Mesnevi Şerhi

291. Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten)

Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.

Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) Hakkında


amin ecme Geçen hafta Çalgıcı hikayesinin söylenmedik kısmı ve çalgıcının kurtuluşu Konu başlığı buydu oradan devam edecektik Tabii Hani hikayenin başlangıcı neydi bir Çalgıcı ydı çalgıcının üzerinden yürümüştü ama haz Pir her zaman yaptığı gibi araya hikmetler dolusu şeyler eee beyitler koydu ortaya ve enteresan bir şey bu böyle oturup da yazılan bir şey değil Divan değil bu Normalde Hazreti Mevlânâ celaletdin ruma Hazretlerinin Eee Hüsamettin çelebi’ye yazdırdığı hiçbir kitaba hiçbir esere bakmaksızın yazdırdı ve araya birçok beyitler girdi haz birden dedi ki asıl hikayeye dönelim hikaye neydi Çalgıcı ydı o öyle Çalgıcı ydı ki alem onun yüzünden neşeyle dolmuştu dinleyenler sesinden garip garip hayallere dalıyorlar şaşılacak hallere düşüyorlardı E bir de bu çıktı şimdi başımıza o akşam da tecelliyat böyle demek Hikmet var her şeyde öyle güzel sesi vardı ki o çalgıcının insanlar onu dinlerler Ken kendilerinden geçiyorlardı hayallere dalıyor lardı şimdi bazı böyle Hem kendisi çalıp hem kendisi söyleyenler vardır ya onlar Hem böyle Mesela işte bir keman çalar Aynı zamanda da söyler saz çalar Aynı zamanda da söyler Eee veya işte kanun çalar ut çalar Ondan sonra aynı zamanda da o kimse söyler Bu ikisini birden icra etmek Hüner işidir şimdi hem sesi güzel olacak hem onda Musiki kulağı olacak hem de bir enstrümental çalacak Yani bir aletle uğraşacak Bu üçü beraber bir kimsede toplanırsa Evet o o işin de Mahir bir kimsedir İşte bu da öyle Mahir Bir kimseydi Gönül Kuşu onun namesi ile uçmakta canın aklı sesine hayran olmaktaydı yani insanların Gönül Kuşu onun namesi ile uçmakta canın aklı sesine hayran şimdi ses İnsanlık tarihi boyunca Önemli bir şeydir sesin tonu sesin rengi konuşurken veya şarkı söylerken veya şiir okurken kelimelere mana yükleyen cümleleri anlamla ştır ses tonudur Ben şimdi çok yumuşak bir meseleyi sert bir tonla söylesem amacına ulaşmaz çok sert bir meseleyi yumuşak bir tonla söylesem yine amacına ulaşmaz çok önemli bir meseleyi böyle la la gin söylersen yine amacına ulaşmaz çok önemsiz bir şeyi çok önemliymiş gibi aktarırsın yine amacına ulaşmaz insanları aldatmış olursun o yüzden ses tarih boyunca insanların arasında insanların arasında önemli bir olgudur hitabet sanatıdır işte şarkıcı Türkücü dür Neyse veyahut Tab bir hikaye okuyan bir kimsedir veya sohbet eden bir insandır nasihat eden bir insandır evde annedir babadır kardeştir öğretmendir Zakir Nakip Şeyh derviştir Bunlar Normalde ses tonlarını konuya göre Duruma göre ayarlamaları gerekir O yüzden sesi Dizayn etmek sesi düzenlemek Aslında her insanın önemle üzerinde duracağı bir şeydir Çünkü Ailelerimiz bize bir Eee ses veya konuşma nerede ses yükseltilir nerede alçaltılır kime karşı ses yükseltilir kime karşı alçaltılır bunun eğitimini vermekten uzaktırlar Mesela bir aile düşünün herkes yüksek e tonda konuşuyorlar orada birisi böyle normal konuşmuş olsa onların tuhafına gider Ha Ne oluyor Bir ama orada yetişen bir kimse evlendi yüksek perdeden konuşuyor Yine kavga ediyormuş gibi anlaşılır Doğru mu değil yüksek perde devamlı konuşmak veya devamlı alçak perdeden konuşmak veya Devamlı böyle agresif konuşmak devamlı en yüksek dizde veya basta konuşmak bunların hiçbirisi de doğru değil bu ayrı bir eğitimdir ve bu eee enteresan bir şey mitolojik olarak kutsal kitaplarda dahi sesle alakalı tespitler vardır Bütün şeyde mesela mesela Örneğin kur’an-ı Kerim’in 7 okunma şekli vardır kıraat şekli sesle alakalıdır bildiğimiz ses Ama tabii Normalde Eee geriye doğru gittiğimizde veyahut da Batıya doğru gidelim Yunan mitolojisinde de doğu mitolojilerinde de ses ayrı bir terbiye metodu ve ayrı bir terbiye edilmesi gereken bir şeydir ve Normalde siz sesinizle Mesela işte bir yırtıcı hayvanı dahi Eee terbiye edebilirsiniz bir aslanı sesle terbiye etmek mümkündür işte bir köpeği sesle terbiye etmek mümkündür veya ne bileyim bir evcil hayvanı ses terbiye etmek mümkündür sestir Aslında Onu terbiye eden sestir Bizler Normalde köpek gel dediğimizde geli anlıyor zannediyoruz Biz bir de böyle bir hani şey var Gel geliyor ya o böyle Halbuki değil o ses tonuna göre sesin titreşimini alıyor senin harfini alması mümkün değil anlaması da mümkün değil ama ya insan gibi ya gel diyorsun hayvan geliyor değil ona sen sen öğrettin öğrettiğin için o ses titreşimiyle geliyor bakın o titreşime geliyor sesin tonajına geliyor sen hızlı bir şekilde gel diye sinirlen o köpek ısırır seni sen ona bir tona gel diyeceksin o bir tona gel dediğinde o geli kelime olarak anlamıyor harfi anlamıyor ses titreşiminden aranıyor O yüzden Normalde Eee Hatta böyle daha da doğuya gitsek Eee bu güzel şarkılarla güzel sözlerle Eee doğanın veya tabiatın o zaman için Eee Yağmur hareketlerini dahi Dizayn edilebileceğine inanmışlar yani yağmur yağmıyorsa işte güzel sesliler le şarkılar söylemişler Hint mitolojisinde Yağmur yağmış işte Normalde Hint mitolojisinde ayrı Çin mitolojisinde ayrı birbirlerinden etkilenmişler ama işte böyle değişik sesler çıkararak Tan doğayı etkilediklerini düşünmüşler Ya normalde Yunan felsefesine gittiğimizde de Yani normalde Mesela daha da eskiye gitsek platon’a göre yani ne şiir yazarsa sen yaz Eğer onu söyleyecek o şiiri okuyacak o şiire uygun bir o şiire uygun bir ses kalitesi Bulamazsanız sözlerinizin anlamı yoktur bakın bir şiir veya bir şarkı sözü yazdınız O şarkı sözünün şarkı sözüne uygun sesi Bulamazsanız Yazdığınız Sözlerin bir anlamı yoktur platon’a göre Tabii ben böyle platon’dan da örnekler verince e sosyal medyada da bana platoncu Şeyh diye geçiyorlar Kimisi Normalde enteresan bir şey Hani yani onlar için platon’dan söz söylemek E şey platoncu Şeyh oluyorsun Halbuki İslam bütün Eee bilgiye açık bir dindir Siz platon’u okumadık sonra felsefeyi anlayamazsınız Veya siz taoyuan sonra doğu felsefesini anlayamazsınız Tabii bunları okumazdım bir Kur’an sünnet bilgisi sağlam bir akait bilgisi gerekir O sağlam bir Kur’an sünnet var akait bilgisi yoksa Evet platon’u okuma Sokrat da okuma engelsiz de okuma kantı da okuma K karm marsı da okuma okuma bunları sebep bu konuda sağlam bir Kur’an sünnet Bilgin sağlam bir akait bilgin olacak onlar varsa onları okurken onların eksikliklerini görürsün ama faydalanırsın bakın faydalanırsın yani desek ki şimdi üniversitelere Platon’un devletini okudunuz mu kalır herkes okumamış zardır Örneğin Bizde böyle bir hastalık var ya biz kutsal kitabımız olan Kur’an’ı bile okumaktan uzağız Biz hadisleri okumaktan zaten Uzağız ama birisine böyle gizemli bir şey söylesen yani Platon’un devletini okursan şuna sahip olursun desen herkes okur onu enteresan bir şey veyahut da Kur’an sünnet noktasındaki bir kimseye felsefik cevap verilecek desen otururlar Sokrat platon’u okurlar eflatunu okurlar ama bir sufinin birisi Eflatun peygamberdir dese ya nebiyi dese veya resuldür dese Kıyamet koparırlar Yani nasıl olabilir diye Çünkü onlara göre Eflatun Bir Nebi olamaz Örneğin her nese normalde aslında ses o kadar Eee İnsanlık tarihi ile beraber birleşiktir ki seslerle hastalıklara şifa bulmuşlar örnek Osmanlı Bunun üzerinde Zirve yapmış yani Bu sesle tedavi İslam öncesinden de var sesle tedavi Yani bu konuda Çinliler ve Hintliler ileri derecede sesle tedaviyi önemsemiş mitolojik olarak ama aynı şey İslam Türklerle İslam dünyasına da girmiş bu İslam dünyasında Türkler sese tedavide çok ileri gitmişler O yüzden değişik makamlar çok fazlaca Türk sanat musikisinde sonradan Türk Sanat Musikisi denmiş ona Aslında Sanat Musikisi de değil Divan Edebiyatı veya halk e türküleri dediğimiz halk şairleri deyişleri E tabii şimdi böyle popüler sanat dediler uydurukça şeyler çıkardılar bizim önümüze biz böyle e orasını burasını açan iş çamaşırlarıyla konser veren kimselerin anlamsız sözleriyle çocuklarımızı büyütüyoruz Biz şimdi acı şeyler bunlar eşcinsel kimselerin abuk subuk sözleriyle çocuk büyütüyoruz şimdi yani gençlerin çocukların hayran olduğu Öyle diyorlar ya baktığımızda onlara böyle sözlerini kimse dinlemiyor zaten sözleri bir anlam ifade etmiyor ama sesleriyle abuk subuk sapkın davranışlarıyla ne yazık ki çocuklarımızla Biz sapkınlığın içine bırakıyoruz yani sanat musikisi dediğimizde veya Divan Edebiyatı dediğimizde yani Divan edebiyatında Fuzuli anlayabilecek kelime dağarcı kalmadı O kadar kelime bilmiyoruz yani bırak anlamayı okuyamıyoruz daha ama Bedih dinliyoruz fuzulen Bir beyit dinliyoruz sadece anlamıyoruz ama yani bu acı bir şey veyahutta İşte biz otursak Divan edebiyatı ile alakalı veyahut da değişik mesneviler vardır bu toprakların kültürüdür mesneviler dediğimizde sadece Hazreti Mevlânâ’nın mesnevisi Yoktur Başka mesneviler vardır ama sonradan haz pir’in mesnevisinden sonra diğer Mesnevi olarak anılmaması az bir şey biliyorlardır ama Normal vatandaş halk Bunu bilmez ama işte uyduruk bir kadın veya erkek sanatçının söylediği uyduruk bir den uyduruk bir şarkıyı ezberlemiştir herkes uyduruk ama filen bir şey ezberlemem miştir nebiden bir şey ezberlemem miştir Örnek veya Karaca olandan bir şey ezberlemem miştir Yunus emreden bir şey ezberlemem miştir bu acı bir şey Evet işte Normalde Eee Doğu kültüründe sesle tedaviye de çok önem vermişler hatta sadece enstrümanların sesleri değil insan sesine de önem vermişler insan sesiyle insanların değişik hastalıklarına tedavi uygulamışlar Tabii İslam’a geldiğimizde İslam’da kadının Nameli sesi haram erkeklere karşı ama Kadınlar kendi aralarında o eli seslerle onlar da tedavi yapmışlar bizim ninnilerimiz sesle alakalıdır çocuklara ninni söylemek ninniyle uyutmak ninniyle onları avutmak Bunlar Tabii sese dayalı Hepsi de ama öyle de ses vardır insanların şehvetlerine ayağa kaldırır heva heveslerini ayağa kaldırır O da bir sestir o seslerin de ehemmiyeti kıymeti var ama bunu böyle haram olan yerlere karşı bu İslam’da yasaklanmış İşte bu Çalgıcı da da öyle bir sesi vardı ki onu dinleyenlerin gönül kuşları Ondan sonra uçuyordu ve Can aklı Yani normal bedenin aklı ona hayran oluyordu ve öyle hayran oluyorlardı ki onlar Normalde hayalleme başlıyorlardı hayalli lardı yani eee Nuri Hayal leyen bir tek sen değilsin yani Herkesin Bir Hayal Dünyası var hayalli Onları da dinleyenler yani Kimisi gördüğünü hayalli Kimisi dinlediğini hayalli Sonuçta hayalle var Onlar da hayalli lardı fakat Zaman geçip ihtiyarlayınca Evvelce doğan kuşu gibi olan canı acizlikten sinek avlamaya başladı Evvelce gençti sesi gürdüy yerindeydi kıvraktır karşısındaki kimseyi analiz edip ona göre şarkı söylüyordu elindeki sazını 8iz deki paralardan bahşiş veriyordu Ona ikram ediyordu ve böylece O geçimini çok rahat sağlıyordu Hatta istenilen bir Çalgıcı Çalgıcı ydı herkes onunla eğlenmek istiyordu onunla coşmak istiyordu onunla hülyalara dalmak istiyordu onunla rüyalara dalmak istiyordu O öyle bir şarkı söylüyordu Eski anıları dökülüyordu insanların önüne kendinden geçiyordu öyle bir Oynak bir şey söylüyordu Herkes bu sefer de oynayarak Tan kendinden geçiyordu ama ne zaman ki yaşlandı Yaşlanınca artık o eski kıvraklığı tarzı tavrı eski Eee mahareti hüneri onun kalmamaya başladı Öyle olunca ne yazık ki sinek avlamaya başladı Normalde örnekli işte bir kartal ne ne yapar Kartal avını önce gözünden kestirir öyle bir hızla gelir bir kuzuyu kaldırır gider bir küçük ceylen yavrusunu götürür Kartal Kartal saa Doğan doğansa öyle bir hızlı Uçar avuna öyle bir hızlı dalar o kuşu uçarken havada kapar havada kapar ama doğanın Doğanlı kalmayınca kartalın Kartallı kalmayınca avlanamayan burada bir kinaye var çünkü sinek kuşlardan daha hızlı Uçar avlanması mümkün değildir küçüktür Bir de yani o kimse ihtiyarlayınca artık hiçbir işe yaramaz hale gelir yani çalgıcının da ihtiyarı bir işe yaramaz sesi bozuktur sesi düzensizdir e o çalgı aletini istediği gibi de çalamaz Böylece iş yapamaz hale gelir sırtı küp sırtı gibi eğril kamburlaştı gözlerinin üstünde kaşlar adeta Eğer kuşkunun döndü onun cana can katan Latif sesi fena iğrenç çirkin Yürek tırmalayıcı Geldi zührenin bile Haset ettiği o güzel sesi kart eşeğin sesine benzedi O öyle bir şey oldu artık Yaşlanınca fiziki de bozulmaya başladı genelde Yaşlı insanlar gençken ezildiler biraz yaşlanmaya başlayınca fizikleri de bozulur işte kül alır Benim gibi bir tarafı şişer bir tarafı iner Ne bileyim işte Kamburu çıkar etleri dökülür hımbıllı hantallaşır böyle işte yüzünde kırışıklıklar olur orasını burasını gerdirip yağma aldırmazsan böyle şimdi mıı ya O tip şeyler kendince göz kapakları düşer Ne bileyim işte kaşları düşer yanakları çöker yaşlılığın emareleri onun üzerinde görünür ve zührenin bile Haset ettiği o güzel sesi kart eşeğin sesine benzer malum Zühre yıldızı bizde Zühre yıldızıdır işte batıda adı venüstür Venüs derken Venüs aslında bir tanrı ismidir Yunan felsefesinde Venüs Tanrı ismidir ama Zühre denilince Eee döneriz Biz zühri ismi biraz yukarı Mezopotamya mitolojisinde geçer ağırlıklı olarak da İran bölgesindeki halklar orada Zühre yıldızı olarak isimlendirir onu bir kısmında ne diyoruz Ona biz Sirus Tabii bu biraz hikaye uzun ama ben kısaca geçecek olursak mitolojiye göre Tanrılar Zühre’yi çok güzel bir kadındır muhteşem bir kadındır güzel demek yetmez her şeyle muhteşem bir kadındır bazı mitolojik hikayelere göre Allah onun tövbesini kabul etmiştir bazı mitolojik hikayelere göre Cenabı Hak onu cezalandırmıştır daha doğrusu mitolojiye göre mitolojinin terimiyle Tanrılar onu cezalandırmıştır Çünkü Zühre çok güzel olmakla beraber biraz fandır çok iyi olmakla beraber biraz kurnazdır ve Sevgi Güzellik doğurganlık su Zühre ile bağlantılıdır mitolojiye göre e Zühre bu manada aşkı simgeler Zühre mitolojik hikayeye göre aşkı sevgiyi geler E tabii Eee bu o bölgenin mitolojisine zerdüşlük de girer bu işin içerisine Çünkü zerdüştlerde de bu tip tanrısal şeyler vardır mesela Bunların bir de insanın üzerine tecelliyatı vardır mesela Zer düşükte Güneş Eee ayrı bir şeydir Güneş tanrıdır Güneş tanrısının insan olarak üzerinde tecelliyatı vardır Venüs Tanrı çadır onun da insan üzerine simgesel olarak tecelliyatı vardır ve Normalde Eee Bu yukarı Mezopotamya kültüründe Eee Zühre yıldızı Eee böyle işte doğanın hayatın bereketli olması işte aşkı ve güzelliği anlatması simgesel olarak onun üzerine durması insanların üzerinde arınmak ve saflığın yakalanması Normalde romantizm ondan sonra böyle biraz tuhaf karşılanacak ama kadınları çekiciliği bunların hepsini de Zühre yıldızıyla anlatırlar Zühre ile anlatılar anlatırlar şimdi böyle olunca Eee Hazreti Pir Zühre’yi de kıskandıracak bir sesi vardı diyor şimdi Zühre’yi bu kadar anlattık ki hani Zühre’yi de kıskandıracak Onun bir sesi var o zaman Zühre de öyle bir kadınsal çekicilik ve kadınsal bir ses var ki o zaten öyle Kendisi mitolojik olarak Hani konuştuğu erkekleri baştan çıkaran kendisine köle eden bütün erkeklerin Onunla beraber olmak için can attığı bir Zühre bunu biraz daha genişletirsek harutla rut birinci kat semada duran ama tam Melek olmayan cinlilerin ayrı bir taifesi bu harutla Marut Tabii kendi kendilerini konuşurlarken Eee bu zühreye giden İnsanları birbirlerini katleden İnsanları böyle bir insanlığa baktıklarında hani biz olsaydık bu insanlar böyle olmazdı deyil şatahat yapınca Bu da farklı bir kültür Cenabı Hak da bunları yeryüzüne gönderiyor yeryüzünde insan şekline suretine erkek şekline suretine bürünüyor ama bir bunlara bir Esma Cenabı Hak veriyor O esmaya sabah olunca yer yüzüne geliyorlar işte insanlara bu şimdi bugünün insanın büyü dediği sihir dediği değişik dualar ve iksirler öğretmeye başlıyorlar ve bütün insanlar bu konuda bunlardan bu ilmi alıyorlar Hatta babillerin Eee Gök ilminde ve büyü ilminde ileriye gitmelerinin sebebi harutla maruta bağlanır mitolojik olarak bu harutla Marut insanlara bu ilmi öğretmeye başlıyorlar Tabii bir gün bu zührenin namını biliyorlar ya duyuyorlar ya diyorlar ki Zühre bizi kandıramaz Onda da büyük konuşuyorlar ve böyle Bunlar zühreye yanaşıyor zührenin de bir birçok belalısı var Zühre de bu belalılar andan kurtulamıyor Yani normalde ben bazen derim ya güzellik fitnedir diye erkek de olsa kadın da olsa güzellik fitnedir erkekse kadınlar onu rahat bırakmaz kadınsa erkekler onu rahat bırakmaz böyle olunca İşte o harutla Marut da bu konuda biraz büyük konuşuyorlar ve Zühre le Hani diyorlar ki bizi kandıramaz o biz onun dediğini yapmayız kanmayı biz onu doğru yola gösteririz diye düşünüyorlar Tabii Zühre’yi görünce Zühre o zaman Tabiri caizse insanüstü bir güzelliğe sahip insanüstü bir zerafete insanüstü bir kadınlığa sahip Yani öylesine ki bunlar çarpılıyor Zühre’yi görünce yani Zühre öyle Zühre Leyla ne yanında Harun hoca tam böyle isabet oldu değil mi böyle oturdu değil mi yerli yerine Evet güzel olu Ben de beğendim Bak şimdi şeye kendi kendime böyle bir beğenmişlik geldi tam böyle gel ne dedim içeride ben bu konuyu dedim söylerim dedin mi Evet Cenâb-ı Hak getirdi Allah geti Hikmet var Evet Zühre öyle bir Zühre ki bin tane Leylayı üst üste koysanız Leyla’nın saçının telinin noktası ol zührenin telinin noktası olmaz Leyla ne ki yani şey değil zührenin yanında Zühre öyle Zühre harut’la Marut Zühre’yi görünce İkisi de kendinden geçiyor ve İkisi de birbiriyle yarışmaya başlıyorlar hırs bürüyor zühreye sahip olmak Zühre de diyor ki size istediğinizi vereceğim yalnız diyor siz Sizin iksirin zle nasıl kayboluyorsun birden Çünkü birinci gün yiyorlar içiyorlar hoş sohbet ediyorlar yani zühreye hayran oluyorlar akşam saati gelince Karanlık basınca bir Esma söylüyorlar ortalıktan kayboluyorlar birinci kat göğe çıkıyorlar Zühre de bu işe hayran oluyor diyor ki hani ben bu esmayı okuyayım bunların okuduğu iksiri yapayım şu belalılar kurtulayım diye düşünüyor ertesi gün tekrar geliyorlar yine yiyorlar içiyorlar sohbet ediyorlar ama harutla Marut kendinden geçmiş vaziyette Sarhoşlar Ondan sonra kalkıyor Zühre öğrenecek Ya onların iksirini onlara da haruta da maruta da bu iksiri bir başkasına söylemek yasaklanmış bu sefer harutla maruta içki sunuyor onlar içmek istemiyorlar Zühre öyle bir kadınlık yapıyor öyle bir kadın sığını ortay yere döküyor bunların Ak başlarından gidiyor içiyorlar zühreye bakıyorlar içtikçe içiyorlar içtikçe içiyorlar kendilerinden geçiyorlar en sonunda Zühre bunlardan O iksirli esmayı onlara ait olan bu esmayı öğreniyor mesela Kadir Kayyum Allah Diyelim ki Zühre Kadir Kayyum Allah diyor ortadan kayboluyor harutla Marut orada kalıyor ve ortadan kaybolan Zühre mitolojik olarak Sirius yıldızı veya Venüs veyahut da Doğu mitolojisinde Zühre yıldızı olarak kalıyor ve Zühre yıldızı ve Zühre doğu kültürünün aşkı kadını sevgiyi şehvet şehveti güzelliği suyu doğayı simgeleyen tanrısal bir olgu oluyor Tabii Cenabı Hak kur’an-ı Kerim’de de süsün de Rabbi diyor yani burada sü de Cenabı Hak Kur’an’da dokunuyor böyle olunca hazre Pir diyor ki Yani o çalgıcının öyle bir sesi vardır ki vardı ki Zühre’yi bile kıskandıracak diyor çünkü zührenin sesi öyle Nameli öyle işveli öyle Cilveli ki onun sesinin üzerinde bir ses yok o bir erkeğin sesini dendir o erkek onun sesim benim adımı dillendirdi diye kendinden geçiyor öyle bir Yusuf diyor Yusuf kendinden geçiyor Örneğin Hatta Yusuf diyor ki ben neymişim ya öyle diyor Zühre öyle bir Zühre Tabii Hazreti birir Zühre ismini ve Zühre ile alakalı hem Divan kee hem de mesnevinin değişik yerlerinde örnekleme olarak almış ben buradan iki beyit okuyayım İnşallah birbirine bağlantılı divan-ı kebirden Ben sevincim Sevinç benim Zühre yıldızı bile benim neşeli namelerim çalıyor Aşk Aşıklar arasında benim için Cilveli Aşk mest olup da hoş bir hal alınca kendinden geçer huysuzluğu çekişmeye başlar gönlünü kaptıran aşıklar gibi benim sevdamı yayar beni herkese duyurur Hazreti birir Böylece kendi sevincini kendi sevincini züh Ren daha üstün görüyor Ve diyor ki Zühre yıldızı bile benim neşeli namelerim çalıyor Burada da güzel şatahat yapmış Hazreti bir Evet zaten hangi hoş vardır ki nahoş olmamıştır yahut hangi tavan vardır ki yıkılmamış yere serilmemiş hangi tavan vardır ki eskir çöker gider hangi mamur alınmış bir ev vardır ki zamanla çöküp gider dağılır haraba olur gider bir bakarsın ki murdur Her şey bir deprem olur yıkılır gider her şey bir bakarsın ki insan çok murdur bir hastalık vurur hiçbir şey kalmaz ne güzelliği kalır ne gençliği kalır ne derdi kalır ne Gamı kalır ne kaseti kalır Toprağın altına çöker gider veyahut da bakarsınız evlere 20 yıl 30 yıl sonra dökülür gider çöker gider bir bakarsın ki Bağlık bahçelik yer Bakanı kalmaz ölür gider sahibi arkasından gelenler onlara da itibar etmez onlar da dağılır gider bozulur gider bağ da bozulur bahçe de bozulur insan da bozulur ev de bozulur Han da bozulur hamam da bozulur Hepsi de yıkı yıkılır gider Hazreti pir de bu dünya bir köprüdür geç ve git onu tamir için vakit kaybetme der O zaman bu dünya neymiş bir köprüyü geçip gideceksin onu tamir etmek için de vakit kaybetme der Hatta fuzili güzel söylemiş cihana bahı dehrin safası Mihnet etme kim baharın bağı Ban ol hazanın hak Bizimdir yani dünya hayatının baharı geçici güzellikleri de aldatıcı aldatıcıdır sonunda her şey toprak olup gider O yüzden bu dünyaya çok bağlanmak dünyanın güzelliklerine Kanmak hoş bir şey değildir der o yüzden Hazreti pirde hangi hoş yoktur ki sonunda nahoş olmasın bakarsınız insan ahseni takvim üzerine yaratılmış ama ahlakı bozulunca nahoş bir insan olur bakarsınız kadın çok güzel alımı çalımı yerinde ama ahlakı düzgün değil konuşmalarını düzgün değilse nahoş bir hal alır bakarsınız erkeğin kılık kıyafeti yerinde fiziği yerinde kaşı gözü yerinde boyu posu yerinde iki kelime konuşursunuz ahlakı düzgün değildir o hoş görünen şey nahoş bir hal alır veyahut da bakarsınız Ev çok mamur imar edilmiş ama haz Mevlânâ Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Siz harabe evle harabe olmayan ev arasındaki farkı Söyleyeyim mi Söyle ya Resulullah diyor içinde Allah’ı zikredilen ev harabe de olsa güzeldir hoştur ama içinde zikir yapılmayan ev böyle hani villa gibi de dursa harabedir der o zaman hangi tavan vardı ki sonuna kadar duracak Sonuçta Hepsi de Harab olur gider ve hiçbir şey kalıcı değildir kalıcı olan manevi hallerdir kalıcı olan manevi makamlarda olan Kur’an ve Sünnet hayatıdır Rabbim bizi onlardan eylesin amin ancak surun üfürülmesi nefeslerinin aksinde ibaret olan Yüce azizlerin sesleri bundan müstesnadır onların sesleri bakidir o zaman Baki Olan yıkılmayan şeyler var bu nedir o zaman bu da Normalde güzel insanların evliyaların velilerin mürşitlerin sesleridir hangi seslerdir Kur’an ve Sünnet sesidir Bunlar Normalde nedir bakidir E tabii Sur neydi Eee Kıyamette üflenilen bir alet öyle söyleyelim Tabii buna sura üflenme emri verilince Zümer 68 sura üfü lecek o zaman Allah’ın dilediklerini dışında Göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölecektir sonra sure bir defa daha üfü lecek der Bir de ne görürsün insanlar kabirlerinden doğrulmuş bakışıyor aslında böyle bir Hani Eee Sur denilince bunu Araplar kendi lügatlar anda böyle bir boynuz gibi bir şey tarif etmişler Hani işte Hatta Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri miraçta şey yapınca İsrafil diyor hani öttürmek için hazır bekliyordu suru öttürmek için onu görüyor suru öttürmek için bekliyordu diyor O yüzden Eee Hatta bir hadisi şerifte ben kendimi nasıl rahat hissedebilirim Sur sahibi suru ağzına almış alnını yere eğmiş kulağını Allah’ın emrine vermiş ona üflemek için üfle emrini beklemektedir diyor hadis-i şerifte Böyle olunca Tabii Eee Aslında sura üç birisi son dirilme ile alakalı Öbür başlangıcı Sur bir üfü lecek üfürülen dünya üzerinde insan namına hiçbir şey kalmayacak Hatta melekler ve cinliler dahil ikinci üfürüm de büyük melekler yani Cebrail Mikail İsrafil Azrail ve Eee arşı ve lehi mahfuzu tutan melekler de dahil ikinci üfürüm ikinci üfürülmesi kendisi cevap verir Allah’tır der Evet o normalde o zaman üncü ülüş de de 3ün üfürüş de bütün her şey yeniden diriltilecek Evet ve Normalde Eee 3 ürlü işte de Hepsi de diriltecek işte dünyanın içindekinden neler varsa hepsi de Fanidir Hepsi de gelip geçicidir ve bütün insanların bu noktada Eee her şeyi bu dünyada kalır ama kaybolmayacak olan nedir bunlar Normalde hakikati anlatan aktaran peygamberler Nebiler Ondan sonra Resuller ve aynı zamanda mürşid-i Kamiller ve velilerin o Bunlar Normalde sesleri ortadan Eee kaybolmaz onlar bakidir Adem Aleyhisselam’ın sesi bakidir Hazreti Muhammed Mustafa’nın sesi bakidir mürşid-i kamillerin sesleri bakidir Bunlar ortadan kaybolmaz hiç Kur’an ve Sünnet bakidir Bunlar ortadan hiçbirisi de kaybolmaz şimdi buna itiraz edenler olur Ben böyle söylediğim için bunun Eee delili şu İbrahim ayet 24 Ey peygamber Allah’ın güzel bir sözü kökü sabit dalları göğe doğru yükselen güzel bir ağaca benzettiğini Görmez misin Demek ki güzel sözler kökü sabit bakın kökü sabit kaybolmuyor dalları da göğe doğru yükselen bir ağaca benzetmiş Cenabı Hak o zaman güzel söz söyleyenler güzel sözün en güzel söz hakikat olarak Kur’anı kerimdir sonra güzel söz Hazreti Hazretlerinin sözüdür peygamberlerin sözüdür sonra güzel söz sahabelerin imamların velilerin sözleridir o zaman güzel sözler güzel söz sahiplerinin sözleri o zaman kökü sabit ama dalları göklere kadar yükselen bir Eee şeydir ağaca benzetilmiş Kur’an’ın içerisindeki en güzel sözlerden birisi de bence en önemlisi en faziletlisi en bereketlisini en yükseği en kıymetlisi la ilahe ill Allah’tır Öyle olunca bunu yok etmek mümkün değildir kim la ilahe illallah derse o Tevhit sözü ortadan kaybolmaz Bir söz daha var kıymetli kim Subhanallahi ve bihamdihi der ise cennette Onun için bir meyve aac dikilir Demek ki Allah’a zikir Esmalar Allah’ın isimleri güzel isimlerdir ve bunların kökleri sabittir Bunlar yok ol Bunlar kaybolmaz ve bunları zikredenlerin o sesleri onlar da ortadan ne olmaz kaybolmaz E tabii bunu söyledik Bir de ne diyor 25 ayette o ağaç rabbinin izniyle her zaman meyvelerini verir Demek ki o güzel söz güzel bir ağaca benzetildi kökü sabit ve devamlı meyve veriyor Siz o güzel söz sahibi olursanız sizin adınıza devamlı meyve verecek ve kökü sabit ve ortadan kaybolmayacak hiç çirkin söz ise 26 ayet çirkin söz ise topraktan sökülüp atılmış kararsız kötü bir ağaca benzer Eğer çirkin bir söz söylüyorsa kötü bir söz söylüyorsa o kimse o zaman da O ne oluyor Köksüz bir ağaç Köksüz bir ağacın meyvesi Olur mu olmaz Meyvesiz Köksüz kuru bir ağaç kötü söz söyleyenler sözü kötü olanlar gıybettir dedikodudur iftiradır küfürdür hakarettir böyle başı boş söylenmiş sözler o zaman Bunlar ne olmuş oluyor bunlar da kötü söz oluyor kötü söz olunca da bunlar da Normalde Meyvesiz kuru ağaç gibi Rabbim bizleri kötü söz söylemekten uzak eylesin Amin Amin 2080 Eee beyitten devam edeceğiz inşâallah haklarınızı helal edin helal olun bizden yana da helal olsun Elf Fatiha selamat Amin bugün.

Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) Sohbeti

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mesnevi Şerhi (2071. Beyitten) sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.