Dergah Sohbetleri Serisi

3. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Evet kadar veya mesela ayakta yapak yap belli. Esmaları yap şöyle veya insanlar mullah yaptırıyor kendince kak çeşidi veya bilmiyordu da kendini çıkarmış gi onu yapmasını ö veya şahsı. Olur veya toplu olur zikir geniş bir çerçeve tabii her tarikatın kendince bir. Zikrullah yöntemi var. Her tasarruf topluluğun da kendince bir zikir yöntemi var diyeceksiniz ki tarikatla tasavvufun arasında fark var mı var bir tarikat topluluğunda zikir yöntemi bellidir onun dışına çıkılmaz bunun şeyhinin şeyhi de öyle yapmış olması lazım

şeyhinin şeyhi de şeyhinin şeyhi de şeyhinin şeyhi şeyhin şeyhi böyle devam eder onun o sınırın dışına çıkmak o adamın o erkanın dışına çıkması mümkün değildir. Örneğin bir. Rai dersi yapt hazinesine kadar var. Gerçek. Rai dersi. Örneğin işte bir. sefer ik sefer denk geldim ben raii yapıldı sabahlar kirmes biliyorsunuz. Siz yaptınız zaten yaptırdık arkadaşlar. Aslında. Kadiri dersi dendiğinde o yapılan. Hatme gibi yapılır devamlı gerçek toplu olarak. Kadir dersi olur ehli tasavvuf bu noktada biraz daha şeydir ucu

açıktır ucunun açık olması gelenekten kopması manası da algı olaz zaten ehli tarikat da her ne kadar kendisini disiplinli olarak adetmiş olsa dahi onlar da uçlarını açmışlar her üstadın dersi değiştirme selahati olduğuna dair kendi içlerinde bir gelenek oluşur. Eğer bu manada tarikat kapsamı içerisinde alınacak olunursa tarikat kapsamına göre bir kimsenin. Zikrullah yaptırma şekli. Şemal esması belli bir daire içindedir bu noktada. Örneğin bir tarikat adamında. Çavuş noktasında olan bir kimsenin. Zikrullah dervişan ayağa kaldırma yetkisi olmaz oturdukları yerden.

zahı yaparlar oturdukları y zik bitirirler nak veya gabb işte. Zikrullah da o kimseleri ayağa kaldırır. Esmaları vurdurur ama hiçbir zaman. Örneğin nakipler dörtlü. Esma vurdurmaz devamlı üçlü. Esma hay. Allah gibi veya hu hu hu. Allah gibi o dörtlü. Esma mbara a onlar mesela allah. Allaha. Allah. Allah deyince o dörtlü esmaya girer onu ancak nüa seviyesindeki kimse dörtlü. Esma vurdurur ardından halife gelir halifeler de altlı. Esma vurdur hayyül. Kayyum. Allah kadir. Kayyum. Allah bu altın ya hay

hay. Allah. Allah bu altılı. Esmalar bunun gibi altılı. Esmaları ancak halife düzeyinde olan kimseler zikrullah’ı yaptırır. Üstat ise bunların hepsini de yaptırır canının istediğini yaptırır canının istediğini canın istediği gibi vurdurur. Zikrullah dörtlüyü altılıyı yediliyi tekliye şur. bir şeyi yoktur bu manada bizim içimizde de bir. Hiyerarşi mevcuttur o hiyerarşinin adı konmamış olsa dahi ehli tasavvufta. Onun. Adı konmaz ama ehli tasavvufta onun haliyle onun adı konur hal olarak adı konulur hal nedir o tasavvuf böyle ritüellerin üzerine kuruldu

kendi içerisinde o kendi içindeki renleri uygular. Üstat mesela. Üstadın sağındaki solundaki. Zikrullah esnasında yerleştirdiği kendi eliyle yerleştirdiği kimse bu noktada. Üstada en yakın olandır. Hiyerarşik olarak. Onların ismini ister koysun ister koymasın genelde hep maneviyatta da ortada işte zamanın kutbu olur. Onun sağında üçlerin ikincisi sonunda da üçlerin üçüncüsü olur. Sağlı sollu. Sağlı sollu 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Sağlı sollu yş bu. Sağlı sollu yerleşme. Normalde biz dikkat etmeyiz hiçbir zaman. Ama. dikkatli konulacak

olursa o zaman o tasavvuf topluluğunun içerisindeki. Hiyerarşi de meydana çıkar o tasavvuf toplumunun içerisindeki. Hiyerarşi de meydana çıkar o. Hiyerarşi meydana çıkınca bütün insanlar kendi içlerinde o hiyerarşiyi benimserler buna itiraz etmezler. Bu tasavvufun kendi içerisinde oluşturduğu bir sistemdir bu tarikatlarda dil ile konuşulur tarikatta denir ki bu kimse. Nakip bu kimse nüba bu kimse. Çavuş bu bu kimse halife bu tarikat hiyerarşisinde konuşulur tasavuf hiyerarşisinde bu konuşulmaz ismi bunun belirlenmez. Amma ve lakin ve lakin hiyerarşisi şimdi bir

örneğin yeni ders yaptırmaya başlayan bir kimse kendince altılı esmaya kendince dörtlü esmaya soyunmak bu kendi kendine böyle soyulursa oradaki. İhvan edebe riayet etmedi diye o kimsenin üzerine suzam besl yeni ders yaptıran tarikat diniyle kuk hükmündeki kimseler. kendilerince dörtte. Esma vurdurmalı edeben iyidir ama bir kimse kendi kendine böyle. Nakip kıya su kabına böyle yapmadan kendi kendine ders yapıyordur kendi kendine o esmanın vurmuş şekli hoşuna gitmiş. Öyle kendi kendine o. Zikrullah yapabilir mi yapabilir ama 3 be kişi

toplayalım işte ben de bak nasl altıda. Esma vurduruyor işte ben de bak nasıl dörtte. Esma vurduruyorum bu manada böyle. Esma vurdurursun o manen kayba uğrar manen işin zarafetinden uzaklaştırılır tasavvuf bir. Zerafet meselesidir tasavvuf bir derinlik tasavvuf kendisini insanın o mertebe layık görmeme noktasıdır tasavvuf. İnsanın kendisini hep aşağıda görme noktasıdır hep böyle kendince edep noktasında tazu noktasında kendini hiç görme noktasında durma meselesidir. Allah rahmet eylesin. Üstadım bana o. Esmaları vurma vurdurma müsaadesi verdiği halde edep. ederdik vurdurmaz

dık. Biz genelde arkadaşlara. Eski arkadaşlar birer imtina ederdik kaçırdık bu insanı kazandırır ne oldum demektense işte bak ben neyim demektense. Ben hiçim demek tevazu yapmak aşağıdan almak boynunu gitmek böyle kardeşlerinin yanında sanki yüksek makam daymış gibi o havayı vermek tasavvufun özüne uygun değildir genelde böyle ben hep örnek verdim yeni içkiye başlayan genç çocuklar vardır iki cümle içince var mı lan bana yan bakan bağırır yaşlılar onu gör bakarlar. Ban gülerler. Derler. Ki. Genç iki dubre içmiş kendini

beşe zannediyor derler onu böyle ilk etapta hoş görürler. Ama o birik böyle aynı şeyi yapınca onun dersini verirler sonra burası önemli. Onun dersini sonra verirler o yüzden böyle ders yaptırmaya herkes böyle kendi içinden heves eder kendince. ders yapt kadın erkek değişmez makam sevgilidir insana yüksek görünmek böyle hiyerarşide üst tabakada görünmek insanlara emretmek. İnsanlara tepeden davranmak insanın nefsinin hoşuna gider veya insan bu noktada kendisine bir rant sağlar rant. Sadece para değil desin sevilmek de rant tasın. El

el üstünde tutulmak da rasın ona ayağa kalkılması da randır onu baş köşeye oturtur makak da randır o kimseye. A bu. Bak bizim işte ders amirimiz çavuşumuzun bu. Kutbu işte buranın alimi buranın memuru buranın şusu bu insana randır aslında başka yerlerde. Bunlar paraya dönüşü bizde. Normalde paraya dönüşmez bizde de biraz böyle hizmet edinmeye dönüşür o kimse hizmet edilmeyecek. Evet. Bütün kardeşler bütün arkadaşlar birbirlerine hizmet edecekler. Ama ders yaptıran. Kardeşler kendilerine hizmet ettirmeme gayret edecekler veya. Hiyerarşik olarak

belli sorumluluk alan. Hiyerarşik olarak belli hizmetler eden. Kardeşler kendilerine hizmet ettirmeyecek kendilerini yüksek göstermeyecek kendilerini yüksek görünmesine yol açmayacak. Bu onların manen tehlikesine. Allah muhafaza eylesin bende. Şöyle bir öğreti yok tipik bir tarikatta öyle öğreti vardır tipik tarikatta. Üstat bazen dervişlere. Hiyerarşik olarak yukarıda olan kimseyi boğdurur bunu açık kon bakın ya. Örneğin işte. Hüseyin’i. Yem olarak atar sizin önünüze. Hüseyin size boğdurmak. Bu tipik tarikatlarda vardır. Ben bundan çok eziyet çektiğimden dolayı benim böyle bir şeyim yoktur.

Ben kolay kolay yem etmem kimseye bu. Bu tarafın. Geylan. Hazretlerine çekmiş beni ciddi ciddi haz. Geylan öyle demiş bir çavuşa binlerce dervişi feda ederim demiş. Bu ders yaptıran kardeşlerin öbür kardeşleri ezme manası da değil. Bu da. farklı bir. Ezdirmem her şeyde bir hakkaniyet lazım ders yaptıran. Kardeşler bu manada heyecanlanıp. Mesela bana da telefon açıyorlar ben bu esmayı çektirsem. Olur mu olur. Ne olacak ki diyorum o telefon açıp söyleyen kimsenin. Samimiyetine inanıyorum çünkü o böyle zaten yeni.

Kardeşler. Hiyerarşik olarak bu. Esmaları bilmediklerinden dolayı vuruluş şekillerini gayyar telefon açıyorlar efendim biz ayağa kalkabilir miyiz. Kalkın ayaklarınız ağasın efendim biz işte sizin vurdurduğu altılı. Esmalar. İşte şu hoşumuza gitti böyle. Zikrullah yapabilir miyiz. Siz yapabilirsiniz diyorum ben onun yalnız sırf. Zikrullah aşkından sırf. Zikrullah muhabbetinden kaynaklandığını bildiğim için ben düz. Nizam besliyorum bu noktada. Ama yok eğer o kimse kendi kendisine y. Normalde zaten dergahın içerisinde şu anda halife yok veya atanmış olarak. Nak ib gabbar. yok atanmış

olarak. Ama bunu açıkça beyan edeyim. Hüseyin’in. Adnan’ın. Cafer’in bu üçünün. Şeyh efendinin zamanında nlikleri var şe efendinin zaman ama icazetleri normalde yazmadı. Efendi bana dedi oğlum yaz ver dedi. Ben de dedim ki efendim siz yazın. Siz verin dedim ben oğlum sen ne yazmıyorsun dedi. Efendim dedim ben. Bu meselenin içine girmek istemiyorum çünkü başka iki tane daha ü tane daha arkadaş vardı. Onlara da söylemişti onlara da ver dedi. Efendim. Siz kime diyorsanız ben onlara verim dedim ben

siz yazgının siz kendiniz verin. D bu tane arkadaşın efendinin zamanından nlikleri. V şeyi. Hazretleri o zaman için bu tane arkadaş söyledi bana söyledi. En azından ben biliyorum bana dediğini bu efendiden kalan ama bizim kendi zamanımızda da. kendimize göre tespitlerimiz var bu farklı diyeceksiniz ki bu tane kardeşin ninden. Bir tehlike mi var. Yok böyle bir geriye gidiş mi var. Yok böyle bir. Hani sarm gereği mi sard. Hayır öyle bir de yok öyle aklınıza bir gelmesin kardeş ün.

Bursa. Bursa’nın içi ol ün var ha bu manada bu kardeşin ü de da bir teyit olmuş olsun. Aynı zamanda benim yaptırdığım. Zikrullah gibi yaptırdılar bu halife olduklarından nakim. M kabba olduklarından veya. M kabba olduklarından veya şu bu olduklarından dolayı değil. Hiyerarşik olarak isterlerse hiç bir olsunlar bu. Kardeşler bu. Esmaları vurdurur bu zull allahları yatırlar bayan. Kardeşler de normalde kendilerin de üçlü esmaya kadar vurdur vursunlar. Ama bu manada hani hoş oluyor ya. Öyle değil mi. Ama bu

o hoşl yaşamak için böyle bir. Zikrullah yapmaları sır işte böyleyiz. Biz olmadığı müddetçe bund bir be olmaz insanın. Normalde deriş kardeşlerim hangi noktada olursa olsunlar kendi kafalarından belli bir yöntemi bir. Zikrullah şekli. Zikrullah şemali oluşturmaları nefisten bu tasavvufta da olsa da olsa bir tek. Üstada aittir ian sufiler üstadın çizdiği çizgide yular. Nakip de olsa. MBA olsa halife de olsa. Çavuş da olsa üstadın çizdiği yoldan gitmek zorund meselenin dii buur. Kendi kafasından bir. Esma üretmesi kendi bir.

Esma vuruş şekli üretmesi söz konusu olm konu açılmış konu bu manada. Kardeşler şunu unutmayın haz. Resulullah buyurmuş ki. Başımıza bir köle edilse. Siz ona tabi olun demiş başınıza bir köle de tayin edilse. Bunu kendinize ölç edin. bu manada. Bizim kendi cemaatimizin içerisinde birisi başınıza tayin edildiyse ne olursa olsun onu tabi ol ona tabi olmaktan tat aldığınız olasınız kalbinizde böyle bir tat oluşur ona tabi olun bundan bir kaybetmezsiniz diyeceksiniz ki sen bir kimseye tabi oldun mu. Ben

şeyhimin haricinde hiçbir kimseye tabi olmadım. Bu nasıl bir duygu onu bilmiyorum ama bu da şeyhimin. Bana özel bir şeydi bana dedi ki oğlum. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Sen direkt bana bağlısın. Senin önünde hiç kimse yok dedi. Sen direkt beni dinleyeceksin bana bakacaksın dedi bu derz içerisinde başka hiç kimsede böyle bir yoktur herhalde. Ben biraz fazla kırık galiba böyle bir yol çizdirdi bana benim önümde benim. Tabi olacağım bir. Çavuş bir. Zakir bir. Nakip birab bir

halife yoktu ama bu. demek değildi ki ben dergahın içerisindeki eski naları nakipler çavuşları zakirleri ezdim geçtim. Yok ben onlara yine her zaman için hürmet ettim hizmet ettim saygı duydum ve onlarla olan diyaloğu hiçbir zaman kendi dairemde kötüleştirme. Bu benim kendime münhasır bir şei ama başka dergahın içerisinde. Bu ikinci bir adam yoktu böyle biris geri kalan hepsi de hiyerarşik ol olarak işte çakuş zakire. Zakir nakibe nakib gabbay böyle. Hiyerarşik olarak devam ediyordu ama ben dergahın içerisinde başka

yerlere de gidip. Görevli olarak da gidiyordum oradaki. Kimselere de karışıyordu unutmayın ya bu size belki de nefsinize ağır gelebilir size biraz ters gelebilir size biraz uygun gelmeyebilir burada. Başınızdaki işte mahallede ders yaptıran bir arkadaş veyahut da işte. Tekke’de mesela. Tekke’nin manevi olarak. bütün hepsinin de sorumlusu. Adan. Buranın da birinci derecede sorumlusu. Hüseyin şimdi. Normalde tekk eden bir kimse şunu şöyle düşünmeyecek ya benim başımda semazen başı var ne sallamam. Adnan abiy. Hayır bu noktada oranın dernekle alakalı

bütün resmi hukuku cit tekke ve oradaki. Mut semazen alakalı hukuku komple ad. Oradaki bir semazenin bir mın. Oradaki çalışan görevli hizmet eden bir kimsenin adı saym lüksü yok veyahut da adnan’dan sonra orada semazenlerle ilgilenecek olan bir derecede. Ali var birinin kalkıp da. Ali daha yeni öğren şimdi bu açıklanınca. Ben aç bizlerin orada kalkıp da. Aliye söyleme veyahut da. Ali’yi es geçme gibi veya. Aliyi ezme gibi böyle bir şeyi olamaz orada hepsinde semazan başları var. Grup başları

var. Grup başlarının. Hepsi. de çş hükmünde tarikattaki gibi onların kalkıp da o. Grup başındaki kimseleri ezme gibi bir lüksü olmaz onları dinlememe gibi bir şei olmaz. Onlar. D yaptırırlar yapır hepsinde yatırlar bu. Normalde bu noktada. Bu bir. Hiyerarşi mesela aynı zamanda semazen başı hükmünde. Aslında şimdi onu semazen başlıktan şeye atacağız poin istiye atacağız bizim nerede parçacı onu şimdi toli atacağız mesela atacağız derken aşağı atmak gibi değil normalde o da semazenler orada o da sorumlu. O da

semazen başı hükmünde y. Normalde şimdi birisinin nefsine uyup da ben bunu saymam deme noktasında böyle bir şeyi olamaz mesela mıtırb noktasında hepsinin sorumluluğu yine adanda ama. Mırın başında. Tahsin var. Tahsin le beraber. Bizim kuyumcu nerede. Latif var. Onunla beraber var. Bilal var. Tahsin böyle o organizenin başı hepsinin de ü aşağı beş yukarı. Hiyerarşik olarak. Latif’in de bilalin de tahsinin de arasında fazla bir fark yok bakın aralarında bir fark yok ama. Hiyerarşik olarak hepsi bakacak. Hiyerarşik olarak

aralarında bir fark yok. Tekrar söylüyorum şimdi oradaki mıan birisinin oradan işte şeyden ilahilerden birisinin kalkıp da bu kardeşlere böyle bir serkeşlik yapması tasavuf açısından uygun bir değil mesela her bu tasavvufta hiyerarşisi kısık bir sesen elati diyor ya yüzünü görmüyorsunuz. Siz genelde o benim imamım benimdi şimdi bütün toplun imamı oldu bir arkadaşın. D hakkı yok onu böyle ezmek onu böyle onunla alay etmek. Onunla dalga geçmek onu saymamak. Onu tanımamak bu. Hiyerarşik olarak. Bütün kardeşler böyle bir hakkı

yok bu edebi erkanı. açısından uygun bir değil mesela her şeyin ekibin. Bir de dedesi olur dede ne derler. İnşallah bir dede bulacağız. Cenâb-ı. Hak birisine de bir dedelik verecek inşâallah içimden birisi çok hoşuma gitti dua ediyorum ona olsun diye inşâallah. Cenâb-ı. Hak inşâallah ona da versin elimizde bir değil. Çok hoşuma gitti. Açık konuşayım mı size. Kalk ayağa sen. Hacı abinin. Adını bilmiyorum. Hac abi adın ne. Mustafa. Yavuz dua ediyorum. Mustafa daha da ileri g şeyde bu

son gece oldu ya. Uzaktan hep onu izledim. Allah biliyor içimdekini o kar etmey çalışıyor koşturmaya çalışıyor böyle bir hoşuma gitti bir hoşuma gitti dedim ya rabbi ya dedim. Şu tasavvufun şu cemaatin güzelliğine bak üzerinde öyle bir benim hayranlığım vı. Allah biliyor içimdekini. çok hoşuma gitti. Hatta. Böyle uzaktan uzaktan seyrettim kendisini uzaktan seyrettim y bunu açıklamak istemiyordum ama çok hoşuma gitti tevazu var ya tevazu alçak gönüllü olmak insanlara hizmet etme insanlara bu noktada. Allah affetsin bir yardım

etme herkesin hoşuna gider herkesin. Bunlar. Tabii dergahın hiyerarşisi ama hepinizin de hepinizin. Bir de dervişlikte vardır kıdem vardır. Bir önceki bütün. Allah affetsin bizden ders almış olan bütün kardeşlerin bütün kardeşlerin hepsinin de başında abisi var kim biliyor. Mus. Oktay bizim bayırdaki. Oktay ben sağ olduğum müddetçe bu dergahın abisi en kıdemlisi komple ondan daha kıdemli yok şu anda. Çünkü ilk ders verdiğim. Kimse benim efendinin zamanında. Oktay kendi zamanımda da ilk ders verdiğim. Oktay. Oktay bu noktada her

iki taraftan da dergahın. en kıdemlisi. Oktay’ı tanımayan var mı var mı. Tanımayan elini kaldırsın. Oktay tanımayan. Oktay. Kalk o zaman kalk. K ay. Oktay da tanım bakayım işte. Oktay köşer görememiş. Oktay buraya gel g dede de görebilir miyiz. Tamam dedenin dedeliği tasdik oldu demek dedeyi de göremeyiz dediler ka bakalım dedenin olsun kimseye. Kızmak yok. Dede kimseye kızmayacaksın evde hanıma da kızmayacaksın ha çocuklara da kızmayacağım cebimde şeker taşıyacağım koktey tanıdınız mı. Var mı başka. Öğrenmek istediğin bayırdaki.

Hac. Nuri ile. Normalde. Onun da aynı şeylerin. Hüseyin’in adanın kategorisinde o da onu da öyle kenara koymak olmaz. Onu dergahımız büyükler. Evet bir değişiklik mesela belli işimden dolayı bir arkadaş başka bir yerde kı. Saka onları kendiniz ayarlayan. Varan. Normalde. Sinan nerede. Sinan’ı. Unuttuk ya. Sinan pos sinist aynı zamanda bizim. İsmail gürsu’daki kimse kinist. Ondan sonra. Erkan da kinist ondan sonra. Sinan aynı zamanda buradaki mahalle var mahallenin de ders amiri. Onun da hiyerarşisi adnan’dan. Hüseyin’den sonra. Hiyerarşi

olarak ha. Var mı başka soracağınız var mı başka soracağınız şeyi de bitireyim bayanların da. Normalde önceden görevlendirdi kimseler var o görevlendirdi kimseler zaten bunları. Biliyorlar ama bayanların başında. Bursa sorumlusu olarak bir. Zakir hükmünde ders yaptır bir kimse yok erkeklerin de bu noktada sorumlusu olarak bir yere bağlı değil. Hiyerarşik olarak herkes burada olduğunda burada. Hüseyin varken. Hüseyin sorunu. Hüseyin olmazsa. Adnan. Adnan olmazsa. Sinan bir şekilde burada dersleri devam ettirecekler yukarıda da. Adnan var. Adnan olmazsa herkes. Ali

ile irtibata girecek. Ali. ile işini bitirecek bambaşka soracağınız. Hiyerarşik olarak soracağınız bir var şuradan. Şunlara bir bakayım. Ondan sonra. Derse başlayalım. R için o bir peygamber değil ama kitabı var tabirini kullanm s doğru küfür küfür kokusu var mı bu manada. Bunu söyleyen camidir meşur cami var ya o der. Hazret-i Mevlânâ için onu peygamber değil ama var bu manada kitabı var dedii veliler. Beni. İsrail peygamberleri ile müsavidir hadis-i. Şerif. Bu ümmeti. Muhammed’in velileri. Beni. İsrail peygamberlerine denktir.

Burası zayıf ama bir de üstündür diye hadisi şerif var bu hadisi şerif zayıf olduğu söyleniyor ama imam-ı. Gazâlî onu kendisine rehber etmiş diyor ki ümmeti. Muhammed’in velileri. Beni. İsrail peygamberlerinin üstündedir diyor buradan hareket ederekten. Molla. Cami der ki. Hazret-i Mevlânâ peygam peygamber. değil ama kitabı var der. Bu öyle küfür noktasında değil erbaine girmek ne. Erbain 40 demek 40 gün bir kimsenin çile yapması itikafa girmesi. Tabii bunu klamlar onu 40 yaparlarken 10 gün 10 gün 10 gün

10 gün 40 gün yapmışlar bunu sonradan. Bu 10 gün 10 günü kaldırmışlar 40 günü bir. Tamam yapmışlar bu sünnete uygun değil biz sizi çevremizdekilere anlatıyoruz insanlar da bize. Üstadımız erbane girdi mi diyorlar hakkımızı helal. Edi bir kimsenin erb girip girmemesi üstatlık alakalı bir değildir. Ben bu manada 40 gün üst üste itikaf yapmadım 10 gün 10 gün 10 gün 10 gün üst ü yapmadım bu manada bir kimse hiç kimseye de. Üstadım da demedim bu fakat üstatlık ölçüsü

değildir bakın bunu ayrı. bir şek koyayım bu üst deild ıın ölçüsü zahiri manada. Kur’an ve sünnete tabi olma manevi manada. Muhammed. Mustafa’nın hidayetine ve edebine tabi. Olmaktır başka bir değil miras paylaşımı hakkında bilgi verir misiniz erkek ve kız kardeş arasında miras. İslam göre nasıl paylaşılmalı bu. İslam sistemi olursa komple. O zaman bu miras paylaşımı geç olur şimdi insanlar. İslam hukukunda yaşamıyorlar. İslam hukukunda yaşamadıkları için. İslam’a göre miras paylaşımı yapmaları zor. Neden zor bu bütün herkes miras

paylaşımını bu manada bu ölçüde yaparsa o zaman hakkaniyet olur böyle hakkaniyet olmaz rüyada cinsel münasebet edip de ihtilam olmak şeytanın. Rüya mıdır şeytani. Rüya diye buna hükm edemeyiz şeytani rüyalar farklıdır insan bu noktada rüya görür böyle bir de olur. Bunun illaki şeytan. olacak diye böyle bir. Kaidesi yok. Oral seen caiz midir bu manada. İmamlar bir kısmı cahildir deyip fetva vermişler bir kısmı çok uygun görmemiş ama haram diyemeyiz hanım ailelerimizin rızası olup bir hanım nişanlanacağım. İnşallah ama

bu arada eliyoruz hocam sıkıntımız var ne yapmalıyız ileri şekilde evl zamana kadar ne yapmalıyız ailelerinizin görüş ve isteği doğrultusunda nikahlarını kıyının evlendir acele ediniz kıymetli kardeşler bütün bu noktada problem var bay bayan evlenmeye karar verdilerse evliliğe doğru hızla yürüyecekler hızla yürüyecekler işte 3 ay nişanlık. Kalsın 5 ay nişanlık kalsın yok. Bir yıl nişanlık kalsın. İşte biz bir sene sonra düğün yapacağız. Bir sene sonra evl kalk kadın erkek hiç önemli değil bu dinin kendi içerisindeki bir hukuk

acele ediniz neyde gençlere. evlendirmekle ölüyü görmekte namazı kılmakta borcu ödemekte. Hayır. Hasenat etmekte acele ediniz o zaman acele edecek evlenmeye yola çıkmış evlendirecek biz 5 ay sonra düğün yapacağız iyi 5 ay hiç gelme o zaman. Ne zaman düğün yapacaksın 5 ay sonra 5 ay sonra gel kızı al götür 3 ay sonra 3 ay sonra gel kızı al götür ne zaman 15 gün sonra 15 gün sonra gel kızı al götür. Bu problem yaşanıyor sonra. Herkes çok samimi.

Ben. Ayakkabıcılık yaparken. Ayakkabıcılık tezgahtarlık yapıyorum ayakkabı yüzünden düğünün kaldığını biliyorum. Ben ayakkabı yüzünden ya ayakkabı. Ayakkabının rengi yüzünden düğünün kaldığını biliyorum renk renk. Ben dam dedim ki dedim. Abiciğim bir gün gecek kız köyden köye gidiyor köyde evlenecek ya beyaz dekolte gelinlik ayakkabısı. köy yerinde ne işi var ya ya. Toprak taş her taraf yürümesi mümkün değil ben çocuğun kulağına dedim ki bizde de var dedim. Abiciğim bir gün giyecek bunu bir saat giyecek sonra köyde giyemeyecek normal şuradan

dedim siyah bir ayakkabı al. Gelinliğin altına o da gider. Makul bir olsun alın bunu dedim ben her yerde giyersiniz kızın teyzesi miydi halası mıydı neydi kızı böyle söke söke aldı götürdü kalsın mı düğün o zaman beyaz ayakkabı alınmıyor bu noktada her ne kadar herkes kendince samimi. Ben bir tane arkadaşa bizim. Dergahı terk et git dedim. Sen böyle yapıyorsan dedim nişanlandı ardından dini nikahını kıydı kendi aralarında da evlenmişler. Kendi kendilerine nikah tecelli etmiş. Adam gelmiş bırakacakmış ayrılacakmış.

Allah muhafaza eylesin. Amin. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti ne kızlarınızı böyle evlendirin ne de oğullarınızı böyle evlendirin başladı mı istendi tüyünü kurun bitirin. Allah yolunuzu açık etsin salı günkü programda. Emeği geçen tüm arkadaşlardan. Allah razı olsun onu. Dersin sonunda yapacaktım hayırlısı tövbe etmeyi kısaca anlatır mısınız demiş tövbe etmeyi anlatıyorum tövbe günahı terk etmektir bir daha geri dönmemek. Evet arkadaşlar. Salı günü güzel bir program olak bütün emeği geçen bütün kardeşlerden. Allah razı olsun muhteşem bir program

olmuş ben gözüm kapalı girdim gözüm kapalı çıktım o yüzden neyin ne olduğunu bilmiyorum ama son işte program başlamaz önce kalabalığı gördüm ardından program bittikten sonra dediler polisler kapıları kapattılar izdiham olmasın diye. Bu benim için büyük bir mutluluk ver. Tabii kardeşler için de mutluluk verere bir dikkatimi çekti bunu. söyleyeceğim kapatacağım meseleyi. Bütün arkadaşların hepsinin de gözleri çakmak çakmaktı büyük bir mutluluk büyük bir. Güven büyük bir huzur büyük bir dinginlik büyük bir heyecan vardı bütün herkese kimle göz

göze geldiyse gözü ateş gibiydi. Herkese bu beni çok mutlu etti. Arkadaşların kardeşlerin o heyec. Mustafa amca da o zaman dikkatimi çekti bir heyecan bir heyecan koşuyor hizmet ediyor insanlara yer ayarlıyor yer düzenliyor onlar. Uzaktan öyle seyrettim dedim ki. Bu heyecan dedim herkese olmaz. O yüzden bütün kardeşlerden. Allah razı olsun herkes bir bayram havasında en iyi kıyafetlerini giymişler. Ne bileyim sanki görünceye çıkar gibiydik. Elhamdülillah yüzümüzün. Akından göreceye çıktığımı. İnanıyorum. Allah inşâallah başarıların devamını eylesin sünnet-i. Seniye sakallar

uzun bıyıklar kısa olması lazım değil mi. Doğru. Allah resulü. Sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri hadis-i şeriflerinde buyurmuş ki siz sakalı bırakınız bıyığını da kırpın burada bıyığın kısalığı dudakların içine girmeyecek. Ama bu ne zaman. Darül. İslam’da darü harpte darte bir kimsenin bıyıklarını salmasına sakalını kısaltmasında veyahut da sakalını kesmesinde veyahut da bıyığını kesmesinde bir mahsur yoktur niçin ası. Darül harkır. Darül harpte bir kimseye. Siz sünnetler noktasında. Hatta bazı fazlar noktasında bir kıstas uygulayamazsınız yoksa ona bakılacak olursak. Osmanlı’da

sakalı olmayanı askerde. Çavuş daha yapmıyorlarmış tarikatta da aynıdır tarikatta sakalı olmayanı önceden. Çavuş yapmazlardı. Evet sakalı olmayanı. Nakip de etmezlerdi sakalı yoksa. Nakip de olmazdı o tarikatlar ama. Darül harte bu değişir şimdi. Ben bıyıklarımı bırakıyorum ya böyle ona da. Bu soru benim için değildir. Ben öyle suzam beslemiyorum. Fakat benim hakkımda da bıyıkları. Neden böyle bırakıyor diye bıyıkları. Neden böyle bırakıyor diye dedikodu ediyorlar dedikodu ediyorlar dini bilmiyorlar. Gıybet ediyorlar dini bilmiyorlar sadece bıyıkla alakalı da değil benim

kıyafetime de laf söü var y onlar için. Üstat dendiğinde kü giyecek şalvar giyecek sarı saracak kafasındaki takkeyle dolaşacak. O yüzden onlar için her. Cübbeli her sarılı her şalı. Üstat. Eğer. Üstat benim gibi kıyafetlere benim gibi kıyafet giyiyorsa ondan hiçbir olmaz. Ben de hiçbir zaten o yüzden bir sıkıntım yok. Evet bu noktada bir sıkıntım yok ben bundan 20 yıl önce tarikata girdiğimde de benim kıyafetim aynıydı 20 yıldan sonra da aynı değişen bir yok. Değişen bir tek sakal

bıraktım sakalı da rüyamda gördüm rüyamda gördüğüm hale bıraktım sakalı. da. Rüyamda görmeden bırakmadım. Sakalımı rüyamda gördüm bıraktım efendiye telefon açtım dedim. Rüyamda sakal bırakmışım. Efendim işte şöyle toat böyle toat şöyle kes diye dedim berbere tarif ediyordum dedim ben oğlum sakalını bırak sen de dedi. Biz de sakalı öyle bıraktık yoksa sakalı da kendi kafamdan bırakmadım. Hatta bazı gün geliyor gün geliyor sırf dini gençlere anlatabilmek sırf bakel gidip bakel gidip o kafelere kafeteryalar pavyonlara barlara oralara gidip dini

anlatabilmek onları oralardan söküp çıkarabilmek için. Allah sizi anlasın bazen. Sakalımı kısaltım gideyim dedim günler gece yarısından sonra çok zaman pavyonun önünde durup pavyonun önünde durup ul şuradan içeri. Girsem de iki kişiyi çıkarsam dediğim zaman çok oluyor insanlar dini bilmiyorlar dini bilmiyorlar. Allah’a. Aşık değiller. Resulullah’a. Aşık değiller şekle. bakıyorlar şekle. Allah ise. Allah sizin suretlerinize değil siretler bakar diyor ayeti kerimede. Allah sizin sirtiniz içinize bakar derken onlar insanların dışına bakıyorlar ve o yüzden benim kılıman kıyafetimden dolayı

kadınlar burada üst katta. Zikrullah yaptığından dolayı. Yukarıdaki tekkeye kadın erkek aynı kapıdan giriyormuş. Bu sebepten dolayı küfrü beir. Evet diyeceksiniz ki üzülmüyor musunuz hem. Vallahi de üzülmüyorum hem billahi üzülmüyorum haz. Mevlânâ’nın küfrüne fetva vermişler. Yunus’un küfrüne fetva vermişler. Hacı. Bektaş’a vermişler. Hacı. Bayram’a vermişler. Mahmud h’ye vermişler haz vermişler muhin. Arabi. Hazretlerine vermişler ane vermişler rufaiyye vermişler bedeviye vermişler dsi’ye vermişler. Niyazi mısriye vermişler. Şemsi tebriziye vermişler bunlar her her devirde olmuş bunlar ve her devirde. Bunlar ehli

tasavvufun ehli tasavvufun içerisinde olan ehli tasavvufun içinde olursa belirli. belirli daireyi kıran g oluğu kıranlara hep. Bu fetvayı vermişler. Evet onlar kendi. Garında kendi imparatorluklarında. Daha doğrusu kendi köpüklerinden ve karanlıklardan oluşmuş olan imparatorlukların oturacaklar kağı imparatorluk orada oturarak insanları belli bir şek şemale sokacaklar diyecekler ki sarıksız dolaşamazsınız sokaklarda diyecekler ki küpesiz dolaşamazsınız izin yapacağ şe şalvar giymek. Sarık takmak takke takmak işte bol pantolon şalvari pantolon giyek. Takva. O kadınlar için de. Takva çarşaf giymek bu olabilecek

bir mi çarşaf giymeyen çarşaf giymeyen normal manto giyinen. Müslüman kadınlara bunu açıkça email olarak göndermişler fahişe hükmünde görüyorlar bunu söylemek istemiyorum. Bu değil. Bu din değil bir kadın çarşaf giymiyorsan imanı iman değil. Bu din değil böyle bir. Yok böyle bir din yok siz. Kur’an ve sünneti kabul etmiş. La. İlahe. İllallah. Muhammedun. Resulullah diyen bir kimseyi asla ve asla küfürle itham edemezsiniz siz onu küfürle itham ederseniz o itham ettiğiniz onun başına gider eğer o la ilahe illallah

muhammeden. Resulullah diyen bir kimseye. Sen küfürle yüzleşmeden ölmezsin neyle. Allah’ın yüzüne bakacaklar bundan şikayetçi olduğum falan değil ha. Gerçekten çok bu noktada için dinim veş bir problemim yok hiçbir problemim yok ya bu yeni bir değil ben. Bayındır’da tarikata girdiğimden beri benim hakkımda iftira dedikodu. Gıybet kampanyası vardır. Bu benim ben kendim biliyorum ki bu benim kaderimmiş ben onunla yüzleştim barıştım. Onan yüzleştim barıştım. Ben zaman ilacı. TAV Ama. Allah’ın üzüne nasıl bakacaklar onu merak ediyorum biz ortayla 35

yıllık arkadaşlığımız var bizim 30 yılın üstündedir 30 yıldan fazladır. 32 33 yıldır ya 32 yıl bu adam bir yanlışlığı saklayabilir mi adam içinde ya. Şurada desem ki birinize 30 yıllık bir arkadaşınızı 20 yıllık arkadaşınızı gösterin gösteremezsiniz insanlar. Bun. Alışmışlar. O yüzden benim bu noktada bir problemim yok y. Neden öyle diyorlar. Neden öyle yapıyorlar hiçbir problemim yok insanlar diyeceklerini diyecekler. Biz cemaat olarak salı gün cevabımızı verdik herkese cevap vermenize gerek yok. Sizin yaptığınız iş sizin cevabınız dır

sizin durduğunuz nokta sizin. Cevabınızı. Onlar hala daha oturacaklar benim neden cübbe giymediğim söyleyecekler benim neden şalvar giymediğim söyleyecekler hala daha diyecekler ki adamın. Hayatına bak lüks yaşıyorum diye düşünüyorlar. Evet bunların heps mail olarak gönderiyorlar. Ben mail olarak cevap yazıyorum öle s gizim yok benim. Kimisi telefon açıyor diyor. arabayı değiştire diyor. Bir müslüman verin ya. BİM haa dışarıdasın demen susuyor. Ben haftanın 3 gecesi 500 ben hafta ayda 6.000 km yapıyorum diyorum ben duruyor ticarete değil. Sohbete gidiyorum

diyorum ben 6.000 km kaç kilometre gidiyorsun diyorum ben duruyor. Allah için ayda 100 km bir yere gittin mi sen diyorum lan susuyor insanlar. Bağnaz yobaz. Evet din adına bağnazlık ve yobazlık yapıyorlar din adına. Evet din adına yapıyorlar din adına guk kuruyorlar din adına karanlık bir karanlık bir örgüt müş gibi bir kuruyorlar onun dışına çıkmak yok. Onun dışında bir olması mümkün değil din değil. Allah cümlemizi affetsin. İnşallah bunlar söylenecek. Bunlar konuşulacak. Hatta ben bir ara. Murat’ın bıyıklarının

bırak dedim sal bulutlarını. Ona da laf. Söylediler ya bana. bir şikayette bulunmadı da ama ona laf söylediklerini. Ben biliyorum bana demedi bana laf söyle di ama söylemişler söylediler mi. Murat. Bana da söylüyorlar ama ben hiçbir zaman kısa bıyık bırakmadım arkadaşlar bilir. Neden ben sevmiyorum o tiplerden dolayı sevmiyorum böyle kıs duy bırakıp pırıl pırıl yüzleri böyle bir şekilde duruyorlar ya öyle tipler var ya. Müslümanlar paru. Mela giniz bir. Albar kadar görebilirsiniz o tipleri o neydi o paraları

ütü giden. Türkiye. İhlas finansa görebilirsiniz böyle onların ince bıyıkları vardır böyle sinet bıyığı. Ondan sonra gayet güzel yerdir tatlı dillerdir hemen adı. Şerif akıma geliyor ahir zamanda diyor üin içinden böyle insanlar çıkacak bunlar diyor kuzu postuna bürünmüş kurt gibidir ümmetin paralarını yerler. Evet ben o tiplerden olmak istemediğimden. bımı böyle bırakıyorum. Allah bu kadar vermiş daha fazla verseydi bakak bu kadar vermiş bu kadar bırakı. Allah sizs. Eğer ki bende olsaydı ah böyle bırakacaktım. Evet karşıdaki kimse sen

böyle zayıf bı bırakıyorsun ya böyle seni gördüğünde seni zayıf addediyor. O Müminler ki müşriklere kalbi kayıtlara kafirlere kalplerinde bir haşret vermeli kalplerine bir titreme vermeli adam gördüğünde o kimseyi böyle bir titremeli. Ulan adam gibi adam demeli. Ya dur demeli. Bizimkiler. Allah affetsin dar harpte sessiz sakin. Mim böyle kaytan bıyık ondan sonra böyle. Hay öyle olsalar yem gce yine. Yok ben öyle olamadım. Bu benim eksikliğim olsun bunu tekrar beyan etmekten mutluluk duyuyorum. Eğer böyle po büyük olsaydın

böyle. Pala gibi. Bık bırakacak arkadaşlar. Allah sizin kıldığınızda kıyafetinize. bakmaz. Allah sizin içinize bakar. Allah sizin içinize bakar. Sen. De ki ben bu kıyafetimle. Ben. Resulullah sallahu ve sellem. Hazretlerini görüyorum. Zikrullah. Sen de ki bana ben bu kıyafetim la sohbet ediyorum diyeyim ki ben sana. Maşallah kıyafetin le için özleşmiş senin şeyhim. Üstadım. Allah rahmet eylesin oğlum. Derviş rüyasında sakallı kendini görmedikçe sakal bırakmasın derdi neden. Sakala laf getirir. Sen sakalın cigarayı tuttur sakal bıraktın der. Sen sakalından

kadına kızına bak ondan sonra sakal bıraktın der. Sen sakalın. Cüle sünneti. Resulullah’a uyma kötü halak ol sakal cübbe bıraktın da önce ahlak ahlak. Sen önce gıybeti bırak sen önce. Dedikoduyu bırak sen önce iftirayı bırak. Bir de şu yanıldı var ad’ın yanında. Gıybet oluyor. Adna susuyor ya ama dinliyor. Ben. Gıybet etmedim ya dinledin ya. Dinlemek de gıybet etmek gibi adın yanında. Hüseyin’e iftira atılıyor. Adan susuyor. Ben iftira atmadım dinledin ya müdahale etmedin ya şur biz h karde

konuşursun diyebildim mi diyemedin. Hani arkadaşsın. Hani kardeşin senin laf. Allah bizi affetsin ilahe illallah ilahe illallah. La. İlahe illah. H muhammeden. Resulullah. Cem. Enbiya. V mürselin velhamdülillahi rabbil alemin. Fatiha. İlgili Sohbetler 595. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 351. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 253. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ

Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.