Var bir soru. San yanaşım biraz bıcak kapıyı da açisi şeriflerde bire. Peygamberimizin gittiklerinde bahsediyor kırmızıyı yasakladı diyor başka bir hadisi şerifte işte falanca mescitten çıktığında üzerinde kırmızı vardı diyor hani belirli bir süreden sonra mı yasaklanma burada belli bir süreden sonra yasaklandı kırmızı bisütün giymek caiz değildi yoksa bir kimsenin üzerinde kırmızı kuşak olabilir veya ne bileyim işte kırmızı yelek olabilir komple kırmızı geym veya komple bedeni örtecek kırmızı bir giymek caiz öbür türlü kırmızılı çizgili bir olabilir bunda
bir beis. Yok yok buna benzer başka şeylerde de var mesela. Urup kalkmak veyahut. Ayakta su içmek ya da hani suyu ü yudumda içmek gibi tek yudumda içtiğini 3 yudumda içti bu peygamber sah ale ve sellem. Hazretleri bir yudumda. da su içmiş ü yudumda da su içmiş oturduğu yerde de su içmiş ayaktayken de su içmiş ama normalde seferdeyken ayakta su içtiğini naklediyor haz. Ömer radıyallahu anh. Hazretleri. Biz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri oğlu da naklediyor sefer
halindeyken diyor. Onun ayakta su içtiğini gördük diyor. O yüzden seferi haldeyken veya belirli zamanlarda insan öyle bir zaman gelir ki işte şeyde ayaktayken suy içebilir otur oturmaya müsait değildir ama oturarak içmek evla olan. Üstün olan üç yüda içmek evla olan. Üstün olan insanın sağ eliyle bir kullanması yazması yemek yemesi. Sağ elini daha fazla kullanması evla olan sol elimiz düşman değil biz sol elimiz de kullanırız bunda bir beis olmaz veyahut da mesela ayakta. İnsan bir sefer içmekle.
kafir olmaz dinden çıkmaz o esnada ortam onu da gerektirmiştir müsait olmamıştır ayakta içmiştir adam suyu. Biz ayakta. O adam su içti deyip de hemen onun üzerine cş onun takas olduğuna hük edemeyiz öyle bir olmaması lazım sünneti. Resulullah’ın içinde de ehven olan. Fazilet olarak yüksek olan sünnetler var. Fazilet olarak daha aşağıda olan sünnetler var bu ne işte suyu oturarak 3 yılında içmek en evla olan. Fazilet. Üstün açısından en faziletli olan su ama öyle bir zaman gelir insan
tek yudumda da içebilir ayakta da içebilir onun küfrüne veya işte ne bileyim eksikliğine hızına hükm edemeyeceğiz abi. Cüzi irade nedir. Cüzi irade bir kimsenin kendi. Akli melekeleri le yaptığı bir şeydir. Bir kimsenin işte doyduğunda yemeği bırakması cüzi iradedir. o kimsenin cüzi iradesinin çalıştığını işarettir bir kimse kendi kendine düşünür öğlen ezan okundu benim namaz kılmam lazım der namaz ona namaza sevk eden kendi iradesidir o kimse namaz kılmayı düşünür namaz kılmak için hareket eder bu insanın cüzi iradesidir
işte sizin buraya derse gelmeniz kendi cüzi iradeniz neticesidir bir kimse cüzi iradesiyle. Kur’an’ı ve sünneti. Resulullah’ı. Yaşar yoksa bazı ehli tasavvuf kendi kendine demiş ki işte bir kimsenin dinini yaşaması cüzi iradesinin dışındadır diye böyle bir hükme varmışlar bazı ehli tasavuf yanlıştır eksiktir noksandır ya bir kimse kendi cüzi iradesiyle gayret sarf eder kendi cüzi iradesiyle belirli aşamaları geçer. Cenâb-ı. Hak ayeti kerimede mealen mücahede edenlerin yollarını açarız demiş. Demek ki burada bir. Cüzi irade var bir kimse cüzi.
iradesini kullanarak mücahede edecek. Başka bir hadis-i. Kutsi kul bana farzlarla yaklaşır demiş. Demek ki bizim yaklaşmamız cüzi irademiz. Neyi yapacağız farzları yerine getireceğiz biz farzlarını yerine getirmekle. Allah’a yaklaşmış oluruz devam ediyor hadis-i kudsi nafilelerle de ben onu severim. Ha demek ki biz nafileleri de yaparaktan biz o cüzi irademizi kullanmış olacağız yoksa bir kimse oturur. O zaman işte benim cüzi iradem. Allah’ın iradesinin içerisinde ben kalkıp. İşte bu tip şeyleri böyle yaparım burada. Cüzi irade çalışır başka bir
değil başka bir alan manevi alanda cüzi iraden çalışmaz nasıl cüzi iraden çalışmaz bir kimse herhangi bir keşif açıldığında herhangi bir ilham açıldığında onda o kimsenin cüz iradesi yoktur o tecelliyata rağ olur külli iradeye rağ olur benim kalbime şimdi. şu ilim gelsin. Ben şu anda şu kerameti göstereyim. Ben şimdi şu yakin liğe dahil olayım veya da ben normalde. Kendimi şu marifet noktasına getireyim di böyle bir. Cüzi irade kullanamaz bir kimse bu noktada insanın cüzi iradesi yoktur ha.
O noktaya erişirken cüzi iradesi vardır mesela bir kimse marifet nedir bilmektir bir şeyi bilmektir. Marifet bir şeyi anlamaktır marifet. Marifet bir şeyi etmektir. Marifet bir şeyi idrak etmektir anlamaktır bilmektir marifete giden yol vardır o marifete giden yolu biz cüzi irademizle yürürüz marifete gider. Allah’ın sıfatlarına ve sıfatlarının tecelliyatı bilme ve anlama bu marifettir bu buna bu marifete ulaşmak için bir kimsenin yola girmesi gerekir. Bu yol nedir. Kur’an ve sünnet-i. Seninin içindedir. Kur’an ve sünnet-i. Seninin içinde gizli.
veya. Aşikardır kimisine bazı yerler. Aşikardır kimisine bazı yerler gizlidir b cüzzi irademizle o marifet yoluna gireriz mesela. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri sahabeden herhalde. Harise olacak soruyor sen diyor bu imanın tadını nasıl aldın imanın tadını nasıl aldın bu imana neyle güzelleştirdin neyle tatlandırın. O da diyor ki. Ya. Resulallah geceleri uykusuz gündüzleri. Susuz ve nefsimle diyor mücadele ederim o zaman dönüyor ona ya. Harise. Sen. Arif oldun sen. Arif oldun sen. Arif oldun diyor. Ha demek ki
bir kimsenin. Arif olabilmesi için. Arif marifet sahibi insan demek. Arif bir şeyi bilen kimse demek bir şeyi anlayan idrak eden kimse demek tasavvufi manada. Arif. Allah’ın sıfatlarını bilen sıfatlarının tecelli atlarına. Vakıf olan kimse demektir ve. Peygamber sallallahu aleyhi. ve sellem. Hazretleri. Sen. Arif oldun sen. Arif oldun derken o kimsenin cüzi iradesi var nedir cüzi iradesi geceleri uykusuz kaldım o kimse gece ibadet etti herkes uyurken o namaz kıldı herkes uyurken o. Zikrullah etti herkes. Normalde. Oruç tutmazken.
O gündüzlerini oruçlu geçirdi herkes gündüz yok sıcaktı yok soğuktu derken kendi dünya meşgalesi içerisinde heva hevesinde oynarken oynaşırken o kimse gündüzünü oruçlu geçirdi ve diyor ki ben nefsimle mücadele ettim nefsimin dediklerini yerine getirmedim o zaman ariflerin ü tane şartı çıktı enteresan bir. Herkesin gittiği yoldan gitmiyorsun. Sen yap. Arif olmak istiyorsan gecelerin uykusuz geçecek. Arif olmak istiyorsan gündüzlerin susuz geçecek çöl iklimini düşünün medine-i münevvere’yi düşünün. Medine’yi düşünün. Hicaz bölgesindeki o sıcaklığı düşünün. O yakıcı sıcaklığın içerisinde susuz.
kalmayı düşünün orucunu fazlalaştırmak. Demek ki oruç marifete erişmeden. Arif olmada çok önemli bir basamak ardından bitmiyor diyor ki nefsimle mücadele ettim nefsimle savaştım nefsimle boğuştum kadınlar çıplak çıplak ortalıkta dolaşıyordu ben bakmadım kadınlar bana gel diyorlardı ben gitmedim herkes yalan söylerken ben yalan söylemedim herkes. Gıybet ederken ben. Gıybet etmedim başka bir rivayette de diyor ki dünyadan. Ben sevgimi kestim şerifte aynı hadis-i. Şerif bir yerde daha ilavesi var dünyadan sevgimi kestim dünyayla irtibatım kestim dünyayla muhabbetimi kestim marifete
ermek için iki. Sevgi bir yerde olmaz dünyayla ilişkisi olan bu manada ilişki sevme ilişkisi dünya hırsı olan dünya tğı olan ben mal biriktireceğim mülk biriktireceğim ben şunu şöyle yapacağım bunu böyle yapacağım şöyle zengin olmam lazım böyle zengin olmam. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında lazım değil. Kur’an ve sünnetin distur bir kenarda bırakıp bugünkü deccaliyetin ve. Şeytaniye düsturları kendisine düstur eden bir kimsenin kalbine. Marifetin zerresi inmez. Marifetin zerresi inmez marifet. Çünkü dilde devamlı. Allah’a zikir kalpte devamlı.
Allah’a muhabbet beslemektir. Allah’a muhabbet besleyen bir kimsenin kalbinde. Başka bir muhabbet olmaması gerekir kalbinde. Allah’a olan muhabbeti olan kimsenin marifeti olur kalbinde. Allah’a muhabbeti olmayan bir kimsenin veya kalbinde. Allah’tan gayrı şeylere muhabbet besleyen kimsenin kalbinde marifet olmaz. Bunun için de. Cüzi irade gerekir. Marifet bir kimseye tepeden laf badak kalbine inmez iner mi iner. Biz orasına karıştırmayız ehli tasavvufun en büyük hataya düştüğü noktalardan birisi budur. Allah bu işi yapmaya muktedir mi muktedir o zaman yapar ya yapar
da onun bir. Cüzi irade noktasında. veyahut da sebepler dairesinde gidilecek olan bir yolu var. Nedir o o kimse kur’an-ı. Kerim’in hükümlerine uyacak bu aklın cüzzi iradenin yapmakla sorumlu olduğu bir şeydir o kimse sünneti. Resulullah’a tabi olacak sen otur. Marifet benim kalbime pat tak gelir mi gelir oturayım. Ben gelsin böyle bir tasavvuf anlayışı yok onda. Cüzi irade var. O zaman bir kimse marifete erişmesi için. Kur’an sünnet müçtehitlerin içtihadı dairesinde yaşamak zorundadır ki marifet odur bir kimsenin kalbine
marifet inerse de o kimseye ne. Keramet lazımdır ne ilham lazımdır bir kimsenin kalbine marifet inerse o kimseye harar haller lazım değildir. Çünkü kalbinde marifet olan en büyük keramete erişmiştir kalbinde marifet olan en büyük ilhama erişmiştir kalbimde marifet olan en güzel yakınlığa erişmiştir neden o. Çünkü peygamber sallallah alei ve sellem. Hazretlerinin hadis-i. Şerifi gereğince o. Arif olmuştur zaten onun başka bir şeye ihtiyacı kalmaz. Marifetin. Özü de. Allah’tan başka hiçbir şeye insanın ihtiyacının kalmamasıdır öyle ihtiyacı hiçbir şeye
kalmayacak ki kalbinde sırf. Allah sevgisi olacak kalbinde sırf. Allah muhabbeti olacak dilinde sırf. Allah zikri olacak dili devamlı. Allah’ı zikredeyim etmedir. Kalpteki tecelliyatı. Nedir o kimsenin kalbinde. Allah’a karşı aşırı bir muhabbet aşırı bir sevgi aşırı bir bağlılıktır. Kalpteki tecelli atıdır o kimsenin sırrında marife tecelli eder tecelli eder mi eder işte sırda. Zikrullah dediğimiz o kimsenin sırf. Allah’ın sıfatlarında yok olması bu. Marifetin ayrı bir tecelliyatı dır o kimse. Ondan sonra geri döner marifet noktasında geri döner. Ne
olur fiiliyatta zikrullah’a erişir ki işte. Marifetin en uç noktası veya en. Zirve noktasıdır. O yüzden biz cüzi irademizi bu manada kesinlikle ve kesinlikle. Redd edemeyiz bizim için. Aklımızın var olduğuna işarettir. Siz öğlen yazsı namazı ezan okundu mu okundu cüzzi iradeyle namazın kılınacağını idrak eder namazı kılarsınız ve iradeniz o noktada yönlendirirsiniz yoksa kalkıp da ya irademiz bizim. Allaha. E o zaman namazı o kıldırırsa kılarız. Hayır bu tasavvufi bir anlayış değildir. Bu sapıklıktır eksikliktir yanlışlıktır. Allah muhafaza eylesin.
O yüzden biz cüzi irademize sın sıkı yapışır sebepler dairesinde gideriz kardeş bir meseleyi anlatır bizim cüzi irademiz biz gideriz kardeş. Hasan kardeş işte şunu şöyle yap bunu böyle yap. Bu cüzi iradedir. O yüzden biz cüzi irademizi kesinlikle ve kesinlikle kenara atamayız kesinlikle ve kesinlikle. yanımıza koyamayız. Cüzi irade bize lazımdır ve biz onunla hareket eder onunla yolumuzu ne yaparız buluruz. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah o yüzden bu cüz irade meselesi önemli bir mesele ehli tasavvurun en fazla
yıkıldığı noktalardan birisi bu cüz iradenin kalktığı yer var mıdır. Vardır. Ben kalktığı yer yoktur demiyorum ama biz normal noktada. Zahir noktada şeri noktada cüzi irademizin neticesinde imtihanları kazanırız veyahut da kaybederiz. Yoksa öbür o zaman der ya ne yapalım. Allah bana böyle yaptırdı senin cüz iraden yok mu var e nasıl oldu bu iş. E Allah öyle istedi böyle bir olmaz. Biz ondan sorumlu oluruz. Cüzi irade yoksa o kimsenin sorumluluğu da yoktur. Cüzi irade. Yoksa. Nedir bu delidir
adam deli veya işte del derken. çılgınca hareketler yapan aklımıza geliyor veya saftır anlamsız bir insandır. Allah muhafaza eylesin o sorumlu olmaz öbür türlü herkes imtihanın o sır perdesi olan cüzi iradenin neticesinde ama olumlu ama olumsuz noktada durur. Evet konuyu fazla uzattık kalpte kalü belada. Cüzi irade var mıydı orada. Cüzi irade güzel bir soru kalü belada cüz irade vardı bunu bir sohbette daha bana sorarsanız ben de derim ki başka bir sohbette kalü belada cüz irade yoktu diyeceksiniz
ki. Nasıl oluyor bu. Evet şeri daireden bana sorarsanız. Cüzi irade kalü belada vardır şerii daireden bana birisi gelse kalü belada. Cüzi irade var mıydı vardı derim ben o o kimse de. Çünkü neden bir ona hitap ediyor bir şeyin hitap etmesi demek. Allah ona hitap. ediyor el. Rabbim. Ben sizin rabbiniz değil miyim. O hitaba. Nail olan hitaba. Mazar olan bir cisim var bir var. Onlar diyor diyorlar ki. Bela. Evet sen bizim rabbimizsin doğru mu doğru bunu bütün
tefsir kitaplarında bütün işte fıkıh kitaplarında bulabilirsiniz bu şeri noktada böyle algılanması lazım. Böyle anlaşılması lazım. Ben buna. İtiraz etmiyorum bu noktada duruyorum ben de ama benim içimdeki bu mesele daha kalli bir nokta öyle okuduğumuz gibi değil. Belki de karmaşık gelebilir ne. BİM karışık gelebilir açık. Ben fikirlerimi gizleyen bir insan değilim bu noktada anlayışları gizleyen insan değilim. Onu da bir derste size anlatırım inşâallah tamam bu kadar bir kafanızda bir çivi çakılsan bu böyle. Ama bunun içi farklı
değil içi olur evet muhakkak ki. akıl vardı akıl var olduğu için onlar da dediler ki evet sen bizim rabbimizsin muhakkak ki onlar raberin orada o noktada kalü belada evet diyen bütün insanlar bütün. Ruhlar. Allah’ın. Ben sizin rabbiniz değil miyim hitabına eriştiğini göre demek ki o hitabı gördüler o hitabı anladılar o hitabı idrak ettiler. Ama bu ben biraz açayım da yine milletin kafasında kal ama bu o kimselerin aklının üstünlüğünden idrakinin üstünlüğünden değil. Anlaşıldı mı. Allah’ın onlara gösterdiği.
Lütfü ikramından ihsanından. O yüzden. Onlardan cevap veren onlardan cevap veren aslında o ruhların kendi akıl yapıları değildi. Allah’ın. Dizayn ettiği. Allah’ın oturtur yerleştirdiği bir anlayış bir idraktir onlar o. Ruhlar. Kendi kendilerine belli bir. Kemale gerekten. Evet sen bizim rabbimizsin cevabını verebilecek kapasitede ve anlayışta. değillerdi. Anlaşıldı. Aslında bu vecedena olursa soran allah’tı cevabı verenden. Muhammed. Mustafa’nın nuruydu. Evet burada kalsın. Sonra hamur. Ondan sonra. Nur muhabbetleri gene girer. Evet bu da çok güzel. Külli irade. Külli irade direkt.
Allah’ın iradesidir işte. Marifetin öyle bir noktası gelir ki orada o kimse külli iradeye teslim olur. Aslında biz cüzi irademizle bir şeylerle bir şeyler yaparken külli iradeye doğru koşarız külli iradenin içine doğru gideriz külli iradenin içinde hareket ederiz fakat biz burada. Cüzi irade ve. Külli irade olarak ayırırken bizim cüzi irademiz sorumluyuz imtihanın özü orası külli iradeden sorumlu değiliz. Biz namaza doğru gelirken bir kör kurşuna kurban gidebiliriz bu. Külli irade. Anlaşıldı mı. Aslında kör kurşuna. Gelirken bizim için.
Külli irade o kurşunu çeken bir. Cüzi irade verir yine tetiği çeken var. O adam tetiği çekerken. Aslında onun için yine. Cüzi irade ama sonuç olarak. O tetik bize bize tevafuk ederken bize ulaşırken orada. Külli irade çalışıyor. Fakat o tetiği çeken yine sorumlu. Biz zannediyoruz ki ya adam kör kurşuna kurban gitti. Allah onu öyle istedi doğru. Allah onu öyle istedi ama o tetiği çeken kimse de sorumlu. O senin için. Külli irade sonuç. Anlaşıldı mı o başlangıç olarak
tetiğin çekilmesi. Cüzi irade yine o tetiği çeken o kimse sorumlu. Anlaşıldı burada külli iradeyi de yerli yerine oturtur lazım. Bir kimsenin doğumu. Külli irade ölümü. Külli irade buna söyleyecek bir sözümüz. Yok ben evlenmeyi de külli iradesinin içine koyarım ama insan evlenirken cüzi iradesiyle gider. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti işte yok onun kaşı gözü hoşuna gider yok kimisinin bunun malı mülkü güzel der. Öyle hoşuna gider kimi kadın bakar o yayla gibi adam der. Öyle hoşuna gider
evlenir ama sonuçta bu noktada da insan cüzzi iradesiyle külli iradeye koşar o zaman. Külli irade ne dünyanın sağdan sola doğru külli iradene. Dünyanın güneşin etrafında külli iradene işte saman yolunun başka bir merkezin etrafında külli iradene işte bütün yaratılan her şeyin. Arş allanın etrafında külli iradene. Arş allanın etrafında bütün ruhların. Arş alanın etrafında. Bunların hepsi de. Külli irade. Cennet. Külli irade. Cehennem. Külli irade içindeki yaratıklar. Külli irade levhi. Mahfuz. Külli irade. Bunların hepsi de. Külli irade bizim
onlara dokunacak onlara seslenecek on müdahale edecek bir noktamız yok o yüzden. Cüzi irade cüz çok küçücük minicik bir demek o külün içinde o büyüklüğün içinde. Biz küçücük bir irademiz var bizim. Biz de o irademizi çok büyük bir irade gibi görüyoruz ki. Allah muhafaza eylesin o da yanlış anlaşıldı bizim irademiz bizim sadece kendimizi yönetmeye kaka. Biz güneşi yönetemez ayı yönetemeyen neti. Cehennemi. Peki o daha önceden anlatmıştın da kadere rıza göstermekle külli iraden arasında bağ. Efendim eim kadere
rıza göstermekle. Külli irade arasında bağ kurabilir miyiz zaten külli iradeyle kaderin arasında bir fark yok ki evet bir sohbetimizde. Allah sizi zikretmeden siz. Allah’ı zikredeyim iin sözü buradaki. Külli irade cüzzi irade farkı nasıl ol biz yine de o noktada. Allah bizi. Zikreder. Evet doğru. Biz onu zikretmeden o bizi zikretme. Haz. Ali radiyallah. Hazretlerinin sözüdür perdenin gerisinden bir söz amma velakin. Biz. Cüzi irade noktasında. Allah’ı zikretme işti akımdan. Biz sevap alırız. Cenâb-ı. Hak bizim sevap almamızı hususi
bir noktada hususi bir. Allah bundan sorumlu değil hususi bir noktada bizim sevap almamızı istediğimizden dolayı bizim gönlümüze zik bir kimsenin istidadı cüzi iradesi aynı bir kimse cüzi iradesiyle istidadı genişletebilir yoksa tembellik hüküm sürer herk zerreden ky. Her ‘ zikretmek bir kitap. Evet gelme. Ne oldu dayanamadım mı y hocam sizin hasretiniz dayanamadım. He hocam. Size bir soru sor. Muhammedi. Mustafa’nın nurunun kokusunu hayvanlar da alır mı. Muhammedi. Mustafa’nın nurunun kokusunu almayan bir zerre yoktur farkında olun ama olmaz
yaratılan her. Muhammed. Mustafa’nın nurunun yüzüme yaratılan. Her şeyı hak ağzımızdan çok. bereketi versin inşâallah. Amin şimdi yaz günü hava sıcak şeyler de geçiyor saatler. O yüzden kısa tutmaya çalışıyoruz. Allah razı olsun bu kalabalıklığı insana şevk veriyor heyecan veriyor. Cenâb-ı. Hak sayınızı aşkınızı muhabbetinizi artırsın. İnşallah amin. Şimdi bazen. Az zamanda. Cenâb-ı. Hak çok şeyler ihsan eder. O yüzden böyle bir zamanı yaşatsın inşâallah. Rahman. İnş derslerinize devam edin zikrullah’ı asla kesmeyin. Az önce marifeti anlattım insanı marifete ulaştıran
en önemli şeylerden birisi. Zikrullah. O yüzden zikrullah’ı ve dersinizi asla ve asla gevşek bırakmayın. Gözlerinize sahip olun şimdi yaz günü en büyük sıkıntı bu bir bakıştan yıkıldığını an olur bir dokunuştan yıkıldığını an olur bir böyle kalbinizin o tarafa doğru meylinden dolayı yıkıldığını an olur kendinizi diri tutun kendinizi devamlı. Zikrullah. la diri tutun. Zikrullah ölüyü diriltir. Çünkü. Zikrullah dağınıklığı toparlar. Ya bir insan dağılır ya veyahut da düşüncesi dağılır kalbi dağılır fikriyatı dağılır onu. Tevhit. Zikrullah o toplanır
bir insan. Zikrullah zayıflığını zikrullah’a geçiştirir zikrullah’a o kimse kuvvetlenir o kimse öyle bir kuvvetli hale gelir ki o. Cenâb-ı. Hak ona öyle bir hal verir ki artık ona nefis ve şeytan. Galip gelmez bir kimsenin şeytana galibiyeti. Zikrullah ladır o şeytanın üzerine. Tevhit kılıcını çeker. Zikrullah. Allah. Allah nidalarıyla. Tevhid nidalarıyla şeytanı indirir aşağı gözünü zikrullah’a tevhidle muhafaza edersin muhafaza etmezsen benim gibi kör olursun sonra. Allah muhafaza eylesin. O yüzden gözünüze sahip çıkın kalbinize sahip çıkın kalbinizden. Vay
bu kadının şurası şöyleymiş. Bu kadının. Burası böyleymiş bu düşünceleri atın kalbinizde. hep. Allah muhabbeti olsun kalbinizde hep. Resulullah muhabbeti olsun kalbinizde hep. Allah’ın. Aşk filizleri olsun kalbinizle. Allah’la görüşün. Allah’la konuşun. Allah’la dertleş kalbinizden içinizden onunla konuşun. Belki de size bu tuhaf geliyor şimdi. Belki de bu size değişik geliyor. İnsan işte ya bize böyle öğretilmedi diyebilirsiniz değişik şeyler yorumlayabilirsiniz işin kısasını söylüyorum size işin yolun en kısa noktasını söylüyorum kalbinizde. Allah’la muhabbet edin. Allah’la konuşun ondan isteyin. Ondan
yardım dileyin ona dua edin içinizden onunla içinizden bir bağ kurun. Ya. Rabbi beni bundan muhafaza eyle. Ya. Rabbi buramı şöyle eyle. Ya. Rabbi buramı böyle. Eyle. Ya. Rabbi şu halimi. Eyle onunla kalbinizden bir ilişki kurun muhabbet kurun ve o muhabbeti. Sıkı tutun çalışırken yolda görürken ne işinizde olursa olsun kalbinizde. devamlı. Allah’la olan o muhabbeti. Fıkır. Fıkır kaynatın. Kendinizi bu zamanda ancak öyle muhafaza edebilirsiniz öyle koruyabilirsiniz. Eğer kalbinizden. Allah’a bir bağ kuramıyorsak ibadetler zahirde kalır o namazda.
Allah’la konuştuğunuzu bilin o namazda. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle konuştuğunuzu bilin o namazda. Bütün velilerle bütün evliyalarla bütün mümin erle konuştuğunuzu bir halaka kurduğunuzu bilin namazı öyle kılın veya. Zikrullah yaparken o. Zikrullah da. Allah’la. Meleklerle peygamberlerle. Bütün velilerle bütün ümmetin müminleri le beraber halakaya oturduğunuz anlayın idrak edin öyle halakaya oturun böyle bir hal düşünün. Her namazda. Allah’la konuştuğunuzu. Allah’la sohbet ettiğinizi onunla iletişim kurduğunuzu. Anlasanız idrak etseniz namazdan kafanızı kaldırabilir misiniz o zikrullahtan kalkabilir misiniz. O
yüzden her la ilahe illallah deyişin de sizinle beraber meleklerin peygamberlerin evliyaların. enbiyaların bütün mevcudatın. Tevhit çektiğini idrak edin tevhitten geri durabilir misiniz duramazsınız. O yüzden kendinizi öyle hemhal edin. Bu sıcak havalarda kadınların böyle soyunduğu perişan bir şekilde sokaklarda dolaştığı zamanda. Allah’ı zikretmek var ya işte en büyük iş bütün haliyle fiilleriyle kalbiyle diliyle. Allah’ı zikretmek var ya en büyük iş o en büyük işe sımsıkı yapışın kadınlarınıza sahip çıkın her derste söylemeye gayret edeceğim kız çocuklarınıza sahip çıkın.
Oğlan çocuklarınıza sahip çıkın ahlaksız yetişmelerini önleyin kadınlarınızı kızlarınızı tesettüre riayet ettirin olabildiğince olabildiğince onları. İslam ölçülerinde. Yaşatmaya gayret edin olabilcek etmeyin olabildiğince onların ihtiyaçlarını görmeye çalışın olabildiğince. İsyan etmelerini önlersiniz onların fikirlerini alın evde tatlılık olun onların düşüncelerini alın uygulamaz dahi evde tatlılık olun çocuklarınızla arkadaş gibi olun bu zamanda çocukların. arkadaşları televizyonlar oldu sokaktaki bozuk insanlar oldu siz de arkadaş olun çocuklarınızla. Eşlerinizle. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin tebliğ edin. Etrafınıza komşularınıza. Arkadaşlarınıza tebliğ edin. Neyi. Allah ve
resulünü şeyhinizi tebliğ etmeyin ayrı bir yol yok bizim bizim ayrı bir yolumuz yok. Bizim. Yolumuz. Kur’an ve. Sünnet bizim liderimiz. Resulullah sallallah aleyi ve sellem. Hazretleri başka bir liderimiz yok bizim. Eğer ki siz kalkar etrafa üstadının ne kadar mükemmel olduğunu üstadının ne kadar iyi olduğunu üstadının ne kadar mübarek olduğunu anlatırsanız yanılgıya düşersiniz anlatılacak olan kimse. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri insanlar taklit etseler dahi taklit etmek için. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri yeter örnek alacaklara.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri örnek olarak yeter geri kalan hepsi. de gelecek geçecek. Baki. Olan. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri anlatılacak şahıs noktasında insan noktasında baki olacak olan. Baki. Olan. Allah’tır. Allah’ın. Kur’an’ını. T edin. Yolumuz. Allah’ın ıdır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sünnetini tebliğ edin. Yolumuz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sünnetler deir müçtehitlerin içtihatların tebl edin. Yolumuz budur. Yolumuz başka bir değildir topluluğumuz. Bu olsun toplanmamış dağılmamı bu olsun anlayışımız bu olsun bu
yeter insanlara. Allah bizi muhafaza eylesin nefsimizi uydurmasın. O yüzden bu dairede bu noktada. Kardeşliğimiz devam etsin devam ettiği yere kadar. Cenâb-ı. Hak hayırlı. Bir menzile ulaştırsın inşâallah haklarınızı edin bizden yana da helal olsun. İnşallah. Cumartesi günü gündüz öğle namazından sonra kadınlara burada sohbet var şimdi serbestsiniz sorusu olan varsa sorsun. yine. İlgili Sohbetler 502. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 335. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 236. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf
– Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.