cenab-ı. Muhammed’e merhamet etsin inşâallah bir insan içki içiyor bir içiyor tövbe ediyor fakat bir insan sürekli yapıyor bu insan tövbesi kabul olunur mu her tövbe edenin tövbesi kabul olunur cenab-ı kerimede kendisini tövbeleri kabul eden olarak vasıflandırılmış. Allah’ın sıfatı. O yüzden bir kimse kendisine veya bir başkası senin tövben kabul olmaz veya işte. Sen bir tövbeyi bozuyorsun tekrar tövbe ediyorsun yine bozuyorsun yine tövbe ediyorsun deyip de onu. Ümitsizliğe sevk etmemeli bir kimse hadisi. Kutsi var ya kul günah
işledi kendisini affedecek rabbisini hatırladı ve tövbe etti. Allah onun günahlarını affetti kul yine günah. işledi yine kendisini affedecek olan rabbisini hatırladı. Allah onu affetti kul yine günah işledi. Ama kendisini affedecek olan rabbisini hatırladı. Allah onu affetti eder kıymetli. Kardeşler şeytan sizin af olmayacağınızı düşünür öyle düşünmenizi ister ve o cihette size vesvese verir o. Tövbe kapısının kapandığını sizin tövbenizin kabul olunmayacağını öyle düşünmenizi ve böylece o. Karanlığa. Doğru yol almanızı. İster veya bir başkasının üzerinde de öyle düşündürür
filancanın tövbesi kabul olunmaz filanca affolmaz filancayı. Allah affetmez filanca. Allah’a dost olmaz filanca. Allah’a yakın olmaz onun mütevesi kabul olacak o mu. Allah’a yakın olacak bırak ya şu adamı ya bırak şu kadını ya. Onun nesi af olacak ki bunların hepsi de şeytanın sözüdür şeytanın vesvesesidir asla ne kendi günahlarınızın üzerinde affı olmayacağınızı düşünün. ne de bir başkasının üzerinde af olmayacağını düşünün malumdur ya ara sıra böyle serkeşlik yapan içki içen sahabeden birisi vardır o aynı zamanda da. Namaza
devam eder. Hazret-i Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine derler ki bu namaz kılıyor aynı zamanda böyle ara sıra da kaçırıyor. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri namaz insana kötülüklerden alık orada bir müddet sonra o kimse tamamıyla tövbe eder bir daha serkeşlik yapmamaya başlar ve. Derler ki. Ya. Resulallah o kimse sertleştikten kurtuldu demedim mi der namaz ki insanın kötülüklerden alık ol kıymetli. Kardeşler kendinizi iyiliğe doğru yönlendirin etrafınızı iyiliğe doğru yönlendirin. Ümit kapısında bekletin ümitsizlik kapısında beklemeyin
ve ümitsizlik kapısında da bekletmeyin. Ümit ettirin sevdirin kolaylaştırın merhamet ve rahmet saçın. Etrafınıza o. yüzden böyle onun affolmayacağını düşünmek kendinizin affolmayacağını düşünmek ancak şeytanı sevindirir affediciler affedecek olan bir. Allah’a iman etmişiz onun affedeceğini. Ummak. Ümit etmek bizi hep onun. Kendisine doğru dostluğa. Doğru yaklaştıracaktır yaklaştıracaktır ben kulumun zannı üzereyim o zaman biz onu affedici olarak biliyoruz. Biz. Evet günahlarımız var kusurlarımız var hatalarımız var yanlışlıklarımız var eksikliklerimiz var noksanlıklarımız var yapmak birlikte yapamadıklarımız var yapabilirliğimiz olduğu halde yapamadıklarımız
var muhakkak var ve hayal ettiğimiz gibi. Dizayn ettiğimiz düzenlediğimiz gibi fiiliyatımız oluşturamadığımız düşüncelerimiz var muhakkak ve muhakkak nefsimize uyduğumuz yerler var şeytana uyduğumuz yerler var muhakkak nefsine uymuş insanlara uyduğumuz yerler var. Ama ne olursa olsun asla ümidinizi kesmeyin ve her gün tövbe kapısını çalın. O yüzden sufinin en güzel hallerden birisidir. Sufi her. gün tövbe eder günaha düşüp düşmemesi önemli değildir günaha düştüyse. Arzu edilir ki. Sufi hiç günaha düşmesin ve onun tövbesi bir şükür gibi olsun onun
tövbesi bir nimet bir lütuf bir ikram olsun onun tövbesi. Allah’a yaklaşmasına bir adım olsun günahların affı için olmasın ama öyle olmuş olsa dahi. Biz her gün tövbe edip her gün her gün gözyaşı akıtıp günahlarımız için. Allah’a yalvaran ver yakalım o muhakkak ki tövbeleri kabul edip kullarını affedenler evleneceğimiz insanın cüz-i irademizle mi seçiyoruz. Allah mı ayarlıyor bir de cehdetmek vardır gehdetmek bir de çaba göstermektir bütün peygamberlerin sünnetidir herhangi bir işte cehd etmek o meselede çaba sarf etmek
o meselede cüz-i irade ile koşturmak ve o istediğimiz şeye doğru neyle etmek. Onun için. çaba sarf etmek onu istemek ve istediğimiz şeyin peşinden koşmak hayal etmek. Hayal ettiğimiz şeyin peşinden koşmak bir şeyi kendimize hedeflemek bu muhakkak ki bir kula düşen vazifedir kul kendine düşen vazifede farzları yerine getirip nafilelerle. Allah’a yaklaşma ve. Allah’ı sevme noktasındadır o zaman bir kimsenin evlenmesi kendi konumuna durumuna göre farzdır. Eğer. Ruhi ve fiziki bir eksikliği olmayan kadın ve erkeklerin evlenmelerinin farzdır ruhu
ve bedeni fiziki olarak bir eksikliği varsa herhangi bir yerinde onun evlenmesi farz değildir. Eğer bir eksikliği yoksa erkeklerde mali durumu yerinde ise bir kadını idare edebilecek kadar. Ruhi ve fiziki yapıya müsaitse o erkeğin evlenmesi farzdır. Kadınlarda da eğer ki bir erkeğe kadınlık yapabilecek ruhu ve fiziki yapıya sahipse o kadının da evlenmesi farzdır. O zaman bu farz olan ibadete insanlar cüz-i iradeleriyle giderler nasıl bir kul farzlarla. Allah’ın emrini yerine getiriyor evlenme de bu noktada bekar kadınlar ve
bekar erkekler için farzdır evlenmek fiziki ve. Ruhi yeterliliğe sahip olan bekar erkekler ve bekar kadınlar için farzdır. O zaman o farzı o insan yerine getirmek için ceddedecek nasıl namaz kılmak için abdest alıyorsak ve namaz kılmak için vakti bekliyorsak ve vakit girdiğinde o. Namaz bize farz ise ve o namazı kılmak için biz gayret sarf ediyorsak evlenmek için de gayret sarf etmemiz farz bu noktada işte yok o nasibini bekliyormuş da yoga nasibi ona gelecekmiş de olur. Sen insansın
ya sana gökten sofra inecek sen havarindensin ya sana zembille inecek sen musa’sın ya sana. çölün ortasında cennet bıldırcını ile cennet elması gelecek ya. Yusuf ol. Naz ehli ol ya. Yakup oluyor. Yusuf için göz yaşı. Eğer. Yusuf değilsen. Yakup ol kendini kendi kendine hamlık yapıp kendini. Yusuf gibi nazlandırma o hamlık. Naz eylemiş gibi göstermek nefis insanda nasibini bekliyormuş. Yok onun kayağına gelecekmiş yok o rüyasında görecekmiş yok o halinde görecekmiş yok. O işte şunu da görecekmiş yok o
bunda görecekmiş. Bunların hepsi de nefsin sesi. Bunlar. Takva değil bunlar ehli tarikatın hali değil. Bunlar ehl-i hakikatin hali değil kendi kendine hiç kimse hiçbir kimse kendi kendine bu süsse vermesin veya bir daha bir daha var efendim. Beni sen kim ne istiyorsan evlenir. Bunlar ağır şeyler bu bayan arkadaşlar için de erkek arkadaşlar için. de ağır şeyler böyle şeyler söylemeyin bana böyle tekliflerle gelmeyin. Bunlar. Gerçekten ağır şeyler. Bunlar. Sofilik değil. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi’ye de böyle söylerlerdi
bazıları bir söyleyiverirdi. Şeyh. Efendi kalırdı erkek de kadında. Efendim emrindeyim nereyi istersen göçerim hadi oğlum şu yakın kazaya sohbet ettik ayda bir sefer demiş birisine yakın kaza iki sefer gitmiş üçüncüye gidememiş. Mustafa. Efendi. Bir de bana diyor ki diyor. İstediğini yaparım geçerim sana özenmiş diyor bana sustum. Ben bir arkadaşı bir derse gönderiver dedim. Dedim sen şuraya gidip ver birisine telefon açmış gece beni götürür oraya diye o demiş ki götüremem bir arkadaşa daha. Telefonu açmış o. Burada
şimdi karşımda oturuyor ona telefon açmış. O da demiş ki müsait değilim bana telefon açtı. ben sizin dediğiniz yere derse gidemedim niçin dedim ben işte filanca abi ya telefon açtım beni götür götüremem dedi pişmanca abi diye telefonu açtım beni götür götüremem dedi dedi ee dedim ben oraya gidemedim dedi cebinde şu kadar para var mıydı dedim ben vardı dedi binemedim oradan bir otobüse dedim. Sufi kendince. Heyecanın üstündedir der ki bana yap dese yaparım. O esnada yaparsın 5 gün
sonra neden yaptım deme 5 yıl sonra demeyeceksin 10 yıl sonra demeyeceksin 15 yıl sonra demeyeceksin 20 yıl sonra demeyeceksin 30 yıl sonra demeyeceksin 40 yıl sonra demeyeceksin 50 yıl sonra döveceğim şunu demeyeceksin efendim deme işte abim demeseydi ben senden evlenmezdim. Efendim demeseydi ben senden evlenmezdim o bunu demeyeceksin bunu dedin bitti 20 yıl. 20 yıl sonra daha demeyeceksin 50 yıl 50 yıl sonra dayım demeyeceksin. Ben. Efendimin sözünü tuttum. Elhamdülillah hamdolsun bir şikayetim yok. Onu diyeceğim bu zor
herkes için. O yüzden. Allah muhafaza eylesin. Bütün kardeşler bütün arkadaşlar. Bütün herkes için geçerli cüzi iradesiyle cehd edecekler nasıl bir dükkan çalıştırmak için ceddediyor. Bir memurluk yapmak için ceddediyor bir ibadeti yerine getirmek için ceddediyor çalışıyor gayret gösteriyor aynı şekilde de evlenmek için gayret gösterecek. Kardeşler bir dervişin üstadını diğer. Derviş kardeşlerinden kıskanması doğru bir davranış olur mu. Derviş üstadına olan sevgisini nasıl ve ne yaparak arttırabilir bu kıskanmak çok hoş bir davranış değildir birisi de bir yazı yazar.
Kıskanma çalış senin de olsun diye bu ona benzer kamyon edebiyatına benzer dervişin başka bir. Derviş kardeşini üstadından kıskanması nefsindendir. Derviş başka bir. Derviş kardeşini kıskanacağına yarışsın yarışmayı göze alamayanlar kıskanırlar yarışmaya. Gönül yetiremeyen yarışmaya kalbi yetişmeyen sevmeyen kalbi yetişmeyen kıskanır gıpta ile bakmak hayran olmak hayretle bakmak farklı bir şeydir kıskanmak ise çelme takmayı gerektirir kıskanmak o kimsenin arkasından çekiştirmeyi gerektirir kıskanırsa o kimseyi o alt etmeye çalışır ona böyle. Bizans oyunları oynar ki. Bu sufilik değil. Bu dervişlik
değil. O yüzden bir kimse. Sufi düşüncesinde yarışır daha fazla sevmek için koşturur yarışması da onun yanındaki yıllığa değildir kendi nefsi iledir tevazu ehli olalım. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında O yüzden bir başkasıyla uğraşmayalım bir başkasının hızlı gitmesini alkışlayalım bir başkasının koşmasını alkışlayalım bir başkasının muhabbetini sevgisini hizmetini alkışlayalım. Biz de. Elimizden geleni yapmaya çalışalım. Biz de. Elimizden geldiği. kadar koşturmaya çalışalım. Biz de elimizden geldiğince sevmeye çalışalım yol. Allah’ın yolu yol. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin.
Gittiği yol yol. Abdulkadir. Geylani’nin. Ahmet. Er rufa. Hazret-i Mevlânâ’nın yolu. O yüzden bu yolda birbirini kıskanmaktan birbiriyle yarışmaktan fazla. Allah’a doğru hızla koşmak var. Allah’a doğru. Koşun. Allah’a yönelin. Resulullah. Sallallahu vesellem. Hazretlerinin sünnetine tabi olun ve yönelin. Allah için senin birbirinizi. Allah için. Birbirinize destek olun. O yüzden. Normalde bir kimse yanındakinin kıskanmaktan sonra destek olsun yanındakinin hizmetine destek olaraktan. O da o hizmetle hizmetlensin yanındaki bir kimseye yardımcı olaraktan ondan payesini almaya çalışsın etrafınızdaki insanların. Allah yolunda
çalışmasına müsaade edin. Birisi bir işin ucundan tutuyorsa onun işinin ucundan tutmasını öğretin ona o işte hemhal olmasını öğretin bir kardeşinize. bir arkadaşınıza doğru sufili öğretin etrafınızda doğru iş yapmayı öğretin ve etrafınızdaki insanlara öğretirken onlara şeyhlik yapmayın onlara kutupluk yapmayın onlara bilgelik yapmayın onların önünü kesmeyin onların önüne kendi muhabbetinizi koyarak da kesmeyin bu o sufiyi yayan bırakır. Onun önüne başka bir muhabbet koyma. Onun önüne koyacak oldun muhabbet. Allah sevgisi ve. Resulullah sevgisi olsun. Onun önüne koyacak olduğum
başka bir sohbet. Başka bir muhabbet olmasın sakın bir. Derviş kardeş beni seversen onu sevmiş gibi olursun demesin tevazu bu noktada devam etsin. Allah muhafaza eylesin. Kendi nefsinizi ortaya kendinizi ortaya koymayın bir hayır varsa o. Allah’ın rahmeti bereketi lütfu ikramıdır bir iyilik varsa ortaya da o ra. Allah’ın rahmeti. Lütfü ikramıdır. Eğer. Orta yerde bir. Zikrullah alakası varsa o halaka. Allah’ındır o halaka orada toplanıyorsa. Oradaki insanlara. Allah orada bir muhabbet varsa o muhabbetin tesis eden. Allah’tır. Ahmet. Mehmet.
Hüseyin. Mustafa. Adnan işte. Hiç kimse değildir. Mustafa özbahar hiçbir hükmü yoktur bu noktada toplayan. Allah’tır sevdiren. Allah’tır sevdirttiren. Allah’tır koşturan. Allah’tır. Eğer ki kardeşlerden birisi bu noktada kendi nefsine paraya çıkarırsa. Allah muhafaza eylesin şirk olur şirk burada ben olursam. Ders. Olur ben olmaz. Sen ders olmaz şirk burada ben olursam toplanır. Ben olmazsam toplanmaz şirk burada ben olursam olur. Ben olmazsam olmaz şirk burada. Sen olursan olur. Sen olmazsan dersen şirk. Allah her şeyi yerli yerine koyan. Allah’tır
her şeyi düzenleyen. Allah’tır perdenin o perdenin gerisinde. Dizayn ederken düzenlerken eğer bizi bir kendi işinde hem hallettiyse kendi işinde kullandıysa. ona binlerce kez lütuf bize binlerce kez ikram bize binlerce kez rahmettir o lütuf o ikram o rahmet bizedir bizi o meselede maşa gibi kullanmış orada bize bir ilahi söyletmiş. O da bize bir sefer. Allah dedirttirmiş orada birisini bize oraya oturturmuş bir alakaya koymuş bize biz de onlarla beraber dost eylemiş onların içine bir muhabbet koymuş demiş ki
hiç kimseyi de siz. Sevin. O da. Zikrullah alakasında. Dursun o da orada muhabbet deryasında yüzsün. Allah’tandır sakın. O yüzden. Kardeşler birbirlerine destek olsunlar destek olduğunuz hizmet. Allah’ın hizmetidir destek olduğunuz cemaat. Allah’ın cemaatidir yürüdüğünüz yol. Allah’ın yoludur sevdiğiniz yer. Allah’tır gerçek manada fiiliyat. Allah’ındır insanlardan yaptım ben kurdum. Ben işlettim. Ben yürüttüm. Ben hizmet ettim şirk. Hayır. Sen hiçbir yapmadın. Hazret-i Ömer efendimiz koca. Halid bin veleti savaştayken görevden alıverir ve savaştayken görevden alır ümmeti fesattan kurtarır şirkten kurtarır
der ki şayaya yayıldı. Halit’in olduğu. Savaş muhakkak ki galip olur diye. Oysa da. Galip getiren. Allah’tır der hemen yerine başka birisinin. Kumandan tayinini verir. Buna en güzel örnek. Hazret-i Resulullah aleyhi ve sellem. Hazretlerinin 16-17 yaşında bir sahabeyi savaşta başkomutan yapmasıdır ve 16-17 yaşındaki o sahabenin emrinde. Hazret-i Ömer vardır. Hazret-i Osman vardır. Hazret-i Ali vardır onun emrinde. Halid. Bin. Velid onun emrince nice savaşlar kazanmış nice savaşlarda bulunmuş bütün cihatlarda üzerinde. Kılıç yarası olacak bir yeri kalmayan. Halid
bin. Veli vardır. Binbir delikli. O yüzden. Allahtır şu insanlar şuraya toplanıyorsa. Allahtır söze. Dirayet verecek olan allah’tır sözü dinletecek olan. Allah’tır söze mana kaçacak olan. Allahtır sözü gönüllerde yer ettirecek olan semaya dil koyacak olan. Allahtır. Sema deme. Dilko olacak olan. Allah’tır semazenin eline manaya yükleyecek ilahiye mana yükleyecek olan. Allah’tır senin yürüyüşüne mana yükleyecek olan. Allah’tır senin yürüyüş. Allah sana öyle bir üzerine. Hasret verir senin üzerine. Allah öyle bir elbise giydirir orada yürütürken cenab-ı çalışan. Allahtır sakın
nefsimize bir. Paye verelim kıskanmak nefse. Paya vermektir onu koşturan da. Allah’tır ona o hizmet aşkını veren de. Allah’tır ona. Muhammedin sevdayı oturtturan ona yerleştiren. Allah’tır ona. Allah sevgisini oturturan yerleştiren de. Allah’tır. O yüzden. Allah’a boyun. Tövbe edelim ondan af dileyelim ondan isteyelim ona yalvarırım işimizi onunla görelim iyi zaten. AMD ancak sana ibadet eder ancak senden yardım dileriz ölçüdür. salihlerle beraber olmayı istemek ölçüdür akıldır salihlerle beraber olmayı dileriz salihlerle beraber oluruz ki kendimize bir. MİT kapısı olsun
ya rabbimizi salihlerle beraber eyle onlarla beraber. Öyle ki bizim. Ümit edecek elimizde bir olsun bizim peygamberlerinle beraber eyle velilerinle beraber eyle ariflerinle evliyalarınla beraber eyle sana aşık olanlarla beraber eyle o idam ettin o ihsan ettin her daim kalplerine misafir oldum zaten muhtarlarla beraber eyle o beraber eğlenecek bizi onlara sevdirecek olan o. Hazret-i Resulullah aleyhi ve sellem hazretlerinden bizi sevdirecek olan o bizim kusurlarımızı. Örter bizim. Hatalarımızı. Örter bizim yanlışlıklarımızı. Örter ve bizim o hata ve yanlışlıklarımızı öperekten
derse ki. Ya. Muhammed. İşte bu senin ümmetindir. Bizi onunla tanıştıracak olan o onun huzuruna çıkartacak olan o onun huzuruna. Park. bir elbise giydirerekten oturtacak olan o velilerin huzuruna çıkaracak olalı insanların elinde bir yok o istemedikçe hiç kimse. Hiçbir yapamaz o istedikten sonra bütün. Alem bir tarafa birleşse o istiyorsa o yeter o yüzden yalvarın sakın etrafınıdakileri kıskanmayın etrafınızdaki insanların kelimelerin. Bırakın insanlar. Allah’ı sevsinler. Herkes. Allah’ın zikretsin. Herkes. Allah’a koşsun. Herkes. Allah’a. Muhammed beslesin herkes. Allah dostlarından gitsin
varsın hangi şehre bağlanırsa bağlansın varsın hangi şehre tabi olursa olsun varsın hangi cemaate giderse gitsin dua edin ümmete dua edin. Yasemin şeyhin kötüymüş deme adama dua et. Allah ona en doğruyla karşılaştırsın. Allah onu en iyi ile karşılaştırsın dua edelim. Kıskanmayalım varsın kardeşimiz en güzel yerde olsun halife olsun. Şeyh olsun üstat olsun. Allah’a. Dost. Olsun pil olsun zamanın kutlu. olsun. Bize de dua etsin varsın dua etmesin bize ama o. Kutup olsun bütün kutuplar etrafında olsun bütün kutuplar
onun etrafında olsun. Pervane dönsün onun etrafında varsın bütün. Derviş. Kardeşler bir kardeşin sevsinler onun peşine düşsünler seviniriz. Deniz. Elhamdülillah. Kardeşler bir kardeşi sevmiş. Allah muhabbetlerimizi arttırsın inşâallah dinimizde. Pehlivan neye denir. Öfkesini yenene. Pehlivan denir. Eğer bir kimse. Öfkesini yeniyorsa asıl. Pehlivan odur. Eğer. Öfkesini yenemiyorsa ne kadar. Güçlü kuvvetli olursa olsun o. Zayıftır çünkü şeytanın oyuncağıdır öfke şeytandandır öfkesine yenilendi şeytana yanılmıştır öfkelenip bağırıp çağıranın ikide bir de insanlar şeytana ikide bir de kul köle olanlardır bir şeye
öfkeleniyorsun kızıyor her şeye oto çöpe kızıyor. Öfkeli. Bir de diyor ki. Ben sinirliyim ben öfkeliyim. Ha olur. Sen şeytanla dostsun. çünkü. Ben ne yapayım ben böyle bağırıp çağırıveriyorum. Saman. Alevi gibi parlıyor veriyorum olur geliyor. Şeytan senin üzerine bir ispirto döküyor bir benzin döküyor. Saman. Alevi gibi alevleniyorsun sen senin üzerine benzini döken şeytan. Sen de şeytandan o benzini içiyorsun adına da diyorsun ki ben böyleyim. Hayır sen ahlaksızsan söyleyecek lafımız yok seninki ahlaksızlık. Saman. Alevi gibi parlayıvermek ahlaksızlık
düşük ahlak seviyesi. Ya ben parlayıveriyorum sonra geçiyor geçtikten sonra bir anlamı yok ortalığı kırıyorsun döküyorsun ondan sonra diyorum ki geçiyor geçti ama kırdın döktün ortalığı geçti ama perişan ettin ortalığı bir anlamı kalmadı. Allah muhafaza eylesin inşâallah enteresan sorular bunlar ya kısırlık neye denir demiş allahualem herhalde hiç. Hayır hasenet istemeyen insandır. Allah. Alem cimri insanlardır. Allah. Alem. Bunlar. Zikrullah. ehli olmayan insanlardır. Allah bizi bunlardan muhafaza eylesin inşâallah. Rüya görmemek nasıl bir haldir hiç görmeyecekleri anlamama anlamına mı
gelir bazıları. Üstadımız derdi ki. Allah rahmet eylesin evladım eyvallah. Herkes. Rüya görecek diye bir kaide yok. Peygamber sav. Hazretleri bütün. Ashabı için işte onun gördüğü rüya sahihtir dememiş ama ezanı. Şerifi rüyasında gören sahabe için onun rüyaları sahihtir demiş. Demek ki bir cemaatin. Bir toplumun içerisinden bazıları sahih rüyalar. Görecekler mesela aynı eczanenin şerifle alakalı. Hazret-i Ömer efendimiz de. Rüya görmüş ama ben de gördüm diyememiş böyle sanki nefis yapıyormuş gibi algılanacak diye susmuş demiş ki sonradan. Ya. Resulallah.
Ben de aynı rüyayı gördüydüm demiş. Ama diyemedim. Söyleyemedim. Allah da. Demek ki öbürküne kapı açmış ezanının rüyasını gören aydı okuyan. ayrı ezanı okuyan görenden daha meşhur rüyayı görenin sesi o gün çok iyi değilmiş okuyamam. Ya. Resulallah demiş. Bilal’e demiş. Hazret-i Resulullah. Sallallahu vesselam. Hazretleri belli de o. Kate demiş ki ne dikkatli. İnsanlar bir seferde ezanı belleyip hemen çıkmış. Okumuş nasıl dinliyorlar dinle var ya. Hazret-i Mevlânâ’nın sözü dinle nasıl dinlemişler değil mi bir sefer. Bilali. Habeşi orada
rüyayı dinlerken dinliyor rüyayı dinledikten sonra. Sesim yok ya resulallah. Ben okurdum ama diyor. Sesim yok diyor. Bilal. Habeşi diyor kalk sen oku. Bilal bir seferde ezan okuyor. Radıyallahu. An şefaati üzerimize olsun ve cenabı peygamber diyor ki cennette. Bilal’in diyor ezan sesini duydum. Demek ki bir cemaatin içerisinde her şeyi bir kaide yok ama içlerinden muhakkak ki. Salih insanlar olup. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Salih rüyalar görenler olacak içlerinden. Salih rüya gören insanlar olacak bu. Hüccet olacak
delil olacak etrafa habirleri. Hiç mi görmeyecek. Hayır o. Kapı aralık inşâallah görür bütün kardeşlerden enteresan şiş burhanlı anlatır mısınız demiş yapılması gerekli mi. Ahmet. El. Rufai. Hazretlerinin yolundan gidenlerde değişik burhanlar var. Abdulkadir. Geylani hazretleri’nde var. Ahmet. El rufa. İbrahim. Bunlar. Normalde bu yolu tercih etmişler biraz daha aşağı. Mezopotamya sufilleri öyle diyelim bu yolu tercih etmişler biraz bu burhanları kurmuşlar ama. Hazret-i Mevlânâ Celaleddin. Rumi hazretleri mesnevisinde bu tip. Burhan gösteren ve bu burhanlara biraz böyle kem gözle
bakıyor. Burhan’ı. Kur’an ve. Sünnet dairesinde yürümek ve muhabbet ehli olmak olarak görüyor şimdi. Gerekli mi. Bunu. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi. Hazretleri 3-5 sefer yaptıydı sonra. da dedi oğlum gerek yok dedi. Ondan bir daha yapmadı biraz böyle. Tabii. İnsanlar ondan irkiliyorlar. Bir de bir şatahat gibi bir oluyor. Allah muhafaza eylesin. Biraz. Böyle sıkıntılı bir o yüzden. Şeyh. Efendi. Hazretleri tercih etmedi hiç arkadaşlar şahittirler ilk zamanlarda burada bir kaç sefer falan yaptı. Sonra bir daha yapmadı zaten
emaneti olmayanın imanı yoktur. Ahde vefası olmayanın dini yoktur bu hadisi. Şerifi açıklarsanız efendim. Allah razı olsun demiş emaneti sadece birisinin size emanet ettiği bir değil emanet din emanettir ona hıyanetlik etmeyin güzel ahlak emanettir ona ihanetlik etmeyelim. O yüzden. Vefa insanlık emanetedir ihanet etmeyelim inşâallah. Allahu ekber tekbirinde. Allah’ın ekberiyetini anlatır mısınız hu ismi şerifindeki manayı onun sırrını anlatır mısınız. Maşallah. Sübhanallah nerede bu kadar derinlik. bizde ya. Allah bizi affetsin inşâallah rüyalarınızı burada kalıyorum o zaman anlatırsınız. Allah
affetsin. Hakkınızı helal edin hala daha tesettürlerle mi uğraşacağız. Mümine kadınların tesettürü konusunda açıklama yapar mısınız başörtüsüz pantolonunu makyajlı kadınlar tarikat mensubu. Olabilir mi. Olabilir. Evet makyajlı da pantolonunu da tarikat mensup olur üzerimize yapılan büyü sihir bazı ailelerin çok etkiliyor kimin yaptığını çok iyi biliyoruz fakat görüşmek zorunda olduğumuz birisi bakın kimin yaptığını çok iyi biliyoruz dediğinizde gözünüzde görmeniz lazım yaparken yaparken gözünüzle görmediyseniz suizan hiç dile dökmedi iseniz dile döktüyseniz gıybet yaparken görseniz dahi onun arkasından konuşmanız yine
gıybet yaparken görmediniz arkasından konuştunuz iftira gıybet etmek ölü eti yemek iftira zinadan daha büyük günah aile saadetimiz tehlikeye giriyor boşanmanın eşiğine geliyoruz nefsinizden bu direkt nefsinizden. İnsanlar kendi ahlaklarının güzel ahlaka çeviremiyorlar kendi ahlakını güzel ahlaka çeviremeyince kendilerince diyorlar ki işte bu büyüdendir şeytandandır o yapmıştır bu yapmıştır yok. Sen güzel ahlakını koy ortaya ben boşansın o boşanacaksa bundan. Sen sorumlu değilsin ki bir kadın güzel ahlakını koysun ortaya adam boşuyorsa boşasın onu bir erkek güzel ahlakını koysun ortaya
kadın boşuyorsa boşasın gitsin versin mahkeme inanmam. Bunları ben hiç büyüye. İnanırım. Evet nazara inanırım. Evet ama insanlar. Kendin kötü ahlaklarını kendi düşük ahlaklarını düşük seviyelerini bir başkasının üzerine bağlamasınlar yapmayın bana kadın adamı oğlanca lafı söylemiş. Geliyorlar. Ben dinliyorum şimdi bu sözleri söyledin mi diyorum ben söyledim diyor yüzde büyü yaptı. Bunun annesi o yüzden söyledim diyor. Ya diyorum bu adamın annesinin. Başka işi yok mu. gitsin de bu büyü yapsın gelin buna hakaret etsinler bu adam da bunu
boşasın diye mi yapıyor diyorum. Ben. Lafı söyleyen kadın boşanmak isteyen kadın büyüden şikayet eden kadın lafı söylemiş hakaret etmiş adama hakaret ettiği yetmiyor boşanmak istiyor bu da yetmiyor. Bunun annesi bana büyücülük yaptı diyor daha iki hafta önce dinledin mesela dinledim dinledim. Dinledim dedim dur şimdi bir dakika lan dedim bu adamın annesi kalktı yerinden dedi ki benim oğlum gelinden hakaret görsün. Ondan sonra da dedi kötü lafları işi söylesin. Ondan sonra da boşansın ondan sonra. Oğlan rezil olsun
dedi öyle mi dedim ben o yüzden mi büyü yaptı kaldı. Şimdi bu söylediğin lafları dedim kim yutar sufiler ağzınızdan kötü söz çıkmayacak sufiler ağzınızdan ahlaksız kelimeler. çıkmayacak sufiler ağzınızdan düşük seviyelik laflar çıkmayacak ahlakınızı yükseltin kadın erkek burada her ders. Her ders birbirinizde bağırmayın birbirinize çemkirmeyin birbirinize kötü söz söylemeyin birbirinize hakaret etmeyin birbirinizi bu noktada kırmayın incitmeyin diye diye dilimde tüy bitti hiçbir evde evli olanlar hiçbir evde kötü kelam çıkmasın öfke kin kasavet çıkmasın yanlış kelimeler çıkmasın
sufilerin evi cennet bahçesi gibi olmalı bu hayal olmaktan öteye gitmeli. Hayal olmaktan öteye gitmeli gerçek olarak yaşanmalı haklı olsanız dahi sünnete uygun seslenmeyin ahir zaman halk aranacak zaman değil. Hakan. Kimse senin eşin ama kadın ama erkek halka senin evladın ama kız ama birbirlerinize muhabbetle yaklaşın hakkınızı. Allah’tan bekleyin herkes birbirinden hakukugarama çalışırsa yemin ediyorum hiçbir evlilik ayakta durmaz birbirinize merhametle şefkatle yaklaşın bırakın size zulmetsinler. Kim kime zulmediyorsa zulmesin evin içi için söylüyorum bunu adam kadına zulmediyormuş iyi
zulmesin kadın adama zulmediyormuş iyi zulmesin bir gün kendisi gider giyotinin altına kılıcının altına kendisi gider kendisi tıpış tıpış gider boşanır zulmeden kendine zulmeder gider bir gün bir yere. Vurur. Duvara çarpar çarpar duvara. Sen çarpma sen sus. Sen çarpma ahlaksızlığı arttırmaktansa aşağı indirelim. O yüzden susalım. Allah muhafaza eylesin öyle her olumsuzluğu her sıkıntıya büyüdü yok nazardı. Yok işte hocaydı yok üfürükçüktü koşuşturmayın. Allah’a. Tövbe edin. Allah’ı zikredin namazlarınızı kılın olumsuzluk yaşayanlar sabah namazlarını evlerde sabah namazların kılınmıyor sabah
namazlarını da kaldırın birbirinizi telefonla ikaz edin uyarın birbirlerinizi alın kendinizi devamlı diri evde sabah namazı kılınmıyorsa. Onun rahmeti yok bereketi yok. Lütfü yok ikramı yok. Orada. Sabah namazının kılınması lazım bir anne çocuklarına. Sabah namazına kaldırması bir baba erkek çocuğunu. Sabah namazına kaldırması lazım bir baba yetişmiş bir kız çocuğunun yatağına gidip sabah namazını kaldıramaz bu abes ama bir anne. Sabah namazına kalkıp çocuklarını kaldırması lazım bir baba erkek çocuğunun gidip. Sabah namazına kaldırması lazım gelmiş 16 17 yaşında
15 yaşında 13 yaşında erkek çocuğu babası gitse kaldıracak onu o vazife çocuk 10 yaşından sonra babaya vazifesi 8-9 yaşından sonra çocuğun durumuna göre babaya ait vazifesi geri kalan. Anne bir kız çocuğunun 8-9 yaşına geldi mi annesi onu namaza alıştıracak anneler anne değilsiniz çocuğunuza yeni etekleri almasını biliyorsunuz en iyi kıyafetler almasını sabah namazını kaldırmayı bilmiyorsunuz. Çünkü siz de yatıyorsunuz babalar çocuğunuza her türlü her anlayabiliyorsunuz. 10 yaşına gelmiş bir erkek çocuğunu namaza götüremiyorsunuz zikrullah’a sohbete götüremiyorsunuz bu babalık
değil o çocuk sizden. Bunun hesabını soracak ahirette o çocuk hesabını soracak erkekler eşlerinize bu noktada öğüt verin ikaz edin irşad edin kadınlar eşlerinizi bu konuda irşad edin ikaz edin şöyle bir sabah namazı neşesi olması lazım. Sabah. Ezanlar okunurken bütün ev ayağa kalkması lazım. Herkes harıl harıl sabah namazı için hazırlık yapmalı abdestler almalı namazlar kılınmalı kısaca bir. Tevhid çekilmediğinizi. Zikrullah yapılmalı eğer müsaitse uygunsa işi gücü yerindeyse yarım saat bir saat iki saat kalli ile yapmalı. Ondan sonra
adam işine gidiyorsa gitmeli belli adamlar sabahleyin. Palas. Bandıra çıkmışlar ellerinde poğaça poşetleri ellerinde poğaça börek kağıtları veya poşetleri adam. Hımbıl. Hımbıl gözü açılmamış daha iş yerine. gideceğim de uğraşıyor yazık dışarıda poğaça ile börekle kahvaltı yapan adamın karısı ben evde hanımım ben evde hanımım diye dolaşmasın o ama dolaşıyorlar sen kalk adamın kahvaltısını hazırla yedirir ya da koy poşetin içerisine adam poşette sallarken hanımının böreğini sallasın hanımının poğaçasını sallasın o çocuk okula giderken annesinin poğaçasını yesin annesinin böreğini yesin
annesinin yapmış olduğu sandviçisin o çocuk gidip oradan niye yağında olduğu belli olmayan hangi margarinle kullanıldığı belli olmayan ne idüğü belirsiz bir börek bir poğaça yiyeceğim diye uğraşmasın. Allah muhafaza eylesin. O yüzden muhakkak ve muhakkak evlerinizi ibadet edilen. Sabah namazına kalkılan. Vakit namazlarını dümdüz gün kılınan evleriniz aşkla muhabbetle sevgiyle dolu olan birbiriyle kavga etmeyen birbirine ahlaksız davranmayan birbirine kötü davranmayan birbirine. Seviyesi düşük olmayan evler. olsun inşâallah birbirlerine muhabbet besleyen birbirine yardım eden. Kur’an’ın hakim olduğu sünnete. Resulullah’ın
hakim oldu muhabbetin hakim olduğu evler olsun inşâallah. Allah yerdekilerden de göktekinlerdendir bizi kendinden muhafaza eylesin biz de onu ondan ona sığınalım. Cenâb-ı. Hak cümlemizi korusun inşâallah halen illallah belhan da. İlgili Sohbetler 709. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 413. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 306. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ
Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.