Diyor ki sizin bir derdiniz olduğunda. Allah’ım benim çok büyük bir derdim var diyeceğiniz. Derdinize dönüp. Ey benim der benim çok büyük bir. Allah’ın var demesi daha güzeldir. Allahu. Teâlâ bana dua edin duanızı kabul edeyim yok mu. Bir. Derdi olan sıkıntısını giderim diyor hatta dua etmeyenlerin kibirlilik sınırında olduğunu if. Edi arasındaki farkı anlayamadım hakkınızı helal arasında bir fark kimse. Normalde derdini sıkıntısını gözünde büyütürse. Ümitsizliğe. Düşer. O söz kime aitse o ümitsizliği yei. ORT yerden kaldırmak için. Allah’ın
kibri büyüklüğünü her türü derde etmek için diyor ki o ne kadar büyük dert görürseniz görün y sdan daha büyüktür. Cenâb-ı. Hak onu halleder manasında söylüyor bir kimse derdini sıkıntısının büyüklüğünden dolayı suzana düşmesin derdinin sıkıntısından büyüklüğünden dolayı boşluğa düşmesin. Allah bütün dertleri sıkıntıları yenecek güçtedir ki derdi sıkıntıyı veren. Allah’tır. O yüzden onun sahibine dönüş meseleyi halleder bu böyle çok arasında farklı bir olan bir değil. Öyle olmaktansa hadis-i kutsiler hadis-i şeriflere dönen yönelmek her zaman için daha iyidir
bütün velilerin bütün mürşitlerin sözleri hadis-i. Şerifleri ayet-i kerimeleri şerh etmek içindir başka bir değildir ama onun şerhi her zaman değişeceğinden dolayı. İnsanlar her an devamı ayet ve hadis okurlarsa o devamlı kendi anlayışları kendi idrakı tazelenir kendi anlayışları kendi idrakı tazelenen dolayı her zamana her zemine uygun kendince düşünce oluşmuş olur arkasındaki hadis-i. Kutsi bana dua edin duanızı kabul edin meselesi o hadis-i. Kutsi zaten o hadis-i. Kutsi insan her derdinde her sıkıntısında her açmasını aklına getirirse onun için.
bir ümit kapısı olur. Allah’a dua edin dualarınızı kabul edecek. Kabul edeceğini beyan etmiş. Hani meşhurdur ya. Berat gecesi ile alakalı hadisi. Kutsi bu. Beraat gecesinde. Cenâb-ı. Hak yeryüzüne tecelli eder yok mu. Derdi olan derdine derman vereyim yok mu rızık isteyen rızkını esine vesile olayım borcunu öreyim diye sabaha kadar hatta bir rivayette. Beraat gecesinin ertesi gündüz. Bugün cumartesi cumartesi geceydi geçen hafta pazar günü gündüz de o bir rivayette ikindi namazı vaktine kadar. Çünkü. İslam’a göre. İslam günleri
akşam namazından. Akşam namazına değişir. Beraat gecesi cumartesi gecesi akşam namazında başladı. Beraat günü pazar günü akşam namazında bitti o akşam namazı gününe kadar da onu öyle söyleyeceğine dair. Rivayet var. E bu illaki. Beraat gecesine has bir değil. Cenâb-ı. Hak. Beraat gecesi duaları kabul eder başka gecelerde kabul etmez anlayışına da kapılmayın. Allah ne zaman dua edilse cenab-ı hak duaları kabul eder vakti saati zamanı olmaksızın belli vakitler belli zamanlar vardır ki o vakitler o saatler. Allah tarafından yüceltilmiş
yükseltilmiştir. Nasıl günlerin içerisinden. Cenâb-ı. Hak cumayı seçtiyse haftanın içerisinde gecelerin içerisinden de. Perşembeyi seçtiyse cenab-ı hak onu seçmiştir öbür günlere nazaran o günlerin özel bir hususiyeti olduğundan değil onun onların özel bir hususiyeti. Allah’ın seçmesinde dolayıdır. Allah istediğini istediğinden üstün kılan nasıl peygamberlerin içerisinden ehli kitap peygamberleri. Üstün kıldıysa onların içerisinden de. Muhammed. Mustafa’yı. Üstün kıldıysa ayların içerisinden. Ramazan’ı. Üstün kıldıysa günlerden cumayı. Üstün kıldıysa mübarek gecelerden. Kadir gecesini. Üstün kıldıysa. Allah’ın. Üstün kılmasıyla o geceler şereflenmiş başka bir.
şeyden değil muhakkak ki günün içerisinde. Seher. Vakti de önemli vakitlerden birisidir gece yarısından sonra 1.5 la 5.5 arası 4 saat önemli bir saat dilimidir o gün o saatlerde dua etmekte muhakkak fayda var. İbni. Mesut’tan rivayet. Allah resulü. Sallallahu aleyh ve sellem haz buyurdu ki. Allah ilk önce aklı yarattı ve ona dedi ki bunu yazan. Laz herhalde. Çünkü ona d d deği tle dedi ki yar öne dön döndü arkaya dön buyurdu döndü. Sonra şöyle buyurdu senden daha
çok sevdiğim bir varlık yaratmam senin yarattıkların arasında en çok sevdiğimi verecek. Evet. Allah önce aklı yarattı. Allah önce beni yarattı diyor. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri başka bir hadisi ksi de. Allah önce ilmi yarattı başka bir hadis. şerifte hadis-i. Şerif. Allah. Resul sallahu. Aley ve sellem. Hazretleri hiçbir yok iken ben vardım diyor o zaman ilk yaratılan hem akıl hem ilim hem ruh hem sır hem de yaradılışın başlangıcı muhammed-i. Mustafa’nın maneviyatı ve ruhaniyeti o zaman. Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ilk yaratırken. Hatta başka bir hadisi şerifte. Adem yok iken ben peygamber idim diyor. Aldan sonra. Adem yok iken. Adem yaratılmaz önce ben peygamber idim o zaman ilk yaratılan. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin ruhaniyeti ve nuraniyyeti biz ona akılda ulema ona bu hadis-i. Şerifler gelince akılda denmiş ilim de denmiş. İlk ruh da demişler. Bu ilk yaratılan ilk yaratılan nesne. Allah’a tam itaat etmiş. Allah’a itaat ettiğinden dolayı. Cenâb-ı. Hak diyor ki ben.
onu sevdim. Allah’ın sevmesinin sebebi onun itaat etmesi sebep. Allah onu sevecek ayrı bir mesele. Demek ki. Allah kendisine itaat edeni seviyor hani hadisi. Kutsi vardır ya. Kul farzlarla. Benim hoşuma gidecek hale gelir nafilelerle de bana yaklaşır o zaman kul farzlarla. Allah’ın hoşuna gidiyor. Allah’ın sevdiği hale geliyor nafilelerle de yakınlık yakınlık tasavvuf dilinde kur. Peyda oluyor. Allah’ın farzlarını ifa etmekten geçer. Allah’ın haramlar uzak durmakla geçer yakınlığın kapısı imandır. Ondan sonra islamdır. Ondan sonra ihsandır yakınlık ihsana doğru
yükle. Şir ilk önce iman edecek o kimse iman ederekten. Allah’a yakın olduğunu gösterecek. İslam’la kurbiyeti temelini atacak. İhsan artık o yakınlık iyice hemhal noktasına gelecek o yakınlık iyice birbiriyle bir fark kalmamasına uzaklık kalmamasına olacak. Hani ayeti kerimede diyor. ya bana secde edin ve yaklaşın insanlar secde ederekten. Allah’a yaklaşacak iman ederekten yaklaşacak ve ilk yaratılan da. Allah’a iman etti. Allah. Hani bana dön dedim döndü işte sağa dön dedim döndü geriye dön dedim döndü ilk yaratılan yaratılır yaratılmaz.
Allah’a secde etti kendi lisanıyla. Allah’ı tesbih etti. Allah’ı tenzih etti hadisi kudsi diyor ki o ilk yaratılan. Allahı tes yüc yükseltti. Allah’ı tanıdı. Allah diyor ki bu benim hoşuma gitti o zaman mevcut. Makul bir akıl. Allah’a itaati gerektirir. Allah’a imanı gerektirir. Allah’a yakınlığı gerektirir ve o kimse farzlarla yaratılıştaki haline gelir farzlarla yaratılıştaki hali. Allah’ın emirlerini yerine getirir ve sever bakın. Allah onu sever. Allah onu severe arkası geliyor ne oluyor. Cenâb-ı. Hak. Diyor ki onun gören gözüyüm.
duyan kulağı olur mu okursunuz siz onu şeylerde hadisin metninde okuyorsunuz. Öyle değil mi olur mu denilince yanlışlık var eksiklik var. Allah’ın sıfatları sonradan olgunlaşmaz orada bir. hatası var gibi geliyor bana. Allah. Sonradan olgunlaşmaz bir şeyden. Allah önceden görmüyordu da sonradan mı görmeye başladı. Allah önceden duymuyordu da sonradan mı duymaya başladı. Allah önceden tutmuyordu da sonradan mı tutmaya başladı. Allah önceden yürümüyo da sonradan mı yürümeye başladı. Orada bir eksiklik var aslında. Allah bütün hepinizin gözünden görür hepinizi
birbirinizle şahit tutar kendisi şahit kendisi şahittir bir başka birisi şahit değildir kendisi şahittir. Bu felsefeyle yaklaşırsanız bir sizi görüyorsa bu ne olursa olsun gören. Allah’tır size. Allah sonradan olgunlaşmaz sıfat olarak ve. Cenâb-ı. Hak diyor ki farzlarla bana. yaklaşır. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Ben onu severim. Ben onu seversem gören gözü olur aslında. Allah hep gören gözdür hepinizden ama biz bunu hissetmeyiz o sevgiyle o sevginin birleşmesiyle hissetmeye başlarız onun. O duygunun o hissiyatın bizdeki var olan
var olan o görme duyusunun o işitme duyusunun. Allah’a ait olduğunu idrak ederiz. Aslında açılan bizim idrakimize o hale geliriz ki bizdeki bütün fiyatın bizdeki bütün harekatın bizdeki bütün işlemlerin ve işlemlerin. Allah’a ait olduğunu hissederiz bunu idrak ederiz bunu anlarız ve bakarız ki. Allah. Allah bunda bizim fazla bir etkimiz yok midenize damarını siniriniz sinirlerinize söz musunuz hücreleriniz söz geçirebiliyor onları. Dizayn eden tanzim eden üst üste alt alta koyan kale gibi inşa inşa eden bir zat var bir
kuvvet var. Bundan. Haberimiz var. mı. Yok o devamlı çalışıyor. Bir humma çalış böyle ne biçim bir humm bütün herkes bütün her görevini yerine getiriyor ve biz bunun farkında değiliz. Ne zaman ki. Allah sevgisi oluşacak ne zaman ki. Allah’ın sevgisi bize tecelli edecek. O zaman bizim idrak açılacak o zaman bizim kalbimiz açılacak ruhumuz nurumuz açılacak ve o zaman göreceğiz bizden görenin. Allah olduğunu hissedeceğiz anlayacağız o zaman göreceğiz bizden duyanın. Allah olduğunu. Şu anda biz bunun farkında değiliz
şu anda. Biz normalde farkında olmayışın sebebi. Allah’a teslim olmayım. Allah’ta ölmeyi şimiz ayeti kerime var enteresandır çok hoşuma gider. Hani deriz ya. İnancımız odur. Ölüler ölmek üzere olanlar perdeleri kalkar. Öyle değil mi ve gerçeği görürler der ayet-i kerimede. Öyledir öyle değil mi tam. toparlayamadım. Hani ayeti kerimede tam ölüm esnasında onlar işin gerçeğini görürler bilirler der ya o ölümü yaşarsak eğer biz biz o zaman tam gerçeği tam gerçeği öğrenmiş olacağız. O ölümü yaşayamıyoruz o ölüm noktasına. Gelemiyoruz
biz o ölüm noktasına. Gelebilirsem yaşarsak biz o zaman işin gerçeğini öğreneceğiz zaten tasavvufun da dinin de ibadetin de amacı bu insanlar o gerçekle karşılaştırmak o gerçekle yüzleştirmek. Biz o gerçekle karşılaşıp yüzleşmem haldeyiz. Çünkü öldüğümüzde dirileceğiz gerçeği göreceğiz. O gerçek bizi diriltecek. O gerçek bizim ne olduğumuzu kimle karşı karşıya olduğumuzu gösterecek. O gerçek bizim neree. Neyi nereye kadar yaptığımızı. Neyi nereye kadar yapmadığımızı gösterecek. Aslında o gerçeği. Biz gece gündüz kendi kendimize yaşamamız lazım veyahut da bir sefer
yaşayıp tam yaşamamız lazım veyahut. da her gün aslında. O bilerek ve bilmeyerek biz onu yaşıyoruz ama onu bilerek yaşadıktan sonra gerçek. Diriliş olacak. Ve o gerçek dirilişi ulaşınca neyin ne olduğunu anlamış olacağız. Biz gerçek dirilişe ulaşıncaya kadar biz gerçekten ölü hükmünde duracağız kör hükmünde duracağız ama o ölümü o ölümü yaşarsak o ölümü tatars. O zaman biz. Belki de başka manada dirilmiş olacağız bu dünyadan göç ederkenki ölümü söylemiyorum. Hani hadis-i şerifte ölmeden önce ölünüz var ya ölmeden
önce ölünüz halini anlatıyorum. Eğer ölmeden önce ölünüz hali insanların iman edip farzları yerine getirip nafilelerle. Allah’a yaklaşması dır insanlar. Allah’a. Allah’a yaklaştıkça dünyayla olan muhabbetleri biter. Allah’a yaklaştıkça bu dünyayla olan muhabbeti bitmek demek dünyayı terk etmek malı mülkü. Dükkanı çifti çubuğu. Çoluğu çocuğu. terk etmek olarak algılanmasın onlarla muhabbeti kesme muhabbeti kesme dünyayı sevmeme dünya için ahireti terk etmeme dünya için namazını terk etmeme dünya için orucunu terk etmeme dünya için zikrini terk etmemek dünya için dünya rahatı
için ibadetler. Nafile ibadetlerini terk etmeme. İşte o yaklaşmanın sonucu bu. Allah bizi muhafaza eylesin heva ve heves hususunda görüş istemiş kardeşimiz heva heves nefsin ve şeytanın istekler deir. Allah’ın seveceği bir var iken onu terk edip nefsin seveceği şeyle uğraşmam dır. Allah’ın hoşuna gidecek bir şeyi bırakıp nefsimizin ve şeytanın hoşuna gidecek bir şeyi yapmamızda bir fiiliyat bir düşünce bir anlayış bir hareket. Allah’ın. M hoşuna gidecek nefsimizin mi hoşuna gidecek nefsimizin hoşuna gidecek. Eğer onu uyguluyorsa biz heva
ve heves oyd. Eğer yok. Allah’ın hoşuna gidecek olan şeyleri biz öne alıyorsak. Allah’ın hoşuna gidecek bu biz onu öne alıyorsak o zaman heva ve hevesi terk etmiş olur günlük hayatınıza bakacaksınız çok basit bir şeyi yaparken bakacaksınız. Kendi kendinize bu yaptığımız şeyden. Allah’ın mı hoşuna gidecek nefsin mi hoşuna gidecek şeytanın hoşuna gidecek. Eğer. Allah’ın hoşuna gidecek bir şeyse heva ve hevese uymamız. Ama yok eğer ki. Allah’ın hoşuna gitmeyecekse o zaman nefsinize uydunuz heva ve hevese uydunuz çok
basittir bu çok basit ve hepimizin içerisinde bu oluşum vardır. Bu olgu vardır hepimizin içinde. Mesela. Örneğin bir. Perşembe derse gitmediğimizde kendi kendimize düşünürüz. Öyle değil mi kimi memnun ettik diye birisi memnun olmamıştır veya birisi memnun olmuştur bütün davranışlarımızdan bir memnun olmuştur bir memnun. olmamıştır sanız yapın namaz kılmadığını da bir memnun olur. Ne nefis namaz kıldığınızda bir memnun olur. Kim. Allah çok basittir denge çok basit siz şimdi. Annenizle kavga etseniz kim memnun olur şeytan ve nefis öyle
değil mi peki babanızla kavga etseniz kim memnun olur şeytan ve nefis hanımınız aldınız kafasına yumruğu vurdunuz kim memnun oldu şeytan ve nefis çok basit ve günlük hayatınızı günlük hayatınızı böyle zapt rapt altına alabilirsiniz ya ve hayatımızda ortası yoktur bakın bir taraf memnun bir taraf. Memnun değildir memnun olan taraf. Allah’ın tarafı. İsa. Hani. Hizbullah denir ya. Allah’ın taraftarı demektir. Allah’ın. Partisi demektir. Allah’ın demektir onu. Tabii bizim gözümüzde öyle bir kötülediler ki biz böyle. Hizbullah denilince tüylerimiz diken
diken oluyor. Halbuki ayetti. Kerime. Hizbullah. Allah’ın taraftarı demek bizim o hemen tüylerimiz diken diken oluyor bizim o e. Yahudi masonik medyanın etkisinde kalıyoruz. Biz o kafirlerin etkisinde kalıyoruz bugün radyoda dinliyorum. Afganistan’daki. İslami teröristlerle mücadele devam edecek diyor. Rusya ile. Amerika. Afganistan’daki. İslami teröristlerle söylem bu bu ne olmuş oldu. İslam terörist oldu. Kim. Afganistan’da savaşanlar oranın halkı ve başındaki. Emperyalist gücü atmaya çalışıyorlar başlarından. Kurtuluş mücadelesi veriyorlar bundan 80 yıl önce. Anadolu’ya gelenler aynı. Anış. Irak’a gitti şimdi
aynı aynı anlayış. Afganistan’a gitti ve biz şimdi orada karı terörist göreceğiz ve. İslami terörist diyor. Afganistan’da mücadele eden insanlara aynı o dil bizim içimize işlemiş vaziyette desek ki biz sen kimsin. Ben hizbullahım dese bir kimse teröristsin. Sen deyip atarlar içerim niçin. Hizbullah kelimesini. kullandı diye. Allah’ın taraftarı demek. Allah’ın tarafında demek işte bir kimse iman ederse ve imanını yeşertir dinini. Yaşar ise. Allah’a yakınlık. Peyda etmiş olur ve. Allah’ın hoşuna giden. Allah’ı memnun eden hal olur. Eğer bu
noktada yaşamıyorsa şeytan ve nefsi memnun eder namaz kılmayan bir kimse kimi memnun eder heva ve hevesine uymuştur şeytanı memnun eder şeytan der ki. Allaha. He. Rabbim dememiş miydim ben sana senin kullarını sapığım diye sapıttın bir tanesi. Hem bir de bu. Müslümanlardan benim için daha büyük bir kazanç benim kıv ve. Şeytan meleklere de övünür kim namaz kılmayan birisi için kim oruç tutmayan birisi için kim küfreden birisi için. Kim yalan söyleyen birisi için kim. Gıybet eden birisi için
kim dedikodu eden iftira eden. birisi için kim. Zina eden kumar oynayan içki içen bu tip işlerle uğraşan insanlar için bunları görerek şeytan meleklere karşı övünür şeytan. Allah’a övünür der ki demedin mi ben bunları sapıttı diye işte sapıttın ama bir kimse ibadet ettikçe imanını islam’ını ihsanını yaşadıkça da şeytan çatır çatır göbeğinden çatlar kahrolur perişan olur. Ben bunları aldatam diye ve şuraya gelen. Ben dahil hepimize ş önüne öyle oyunlar ve tezgahlar çıkarır ki. Evet. Hepimizin eteğinden tartar paçasından
tartar yakasından tartar gitme terleye şimdi. Yol uzun şöyle olursa böyle olursa yorgunsun. Yarın işe gideceksin tekrar işin var sana. Para mı veriyorlar orada sen işine bak dinlersen. Tembellik yapma. Çalışmak da ibadet un çocuğunun başında durmak da. İbadet ne işin var orada şimdi gideceksin. terleyecek bir de adam gene deliden. Belek konuşacak bir mi konuşuyor ki gidiyorsun da ne oluyor 15 yıldan beri gidiyorsun gittiğinde ne oldu bak millet hal gördü. Sen göremedin rüya gördü göremedin millet uçtu. Sen
uçamadın millet denizin üstünde yürüdü. Sen yürüyemedim boş ver canım sen gitme nefis der bunları. Hatta der gözünü yumuyor yumuyor hiçbir görmüyorsun daha da sık gözün olmazsa belki bir görürsün bak gene görmedim bu gece. Yok canım buraya. Gitmesen bu şeyde de iş yok. Dandin tek. Zade. Sen başka bir yere git canım daha yüksek yerlere yok filanca yerde çok büyük bir mürşid-i. Kamil varmış gidip ona bağlan. Sen koparacak ya. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Bak sana buradan
kalk git öbür tarafa otur dediler senden başka kimse yok muu. Neden sana söylediler bak. Yanındaki. Zikrullah yaparken sana baktı bak bak öbürkü kafasını nasıl sallıyor yarın öbür gün sen de mi öyle sallayacaksın. Yok canım terliyoruz ya hasta oluyoruz ya ertesi güne böyle olmuyoruz ya sırala sıral bildiğin yere kadar hani behlüldane çıkmış. Ya. Harun. Reşit çıkmış hutbeye demiş ki ey cemaat size demiş. Allah’ın varlığını 99 veç eden anlatacağım belli bir tane çıkmış dinlemeyin bunu demiş. Durmuşlar bu
99 kez şüpheye düşmüş. Çünkü demiş kendi şüphelerini anlatacak demiş ben kendi şüphem anlatıyorum size ya böle böyle diyecek diyor ya dedi hep bize. Bunları hep dedi bize gitme dedi ya. Ne yapacaksın. AB gidiyorsun geliyorsun 20 yıldan beri ha bir gece de gitme ya otur evde ya. Ne olmuş ki. Bir gece gitmeyince. Hem bir görsünler senin eksikliğini anlasınlar hiç kimse de bir demez ya. Gördün mü bak 15 yıllık 20 yıllık arkadaşların neredesin diye sormadı vefasız. Bunlar canım
bırak git bunları bunlar hep nefsin oyunlarıdır şeytanın oyunlarıdır ve. Bunları hep işler ha 3 aşağı 5 yukarı hepiniz bu tezgahlardan geçersiniz anneniz babanız eşiniz. Hatta. Hanımlar evde çocukları öğretirler tam baban. Gideceği zaman. Baba gitme de. Ağla tam adam evden çıkacak çocuk. Ağlama. Baba ben seni göresim geldi de senle hiç oturam da bir aile olamadık da ben sana bir diyecektim. Perşembeyi mi buldun bir komplo var. İşin içerisinde ya bu devamlı. Perşembe gün annen baban sana gezmeye gelir
gidesin diye hatta hanım da istemiyorsa onlara ti atır siz gelin. tiyo veriyor onlara neden. Sen gideme ters veya kendi. Annesini babasını çağırır evde kayın ker nasıl gidecek adam kendi kendini düşünür şimdi çaprazlamaya kaldı silkele gelse ayıp olacak gelmese gene ayıp olacak bu sefer de nefsine hoş gelir oturur. Bir dahaki. Perşembeye gene oturdu. Bir dahaki. Perşembe bir daha oturdu. Hatun onun gardını indirdi aşağı tezgaha girdi. Adam ders gitti. Hatun bayrağı veya derse gelmesini istemeyen kimse. Allah muhafaza
eylesin. Amin bunları aşarsa bir kimse o zaman heva ve hevese uymamış oldu. Allah’ın emirlerini yerine getirdi. Allah’ın dileğini. Allah’ın dediğini yerine getirdi hayatınızda şunu distur edin bu. Allah rızası için bir söz. Allah söz hayatınızda bir tek bir önem verin bir tek bir. Allah’ın memnuniyetin bu çok basit. Çok zor. çok basit. Çok zor ama çok kıymetli bir şeydir ve hayatınızı öylesine kolaylaştırır ki ve hayatınızı hesapsız hale getirir bağlantısız hale getirir özgürlüğünüzün tad çıkarırsınız özgür olmak istiyor musunuz
bir tek şeye bakın. Allah’ın memnuniyetine bu meseleden. Allah razı mı razı bu meselede. Allah’ın emri var mı var bu iş. Allah’ın. Hoşuna gidiyor mu. Gidiyor. Selamünaleyküm. Ben. Allah’tan tarafıyım. Ben. Allah’tan tarafıyım bir. L Bu akşam benim dersim var beni çağırıyor kim. Allah bana diyor ki perşembeleri gel. Zikrullah yap. Ben gidiyorum. Valide dedi. Nereye gidiyorsun. Allah çağırıyor dedim nereye çağırıyor. Zikrullah çağırıyor beni zikredin diyor dedim ayeti kerime yok mu beni zikredin ayeti kerime var beni zikredin. Allah’ın
emri var. Allah’ın çağrısı var beni zikredin demiş. E ben gim. on zikredin onun emrini dinliyorum ben bu hiç kimsenin emrini dinlemiyor öbürkü diyor ki gitme ya sen şeytanın emrinde misin. Allah diyor ki beni zikredin ökü de diyor ki zikretme kim zikretme diyor şeytan zikre göndermeyen kimdir şeytan namaza göndermeyen kimdir şeytan orucu tut kimdir şeytan heva heves nefis. Allah düşmanı kafir münafık müşrik bunlar orucu sevmezler namazı sevmezler zikrullah’ı sevmezler zikredenleri sevmezler namaz kılanları sevmezler oruç tutanları sevmezler
kimler sevmez kafirler sevmez. Müşrikler sevmez münafıklar sevmez şeytan sevmez şeytanı. Tap onlar sevmez nefis. Sevmez sen de sevme. Sen ne sev o zaman. Kimsin sen şeytanın taraftarısın şeytanın taraftarı ve hayatınızın bütün alanlarında her ik iki taraf vardır üncü bir taraf yok. Bir taraf. Allah’ı sevenler bir taraf. Allah’ı sevmeyenler. düşman olanlar sizde de iki taraf vardır. Kendi içinizde bir tarafınız. Allah’ı seviyordur bir tarafınız. Allah’a düşmandır. Allah’ı seven tarafınız namaz kıl der. Allah’a düşman tarafınız der ki ya
şu işi de hallet biraz ehven gösterir size şu müşteriye bak da kıl canım. Şunları da savuştur da kıl kılarsın ya ne olacak ya ya ne olacak ikindiyle de birleştir canım adam orada dedi ya çok sıkışırsan birleştirin diye fayd alıyor benden. Kendi kafasında. Ben dedim ki yolda çok sıkışırsan bir bulur o neden o içinizdeki o yarımın var ya. Allah’ı sevmeyen. Allah’a düşman olan o dürtüklemek. Allah’la dostluk. Peyda etmeye çalışın ki. Allah yolunda. Allah’ın hizbi. Allah’ın taraftar olasınız
ve böylece hayatınız kolaylaşmış. Olsun birinin eli kalktı arkadan soru mu. soracaktı en. Arkadan gelen. Evet. Hakkınızı helal edin inşâallah. İhlas bir fati. Amin sevaplar evc. Peygamber. Efendimiz sahy vee gelmiş geçmiş bütün peygamber ayrı ayrı h v ve sar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi fevz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabb. Amin ebir. Sıdık os. Ali rah. Şüheda. Resullah evladı. Resulullah zevcat. Resulullah’ın ruhlarına 7 ruhlarına. İmamı. Azam eb. Hanif imamı. Şafi imam. Malik
imam ham hazretler nlara ayrı ayrı. H Vas ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin himmetler şaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin. Seid. Ahmed. Rufai pirimiz. Seyid. Ahmed el. Bedevi pirimiz. Seid. İbrahim’in dostu pirimiz. Şahan şeli. Şah akş. Bendi. Muhammedi. Bahaddin. Şah. Mevlânâ Celalettin. Hacı. Bektaşi. Hacı bayramveli. Mehmedi muhid ift. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vasir ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi aminas
bir. Fatiha. Amin geçmiş. Mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin. Ruhlar. V ve eyle. Ya. Rabbi. Amin. Üstadımız mürşidimiz canımız canımız sultanımız. Mustafa. Efendi ha. Ya. Rabbi. Amin rü. Vas vear eyle. Ya. Rabbi. Amin mşü kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin. Ruhan telerin. Eh. Vas ve sar eyle. Ya. Rabbi. Amin halimizle gelmiş geçmiş. Osman. Aline gelmiş geçmiş akraba tatım gelmiş geçmişlerin ruhlarına. Ruhani etlerine hayrı hayrı hediyelik. Vas ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi fanlarını himmetler
şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin la ilahe illallah illallah. hak. Muhammed. Resullah cembi mürselin velhamdülillahi rabbil alemin. Fatiha. Amin. İlgili Sohbetler 605. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 354. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 256. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.