Dergah Sohbetleri Serisi

200. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Boştan öyle havadan vermiyor şimdi bir bir tarafta çay kaşığından verecek birisi öbür tarafta kazanacak bu olacak bir değil böyle olunca uyarılma dedin ya nereye uyarılacak ki adam şeyini mi görmüştü rüyasında hiç. Peki. İslamiyetin hali ne olacak böyle bu parçalanmışlık çok fazla. Gerçek. Nedir. Ne değildir herkes gerçeğe rastlıyor ve gerçeğin ne olduğunu bilmiyoruz karşımıza geçip güzel konuşan herkes araştırmıyor da ya araştırmıyor o zaten şimdi. İngiliz casusun. Hoş geldiniz bir. İngiliz casusunun bir şeyini okudum. Osmanlı’nın son dönemlerinde

kaleme almış yazmış. İşte diyor ki. Şiiler okumayı sevmediği için şiileri kandırmak çok kayd ama halee bağı olduğu için bu zam bile. Sünni cemaati kandırmak etkileyebilmek oldukça zordur dinlerine bağlıdırlar ı büyük imamların yazmış olduğu kitapları da okurlar dinlerini öğren. yaşarlar. Şimdi bu gerçekleri anlatan sayı yoksa gerçekleri anlatıyor diye. Mesela dedğin benim birader de gidi. Rai olması lazım. İstanbul’daki şeyler. Ahmet yanın takıldığı yer. Ben isim zikretmek istemedim. R olması lazım. Oraya gidiyordu benim kardeşimde gidiyor mu gitmiyor mu

bilmiyorum ama insanlar. Et onlar da diyor ki. Allah yolunda gidiyoruz yapıyoruz. Onun verdiği bir vardı sigara caiz mi ya o demişti veya başka bir helalse içtik haramsa yaktık sigara için bir ve cis söz olarak kullanıyorlar. Şimdi ne yapacağız biz bir de şeyi söyleyim hani. Peygamber. Efendimizin şeyi var beni sevmedikçe gerçek imana eremezsiniz. E bir yunusu bir. Mevlânâ’yı bir beni. Can beni gerçek. Man beni evladından anasından babasından. Canan çok sevmedikçe beni evladından annenizden eşinizden çocuklarınızdan mallarınızdan ve.

canlarınızdan fazla sevmedikçe gerçek. Kamil bir iman erişemezsiniz biz sce onu şimdi. Bir insanı seviyorsun görüyorsun iyiliğin şeyini. Şüphesiz kurtaran. Peygamber. Efendimiz bizi. Anamız babamız bizi bırakacak. Biz evladımızı bırakacağız bu mahşerin korkunçlu. O bizim için ağlayacak. Allah’a yalvaracak bizim için af dileyecek bizim kurtuluşumuz onda ama biz onu nasıl seveceğiz. Müslümanların eksik noktalar en büyü eksik noktası burada. Onu hakka ul bir hka nasıl ulaşacağım sevmenin insanın üzerinde çok değişik bir kimse sevmenin insan üzerinde çok değişik kapıları vardır

bir kimse göz kapısı vardır bir. Kimse görür sever fiziğini kulak kapısı vardır bir kimse konuşur sohbet eder konuştuğu sohbet ettiği lezzetli gelir ona sever bir kimsenin nefsi vardır nefsinden karşıdaki. Kimsenin. Kimseden faydalanmayı arz eder karşı cinsle alakalı onu. sever bir kimse eliyle dokunur hoşlanır okşar onu veya eliyle bir temas kurur tokalaşır onu sever nasıl. İnsanların duygu kapıları var ise ve bu duygu kapıları da sevmeyen kapıdır sebeptir insan birisinden faydalanır sever onu insan zürriyeti için de sever

sevmenin bu noktada insan üzerindeki kapıları çoktur bir kimse dokunmadığı görmediği duymadığı elleyemiyorum bir var karşımızda. Allah ve. Resulü var bu noktada konumuz. Resulullah. Sallallahu ve sellem. Hazretleri dokunmam mümkün değil görmemiz mümkün değil işitmem mümkün değil ellemem fazla sevmedikçe imanınız. Kemale ermez. O zaman bize burada bir sevme kapısı açılıyor ki bu sevme kapısı ilim okuma veyahut da onu dinleme kimi peygamber sallallah aleyhi ve sellem. Hazretlerini anlatan anlatanı dinleme. O zaman biz şimdi bir peygamber. Sallallahu. Aleyhi ve.

Sellem hazretlerin insanlara gözlerinin kaşlarını mı anlatacağız iki. Biz o insanlara y önem. Fazilet açısından. Biz insanlara peygamberin ne olduğunu ne olduğunu ne yaptığını mı anlatacağız o zaman buradaki birinci derecede. Müslümanlara lazım olan peygamberin. Ne oldu. Ne yaptı bize ne getirdi biz bu kapıdan. Bu yoldan onu sevmeye çalışacağız yoksa peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin gözleri bize yine lazım kaşları bize yine lazım kulakları yine lazım boyun postu yine lazım bu ne zaman lazım. Ha bu ne zaman

lazım. Biz o. Peygamberi tanıdığımız da ilim olarak ondan sonra biz onu hayalini kurmamız için lazım. Hani gelmiş ya tabiinden birisi hazre. Hasan efendimize demiş demiş ki bana. Resulullah. Sallallahu aleyh ve. Sellem hain cemalini anlat bana onun halini. Anlat. ki ben onu seveyim ben onu düşüneyim ben onu düşüneyim ben onu seveyim diyor bana. Onu tarif et bana onu anlat ha. Bak burada bir. Kapı açılıyor şimdi. Demek ki işin bir de o merkezi var. Biz. Resulullah sallahu. Aley

ve sellem. Hazretlerinin fizik de hayal edip düşünüp oraya doğru bir sevme kapısı açacağız. Biz. Ama bu ne zaman. İlk önce biz onu ilim olarak tanıyacağız. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ne yapmış ne getirmiş nasıl yaşamış. Neyi nasıl söylemiş. Neyi nasıl emretmiş biz bunları öğrenerek onu en ileri derecede sevme noktasına getireceğiz ve biz bunları öğrenirken de aynı zamanda da hayalini de kuracağız. Hani o tabinin yaptığı gibi hatta sahabeden birisi dahi sonradan. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.

Hazretlerini çok görmeyen uzun seneler yaşamayan sahabelerden bazıları da öbür sahabeleri bunu sormuşlardı bize tarif edin peygamber nasıl birisiydi. Hayal edelim onu düşünelim onunla böyle bir manevi bağ kuralım dedi. Şimdi o zaman müminlere bu zamanda düşen en önemli vazifeler. Birisi şu. Biz. İman ettiğimiz. Allah’ın peygamberini tanımamız lazım. Biz. İman ettiğimiz. Allah’ın indirdiği. Kur’an’ın anlattığı. Peygamberi tanımamız lazım. Ve ahiri zamanın en önemli meselelerinden birisi bu ehli tasavvuf biz ehli tasavvuf. Sak meseleye tasavvufi açıdan bakacağız ehli tasavvuf der

ki bir kimse tanımadığını sevmesi zordur. Bir kimse bir şeyi tanırsa daha iyi sever. Şimdi şöyle söyleyim buradaki arkadaşlar. Hepsi de beni seviyorlar. Allah razı olsun işte sır. Dersler 2 aydan beri olmaya başladı öyle değil mi şimdi 2 ay. önceki bana bakış açılarıyla şimdiki bakış açıları hiçbirisinde aynı değil bak 2 ay önceki soruyu soran sizsin sizden örnek verim sizinle tanışalım ne kadar 2 ay mu ay oldu ik ay önceki bana bakış açınız da şimdiki bakış açınız aynı

mı ben kendi açımdan söyleyeyim. Her günün salı olmasını istiyorum muhabbet. Bitmesin dostluk. Bitmesin. Evet işte bu insan ehli tasavvuf tanıdıkça sevmeye. Benim buradaki izlediğim yol insanlar tanıdıkça sevsinler bir kimse vardır. Saman. Alevi gibi sever gibi söyler. Benim yolum o değildir. Ben isterim ki insanlar tanıdıkça sevsinler ve sevdikçe teslim olsunlar sevdikçe. A bak bu böyleymiş desinler ve. Ama bu sevgi ilahi olsun nefsane olmasın ben. Kur’an ve sünneti anlattıkça. Allah sevgisini anlattıkça. Resulullah arkadaşlarının içerisinde o sevgi oluşsun.

otursun ve o sevgi oturdukça onlar da o sevgiden nemal alsınlar o sevgiden beslensin o sevgiden çocuğun süt içer gibi. İçsinler semirsek lde. Şuna çok iyi dikkat edin karşınızdaki kimse size. Kur’an ve sünneti anlatsın dikkat edeceğiniz çok önemli bir mesele var. Hangi tarikata hangi cemaate hangi topluluğa hangi hizbe hangi kuruma hangi kuruluşa din adına nereye gidiyorsanız gidin gidecek olduğunuz yerde bir şeye dikkat edeceksiniz bir şeye. Kur’an ve. Sünnet. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri diyor ki

ümmet ahir zamanda 73 fırkaya bölünecek birisi fırka-i. Naciye 72’si fırka-i dalile. Ya. Resulallah. Biz o fırka-i. Naciye’yi nasıl tanıyacağız kim. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışırsa o fırka-ı nacir fırka-i. Naciye demek kurtuluşa. Eren demek kurtuluşa ermiş kimse demek o. zaman sizin için ölçü şu ölçü şu karşımızdaki kimse ister. Şeyh olsun cemaat olsun ister tek fert olsun. Kur’an ve sünneti anlatıyorsa bize ve bunu kendi nefsinde yaşamaya çalışıyorsa ve bunu yaşatma mücadelesini veriyorsa. O kim olursa olsun o doğru

yoldadır. Anladınız mı buradaki ölçü bu ben çok cemaat tanıdım ben çok. Şeyh tanıdım insan tanıdım öyle söyleyeyim ama bunların içerisinde benim edindiğim izlerim benim edindiğim. Buradaki en önemli ölçü şu oldu kim. Kur’an ve sünneti sımsıkı yapışıyorsa ve. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sünneti için sünneti için sünnetinin yaşanması yaşatılması için uğraşıyorsa o kimsenin önü hep açıktır kurtuluşa ermiştir şöyle örnek vereyim. Kur’an bizim için rafta duran bir anayasa gibidir bunun bunu hayata indirge bunu hay. Taşıyan bunu.

Günlük yaşantısına. Taşıyan önümüzde bir tek örnek vardır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri. Biz. Kur’an’ın yaşantısını. Kur’an’ın hayatını. Kur’an’ın yeryüzündeki dolaşımını. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden öğreniriz. Biz şimdi. Kur’an’ı peygambersiz anlamamız mümkün değil. Kur’an’ı sahabesi peygambersiz. Anlamak mümkün değil bu insanı sapıklığa götürür ve dünya üzerinde. Dünya üzerinde bu sapıklığa düşen insanlar çoktur. O yüzden karşımızdaki kimse. Peygamberi kabul ediyor olabilir öyle karşımıza çıkıyorlar. Peygamberi kabul ediyor adam peygamberin peygamberliğini reddetmiyor yeter reddetmiyor ama sünnetlerini uygulamıyor sünnetine

bir şekilde baypass ediyor bu sıkıntı burada bu karşımızdaki üstat seviyesinde. Şeyh seviyesinde. Alim seviyesinde cemaat seviyesinde olan insanlar sünneti baypass ediyorlar sünneti baypass edince zaten sapıklığa düşmüş oluyor o zaman bize ölçü şu. Biz. Kur’an’ın yolundayız diyenlerden değiliz dikkatinizi. çekerim. Biz. Kur’an ve sünnetin yolundayız bu. Kur’an’ın eksikliğinden noksanlığından değil ama biz. Kur’an’ın nasıl yaşandığını nasıl yaşandığını. Resulullah’tan öğreneceğiz sallallahu aleyhi ve sellem. O yüzden bunun için bir. Derviş kal ehli tasavvuf için geçerlidir. Bu bir. Ben arkadaşlara hep

derim ki okuyun evinizde hiç olması bir riü. Salihin olsun evinizde hiç olması bir. İslam ilmi hali olsun evinizde hiç olmazsa bir. Kur’an meali olsun. Hatta işte tefsir olsun muhakkak okuyun neden okuyun diye dayatıyor mu diretiyor herkes ölümlü bu dünyada da herkes geçici bu dünyada bir kimse. Şuradaki cemaatten 10 tanesi 5 tanesi 3 tanesi bir tanesi benim bu sözüme bakarak tan gitse evine bir riya. Salihin hadis kitabı alsa. Haftada bir gün oradan hadis okumuş olsa ben ona.

bir hayırlı bir kapı açmış oluyorum o oradan bir başkasına da hayırlı kapı açacak ve bir başkası da doğru olan dini. Gerçek olan dini öğrenmeye çalışacak ve 1400 yıllık bir kültür var din islam dinini yaşayan insanlar gittikleri her beldede her bölgenin kültürlerinden etkilenmişler etkilenmemesi mümkün değil işte. Allah resulü dah açıkça söylemiş. Siz. Öyle bir zaman gelecek ki toprakları. Feth edeceksiniz orada hamam denilen bir yerler. Göreceksiniz siz oralardan uzak durun. Ondan sonra bir başka bir hadisi şerifte demiş

ki sağlık için oralara gidebilirsiniz işte zorunlu kalmayınca gitmeyin böyle iki 3 tane hadis var şimdi. Ha demek ki insanlar. İslam’ı yaşayan insanlar bir müddet sonra bir zaman sonra toprakları genişleyince. Orada değişik kültürlerle karşılaşacaklar ve o kültürlerden etkilenecek bunu. dinleri de etkilenecek dinden mii gibi görecekler bazı şeyleri işte bizim şimdi toplumumuzda. Ölenin arkasından 3ü 5i 7’si 40’ı olduğu gibi o ermeniyi öldürdüler ermeninin. Ailesi de 40 gününü. Yaptı 52’si yaptı. Öyle değil mi onlar da bizim gibi işte

helva mva şeker mekar bir şeyler dağıttılar şimdi. Ermeniler mi bizden aldı bu kültürü biz mi ermenilerden aldık bu kültürü. Bizde de 52’si var bizde de helva dağıtıyorlar. Tabii hocalara hocalara bakarsan y ikisini birden çıkaracaklar biliyor 52’si de var 3ü 5’i 7’si 40’ı 52’si da o senei devriye ayrı yok. Bir de senei devriyesi var o ayrı o yeni çıktı şimdi o şe çevirmek diye bir var. Efendim. Yok yok devir. Yok yok devir değil kısas çevirm bir kısk.

çevirmek var mı is a. Gun değil mi duygusal iskatı. Devat fakirlere kalırsa fakira dağıtılması lazım fakirlere kalırsa sen o niyetle. Sen öyle bizde bizde fakira dağılır. İslamda yok götürüp hocaa verilmiyor götürüp. İslam’da yok. Ne ayette var ne hadiste var ne imamı azamın fetvasında var ne. Şafii’nin ne. Maliki’nin ne hanbeli’nin fetvasında var ne zaman baş. Evet bu son 300 yılda çıkmış 300 350 400 yılda çıkmış. İbn abidin’e falan yok bil. İbn abidin’e yok var ödemişti bizim. E

imam birgivinin eserinde var zaten bir imam birgivi fetva vermiş öyle bir iki kişi daha fetva vermiş buna. Bu konuyla alakalı. Bu konuyla alakalı bütün bu fetva yayılmış bütün şeye. İslam ülkesine böyle bir. İslam düşünülebilir mi ne hale gelmiş. bir kimse var namazını kılmamış adam namazı kılmamış çoluğuna çocuğuna diyor ki ben 50 yıl namazı kılmadım 50 yıllık ıskatı çevirim verim hesaplıyorlar facit 50 yıllık namazın karşılığı şu kadar. Ondan sonra hasana gitti birisine gı çıkardık bu şimdi. Normalde.

Hristiyanların papan ne farkı kaldı. Şimdi. Hristiyanların papan bir farkı kaldı mı git papın yend g i yap ce 500 milyon ver. Tamam git papaz. Efendi. Ben günah işim ne yaptın yavrucum adam öldürdüm milyar. Biz ediyoruz gelsin. Hay bunda o kimse. Allah’a gitsin. Allah affetsin ayrı mesele öyle bir ki mesela adamu saklıyor saklıyor işte. İslam burada enteresan nokta şu. İslamı yaşayan topluluklar topluk bir kimse gitmiş iman etmiş başka bir kavimden başka bir dinden bu iman etmiş bu.

iman ederken kendisini sıfırdan yeniden almamış kendi daha önceki dininden var olanları atamamış üzerind o topluluk da atamamış bu. Birikmiş birikmiş içerisinde tasavvufun içerisinde birikmiş şeriatın içerisinde birikmiş eserler içinde birikmiş halkın içinde. Birikmiş birikmiş bu böyle haline gelmiş baskılardan sıkıntılardan problemlerden onlar da katın içerisinde. Mesela. Türkiye’de bir mevlut fulyası varsa 1945 50’lerin 55’ler baskısından dolayıdır ya 1950’lerdeki. Baskıdan dolayı ne yapsın insanlar dini toplantıları mevlut adında yapmışlar hiç olmaza mevlut okuyalım bari demişler ya mevlut okumaya izin var

zikir yapmaya izin yok y kadınlar toplanıyorlar mevlut okuyorlar bir problem yok zikir yapıyorlar problem var erkekler toplanıyor. Ben şimdi o. Normalde 89 lın dermişim. Ben ihtilal 80’de oldu ben de 8 88’in. Pardon 86’nın 87’nin dervişim ben şimdi ben. derviş olduğum zamanlarda ne mümkün. Ya ben dergaha girdim tabii biz ülkücülükten gelmeyiz ya işte biraz sallapati var biraz cesaret var işte bayındır’daki kendi halimize göre bı çağımızdaki n bize bir diyecek ded diyor ben ilk zikrullah’ı camide yaptırdığımda. İmam

mevlütü yarı bıraktı gitti gidiyor. İmam. Ben belediye aparan ilanat ettim dedim ki ilanat ediyorum ben şimdi camide. Zikrullah yapıyorum tanıtamıyorum ki ben herkes benden için deil lan sş adam onun peşinden mi gideceğiz diyor düne kadar içiyordu. Adam diyor. İyi neyse mevlut var diye herkesi topladım belediye apos. Hacı ibril. Mahallesinde işte. Mustafa özbak’ın babası. Hasan özbak’ın. Ondan sonra şeyine ruhuna mevlut okunacaktır bütün halkımız davetlidir. Tabii. Annem. Oğlan. Mevlüt okutuyor babasına diye bütün kadınlara. Ben diyorum. Söyle anne.

kadınlara kadınlar s bizim arkadaşlar herkes toplandı trede o zaman. Dervişler var. Onlara dedim ki siz de gelin onlar. Zikrullah yapacaklar. Ya ben. Komplo düzenliyorum. Şimdi onlar bir otobüs öyle geldiler tren hocaları tuttum ben bir caminin hocası var bir de dışarıdan bir hoca var onun da sesi çok güzel onu da tuttum. Ben iyi o caminin hocası bir. Bahir okudu kısa bir. Bahir öbürüne bıraktı şimdi. Öbürkü de hemen direkt şeye girdi işte. Gelin. Allah. Diyelim. Ondan sonra bir

kez. Allah dese lan dökülür günahlar misli azan. Ben de treni zakine dedim ki tam deyince dedim ben. Gelin. Allah. Diyelim deyince başla dedim. Allah esmasına. Sen koc okuyor şimdi işte bir kez. Allah dökülürüm. Hoca bıraktı gidiyor caminin içerisinde. dışarı çıktı ben arkasından çıktım. Tab ded nereye atac caminin bir delik dah açarım. Sen ce cebine koydum. Git çabuk gim devam ettim şimdi o hoca gidince. Öbürkü de kalmış. Öyle mevlut durdu y. Bizimkiler. Zikrullah devam ediyor. Tabii içeride

neyse o hoc birkaç kişi daha kalkmış erkeklerden. Dayım da var tabii mennin babası. Neyse ben kapıda. Şimdi tam böyle millet kapıya doğru bakıyor hani gidecek ya. Zikrullah bakıyor şimdi ben oradayım dönüyor şimdi bakıyor millet ben oradayım dönüyor şimdi yun iç başkasını ediler çıkamıyorlar şimdi bir tanesi geldi dedi. Vallahi şöyle böyle bir işim var dedi tamam dostan ded. Vallahi işim var çık git dedam o çıktı arkasından bir g de daha çıktı. Ondan hiç kimse çıkamıyor dışarı nereye.

çıkacaklar. Ondan sonra paçayı kıstırdı ondan yukarıdan kadınlar diyorlarmış ki anneme. Tamam mı. Senin oğlan hcu olmu. Aman diyorlarmış gitti dal gibi. Oğlan diyorlar. Annem. Ağla yukarıda. Benim oğlana. Ne oldu tamam mı. Başka bir tane hoca kadın varmış bir kadın var bizim sokağın ilerisinde beni de çok seviyordu diyormuş ki anneme. Kızım ne ağlıyorsun diş. Ne güzel bak diyormuş. Şimdi o başlıyormuş yukarıdan aşağıd klara yapma. Şimdi bu insanlar ya o mevl oradan geldi şimdi mevlütü o baskının içesinde

kendileri pratik olarak bulmuşlar ama. Gel gelelim şimdi mevlut kurtulmak lazım şimdi kurtulamıyorsun şimdi kurtulmak lazım derken yerleş yerleşmiş artık o bir gelenek gibi olmuş bir böyle olması gereken bir şeymiş gibi olmuş. Tamam mevlut gerçekten içerisinde insanlara vaaz eden. nasihat eden dini anlatan dinin içerisinde olan şeyleri anlatan bir bunu. Redd etmiyorum ben işte mevludin adı altında bir şeyler yap yapmışlar çok güzel şeyler de yapmışlar insanlar dinlerini de unutturmam bunlar da hakkını yedirmemek lazım ama şimdi gel gör

şimdi kadınların mevlüte gidişleri var. Allah muhafaza eylesin baloya giderken o kadar süslenmiş bizim. Bayındır’da öyle bir mevlüte gidiyorlar. Bayındır’da bizim ne kadar altın takım taklavat koku süs. Ruj ne varsa sürüyorlar insanlar. Mevlüde öyle gidiyor ya bu mevlut değil diyor. Bu böyle bir ibadet ama yerleşmiş y bunun gibi. İslam topluluğunun içine değişik kültürlerden ama değişik kültürden ama çeşitli değişik baskılardan ama yokluktan ama sıkıntıdan ama sistemden kaynaklanan. Kur’an ve sünnetin dışında o kadar çok var ki işin asıl.

gelecek olduğumuz yer burası bunları ayıklamaya çalışmak ömrünü bitirir adamın. Öyle olmaktansa ben hep arkadaşlar on. O yüzden onu tavsiye ediyorum arkadaşlar elinize bir. Kur’an meali alın elinize bir hadis kitabı alın muhtasar olsun önemli değil gücün yetmiyorsa git üç ciltlik nevevi’nin al hadisini git bir tane de fıkıh kitaba dini bu üçünün arasında tut bu üçünde varsa yap bu üçünün içerisinde yoksa yapma o sonradan değişik vesilelerle değişik şeylerle içine girmiş dinden demiş gibi görülmüş dini görülmüş dinin içindeymiş

gibi görmüş birmiş bir şekilde namaz kılmayan bir kimsenin. Tarikatı olur mu örneğ ya kardeşim ya bunda bir yanlışlık var namazsız tarikat. Olmaz. Olmaz böyle bir namazsız. Müslüman olmuyor. Mümin olmuyor. Nasıl tarikat olacak ama olmuş olmuş. Allah affetsin oku. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında değil. E geçen gün. Mesela bu yoga şeyi var ya felsefesi yoga felsefesine böyle hafiften bir baktım böyle evde. Onlar benim saklı kitaplıkta böyle hafiften bir baktım tasavvufun içerisinde bozuk tasavvufun içerisinde yoga felsefesinden

alıntılar var ya mesela yogada vardır bütünle birleşme vardır yoga felsefesinin temeli karşında bir nur ak beyaz iyilik güzelliği simgeleyen yoga vardır. Sen yogayla bütünleşir daha doğrusu bütünleşmek değil ona iltihak edersin. Ona katılırsın onunla birleşirsek. Allah’ın sıfatlarında böyle bir yoktur ama git bozuk bozuk tasavvufta vardır böyle bir kendi kendime düşündüm oradan böyle bir bir iki pasaj okudum dedim ki ya işte. İslam dedim ehli tasavvuf ehli tasavvuf dedim bunlardan etkilenmişler veyahut da yogayı da bilen bir kimse ya

bu yoganın buraları da doğru demiş. almış mesela veyahut da işte bir şekilde bulaşılmaz ve selametli bir yok. Gel kardeşim şu şunu demişiz boş verelim biz ya biz bakalım. Kur’an ne demiş. Resulullah ne demiş ashap ne demiş. İmamlar ne demiş bizim iin din bu bizim için sonradan gelenlerin dedikleri içerisinde bunlara uygunlar varsa. Doğrudur alalım kabul edelim. Ama öbür türlü muhakkak ki içine bir karışmıştır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri diyor ki ahir

zamanda ümmetim 73 fırkaya bölünecek bunun birisi fırkayı necek kim ya. Resulullah kim. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışırsa o ya bütün herkes şimdi kendini bu hadis-i. Şerif üzerinden onu da söylemeden geçmeyeyim bütün. Herkes diyor ki biz. Kur’an ve sünnetin içerisindeyiz kardeşim onun yanındayız onunla beraberiz. Bizimki. Kur’an ve sünnete uygun. İyi kardeşim. Allah mübarek etsin. Benim bildiğim sünnette namaz var sizinkinden var mı duruyor adam benim bildiğim sünnet. Resulullaha oruç var sende var mı kardeşim benim bildiğim sünnet-i. Resulullaha

böyle iman etmek var sende var mı. Benim bildiğim sünneti. Resulullah bu sünnetleri sır alıyorsun bu sefer. Eğer sünnetleri biliyorsan. Benim bildiğim sünnet-i. Resulullah’a içki içmek yok kumar oynamak yok zina etmek yok benim bildiğim sünneti. Resulullaha insan vücuduna zarar verecek hiçbir yok. Hatta fazla yemek bile. Zararlı olan onun daha caiz görmemişti. Resulullah. O zaman benim bildiğim sünnet. Resulullah. Veya bize. Benim bildiğim de demeyeyim kitaplarda söylenen sünneti. Resulullah’la o kimsenin bize aktaracak olduğu din denilen şeyin buna uygun

olması lazım. Benim bildiğim doğru bu. ve ben bunun üzerinde kendimi konuşlandırmak yok. Allah resulü. Sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri hiçbir kadına elini vermemiş tokalaşmamak mı abdesti bozuyor kesin olarak yoksa bizim mezhepte kadına dokunmaktan elini sıktık abdestimiz bozuluyor mu hanefiye göre mi yok. Şafilerde o. Şafilerde tokalaştı gitti abdest dokundu gitti abdest kendi kanıyla bile adesi kırılmıyor yok o yüzden kırılıyor yandı keten. Buna da bir 15 dakika asında bir gün oldu 15 dakika. İnşallah y onu bir gece

güye mi götüreceğiz hocam götüreceğiz. Ya normalde. Şin gerçekten. Şafii fıkhın kimsenin günlük hayatını devam ettirmesi mümkün değil şafiye göre hocam bir soracağım şimdi. Allah nasip ederse annemi. Hac göndereceğiz bu sene. Şafi mi yoki şimdi annen. Hanefi mi o. Kurtulmuş. Babam da kaldı sen kel. kaldın l v şimdi y arkadaşlar diyor ya ne. Hanım bir bayanın tek gitmesi normal değil mi hanefiye göre caiz değil babam zamanında gitmiş yapmış anem de çok istiyor. Maliki haneli uleması fetva vermiş

üçü vermiş imamı azzam. Hazretleri vermemiş yine ş yapek götürmüyor zaten tek bayan akrabası ol zaten de kabul etmiyor öyle. Suut da kabul etmiyor. Suut muhakkak yanında. Mahremi birisini istiyor. Hacca giderken vize vermiyor yoksa annesi yan olursa yanında yok mahrem. O bir erkek istiyor erkek erkek annı si babayı yine. Gönder biriniz gi ya gidecek burada büyük var önce büyüğe yakışır şimdi bu gitti mi. Bunun hanımı da der ki ben kalacağım mı burada e. Mahmut mcat baş 2010

yılına sıra verm. Sen daha askere. gitmedin mi onun işi zor bu. Kabak senin başın pat hayl inşâallah. Sen bir sorui mezhebine göre onun hayatın sürdürmesi mümkün değil di mesela imamı. Şafi. Hazretleri demiş ki. Daha önce. İslam hukukunun icra edildiği bir yerde. İslam. Hukuku kaldırılırsa orada son. Müslüman. Şehit oluncaya kadar savaşmak farz ayındır demiş. İmam. Şafi. Hazretleri şimdi. Çünkü. Şafilerde daha önce. Darül. İslam olan bir daha. Darül harbe dönüşmez dönüşmemesi için dönüşüyorsa son. Müslüman şehit olur orada.

Müslüman yok zaten orası dar harp olur o zaman. Anlatabildim mi. Son. Müslümana kadar savaşılması emr olunur. O yüzden onun. Şafi göre bu noktada durması mümkün değil. Şimdi onun dar rat meselesine. Ha şimdi cemaat noktasına. Gelince burada. Darül harbde. Darül harbde her. Müslümanın her müslüman. Darül harbin. Darül. İslam’a çevrilmesi için mücadele etmesi farzdır o zaman bir müslümana bu farz ise bir cemaate de farzdır bu cemaat bunun mücadelesini vermek zorundadır. İslam’ın hukukuyla yaşanması için zaten meselenin. Bam. Teli

burada veya işte şeyin telin tın dediği yer burası. Bütün herkesin sınıfta kaldığı gözünü alamadığı mücadele edemediği yolda kaldığı yayan kaldığı yoldan dışarı kendine attığı yer burası o yüzden yoksa olarak bireysel olarak adamın. Normalde haramları helal edecek değil helalleri haram edecek de değil ama darul sistemle sistemle olan meselelerde o kimsenin veyahut da işte harbiyle olan meselelerinde o kimse. Açık kapılar var o açık kapıları bilecek. Yoksa onları yaşayamaz. Allah muhafaza eylesin şimdi. Normalde elektrik parasını geçiriyor adam faiz

var mı var. İslamda faiz. Olur. mu olmaz o faizi. Normalde eğer ki o adam orayı. Darül. İslam görürse anasıyla. Kabe duvarına zina etmiş gibi günaha girer faize iştigal etti. Çünkü darü harp görürse yer olarak o zaman darü harpte harbiyle kendinin arasında faiz yoktur der hanefiler oradan insan kendini kurtarır. Anlatabildim mi. Şimdi bir tarafta bakın bir. Darül harbi bir yeri. Darül harp düşüncesiyle görmek analiz etmek hayatı. Öyle yaşamak var bir de. Darül. İslam düşüncesiyle düşünüp analiz edip

hayatı. Öyle yaşamak var. Eğer. Darül islams darb. İslam’da genelev olmaz darb. İslam’da genelevinin vergisinden de. İmamlar maaş alamaz. Efendim devlet ödül vermez vatandaşa vergi şampiyonu ol genel patron içesine devlet ödül vermez. Sen en iyi karıları. Sen sattın diye olsun şeriat denmez o zaman. Normalde. burada çıkmış oluyor. İnsanın bireysel olarak yaşantısına. Darül harp hukuku kapılıyor. İslam. Çünkü her yerde yaşanabilmesi her yerde bir kimse kutuplara da gitse. İslam’ı yaşayabilmeleri yaşayabilmeleri isi. İslam’ı yaşayabilmenin dünyanın bütün arzında bütün arzında

dinini yaşayabilmeleri yaşatma mücadelesi verebilmeli o. Tevhit mücadelesini verebilmeli. Onun için muhakkak ki darü harpte de yaşayacağız kafirlerin içerisinde de yaşayacağız mürtedlerin içerisinde de yaşayacağız yaşayacağız biz oradan kaçmayacağım ben ona katılmıyorum. Hani bir. Feta var. Darül harpten. Darül. İslam’a hicret edilir diyor bu da var. Ben ona katılmıyorum. Hayır biz bulunduğumuz yerde nerede bulunuyorsa hatta bulunduğumuz yerden daha ileri giderek. İslam’ı yaşama ve. Yaşatma mücadelesi vereceğiz bu mücadele gerek ahlaken olacak gerek sosyal olarak olacak gerek aile olarak olacak

gerek ekonomik olarak olacak gerekse siyasi. olarak olacak gerekse askeri olarak olacak. Biz muhakkak onun. İslam’ın yaşanma veya yaşatılmak zorundayız bizim bakış açımız oturduğumuz nokta durduğumuz nokta bu biz dini. Sakarya’da da yaşayabilmeleri. İzmit’te de yaşayabilmeleri ve onları anlatabilmişimdir bu noktada hareket ederekten bu noktayı düşünerekten biz plan ve projelerimizi dikkat edeceğiz. O yüzden ben öyle sığ dar bir dar harp düşüncesi içerisinde değilim. Anlatabildim mi onu daha geniş perspektiften bakıp. Daha geniş alanlara yaymam lazım. Mustafa abi bu şimdi

daha önce şi hataba çek çekk miyim bilmediğim bir için. E sonuçta din bilinmesi için indirildi. Allah affetsin inşâallah oradan. Darül harb. Kurtuluş olur bir kimse. Darül harbde bilmediği şeylerden sorumlu olmaz meshep de öğretilmiştir. Çünkü mezhep değişikliği nasıl oluyor ben hanifiyye geçtim demekle geçiliyor mu. İki rekat namaz kılıyor niyet ediyor bundan sonra ben. Hanefi içtihadına göre amel edeceğim diyor bu kadar dua ediyor. O kadar. İki rekat namaz bu zorluklar karşısında mesela. Şafi de diyelim. El kesildi de

bu çizme denilen parmağımızın çizilip de oradaki çizgi yerini aşmaması mı kanın yoksa ayağındaki çizme ayağındaki çizme ayağındaki çiz çizmenin boyunda diyor kanın içerisine girsek yine abdestimiz bozulmaz di uhud’u örnek alıyor. İmam. Şafi uhudda. Normalde işte yan kanıdı dişi. Kırı dişi kırıldı kanıdı dudağı kanıdı. Ona rağmen. Savaş biraz selametli yerince. Abdest tazelemede gitti namazını kıldı imam. Şafii onu bazalar aan diyor ki kan çıksa da abdesti bozmaz. İmamı. Azam. Hazretleri de. Hazret-i Ayşe hadisini naklediyor. Hazret-i Ayşe’nin evindeyken

diyor kan çıktı hazre. Ayşe husisi. Hazret-i Ayşe anlatıyor diyor ki. Resulullah kan çıktığı için gitti abdestini tazeledi. O yüzden hanefiler de onu baz alıyor diyorlar ki. Uhud özel bir meseleyi orada çok. Darlık vardı sıkıntı vardı o. Darlık sıkıntının içerisinde. Resulullah abdest almadı doğru ama bize diyor o hanefiler demişler ki biz onu ölçü almıyoruz biz bunu ölçü alıyoruz demişler onu ölçü almışlar. Aralarındaki fark bu imam-ı. Şafii bakar biraz fıkhi meselelere. Kur’an ve sünneti böyle % 50 bakar.

İmam malikler imam-ı haneli fıkhi meselelere direkt hadislerden bakarlar. Kur’an’dan bakmazlar çok böyle. Kur’an gözlüğü yoktur onlarda. Bu bakış açı. İmamı. Azam. Hazretleri direkt. Kur’an gözlüğüyle bakar fıkhi meselelere. Ondan sonra. Hadise bakar hatta. İmamı. Azam bu noktada der ki biz önce şeye bakarız. Kur’an’a bakarız. varsa onunla hükmederiz orada bulamazsak sünnete bakarız onunla hükmederiz orada bulamazsak ashaba bakarız diyor ashap bu nokt ymiş ona hükmederiz onlardan da bulamazsak. Ahmet şunu demiş. Mehmet şunu demiş demeyiz biz deriz diyor. İmamı.

Azam. Hazretlerinin öyle bir tavrı var mesela o. Caferi. Sadık şöyle. Caferi. Sadık ilim öğrenmiştir ama. Caferi. Sadık’tan hiç fetva nakletmiştir ş. Şia der ya ya mesela işte. Caferi. Sadık onun hocasıdır doğru ama. Caferi. Sadık’tan ne bir hadis nakletmiştir ne de bir fetva nakletmiştir kendi fetvalarını koymuşlar hep şeyin imam-ı. Azam. Hazretlerinin öyle enteresan bir duruşu vardır daha önce öbür okuduğu hocalarının fetvalarını da nakletmiştir hiç filanca bunu böyle hükmetti. Ben de böyle hükmediyorum dememiştir kendisi hükmetmiştir. Süfyan servi

de. Onun da kitabını okumuştur. Süfyan. servi de. İçtihat alimidir. Kendisi de müçtehit onun da kitabını okumuştur ama. Süfyan s’en nakl etmemiştir hiç. İmamı. Azam. Hazretlerinin öyle enteresan duruşu vardır hiçb yerden fetva nakletmiştir ama. İmamı. Şafii nakletmiştir imam. Malik nakletmiştir imam-ı hanbel nakletmiştir bunların özür dilerim bu mezheplerin içerisinde en böyle kolaycı ve geniş olanı. İmam malikle imamı hamelin mezhebidir çok kolaydır çok kolaylaştırıcı dır çok genişletici deir gerçekten mesela imam. Malik imam hanbel’e göre bir kimse. Sef sefere

çıksa hemen namazları. Cem eder anında işte. Öğlen namazını kılar ardından ekendi kılar akşamı kılar ardından yastığı kılar namaz işi biter adamın. Maliki de. Hanbeli. Maliki de. Hanbeli uleması da bunlarda. H fikirdir. Şafiler de öyle yaparlar mesela. Şafilerde de cem etmek var sefer iken. Öyle. değil mi. Biz öle bir yok şfi yok mu. Yok biz seferi diyorlar re ayet sabit kılmayın diyemezler. Her neyse normalde şeydir onlar daha böyle şeydir e kolaylaştırıcı dır. Hatta. İmam. Maliki o zaman

için zamanın sultanı der ki. İmam. Malik. Hazretlerine bize öyle bir hadis kitabı yaz hadis derler ne şeyin. E hazre. Abbas’ın nakletti ikleri gibi zorlaştırıcı olsun. Ne. Hazret-i Ömer efendimiz oğlunun naklettiği. Ömer. Bin. Abdullah’ın naklettiği gibi yok haz. Abbas’ın oğlu. Abdullah’ın naklettiği gibi ağır olsun ne de. Hazret-i Ömer’in oğlunun hadisleri gibi. E zorlayıcı olsun böyle işte birisini daha söyler. Şunun gibi olmasın ya işte kolaylaştırıcı kolay olan genişlik olan insanlar atmayan. Herkesin anlayabileceği. Herkesin yaşayabileceği herkesin davranabilme ne

bir hadis kitabı var şimdi ismi. muvatta o zaman yazar. İmam. Malik. Allah razı olsun muat o zaman yazar muvattanın yazılış şeyi de söyl şunu senaryosu budur muvatta yazar ama muvatta gerçekten de. İslam dünyasının içerisine yer eder sonra çünkü kolaylaştırıcı genişletici deir içindeki hadisler ayıklanmış tır muvattanın içerisindeki hadisler bir buhari’de ki ağırlık yoktur mesela muvattanın içerisinde işte bir imam hamelin zühdün ağırlığı yoktur mu hatada. İmam. Muhammed’in zühdü de iki cilir iki cilir ama o da biraz şeydir

ağırdır mesela ama muat da değildir vasıl. İmam. Malik. O yüzden biraz daha meshebi onu şeydir kolaylıktır öyle söyleyeyim. Araplar. İmam malikin meshebi mesela adam. Yatar uyur kendi kendine yenmediğini hükmetti abdestti abdesttir. Kakar namazını kılar. Onlar daha. Ç cennete. Giz y horlar. Bir de yanında. senin hacca ümreye gittiğinizde görürsünüz sakın şaşırmayın adam yatıyor hor uyuyor. Kabenin içerisinde veya. Medine’de hiç önemli değil uyuyor. Adam resmen ya horluyor böyle gürültü horluyor y. Bizim gibi değil. Öyle. Mesela. Bizimki oturduğu

yerde horlar adamı horl lasa dahi oturduğu yerden devrilmez de bir tarafa adam şeydir abdestti abdesttir adam horl lasa dahi hanefiye göre ama diyor. Koltuğunun altından yastığı alırsan o tarafa doğru devrilir uyumaya devam edersen abdesti bozulur da hanefiye göre onlar da bozulmaz adam yatar ozu mesela bizde oturduğu yerde böyle bir varsa yattığı zaman uyudu mu bitmiştir bizimkinin abdesti gider oturduğun yerde uyursan bunun bir hükmü vardır adam. Yaslanır gider. Düşer. Düşer ya böyle yapar adam abdesti bozuldu ama

adam buzlanmış böyle kafası bir tarafa. gitmiyor horladı abdesti bozulmaz gene on. Anlaşıldı hanefiye göre dayanmadığı sürece değil mi dayandığını çektiğinde düşerse dayanıyor ya dayandın çektin onun müze uyumaya devam ediyor düştü. Uyuyor da abdesti bozuldu. Hanefi öbür gün de uzun. Yattı kalktı namazı şimdi bir gün sabah namazını kılacağız bayram sabah namazı kılacağız şeyde. Biz kabede. Arabın birisi upuzun yatmış oruyor horluyor çocuğunla beraber. Hem çocuğu da var yan. O da horluyor neyse gelen giden bakıyor şimdi bir de

bayram namazlara yer yok orada hiç yer bulan bulman mümkün değil. Herkes ona geliyor bakıyor bir de diyemiyor. Şimdi uyuyor adam horluyor. Neyse bayram namazı kılınc artık işte. Ezanlar okundu. Ezanlar okununca onu hani yaptılar. Bu bir kalktı elz karışı yaptı bir başını da kı düzeltti. bir eli yüzünü sildi tamamı ezan okundu. Tabii hutbeyi. Normalde işte yarın dinlediği. Ondan sonra iç. Esen okundu namaz kılınca kalktı. Allahuekber. Türkler diyor ki olmaz. B namazı lan bırakın di lan bayram namazı

kılınca bırakın milletin namazından ona göre oluyor diyorum abdesti. Tamam onun diyorum ben şimdi maliki’ye göre oluyor yok söyleyecek bir laf yok neye göre baz almış haz mal on da bir hadis bulmuş almış bazan hiler. İmamlar. Mustafa. Ab aynı dönem yok. İmamı. Şafii imamı azamdan imamı azamda okumuş çok az okumuş asıl imamı azamın birbirinden kaynak al almışlar. Tab çok az okumuş imam-ı şeyde imam-ı azamda sonra imam-ı. Yusuf’ta okumuş imam-ı. Şafii sonra sonra gitmiş yerleşmiş başka bir yere

o. Şafii mezhebinin o orada başlamış. fetva verme ardından o da imamı haneli şeyi okumuş. Pardon. İmam. Maliki okutmuş imamı azzam. Hazretleri birbirlerinin hocası birbirlerin hocası hocaları. Tab. İmam. Maliki okutmuş imam. İmam. Şii okutmuş. İmam. Malik’in zaman geliyor imamel. Hazretleri. Hepsi de bir yüzyılın içerisinde yalız. Peki bu şiaların 12 imamıyla bizim aramızdaki fark ne anlaşamadığımız bizim 12 imam noktasında anlaşamadığımız bir yok ki biz 12 imam meselesine. Sünniler olarak biz yaparız. Ama onların gibi biz. İmam gayp demiyoruz.

Biz kaybolmuş diyor. Onlar şimdi 12 imam gaybi bir imam göğe kaldırıldı tekrar indirilecek ya onlar da böyle. Mehdi’nin haricinde. Var mı böyle bir yok böyle bir yok sapıklık 11 tane. Hayır bu sapı. Bu bir sapı. İmamlar belirli bir sayıda mı ya. İşte bu bir. sapıklık. Sonuçta 12 imam derken 10 tane aşerei. Mübeşşere var şimdi sünnilerin bir kısmı diyor ki 10 tane aşerei. Mübeşşere var. Hasan ile. Hüseyin de ekleyince 12 2 oluyor. Kimisi diyor ki şeyi ekliyor.

Haz. Ali efendimiz. Hasan. Hüseyin. Ondan sonra onlardan gelen şeye. Zeynel bin. Abidin. Zeynel bin. Abidin. Caferi. Sadık. Ondan sonra. Onların çocukları filan öyle devam ediyor ya onlar diyorlar ki 12 ikincisi göğe kaldırıldı 11 tane sıralanıyor onlar şeye karşı. Bizim ehlibeyte karşı bir muhabbetsiz liğ imiz yok bizim bu noktada onlardan ayrıldığımız nokta da yok ama mezhep noktasından hukuk açısından ayrıldığımız yerler var fıkı ayrıldığımız yerler var. Ehli sünnet sahabelerin içerisinde en faziletli. Hazret-i Ebubekir efendimizi görür onlar. Hazret-i

Ali’yi görür gerçek. Şia. Bir de. bozuk şialar sapık olanlar var. Onların bir kısmı diyor ki. Peygamber. Haz. Ali olacağına. Resulullah oldu. Cebrail şaşırdı diyorlar. Kimisi diyor ki işte ebir olmayacak. Bunların hepsi. Küfür ehli diyor sahabelerin diyor. O yüzden şın içi de kendine ait bölük bölük. Allah olarak kabul edekan edler onlar onlar şeyden dönme onlar. İslam değil onlar şeytana tapanlardan. Onlar ayrı. Ondan sonra. Mesela bir kıs tahtacılar var ya kızılbaşlar var ya onlar kendilerine. İslam’ın içerisinde kendiler

olarak kendilerini bir olarak gösteremedik derinden dolayı kendilerine öyle bir yol tutturmuşlar mesela. Osmanlı’nın son dönemlerinde. Beyrut tarafından dürziler var ateşe tapanlar var. Onların hepsi de. Osmanlı’nın içerisine doğmuşlar. Osmanlı orada onlar bir grup olup da başımıza çuban olmasın diye onları. Asimile etmek için dağıtmış toprakların. içerisine dağıtılan yerlerde onlar devam ettirmişler gene şeylerini. Kimisi tasavvuf örtüsü altında devam et ymş mesela öyle. Alevi tasavvuf ehli tasavvuf olanlar var diyorlar ki biz de ruiz. Kadiriyiz. Mesela ondan sonra. Rufai. Kadirli

ama normal rufailik kadirilik olarak yaşamıyorlar bilhassa onlar. Avrupa’da daha fazla. Mesela orada kalmışlar ya orada kalanların içerisinde şeyler var bu tip kuruluşlar var bu tip e. Tekke gibi yerler var. Allah muhafaza eylesin ya öyle enteresan ki insan bir insan bunları inceledikçe tanıdıkça gördükçe kendi kendisine bu topraklarda neler yaşanmış neler yaşanmış neler yaşm hayet. Ed nam kılıyor nam işte şın içerisinde o kadar çok. Fraksiyon var ki şın hangisini. Tac bu sefer onu sesel birane. Bizde şimdi üniversit

u der. Bursa’da işte. Bir. Rüya. görmüş. O rüyayı tevil ettir kime sorduysan kalbi kanaat etmemiş kime sorda kalbi kanaat etmemiş en sona işte bir sefer ne bizim bir programa gelmiş sonra rüyasından ne görmüş bir uzun mesele. Şimdi geldi bana rüyasını anlattı. Neyse ben bir tevil ettim başladı ağlama. Ben tevil eder etmez daha nasıl. Ağladı ağladı bir boşaldı böyle içi boşaldı kızca adın anam. Sana neyse işte konuştuk. Sohbet ettik. Ben bir söyleyeceğim söyleme hiçbir dedim ben. Ben

anladım onun ne diyeceğini. Ondan sonra işte ben dedi yalnız farklıyım dedi kızım söyleme bana hiçbir dedim. Sen boş sen namazını kıl orucunu tut sen buraya. Sohbete git gel ben ona en sona dedi ben dedi şeyim. Ne o yok caferim dedi kendisi dedim. tamam ben senin ne olduğunu sormuyorum. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Sen rüyanda gördün mü gördün rüyanda beni de gördün mü gördün biat ettin mi ettin biat etmek dedim o adamın peşinden gitmektir tamam mı

tamam. İyi ben ne okuyayım dedi al sen ihyayı oku sen dedim onlar ihyayı asla okumazlar mes ihyayı okumaz. Cafer köken. Suriye caferli mi. Cafer. Yok canım o böyle işte komple. Anadolu’da o kar yok. ORT doğunun yukarı orta. Mezopotamya mesela o kardeş ihy okuyor. Tab şimdi hafta sonları geliyor. Normalde işte ben onun. Tabii evini değiştirdik bir şeyler bir şeyler bir sürü operasyonlar oldu şeye bırakıyorsunuz ya şimdi hürriyete hürriyete bıraktıklarınız içinde. Neyse siz gene belli etmeyin de hiç.

Mustafa abi namaza oruca falan bakışları. Bizimki gibi mi. Bak. Şia bölüm bölüm dedim ya şia’nın içerisinde şöyle söyleyeyim şia’nın içerisinde. Kur’an’ı. Peygamberi peygamber gibi tanıyan. Ashabı ashap gibi tanıyan ama haz. Ali’yi daha fazla sevenler var. En makul. Olanlar bunlar bunlar da normal oruçlarını tutuyorlar namazlarını kılıyorlar bir problem yok ama içlerinde bundan ondan sonrası olanlar hep problemli sıkıntılı şi. Öyle şiayı diyen var. Aynen ateşe tapanlar orada mecusilik meşhurdu ya aynen orada ateşe tapanlar gibi hareket eden. Şia

da tanıdım ben. Efendim şimdi bize bana gelen birkaç arkadaşın sorduğu sorular vardı da onları naklederek sormak istiyorum şimdi yolumuzda yapılan. Zikrullah da işte nefesten kal mesela dar. Zikrullah bunların bize fazileti nedir gibi soruyorlardı onu iletmek istedim açıklayabilir misiniz. Şimdi. Normalde. İslam bir yapılırken. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri yapılış şeklini de koymuş içine. Allah’ı zikredin. Tamam. Allah’ı zikredenin şekli ve şemali nasıl olacak. Hani namaz kıldınız. Tamam ama bu namaz kılının bir şekli şemali var. Öyle değil

mi biz şimdi namaz kılınız derken rükuyu secdeyi kafamıza göre yapabiliyoruz mu yapamıyoruz. Bu da onun gibi bir. Allah’ı zikredin. Tamam. Eyvallah. Allah’ı nasıl zikredeyim de zikredin işte. Hafi de zikredin öyle değil mi. Ne diyor. Siz bir sağrı almıyorsunuz hadis-i. Şerif. O zaman burad ne çıkıyor. Demek ki. Hafiz zikir var. E öbür taraftan da ayeti kerimede sizi. Allah’ı öyle anın ki. Haçan. Hac yapanlar işte geçmişte atalarınızı andığınız daha. Şerif bir şekilde anın o zaman buradan da cehli

zikir lah çıkiyor veyahut da. Hazret-i Abbas’ın oğlu. Abdullah diyor. ki biz namazın bittiğini mescitten gelen namazdan sonra olan zikir sesinden tanırdık zikir sesinden derdik ki namaz bitmiş sahabeler. Allah’ı zikretmeye başladığında. Biz derdik ki diyor namaz bitmiş. Hazret-i Ömer efendimizin oğlu. Abdullah da aynı şekilde diyor cehri zikirle alakalı. Ha o zaman demek ki bir cehri. Zikrullah yapılmış. Öyle değil mi sessi zikir yapılmış bu sesli zikrin de bir yapılış şekli şemali. Olmuş demek ki olmuş ve bu şekil.

Şemal üzerine devam ediyor mesela şekil olarak hadis hadis-i kutsi ne diyor işte zikir halakas etrafında melekler kuşatır semaya çıkarlar. Allah bildiği halde sorarlar. Ha demek ki bir zikir halakas var o zaman halaka halinde olurmuş veya. Allah resulü diyor ki şekil olarak. Bak şimdi hadis-i. Şerif. Allah resulü diyor. ki işte mescide ü kişi girdi birisi halayı yardı halak içine oturdu diyor had şer. Öyle değil mi birisi halının dışına oturdu birisi de döndü gitti. Allah resulü dedi ki

diyor bu kişi ben size haber vereyim mi ver ya resulallah halaka içine oturanı. Allah zatında barındırdı halaka dışına oturan. Allah mağfiret etti dönene diyor. Allah ve. Resulü lanet etti o zaman burada bir şekil çıktı bak ne çıktı halaka halinde. Bak şimdi önce ses bir. Hafi olanı var bir de cehri olanı var sesli olanı var bir de halaka oldu şimdi şekil çıktı. Bir de insan tek başına on on da ne diyor ayeti kerimede siz tenhalarda. Allah’ı zikrediniz

kendi nefsinizden ha tenad tek başınayken nasıl zikredeyim da. Kalktın. mı tek başına tenhada kalbi. Allah’ı zikredeyim o zaman. Zikrullah geniş bir daire ha bu cehri. Zikrullah da cehri zikrullah’ı da bak burası çok önemli cehri zikrullahın da yapılış şeklini şemalini oturturlar sahabeler ashap ondan sonra gelenler ve işte demişler ki bu darvi demişler ki bu nefes de ondan sonra işte bu. Normalde işte bir pes ses var bir de darbi var aslında. Zikrullah yapılı şekli. Bir de. Hafi olan.

Zikrullah vardır ha. Bunun. Sonradan bir kısmı çeşitlendirmek olarak bu sünnet olan bu. Anlatabildim mi. Biz bunu sünnet olduğu yapıyoruz. Bak sünnet olduğu için yapıyoruz nasıl fıkıhtaki bir ka. Biz ne diyoruz. İmamı. Azam bunu böyle demiş diyoruz. Öyle değil mi bu yazılı olan fıkıh. Bak bu yazılı ehli tasavvuf. ise bu dilden dile gönülden gönüle gelmiş tabii. Onlar da kendi aralarında. Risaleler yazmışlar kendi içlerine birbirlerini bu risalelere aktarmışlar ama o. Risaleler tekkeler tekkeler zaviyeler kapandığından kapanmış oradaki kitaplar

yok edilmiş kültür yok edilmiş. Türkiye’de islami kültür olarak. İstanbul’da bir kütüphane var. Ne kütüphanesiyle maniye var şimdi. İslam. Kütüphanesi olarak. Koca. Türkiye. Cumhuriyeti’nde iki tane kütüphane kalmış. Beyazıt. Kütüphanesi ile. Süleymaniye. Kütüphanesi bu iki kütüphanenin haricinde biry kütüphane yok eserler malların saklı oldı. Talan edilmiş zaten elimizde. Aslında o şeyler de kısıtlı anlatabilir mi. Ama. Beyrut kütüphanesi var. Kudüs kütüphanesi var işte. Mısır’da kütüphane var ondan sonra eyvallah. Ama bizim. Osmanlı’nın içerisindeki hanefiye göre olan hanefiye göre olan. Bağdat

kütüphanesi var yok şimdi. Talan edildi. Beyrut. Kütüphanesi eskisi gibi. değil. Talan edildi. Bunlar. İslam’ın değerleri vardı normalde işte el yazmaları vardı. Risaleler vardı. Bunlar yok edildi sonuçta ama sonuçta. Türkiye’de de bunlar yok edildi 60 yıl 70 yıl bir baskı altında yaşadı insanlar tasavvuf kültürünü tasavvuf kültürünü yaşanınca. Mesela bizim şu anda elimizde bulunan. Tekke’nin. Kütüphanesi vardı yok kütüphane şu anda. Tekin. Kütüphanesi yok. Bir. Tekke düşünün 400 yıllık. Kütüphanesi olmaz mı 400 yıllık bir tekki düşünün. Kütüphanesi olmaz

mı yok şimdi nerede yok kaldırılmış. Bursa’da bir tane kütüphane var eski kütüphane var. Onu bilen yok eden yok yazan yok çizen yok şimdi bu onunla alakalı. Anlatabildim mi. Ha bu y zull yapılış. Şeklimiz de yapılış tarzımız da bizim sünnet bu noktada bu noktada. Herhangi bir problem yok devam. et. Teşekkür bu kadar mıydı bana sorulan bu kadardı bizim. Faz. Tabii fazileti de olarak mı sesli sesli zikrullahın fazileti bunları ben çok aslında anlatmamak için değil şu var bu

tip meselelerde. İnsanlar kendi bulundukları meşr başka meşet. Üstün tutmaya çalışıyorlar böyle bir açmaza giriyorlar ben. Ben mezhebim senin mezhebinden üstündür benimki seninkinden üstündür diye biz cehri zikrullahın faziletini anlatmaktansa. Ben zikrullahın faziletlerini anlatmaya çalışıyor. Anlaşıldı mı. Siz gittiğiniz topluluklarda zikrullahın faziletini anlatın. Siz kendi içinizdeki kendi meşrebin. Zin faziletini anlatırsanız. Öbürkü de kendi meşrebin faziletini anlatacaktır ki meşrepler çatışması olacak değil. Bizim amacımız bu değil anlatabildim mi. Bizim amacımız doğruyu. Anlatmak. O yüzden biz. Herkesin kendi meşrebini güzel görmesi

kendi meşrebini tatlı görmesi herkesin hakkıdır bir insanın adam şimdi. sorsak herkesin. Ailesi kendisine iyidir. Şimdi herkesin sülalesi kendisine. İyidir herkesin. Kavi kendisine. İyidir. Herkesin yolu da kendisine iyidir. Şimdi burada desek ki sizin için en iyi adam benim. Öbürkü de kendi şeyhi. Bu normal değil mi normal. Siz şimdi o adama kendi şeyhinizi faziletlerini anlatırsanız o da kendi şeyhinin faziletini anlatır size bu değil bizim işimiz bizim işimiz bu değil bizim benim şeyhim senin şeyhini döver senin şeyhinden benim

şeyhim üstündür meselesi değil biz duruş olarak. Kur’an ve sünneti tebliğ etmeye çalışacağız. Biz zikrullahın faziletini anlatacağız ölçü bu kardeşim. Allah’ı zikreden. Allah. Zikreder kim. Allah’ı zikrederse. Cenâb-ı. Hak geçmiş günahlarını affeder kim. Allah’ı zikrederse. Allah onu sever kim. Allah’ı zikrederse. Allah zikrini onun kalbinde nakşeder kim. Allah’ı zikrederse cenab-ı. hak ona. Bereket verir kim. Allah’ı zikrederse onun evine. Bereket verir kim. Allah’ı zikrederse. Cenâb-ı. Hak onun vücuduna. Bereket verir kim. Allah’ı zikrederse. Allah’la konuşmuş gibi olur. Kim. Allah’ı zikrederse.

Allah’ın. Kalasın sığmış olur. Kim. Allah’ı zikrederse. Meleklerle yarışmış olur. Allah meleklerine karşı o kuluyla övünür kimi. Allah. Allah’ı zikrederse şeytanın kalbinden kovmuş olur. Kim. Allah’ı zikrederse şeytanın vücudundan kovmuş olur. Kim. Allah’ı zikrederse onun dili. Zikrullah ile ıslak olursa ve öyle ölürse gideceği yer cennet olur. Kim. Zikrullah ile hemhal olursa. Allah. Allah hemal olmuş gibidir. Ha biz bunları anlatalım. Anlatabildim mi. Biz zikrullahın faziletini anlatalım. Allah demiş ki beni zikredin. Biz. Allah’ı zikrederiz. Allah demiş ki. Allah’ı zikretmek

en büyük iştir. Biz en büyük işi yapmaya çalışıyoruz. Allah. demiş ki kim. Allah’ı zikrederse. Allah onu affeder ve resul. Diyor ki ey. Habibim. Sakın ha sen zikredenler beraber nefsini orada sabit tut nefsini orada tut kimle. Allah’ı zikredenler beraber ol. O zaman biz. Allah’ı zikredenler beraber oluz. Allah’ı zikir meclislerinde ol kim zikir. Meclisine giderse oradan aff olmuş olarak kalksın zikir. Meclisine katılıp da dışarı çıksa ben aff oldum mu ki diye düşünse. Allah’a küfürdür. Allah’ın gücüne gider diyor.

A o zaman. Zikrullah meclislerini ve zikrullahın faziletini. Biz her yerde her şekilde anlatalım anlaşıldı ama şimdi. Ben desem ki burada cehri. Zikrullah cehri. Zikrullah yapan kimsenin hem içi. İhya olur hem dışı. İhya olur cehri zikr yapan kimsenin hem dışı nurlanır hem içi nurlanır cehri yapan kimse nefsini dışarıdan. bombardımana. Tutmuş bir askere benzer. Kaleyi dışarıdan fetheder gümür. Gümbür gider topuyla tankıyla tüfeğiyle gider işte. Mehteran bölüğü le beraber gider nefis kalesini zapteder cehri zik bu coşkulu olur. Fırat.

Nehri gibi olur aşklı. Olur muhabbetli olur durduğu yerde durmaz. Taşar sel olur önüne ne kadar çar çöp varsa hepsini. Katar götürür cehri zull erbabı. Meleklerle yarış eder cehri. Zikrullah erbabı semad karla yarış eder. Neden o. Çünkü coşkusuyla aşkıyla. Yar cehri. Zikrullah erbabında öyle aşk vardır ki aşkıyla duvarı der hımbıllı kaldırmaz öyle bir şeyli kaldırmaz tembelliği kaldırmaz cehri. Zikrullah erbabı oturduğun yerde uyuma işi deil başımız sıksak hafif nefesten ederiz evimizde hafif ederiz yolda giderken gizli ederiz. Bizde

hem gizli. Zikrullah var hem de cehri. Zikrullah var topluluk. cehri yaparız yolda da giderken gizli yaparız. Kendini. Kendi halimizde yaparız ve iki sünneti birden işlemiş oluruz hem gizli biz ikisini birden işlemiş oluruz bizde hem gizli. Zikrullah var hem cehli. Zikrullah var. İkisini de birden işlemiş oluruz biz bu noktada meşrep kavgası olacaksa. Biz onlardan daha faziletli yiz ikisini birden yapıyoruz. Anlaşıldı. Ama buna girmek istemem ben hiç böyle de hiç sohbetlerde anlatmam olur ki. İçeride gizli. Zikrullah helli

olan vardır kalbi kırılır gönlü kırılır. Neden benim yoluma böyle yaptılar ik sınıf yolmuş gibi görürler der. Resulullah’ın yolu ik sınıf bir yol değildir. Çünkü o da doğrudur. O da doğrudur. O da yoldur. O da yoldur onlar birbirinden üstünlük sağlayamayız. Biz o noktada konuşmaktan. Allah beni muhafaza eylesin. Ama. muhakkak. İnsan kendi meşrebi hoşuna gider kendi meşrebine ver biz ne diyoruz şimdi imamı azamın diyoruz hukuk oku daha rahat şimdi diyoruz arkadaşa. Diyoruz ki ya şafiyi yaşamak çok zor

diyoruz bunda. İmam. Şafii’nin gönlünü de kırmak istemeyiz o. İmamı. Şafii ki zühdü takvasına. İmamı. Şafii ki hayatında tarzında tavrında asla bir sapma olmamış o imam-ı. Şafii ki gitmiş ehli tasavvuf olan. Ondan sonra üstadının yanında gitmiş oturmuş koca imam-ı. Şafi. Orada öyle. Çok affedersiniz süt dökmüş kedi gibi oturmuş öyle edep ehli bu imamı. Şafi. K asla ve asla ehli tasavvufa dil dahi uzatmam zamanındaki bütün ehli tasavvuf olan üstatları gezmiş dolaşmış gitmiş birisinden ders almış imam. Şafii nasıl.

Biz şimdi bir de diyemeyiz. Onun da gönlünü kıramam. O. da bizi sever. Elhamdülillah. O da derslerimize gelir o da muhabbet. Besler ben kendisini de bizati muhabbet beslerim bütün imamların. Hepsine de. Ben asla. Allah muhafaza eylesin üzülürüm kendi kendime imam. Şafii’ye imam malikiye imam hanbeliye bir laf söyleyeceğim diye. A neden onlar da bizim mezheb imamımız. Hatta bazen ben onların gönülleri olsun diye bunu yanlış anlarlar diye seslenme böyle de yapsan olur derim ben onların da gönüllerini kırmamak için

biz. Hanefi isek şafiye malikiye hanbeliye göre hareket etmeyeceğiz tarzında değiliz ben mezhepsiz liğe karşıyım. Anlatabildim mi veyahut da ben böyle o mez kolayını al o mezhebin kolayını al o mezhebin. Ben ona karşıyım yoksa imam. Şafii de bizim imamımız dır. İmam. Malik de bizim imamımız dır imam-ı haneli de. bizim imamımız daır onlar kendilerince imam-ı azam’ı. Üstün tutmuşlar. Biz de. Üstün tutuyoruz bak kendileri. Üstün tutmuşlar. İmam. Şafi kendisi demiş imamda fıkhın babasıdır demiş. İmamı. Azam. Hazretleri saygıyla eğilmiş

onu. Meter yazmış. İmam. Malik yazmış imamı haneli yazmış bütün. İmamlar yazmışlar. Biz onların arkasında gidiyoruz o yüzden onların methiye yazdığı imam-ı azamı diyoruz biz de methiye diyoruz. Anlatabildim mi bu imam. Şafii sevmediğimiz imam. Maliki sevmediğimizi imamı haneli sevmediğimizi onu küçük gö gördüğümüz anlaşılmaz. Anlaşıldı mı imam malikten bir fetva bir adamın bir problemi olmuş olsa içinin içinden çıkılmamış olsa. İmam. Malik’in fetvası olsa derim ki. İmam. Malik’e göre bunu böyle yapani. Dört mezhebe göre eser var bir olayın

içerisinden çıkamıyorsan. Eğer ki ben o meseleyi alıyorum ben yazıyorum. notuma gidiyorum ben eve. Dört mezhebe göre onların içerisinden bakıyorum adamı. Adam dinini yaşayacak. Sonuçta biz bu hayatı yaşıyoruz biz bu hayatı yaşarken. Dinimizi de yaşayacağız dinini yaşamak isteyen bir fetva istiyor senden diyor ki kardeşim benim böyle bir problemim var böyle bir durumum var. Ben bunu nasıl halledebilirim diyor sen bu işini halledeceksin anlatabildim miyim adam dinini yaşamak istiyor burada. Ben mezhep taassub unda durmak istemiyorum. Anlatabildim mi. Ben

hanefiyim mezhep taassub yok benim. Hanefi de bulamazsam maliki’ye bakarım bulamazsam şafiye bakarım bulamazsam hanbeliye bakarım o meseleyi çözebiliyor çözerim derim ki kardeşim sen böyle hareket et derim neden o adam dinini yaşamak için gelmiş senden bir çözüm istiyor senden bir çıkış yolu istiyor senden sen içerisinde onun çıkış yolu. varsa imamlardan birisi fetva. Versa. Sen. O fetvayı ona göstereceksin. Bunu yalnız mezhepsizlik olarak algılanmasın anlatabildi onlar komple mezhepler reddediyorlar. Diyorlar ki biz. Kur’an ve sünnete bakarız geri. Kalanına bakmayız

onları kabul et ben onlardan değilim. Allah muhafaza eylesin. Biz onlardan değiliz bizim ölçümüz o değil. Bu noktadan meşrep olarak da ben böyle sırf kendi meşrebini öne koyan kendi meşrebini önde tutup da öbür meşrepleri geride tutma noktasında değilim benim bir pimde şahın nakşı bende. Hazretleri ben nasıl onu geri. Tutarım o şahın nakşı bende ki. Üstadı ona demiş ki sana dört emrediyorum. Bunlardan birisi demiş bak. Bunlardan birisi demiş yollarda ne kadar. Ç çöp taş çakıl önüne geldiğinde alacaksın

demiş daha ders vermez önce ona ona ders verecek ya. ders vermez önce demiş şu bir halin bu senin ikinci halin demiş ki ortalı derin toparladı kimseyle kavga etmeyeceksin kimseyle nizal açmayacaksın demiş. Şimdi koca şahın nakşı ben diye nasıl görüm nasıl hakir görüm nasıl yanlış görüm nasıl eksik görüm nasıl onun meşrebini kendi. Meşrebim geri görürüm asla. Allah muhafaza eylesin. Benim öyle bir şeyim olmaz ben böyle. Bağnaz bir meşrep çi değilim ya benim. Meşrebim. Üstün. Biz. Kadiriyiz. Biz

ruiz asla böyle bir yok bu tasavvuf değil zaten biz bütün. Pir. Efendilere boynumuz kıldan ince bütün hepsine adı bilinen bilinmeyen. Biz adlarını bildiklerimizi biliyoruz 12 tane pir var diyoruz biz ne 12 cüneyd-i. Bağdadi nereyle koyacaksın. Sırrı sakati. Nereye koyacaksın hab. Acemi. Nereye koyacaksın bunları. Nereye koyacaksın bunları redm. edeceğiz marufu kerhi. Nereye koyacaksın. Biş rafii. Nereye koyacaksın ve. Bestami. Nereye koyacaksın. Mümkün değil biz hepsine bizim ne kadar veliyullah gelip geçtiyse boynumuz bkk bizim ne kadar. Piri firan

var ise ne ismine ne konduysa kutbundan kutbul. AK tabına ne isim konduysa hepsine boynumuz bükük bizim asla bizde büyüklenmek yok bizde küçük dağları ben yarattım. Yok yok tasavvuf tevazu demektir. Çünkü tasavvuf incelik demektir tasavvuf kendini ürünlerden fakir görmek kendini öbür günlerden ilimsiz görmek kendini öbür günlerden. Günahkar görmektir bildiğim benim bildiğim ve öğrendiğim tasavvuf bu. O yüzden hiç kimsenin meşrebine mesleğine. Ondan sonra hiç kimsenin mezhebine. Laf söyleyecek noktada değiliz. Allah bizi affetsin. Herkes. Allah’ın kulu herkes. Allah’ı

sevdiği müddetçe kim takvaca. Üstün. Allahın yinde o oluş ayeti. kerime bu biz o zaman meşrebi insanın. Üstün tutmaz insanı yüceltmez insanı. Takva yüceltir bir insanı şeyhi yüceltmez insanı takvası şeyhini olan intisabı yüceltir senin şeyhin göğün üstünde uçuyordu sen uçamadı sonra bir anlamı yok. Sen. Uçacaksın senin üstadın çok güzel. Allah’ı zikrediyor. Sen edeceksin. Üstadı insanın muhakkak ne kadar. Kemal olursa dervişin o kadar çok faydası olur ama. Derviş onu faydalanırsın çekerse. Derviş stratejisini tutarsa peşine düşerse. Allah’ı zikrederse

faydalanacak yoksa almış dersi oturmuş evde ya benim şeyhim var şeyhin nerede derste. Sen nerede evde böyle bir yok. Anlaşıldı asla sohbetleriniz de meşrebin önde. Tutmayın. Kur’an ve sünneti önde tutun meşrepler sünnet-i. Resulullah’ı yaşamak içindir sünnet. Resulullah’ı anlatmak içindir. Kur’an ve sünneti hayata geçirmek içindir meşrepler hiçbir zaman meşrebin. Kur’an ve sünnetin önüne geçmesin hiçbir zaman mezhebiniz de. Kur’an ve sünnetin önüne geçmesin hiçbir zaman şeyhinizi. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem’in hiçbir zaman şeyhinizi hukuku şeyhimizin düsturu stratejisi. Kur’an ve

sünnetin önüne geçmesin. Bunların hepsi de gayır kaybetmektir kayp kayp derken burada bir şeyi kaybetmek manasında söylüyorum o insan vartaya düşmüştür. Allah muhafaza eylesin bizim. Üstadımız. Kur’an ve sünnetten. Yüce değildir bizim üstadımızın söyledikleri de. Kur’an ve sünnetten. Yüce değildir. Yüce olan. Kur’an ve sünnettir. Üstat. Kur’an ve sünnete. Kur’an ve sünnete hizmet ettiği müddetçe üstattan. Kur’an ve. Sünnet yolunda gidenlere hizmet ettiğin müddetçe üstattan. Onun bir bir anlamı kalmaz. Üstat kendisine hizmet ettirmediği müddetçe üstattan. Kur’an ve sünnete yöneltecek

herkesi diyecek ki. Kardeşler. Kur’an ve sünnete. Hizmet edin ne. benim çorabımı herkes giydirmesinler. Üstada hizmet değil. Üstada hizmet stratejiye hizmettir. Kur’an ve sünnete hizmettir. Üstada. Hizmet. Kur’an ve üstadın çizdiği. Ben bir strateji çiziyorum diyorum ki arkadaşlar. Kur’an ve sünnete. Hizmet edin buraya bir kişi daha fazla getirelim buraya iki kişi daha fazla getirelim hizmet bu ben sizden yol parası istemiyorum benzin parası istemiyorum araba istemiyorum yatacak yer istemiyorum yemek istemiyorum hiçbir istemiyorum. Kendi nefsimle alakalı. Bak strateji koyayım

diyorum ki bir kişi daha getirin insanları. Kur’an ve sünneti anlatın insanlara. Resulullah’a anlatın bugün için strateji bu bugün için yapılması gereken bu şimdi. Ben de bilirim buraya gelirken 3 be taksi gelme şatafat gelmeyi ben de bilirim şimdi şatafat zaman değil hizmet zaman hizmet şatafat z o ben şimdi. desem ki arkadaşlar. İzmit’e gidiyorum milleti. Ben topuda. Ç atıyorum. B İzmit’e gidim. Kim götürecek beni desem herkes sıraya girer girer mi girer hayır o değil. Hatta gelecek olan diyorum.

Ne yapacaksın sen oraya gelip de sohbet mi edeceksin benim yanımda yok. Benim yanımda bir mi yapacaksın yok. Ne yapacaksın orada bana yapacağını söyledim ben oturacak ne yapıyor arkadaşlar oturuyorlar burada öyle değil mi y. Allah razı olsun. Ben onlar fuzili olarak görmüyorum da yanlış anlaşılmasın ama normalde ikinci bir. Fuzuli şimdi. Öyle değil mi. Ne yapacaksın kardeşim orada sen benim kalabalığa ihtiyacım yok kalabalık gösterecek. İhtiyacım da yok. Benim öyle şatafata ihtiyacım yok kalabal kalabalık yerde durmak istesem dururum.

Bursa’da bir ders yapıyorum 800 kişi geliyor a yok öyle. hizmet. O yüzden biz meşrebimiz meşrebimiz mezhebimizi şeyhimiz öne çıkarmayacağız bizim öne çıkaracak. Olduğumuz. Kur’an sünnet ve hizmetimiz olacak muhakkak ki insan üstadını sever muhakkak sevdiğini de söyler met eder konuşur. Bun da aşığe gitmeyeceğiz. Allah bizi affetsin. Kimisi de böyle bunu böyle yapacağım derken üstadını ezer. O zaman daha. Resulullah’ın hoşuna gitmez sallallahu aleyhi ve sellem. O da der ki o bizi anlatırken bizim yolumuzu anlatırken nasıl sen onu

böyle ezersin de o da manevi bir sıkıntı olur. Allah muhafaza eylesin destur ya. İlgili Sohbetler 711. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 415. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 308. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.