namazı diyor. Bu münafıklar münafıklıklarını normalde böylece saklarlar, gizler. Ama Hazreti Pir bunları böyle anlatırken Kur’an-ı Kerim Bakara ayet 8 ve 9’u atıfta bulunuyor. Ve normalde bunlar eee kendilerini Müslümanların içerisinde kendilerini saklarlar, gizler, aldatırlar Müslümanlar.
Ama Cenabı Hak diyor ki asıl onlar kendilerini aldatırlar. Çünkü o aldanışın eee sonucunu ahirette görecek. O yüzden hakikatte Cenabı Hak onların iç yüzlerini biliyor. Onların hakikatlerini de biliyor. Ama bu tabii ahirette hesap görüleceğinden dolayı kişinin beyanını kabul ediyoruz. O ben müslümanım dediği müddetçe onu Müslüman olarak kabul ediyoruz. Yani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de hadis-i şerifte ümmetim için en çok korktuğum şey dilli münafıklardır.
Dilli münafık yani dilinde onun öyle bir İslam var ki bir anlatıyor sen hayran oluyorsun veya o diliyle öyle bir şey anlatıyor ki sana öyle konuşuyor ki sen kendi Müslümanlığından utanıyorsun. Dilli münafık. Bunların İslam dillerinde var. Hani gidip ona sorsan o der ki ben yalan söylemiyorum. Hortsızlık yapmıyorum. Çalmıyorum, çırpmıyorum. Sanki bütün Müslümanlar yalancı, bütün Müslümanlar hırsız, bütün Müslümanlar çalan, çırpan kimse. Müslümanlar bu çalmayı, çırpmayı kendilerinde namazla örtüyorlar.
Bu arkadaş ondan sonra çalmıyor, çırpmıyor, yalan söylemiyor. Namaz kılmaya da ihtiyacı yok. Hep söyledikleri şey şudur. Hani işte ben çalmıyorum ki, ben çırpmıyorum ki, ben hırsız değilim ki, ben yalan söylemiyorum ki, ben insanları kandırmıyorum ki. Eee namaz ya namaz o yüzden ona ihtiyaç değil. E çalan çırpan kimse namaz kılacak kendini affettirmek için. Tezleri bu demiyor. Ben münafığım kardeşim. Ben namazı kılmıyorum. Ben kafirim aslında. Ben namazı kılmıyorum.
Şafi’ye göre bir kimse kasten namazı terk etse küfür ehlidir. Şafiye göre bir kimse namazı kasten terk etse kılmasa küfür ehlidir. Hanefiler bir tek demişler ki ibadetler imandan değildir. Bir kimse namazı kasten terk etse ama farz olduğunu söylese o kimse küfre düşmez demişler. Ama öbür türlü küfür ehlidir demiş İmam Şafii. Ama on o kimseler namaz kılmadıkları halde namazla alakalı hüküm de söylerler sana. Allah bizi affetsin. O yüzden normalde o iki dilli olmak veya çok dilli olmak dilli münafık.
O kimse nifak çıkaran, fitne çıkaran kimse. O kimse münafık senin yanında geliyor. İnandım diyor. Öbür tarafta dalga geçiyor ve o kimse münafık. Ben de müslümanım diyor ama dini değerlerle alakalı dalga geçiyor, hakaret ediyor veya dini değerlere eee sıkı sıkı bağlı bağlı olan kimselerle de dalga geçiyor. Onlara da hakaret ediyor. O zaman o kimse gerçekten ne? Münafık veyahut da kafir duruma göre. Ama onlar zahiren Müslüman gibi görünecekler. Hani bilhassa siyasetçiler öyle yapıyorlar ya.
Hani ne yapıyor? Ha bir bakıyorsun adam normalde sabah namazını Emir Sultan’a gelmeyen adam siyasete seçimlere 2 ay var, 3 ay var, 4 ay var. Yani sabah normal güne sabah namazına Emir Sultan’da başlıyor. Bir de self yapıyor. Günümüzü Emir Sultan Hazretlerinde başladık diyor. Seçimler bitiyor. Emir Sultan’la alakalı bir selfie yok. Güne Emir Sultan’la başladık demiyor. Bitti çünkü seçimler veyahut da seçim zamanı bir bakıyorsun herkes Müslüman. Bir bakıyorsun aynı adam sarhoş meyanede aynı adam normalde başka yerde.
Bu siyasetçilerin düşmüş olduğu durum bu. Veyahut da o gidiyor bir bakıyorsun benim diyor annem babam da müslümandı. Bir Kur’an-ı Kerim okuyor orada. Muhteşem tabii yani yapacak bir şey yok ama eylemlerine bakıyorsun. fiiliyatına tam gavur. Tam bir gavur bunlar. Ama kendilerini ne yapıyorlar? Müslümanmış gibi gösteriyorlar. Bakın kendilerini Müslümanmış gibi gösteriyorlar. Bu onları böyle gördükçe ben kendi kendime diyorum ki ulan memleket ne hale geldi? Tabii yarın seçimler olsun.
Bak seyredin. Emir Sultan da güne başlarlar. Oradan bir selfie. Tabii güne Emir Sultan’la başladık. Harika bir şey. Allah bizi affetsin. E tabii bunlar normalde çevrelerine bunu bilhassa siyasetçiler ve bürokratlar. Şimdi örneğin işte eğer ki hükümet muhafazakarsa bürokratlar birden muhafazakar kesilir. Eğer hükümetin düşme durumu var ise biraz zayıfladıysa herkes gerçeğini meydana çıkarır. Bir bakarsın ulan 2 yıldır 3 yıldır muhafazakar gibi davranan cumanız mübarek olsun diyen kimse oo laik bir komünistmiş.
Bir de en enteresan şu 64 yaşındayım. Hiç bu konuda eee farklı bir şey görmedim. Bütün muhafazakar partiler bütün ben 14 yaşında siyasetle tanıştım. Ülkücülükle tanıştım. 14 yaşındaydım. 50 yıl geçmiş. 50 yıldan beri aynı şey vardır. Muhafazakarlar iktidara gelir. MC hükümetleri filan böyle birilerini işe alırlar. işe aldıkları kimselerin hepsi hiçbirisi de onlardan değildir. Onlardan görünür. Amcası, dayısı, emmisi, halası, mahalleden bir kimse ya bunu işe almamız lazım der.
Alırlar işe. İşin en ilginç tarafı şu: MC hükümetleri devrildiği zaman onların gerçeği meydana çıkar. Gerçekten ve bu iktidara gelen muhafazakar gibi görünen kimseler gerçekten ve gerçekten onları iktidara getiren kitleye ihanet ederler. 50 yıldır benim gördüğüm bu. O yüzden ben siyasetten uzakım. Partimiş, partiymiş, hepsinden de uzağım. Hele böyle muhafazakar partilerden daha fazla uzağım. O neden biliyor musunuz? O çünkü sendenmiş gibi görünürken vuruyor.
Öbürkünü biliyorsun. Adam dinsiz. Dinsizin dinsizini biliyorsun. Onu cephe alıyorsun. Ona gardını tutuyorsun. En acı şey sendenmiş gibi görünenin seni hançerlemesi. Y bir babayı oğlu hançerler en yakınından. Bir babayı kızı hançerler en yakından. Bir anneyi oğlu ve kızı hançerler en yakınından. Acı gelir bu ona. Çünkü bir kimse evladından bir yanlışlık beklemez, bir hançer beklemez. Mesela bir insan kardeşinden hançer beklemez. O onu gafil avlar. Bir kimse bir dervişten hançer avlar.
Aynı şey yani. O bakıyorsun o muhafızakar diyor ki ben sendenim. Asıl düşmanlığı o yapıyor ve işe aldıkları bunları hep yaşadım ben. Bayındır’da da yaşadım. Yani biz ülkücülüğümüz zamanında da yaşadık bunu. Açık açık konuşuyoruz. Yani ülkücülükten belediyeye giren bir kimse ilk önce ülkücülere sırtını döndü. Bazen eskilerden muhabbet ediyoruz. Sal diyorum adamın yakasını bırak ya. Böyle duruyorlar ya. O belediyeye girdi. İlk önce bize sırtını döndü diyor ya sen ülkücülerin kadrosundan belediyeye girmişsin.
Neden ülkücülere sırtını dönüyorsun? Ama bütün bu muhafazakar partilerde böyle. Şimdi gidin mesela açık açık konuşmam gerekirse AK Parti’nin kaybettiği belediyelere gidin. Onların aldıkları elemanların %80’i 90’ı AK Partili değil. İçeriden vuruldular. Şirin görünecekler. Dünya üzerindeki muhafazakarların en büyük handikapıdır. Düşmanına şirin görünmeye çalışıyor. Düşmanına şirin görünmeye çalışırken düşmanı asla onunla dost olmuyor. Ama kendi dostlarını kaybediyorlar.
Sonra bunu toparlayamıyorlar. Çünkü o münafık düşünceli kimseler anında Müslümanmış gibi görünüyor. Belediye başkanı cumada arkasında da işe girecek olan. Allahu ekber diyor. Cumada beraberdik sayın başkanım. Tabii o da zaten gidip de il yönetimine, ilçe yönetimine, mahalleden bir kimseye sormuyor. Bu adam kimdir? Neyin nesidir? alıyor işe. Allah bizi affetsin. O yüzden onlar da normalde münafıklıklarına devam ediyorlar. Bakın münafıklıklarına devam ediyorlar.
Hani hepsi her yerde de aynıdır bu. Her yerde aynıdır. Değişmez bir şey. O münafık her yere ayak uydurur. O devamlı kabuk değiştirir, elbise değiştirir. Münafık çünkü. Allah muhafaza eylesin. Hazreti Pir diyor ki, “Surete bakma. Suret perdedir. İşteki hal onu gizlemiştir.” Mesneviden birinci cilt. Surete bakma. Suret perdedir. Bir kimsenin suretine bakarsan aldanırsın. O sakalı çok güzel, cübbesi çok güzel, takkesi sarı. Suret güzel. Çünkü bir namaz kılıyor. Öyle bir tadili erkanla namaz kılıyor ki oo diyorsun ya ne ağır Müslüman.
Suret bu çünkü. Ama içi içi estağfurullah tövbe Allah muhafaza eylesin. O yüzden dış görünüşlerin hepsi aldatıcıdır. Bir kimsenin dışı seni aldatmasın. Hemen kaptırma kendini. Birisinin üzerinde hemen olumlu veya olumsuz karar verme. Yol uzun çünkü bir insanın bir de nerede vurulacağı, nerede nefsine uyacağı belli Bir zorluğu görüyor dönüyor fırıldak gibi. Bir para görüyor dönüyor fırıldak gibi. Bir kadın görüyor dönüyor fırıldak gibi. Her şeyi atıyor kenara.
Bir zenginlik görüyor. Her şeyi atıyor kenara. Allah muhafaza eylesin. Kalpazanlar kalp paraya nasıl gümeş gümüş sürerler ve üstüne padişahın adını kazırlarsa onların sözlerinin dış yüzü de tevhit ve şeriattir. Fakat iç yüzü ekmekteki delice tohumuna benzer. Kalpazanlar ne yapar? Sahte para basar. Geçenlerde gene birisi Adana’da mı nerede yakalandı haberlerde vardı. Dolar bastırıyormuş adam. Adam bir de diyor ki, “Ekonomiyi düzeltecektim ben diyor.” Adam kendince vatana millete bak kalpazan vatana millete o kimse kendince iyilik yaptığını düşünüyor.
Hani hayır o parayı bastırt git Amerika’da kullanma. Türkiye’de milleti aldatacaksın. Gidiyor Türkiye’de insanları aldatacak. Allah muhafaza eylesin. Hazreti pir diyor ki kalpazan diyor normalde kalp paranın üzerine gümüş gümüş suyuna batırıyor. Tabii o zaman için gümüş akçe geçiyor ya. E şimdi kalpazan ne yapacak? Altın suyuna bandıracak. Şimdi kalpazan ne yapıyor? altın suyuna bandırıyor. Münafık da kendisini altın suyuna bandırır. Sana bir anlatır, sen onu çok takva ehli görürsün.
Bir sana din anlatır, sen kendi dindarlığından utanırsın. Kalpazam böyledir. O yüzden normalde eee insanlar da içi boştur, riya sahibidir. Aslında boş tenekedir ama sana bir dervişlik satar. Sen dervişliğinden utanırsın. Bütün haller ondan soruludur. Bütün maneviyat ondan soruludur. Haşa neredeyse Geylani Hazretleri bir şey yapacağı zaman ona soracak. öyle anlatır. O da ayrı bir kalpazanlıktır. Adam yeşil cübbe başında sarık. Ondan sonra takke. Bizim Mehmet orada Mevlüt amca çağırdı.
Koş dedi bana. Ondan sonra bende bir şey var dedim. birisi Mevlü amcanın dükkanında sema ediyor. Böyle hem esma çekiyor hem sema ediyor. Kitapçı dükkanın içinden böyle baktım içim ısınmadı adama. Dedim mübarek olsun dedim. Dedim Allah’ım ben hata yaptıysam bunun hakikatini bana göster.” dedim. İki saat sonra heykelin orada dileniyor. Yine yeşil cübbe başında sarık. Her şey böyle dileniyor. Böyle baktım gözünün içine baktım böyle tak kafasını çevirdi. Allah’ım dedim içimden yeşil cübbeyle başındaki beyaz sarıkla takkeyle dilenen bir kimse.
Şimdi onun dışı altın, içi gümüş bile değil, bakır bile Cüruf. Sen din kısvesinde dileniyorsun. Tarikat kisvesinde dileniyorsun. Onun dışı altın. Hani meşhur ya Süleyman Aleyhisselam’ın zamanında olan şey. Güvercin demiş ki ben bundan sorun davacıyım. Neden demiş? Bu demiş derviş kılıklıydı. Ben bu bana bir şey yapmaz diye kaçmadım demiş. Kaçmayınca bu son anda beni yakalayıp öldürmek istedi. Deviş benim kanadımı kırdı. Ben bundan davacıyım. Demiş demiş. dönmüş dervişe.
Süleyman Aleyhisselam demiş, “Ne yaptın?” “E ben” demiş, “bunun üzerine giderken bu kaçmadı demiş. Ben de onu yakalayıp kesip yiyecektim.” O da kuş demiş ki, güvercin demiş ki, “Ben onun üzerindeki kisvesinden dolayı kaçmadım. Bunun üzerindeki kisve derviş kisvesiydi. Dervişler bir cana kıymaz, bir zarar vermez dedim” demiş. O yüzden kaçmadım. Öyle deyince Süleyman Aleyhisselam demiş, “Ne istiyorsun? Kısas mı yapayım?” “Hayır.” demiş. “Ben onun kolunun koparılmasını, kırılmasını istemiyorum ama” demiş, “onun üzerindeki kıyafeti soy ki başka bir kardeşimiz aldanıp da” demiş, “Aldanıp da ona güvenmesin” demiş.
Demek ki dervişlik kisvesiyle olmayacak olan şeyler var. Ben bazen derim, “Sakal bıraktın mı? Sakal İslami bir simgedir. Sakala uygun yaşa. Dışarıda kadına kıza bakma. Sakala uygun yaşa. İnsanları aldatma. Sakala uygun yaşa. Ağzından küfür çıkmasın. Sakala uygun yaşa. Eşini dövme, eşine hakaret etme. Çocuklarını dövme, çocuğuna hakaret etme. Hiç kimseye yanlış davranma. Dervişliğin hukukunu gözet. Dervişliğin ahlakını gözet. Dervişlik ahlakı üzerinde yürü. Başın örtülü mü?
Başın örtülü. Dışarıda cigarayı savutturacağım diye uğraşma. Başın örtülü. Sen daracık bir pantolonla çıkma. Başın örtülü. Üzerine bir tane body gemişin dara çık. Öyle dışarı çıkma. Öyle çıkma dışarı. Başın örtülü daracı kıyafetlerle çıkma. Başın örtülü boyacı küpüne girmişsin sanki. Öyle boyanmış çıkmış. Örtü çünkü dini bir simge. Sen o başörtüsünü taktığın zaman dini bir simgeyi üzerinde taşıyorsun. Sakal dini bir simge. Cübbe dini bir simge. Sakal bütün peygamberlerin sünneti.
Mesnevi Şerhi (2148. Beyitten) Hakkında
Cübbe bütün peygamberlerin sünneti. Sarık Hazreti Muhammed Mustafa’nın sünneti. Cebrail Aleyhisselam öğretti sarık sarmayı ona. Sarıkla dışarıda dolaşıyorsan o bir simge. Ona uygun dışarıda dolaş. Bunu muhafaza et. Bunu koruyup muhafaza edemeyeceksen hiç öyle bir simgeyle dolaşma. Allah bizi onlardan eylesin. O yüzden normalde o içi boş, riyakar, iki yüzlü, münafık, ahlaklı insanlar toplum içerisinde Allah muhafaza eylesin böyle altın gibi gösterirler kendilerini.
Hatta böyle zaman zaman dervişlik anlatırım ben. Böyle söylerim ya. Bir bakıyorum ki adam kendince biz onla zikrullah’ı anlatıyorum. Şunu bunu yapıyorum. O kendince şöyle görüyor kendini. Yani onun ihtiyacı yok öyle bir şeylere. Yani zikrullah yapanlar bu tarikat ehli olan yalancı, hırsız, urtsuz, tembel böyle şeyler. Ben tabii çatır çatır konuşunca kalıyor. Namaz dinde en son kaladır. Namazı yıkılanın dini de yıkılır. Hem namaz kılmayacak hem Müslümanları hor hakir görecek.
Hem oruç tutmayacak hem Müslüman oruç tutanları hor hakir görecek. Hem hacca gitmeyecek farz olduğu halde ona. Hem de hacca gidenleri hor hakir görecek. Müslümanlar da ezik büzük duruyorlar ya böyle. Ne alakası var deyince duruyor. Şimdi sana hac farz. Sen bu parayla bu pulla hac farz gitmezsen senin Hristiyan veya Yahudi olarak ölmende bir beis yoktur. Hadis-i şerif. Ölürken Hristiyan veya Yahudi olarak öleceksin. İkisinden biri. Sende hacca gidecek para olduğu halde sen Araplara para mı yidireceğim dedin hacca gitmedin.
Laf da bu meşhur. Ya Araplara para mı yedireceksin? Avrupa’yı yediriyorsun ya. Mavlere gidiyorsun yediriyorsun ya. Adalara modalara gidiyorsun yediriyorsun ya. Bilmem neredeki adalarda gidiyorsun ya para yediriyorsun ya. Husisi Tayland’a gidiyorsun ya para yediriyorsun ya. Neymiş de belli tutulukmuş da Tayland’taki masajlar çok iyiymiş tabii. Tayland’a gidiyor. Özel hususit Bursa’dan uçak kaldırıyorlardı. Ben tekstille uğraşırken tekstilcilere ait. Ne diyorsunuz dedim eşlerinize?
Tahsilata gidiyoruz dediler. Bir uçak dolusu Bursa’dan teksilci tahsilata gidiyor. Tabii fuara gidiyorlar. Nerede fuar diyorum ben. Nerede fuar? Ben de ilk önce anlamıyorum ya. Ondan sonra Mustafa abi buyur abiciğim. Abi fuar var. Geliyor musun? Katılıyorum. Nerede diyorum ben. Tayland abi diyor. Ulan Tayland’da tekstil fuar ne arar diyorum ben. Tayland’ın tekstille işi ne diyorum ben. Ah be abi ya sen çok geride kaldın ya diyor. Oğlum geride kalmışız biz. Onlar Taylandı fuar organize ederler ha.
Oraya iki tane kumaş koy. Oraya bir fotoğraf çek. Geldi kumaşlara bakıyormuş gibi. Oraya paraya yediriyorsun ya. Tabii yediriyor oralara. Hacca para yok. Araplar yemesin. Taylandılar yesin, Araplar yemesin. Maldivliler yesin, Araplar yemesin. Hani ondan sonra git Amerika’nın bilmem neresinden villa al. Amerikalılar yesin ama Araplar yemesin. Hacca gitmeyecek çünkü o. Münafık inanmıyor. Müslümanlar da bunları dinliyor böyle ya. Bir itiraz eden yok. Laf söyleyen yok.
Hayır öyle değil diyen yok. Bunlar ahkam kesiyor münafıklığını. Onlar böyle ayna tutacak bir kimse de yok. Arkadaş zengin ya ondan mal alacak, ona mal satacak. Eğiliyor onun önünde. Halbuki hadis-i şerif var. Birisinin zenginliğinden dolayı siz onun önünde eğilirseniz dininizin yarısı gidiyor. Birinin zenginliğinden dolayı onun önünde eğilirseniz, onun ahkamını dinlerseniz dininizin yarısı gidiyor. O zengin ya dini de çok iyi biliyor. O yüksek bürokrat ya dini de çok iyi biliyor.
O yüksek siyasetçi ya dini de çok iyi biliyor. Onun da önünde herkes elpençe duruyor ya. Onun dinini, onun anlattığı dine seslenmiyor ya. Ona tebliğ etmiyor ya. Ona tebliğ etmeyince o kimse dininin yarısı gidiyor. Hop kardeş bu senin dediğin gibi değil diyemiyor ona. Müslümanlar denizin üzerinde köpük misali. Çünkü ona bir şey diyemiyor. Ya aynı partiden ya o partiyle işi var. Allah muhafaza eylesin. Bakara ayet 204. İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı hakkında sözü senin hoşuna gider ve Allah’ı kalbinde olana şahit tutar.
Halbuki o en azılı bir düşmandır. O iş başına geçtiği zaman yeryüzünde fesat çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez. Sen Müslümansın. O münafığın dünyayla alakalı, dünya hayatı ile alakalı anlattıkları senin hoşuna gidiyor. O münafıklığı anlatıyor. O gavurluğu anlatıyor sana. O din düşmanlığını anlatıyor. Ama dünyayla alakalı olunca senin hoşuna gidiyor. Sen eziliyorsun onun önünde. Sen onun önünde ona boyun eğiyorsun. E boyun eğdin anda sen de dininin yarısını kaybettin.
Hatta onu alkışlıyorsun. Alkışladığın anda da dininin yarısını gönderiyorsun. Ve bu münafıklar, bu mürtetler, bu gavur bozmaları iş başına geldiği zaman da ne yapıyorlar? Yeryüzünde fesat çıkarıyorlar. Burada diyor ki ekini ve nesli helak etmek için çalışır. Dikkat edin. Ekini nesli. Ekinle kazandığınız para. Kazandığınız para. Ticaretten, ziraattan, hayvancılıktan, sanattan kazandığınız para ne yaptı? Helak etti. Faizle helak etti. Enflasyonla helak etti. vergilerle helak etti.
Üttü sizin paranızı. Ekin dediği o. Ekin dediği buğday değil. Onu buğday olarak algılama. Helak etti. Sizin kazancınızı helak etti. %60 %70 faiz de kazancını helak etti. Sen bir ekmek alırken %60 faiz ödedin. Gizli faiz. %50 faiz ödedin. %20 de vergi ödedin. %70 ödedin. Bir ekmek alırken senin kazancını helak etti. Bütün dünya sistemini, bütün dünya sistemini ele aldı. Bütün dünya sistemi o faizlere, o bozgunculara, o Nemrutlara, o kafirlere çalışıyor. Senden ütüyor, tekrar sana satıyor.
IMF ile satıyor. Dünya bankasıyla satıyor. Seni borçlandırıyor. Sen hep borçlanıyorsun. Her yıl devlet olarak borcun artıyor. Senin borcun aşağı düşmüyor. Bozguncu münafık bunlar. Münafık bunlar. Bunlar sendenmiş gibi görünüyor. Bunlar seninden, senin içinden çıkmış gibi görünüyor. Bunlar dünya deccaliş sisteminin elemanları oluyorlar. Ne yaptılar? Parayı ellerine tuttular. Ekin dediği ekonomik güç. Ekonomik güç ellerinde. Adam Amerika’dan tehdit ediyor. Ekonomini bozarım senin diyor.
Seni ekonomik sıkıntı yaşatırım diyor. İkini helak etti. Sen çalışıyorsun, çalışıyorsun, çalışıyorsun. Elde bir şey yok. Faizle, enflasyonla, vergiyle aldı seni. Bütün ülke olarak aldı. Bütün dünya olarak aldı. Alman’dan bir farkın yok senin. Bir de ne yapıyorlarmış? Nesli helak ediyorlar. Senin neslini bozuyor. Hem zahiren bozuyor hem de manen bozuyor. Nesli bozucu şeyler. Bütün otellerde fuhuş serbest oluyor. Bütün ülkelerde fuhuş serbest oluyor. Fuhuş serbest.
Hiçbir cezası yok. Ancak fuhuş yapan kimse açıktan para alırsa vergisini vermediği için sıkıntı var. Git bugün beş yıldızlı otele sormuyor bu yanındaki kadın kimdir diye. Huy serbest çünkü nereye gidersen git nesli bozuyor. Çıkıyorlar televizyonlara diyorlar ki işte kızlık zarı neymiş? Gericisiniz siz yobassınız siz. Siz şeriatçı gerici yobassınız ya. Böyle bir şey yok. Nerede yok? Afrika’nın bilmem hangi kabilesinde yok. Afrika’nın bilmem hangi kabilesinde evlenip ayrılmış olan kadın daha kıymetli.
Tecrübeli diye. Hatta kadınlar boşanırlarken eğlence yapıyorlar. daha da kıymetimiz arttı diye. Kimde kadınlık, kızlık zarı önemli değil? Yahudilerin bir kavminde, bir tarikatında kadın da erkek de önemli değil. Erkek hatta ilk deneyimini teyzesiyle yapacak. Kız ilk deneyimini dayısıyla yapacak. Alın size Yahudilik. Anlatılmaz bunlar. Ne yaptılar? Ülkenin neslini bozdular. Nesli bozdu. Nesli sadece fuhuş değil. Çıplaklıkta da bozdu. Fetvaya bak. Bir kadının iç çamaşırı hamileyken dışarıda görünür bir yere asarsa çocuk veledi zina olur.
Osmanlı fetvası. Hadi çıkın işin içinden. Bunu okudum böyle bir kaldım. Yıllar yıllar önce. Yıllar yıllar önce okudum. Hatta o kitabı kendimce arıyorum. Şimdi bulamıyorum. Tekrar arayacağım onu. Küçücük bir risale böyle. Ahmet Ziya Gümüşhanevi Hazretlerinin bir kadının hamile bir kadının iş çamaşırını dışarıda eşkare bir yani astı dışarı. Gizlemedi onu. Şimdi hadi nenelerinizi hatırlayın. Ben şimdi nenemi hatırlayayım, anamı hatırlayayım. Şimdi kendi bahçesinde çamaşırlarını asarken kendi iç çamaşırlarının üzerine çarşaf asıyorlardı.
Bunu görenler elini kaldırsın. Bak bu nesil bak bunu gördü. Sizden sonraki nesil bunları görmeyecek. Bakın kadın kendi bahçesine çamaşır asıyor. Kendi bahçesine çamaşır asarken içine giydiğin ne varsa. O koca donları vardı bu dize kadar lastikli. Önceden satılıyordu iç çamaşırı satanlarda. Şimdi var mı bilmiyorum var mı? Kadın iç çamaşırı böyle aşağı kadar dize kadardı. Lastikliydi onlar böyle. Kadınlar onlardan giyiyordu. Annemin donu öyleydi. Örneğin yani onları dahi dışarı asarlarken üstüne çarşaf asıyorlardı.
Yani görünmeyecek yani o. Bu fetvayı oraya bağlamıştım ben kendimce. Bu fetvayı vermişler. Kadınların bu kadar iş çamaşırlarını dahi koruyorlar. Kadınların iş çamaşırlarını dahi koruyorlar. Nerede kaldı? Nesli bozdu. Şimdi çocuklar anne babalarını dinlemiyorlar. Nesil bozuldu. Şimdi çocuklar anne babalarına isyankar. Nesil bozuldu. Yediğinden bozuldu, içtiğinden bozuldu. Eğitimsizlikten bozuldu, öğretimsizlikten bozuldu. Laik demokratik eğitim sistemi çocukları eğitmedi.
Yani bu çocuk 12 yıl okula gidiyor. 12 yıl okula gidiyor. Çocuk daha liseye giderken katil oluyor. Bu çocuk 12 yıl okula gidiyor. Ortaokulda kız çocuğu. Ortaaki kız çocuğu kızdığını sevgilisine hediye ediyor. Doğum gününde bu sistem çocuklarımızı ahlaklı yapmıyor. Bu eğitim sistemi nesnimizi bozuyor bizim. Ondan sonra çıkıyorlar ya nasıl oldu böyle ya? Bu eğitim sistemi bozuk. Bu eğitim sistemi ahlaklı, erdemli nesiller yetiştirmiyor. Çocuk okuldan ahlaklı, erdemli bir eğitim almıyor.
Şimdi eğitim sistemini eleştirdim diye verin beni mahkemeye. Laik, demokratik sisteme karşı çıktı deyin. Antilaik deyin. in gidin savcılığa suç duyurusunda bulunun. Evet bu nesil bozuluyor. O münafıklar neslimizi bozuyor. Bizdenmiş gibi görünerekten bozuyor. Bir ülkede faiz varsa nesil bozuktur. Bir ülkede enflasyon varsa nesil bozuktur. Bir ülkede insanları şehre topladıysan ve şehirlerde geçim standardını yükseltmediysen bozulur. Ne yaptılar? 4 + 4 + 4 yaptılar.
Köylerdeki okulları boşalttılar. Köylerdeki sağlık ocaklarını boşalttılar. Köylerdeki öğretmenleri yok ettiler. Bu sefer insanlar köylerden kentlere göçtü. Kentler komple komple bozuldu. Ama kapitalist sistem, deccalist sistem onu istiyordu. Kadınlar, çocuklar şehirlere göçsün. Ucuz iş gücü olsun ve bunların ben kazandığını, çalıştığını faizle, enflasyonla yutayım. Başardılar. Ovalarımız elden gitti. Ovalarımıza fabrika kurdular. Fabrikalaşıyoruz diye. Fabrikalaşacağız.
Orada iz ucuz iş gücü lazım. Ucuz iş gücü için köyleri boşaltmamız lazım. Doğu ve Güneydoğu’da PKK köyleri boşalttı. Hayvancılığı bitirdi. Her şeyi bitirdi. Köyler sahipsiz kaldı. Amaç neydi? PKK’nın üzerinden İsrail’in orayı işgal etmesiydi. Anadolu’daki köyleri boşalttılar, şehirlere doldurdular. Ucuz iş gücü. Köylerde kimse kalmadı. E şimdi et pahalı. Evet pahalı. E şimdi sen yapay et yiyeceksin. Evet yapay et yiyeceksin. Nesli bozuyorlar. Sen dışarıdan buğday ithal etmek zorunda kalıyorsun.
Sen dışarıdan süt ürünleri ithal etmek zorunda kalıyorsun. Ütüyorlar seni. Bir hastalık çıkarıyorlar. Bir kuş gribi, bir domuz gribi, bir anasının gözü gribi. Tavuklar helak oluyor. Hayvanlar helak oluyor. Şimdi yeni yeni ne var? İneklerden çıkan gazlar var. Dünyayı bunlar helak edecek. Bildiğin inen dışkısı. Buna inanırsan inan. Bunlar ne yaptılar? Nesli de bozuyorlar, ekinleri de bozuyorlar, hayvanları da bozuyorlar. Bitkileri de bozuyorlar, insanları da bozuyorlar.
İnsanların DNA’larını da bozuyorlar. Nesil bozuluyor. Hastalıklı nesiller geliyor. Güçsüz nesiller geliyor. Zayıf çocuklar geliyor. Antidepresan içen kadınlar 15 yaşında antidepresan içen çocuklar 15 yaşında, 10 yaşında, 3 yaşında, 2 yaşında yeni doğmuş çocuğa veriyorlar antibiyotikleri. Veriyorlar antibiyotikleri. 30 yaşında adam antibiyotikle ayakta duruyor. 25 yaşındaki kadının doğurgan özelliği yok. 25 yaşında delikanlı adam yarma gibi doğuyor ama spermlerinde iş yok, doğurganlığı yok.
Nesli bozdular. Nesli bozdular. Ben hayretle dinliyorum. Diyorum ya böyle hani nikahınız kıyılınca herkes rahat mı duracak? Rahat duruyor herkes. Allah’ım diyorum ben mi yanlış yerde duruyorum diyorum ya. Bayinderda bir delikanlı bir kızla nikahlanacak. O kız din oluncaya kadar hamil olur. Yani o adam o kızla görüşsün. O samanlık seyran olur ona. Aa hiçbir şey yok ki hiç kimsede. Ben kıza diyorum ki kızım hani sana doğru yürümüyor mu? yürümüyor diyor. İçimden diyeceğim ki ulan bu adamın süntüsü, bu adamın süpüntüsü diyeceğim.
İmam-ı Azam dahi fetva vermiş. Evlenecek olan kimselerin birbirlerine şehvetle bakmaları caizdir. İnsan fıtratı. Nesil bozuldu, fıtrat bozuldu, fıtrat bozuldu. Bu bozguncular adamların adamlıklarını bozdular. Kadınların kadınlıklarını bozdular. Münafık bunlar, kafir bunlar. İsterse bizden görünsün münafık. Bunlar nesli bozuyor. Çünkü adamın adamlığı bozuluyor. Kadının kadınlığı bozuluyor. Fıtrat bozuluyor. Haydi 3ünc sınıf bir insan çıktı. Ne dönmeler? Onların da yaşam hakları var.
Ulan bizim yaşam hakkımız yok bu ülkede. Önce onun nereye yaşam hakkı çıktı? Bizi eşcinselleri sevimli hale getiriyorlar. Getirmediler mi? Getirdiler. Ya sen bir iman ile nasıl yapabilirsin bunu? Münafıksen yapabilirsin. Nesli bozuyorlar. Münafık çünkü bizdenmiş gibi görünüyorlar. Adamın birisi de çıktı siyasetçi. Bunu Allah’ın takdirine bağladı. Be edepsiz hangi imanla söyledin onu? Kimse diyemedi. Ben Twitter’da günlerce yazdım. Nasıl böyle bir şey söylersin?
Allah bir kadın yarattı, bir de erkek yarattı. Adem belli, Havva belli. Üçüncü bir cinsiyet yaratmadı Cenabı Hak. Ama bu siyasetçilere göre üçüncü cinsiyet oldu. Gavur dediğimiz Trump çıktı dedi ki bu 3üncü şeyi tanımıyorum. Adam Hristiyan. Hristiyan Hristiyanken dedi ki bunları tanımıyorum. Ordudan atıyorum bunların hepsini dedi. Beğenmediğimiz Putin eş cinselleri terörle beraber tuttur ki terör. nesli bozuyorlar. Bunlar bakın bunlar münafık. Kur’an ve sünnet-i seniyenin dışında bir şeyi sana gizli gizli anlatıyorsa bunlar münafık.
Bunlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini eleştiriyorsa münafık. Onu günahkar görüyorsa münafık. Münafık bunlar başka bir şey değil. Ve bunlar en önemli münafıkların en önemli akaitte münafık. Bunlar en önemli özellikleri iki tane. Bir ekinleri helak ederler. İki nesli helak ederler. Bunlar hakiki münafıktır. Ekin demek insanların gelirleri, kazanımları. Nesil dedin insanların fıtratlarını bozuyorlar. Nesli bozuyorlar. Kadın çok rahat be tane adam dolaşıyor evli.
Be tane adam dolaşmış evli. Diyanete gidip soruyor. Beş tane adam dolaşmış. Kadın gidip Diyanete soruyor. Ben filancayla diyor resmi nikahım var. Beş tane adam dolaştım. Benim nikahım duruyor mu diyor. Diyanet fetva veriyor. Duruyor diyor. Resmi olarak kimle evlendin? Filancayla. Senin nikahın duruyor diyor. Nesli bozuyor. Beş tane adamın birisinden hamile kaldı. Kim olduğu belli değil. Miras hukuku nerede kaldı? Kimden hamile kaldığı belli değil. Ama resmi olarak bir tane kocası var.
Adam başka bir adamdan hamile oldu. Ama o adamın mirasını alacak miras hukukuna göre mümkün değil. Diyanet bunu sorgulamıyor. Nesli bozuyorlar. Diyor ki kimle nikahlıysan onun nikahında devam ediyorsun. Diyor ya 5 tane adam dolaştı. 10 tane adam dolaştı. Kadın telefon açıyor bana. Mustafa hocayla mı görüşüyorum? Estağfurullah ben hoca değilim. Ben evliyim. Allah mübarek etsin. Bakın ben üç aşağı beş yukarı aklımda kalanları anlatıyorum. Ben evliyim evet ama benim böyle hoşuma gitti.
Aşık olduğum bir adam var. Ben onunla da ilişkiye girdim. Sonra ben o adamla ilişkiye girerken başka bir adamla bunları anlatmaya utanıyorum aslında ama nesil bozmak nasılmış onu öğretmeye çalışıyorum. Bu adamla evli aynı esnada iki tane adamla da beraber yaşıyor. Ü tane adamla yaşıyor. Hamile kalmış. Benden keramet bekliyor. Benim çocuğum kimden diyor bana. Ben oturduğum yerde onun çocuğunun babasına bakacağım. He ya dedim ancak DNA’larını tespit ettireceksin sen dedim.
Adamlardan birer tane saç al, tükürük al, bir şey al götür dedim. DNA’larını tespit et. Çocuk doğunca da dedim bak babası kim. Şimdi Diyanete göre o çocuğun babası kim olacak? Resmi nikahlı olduğu kimse olacak. Nesli bozuyorlar. Bakın nesli bozuyor ve biz Müslümanlar olarak bu münafıklığı satın alıyoruz. Biz bu münafıklığa ses çıkaramıyoruz. Biz bu münafıklığın karşısında durmuyoruz. Biz emekli maaşımıza bakıyoruz. Emekli maaşı 1.000 lira az oldu, 1.000 lira çok oldu.
Maaşlar 2.000 L az oldu, 2.000 L çok oldu. Ticaret şöyle oldu, böyle oldu. Nesil bozuldu. Buna bakmıyoruz. Dünya sistemine entegre olmuşuz. Faiz sistemine, zulüm sistemine, dünyanın emperyalist sistemine entegre olmuşuz. Ütüyorlar bizi. Biz ona bakmıyoruz. Biz bakıyoruz arabayı ne marka alalım? Haydi selfie yapalım filan cadı. Bugün de böyle olsun. Ananın gözü olsun. Ona bakıyoruz. Vakko’dan mı giydik, Beymen’den mi giydik? Nereden giydik? O bayan kardeşler örtünün ama örtünüzün kenarında bir vako, eşar bu olsun.
Kenardan gösterecek şekilde bağlayın onu. Guci olsun. Guci eşarp olsun. Guci olsun. Yahudi sebebateist. Örtünelim biz. Bir de geçen gün ne duydum? En büyük kadın örtüsünü vak yapıyormuş. En büyük örtüyü o şey yapıyormuş. Düşünebiliyor musunuz? En büyük örtü Vakkoda takva yaşayacak hanımefendi. Ama o büyük örtüyü normal markalardan bulamıyor. İşte Aker var, başka ne var bilmiyorum da işte neyse örtü lazım olursa Murat’a diyorum ben. Murat oradan 3 be tane örtü gönder bize diyorum hediye mahiyetinde.
Mesnevi Şerhi (2148. Beyitten) ve Önemi
Murat oradan bir toptancıdan mı alıyor Murat? Murat bir toptancı alıyor diyorum. Desenlerini de sen beğen. Sıkıntı yok. Markası bile aklımda değil. Allah razı olsun Murat. Hakkını helal et. Seni de faş ettim böyle. Ama marka olacak Bozuluyoruz. Bozuluyoruz. Bu münafıklar bozuyor bizi. Ve biz o münafıkların münafıklıklarını yüzlerini haykıramıyoruz. Onların sistemlerini reddedemiyoruz. Allah bizi affetsin. Ve onlar iş başına geldiği zaman yeryüzünü helak ediyorlar.
Ülkeleri helak ediyorlar. Aileleri helak ediyorlar. Bakın şu anda 18 yaşında evlenmeyi düşünen erkek ve kadın yok, kız yok. 20 yaşında evlenmeyi düşünen erkek ve kız yok. 20 yaşında evlendireyim dediğinde aha ben evlenmeyi düşünmüyorum diyor. Kız da erkek de evlenmeyi düşünmüyor. Evliliği düşünmüyor. Nesil bozuldu. Kendince düşünüyor. Ben şimdi evleneceğim. Şu lazım, bu lazım, bu lazım. Erkek öyle düşünüyor. Ben şimdi evlenmeye kalksam şunu isteyecekler, bunu isteyecekler, bunu isteyecekler, bunu isteyecekler.
Ulan nereye evleneyim diyor. Kız da diyor ki ben şimdi evlenmeye kalksam şu olacak, bu olacak, bu olacak, bu olacak. Evlenmeyeyim diyor. Baktığınız zaman evlenme yaşı 30’a geliyor. 30’undan sonra çocuk sesini çekemiyor. Bir çocuk tamam bitti. İki çocuk o kaza alan olmuştur. bilerek olmamıştır. Hatta aman çocuk edinmeyelim ya böyle çocuksuz yaşayalım. Ben de diyorum ya çocuk sesinin olmadığı bir ev değildir. Hani önce kendi çocuğun sonra torunların olsun. Çocuk sesi evde eksik olmasın.
Millet zaten ikinci çocuktan sonra utanıyor. Alem ne der diyor. Bir dervişin birisi öyle dedi. Efendim alem ne der dedi. Neyi ne diyecek dedim ya ben böyle hani ikinciden sonra dedi kimse hoş görmüyor ya dedi. Kim hoş görmüyor dedim ben ya bizim hanım tarafı dedi iki çocuktan sonrasını hoş görmüyor dedi. Kayın valide diyormuş ki ne yapacaksın köpek sürüsü gibi çocuğu ya çocuk köpek sürüsüne benzetilir mi? bozuyorlar. Bakın nesli bozuyorlar. Doğum kontrol haplarıyla, doğum kontrolüyle nesli bozdular bu ülkede ya.
Nesli bozdular. Evlenmeyi zorlaştıraraktan nesli bozdular. Haklı erkekler. Şimdi kızlar tavan yapmış vaziyette. Filanca yerde düğün olacak. Filanca altın alınacak. Filanca ne o? Eee, yüsük şeyli oluyor ya. Pırlanta olacak. Salih bak aspirin gibisin. Salih pırlanta olacak tabii. Kız onu istiyor. Kız diyor, “Filancaya takıldı. Bana neden takılmasın? Filancaya şu alındı bana neden alınmasın? Şişmancaya şu oldu. Bu neden olmasın? Allah Allah. Bu çocuk nereden yapacak bunu ya?
Bir de yeni nesil şimdi evlenecek olan kız. Çocuğun evi olsun harika. Annesinden, babasından ayrı ev olsun harika. Eee arabası olsun harika. İşi de güzel olsun harika. Ya seni ne yapma alsın ya? Lan delikanlının evi var, işi var, arabası var. Lan ona hatun mı yok? Haftada bir Tayland’a gitsin. Bunu düşünmüyor. İstiyor boyna. Düğünü filanca salonda olsun. Bizim Nakinin salonunu beğenmiyor ya. Gidin Nakinin orayı tutun diyorum ben. Benim gözümün içine bakıyor kız.
Hani o diyor sizin gittiniz mi? Evet diyor. Ondan sonra ben başka bir yer düşündüydüm diyor. Salonun bile hayalini kurmuş kız ya. Ben de böyle diyorum ki ben Nakinin di salondan başka bir yere gitmiyorum ama diyorum bakıyor benim gözümün içine içine. Şimdi hani ne disin bana şimdi? Diyorum giderim zehirlenirim bir şey olur. Suikaste kurban giderim diyorum. Ne olacağım belli değil benim. O yüzden gitmiyorum. Başka ben tanımadık düğün salonlarına gitmiyorum. Gitsem de oturmuyorum diyorum.
Otursam da bir şey yiyip içmiyorum diyorum. Bakıyor şimdi ya kendi kendime diyorum ya diyorum hani burada Ninin reklamını yapmak için söylemiyorum ya. Gelecek misafirlerini yiyecek içecek gidecek işte nerede olursa olsun belli bizim programların olduğu. Öyle değil mi? Zeybekler oynayacak. Yenilecek içilecek gidilecek. Bu kadar basit. Yok bu nesil bozuldu. Bozuldu ya. Bir bakıyorsun annesi babası derviş kız veya erkek devrilmiş. Hiç annesinin babasını düşünmüyor o kız veya erkek.
Ya benim annem babam derviş. Çevreleri derviş. Benim annem babam derviş. Çevresi de derviş. Bizim düğüne kimler gelecek? Dervişler gelecek. E ya bu anneyi babayı sen nasıl orada yüzüne eğdiriyorsun? İslami olmayan bir sistem kurguluyorsun orada. Düşünmüyorlar. İlk golü kendi evlatlarımız atıyor anne babalara. Allah bizi affetsin. O münafıkça hayat standardı içimize yerleşmiş vaziyette. Kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Resim gösteriyorum. Ayna tutuyorum. Hiç kimseyi suçlamak için söylemiyorum.
Yarın öbür gün kınamak için söylemiyorum. Yarın öbür gün benim de başıma gelebilir. Çünkü benim de evlatlarım beni dinlemeyebilir. Hayır baba bu senin zamanında bu zaman değişti diyebilir. Bu imtihan kapısı herkese açık ama o münafıkça hayat standardı içimize oturmuş, yerleşmiş vaziyette. Yani ben kız kardeşimi veriyorum. kız kardeşimi verirken ondan sonra işte damat adayının babası böyle sanki inek alıyor. E dünür ne istiyorsunuz? Söyleyin bakalım. Öyle bir yukarıdan, öyle bir tepeden konuştuk ki bunu.
Hani o zengin biz fakiriz yani. Ne istiyorsunuz? söyleyin sizin kızınızı alıyoruz. Birden döndü bende. Sen ne alıyorsun dedim ya? İnek mi alıyorsun sen dedim. Koyun mu satıyorsun? Hayırdır dedim. Bizde satılık hayvan yok dedim. Hiçbir şey istemiyoruz dedim. Sen kendine ne şanına yakıştırıyorsan onu tak istersen takma. Şanına ne yakıştırıyorsan onu al istersen alma. İstersen hiçbir şey takma hiçbir şey alma. Ben gücümün yettiğince hepsini yaparım. Eğer bu kız size gelin geldiğinde ananın evinden şunu mu getirdin, anan bunu mu yaptı?
Lafını duyarsan vallaha da billaha da tillaha da Allah’a bin bir sefer yemin olsun dedim sana ateş ederim. Senin oğluna da ateş ederim dedim. Yeminle söylüyorum dedim. Bu lafı duyduğum anda ateş ederim size dedim. Şimdi alacaksanız alın dedim. Bu şartlar dahilinde kaldı buz gibi. Bunu söyleyen kimse Allah ya. Bunu söyleyen kimse sonra annemden 9 tane beşi birlik borç almış düğünden sonra. Annem bizden saklırı vermiş ona. Hayvan alıyorlar, hayvan satıyorlar sanki.
Ahlak aramıyorsun, insanlık aramıyorsun. Ne takacaksın filanca? Yusuf neydi adı? Pırlanta yüsük takacak mı? Pırlanta takı olacak mı? filancanın olduğu gibi, fişmanca olacak gibi olacak mı? Ben bizim bir dervişe dedim ki, dedim de ki tahtanın üzerine evleneceğiz. Demiş ki kız bizim derviş o da derviş. Şeyh efendiden mi duydun bunu? Lan kimden duyacak başka? tahtının üzerine evlenirim diye kız de hani şeyhini çok seviyordun sen. Şeyhin tahtanın üzerine evlendi.
Hadi evlen sen de. Çok seviyordun ya. Hadi sen de kızına isteme hiçbir şey. Şeyhin istemedi çünkü. Hadi isteme sen de. Biz şeyhi seviyoruz ama gösterişe, şatafata, şatata gelince yok. Şeyhin şatafatlı mı yaşıyor? Şeyhinin evindeki koltuk 30 yıllık. Şeyhinin giydiği takım elbise 20 yıllık. Kaç yıllık? 20 sene var. 20 seneden fazla o. 2002’de aldıydım onları. Outletten aldım bir daha. As merkezdeki Outlett’ten aldım. Outlet onlar. Outlet malı. Hadietten gitin hadi. Hadi ucuzluktan al.
Hadi hadi git ucuzluktan gömlek al kendine. Şeyhin ucuzluktan geyiniyor. Hadi sen de ucuzluktan geyin. Hadi şeyhin pazardan gidiyor. Domatesi, biberi, salatalı, onu, bunu pazardan alıyor. Hadi git al. Şeyhin hiçbir lüks yerde yemek yemiyor. Parası var mı? Hadi sen de öyle yaşa. Şeyhin kendini bildi bileri hiç tatile gitmedi. Şeyhime hizmet için kaplıcaya gidiyordum. Şeyhimin kaplıcası bitti. Benim de kaplıca bitti. Hatta kendi kendime dedim ki bundan sonra dedim kaplıcanın da tadı yok sana.
Bitti şeyhim vefat ettikten sonra bir gün dahi gitmedim kaplıcaya. Hadi tatil yapma sen de. Hazreti peygamber tatil mi yaptı? Sallallahu aleyhi ve sellem. Ama o münafıklar münafıklık hayatlarını bize sindirdiler. Bozdular bizi. Biz de o bozulmaya satın aldık. Allah bizi affetsin. Müslim’den hadis-i şerif. Şüphesiz Allah sizin dış görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak kalplerinize ve amellerinize bakar. Allah senin görüntüne bakmaz. Temiz ol yeter. Allah temiz olanları sever.
Zahir ve batini. Allah senin malına bakmaz. Zekatını ver. Malın varsa zekatını ver. Ondan sonra psikolojik rahatsızlık yaşıyorum. Beni kurtar deyip gelme. Zekatını ver. Zekatını verirsen psikolojin düzgün olur. Zekatını vermezsen psikolojin bozulur. Zekatını verirsen Allah’ın izniyle sen düzgün insan olursun. Vermezsen bozulursun. Namazını kıl. Namazını kılmazsan bozulursun. Namazını kıl. 30 Ramazan orucunu tut. Tutmazsan bozulursun. Dilini tut. Dilini tutmazsan bozulursun.
Dervişliğine sıkı sıkı yapış. Yapışmazsan bozulursun. Tövbene sıkı sıkı yapış. Tövbeni bozarsan bozulursun. Rabbim bizi bozulanlardan eylemesin. İnsanlardan bazıları Allah’a ve ahiret gününe inandık derler. Halbuki onlar inanmış değillerdir. Bunları hızla geçeyim. Saat çünkü 11 oldu. Ahir zamanda bazı kimseler çıkacak ve dini dünyaya alet edecekler. İnsanlara yumuşak görünmek için kuzu derilerine, kuzu postuna bürünecekler. Dilleri şekerden tatlı fakat kalpleri kurt kalpir.
Ne yapacaklarmış? İnsanlara yumuşak görünecekler. Onlar böyle yumuşak yumuşak konuşuyorlar. Böyle tatlı tatlı. Böyle badem bıyıkları var. Böyle güzel. Böyle ne kadar yumuşak konuşuyorlar. Böyle ne kadar tatlı konuşuyorlar. Tabii ben kaba ve sertim. Bir de neyim? Kabayım, sertim, dikim. Ondan sonra böyle olduğu gibi konuşuyormuşum. Celalliymişim. Bunlar benim negatif yönlerimmiş. Yani böyle çok affedersiniz olacaksın. Yani böyle doğruları söylemeyeceksin. Haykırmayacaksın yani.
Celallenmeyeceksin. Anan haram. Her yanımızı sarmış. Nereye celenmeyeceksin? Münafıklık sarmış her yanımızı. Nereye celallenmiyorsun? Dert sarmış. Nereye celenmiyorsun? Ama yok inciniyor arkadaşlar. İnciniyorlar. Allah bizi affetsin. Demek ki kuzu postuna bürünecekler. Münafık bunlar. Senin paranı, makamını, mevkini kullanmak istiyor ve dilleri şekerden tatlı. Bunlar insanları aldatmak için konuşuyorlar. Çünkü şekerden tatlı, yumuşak yumuşak söylüyorlar. Yani bakıyorsun sanki ilim ehli.
Yani peygamber de hatalar işlediler. Peygamber onun asker arkadaşı sanki. Allah bizi affetsin. Devam ediyor. Bunlar benim affıma mı güvenip aldanıyorlar yoksa bana karşı mı? Benim rahmetime güvendikleri için mi böyle cüretkar davranıyorlar? Şanıma yemin ederim ki onların üzerine öyle bir fitne, öyle bir musibet göndereceğim ki o çok yumuşak, huylu, halim selim olan kimseleri bile şaşkına çevirecek. İşte bu zamanı yaşıyoruz. Bu zamanı yaşıyoruz. Ve bizim üzerimize öyle bir belalar, öyle bir fitneler geliyor ki, bizim üzerimize öyle şeyler geliyor ki biz bunlardan bile uyanmıyoruz.
Enflasyon geliyor, en büyük fitne. Faiz geliyor, en büyük fitne. Fuhuş her yeri sarıyor. En büyük fitne. Uyuşturucu, kumar, içki her tarafımızı sarıyor. En büyük fitne. Ve bizi içimizden yıkıyor. Çocuklarımız, gençlerimiz helak oluyor. Farkında değiliz. Bu münafık görüntülerden oluyor. Ülke olarak da farkında değiliz. Yani batıda Yunanistan silahlanıyor komple. Adalar silahlı. Elin gavuru gelmiş oraya bir tane dede aça kurmuş düzenini. Yunanistan’dan sarılmışız.
Öbür taraftan İran’dan sarılmışız. Suriye’den sarılmışız. Irak’tan sarılmışız. PKK’yla İngiltere’si, Amerika’sı, Hollanda’sı anasının gözü gelmiş Akdeniz’den sarmış bizi. Yukarıdan biz Karadeniz’in normalde güvenlik sigortası olan Kırım’ı kaybetmişiz. Kırım’ı kaybetmişiz. Sarılmış ülkenin dört bir tarafı. Bakın ülkenin dört bir tarafı sarılmış. içi de münafıklarla sarılmış. Sebateistlerle, kafirlerle, mürtetlerle sarılmış. İçkicisiyle, kumarcısıyla, yobazıyla, evet fuhuşçusuyla, aldatanlarla, üç kağıtçılarla sarılmış.
İçeriden de sarılmış, dışarıdan da sarılmış. Bize hala daha şirinlik yapıyorlar. uyutuyorlar bizi. Uyanın ey ümmeti Muhammed, ey Anadolu insanı uyanın. İçimiz dışımız sarılmış vaziyette. Yarın öbür gün savaşacak gençlik bulunmayacak. Vatanı peşkeş çekecekler. Vatanı savunacak insan bulamayacağız. uyuyoruz ama yumuşak görünüyorlar bize. Hakikate anlatmıyorlar. Ülkede uyuşturucu almış götürmüş. 2013’e kadar 2003’ten 2013’e kadar %800 artmış. 2013’ten 2023’e kadar ne arttığını bilmiyoruz.
Uyuşturucu sarmış her tarafımızı, içki sarmış her tarafımızı, fuş sarmış her tarafımızı, zina sarmış her tarafımızı, faiz sarmış her tarafımızı, rüşvet sarmış her tarafımızı üç kağıtçılık, beş kağıtçılık sarmış her tarafımızı. Mahkemeler kan şeylerle ne o dosyalarla dolu. İcra dosyalarla dolu. Adamın 30 tane suçu var. Dışarıda dolaşıyor. 31inciyi işliyor. 36 tane dosyası var adamın. Adam dışarıda 37ciyi işliyor. O münafıklar çürütmüş. İçimizi dışımızı çürütmüş.
Yunanistan adalarda silahlanıyor bize karşı. Biz Yunan adalarına tatile gidiyoruz. Deda ABD’yi çağırmış oraya üst kurdurmuş. Adamın uçakları, silahları, topları Türkiye’ye doğru. Adaları silahlandırmış. Her şeyi Türkiye’ye doğru. Biz adalara gidiyoruz tatile. Diyoruz ki, “Ey Yunan, biraz daha zengin ol. Biraz daha silahlan. Var mı şer düşen ona? Müslümanlara şert düşüyorlar. Her sene hacca mı getirilir? Araplara para yediriyorsunuz be edepsiz. Sen Yunan’a ya. Sen ABD’ye yediriyorsun ya.
Sen Maldivlere yediriyorsun ya. Ona bakan yok. Sarılmış etrafımız. Etrafımız, içimiz, dışımız sarılmış. Bu münafıklar helak ediyorlar ortalığı. Bir de bizdenmiş gibi görünüyorlar. Yumuşacık, tatlı tatlı konuşuyorlar. Sen parayı ver yeter ki. Sen parayı ver onlara. Sen makamı ver onlara. Başka bir şey lazım değil. Allah bizi affetsin. Son hadis-i şerif. Kim insanların kalbini çelmek için kelamın kullanışlığını öğrenirse Allah kıyamet günü ondan ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez.
Hani var ya böyle düzgün konuşma değil insanları aldatma. İnsanları kandırma. Hani hitabeti çok yüksek, hitabeti çok düzgün. Ama ne için? İnsanları kandırmak için. Bir anlatıyor, bir anlatıyor, bir ağlıyor. Bu işler böyle olmaz dedi. Attı 10 tane senet. An dedim ya kolunda saat var. O zaman gayrimeşruyu yeni bırakmışız da biz de ben şövalye altın yüsük takmayı hiç sevmiyorum. Bizim bayır da adettir. Pavyona gidersin, şovalye yüsünü bırakırsın emanet olarak. Ertüsün gider parayı ödersin.
Ben saat bırakıyorum mecbur kalırsam. Saat kıymetli. E biz de saat bıraktık. Bir ay sonra bir daha çağırdılar. Bir anlatı aynı adam 10 tane daha senet attı. O zaman öğrendim. Gel bakayım buraya dedim beni çağrına. Bu dedim geçen ay 10 senet verdi. Şimdi de 10 senet veriyor. Bu adam ifraz eder. Ne iş yapar ya? Gaza getirmek için veriyor dedi. Tak yakasını topladım. Aldatan bizden değildir diyor hadis-i şerifte. Dedim ha yediniz benim saatı desene dedim. Uyanıkım ben hesapta.
Öyle yaptı. Böyle boyu benden aşağıda. Böyle baktı bana. Mustafa kardeş ben saati getireyim dedi. Saat kıymetli çünkü. İstemiyorum lan dedim. Dedim Mustafa Özba ne zaman verdiğini geri istemiş dedim. Bitti ama yumuşakla aldı onu. Aha hadis-i şerif. İnsanların kalbini çelmek için kelamın kullanılışını öğrenin. Kalbini çalacak, aldatacak çünkü kandıracak onu. Onun parasını yutacak. Onun makamını kullanacak. Onun makamını kullanacak. Onun zenginliğini kullanacak. Ama diyor ki Allah onların hiçbir ibadetini kabul etmez.
Rabbim bizleri ve ümmeti Muhammed’i münafıklıktan muhafaza eylesin. Münafıklardan da muhafaza eylesin. Bizde münafıklık alametleri varsa rabbim tövbe ediyoruz. Onları bizim üzerimizden atsın. Cenabı Hak bizleri dost doğru Müslümanlardan eylesin. Dost doğru dervişlerden eylesin. Dost doğru sufilerden eylesin. Rabbim kendisine dost doğru kullardan eylesin. Cenabı Hak cümlemizin ve cümle ümmeti Muhammed’in hatalarını, kusurlarını affeylesin. Bizleri münafıkların elinde oyuncak olmaktan uzak eylesin.
Kafirlerin elinde oyuncak olmaktan uzak eylesin. Mürtetlerin elinde oyuncak olmaktan uzak eylesin. Rabbim Müslümanlara zarar vermek isteyenleri kahrı perişan eylesin. Bizlere zarar vermek isteyenleri kahrı perişan eylesin. Cenabı Hak Filistin’e özgürlük nasip eylesin. Bu pis Yahudi devletini batırsın. ABD’yi batırsın. Müslümanları zulmedenleri batırsın. Müslümanların kanını, şanını, şerefini, haysiyetini, namusunu ayaklar altına alanlar helak eylesin. Onlara günyüzü göstermesin.
Onların gönüllerini, bağırlarını yaksın. Nerede Müslümanlara zulmeden varsa Cenabı Hak onu parım parım parçalasın. Elfatiha selavat. Haklarınızı helal edin. Helal olsun. Bizden yana da helal olsun. Sürç ile ihsan ettiysek affola.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını inceleyebilirsiniz.