Mesnevi Şerhi

25. Mesnevi Şerhi (144-147 Beyit)

bu Eren padişahım dedi o odada Kimse kalmasın yakını da uzaklaştır yabancıydı o yâri hasta hasta olan cariye yi iyileştirecek olan Hekim geldi tekim cariye Ya normalde gördü Ondan sonra dedi ki padişaha Ey padişahım o odada Kimse kalmasın bu Hekim hasta ile başbaşa kalacak O hasta ile baş başa kalarak Tan onun hastalığını tespit edecek bu dehlizlere dehlizlerde kimse kulak Var mısın Kimse dinlemesinde şu cariye cekten bir şeyler sorayım O da boşaltıldı tekim hastadan Başka kimsecik kalmadı tekim yumuşak yumuşak nerelisin sen diye sordu çünkü dedi her şehir halkının ilacı ayrıdır bir Hekim hastayı tedavi edecek hastayı tedavi etmek için padişah dedi ki bizi yalnız bırak Allah bizi baş başa bırak ama hiç kimse de kulak kabartmasının hiç kimse de benim hastayla olan konuşsak larımı dinlemesin ya hani bu hikaye Hz Mevlânâ’nın deyimiyle Bizim Hikayemiz dedi diyaba edep çıktı buradan Edep ne bir Mürşit ile bir mürit konuşurken ona Kulak kabart ılmaz o dinlenmez Bir mürid de Bir mürşit özel görüşüyorsa O yalnız bırakılır O ne soruyordu ne anlatıyor de dinlenmez veya bir Üstada işte böyle sorular geliyorsa sorular okunmaz içine bakılmaz ne sordular ne yazdılar diye merak edilmez dehlizlere Kulak kabart ılmaz bu dehlizlerde durup bir şeyler öğrenmeye çalışılmaz Bela edeptir bu Bu bir kimse ki bir mürit üst adıyla konuşuyorsa ona yakın dahi durulmaz bu paldır küldür onun yanına gelinmez ne zaman o kardeşin işi bitti veya Üstat onu gördü gelebilirsin dedi o kimse gelir müsaade ay dahi istenmez bu müsaade isteyince ne diyecek Müsait değil mi diyecek bu müsaade daha istenmez Bu bir üstad bir dervişte görüşüyorsa görüşüyorsa ikinci şahıs gelip Müsait misin demez Bugün görüşebilir miyiz demez edeple görebileceği bir yerde uzaklıkta durur dinlemezler işte padişah dedi ki Hekim dedi ki padişaha Bizi yalnız bırak bizi baş başa bırak hiç kimsede kulak kapatmasın bizi dinlemeye kalkmasın O da boşaltıldı Pekin’de hastadan başka kimsecikler kalmadı bu ve dedi ki her şehrin hastalığı ayrı ayrıdır hastalıkta ayrı sa şifası da ayrı ayrıdır o Her beden her Sufi bir şehir hükmündedir bu ve bu şehir hükmündeki sufinin her hastalığı ayrıdır bu birinin hastalığı öbürüne aynı değildir birine vereceğiniz ilaç öbürkü için aynı değildir Birine verilecek olan Esma öbürkü için aynı değildir O yüzden hepsinin tedavisi farklı hepsinin ilacı farklı hepsine verilecek olan sohbet edilecek olan Nazar farklıdır Hekim diyor ki her şehrin hastalığı vardır bunu Normalde Zahire yormuyorum Ben Zahire yarsak Bursa şehrinin hastalıkları kendine aittir burada Sanayi var Sanayi hastalıkları fazladır burada Ticaret var Ticaret hastalıkları fazladır burada panik atak insan çoktur neden Ticaret var ve depresif haller yaşayan insanlar çoktur neden Ticaret ehli tarımla yaşayan insanlarda depresif haller göremezsiniz ve hayvancılık yapanlar da bu kadar fazla depresif haller göremezsiniz ama büyükşehirlerde ticaret yapan sanatla uğraşan Ya ne bileyim bir elinde O normalde kendince bir dükkan çalıştıran pislik depresif haller Yaşar bir işçi parası maliyet Sigortacı vergiler di o mal parası çekti ödenen Senetler ödenmeyen sepetler adamları insanların pişik psikolojik hastalıklar haline getirir ama aynı hastalıkları tarımla iştigal eden başka bir yerde göremezsiniz ama bunu zahiren yormuyorum bunu da bu nedir her sufinin hastalığı farklıdır siz onun hastalığını öğrenmek de bir şey elde edemezsiniz veya bir başkasına hastalığını sormakla vişne elde edemezsiniz O yüzden adap nedir Bir Veli bir üstad Bir mürşit birisiyle konuşuyorsa onu yalnız bırakmamak gerekir Ben Onu dinlemek gerekir bu manada birisi de soru soruyorsa onun sorularını bu noktada okumamak incelemek araştırmak gerekir ben o yüzden sohbetlerden Sonra buradaki soruları böyle yumar katlara tırların o kimse adını soyadını yazar altına tanıyım diye gayet normal doğal bir şey Biz bunu bir başkasının okuması öğrenmesi dervişlik adabına erkanına uygun değildir Allah bizi muhafaza eylesin 348 de kaldık el-fatiha ama sela.

25. Mesnevi Şerhi 144-147 Beyit Hakkında


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.