Dergah Sohbetleri Serisi

198. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Soru olan varsa sorsun. İnşallah a. Senin sorun s geçen sohbetimizde bursaki sohbetlerde. Sigaradan bahs açılıyor diyorsunuz ki bir yere anladığım kadarıyla bir yere buraya girmeyiniz diye yazıyorsa buraya girersen başına bir gelirsen sorumlu size ait. Şimdi sigara içilmez yazar da sigara içiyorsanız adam akciğer kanı seviyorsa. Sigaradan akciğer kan sorsa o zaman dermansız derde düşmüştür şehitlerin hükmünde gitmiyor bu adam yok. Eyvah. Eyvah. Acayip. Bir tehlike var orada adam. Dermansız bir derde düşüyor. Ama. Şehitler. Hiçbirinde. Gitmiyor gitmiyor bir

kimse oturduğunda 10 kilo et yerse 10 kilo et ona zarar verir mi bu adam 10 yese hastaneye kaldırılır mı rahatsız olur mu. Olur o adam. Onu yapması haram şimdi. Şeker hastası. Ben bende normalde şeyim ben sınırdayım ben. Ben. şimdi kendimi korumak zorund. Ben şimdi sınırda olduğ bildiğimde her günün tat y har kendine kötülük yapmış ol hani kendi ellerinizle nefislerinizi kendi elleriniz tehlike yapmayınız var ya. O noktaya girmiş. O yüzden insanlar şu var burada haramları çoğaltmak değil

amacımız ama. Cenâb-ı. Hak insanların kendi bedenlerini kendilerine emanet. Etmiş biz bu bedeni. Allah rızası için korumak ve kollamak zorundayız binin ihtiyaçlarını gü gözetmek zorundayız. Mesela bir kimse şimdi oruç tutmak. Ramazan farz mı farz. Sahir günlerde sünnet mi sünnet iftar etmektir sünnet iftar etmeyi adam iftar etmek farz adam. Evet. Hani 3 kişi vardı ya 3 kişi kendi kendine bu çok önemli bir şeydir. Bir ölçüdür bir mihenk. Ç kişi vardı ya kişi kendi kendine karar verdiler birisi dedi.

ki ben hiç uyumayacağım birisi dedi ki ben hiç evlenmeyeceğim birisi dedi ki ben devamlı oruç tutacağım. Allah resulü üçünü de meh etti. Dedi ki. Allah’tan. En fazla korkanınız benim ben yerim uyurum evlenirim o zaman ve nefislerinize zulmetmeyiniz bizim dinimizde nefse zulmetmek yok o yüzden adamın. Normalde yaptığı eğer ki ibadet hükmünde bir yaparken haram işlem şimdi. Normalde trafikte trafik işaretleri var mı trafik işar. Ben uyam diyebilir misin trafik işaretlerine uymadığından dolayı kaza yaparsan sorumlusu sensin içeride arabada

bulunanlar ölürse sorumlusu sensin neden sen trafikteki o şartlara uymamış olun trafik orada. Kural koymuş adam o kurala demiş ki işte 80 km hızla gideceksin. Burada 80 km hızla gidilen yere sen 180’le girersen araba takla attı içeride 3 tane. canı gitti. Sen onların katili oldun diyemezsin ki bu. Allah kanunu değil. Yok hayır sen 80 km hızla girecek olan yer 80 km girdin yine kaza o farklı bir. Ama öbür türlü giremezsin sigara. O yüzden sigara. Normalde. Şimdi sigara

sigaranın kendisiyle alakalı bizati nesnel olarak. Sigara haram diye böyle bir kaide yok ayet yok hadis yok olarak ismi olarak ismi konmamış. Ama siz kendi ellerinizle nefislerinize zulmetmeyiniz o zaman şimdi uykusuzluk haram mı hayır bir kimse. Ben uyumayacağım dersin uyumaya bilir miin uyum ama o. Eğer sağlığını tehlikeye atıyorsa. Tamam yok ses var sağlığını tehlikeye atıyorsa o kimse ona uyumak farz o uykusuzluk rahatsızlığını tedavi edecek ol. Tedavi ettirecek. Şimdi sigara üzerinde sağlığa zarar ne sigara öldürür diye yazıyormuş.

üstünde sigara öldürür yazıyor. Evet bazısının üstü. Oran ne yazıyor üzerinde her yazıyor. Efendim öldürür kansere kanser yapar kalp ve damar hastal yapıyorlar abi değişik değişik yazıyor mu üstünde hepsi büyük harfler esk değil. Bitti. Adam onları bile bile içmesi haram adam içemez adam bak haram diyor bir şeyin illeti var ise onun cezası da vardır hükmü de vardır illet orta yerden kalkarsa hükmü de ortadan kalkar illet var mı var ne bunun illeti bu illet bu insanlar. Normalde sağlıklarını

bozuyor toplumun geleceğinin sağlığını bozuyor. Aslında sigarayı bu tip yapmalarının sebebi devlet politikası haline geldi şimdi. Sebep ne biliyor musunuz devlet sigara illetinden dolayı kendi teasa kendi vatandaşına sağlık harcamalarını arttırdı vatandaşının e devletin. Şimdi. Bütün herkes sigortalı emniyet sandığından. oradan buradan emekli mi emekli adam şimdi sağlık sigortası olduğundan sigaranın aştığı marlan dolayı tedavi ettiriyor kendini öyle olunca devlete bir yük sigara. Aslında devlete yük olduğundan. Onu devlet şimdi itirmek istiyor kesinlikle. Sigara icek haram oran. AC hoşuna gitmiyor.

Ama ciddi bir haram da kimse yapmıyor on ve aramış diyorlar resmen. Resmen haram işliyorlar dedikodu gibi bir haram dedikodu haram. Sigara içmek haram diyorum bak. Peki benim haramın şeyi var mı kategorisi var mı çok haram az haram diyor günahın adı çok olur mu günah. Günahtır günahı küçük görmek de günahı keb olur. Günah. Günahtır. Peki efendim bunu üretelim suç üreten de haram işlemiş oluyor içki nasıl içmek haramsa onu üretmek de haram. Haram. Can. Peki bir alışkanlık var.

İnsan çıkış yolu olmaz mı. Bunların hepsine çıkış yolu bırakamıyorum olmu ne yaptıysam olmuyor. Çok borcum çok laf hepsinde laf bizim. Sami var. Cumartesi gelecekm şimdi bayırdan 6 kol diyoruz ya biz 6 K Hala da böyle çeyrek yürüyor dedi bıraktın dedi bana o. Neyse ben. Tab gidiyorum onu bir de gü çalıştırıyor çalıştırıyor içki satıyor hala daha içki satıyor ben. Her bınd gittiğimde gidiyorum büfes oturuyorum on. Ondan sonra o. Tabii bir hürmet bir hizmet. Ben büfesine gidiyorum diye

bana diyor ki. Mustafacım. Dayıcım herkes on. Dayı diyor biliyor musun. Mustafacım. Dayıcım. Hepsi de yalan diyor. Ben. Buti. Diana dedin mi diyor dedim diyorum ben tamam mı. Ben bıraktıysam ve içmiyorsam şu anda ve. Bak ben bu rafların gölgesinde. oturuyorsan geri kalan hepsi de. Yalan diyor. Yok tedaviyi yokm beyine varıncaya kadar içtim ya diyor. Doğru söylüyor adam bırakacak mı bir günde bırakır ramazan. Oruç tutuyor içiyor mu. Gündüz bakın. Herkes için bak kaç paket içiyor. Örneğin ya seni

sorgulamak için söylemi buç 2 bu5 paket günde günde 2,5 paket içiyordum ik paket. K Garanti gidiyordum gidiyordu ama di paket. Kontur garantiyi bir gecede bıraktım sohbette sohbete gittik. Efendi sohbet ediyor bu ağız. Allah dedi mi dedi yalan söylemez yemin etmez. Gıybet etmez dedikodu etmez şunu yapmaz bunu yapmaz sanki herkesin içerisinde bana bakmış gibi sigara dahi içmez dedi ben içimden dedim ulan ben de. Allah diyorum. Sözde dedim bıraktım sigarayı an onlar dışarı çıktık. Ondan sonra. Oktay var.

ya bizim. Evet. Oktay yak abi sigarayı çık ben yaktım. Oktay. Ben sigarayı bıraktım dedim ya ne zaman dedi. Az önce içeride ded söz verdim az önce bıraktım. Ben dedim al paketi şeyi çakma filan inan inanmıyorsan inanma. Göreceksin dedim inanacak dedim. Benim bıraktığımı. Görece ben bırakış o bırakış ben bir daha hiç bir daha ağzım almadım içmedim laf onların hepsine. Hepsi de laf. Onlar hepsi de laf büyük bir laf içi boş bir adam. İnsanoğlu kadar. Azimli. İnsanoğlu kadar

dirayetli ve dirençli bir varlık yoktur bıraktım dedim bırakı yapmayacağım dedim yapmaz içmeyeceğim içmez laf ondan içkiyi bırakamam laf kı bırakamam laf kumarı bırakamam laf. Hepsi de. La başka hiçbir değil bırakacak herkes sor yiyorum öyle ya. Tamam var var. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında de var mı soracağınız başka biry efendim insanlar sürekli şükrediyor dilde şükrediyor bunları hayatlarına geçiremiyor dilde şükrün de en azından dilde şükrün de bir e insana bir faydası var mıdır hayatını aks ettirmeye gayret

etse de. Öncelikle dilinde şükür var bu husustaki düşünceniz nedir efend bütün ibadetler dille kalple sırla ruhla farklı tecelliyat olur şükrün de normalde dil olan tecelliyatı farklı kalpte olan tecelliyatı farklı şükür bu noktada gerçek manada olursa kalbi olursa o kimse her yukarıda kalbi bir şekilde. Allah’a şükretmesi lazım. Kalp kendine ait bir his ve dünya. Duygu dünyası vardır. Kalbin o. Kalpteki o his ve düşünceler sezgiler. Belki de sözcüklerle cümlelerle anlatılması çok güçtür benim meşhur bir tezim vardır sözler

bir şeyin gerçek manasını anlamını anlatmakta. güçlük çekerler. Siz bir gözyaşının duygusunu onun hissiyatını sözcüklerle ifade etmek mümkün değildir siz işte yazarsınız oraya gözyaşı diye o. Yazdığınız gözyaşı cümlesi gözyaşının arkasındaki duyguları düşünceleri hissiyatı sezinleme seziş anlatamaz anlatması mümkün değildir. Veya siz. Karanfil dersiniz çiçek ismidir. Öyle değil mi. Karanfil dediğinizde o karanfilin rengini kokusunu yapraklarının. Anas sonunu kokusunu ne bileyim işte karanfilin kendi kokusunu kendi aromasını bunları anlatamazsınız karanfili tanımayan bir kimse karanfili koklamam bir kimseye. Karanfil dediğinizde hiçbir

mana ifade etmez ama karanfili tanıyorsa karanfili kokladı. İsa karanfilin özüne. Vakıf olduysa o kimse. Karanfil sözünü duyduğunda karanfilden ne anladığı ne manaya geldiği tanıdığı kadarıyla bildiği kadarıyla kalbinde bir his oluşur ve karanfille alakalı iyi anıları varsa karşı bir sempatik olur bir hoşl olur gönlü. ona doğru kayar kalp bir şeyi tanıdığı kadar duygusallığını. Yaşar. Onun sisini tanıdığı kadar bilir şükretme noktasında da şükür bir kelimedir cümledir ama şükretmenin içini altını dolduran. Kalpteki o hissiyat. Kalpteki o düşünce dünyasıdır

bir seziş dünyasıdır o zaman şükrün gerçek mahiyeti gerçek manası bir kimsenin. Allah onu hangi noktaya getirirse getirsin hangi noktaya götürürse götürsün hangi noktada tutarsa tutsun. Allah’a şükretmek noktasıdır ona teslim olmak noktasıdır ona itiraz etmeme noktasıdır onu. Neden böyle yaptın dememe noktasıdır neden bu haldeyim neden bu hale düştüm niçin böyle oldum dememe noktasıdır gerçek manasında şükredenler ve ulemalar. İmamlar. Şükür mü. Üstün zikir mi üstün diye tartışma bile yapmışlar ama. Zikrullah. Şükrü de içine alır bak. Zikrullah. Şükrü

de içine alır. Belki de şükür. de. Zikrullah için öyle enteresan bir nokta. Çünkü. Mahşer kurulduğunda. Cenâb-ı. Hak hesabı kitabı cebrail’e devreder der ki şu. Mahşer halkının. Hesabını kitabını gör. Cebrail nida eder dünyadayken. Allah’ı hakkıyla şükredenler. Kalkın onlar. Kalkarlar onları hesapsız kitapsız cennete gönderir ardından. Nida eden dünyadayken. Allah’ı çokça zikredenler. Kalkın hemen onlar da. Kalkarlar onları da hesapsız kitapsız cennete gönderir şimdi böyle hesapsız kitapsız cennete gönderilen 34 tane zümre vardır bunların ikisi şükredenler ve zikredenler bir de.

Allah için şehit olanlar vardır onlar da hesapsız kitapsız cennete gönderilir. O yüzden şükür dilde kalmış olsa dahi. Kalbe inmeye adaydır o dilde olan bir insanın dilinde varsa. Kalbe adaydır kalbinde varsa dile de tecelli eder ama. Gönül. Arzu. Eder ki. Bütün herkes şükrederken kalben şükretsin. o zaman hastalığa da şükür olur fukaralığa da şükür yokluğa şükür varlığa şükür nimete şükür zulmete şükür. Ondan sonra her şeye şükür ortaya çıkar o zaman bir kimse sabah uyandığında şükürle uyanmalı gece yatarken

şükürle yatmalı ve günün arasında da hayatına şükretmek yaşamak dahi bir şükür vesilesidir nefes alıp vermek dahi şükür vesilesidir. Eğer nefes alıp veriyorsanız. O kötü halden kurtulacağını ümit edin. Eğer nefes alıp veriyorsanız haliniz değişeceğini ümit edin muhakkak. Sizde bir değişecek bir var demektir. O yüzden şükürden uzak durmayacak insanlar zikirden uzak durmayacak benim enteresan böyle. Allah affetsin kendimce tespitlerim vardır bir kimse hayatını şükür zikir hayatını şükür zikir cömertlik. Allah yolunda koşuşturmaya alacak. Bunlar üzerinde olacak o kimse. Bunlar

üzerinde olmazsa kulluğun tadını çıkaramaz kulluğunu. bilemez hayatınızı şükürle zenginleştirin süsleyin hepimizin başından muhakkak ki her geçer varlık geçer yokluk geçer sağlık geçer hastalık geçer sıkıntı geçer. Darlık geçer bolluk geçer her geçer geçer if geçer zenginlik geçer çuk geçer çocuktan. Dert. Olur. Sıkıntı olur gelin olur damat olur akraba olur. Bunlar hepsi de yaşanır hayat yaşıyorsunuz sonuçta. Bunu unutmayın hayat yaşıyorsunuz ve bu hayatın içerisinde girintili çıkıntılı her yaşayacaksın başına gelecek her hal karda şükretmeyi unutmayacaksınız her halarda zikretmeyi

unutmayacaksınız her hal namaz unutmayacaksınız ibadeti unutmayacaksınız mesela o sorgusuz sualsiz gönderilecek olanlardan bir zümrede gece ibadetine kalkanlarda. Cenabı. Resulullah buyurur bu hadis-i. Şerif uzundur hadis-i. Şerif. Cebrail nida eder gece uykusundan uyanıp da. Allah’a ibadet edenler namaz kılanlar. Hadi siz de sorgusuz sualsiz cennete der. bu o zaman insanlar bu noktada şu anda y insanların. Aslında zaman olarak değişkenliği yok insanlar aynı insan. Adem aleyhisselam da kendi peygamberliğini yaparken insanları şükre zikre ibadete davet ediyordu. Muhammedi. Mustafa da sallallahu

aleyhi ve sellem. Hazretleri de geldi. O da insanları şükre zikre ibadete davet etti demek ki insanlar olarak değişen fazla bir yok insanlar. Adem. Aleyhisselam zamanında da isyan ediyorlardı. Muhammed. Mustafa zamanında da isyan ettiler. Şimdi de. İsyan ediyorlar hırsızlık yapmayın dedi. Musa. İsa da hırsızlık yapmayın dedi. Yakup da. Yunus da. Yusuf da hırsızlık yapmayın dedi. Resulullah sallallah ve sell. Hazretleri de hırsızlık yapmayın dedi. E şimdi. Demek ki o günden itibaren insanlar hırsızlık yaptılar ki hırsızlık yapmayın diyen.

Birileri geldi ona budizmi okuyorsun. Bu. da hırsızlık yapmayın demiş konfü okuyorsun konfü de hırsızlık yapmayın demiş. İşte. Katolik. Hristiyanların kitaplarını okuyorsun onlar da hırsızlık yapmayın demiş öbür işte protestanları okuyorsun angelik kilisesini okuyorsun onlar da hırsızlık yapmayın demiş. Mısır’ın firavun inancını veya. Babil’in kendi inancını veyahut da. Roma inanc. Roma inancına bakıyorsun onlar da hırsızlık yapmayın demiş demek ki belli doğrular var belli şeyler var. Bunlar insanlık var olduğundan beri hep insanlığın üzerinde bunları tavsiye etmişler bunları yapmayın demişler.

Bu noktadan baktığımızda o zaman şükretmek. Adem. Aleyhisselam zamanında da çok kıymetliydi. Yusuf’un. Yakup’un. İsmail’in. Ondan sonra. İbrahim’in zamanında da çok kıymetliydi. Musa’nın. İsa’nın zamanında da çok kıymetliydi. Muhammedi. Mustafa’nın zamanında da çok kıymetli ve şimdi de çok kıymetli. Bu noktadan bakarsan insanlığın üzerinde fazla değişen. bir yok insanlar o zaman da şükretmiş şimdi de şükretmiş vardı. Şimdi de dilleriyle şükredenler var o zaman da kalbiyle şükredenler vardı. Şimdi de vardır muhakkak ama önemli olan o ibadetlerin o muhabbetin o

sevginin. Kalbe inmesi. Tamam şimdi. Bazı yerlerde iş erkekler bayanlar. Aynı masada sofrada yemek yiyor işte aynı çorbaya kaşık atıyor erkekler ve bayanlar da bunlar bir şe beis var. Efendim mahrem açıdan soracak olursan kadınlarla erkeklerin aynı sofrada yemek yemelerini yasaklayan herhangi bir ayet ve hadis yok hemen kafan kalktı ya enteresan bir duydun değil mi. Mesela imam-ı. Azam. Hazretlerinin eserlerine baktığınızda orada bunu yasaklayan engelleyen bir bulamazsınız imamı şafii’de bulamazsınız. İmam malikte bulamazsınız imam-ı hanel de serbest olduğuna dair

hüküm bulursun. Peki aynı odada hocam. oturmak yemek yendikten sonra haremlik selamlık var şimdi. Normalde haremlik selamlık fitneler çoğalınca. İnsanların kendilerine koyduğu kendilerine göre koydukları bir kuraldır kendine güvenmeyenler koyuyordu adamın kendisiyle kendi yaşadığı ortamla alakalı böyle bir hadis bir kaynak yok mudur hocam yasakladığını dair ben okumadım bir hadisi şerifte. Ya ben yoktur demekten. Uzak dururum hep ben okumadım derim belki de benim okuduğum kaynaklarda olmamış olabilir ama yendiğine dair hadis söylerim size sahabe oturup hep beraber yemek yemiş

bununla alakalı hadis var bu insanların kendi gelenekleriyle kendi kültürleriyle kendi örfleri alakalı. Biz bunu kendi kültürümüzü kendi geleneğimizi kendi örümü din olarak koymuşuz insanların önüne din olarak koymuşuz. Peygamber sallallahu. Aley ve sellem. Hazretlerinin hadislerine baktığımızda hadislerde yasaklayan hiçbir yok imamların içtihatlarına baktığımızda ama. İmamı. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Azam. İmam. Şafii imam. Malik imam haneli hazretlerin eserlerinde yok 4 mezhebin 4 mezhep kitabı da var bende ayrıyeten ceziri var bende 4 mezhebe göre fetva veren ceziri

de var bende o d mezhebe göre fetva verir. D mezhebe göre o fetvada orada da araştırdım. Onda da kısıtlayıcı ve yasaklayıcı bir yok ama. Eğer buradaki problem şu biz dini kendimizde referans olarak. Kur’an’ı ve sünnet. Resulullah’ı ve imamların iş dadını alacaksak o zaman din bizim önümüze kendi. Ailemizde kendi mahallemizde kendi ortamımızda yaşadığımız gibi olmadığını görürsünüz ben de sizin gibi biliyordum önceden haremlik selamlık var işte haram diyordum kendimce. Ben de öyle biliyordum. Benim bildiğim de oydu benim

bildiğim de farklı bir değildi ama ben okudukça. Ya böyle. bir yok yok. Eğer yasaklanmış bir varsa sahabeler çok haram işlediler o zaman uygulaması var uygulaması var hatta ben en meşhur olanını anlatıyorum hayat-ı sahabede de geçer. Hani bir misafir gelir ya yabancı bir misafir gelir. Peygamber sallallahu aleyh veem hazretlerin mescidine orada onu misafir edecek hiç kimse yoktur. Resulullah’ın evinde de yiyecek içecek hiçbir yoktur. Allah resulü der ki bunu. Kim götürecek misafir olarak sahabeden birisi kalkar ben götüreyim

ya resulallah der götürür evine o yabancıdır. Halbuki o kimse götürür götürdüğü zaman hanımı der ki bir kap yemek var başka yiyecek bir yok birkaç sokma da ekmek var der. Hatta onlara evlerinde su da yok içme suyunu dışarıdan alırlar gelirler çok az bir işe de bir bardaklık kadar da. içme suları vardır onlar şalkı ışığı biraz köreltir sofraya kurar hanımı otururlar sofraya hanımıyla kendisi yemekten yiyormuş gibi yaparlar kaşık çatal sesi var öyle anlayın. Ama yemezler komple yemeği misafire

yedirirler suyu da misafire içirirler yatağı da misafire verirler. Yatırırlar sabah olur. Kalkarlar. Allah resulü der ki o misafir edene kimdi falancayı sen. Ne. Amel işledin ki. Cebrail. Kardeşim geldi senin sizin ailenle beraber cennetlik olduğunuzu söyledi der. O da der ki. Ya. Resulallah. Ben misafire eve götürdüm ama yiyecek fazla bir şeyimiz yoktu. Hanım geldi oturdu bir kap koydu bir kap yemeğimiz varmış. Biz hanımla beraber yiyormuş gibi yaptık asıl misafire yedirdik içiyormuş gibi yaptık asıl misafire içirdik yatıyormuş

gibi yaptık asıl misafiri yatırdık herhalde. Bundan gerektir der. Cebrail. Aleyhisselam tasdik evet der. Bundan dolayı. Allah sizi affetti ve sizi cennette müjdeledi şimdi o zaman sahabe haram işledi hanımın da geldi misafirin yanına otururdu örflerimiz ha bir aile reisinin şuna hakkı vardır oturtmaya bilir bir evin reisi. Halvet haramdır yız. Bunu kesinlikle koyalım ortay yabancı kadınla yabancı bir erkeğin aynı odada yalnız kalması tek başına oturması halet etmesi haramdır. Ben şimdi senin evine geldim senin evde. Senin hanımın var.

Ben. Senin hanımın evde yapayalnız kalamam evde senin diyelim ki e oğlan var büyük değil mi. Ben senin evde gelir kalırım otururum o zaman ama senin oğlan var. Senin oğlan evdeyken hiçbir problem olmaz ama yok. Evet haram. Anlaşıldı bunun gibi. Senin üzerinden şimdi yanlış anlaşılmasın diye. Senin üzerinden örnek. verdi ama diyelim ki. Evinizde yemek yenecek değil mi burada hak. Sanay. Sen ister sofrayı bir yerde kurarsın ister ayrı kurarsın gelen misafirin neden ayrı yiyoruz neden beraber yiyoruz demeye

de. Hakkı olmaz. Anlaşıldı. Evet bu konuda bir hadis getirdiler a çıkım yasaklayan hadis getirirlerse şunu getireceklerdir. Siz zihniyetlerin koruyun hani var ya. Nur suresi. Evet kadın. Normalde başörtüsü çıkmasın kadın tesettürüne riayet ederekten çıksın bunda bir beis yok. Efendim ben bazı hadislerde resah. Efendimiz mesela mevl anlatırken allah c cel hep böyle yü yücelterek anlatıyor ve dua ederken işte ne büyük makam sahibi falan ya işte ben şimdi telaffuz edemiyorum bizim böyle yapmamızda böyle bir dua. Allah. Celle celalü

yücelterek dua etmekte. Allah’ın çok hoş etmemiz lazım. Yoka. Allah’ın. çok hoşuna gider. Biz kimiz de yok şunu unutmayın bir şeyin kapısını. Muhammedi. Mustafa araladı. İsa o kapıdan. Bütün herkes geçecek o doğrudur onun üzerine edep ederiz biz buradan geçmeyiz demek nefir. Allah muhafaza eylesin yok. O nasıl yüceltti isse. Biz de öyle. Yücel bir sıkıntı olmaz başka var mı. Enes. Bin. Malik. Radıyallahu anh hazretlerinden efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir rızkının genişlemesini ve ömrün uzamasını isteyen kimse akrabasına iyilik

etsin. Ben bu ahlak hadislerine. Can sıkan hadisler. Ya insanlar şimdi. Bu hadisleri uygulamakta zorluk çekiyorlar unuttular ya uygulamıyor ya o yüzden. Can sıkan hadisler. Bunlar rızkınızın genişlemesini istiyorsanız akrabalarınıza iyilik yapacaksınız ya bu akraba da nereden ya bu adam da nereden geldi şimdi ya şimdi sırası mıydı bu misafirin. geleceği şimdi sırası mıydı bu akrabanın geleceği ya. Dayım da duruyor. Duruyor tam zamanında geliyor veya. Teyzem de duruyor. Duruyor tam zamanında geliyor ya şu karının hatunlar akrabaları da ne

kadar ya hiç durmuyorlar ya ne kadar çok seviyorlar ya gezmeyi veya şu adamın akrabaları var ya kadınlar öyle diyor ya illallah ettik ya şu adamın akrabalarından ne kadar çok birbirlerini seviyor. Allah muhafaza eylesin akrabayı sevmek neredeyse imandan nerede hissediyorum bak akrabaya hürmet edin. Hizmet edin rızkının genişlemesini isteyen akrabasını ziyaret edecek. Ona iyilik edecek. Ebu. Hureyre nakletmiş yine rızkının genişlemesine ve ömrünün uzun olmasına sevinen kimse akrabasına iyilik etsin birisin rızkı genişlemiş ya seviniyor diyor ki sen seviniyorsun.

Ya evet akraban. İyilik. Et genişlemesini isteyen de iyilik edecek. genişleyen kimse de iyilik edecek veya ömrünün uzamış. Adam gelmiş şimdi 50 yaşına 55 yaşına iyi. Ömür o da var yaşlılar böyle duvara doğru yaslanmış ben kendimi yaşlı hissetmiyorum. Ben sadece ihtiyarım yaşlı olmak ayrı ihtiyar ol olmak ayrı. Ben ihtiyarım. Siz yaşlısın benen. Siz şimdi böyle yaşlanmışsın ya akrabaya iyilik yapacaksınız. Ben de akrabadan sayılırım. Adem’den gelmiş önce iyiliği bana yapacaksınız akraba sayılmaz mıyız hem din kardeşiniz hem yol

kardeşiyiz hem. Adem’den geldik her yerden bak illaki. Sizdeki. Par. Ender gibi değil. Bizimkiler daha kuvvetli. Ama bizimi benimki de aşağıdan değil. Hazret-i Ömer efendimizin oğlu nakletmiş kim rabbinden korkar ve akrabasına iyilik ederse eceli geciktirir malı bereketlendirir ve ailesi de onu sever y şimdi bir erkek düşünün akrabaları seviyor. Tabii hanımının da akrabalarını seviyor akrabaların hem hanımının hem kendi akrabalarını severe komp onu el üstünde tutar kız taraf der ki damadımız bir tane. Neden eve gidiyoruz yiyoruz içiyoruz gönlümüz

hoş oluyor oğlanın kendi tarafı der ki ya. Oğlumuz. Bir tane evine gittik yedik içk. Bizim her işimizi halletti. Tab e gelin de evde hanım da aynı şekildeyse beyinin akrabalarını hoş tutuyorsa onlar diyecekler giz etmiyor zaten. Kadınlar genelde kendi ailelerine çok düşkünler bu konuda problem yaşanmaz. Kadınlar kendi ailelerini genelde çok severler zaten kendi aileleriyle problem yaşamazlar ama gerçekten de bu insanların arasında muhabbeti insanların arasındaki. Sevgiyi saygıyı sabitleştirme kökleş irir aileleri kökleş irir bu aile kökleşmiş bir aile

olur öbür türlü aile dağılır ve öyle ailelerin içerisinde. Öyle. insanlar. Ender bulunur. Öyle sülaleler insanlar vardır mesela. İnsanlar onlara gidip gönüllerini. Sere. Sere kalırlar. DT kardeştir. Ama bir tanesi böyle. Kabe gibidir herkes oraya gider onun gönlü geniştir bu noktada o bir misyon üstlenmiştir. Bütün herkes ona gidiyorsa bilin ki. Allah seviyordur onu bakın. Allah onu seviyordur millet gider yükünü ona atar hastası olan ona gider işi olan ona gider borcu olan ona gider. Derdi olan ona gider mesela

önceden. Türk filmlerinde vardı ya. Birisi. İstanbul’a geliyordu. Bütün herkes enişte bizim burada diye bütün köy oraya geliyordu. Bu zorunluluk. Belki de ama şimdi gerçekten. Eğer birisi sülaleden birisi akrabalardan birisi dertte sıkıntıda problemde akla gelip insanlar ona başvuruyorlar saa. O Allah’ın elidir o ailenin içerisinde. O Allah’ın gözüdür o. ailenin içerisinde o sar eder veya mahallede öyle görünüyorsa. Evet mahallede. Allah’ın elidir o. Eğer bir kasabada öyle görünüyorsa. Evet o kasabada öyledir. O Allah’ın elidir o veya dergahın içerisinde

öyle görünüyorsa. O Allah’ın elidir orada dergahın içerisinde öyle olmaya gayret edelim inşâallah derecelerine göre yakınlara iyilik yapmak. Yüce. Allah amelleriniz haklarına riayet etmenizi size emrediyor sonra annelerinizin haklarına riayet etmenizi size emrediyor derecesi göre biz önce annemize. Ondan sonra balarım davranacağız akrabalarımızın hatırına yakınlık derecelerine göre. Onlara iyi davranacağız bu hadislerden canınız sıkılacak biraz daha. Eğer canınız sıkılıyorsa ama çaresi yok hakkın hel ilahe illallah çay içme de dedin ama çay iç ilahe illallah. İlgili Sohbetler 677. Mustafa Özbağ

Efendi Dergah Sohbetleri 371. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 272. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.