Sohbet Metni
inşâallah ondan sonra okuya bildiğimiz gidebildiğimiz yere kadar okuyacağız gideceğiz inşâallah ben bunu geçen hafta okumuştuk madem ki bizim gözümüzde birçok illet var yürü kendi görüşünü dostun görüşünde yok et bizim görüşümüze bedel onun görüşüne güzel bir karşılıktır bütün maksatları onun görüşünde bulursun bizim görüşümüze illet var ya normalde insanlar heva ve heveslerine uyarlar sa şeytana uyar larsa muhakkak ki görüşlerini bir sıkıntı bir problem olur dünya sevgisini kendilerine bu yıl varsa görüşlerinde bir bulanıklık olur kimin görüşünde bulanıklık olmaz
normalde cenab-ı hakka dost olan bir kimse zehra bakın dostum ulaşmış oveli kimselerin görüşlerini bulanıklık olmaz çünkü hani bu buharide geçen meşhur hadisi kutsi var ya kulun bana nafile ibadetlerle yaklaşır diyor onun malum başlangıcı var ya kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de onu harp ilan ederim kulumu bana yaklaştıran şeyler alsın en çok hoşuma giden mi ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder sonunda sevgime kavuşur sevgim eğer onu bir sevdin
mi artık ben onun işittiği kulağı gördüğü gözü tuttuğu eli yürüdüğü ayağı ahmeti kalbi konuştuğu dili olurum benden bir şey isterse veririm benden sığınma talep etti mi onu ima yemi alır korurum ben yapacağım birşeyde mümin kulumun ruh bu havuz etmedeki tereddütüm kadar hiç tereddüte düşmedim o ölümü sevmez ben de onu sevmediği şeyi sevmem der buhari bunun değişik farklı bu hadisin farklı izahları veya farklı yollardan gelen farklı kelimelerle bu hadisi kutsi okuyabilirsiniz o yüzden o kul allahı çok
sever allah da onu çok sever allah onu çok sevince gören gözü olur işte bu gören göz olunca onun görüşünde bulanıklık olmaz o duyan kulak olunca onun duruşunda bir bulandık olmaz tutan el olunca onun tutuşunda bir bulanıklık olmaz akleden bir akıl olunca onun aklında bir bulanıklık olmaz söyleyen dili olur deyince onu söylediğinde de bulanıklık olmaz o da bu hale erişinceye kadar bizim görüşümüz de bizim duruşumuz da bizim bir işimiz de bizim söyle işimizde bir bulanıklık olması mümkün
muhtemel hatta daha fazla çünkü hani başka bir hadisi şerifte hiçbir kimse yoktur ki onun bir hatası onun bir günah olmamış olsun ama hata işlerin günah işleyenlerin en hayırlısı allaha tövbe edenlerdir tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir buyurdu hz peygamber sallallahü ve sellem o yüzden bütün ümmeti muhammedin bütün kullanın bakışında bir bulanıklık olur mu elcevap olur o dostluk şerbetini için c ye kadar o kemale erince kadar onların görüşlerini de duruşlarında her daim bulanıklık olacaktır o yüzden ne
bir sufilikte bir kimsenin üstadına tam olarak teslim olması bağlanması bir sebep onun görüşü henüz daha bulanıklık tan kurtulmadı taa nereye kadar ta ki o kimse velilik şerbetini içince kadar ta ki o kimse mürşitlik postunu oturunca kadar öbür türlü o zamana kadar onun görüşüne hep illet var mıdır elcevap hep illet vardır o yüzden hz Mevlânâ der ki sen kendi görüşünü dostun görüşünde yok et yani sen kendi görüşünü bu noktada kendince bence çok büyütme onu ilahlaştırma ya git
sen üstadının görüşünde kendi görüşün yok et ya da allahın kuran ve sünnetin de beyan etti hükümlerde kendi görüşünü yok et yani bence böyle olması lazım deme ya bugün insanlar şimdi hadi bir üstada bağlanmadı hadi hadi bir veliye gidip intisab etmedi iyi kuran ve sünnete sımsıkı yapışsın eyvallah şeriatın kuran ve sünnetin hüküm o da kendince bir şeyler değiştirmeye kalkma kendi görüşünü kendi aklını ilahlaştırma bence böyle olması lazım deme kuran belli sünnet belli imamların işte adıbelli sen bence
böyle olması lazım deyip de kendi görüşüne ilahlaştırma sebep çünkü senin görüşün bulanık bir görüşte çünkü senin görüşün heva ve hevese dayalı sen tam razı olma noktasında değilsin razı olma noktasında olmadığın için ve raziye etsende tecelli etmediği için senin görüşün de bakışında duruşunda yürüyüşünde tutuşunda hep bulanık olacak allah muhafaza eylesin o zaman bizim görüşümüze karşı bedel onun görüşüne güzel bir karşılıktır bütün maksatları onun görüşünde bulursun o zaman sen kendi görüşünü al bir kenara koy şeriattan kuran ve
sünnete sımsıkı yapış kendi görüşünü al kenara koy sen tarikat 3ün üstadının görüşüne sımsıkı yapış sen kendi görüşünü kenara koy hakikat noktasında vakın hakikat noktasında cenabı peygamber sallallahü ve sellem hazretleri sana ne diyorsa sen onu yapmaya çalış o zaman zaten o hale geldiyse o kimse rızkı razı noktasına geldi razı noktasına geldiyse o böyle kendi kendine kendi oturduğun yerde işte iyiliğin gelmesini kötülüğün gitmesine karşı bir tavrı göremezsiniz onda o razı olmuş ne iyiliğin gelmesi için mücadelede ne de
kötülüğün gitmesi için mücadelede o başına her ne geliyorsa ondan geldiğinin farkındadır bu bütün müslümanların kabullen e bileceği bir şey değildir bu müslümanlar ve müminler sufiler bu tip meselelerde çok zorlanırlar o yüzden ben o razı olan kimseler o bu kısmetlerin de ne varsa onların başına geleceğini ama iyilik olarak ama kötülük olarak ama bela olarak ama müsibet olarak ama hastalık olarak ne gelecekse onun başına gelecek o olacağını o kimse şöyle düşünür ben bu beladan nereye kaçarsam kaçayım bela
benim peşimden gelir beni bulur hatta benden önce gideceğim yara gel oturur ben belanın kucağına gider koşarım ben ha benden önce orada bir yangın olur o yangın benim hani hz Mevlânâ kader tecelli edecekse senin gözün bağlanırlar aklın susar seninde ne yaparsın sen gider koşarsın normalde o bela ve musibetin o sıkıntının kucağına gidersin ve normalde sen belanın kalkması için ne kadar çaba sarf eder sen saffet o bela senden gitmedikçe gitmedikçe yani senden alınmadıkça senin gayretine gitmez o allah
razı olan onu velio mürşit kimseler böyle düşünürler böyle hareket ederler ama onlar halkın şeriatını ifsad etmemek için sanki beladan kurtulmak için mücadele ediyormuş gibi görünürler ve ya da o hastalıktan kurtulmak için mücadele ediyormuş gibi görünürler ama iç alemleri ne böyle bir şey olmaz sebep çünkü razı lık noktasında her gelen ondan gelmiştir ister bela olsun ister iyilik olsun her sıkıntı ondan gelmiştir seni ister feraha kavuştursun isterse sıkıntının içine görürsün o yüzden ben normalde oo razı olma yolunda
olan lazım razı olma yolunda olana lazım olan şey hakka teslim olmasıdır o kimsenin kayıtsız şartsız şeksiz şüphesiz her şeyini ona teslim olmasıdır hatta kendi ve kendisi o sakalı her şeyde ona teslim etmektir insanlar birşeyleri kendilerinin zanneder ilmi kendisinin zanneder aşkın kendisini zanneder muhabbeti kendisinin sana dar sevgisini kendisini zanneder evladını kendisini zanneder malını kendisini zanneder işte eşinin kendisini zanneder her şey kendisinin zanneder bu biz andan ibarettir başka bir şey değildir oy sahibi kimse gerçek manada hakikat manada
insanın bu dünyada hiçbir şeysi yoktur insanın hiçbir yerde içmiş ses yoktur ama insan o hakikatten uzak olduğundan dolayı ne yaparsa yapsın bunu anlayamaz bunu algılayamaz ve o kimseler dünyaya aidiyet beslerler dünya ve dünya ile alakalı bütün her şeye ait besler ay diyet besler ve onların içinden bir tanesini kaybedersen bir tanesi benim elimden giderse diye bu müthiş bir şekilde korkuya kapıldılar allah muhafaza eyle ya o yüzden onlar belayı hoş göremezler onlar sıkıntı hoş göremezler ondan çünkü dünyaya
ait et kesmeden dünyayı seven kimse beladan musibetten sıkıntıdan dertten gamdan kasvetten her şeyden uzak durmaya çalışır ve bir şey ona gelecekti ödü kopar ve onlar nimetler gelince şükrederler nimetler ellerinden gidince şikayet ederler allah muhafaza eylesin ben o yüzden derim cenab-ı hak insanlara vermiş olduğu nimetlerden geri döndürme sin sebep onlar nimetlerin hatta bol bol versin allah onlara sebep çünkü onlar o nimetlerden uzak durunca küfüre bile düşerler allah muhafaza eylesin o yüzden dua edin etrafınızdaki insanlar nimetten içerisinde
dolaşıyorlar sağa onlara değil ki ya rabbi sen bunları nimetlerini artırır sen bunları şükürleri de artır sen bunların hamileliğinde arttır ki bunlar senin verdiğin nimetleri ham desinler şükretsinler ve nimetlerden bu vücut toplardan ikramlardan beri kalmasınlar veri kalırlarsa allah muhafaza eylesin şikayet ederler şikayet ederlerse allah korusun dinlerinden imanlarından olurlar rabbim muhafaza eylesin o yüzden etrafınızdaki insanlara dua edeceksiniz kendinize etmeseniz daha etrafınızdaki insanlara dua edeceksiniz allah onların onları olan nimetler de arttırsın allah onların şükürleri de arttırsın sebep çünkü
şükredenler e cenab-ı hak nimetlerini artırır onlara da şükrü tavsiye edeceksiniz onları şükretmeyenler için de dua edeceksiniz eşlerinizle çocuklarınıza anne babalarınıza arkadaşlarınıza dua edin cenab-ı hak onları nimetlerin arttırsın aynı zamanda da şükür lerini arttırsın harflerini arttırsın herkesin de arttırsın ki onlar allah muhafaza eylesin dilleri sürmesin ayakları sürmesin elleri sürmesin çünkü kolay bir şey değildir bir kimse nimetin içerisinde de ben 10 nimete muhtaç olmak o nimeti uzak durmak gerçekten kolay değildir o yüzden dua edin mesela insanlar bunu
görmezler nimet deyince yemek içmek ev mal-mülk para pul zannediyorlar bu da değil bir üstada yakın olmaktan nimettir bir tarikat haline içerisinde olmakta nimettir bir velinin dairesinde olmakta nimettir bir mürşidi kamilin bir üstadın bir allah dostunun dairesine olmakta nimettir çünkü o kimse o nimet tende uzaklaşınca allah muhafaza eylesin oradan da küfre düşer bir tek bir kimse arabası gidince küfüre düşmez asıl sıkıntı oradadır zaten no kimse o nimetin kadrini kıymetini bilmez de o halakadan uzaklaşınca o zaman da
küfre düşer hatta öyle bir hale gelir bu fakir onları görmüştür önceden zikrullah alakası da o kimse durur üstadın yanı başında durur bir müddet sonra nefsine uyar heva hevesine uyu ben sana uyar araya iki ayaklı şeytanları uyar o halakadan uzaklaşır bu sefer sekir alakasına da üstatları da velilere de düşmanlık yapar o zaman da zaten hapı yutar o hadise kötü tecelli eder allah onun ondan intikam olur allah muhafaza eylesin asıl nimet odur bakın asıl nimet olur o yüzden
bu insanlar razı makamında olmadığından dolayı onlar böyle mi içinde bulundukları nimetten uzak olmamaları içinde ne yapacağız dua edeceğiz bu çünkü raziye ulaşıncaya kadar herkes tehlikelidir kendi görüşünü hakkın görüşüne tevbe edince kadar tehlikededir herkes meselenin içyüzünü bilmez perdenin arkasını görmez perdenin arkasını görmeyince kendi aklını ilahlaştırmak heva ve hevesini ilahlaştıran kendince hükmetmeye başlar kendince de hükümetince çuvallar gider allah allah muhafaza eylesin o yüzden bize lazım olan hakka teslim olmaktır bize lazım olan hakka teslim olanlara teslim olmaktır bize
lazım olan olur yani hakka teslim olma noktasında değilsen hakka teslim olanlara teslim olacaksın eğer hakkı teslim olanlara teslim olamıyorsan yandı ketenhelva allah muhafaza eylesin o yüzden bu buraks ılık yolunda yani cenab-ı hakka olan yakınlık yolunda kendi görüşünü allahın görüşünü tevdi etmek yolunda sen allaha ibadette de allaha ibadet etmekle emrolunmuştur un ve sana gelen her neyse onu hoş karşılamakla emre olmuşsun şikayet etmekte değil ve ancak sana geleni hoş karşılar san bela mü su ve sıkıntı dert kamkas
eve bu varlık yokluk her ne geliyorsa başına dışarıdan sana geliyor sen bunu hoş karşılamakla yükümlü sün yani bunu hoş karşılamazsan bunu tatlı karşılamazsan sevgiliden gelen bir hediye olarak görmezsen sen kemale eremezsin allah allah rahmet eylesin şeyhim öyle demişti bana yatağın ucunda oturdu musa efendi bundan sonra bir dizi ne dedi gül yağı dökecekler bir dizi ne dedi ateş dökecekler oğlum ne gül yanı dökene de karşı hani böyle bir ona farklı davranacaksın ne dedi ateşe farklı davranacaksın yani
bu eğer siz kemale erme yolunda yürüyeceksiniz kimisi gelecek sizin dizinize gülyağı dökecek kimisi gelecek sizin dizinize ateş dökecek kimisi gelecek onun dili gül dili olacak tatlı tatlı konuşacak kimisi de gelecek onun dili ateş olacak sizi yenilecek size eleştirecek size laf söyleyeceksin hakaret edecek ve siz bunları sahibinin olduğunu görüp olduğunu görüp ona göre idrak edeceksiniz buradan şu aklınıza gelmesin kötülüklerle mücadele etme zalimlerle mücadele da adaletsizlikle mücadele etme değil bu sen kendi iç dünyanda bunların yaratanın allah olduğunu
bil allah muhafaza eylesin heee kaza ve kaderin ondan geldiğini bil ve ona razı ol sakın kaderle pençeleşmek ne sakın kaza ile pençeleşmek kaza ve kaderle pençeleşen ler hep mağlup olurlar bunu unutma hiçbir zaman iyi bakın hiçbir zaman bunu unutma sakın fıtratında pençeleşmek ama sakın o sakın başına gelen bir şeyle pençeleşmek ne sen böyle ondan şikayetçi olma ondan şekvacı olma allah muhafaza eylesin ve sana gelenlere sabretmez sen yani allah muhafaza eylesin hadisi kutsi de başka rap arasında
mı başka rab bulamayacağın a göre bu küfüre düşersin allah muhafaza eylesin o yüzden kaderiyle pençeleşen ler kaderiyle pençeleşmek ne demek keşke kadın olsaydım keşke erkek olsaydım keşke boyum uzun olsaydı keşke boyum kısa olsaydı keşke cüce olsaydım keşke ki metre olsaydım keşke şunu olmasaydım ya bunlar senin elinde değil haberle pençeleşmek ya keşke benim annem babam bunlar olmasaydı ya pençeleşmek mi annenin babanın senin kaderin senin kaderin ya keşke benim babam böyle olmasaydı ya senin kaderin sen bununla pençeleşmek
ve bakın gün içerisinde insanların küfre düştüğü yerler bunlar gün içinde küfüre düşüyor benim keşke benim boyum uzun olsaydı ya pençeleşmek kaderine boyunu senin tespit eden allahh ama sen istediğin kadar selvi misin sulak arazide büyük boy atacaksın ya keşke benim şu an şöyle olsaydı ya senin elinde mi benim gözlerim mavi olsaydı ya senin elinde mi o senin elinde değil bunlar ne bunlar kaderle pençeleşmek seni doğurmaz olaydım bir kaderle pençeleşiyor küfüre düşüyor bakın küfüre düşüyor o nereden senin
gibi oğlum oldu nereden senin gibi çocuğum oldu kızım oldu nereden senin gibi evladım oldu kaderle penceresinin yapma allah muhafaza eylesin bakın kaderle pençeleşen ler eninde sonunda yeniler ve hatta genel anlamda küfüre düşerler ve bizim toplumumuz ne yazık ki dini bilmediğinden dolayı gün içerisinde bunların çoğunu konuşur çoğunu söyle kazayla pençeleşmek ne işte yolda giderken başına bir tuğla düştü bir kaza ile pençeleşmek keşke o yoldan gitmeseydin ya gidecek kaza gelecek ona ve hatta bir hastalık oldu keşke şöyle
yapmasaydım bu hastalık onda olmazdı canım kardeşim olacak ya ne alakası var kazayla pençeleşmek ne sen onu böyle kalkıp da farklı algılama gelmiş bir şey sana onu sabırlı onunla nasıl mücadele edilecekse mücadele et ama isyan etme sen ona kar kalkıp da da herhangi bir şekilde bir şey söyleme senin cüzi iradenin dışında çünkü bu bu senin cüzi iradenin senin elinin ürünü değil bu ya bu dışarıdan geldi sabahleyin kalkıp da sen bilgisayarda kutlamadın onu başına senin yıldırım düşsün diye
sabahlasam koklamadın onu takip da sen yolda dost doğru giderken bir araba raydan çıkıp gelecek sana vuracak sabah ne kimse kutlamadı bunu sana o zaman sen kalkıp da k bu arada ne yapma pençeleşmek allah muhafaza eylesin o yüzden belalara sabretmek gerekir bu yolda sıkıntılara sabretmeyen gelirken gerekir bu yolda hakkın normal değer haktan razı olacaksan bu sufilik yolunda gidecek sen bunlarla pençe leşem ezsin ve başına gelenlerden mücadele etmek senin cüzî irade vazifen ama onları isyan edip küfre düşmek
yok ancak o zaman sen hakkın gözü olma ancak o zaman hakkın dili olma ancak o zaman hakkın eli olma ancak sen onunla konuşma onunla görme onunla duymasına yetişirsin eğer sen kazayla kaderle pençeleşiyor sen belâlara karşı sabırlı davranmazsan başına gelen musibetlere karşı sabırlı davranmazsan isyan edersen ve bu nerede tek başıma geldi benden başka hasta olacak olan yokmuydu ben böyle zikre derdim ben böyle zikrettim al de benim başımı bu hastalık geldi ben bir de dergaha girdim bir tarikata
girdim ben bir tarikata girdim dergaha girdim benim iflaz etmemem lazımdı işte ben nereden iş kaybettim ben nereden eş kaybettim ben nereden çocuk kaybettim şikayet edersen sen bu yolun yolcusu değilsin canım kardeşim ya tövbe dost olur geri dön ya da pılını pırtını topla bu yolda durma bu yol herkesin işi değil bu eyvallah sufilik yolu herkesin işi değil herkes sufi olacak diye bir kaide yok ama sen hani meşhur ya kısa şeyhim anlatırdı allah rahmet eylesin hani gitmiş bir
kimse bir şey intisap etmek için demiş ki efendim benim dersimle da ona demiş ki şeyh efendi mal oğlum demiş şu 90 99 luk tesbih ama senden bir tespih alacaksın 1.33 eyvallah ceyda 1.33 eyvallah diyeceğim 1.33 de eyvallah düzenlemiş ve sana ne diyorlarsa eyvallah diyecekmiş bu emredersiniz efendim iş neyse almış tesbihle çıkmış dergahta nader gruptan çıkar çıkma bir kadın canlı reş bağırış çağırış işte bu hırsız diye bunu yakalamışlar var almışlar götürmüşler ve o gün için karakola o
kadın demiş işte bu ya hırsızlık yapan ve işte orada bir de cinayet işlemiş hırsız zher ikimize demiş benim çocuğumu da öldüren bu işte tamamdır bu buna demişler sen miydin eyvallah demiş mahkeme eyvallah iyi damına karar vermişler eyvallah idam sehpasına çıkmış son sözün demişler eyvallah demiş ben kısadan anlatıyorum ama asıl hırsız ve katil dayanamamış toplumun içerisinde bağırmış demiş hata yapıyorsunuz ondan sonra demiş bir maaşımı öldürüyorsunuz katil hırsız olan benim demiş ne demişler ki ona ya sen neden
söylemedin eyvallah demiş neyse tekrar yargılama bunu serbest bırakmışlar demişler gidebilirsin eyvallah demişim dostum şeyimi yanlış gitmiş demişti tesbih şu da eyvallah demiş bana müsaade falan demiş canımı ipten zor kurtardım tablo ham derviş böyle oluyor çünkü canımı ipten zor kurtardım diyor eyvallahımız düzgün olsun tesbihini de sizin olsun diyor geri dönüyor allah muhafaza eylesin o yüzden bu yolda yürüyenler bu yolda yürümek isteyenler sufilik yolunda gitmek isteyenler ben bunu hep söylerim böyle tekrar söyleyeyim iyi düşünecekler iyi karar verecekler
eğer kendi akıllarıyla gidecekler s yok manevi bir işaret var ise rüyalarında gördüler sehiç kaderleriyle ve başlarına gelen kazalarla pençeleşmek esinler gitsinler kuzu bu teslim olsunlar yapacak bir şey allah bizi muhafaza eylesin Cenâb-ı Hak pençeleşen lerden eylemesin çocuk tutucu koşucu değilken ancak babasının omuzun abiler fakat kuvvetler ip küstahlığı aşınca elini ayağını şuraya buraya sallama başlayınca hemen zahmet ve ıstıraba düşer bir çocuk dışının evli olanlar ve olmayanlar etrafınız etrafındaki küçük çocuklar vardır ya o küçük çocuk ne yapar
işte annesinin babasının da etrafında dır işte önceden şimdi böyle çocuk arabaları falan yoktu şimdi lüks herkes önceden çocuklar bir yere gidecekse daha küçükse emi olsa genelde annelerinin kucağında ydı anneler arkalarına böyle değişik bir çocuk sarmak için bir kumaştan yapılma şeyler vardı çocukların arkalarını savas ararlardı veya çocuklarını önlerine bu da çok yoruldu artık yorumlarsa erkekler onu biraz götürürlerdi yani çocuğun bir neyi annesiydi e zaten hamileykende çocuğun bineğine annesi doğdu süt emince kadardı çocuğun bineği kim annesini sırtında
annesinin kucağında annesinin omuzunda müddet sonra çocuk biraz daha büyümeye başlayınca e koca babasının sırtında babasının babası bir ne oluyor ya bir çocuk düşünün ve bu sefer o normalde yemeden sorumlu değil içmekten sorumlu değil ondan sorumlu değil bundan sorumlu değil hiçbir şeyden sorumlu değil çocuk mesafesinde çocuk mesafesine olunca her şeyi annesine babasına bakıyor her şeyi annesiyle alakalı ve annesinin boynunda geziyor yada babasının boynunda geziyor çünkü normalde çocuk yürüyen bir çocuk değil koşan bir çocuk değil ama çocuk
işte yavaş yavaş çocukluktan çıkıyor artık büyümeye başlıyor yürümeye başlıyor ona buna eline al ama bu sefer çocukta düşmeye başlıyor neyse sıkıntı görmeye yaşamaya başlıyor orasını burasını kanatıyor orası bu yarasın çarpıyor çürütüyor orasını burasını kırıyor oraya buraya döküyor oraya buraya farklı şeyler yapmaya başlıyor işte normalde insanlar o kemalât abla ermediği müddetçe böyle başına hep böyle işe çan ondan sonra zahmete düşen ıstıraba düşen insanlar olur ama ne zaman eğer ki bu kemale erdi o zaman çocuk mesabesinde olur
yani bütün her şeyi allaha teslim olmuş olur bütün her şeyi allaha teslim olunca artık onun nefsi kemaller de nefsi kemale erince artık o normalde onun tasarrufu onun üzerindeki hüküm onun üzerindeki her şey nasıl önceden babasına ait s şimdi de ne oldu allaha ait oldu bu nasıl önceden anne ve babanın hükmünde anne ve babanın tasarrufunda ve korunmasında dadasa şimdi oo razı noktasına gelince de allahın direkt tasarrufunda oldu o yüzden o hani ayeti kerimede sen atmadın ben attım
oldu o yüzden ayeti kelimede seni öldürmedim ben öldürdüm dedi o yüzden ayeti kelimede senin elini tutan benim elimi tutmuş gibi dedi sebep çünkü o allahın haşa çocuğu hükmünde allahın çocuğu olur mu olmaz sakın buradan da şimdi ortalığı veri vermeyin allaha çocuğu yaptı diye çünkü bu hani bir ayet kelime şey var hz Mevlânânın mesnevisinden develiler allahın çocukları gibidir de ondan sonra ve bu manada allahın çocukları gibidir dediği şey yani artık onun hiçbir şeyden bu manada kendine ait
bir tasarrufu kalmaz allah bizi onlardan eylesin halkın canlar el ayak sahibi olmazdan beden kaydını düşmezsen evvel vefâdan sefaya uçuyordu yani normalde e henüz daha bedene girmez den önce bir bedene hapse olmazdan önce o velilerin o evliyaların ruhları alemi ruhta öyle söyleyelim bir beden kaydını düşmeden hür bir şekilde dolaşıyorlar the ben biraz daha böyle geriye doğru gideyim bu meselede hani henüz daha alem ruha düşmez den önce ayağını sabit dede onlar hür bir şekilde dolaşıyorlar the ayağını sabit
ede sevgiliyle hemhal bu sevgiliyle yaşarlardı ve ne zaman ki onlar ayağını sabit eden kopup ruhlar alemine oradan da şehadet âlemine göçtüler ve normalde ruhlar o ruhlar âleminden şehadet âlemine geçince işte o zaman sıkıntı o zaman problem başladı o yüzden en ayak sahibi olmazdan önce bir sıkıntı yoktu bir problem yoktu herhangi bir dert gam kasavet yoktu o yüzden hep veliler peygamberler gözlerini hep ayağını sabit de dikerler çünkü oradaki o hayat standardını özlerler oraya karşı bir kendilerince aşinalık
olduğundan bu dünya onlar için zindandır hani hadise taze peygamber sallallahü ve sellem hazretleri dünya müminin zindanıdır dedi ya bu sebepten dedi allah bizi mu ha ben seni vaktaki ineğiniz emriyle hapsolur oldular hiddet hırs kanaat ve zorluk kayıtlarına düştüler işte ne zaman ki ayağını sabit eden ruhlar aleminde ruhlar âleminden şehadet âlemine dünyaya düştüler gönderildiler ve böylece ne oldular hav sonular hap salınca burada onlara nefiste onları yapıştı bakın nefis tonları yapıştı cenab-ı hak bak ayağını sabit de onlara
nefsi üfleme mişti ve aynı zamanda da ruhlar aleminde de onlara nefsi yüklenmemiş tia şeyde anne karnında üflenen nefis üflenince artık o anne karnından dışarı çıkınca o zaman işte hırsa o zaman he de de o zaman hem kötü huylara ve nefsin kendi olgusuna tecelliyât kendi ol o tecelli etti biz emin oldular yani ondan önce nefis onların üzerinde bu manada tecelli etmemişti o yüzden ötede her şey ayan beyan ve berraktı ama dünyaya şehadet âlemine sürgün yenilince burada hırt
ama buradaki heva heves onun gözlerindeki onların insanların gözlerindeki görüşü bulanıklaştırır the ki birleştirdi herkes mümin doğdu parlak bir şekilde görüşü öyleydi ama hiç kimse o mümin doğuşunu koruyamadı o mümin bakışını koruyamadı oo mümince kalbi koruyamadı büyümeye başlayınca anne ve babasının dini üzerine büyüdü yani anne-babası hızlıysa o da hırsı büyüdü anne-babası gayrimüslim s gayri müslüm büyüdü anne-babası ister müslüman adı müslüman adım bu olarak büyüdü anne babası namaz kılıyordu kılmıyor da o da namazı bir öğrenmedi ya sonradan
bir başkası tebliğ ettiği sen öyle öğrendi işte o anne babasının dini üzerine gitti ya da anne-babası kendi yaşadığı dini çocuğuna aktaramadı kendi yaşadığı dini çocuğuna tebliğe demedi kendi yaşadığı dini çocuğunu anlatamadım aslında iyi niyetli bütün herkes ama yapamadı beceremedi ve altta bu konuda perdenin arkasında külli irade tecelli etti bilemeyiz böyle onu çünkü biz hani örneğin zıt aleyhisselamın nuh aleyhisselamın bu eş ve çocukları ile alakalı böyle bir şey diyebilir miyiz mesela onu anlatamadı diyebilir miyiz diyemeyiz o
yüzden nasıl bazı peygamberlerin çocukları kendi babalarına iman etmediyse nasıl bazı peygamberlerin eşleri kendi kocalarına iman etmediyse hepimiz için bir imtihan kapısıdır bu hepimiz için eşimiz çocuklarımız bizim gittiğimiz yoldan gidermeye bilirler ve hatta biz ona o yolu doğru dürüst anlatamamış sızdır evladımız ya evladımız olunca dilimizi eyüp bükemem işidir kırılmamış hızdır anlatamamış hızdır eşimiz ya eşimiz olunca dilimizi kıramam ıssızdır belki de sert konuşmuştu konuşmuşuz dur biz ona doğru dini doğru lisanla doğru halle anlatamamış hızdır ve bir şey
sebep olmuştur bir şey ver ne bileyim mani olmuştur anlatamamış sızdır allah muhafaza eylesin öyle olunca da insanın imtihan kapısıdır ya o yüzden allah muhafaza eylesin işte mısır sanmışız dır işte tama ha düşmüş cüzdür dünyaya kapılmışız dır dünya hırsıyla dünya tamamıyla gözümüze bir şey görülmemiştir ama bu dünya ile alakalıdır o yüzden bu nefsimizle alakalıdır nefsimizi düzgün terbiye edememiş izdir nefsimiz şeytanla dostluk etmiştir nefsimize vav evet ay vs düşmüştür öyle hepimiz için bunlar bu dünyada yaşayabilecek olduğumuz şeyler
işte ne zaman ki biz bu dünyaya hapsolduk bu bedene hapsolduk bu bedene hafta olunca bu kötü ahlaklar da bizim içimizde yer etti biz bunlarda öğrendik bakıyorsun hani işte derviş ama hata yapıyor kusur istiyor yanlışlıklar yapıyor bina kebairler istiyor ne bileyim işte kendine sahip çıkmıyor çoluğuna çocuğuna sahip çıkmıyor gibi şeyler görünüyor bunlar bu dünyanın içerisinde bu dünya şey demez den önce öyle miydi değildi allah muhafaza eylesin o yüzden cenab-ı hak bütün kulları tekrar söyleyeyim mi bütün kullarını
islam üzerine yaratır ve hepsi de sonradan büyürken yollarını sapıtır allah muhafaza eylesin Cenâb-ı Hak gün ümmeti muhammedin evlatlarını kuran ve sünnete sımsıkı yapışan evlatlardan eylesin Cenâb-ı Hak cümle ümmeti muhammedi kuran ve sünnete sımsıkı yapışan ümmetlerden eylesin inşâallah biz hakkın hayali ve süt isteyen yavruları yız peygamber halk allahın hayalidir dedi işte normalde hani az önceki sohbeti bağlayalım yani biz hakkın süt isteyen yavrularımız yani rezzak olan allah gani olan allah biz ondan isteriz ondan dua ederiz ve normalde
duamız şu kutumuz iste işimiz isteme işimiz her şeyimiz ona aittir öyle olunca ya hani bu veliler için söylenir daha fazla bu işte allahın süt hemen yavruları gibi diye ve o noktaya gelen bir kimse kendisi için çok dua etmez ümmeti muhammed için dua eder peygamberin sünnetidir sallallahü ve sellemin ama kendisi için çok dua etmez kendisine çok fazla bir şey istemez o bütün ümmeti muhammede ister yani burada böyle söylerken bir de parantez açmak istiyorum şimdi insanlarda böyle bir
cemaatçilik tarikatçılık oluştu böyle cemaatçilik tarikatçılık oluşunca o kimse dua ederken sadece kendi cemaatini sadece kendi tarikatına veya sadece kendi memleketine dua etmeye başladı şu yani ümmete münhasır dua etme ümmete münhasır istememe ümmet için isteme biraz böyle geride kaldı ve alt tarafta kaldı bütün ümmeti muhammedin affedilmesini isterken ya bu yaşındaki kardeşini affetmeyen bir ümmet oluştu bütün ümmeti muhammed için hayır hasenat istiyor ama yanıbaşındaki kardeşine hayır ha sanat etmiyor yani başındaki kardeşinin eksikliğini noksanlığını yüzüne vuracağım de uğraşıyor
ama öbür tarafta mesela dua ederken ya rabbi ümmeti muhammedi affeyle iyi ama yanı başında bir arkadaş ona zarar verdi sonra affeyle m ve bütün ümmeti muhammed cenab-ı hak her şeyin en iyisini versin iyi yanı başındaki kardeşine vermesin ama onlara akıl bir sıkıntı mı oldu ya senin veya sen iyileştirdiği o veya sana bir laf söyledi ya yani bir de türkiyedeki belli bir kesim bu ümmetçilik anlayışını ne yazık ki böyle kesintiye uğrattı bu ya siz ümmetçi siniz evet
bizim dinimiz ümmeti bildin o bizim dinimiz ümmetçi sen kendini başka bir dinar o zaman biz bütün ümmeti muhammede dua ederiz biz bütün ümmeti muhammedin iyiliğini isteriz biz bütün ümmeti muhammedin affını isteriz biz bütün ümmeti muhammedin kuvvetli olmasını ümmeti muhammedin kudreti olmasını ümmeti muhammedin dünyaya hakim olmasını isteriz biz bunu isteriz ya siz ümmetçi siniz diye insanlar ümmeti muhammedi dua etmeyi bıraktı bu ümmeti muhammedin sal ahını isteme ümmeti muhammedi mutluluğunu istemeyi bıraktı bize öyle bir 1700 lerden itibaren
öyle bir ırkçılık furyası başladı şimdi o hırçınlığı furyasının altında bütün dünya insanlığı inimini minho sen neden ırkçılık full yasından ırkçılık aldı başını götürdü ırkçılık aldı başını alıp başını götürünce her yerde sıkıntı var bart abi bir de bunun içerisine dinsel ırkçılıkta girdi dinsel ırkçılık ne işte dinler arasında dindarlar arasında kavgayı körüklüyor deccalı sistemler yani müsaade ediyorlar müslümanların kanını dökülmeye bu sefer müslümanlardaki dinleniyor kime karşı işte günahsız sır isteyen günahsız yani günahsız derken o mesele de dahil olmayan
sivil bir yahudi dahil olmayan sivil bir hristiyan ya ne suçu var onu bombal adın ne suçu var ona bomba attın yani gidip sen deccal ile kavga etsene gidip sen şeytan isterle kavga etsene gidip sen alan gülistan ile kavga etsene gidip onlarla mücadele sene kim attı bu bombayı bu sırayla attı oradaki normalde normal bir yahudi vatandaşım ne suçu var seni sina israilin askeri personelini ve askeri olarak herhangi bir yerin bombalasana yok sen gidip biraz ki israil askerinin
bir öldürsene yok sen git bir amerikan savaş uçağını düşürür yok ne yaptı ve gittin sen cami bombaladı ya sen gittin senbuse ünlü camisi dedim bombaladı öbür gün de şia camisi dedi bombaladı öbürkü geldi imamı azamın kabrini bombaladı öbürüde gitti Hazret-i hüseyin efendimizin torunlarının kabirlerinin bombaladı ne farkınız kaldı birbirinizden bu ümmet kavramını yok ettiler bu yetmiş üç fırkaya bölünecek dedi bölündü bu ve 73 fırkadan fırkaya bölündü herkes birbiriyle dövüşüyor ümmet kavramı kalmadı yani kıbleye yönelmiş insanı biz
küfürle itham etmeye başladık namaz kılan bir kimse biz küfürle itham etmeye başladık ya dili sürmüştür dili sürmüştür senin hiç suç mehdi mi biz onu küfürle itham etmeye başladık bu hale geldik ve bunu deccal isterin bir oyunu olduğunu şeytanın bir oyunu olduğunu görmedik şeytan ümmeti muhammedi birbirine düşürdü görmedik bunu deccal ister ümmeti muhammedi birbirine düşürdü görmedik bunu bir baktık nakşibendi si kadri sinek adresi nakşibendi sinem ev levisi diğerlerine diğerlerine hz Mevlânânın yoluna herkes birbirinin yoluna laf söyleme
taş atmaya başladı kimisi kongre bütün yolları sapık dedi bunların hepsini küfür ehli dedik 17si de rufai side bedevisi dedos ikisi de nakşibendi de mevlevi pcde hepside küfür ehli dedi çıktı toptancılık yaptı ya biz ne zaman bu hale geldik ümmetçilik yok ettik ümmetçilik katetti çünkü biz ümmeti muhammedi arttıracağı mızı eksiltmeye başladık ona sen kafirsin buna sen kafir sino müddet o şirk eli o küfür ehli bırak şunları ya hepsini küfür eli şirk ehli herkes bir laf söyledi herkese
ölçü konuşmadı bakın ölçü konuşmalı böylece de biz birbirimizi ateş attık bakın biz şu gün koca osmanlı imparatorluğu anadoluda sıkıştı kaldı anadoludaki müslümanlar da ay birbirine atışmak tan gerek kalmadı var ya koca osmanlı imparatorluğu battı kocaeli osmanlı imparatorluğu küçüldü anadoluda kaldı görmüyor musunuz bu tehlikeyi hala da birbirinizle uğraşıyorsanız görmüyor musunuz bu tehlikeyi hala da birbirinizi küfürle yaptı alıyorsunuz bu hastalığı bizim içimizde kim koydu haricileri geçtik iyi bakın haricileri geçtik allah muhafaza eylesin işte biz ümmetçiliğin bu meseleden
dolayı park ettik kaybettik işte bir kral bir laf yaptığı sularının kralı ve arapların kırılmış bütün arapları laf söyledik şimdi suriyelilere laf söylediğimiz gibi şimdi ortadoğu müslümanlarına afrika müslümanlarına söylediğimiz gibi şimdi pakistan afganistan keşmir müslümanlarına söylediğimiz gibi şimdi keşmir kan ağlıyor hiç kimsenin umrunda değil bunu başardılar ümmet çünkü birbirine düştü filistin kan ağlıyor hiç kimsenin umrunda değil çünkü onlar arap ya hatta suçlandıkça biz dedi ki kendi vatanlarını savunmuyor lar kendi ülkelerini savunmuyor lar kendi yerlerini savunmuyor larsen
savundun mu senin yerinde daha önce orası o senin sancağın dalgalanıyordu orada senin bayrağı dalgalanıyordu afrikada senin bayram dalgalanıyordu fazla tunusta ceza evde libyada mısırda senin bayrağı dalgalanıyordu taa bosnanın adriyatik denizinin kıyısına kadar senin bayrağı dalgalanıyordu oldu yunanistanda bulgaristanda senin bayrağı dalgalanıyordu sahip çıkabildin mi sen kırımda senin bayrağı dalgalanıyordu azerbaycanda senin dal bayrağı dalgalanıyordu pakistanda keşmirde senin bayrağı dalgalanıyordu sen dünyanın süper gücü dün bir osmanlı olaraksa muhafaza edebildin mi mi edemedin edemedik e şimdi neden laf söylüyorsun
ki şimdi kardeşlik köprüleri kurt kardeşini tesis et ve yurt dışına gittiğinizde görüyorsunuz onlar sizi abi olarak görüyorlar o bu sizi büyük olarak görüyorlar sen bu vazifeyi sırtlanmak zorundasın sena birini yapmak zorundasın sen ümmetçi olmak zorundasın çünkü cenab-ı hakkın kaderi ve kazası seni buraya götürüyor sen bunun namazı falan dirilmiş sinan anadolu müslümanları bununla vazifeli bu vazife denk açamazlar anadolu müslümanları bütün islam dünyasının abisi hamisi olmak zorunda bu misyonun başına geçirilmiş o yüzden sen bu kaderinle pençeleşmek mesela
bildiğini yap hani bazı ailelerde bazı kimseler vardır bütün sülalenin abisidir bütün sülalenin babasıdır bütün sülalenin annesidir bütün sülalenin teyzesi dir başı sıkışan başı darda kalan bir problem yaşayan ona müracaat eder bu tip insanlar bunlardan bu etmeyecekler bunlardan şikayet ederlerse o kaderiyle pençeleşiyor o allahın lütfuna allahın ikramına allahın ihsanına karşı pençeleşiyor o nimete nankörlük yapıyor ey ailelerinde büyük hükmünde olan kimseler bakın büyük hükmünde olan insanlar siz bundan şikayet etmeyin siz amca deyip gelecekler dayı deyip gelecekler abi
deyip gelecekler aynı işte ne bileyim büyüğümüz diyecek gelecekler sizden isteyecekler size dertlerini anlatacaklar sizden bir çözüm yolu isteyecekler bundan kaçarsanız eğer allahın lütfundan ikramından ihsanından kaçmış olursunuz birisi sizden derdiniz eden derdine derman arıyorsa sen allahın ellisin birisi senin derdine dua istiyorsa sen allahın delisin birisi senden bu emine karşı problem çözülmesini istiyorsa sen allahın vazife listen sakın bundan şikayet etme sakın bundan kaçma sakın bunun içinde kibirlenme sakın bunun içinde böbürlenme sakına ben şuna yardım ediyorum bunun problemini
çözdüm şunu şey işini hallettim bunun bu işin hallettim deyip küstahlık yapma densizlik yapma süper dangalaklık yapma allah senin üzerinden ol youtube elbisesini al ver allah senin üzerinde nohant elbisesini alıverir allah senin üzerinden elini kaldır verir allah senin üzerinden aklın alıverir ama sen kendi kendine çok akıllıyım zannetme ya o yüzden bunu bir hamd vesilesi gör bunu bir şükür vesilesi gör senin üzerinden bir derdin derdin dermanı bulundu senin üzerinden bir sıkıntı ortadan kayboldu senin üzerinden bir bela halloldu
senin üzerinden bir kimsenin açken tok oldu çıplakken giyindi bunu sakın ha büyük nimet olarak gör bunun büyük bir lütuf olarak gör bunu büyük bir ikram olarak gör ki sen allahın gören gözü sen allahın duyan kulağı sana allahın tutan eli oldu sen allahın çalışan kalbi çalışan aklı oldun onun problemine çözüm getirdin sakın ha bunu kendinden de görme onu titre düşersen bu nimet senden gider kibre düşersen hiç kimse sana derdini anlatmaz kibre düşersen hiç kimse senden yardım istemez
kibre düşersen hiç kimse senin bu problemin çözülmesi için sana müracaat etmezsen yeryüzünde allahın halifesi hükmünde olamazsın o zaman ama sakın bundan şikayet etme ya hep işte geliyorlar da benden istiyorlar da ben hep insanlara böyle yapayım sakın ha yani olan allahtır yardım eden allahtır zengin eden allahtır senin zenginleştirecek olan allahtır sana çar ettirecek olan allahtır seni o yolda istihdam edecek olan allahtır nice zengin görünümünde fukaralar vardır fakirler vardır bir kimse bir lokma yedirmezler nice zengin görünümünde insanlar
vardır kapılarını bir mümin kimse açmaz onlardan olma var onlardan olma nice zengin gönlümüzde insanlar vardır ellerini allahtan naz nice zengin gönlünde insanlar vardır kapılarını bir fukara açıklamaz sakın onlardan olma sakın o bu bir fukara gelip sana derdini anlatıyorsa bil ki allahın lütfu var allah seninle ilgileniyor borç çünkü fukaralar allahın emanın dadır kimsesizler allahın emanet other dullar allahın emanet other yetimler allahın emanet other allah onları kendi dostlarına gönderir allah sevdiği mümin kullarına sevdiği sufileri ancak dostlarına gönderirler
ki gidin derdinizi bu dost açın der ki gidin bu probleminizi bu dost açın hani meşhurdu ya bir osmanlı paşası vardı ismi aklıma gelmiyor hani sufinin birisi çok ağladı çok yalvardı ya rabbi dedi bana yardım eyle ben atar kaldım ben perişan oldum sen bana bir kapı gösterdi allaha yalvardı ve hz muhammed mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu rüyada gece tecelli o dedi ki falanca paşaya benden selam söyle seni ihtiyacını görsün seni ihtiyacını görsün o sufi gitti
paşanın yalısına paşanın işte makamını paşanın köşküne kapıyı çaldı oradaki görevli dedi ki ne istiyorsun dedi ki ben paşa ile görüşecektim iyi bakın oh terbiye almış paşalar kapıdan kimseyi göndermezler geriye o terbiye olmuş paşalar onun ne ihtiyacı varsa görün ben şu anda meşgulüm müsait değilim demezler dyo devlet erkânı o terbiyeyi almıştı en fukara vatandaşla dayı görüşürdü şimdiki siyasetçiler gibi şimdiki valiler gibi şimdiki kaymakamlar gibi kibirli gösterişli yanına yakıyı kimseyi yaklaştırmayan kimseler değillerdi onlar öyle bir terbiye almışlardı
veya şimdiki şeyler gibi kapısı herkese kapalı değildi şeyh efendi müsait değil görüşemez sin öyle değiller dedi işlendiği bilim kalabalığı kapalı kapılar ardında değiller dyo sufi gitti kapıyı çaldı o paşa dedi ki çağırın gelsin o geldi çıktı huzura evet bu da nasıl kına dedi ki efendim dün akşam bir rüya gördüm bir tecelliyât oldu dedi buyurun anlatın dedi dedi ki o rüyamda hz peygamber sallallahü ve sellem hazretleri tecelli etti o dedi ki dedi kardeşim falanca o dediğin de
dur dedi dur orada dur açtı kasayı bir kese altın koydu dedi rüyayı bir daha anlat o dedi ki kardeşim deyince al bir kesede altı rüyayı baştan anlat yine baştan anlatır yine kardeşim deyince bir kese da altın bir kese altın paşanın kasasında kese kalmadı bıkes e bitince dedi ki gerisini anlat şimdi dedi ki dedi sana bir kese altın versen ihtiyacını karşılarsın iyi bakın ya kardeşim sözüne hz muhammed mustafanın sallallahü ve sellem hazretlerinin kardeşim sözüne kasasını boş altı
o paşa şimdi sana bir fukara geldiyse bir allahın eli olacaksan onun ihtiyacını gör bir dul geldiyse allahın eli olacaksan onun ihtiyacını gör bir kimsesiz geldiyse da onun ihtiyacını gör onun kimsesi ol allahın eli ol allahın gören gözü ol allahın duyan kulağı ol herkes sufilikte şunu bekler işte beytullahı görsün fukarayı dur fukarayı o fukara aynı bu time kametin beytullahta tamam etsin tayyi mekan et gitti açı doyur bu tayyi mekan et git bir açı doyur tayin mekanı gitti
fukarayı doyur tayin mekanı gitti borçlunun borcunu ortadan kaldırır tayyi mekan ne istiyorsun sen git kimsesizin kimsesi o kendi kendine manevi haller yaşayacağım de uğraşma bu el fahri fakir dedi ben fakirlerle beraberim dedi sen bir fakirin ihtiyacını ver görmüyorsan seninki dervişlik değil görmüyorsan seninki zenginlik değil o yüzden o veliler o allah dostları ya allahın bu manada dizisidir süt isteyen yavruları gibidir onlar allaha ümmeti muhammed için dua ederler e taraflar için dua ederler herkes için dua ederler ha
allah muhafaza eylesin onlar allahın bu manada hz pelin dediği gibi çocuğu hükümler ile rabbim cümlemize onlardan eylesin gökten yağmur veren rahmetiyle can vermeye kadir dediler o al hayvanları dediler ki gökten yağmur veren rahmetiyle can vermeye de kadirdir yani yerden uzak çıkar yerden rızıklar çıkaran gökten yağmurları yağdıran her gün bu noktada bütün varlığı var eden ve varlığı ayakta tutan varlığı yaşatan o gökleri direksiz ayakta tutan dağlar ayakta tutan allah allah bütün her şeyi yerli yerinde yapan yerli
yerinde her şeyi yaratan allah senin de rızkını yaratacak sende rızkını verecek hastane öyle söylüyorlar hadi yollar her şeyi yapan odur o yüzden gel sen biz de anlaş işte ağlamaktan vazgeçti diye ne yaptılar ona tekrar bu konuda aslana söylediler ama aslan yine çalışmayı tevekküle tercih edersek peki inşâallah önümüzdeki hafta olmazsa bir dakika haftaya buradan devam edeceğiz 930 beytten inşâallah okumaya devam edeceğiz konu başlığına bıraktık inşâallah allah izin verirse inşâallah allah ömür verirse mi da ki dersimizde bu
itibaren allah izin verirse devam edeceğiz inşâallah rabbim cümlemizi kuran ve sünnete sımsıkı yapışan kuran ve sünnete uyan kullarından eylesin inşâallah. 149. Mesnevi Şerhi 922-930 Beyit
Kaynak: Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 149. Mesnevî Şerhi (922-930. Beyit) video kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video →