Dergah Sohbetleri Serisi

170. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


inşâallah şu güzelmiş ya işlerinizden hoştut musunuz. Eğer bizden hoş tutsan. Allah ve resul de bizden hoştut olur. Dualarınızı eksik etmeyin demiş bizim hoşnutsuzluğum olmaz. Allah bizi affetsin. İnşallah isteriz ki herkes daha iyi olsun daha hoş olsun daha güzel olsun bizim. Sufi hayatımızda. Derviş kardeşlerden şikayet söz konusu değil o yüzden hiçbir zaman kardeşlerden. Şikayetim olmamıştır hep şöyle bakarım meseleye lazımmış. Bu da böyle olacakmış insan hayatı yaşayacak. Hasan yeter milleti öldürdün insanlar. Sonuçta hayatı yaşayacaklar hayatı yaşarlarken de

başlarına her türlü problem olay gelecek her türlü insanla da hemhal olacak düz bir hayat yaşamadım. bugüne kadar hiç ben derviş den önce de dervişim sonra da. Cenâb-ı. Hak. Bana öyle bir hayat nasip etmemiş. Hayat kurgusunun içerisinde öyle düz böyle ne bileyim işte girintisi çıkıntısı olmayan inişi. Yokuşu olmayan böyle problemsiz sıkıntısız böyle ne bileyim hani böyle. Kenarda kıyıda köşede etliye sütlüye karışmayan hiçbir böyle sıkıntısı olmayan hiçbir problemi derdi olmayan böyle bir hayat hiç. Cenâb-ı. Hak bize bahş

etmemiş. Elhamdülillah. Buna da hamd ediyorum öyle. Bu noktadan şikayetçi değilim. O yüzden arkadaşlardan kardeşlerden de öyle bir şikayetim yok şikayetç yok kendine yapıyor. Herkes. Benim hiçbir kardeşten özel bir isteğim olmaz kendime ait hiçbir kimseden arkadaşlar. Eski arkadaşlar bunu bilirler. Yeniler de görüyorlar. Şimdi eski yeni diye ayırt etmek istemiyorum artık eskisi yenisi kalmadı bu. noktada herkes eskiyor da benim hiçbir özel bir işim olmaz hiç kimseyle özel bir isteğim. Olmaz özel bir hizmet isteğim. Olmaz özel bir olmaz

herkes. Allah yolunda koşacak. Koşarken de kendince koşacak. Herkes kendine koşacak. Sonuçta başka bir değil dervişlerin üstadın yanındaki hal hareket tavır ve davranışları nasıl olmalıdır özellikle üstadın ama hitap ettiği toplumla içli dışlı olduğu ortamlarda. Dervişler nelere dikkat et nedirler şimdi bu geniş bir sohbet. Bunlar. Tabii zaman zaman hep konuşulması lazım ve cevap lazım. Bunlar konuşularak daan öğrenilecek. Eyvallah bilmeyen arkadaşlar olacak o yüzden onlar da böylece bilmiş olacak öğrenmiş olacak bir kısmı da. Normalde biliyormuş gibi ols da

bir şekilde tekrar edilmiş olacak hiç kimse bu sohbetlerden üzerine bir alınmasın alınganlık yapmasın dersini alsın. herkes. Şimdi bir şeyin illeti meydana çıkınca o şeyle alakalı hüküm verilir bir şeyin illeti yoksa. Onun hükmü de yoktur ne zaman sıkıntı oldu illet oldu. Onun hükmü o zaman meydana çıkar ben bunu sigaraya da ona bağlarım sigara. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin zamanında yoktu dört halife zamanında yoktu sigaranın tarihçesi 600 700 yıllık en fazla yoktur bile. Osmanlı’da 300 400 yıllık

tarihçesi. Öyle olunca sigaranın illeti sonradan çıktı meydana şimdi teknoloji daha da ilerledi. Tıp daha da ilerledi sigaranın illeti oldu sigaranın illeti iyice belli olunca hükmü tam olarak oturacak şimdi sigaraya haram diyoruz örnek ama bundan 200 yıl önce verilmiş bir fetvayı alıp getiriyor herhangi birisi ya sigarayı filanca mekruh demiş diyor işte. Daha önce bir. fetva çıkarmış adam veya. Birisi söylemiş sufilerin cigarasını. Dokunmayın demiş ya filancanın. Üstadı demiş ki diyor sufilerin cig arasına. Dokunmayın şimdi. Normalde o gün

için illeti bilinmiyor daha o zat da sigaranın illetini o gün için görebilmiş olsaydı o günden derdi ki. Sigara haram bugün bugün için illeti belli boğazla alakalı. Akciğerle alakalı kalple alakalı. Damar sertliği ile alakalı solunum yollarıyla alakalı kanserin sebebi % 180 sebebi sigara böyle olunca hiç kimse sigaraya helal diyemez böyle olunca hiç kimse sigaraya mekruhu mendup yok işte israfı yan geldiydi çamura battı dı demez diyemez y bir tanesi az yemiş çok uyumuş geldi. Dükkana işte bununla alakalı

benimle tartışacak dedim hiç. Burası tartışacak yer değil gel sohbete orada dedim bana bilgini. aktar önemli değil. Burası benim iş yerim ama bana bir tek bir söyle dedim helal mı dedim durdu dedim. Sen sufisin öyle değil mi. Evet ne diyor dedim sufilerin fetvasında şüphelileri dahi terk et demiyor mu dedim ben evet dedi. Sufi dünyasında şüpheli haram mı dedim ben evet dedi bunu dedim sigarayı şüphelilere dahi koysan haram mı dedim ben bu fetvaya göre. Evet dedi. Ne yapmaya

geldin. Şimdi benim yanıma buraya dedim ben kaldı seni nefsin getirdi buraya dedim sen. Tövbe. Et illeti çıktı meydana şimdi. Sufi adap erkanı açısından da zamanına göre zeminine göre illetine göre edep. Erkan değişir ya değişir mi. Evet değişir bu sufiliğin yaşandığı şehre göre şehrin adabına erkanına göre kültürüne göre o beldenin adabına erkanına. göre kültür bakış adet oradaki anlayışa göre adap değişir şimdi diyeceksiniz ki ya ya böyle adap değişir mi. Evet değişir. Bundan 20 yıl önceki adapa 20

yıl sonraki adap da değişir örneklerim ya önce önceden mesela. Şeyh efendinin yemekte olduğu bir yere davet gerekmezdi herkes oraya elini kolunu sallaya sallaya gider yemeğini yerdi şeyhin bulunduğu yer ders yaptığı yer zikir yaptığı yer sohbet ettiği yer asla o şahsa ait değildir orası aittir. Üstada ait olduğu için adap böyle olduğu için her. Derviş oraya elini kolunu sallaya sallaya gelir önceden böyleydi ama bu değişti bu önce. Bursa’da değişti. Ben bunu. Ödemişte değiştirmeye kendi kendime düşünüyordum fakat. Orası

kaldırıyordu bir müddet sonra orası da kaldırmadı ama ben çıktım oradan ilk zamanlarda bu. böyle devam ediyordu 10 kişi 20 kişi 30 kişi bir yemekte kişi oluyordu 50 kişi oluyordu ha da 6070 kişi oluyordu bunu kaldırıyordu ilk. Derviş. Kardeşler büyüdü 100 kişi olmaya başladı y bir yerde yemek var. Selamünaleyküm diyen geliyor. Tamam gayet normal gayet doğal yemek bitiyor ekmek bitiyor çatal dayanmıyor kaşık dayanmıyor yok nereye yetecek bir evde olsa olsa en bir evde. Hadi takım olsa 24

kişilik vardır. Hadi o biraz daha. Hali vakti yerinde olsun 30 kişilik kaşık çatal olsun bitti şimdi sıralam burada 40 tane kaşık çatalı olan bir ev var mı diye çok az çıkar gerek de yok israf zaten bakın gerek de yok israf zaten bu adabı. Biz. Bursa da kaldırdık kaldırış sebebimiz ne ya kardeş. bir eve 50 kişi 60 kişi bir apartmana giriyor mümkün değil bir de. Bursa’nın konjonktürü halini ahvalini bilmeyen herhangi bir. Zakir kardeş geliyor dışarıdan apartmanın ortasında

çok mühim bir iş yapıyormuş gibi bir de. Zikrullah yaptırıyor polis kapıda o yaptıran. Kardeş kendi evinde yaptırıyor öyle ha o dersi öyle yaptıran kendi evinde yaptıramıyorum dersi öyle yaptıran kendi evini de açamıyor biz bunları biliyoruz böyle olunca dedim ki yok davetliler gidecek sadece yeme ortalık ırgalı nasıl olur böyle bir diye. Şeyh efendiye şikayet ettiler işte kafalarına göre insan davet ediyorlar herkes dostunu davet ediyor dedi efendiye dedim ki efendim bir geliyor 100 kişi kimin kaşığı çatalı yetecek

dedim. Doğru söylüyor. Mustafa. Efendi dedi. Doğru söylüyorsun oğlum dedi kimsenin yetmiyor tepsi yetmiyor. sini yetmiyor tabak etmiyor kaşık yetmiyor illeti çıktı ortaya şimdi örnek. Şimdi de arkadaşlar. Kardeşler bu tip meselelere bakarken biraz böyle sınırı pek dikkat edemiyorlar. Ben hiç kimseden özel bir servis beklemiyorum bu. Sohbeti şimdi bütün herkes dinlediğinde. O yüzden çok rahat konuşacağım benim. Ayakkabımın tutulmaya ihtiyacı yok paltomun tutulmaya ihtiyacı yok elimdeki malzemelerin alınmaya ihtiyacı yok kitabımın alınmaya ihtiyacı yok benim peşimden koşmanın benim ihtiyacım

yok. Bunları istemiyorum. Benim yanımda di dikilmeyi istemiyorum. Bana özel hizmet istemiyorum asla rahatsızım bunlardan utanıyorum kendi kendime. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Birisi benim elimden bir alsa vermesem onun gönlü incinecek diye düşünüyorum verince de kendi kendime canım sıkılıyor veyahut da işte. Örneğin giriyorum paltomu alacak bir arkadaş rahatsızım ondan veya yanaşıyor bir yere arabaya koşturuyorlar. Nereye gidersem. gideyim rahatsızım bundan istemiyorum bu hani adap ve. Erkan üstadın kendi durduğu noktaya göre değişir bazı üstatlar vardır dervişlerin peşinden

koşmasını ister is bazı üstatlar vardır. İşte uçurulmak ister istemiyorum. Bunu herkes. İstemiyorum der belki de de ben gerçekten istemiyorum. Bundan rahatsızlık duyuyorum veya birisiyle bir konuşuyorum herkes oraya üçü şü istemiyorum. Her dervişin özel bir şeysi olabilir. Bir. Derviş benimle bir konuşurken bir başkasının onu dinlemesini istemiyorum. Bir kadın. Veya erkek birisi gelmiş benim başıma kadar yaklaşmış benimle bir konuşuyor bir başkası da onun yanına geliyor istemiyorum onun özel bir soracağı vardır özel bir konuşacağı vardır hani kadının birisi

geldi ya hazre. Resulullah. Sallallahu. Aley ve sellem. Hazretlerini çağırdı yakasından tuttu ona fıs fıs fız bir şeyler söyledi. Hazret-i Ayşe validemiz bunu konuyu aktarırken o kadar diyor dinlemek istedim ki. Ama diyor o kadar sessiz konuştular ki ne konuştuklarını anlayamadım kadın. Çünkü özel bir meselesini aktarıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine. Onun bir başkası tarafından dinlenmesini istemiyor bu bütün dervişan bu. Üstadı korumak için etrafına çevretme. Üstat kendisini korut makak istiyorsa çıksın dağın başında otursun. Bizim. Yolumuz celvetiye

yolu celvetiye ne demek insanların içerisinde yaşayacak o kimse bizim halvetim insanların içerisinde lın eziyetine katlanarak. Tan yaşamak insanların iftiralarına insanların dedikodularına insanların zararlarına insanların iğnelemeli hançerleme laflarıyla beraber yaşamak. Bizim. Yolumuz celvetiye bu celvetiye. Halveti bu. Halvet var sufilikte bizim halvetim insanların içerisinde insanların her türlü sıkıntısını derdini problemini her türlü meşakkatin of demeden yürümek onlar yapacaklar sana sen. of demeden yürüyeceksin ve bu noktadaki. Halvet asıl. Halvet kalbini dünya sevgisinden arındırıp kalbini makam sevgisinden arındırıp kendini mevki sevgisinden

arındırıp kendini böyle baş olma sevgisinden arındırıp o kalbi. Allah misafirhanesi haline getirmek. Yolumuz bu bizim öyle olunca ben etrafıma koruma. Çemberi istemiyorum. Ben etrafıma bir hizmet. Çemberi istemiyorum. Ben etrafımda hiç kimseyi istemiyorum hiçbir kimseyi bakın. Hiçbir kimseyi bunda hiçbir kimse kendi kendisine ya beni de istemedi seni de istemedim böyle düşünen birisi varsa ben kendi işimi kendim yaparım kendi yolumu kendim giderim kendi çorabımı kendim giyerim kendi ayakkabımı kendim kaldırırım kendi elbisemi kendim toplarım kendi çantamı kendim toplarım

ki yapıyorum yapmak isteyenlere böyle kırılmayacak anladıklarım yaptırmıyorum bu noktada çok rahat bir yaptıracaksın masasına ait husisi var dostlarım da. var açarım telefon şuraya şu lazım bunu getirin bana diyebileceğim dostlarım arkadaşlarım kardeşlerim var bu noktada. Ya ben dostu değil miyim diye düşünebilir bir kimse düşünebilir düşünebilir onu da bu önemli değil benim için. Hakkınızı helal edin ama ben bir istemiyorum etrafımda arkadaşların çember olmasını istemiyorum veya ben yolda giderken bir sohbet yerinde bir yerde arkadaşların tek sıra izah edilip.

İki taraftan bana boyun kesmelerini istemiyorum dışarıda herhangi bir salonda herhangi bir yerde. Herhangi bir herhangi bir yerde arkadaşlarım böyle koridor olup da bana boyun kesmelerini istemiyorum hayır dışarıda boyun kesmelerini istemiyorum hiçbir yerde burada dahil. Ben istemiyorum bu bakın. Gün geçtikçe. Gün geçtikçe bu adaplar bu edepler gerekli olmadığını hepimiz göreceğiz sevmek o değil. Çünkü sevmek şekil olarak burada. boynunu büküp de içinden isyan etmek değil sevmek şekil olarak boynunu büküp lafı dinlememek değil sevmek paltomu almak için koşturup

da asıl koşması gereken yere koşmamak demek değil değil bunlar yol. Koşun edep. Koşun koşun hizmete. Koşun bak bırakın. Siz beni. Ben. Yolumu. Bulurum. Ben yapacağımı yaparım ben gideceğim yere giderim ben gideceğim yere giderim yolda uyurum giderim ben yolda kalırım giderim ben benim bu noktada herhangi bir şeyim yok bir sıkıntım yok veya taşınacak bir varmış taşırım ben hiçbir sıkıntım yok benim yanımda birisinin olmasına gerek yok. Önceki üstatlar böyle şeyleri çok severlerdi mesela bazı yerlere gidiyorum yola çıkıyorlar

işte yollarda karşılıyorlar istemiyorum onlar da dinliyorlardı şimdi bunu utanıyorum. Ben bundan mümkün olsa biliyorum. Onların orada durduklarını yolu değiştirmem. mümkün olsa yolu değiştireceğim bakın yolu değiştireceğim mümkün olsa üzülüyorum. Ben buna utanıyorum bu değil. Benim istediğim bu dergaha hizmet etmek isteyenler bu dergahta muhakkak ki kendilerine bir yol bulurlar hizmet için muhakkak bu dergahta koşturmak isteyenler kendilerine muhakkak koşturacak bir alan bulurlar bu dergahta. Üstadı. Sevecekse bir kimse muhakkak. Üstadı sevebilir üstadı sevmek üstadın paltosunu tutmak demek değildir bunu.

Şeyh. Efendi. Allah rahmet eylesin onun zamanında da söylüyordum şeyhi sevmek onun işte ne bileyim etrafında koşmak demek değil onun dediğini yerine getirmek onun adabını yerine getirmek tekkeye hizmet etmek dergaha hizmet etmek muhakkak ki etrafımızdaki kardeşlerimize hizmet edeceğiz muhakkak ki etrafımızdaki insanlara nefes olmaya çalışacağız soluk olmaya çalışacağız arkadaşlar. Kardeşler asıl önemli olan birbirinizi götürmeniz. Sizin birbirinize hizmet etmeniz. birbirinize muhabbet beslemeniz birbirinize şefkatli ve merhametli davranmanız. Birbirinizin eksiğini kusurunu örtmen. Birbirinizin yanlışlıklarını bir şekilde doğrultup yol gitmeniz muhakkak

ki bazı dergahlar var vard bazı tekkeler. Vardır her şeyi şeyhe bağlamışlardır. Birisi şeyhe bir bardak su götürdü cenneti kazandı sanki veya birisi şeyhin işte mesini götürdü cenneti kazandı sanki veya birisi şeyhin işte ayakkabısını aldı cenneti kazandı. Sanki bizim yolumuzda. Bunlar. Yok ben kendimi istemiyorum bu noktada özellikle istirham ediyorum özellikle bu adapt üstadın yanına çok yaklaşılmaz birisi lazımsa onu çağırır o. Efendi. Hazretleri de öyleydi. Yanına birisi gel birisiyle konuşurken birisi gelince tak muhabbeti keserdi. Anna. Onunla özel

konuşuyor bir adım geri dur. İki kişi konuşurken müsaadesi üçüncünün gelip dinlemesi caiz değil. Burada da aynı sıkıntıyı yaşıyorum. Birisi. geliyor bana bir söyleyecek burada. Konuşacak ben bir onun özel bir meselesini biliyorum ben o burada onu aşacak diye içimdeki yağ eriyor neden sağım solum. Her tarafım dolu. Rüya anlatacak adamın burada gelip. Benim kulağıma. Rüya anlatması gerek yok. Buranın adabı açısından söylüyorum. Rüya anlatacaksın adam oturduğu yerden elini kaldıracak rüyayı orada anlatacak yeni bir çıktı burada herkes geliyor burada

kulağımı anlatmak istiyor rüyayı. Yok hayır. Rüya anlatacaksın burada herkesin içinde anlatacaksın utanıyorum utanmayacaksın sufilikte utanmak yok bu manada. Rüya dinlemeyi şimin sebebi o kulağıma anlatacak illaki. Yok kardeşim. Otur oturduğun yerde anlat arkadasın arkadan anlat veya. Hüseyin’e anlatacaksınız veya. Adnan’ı anlatacaksınız veya. Mehmet’e anlatacaksınız veya işte x kimseye anlatacaksınız kime anlatacaksınız herkesin içinden kaldır elini rüyan vardı de anlat. oradan anlat. Neyse rüyan yorumlanır yorumlanmaz rüyanı anlat oradan. Rüya. Madem ki. Salih insanların gördüğü. Salih rüyalar ahir zamanda ümmete.

Hüccet olacak delil olacak. Müjde kapısı olacak. Ondan. Herkes faydalansın ondan herkes nasibini alsın ondan herkes maneviyatlı bayanlarla konuşurken erkeklerin yanıma gelmesinden rahatsızlık diyorum bir bayan bayan. Zakir. Çavuş veya oranın bir şeyi ya onun özel bir şeyi olacak. Bir sürü adam yanımda duruyor da ya. Neden yanımda duruyorsunuz mübarek insanlar veya eşim yanımda bir sürü insan var ya neden duruyorsunuz yanımda durmayın ben normal bir hayat yaşamıyorum. Arkadaşlar bunu anlatmak istemiyorum. Ben haftanın 5 gecesi dersteyim. Benim de çoluğum.

Çocuğum 1’e kadar beni bekliyor 2’ye kadar beni bekliyor onların hafta içerisinde. Benimle görüşme en fazla 3-4 saat bu 25. yıldır böyle kadıncağız benden bir yere gidiyor. Çoluk çocuk. Etrafımda bir sürü adam var şakalaşmanın değil bu sizleri sevmedim manasında. Sakın ha bu yolu hep beraber koşuyoruz başkasının hukukunu korumaya çalışıyorum. Kendi hukukumu da değil benim hukukum yok. Kendi emde hiçbir hukukum. Yok benim kendi dairemde. Ben sadece bir başkasının hukukunu koruyorum onun özel bir meselesi var konuşacak etrafımdakiler dolayı

konuşamıyor ve ben o kimsenin özel meselesine bir konuşacağım etrafımdakiler dolayı konuşamıyorum. Hüseyin’den gidiyorum bırak ya. Hüseyin’le gideyim ben bir üçüncüsü gelmesin. Benim yanıma bir üçüncüsü lazımsa ben çağırırım onu. Adnan gel buraya derim gelir. Adnan söylerim onun söyleyeceğimi bitmiştir onun işi o tekrar geri dönecek o kalmayacak orada bayanlar için de aynı birisine bir lazım çağırıyorum ikincisi lazım onu. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti da çağırıyorum üncüsü dördüncüsü gelmeyecek neden geldin onlarla alakalı mesela her konuşulabilir. Herkesin bir

özeli olabilir dervişlerin özel olacak özel rüyası olacak olacak o diyecek ki benim özel bir anlatacağım. Bir var. Eyvallah gel anlat ama normal. Rüya anlatacak anlat kardeşim özelliğin yok. Kendine özellik biçme soru soracak sor herkesin içerisinde kendine özellik biçme. Ama özel bir sorusu var. Eyvallah özel bir sorun var. Telefon aç eyvallah gel burada kulağımıza söyle. Eyvallah. Söyleyecek laf bu dervişlerin. Hakkı bu herkesin hakkı ama benim problemimi bir başkasının duyması. Kimsenin hakkı değil. Ben bir daha konuşmam bir.

Öyle bir olmuş olsa benim sırrımı. Birisi bir başkasına anlatacak. Ben hep onu sararım. Ben sararım onu hiç olmaz olsun. Olmaz olsun böyle küçük bir olsun. sararım ben onu. Adnan’ın sırrını bir başkası neden bilsin. Hüseyin’in bir sırrını neden bir başkası bilsin birisinin ailevi meselesini bir başkası neden bilsin birisinin borcunu birisinin alacağını birisinin iflasını birisinin kızının problemini birisinin oğlunun problemini birisinin eşinin problemi neden bir başkası bilsin neden üstadına o kimse rahat bir şekilde anlatamazsın. Etrafında bir sürü insan

var x yere gitmişim ayda bir sefer görüyor orada. K kimse beni neden oradaki kimseler benimle rahat bir şekilde ilişkiye giremesin orada anlatacağını anlatamasın söyleyeceğini. Söyleyemezsin etrafta bir sürü insan var. Yok hayır bu. Sufi adabı değil bu sevmek değil. Allah bizi affetsin. Ben rahatsızlıklarını söyledim rahatsızlıkları anlattım soruyu yazana da teşekkür ediyorum tercüman olmuş bu daha da ilerleyecek sonra örnek. Birisi benim bir şeyimi yapıyor. ertesi gün o da yapmak isteyecek onu kimi engelleyecek kim. Onun ne. Mesela örnek

palto mu tutuyor birisi. Allah razı olsun ertesi gün. Ben ne olacağım haftaya derim ki ben tutacağım paltosunu neden. E ben tutacağım. E sen neden tutacaksın. E sen tutuyorsun. E ben dervişim. E ben de devrilmiş kardeşim. E ben yanda duracağım ben de yanında duracağım ben dervişliği yaşadığım şekilde söylüyorum size. Ben zakire dedim. Senin ne özelliğin var dedim ben ben zak dedi. İyi ben de. Zakir değilim dedim ama benim de hakkım kaldı. Zakir benim hakkım mı hakkım benim

şeyhim mi. Evet senin kadar benim de hakkım senin kadar benim de kim çıkacak işin içinden ben yapacağım kardeş. Sen yapmayacaksın diyebilir mi. Sen neden yapacaksın. Ben de ona derim ki sen neden yapıyorsan ben de ondan yapacağım çıksa dese ne olacak kaldı. Hayat bakın. Hayat kaldı. Ben burada dikel ben de dikelim sen neden dikiliyorsun şeyhimi bekliyorum ben de onu bekliyorum. Sen burada bekleme neden beklemeyeceğim. Sen de bekleme o zaman. Sen buradan çık sen de çık. Senin ne

özelliğin var diyor ya kendinize yapılmasını istemediğinizi bir başkasına yapmayınız yapmayalım. Sakın. Ha şunu düşünmeyin kendimi koruduğum mu düşünmeyin yok bunu böyle söylerseniz bana haksızlık yapmış olursunuz bana haksızlık yapmış olursunuz veyahut da bana böyle hizmet etmek için koşturuyordu. O yüzden. Allah rızası için söylüyorum ki benden uzak durun bana yakın durmayın dergaha yakın durun kardeşlerimize yakın durun. Hizmet edin koşturun birbirinize. Hizmet edin kenetlenin nerede. yapılacak bir iş var. Orayı yapın halledin iş bana kalınca. Yok ben bir istemiyorum.

Bunu özellikle ve özellikle söylüyorum. Allah rızası için etrafımda insanların boyun bükmesini istemiyorum yok. Yok hayır programdan çıkmışım. Ben de herkes gibiyim. Benim bir farkım yok. Hiç kimseden herkes sıralanıyor beni uğurlamak için gerçekten üzülüyor. Evet belki de işte sevdiklerini gösteriyorlar veyahut da işte hürmetler saygılarını gösteriyorlar eyvallah. Ama gerçekten üzülüyorum bir de bazen öyle bir oluyor ki kadınlar bir tarafa sıralanıyor erkekler bir tarafa sıralanıyor iyice saçlarım diken diken oluyor. İçimden hiç olmazsa kadınlar sıralandığında erkekler serfinaz etsin yürüsün

git yok. Erkekler de duruyorlar orada bu daha da bu sefer iyi olmuyor yok erkeklerle kadınlar hizmet noktasında. Biraz ayrış sınlar iç içe girişmesi birir erkek. kardeş hiçbir bayan kardeşe müdahale etmesin her ne sebeple olursa olsun hiçbir erkek kardeş hiçb kardeşe müdahale etmesin sebep. Her ne olursa olsun onların kendi içerinde hiyerarşileri var. Kendi içerisindeki hiyerarşileri kurulmuş vaziyette onlar hiyerarşis değil o yüzden bir başkasının böyle oraya müdahale etmesine gerek yok. Nerede olursa olsun bu hangi ilde hangi ilçede

hangi merkezde olursa olsun bundan rahatsızlık duyuyorum açıkça. Eğer bayanlar erkek kardeşlerden hizmetle alakalı bir destek bir yardım isterlerse buna söylenecek bir laf yok. Desinler ki bu duvarı yıkı. Verin. Bize. Siz gidin yıkın o duvarı ama duvarı yıkın bırakın gidin oradan böyle beyan kardeşlerle labali olma onlara laf söyleme onlara çemkirme onları ikaz etme onları düzeltme onların herhangi bir şeyini hizaya katma bu dergahta bir. tek üstadın işidir bir başkasının işi değildir herkes ana kuzusu herkes herkes ana herkes

belki de o çok iyi niyetli yapan. Hayır kardeşim seni nefsin müdahale ettiriyor iyi niyet değil. O neden ya senden önce bir sürü adam var ya. Y senden önce. Hüseyin var. Adnan var. Hadi bana ulaşamadılar onlara ulaşırlar veyahut da sen aktar. Lara her müdahale nefist nir her müdahale müdahale etmek yok. Benim çocuğuma. Birisi bir söylese senin şeyhin yok mu kızım derim ben var sen şeyhine. Bak sen ne başkasının lafına bakıyorsun derim çıkarım işin içinden. Veya senin başında

zakire bir bayan var mı var sen ona bak derim ne adamlarla sen böyle adamlar sana laf söylüyor derim hanginiz kızınıza laf söyletir başka bir erkeğe. hanginiz hanımınıza laf söyletir başka bir erkeğe. Edepli olun. Bunlar benim tüylerimi diken diken eder. Dergah adabı. İsa onun başında bir. Çavuş bayan var. Onun başında yetkili. Sorumlu bir bayan var. Sana ne. Allah muhafaza eylesin. Yok böyle bir o yüzden adap. Kur’an ve. Sünnet dairesinde adap ölçü dairesinde ölçü dairesinde herkesin işi var

baksın işine bak herkesin işi var baksın. Herkes işine herkes işine bakarsa işler. Allah’ın izniyle daha düzgün daha hoş olacak gibi geliyor bana. Allah muhafaza eylesin inşâallah üç. İhlas bir. Fatiha. Şerife. Amin amin. Hasıl olan sevaplar evvel zat. F KATÜ Sai mevcudat. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve gelmiş geçmiş bütün peygamber. Zişan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vası ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi.

Amin cih ebir. Sıdık. Ömer far os. Ali murah efendimizin evladı. Resulullah zevcat. Resulullah. Şüheda. Resulullah. Ashabı. Resulullah’ın ruhlarına. İmamı. Azam. Ebu. Hanife imam-ı. Şafii imam. Malik imamı haneli. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vası ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin ü. İhlas bir. Fatiha. Amin pirimiz. Seid. Abdulkadir. Geylani pirimiz. Seid. Ahmed. Rufai pirimiz. Seyid. Ahmed. Bedevi pirimiz. Seid. İbrahimi ş. Muhammed. Şahı. Mevlânâ Celaleddin.

R Hacı. Bektaşi. Veli. Hacı. Bayramı. Veli. Mehmedi. Muhiddin ifada. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vası vedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz. atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin ü. İhlas bir. Fatiha. Amin geçmiş mürşid-i kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına şeyhimiz. Üstadımız mürşidimiz canımız cananımız sultanımız. Bayındır. Hacı. Mustafa. Efendi. Hazretlerinin ruhaniyeti kerine ced ve cedarın ruhlarına. Mehdi al. Resulün. Ruhani. T kerine yaşayan. Mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin. Ruhani kerine

turuk aliyiz de gelmiş geçmiş osmanı. Ali’den gelmiş geçmiş akrabayı talukat varımız gelmiş geçmiş ruhlarına ruhaniyet ellerine ayrı ayrı. Hedik vasil ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi fevz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Estağfurullah. Estağfurullah estağfirullahelazim el. Kerim elzi. La. İlahe ill hu el hayyül. Kayyum ve etz billahi mineşşeytanirracim. Bismillahir ilahe illallah ilahe illallah la il illallah. hak muhammeden. Resulullah. Cem enbi. V mürselin velhamdülillahi rabbil alemin. İlgili Sohbetler 680. Mustafa

Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 374. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 276. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.