Mesnevi Şerhi

147. Mesnevi Şerhi (910-917 Beyit)


Sohbet Metni

nşâallah O geçen Cumartesiden kaldırdık Hani beni al hayvanları tevekkülü çalışıp kazanmaya Hayat tercih etmelerini alakalı sohbet devam ediyordu Hani dediler ya kadardan çekilmekte perişanlık ve kötülük vardır yürü tevekkül et ki tevekkül hepsinden iyidir yani aslana diyorlardı ki sen çalışma sen avlanma ve çalışmadan avlanmadan Biz senin önüne senin yiyeceğini getirelim Böylece Bütün herkes rahat etsin diyordu Ve devam ediyorlardı aslana nasihat etmeye Ey kötü hiddetli adam kaza ile pençeleşmek iki kazada seninle kavga tutuşma sın tanyerine artan Allahtan

bir zarar gelmemesi için kulun hak hükmüne karşı ölü gibi olması lazım Ne dediler yani aslana dediler ki sen kaza ile pençeleşmek meyve kazada seninle kavgaya tutuşması Kaza nedir kazaya ilahi kaderin takdir edilen kaderin Zamanı gelince gerçekleşmesidir kazaya birşeyin fiiliyata dökülmesi söze dökülmesi birşeyin bâtın dan Zahire çıkmasıdır bunu kaza deriz Ama bu kaza kaderin dairesinde dir Kaderin bir alt elemanı gibidir o zaman Kader nedir onun cenab-ı Hakkın Kamer suresinde ayet 49da beyan etti Şüphesiz her şeyi bir

ölçüye göre yaratmıştır ne dedi yaratılmıştır Oyüzden hani insanın yaratılışı gözleri önünde kulakları kenarlarda dağların yaratılışı denizlerin yaratılışı hayvanların yaratılışı insanların kadın ve erkek olarak yaratılışları uzunları İşte bunların hepsi de nedir bir ölçüye göre yaratılmıştır ve bunlar kaderin içindedir hiçbir kimse yoktur ki çok çok özür dilerim dinsel uzunları göbeğinde olsun ve hatta cinsel uzunları boğazında olsun bir ölçü üzerine yaratılmıştır çünkü hiçbir kimse yoktur ki işte elinde o Örneğin bir kadın uzun olsun bu sebep Çünkü bu ölçü

üzerine yaratılmıştır fıtratı Neyse Hepsi de o Fıtrat üzerine yaratılmıştır O yüzden İslam Fıtrat değişikliğini küfür olarak gör Allah muhafaza öyle O yüzden Ha Hz Peygamber kadınlar aşmaya çalışan erkeklere lanet eder O yüzden yine cenab-ı hak erkekleşme çalışan kadınlara lanet eder sebep onlar Çünkü cenab-ı Hakkın yaratmış olduğu O fıtrata Karşıki gelirler o meseleyi toparlayacak olursak işte bir kimsenin kadın veya erkek olması onun kaderidir Biz o kaderi bilmiyoruz biz yaratılmadan önce cenab-ı hak kaderi var etti yazdı O

yüzden bizim kadın olmamız ve erkek olmamız ya Allahın yaratması kaderiyle alakalı ve bizim anne karnında ruhumuzun üflenmesi bunun kaza olması Yani bu işin yaratılış merhalesi Ne geçmesi ve anne karnında Bir Kadının hamile kalması artık kaderin kazaya dönüşmesi dolması kadarın kaderin kazaya dönüşmesi O yüzden kadere iman muhakkak ve muhakkak iman-ı kaidelerin içerisinde tutulmuştur bir kimse kadere iman etmek zorundadır ve ve o kadere iman etmeyenler de ebedi cehennemlik Olay Olacak olanlardır bakmayın siz işte kadere imanı bir kısım

profesörleri iman-ı kaydeleri içerisinde görmek Ama siz onlara takılmayın kadere iman imanı meselelerin içerisindedir Yani biz Allahın varlığına birliğine meleklerine peygamberlerine kitaplarına din gününe yani hesaba çekilme hayrın ve şerrin yaratılmasını Allahtan olduğunu ve kadere iman ederiz bak kadere iman ederiz ve ve Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri de tadın cehennemin tadını Şüphesiz biz herşeyi bir ölçüye göre yaratmaya yaratmışızdır ayetini okuyup şöyle buyurdu bu ayet Ümmetimden bir takım insanlar hakkında nâzil olmuştur ki onlar ahir zamanda gelecek ve

Allahın kaderi niyal anlayacaklardır Bakın bu ahir zamanda Normalde Allahın kaderini yalanlayanlar var mı var şimdi biliyorsunuz uzun senelerdir ben bu tip Bugün sizlerle alakalı isim zikr etmek istemiyordum ama Türkiyede kadere imanın imanı meselelerin içerisinde olmadığını beyan eden bir Mustafa İslamoğlu çıktı ve Mustafa İslamoğlu kader ieee mani meselelerden görmediğini ilan etti bakın ayeti kerimenin TV tefsirini yapan Hz Muhammed Mustafa sallallahü ve sellem Hazretleri O diyor ki bu ayet yani tadın cehennemin tadına Şüphesiz biz herşeyi bir ölçüye

göre yaratmıştır yaratmışızdır ayeti kerime sini okuyor ve şöyle buyuruyor diyor ki bu ayet Ümmetimden bir takım insanlar hakkında nâzil olmuştur ki onlar ahir zamanda gelecek Allahın kaderi niyal anlayacaklardır İşte bu kaderi yalanlayanlar cehennemin tadını tadacak olanlar yine ha bu orta Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri Allahtan yardım dile ve aciz olma başına bir iş geldiğinde Allah böyle takdir buyurmuş o dilediğini yapar de şahit ben yapmış olsaydım şöyle şöyle olurdu deme zira bu ifade şeytanın amelinin açılışı

başlangıcıdır buyurdu kıymetli Dostlar Biz kadere iman ederiz Ama ben kaderi bir kimsenin doğumu olarak görürüm ben Kadir bir kimsenin ölümü olarak görürüm ben Kader bir kimsenin yaratılışı olarak gördüm bir kimse kendi elinde değildir yaratılıp yaratılması cenab-ı hak bize sormalı Ben sizi yaratayımı yaratmayı mı diye cenab-ı hak takdir etti ve bizi yarattı Kimimiz erkek olarak yarattı kimimizi dişi olarak yarattı ne dişiyi olarak yaratılanın kendi yaratılmasında bir kendince bir ne da bu ne de erkek olarak yaratılanın kendi

yaratılışında kendince bir dahli var Çünkü daha henüz hiçbir şey yok iken cenab-ı hak Bunlar tanzim etti ve daha henüz İnsanoğlu Zuhur etmeden ilk yarattığı cenab-ı Hakkın kalemde ve kaleme yaz dedi kaleme yaz deyince kalem sordu Neyi yazayım diye ebediyete kadar olacak olanları yaz dedi O yüzden daha henüz hiçbir şey varlık âlemine Henüz daha şehadet âlemine Zuhur etmediği iken Yani henüz daha Adem yokken Henüz daha Adem yokken kalem bunların hepsini de yazdı ve zerreden küreye her ne

var ise her ne olacaksa hepsinde cenab-ı hak kaleme levh-i mahfuza yani o kitapların anasına yazdırdı Biz kadere iman ederiz kaderin ne olduğunu olmaz bu yakalı Tartışmanın içerisine girmiş Çünkü Hz Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri bu kader tartışmasını daha diş evlerde yasaklanmıştır yine Hani meşhurdur ya bu in Civil adresi o cimri Neredesin de Cebrail Aleyhisselam Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerine hani diğer sahabeler diye suresinde görmüştür bakın diğer sahabeler onu dıye suretinde görmüştür Cebrail Aleyhisselam Behiye suretin deydi

demiyorum bu buranın altını çizelim buranın Burası ayrı bir sohbet konusu çünkü o Cebrail Aleyhisselamı sahabeler diye suretinde gördüler gebran ele Selam dıhye suresinde görülmedi çok sahabeler onu dışarıya suretinde gördü bakın sahabeler oldu diye suretinde gördü yani onların görüşü öyleydi Çünkü Hz Muhammed Mustafa sallallahü ve sellem de tanıdık diye suretinde Görmedi o hakikat penceresinden bakıyordu o hakikatin de hakikatinden baktığı için ve hakikatin de hakikatine Vakıf olduğu için onun Cebrail Aleyhisselâm olduğunu biliyordu Cebrail aleyhisselamın olduğunu bildiği gibi

sahabenin onu gerçek sureti Cebrailin gerçek surette görmediğinde biliyordu iyi bakın Bunlar ince meseleler Bunlar tasavvufi meseleler Siz kitaplarda okurken bunu veya hadis metinlerini Türkçesini okurken veya bunların şiirlerini okurken şöyle okuyorsunuz Cebrail Aleyhisselam diye suretinde tecelli etti mi Hayırdır Cebrail Aleyhisselam kendisine ise öyle tecelli etti sahabeler unu duy suretinde gördü çok sahabeler onu diye suretinde gördü bir başkası da onun bir başka surette görebilir mi Eve bir başkası da onu bir başka surette görebilir mi Evet herkes kendi

hakikat penceresinden Cebrail Aleyhisselamı farklı bir surette görebilir mi elcevap görebilir Gördüklerinin hepside Cebrail Aleyhisselâm mıdır elcevap cebraile selamdır Çünkü Cebrail aleyhisselamın şeklinde şemali Ne şeytan giremez ve Cebrail ile Selam ister rüyada ister Yakası halde ister gözü açık ister gözü kapalı her ne şekilde görünürse görünsün elcevap onun görünmesi haktır asla ve asla şeytan onun suretine giremez asla o yüzden bir kısımın ne yazık ki cahiller Cebrail aleyhisselamın da şeklinde şemali ne işte şeytan bürünebilir diye Ne yazık ki

cahil C sözler kullanıyorlar cahil CC laflar ediyorlar Allah muhafaza eylesin Cebrail aleyhisselamın şekline ve şemali ne asla ve asla şeytan giremez O yüzden Sufi Kardeşler rüyalarında hallerinde yaka bu üzerinde göz açıp veya gözü kapalı Cebrail Aleyhisselamı gördükleri vakit onu şekline şemane şeytan giremez gördükleri o tecelliyât sahiptir O yüzden bunların da bilinmesi lazım işte Cebrail Aleyhisselam Yine Hz Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ashab-ı su ve Sohbet ederken onu ona dedi ki imandan haber ver İman

nedir Hz Peygamber sallallahü ve sellem adettir dedi ki Allaha meleklerine kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmendir Ayrıca Hayır ve şer ile birlikte kadere inanmam andır Kadere de hayrı yla şehril Allah teâlâdan olduğuna iman edersin diye buyurmuştur bu cibril alesi malum kötü bisiklete vardır hemen hemen bütün hadis kitaplarında bu farklı rivayetlerle farklı kanallardan vardır Bu hadis Tabiri caizse tava tur derecesinde olan biri Hadi şereftir Bunun üzerinde Şek şüphe etmek Bunun üzerinde soru işareti bulunmaz bulunması küfürdür

O yüzden araştırma noktasında bir kimse Şek şüphe edebilir Onun için bunu söyleyemeyiz amma velakin cibril hadisi inkar etmek cibril adresinin üzerinde şüphe beyan etmek ve Müslümanların kalbine bu manada fitne sokmak küfürdür Allah muhafaza eylesin ve kadere bu noktada ve Hayri ile şehriyle bunun Allahtan olduğuna Biz İman ederiz ve bu imanımız da dur Rabbim muhafaza eylesin O yüzden taza işte o yazılı olan levh-i Mahfuz dakika derin bu şehadet âlemine tecelli etmesi şey bu talebinde huzura geçmesi olarak

göreceğiz kıymetli dostlar o yüzden biz kazanın yaratımı olarak Allahtan olduğuna da iman ederiz neden bu böyle olduğun için bu böyle oldu Ondan Muhakkak bir ders çıkarız onun teşekkür ederiz Ama biz bu manada kadere eder ağzı olur Rabbim bizi onlardan eylesin mi müthiş bir Hadi şereftir tabi Hz Abbasın oğlu Abdullaha Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri ona söylüyor bunu e yol Hazır mısın Sana bir şeyler söyleyeceğim bunu iyi belli diye üç sefer söylüyor Hz Abbasın oğlu Abdullah

radıyallahu anh Hazret-i-i de hazırım Buyur Ya Resulullah telefona cevap verince diyor ki ona 12 ve bütün halk bütün toplum Allahın senin neyine yazmamış olduğu bir şeyle sana fayda vermek üzere 1ls hiçbir fayda veremez Yani bütün insanlar toplansalar sana faydalı bir şey yapmak isteseler ama Allah izin vermediyse Yani senin kaderine bunu yazmadıysa bu topluluk bu insanların sana bir iyiliği dokunması mümkün değil Yine Allahın senin aleyhine yazmamış oldu bir zararı sana eriştirmek üzere bir araya gelmiş olsalar sana

hiçbir zarar veremezler ve bütün topluluk bütün insanlar toplansalar sana zarar vermek İstersen eğer cenab-ı Hak senin oleff muhafızdaki defterine kitabına onu yazmadıysa o topluluk sana zarar veremez O yüzden başına gelecek olan zararı da başına gelecek olan ya bir de ondan bil işin hakikati budur Sen Ahmetten Mehmetten görürsen İkile ilikte kalırsın gerçek manada su he he kendi başına gelen her türlü iyiliği ve kötülüğü bu manada iyi mi rabbinden bilir ama insanlardan gelen bu manada kötülük onu da

Rabbi sini yazmasıdır ama hani Derya Siz kötülüğü nefsinizden bilin diye O yüzden bizim elimizden sudur eden kötülük eser nedir bizim nefsimiz dendir ve Çünkü kalemler kurmuş sayfalar dürülüp kapanmıştır da o yüzden Biz kadere ve kazaya iman ederiz kaderi takdir edip bu tayin eden yaratıkları da bu kadere ileten Allahtır bre Ehli sünnet imamları Bu ayeti Kerimi Allahın yarattıkları hakkında önceden belirlenen kaderini kaderini ispat olarak delil olarak bu ayeti kerimeyi görürler ha bir başkası başka şeyler söyleyebilirler Ben

Elhamdülillah ehl-i sünnet vel-cemaat AG ünitesi bir kimseyi O yüzden Ehli sünnet imamlarının İşte hatlarına ehli sünnet imamlarının getirmiş olduğum bu tip devirleri ve tefsirleri genel olarak kabul ederim çünkü mü Allah hiçbir şey daha yaratmadan önce yaratacak olduğu bütün her şeyin kaderlerinin Elif hafıza yazmıştır ve ve yine Haris el-muhasibi şöyle buyurur hız ağ kalbin Allahın hükümleri altında sükunet bulmasıdır dar bakın Rıza kalbin Allahın hükümleri altında sükünet bulmasıdır sufiler Allahtan razı olmanın yolunu seçerler Hani herkes Allah razı

etmeye çalışır sufilerde Allahtan razı olmaya çalışırlar bizim için doğru Allahtan Razı Olmaktır Neden Çünkü o bizim başımıza bir çorap örerse de Biz ondan razı olmamız gerekir İsyan etmemiz İsyan etmemiz gerekir O yüzden yine büyük sufilerden Cüneydi Bağdadi hı Rıza kazanın zuhuru neticesinde kalbin sürüyor duymasıdır dar yani başınıza bir şey geldi bu Bu ne la geldiğimi shved geldi sıkıntı geldi veya Sevinç geldi O zaman bizim kalbimiz hem sıkıntıya hem sevince şu rur içerisinde olmalı teslim olmalı ve

başına gelenlerden cenab-ı Hakka şikayet etmemeli başına gelenlerden razı olmalı bu demek değildir ki hastalıklarla mücadele etmeyecek bu demek değildir ki Bela ile müsibet ile kötülüklerle mücadele etmeyecek bunlardan şikayet etmeyecek bunlardan Öf demeyecek bunlara karşı isyan geliştirmeye Jack ve bunlarla nasıl böyle mücadele edilmesi gerekiyorsa öyle mücadele edecek Çünkü asla ve asla sufiler başlarına gelen bu nefislerine ağır gelen şeyler için şikayet etmezler a Rabbim muhafaza eylesin ve Hz Allah Allah ve sellem Hazretleri hakkın kazası Naza gösteri ne

dua ederek ten şöyle buyurur Allah kendini bilen dilini kötü şeyler söylemekten muhafaza eden kimseye rahmet eylesin o kimse ki Allahın verdiği nimete sabreder kazası na ise her ağzı olur Rabbim cümlemizi böyle kullarından eylesin inşâallah Şimdi aslanın çalışıp kazanmayı tevekküle teslimiyet e tercih etmesi konu başlığına geçiyoruz E tabi av hayvanları hani ona çalışma sen tevekkül et Allahın kazasında teslim ol demişlerdi a Yani sen avlanmaya çıkma çalışıp kazanmaya gerek yok Sen böyle ormanın bir köşesinde otur her gün

senin Biz yiyeceğini getirelim demişlerdi ona bununla alakalı av hayvanlarının kendi arasında konuşmaları devam ediyor burada şunu da belirtmek istiyorum bizim toplumumuz ne yazık ki lafontenin karga tilki muhabbetini bilir okullarımızda lafonten hikayelerinde kargayı konuşturup ilki konuşturur hayvanları konuşturur biz onu alkışlarız böyle Vay işte lafonten ondan sonra Karga ile Tilki konuşturdu ve şudur ya lafontenden hikayeler şimdi lafından kim deseler Evet bir fır bu hikayecisi dir bir Fransız edebi edebiyatçısı drama Bizim kendi topraklarımızda ne şu ne var olmuş

kendimizden olan Hz Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretlerinin aslan ve av hayvanları ve altta işte de bir kuşu konuşturması veya diğer hayvanları konuşturması eşyayı konuşturması Biz bilmeyiz veya tam edebiyatta kinaye yapmak derler buna edebiyatta konuşması mümkün olmayan bir kimseyi konuşturmak yani kapıyı konuşturmak işte bardağı konuşturmak veya ölen bir kimse konuşturmak Bunlar kinaye edebiyatıdır biz bunları da bilmeyiz bakın Biz bunları da bilmez kapı bana şöyle dedi desek Vay Adam kafayı üşütmüş de kapı konuşulmuş da başlarız Biz ve hatta

köpek bana şöyle dedi desek vay köpek ne konuşulur muşta köpek böyle denir misin mi diye biz adamın deliğinden tutunda mezunundan tutunda her şey deriz Biz ona neden çok özür dilerim cahilsin bu okumuyoruz bilmiyoruz bilmediğimiz de bilmiyoruz bakın bilmediğimiz de bilmiyoruz iyi bakın bilmediğimiz de bilmiyoruz bu Ama ne yazık ki böyleyiz bu mesela ben işte Atatürk şöyle dedi dedim kıyamet koptu ama en aynı şekilde o tarihçi Neydi adı sesli Ya Kadir Mısırlıoğlu Biz Atatürkün Ruha niyetini çağırdık

ona Bunu neden yaptın Şunu neden yaptın diye sordum diyor Ona hiç kimse mı çıkarmıyor Mustafa Özbağ alınca Herkes bir laf söylüyor Kadir Mısırlıoğlunun olunca hiç kimse bir laf söylemiyor Bizde böyle bir cahillik var Ama ne yazık ki ve biz de böyle bir saplantı halinde şahıs perestlik var bizde Kadir Mısırlıoğlu Biz Atatürkün ruhunu çağırdık Ben ona neden şeriatı kaldırdın neden şunu şöyle yaptın Neden bunu böyle yaptım deyince ona Kimse itiraz etmiyor Mustafa Özbağ Atatürkün konuştuğunca ona Herkes

bir laf söylüyor Herkes bir şey diyor Biz de böyle bir şahıs perestlik de var işte Hz Mevlânâ Celalettin rulmaz yatırdı aslanlarla av hayvanları konuşturuyor Hz Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretleri Mesela işte yuvası konuşturuyor tarihten bir prototipi konuşturuyor ve bir Yahudi padişahı konuşturuyor bir Yahudi veziri konuşturuyor onları konuşturuyor ve onların dilinden söylüyor anlayın diye iyi anlayın diye bu ve o da anlamayın diye sebep Çünkü Mesnevi herkesin böyle bir şekilde okuyup anlayabileceği bir eser değil avamın anlayacağı bir eser

değil iyi bakın avamın anlayıp Okey okuyup anlayabileceği bir eser değil o yüzden mesneviyi mevleviyan Merve birahanelerde kilitli sandıklarda saklamışlar Ancak onu okumaya ve tevil etmeye müsaade edilenler okuyup devlet etmişler onu bir sebep Çünkü içinde 4 binin üzerinde ayeti kerime 6 binin üzerinde hadisi şerif var Siz hangi Beytin hangi ayetin tefsiri olduğunu hangi Beytin hangi hadisin tefsiri olduğunu bilebilecek ilmi yeterliliği niz yok ise okumayın canım kardeşlerim Mesnevi ya da okuyorsanız bilmediklerinizi birbilenesorun kim Bir bilen zikir ehli

cenab-ı hak ayeti kerimede diyor ki bilmediklerinizi zikir ehline sorun yani sokaktan geçen e değil bir yani zikir ehline bir meselenin alemine bir meselenin ilmine Vakıf olana soracaksın Ama sen mesnevideki bir beyti matematikçi sorarsan işin içinden çıkamazsın veyatta mesnevideki bir beyti kalkar da sen sosyoloji profesörü olan kimse sorarsan işin içinden çıkamazsın bu Aslan çalışıp kazanmayı tevekküle teslim etti tercih etmesiyle alakalı konuştu Aslan dedi ki evet tevekkül Kılavuz Sada bu sebebe teşebbüste peygamberin sünnetidir peygamber yüksek seste tevekkülle

Beraber yine Devenin ayağına bağla dedi çalışan kimse Allah sevgilisidir işaretini dinle tevekkülden dolayı Esma baba teşekkür susun da Tembel olma dedi yani Aslan dedi ki evet tevekkül yolu hakka vasıl eden bir yoldur Hakka yaklaş Bu bir rehberdir burad olunmaz bu ret olunacak bir şey değildir Ama ve lakin sebebe tevessül etmek sebebi sımsıkı yapışmak ve bu sebepler dairesinde hareket etmekte peygamberin sünneti ve adaletidir çünkü hani bir kimse geldi de Hz Peygamber sallallahü ve sellem adetini orada Bakın

bu peygamber yüksek sesle tevekkül ile beraber yine Devenin ayağına bağla dediği şey bedevinin birisi geldi Mescidin önünde dedi ki ey Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Selleme bende de ve mi bağlayayım mı Allaha tevekkül edeyim bağlamadan mı Allaha tevekkül edeyim ona bedeviye dedi ki sen deveni bağla da Allaha tevekkül et sen deveni bağla Hani geçen derslerde Bu meseleyle alakalı kısacık bir sohbet etmişti ve bu meseleyle alakalı neydi orada bedevinin dediği tevekküldür Ama bu mesele biraz daha Bahattini gözle

bakarsak de ve nefisler Ama sen nefsini Kuran ve sünnete bağla sen nefsini Kuran ve sünnete bağlamadan tevekkül etmeye kalkma Yani sen Haramı işlerken Vallahi bana böyle takdir etti ne takdir ettiyse o gelecek deme deweni sen Kuran ve Sünnet kızına sımsıkı bağlarla deweni Sen iman İslam İhsan kazına sımsıkı Bala Sen deweni iman İslam İhsan kazına bağlamazsan ne yazık ki delalete düşenlerden olursun o yüzden sen ne yap yap sımsıkı azı dişlerinde Kuran ve sünnete sımsıkı yapış ve nefsini

iman İslam İhsan kazana bağla ve bu noktada Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri kazanan Allah sevgilisidir dedi ya hani sizin için en Allah rızık alnınızın teriyle kazandığımız rezektör sizin için en hayırlı rızık elinizin emeğidir dedi Yani bu ne demek senin çalışarak Tan kazandın senin bir emek sarf ettiğin Sen alın teri de tütün rızık senin için en hayırlıdır bir meselede çalışıp çabalaman gayret etmen ve onla elde etmen en hayırlıdır dedi ve Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretleri

Böyle söyleyerek ten ne yaptı bizi çalışmaya bizi gayret etmeye yönlendirdi ve ayeti kerimede aklıma geldi Hani cenab-ı hak dedi ya yolumuzda mücadele edenlere yollarımızı açarız ve yine cenab-ı hak ayeti kerimede yine ne dedi ki bu de aklıma gelmedi notuma bakacağım şimdi bir insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur insanın yaptığı amelin karşılığı mutlaka görülür Necm Suresi ayet 39 40 o zaman Hz Peygamber sallallahü ve sellem Hazretlerinin yolu dur çalışmak gayret etmek cenab-ı Hakkın bize emridir

çalışıp gayret etti gayret etmek a Rabbimin bize kuranında beyan etti emridir biz çalışırız gayret ederiz mücadele ederiz Allah biz onlardan eylesin Ama tabii tevekkülde var mıdır Evet vardır şimdi biraz da tevekkülü konuşalım abi biz çalışıyoruz mücadele ederiz gayret ederiz sonuç sonucuna tevekkül eder bakın sonucuna tevekkül ederiz ve bir şey olmadıysa başaramadı ysak döner nerede hata yaptık diye tekrar bakar tekrar çalışır gayret ederiz Bizim için yol budur ve tevekkül bir sufi ve bu eğitimde Sufi dairede bir

makamdır bir hal olarak kabul edilir ve bu çünkü su feeler CNC çok önemli bir haldir bu ve bazen Sufi dünyada budur Bu tevekkül meselesi farklı algılanmış ve bir kısım sufiler çalışmayı gayret etmeyi mücadele etmeyi savaşmayı bırakmışlar tevekkülü farklı daireden algılamış dar Ben öyle algıla yanlardan değilim Bunu baştan söyleyeyim Benim için akletmek çalışmak gayret etmek mücadele etmek Cihad etmek savaşmak olmazsa olmazlardandır bunun disipline ederim ve Ama muhakkak bunların karşılığını verecek olan cenâb-ı haktır Eğer vermezse ben dönerim

kendime bir yerde hata ya tek bir yerde eksiklik yaptım bir yerde noksanlık yaptım bir yerde bir şey matematiğini tam yapamadım derim geriye dönerim tövbe ederim yeniden mücadeleye koyulur um geri dönmek mücadeleyi terk etmek yolda bırakmak yolu bırakmak ve hatta yoldan çıkmak bak Allah muhafaza eylesin Benim uygun gördüm Nefsime uygun gördüm şeyler değildir Ben gücümün yettiğince mücadele etmeye gayret etmeye savaşmaya ba çalışırım O yüzden sufiler bunu bir hal bir makam olarak görürler ama benim bildiğim ve tevekkül

çalışmadan gayret etmeden mücadele etmeden kenarda oturmak olarak görmüyorum tevekkül kalbi bir hal Aslında kalbimi tecelli yap bu tevekkülü Ben Allaha İtimat etmek ona yaslanmak onu dayanmak olarak görüyorum yoksa tevekkülü böyle tembellik edip kenarda oturmak olarak görmüyorum Allah muhafaza eylesin O yüzden ben zaman zaman bir kısım Sufi ver Bunu farklı algıladıklarını İnanıyorum o yüzden Allah muhafaza eylesin Benim için tevekkül her ne halde olursa olsun o kimsenin Allaha İtimat Tan kendisini kesmemesi Allaha şu an Allaha yaslanmaktan kendisini

uzak tutması olarak görüyorum zaman zaman hep atıfta bulunur um benim için Fatiha Kuranın Hani hadis-i şerifte buyurulduğu gibi Kuranın böyle özü fihristesi gibidir Kuranın içerisinde de Fatihanın içerisinde de Bismillâhirrahmânirrahîm iyya kenabüdü ve iyya kenestain Sadakallahülazim bu Fatih anında benim nazarımda Sırrı gibidir bu yani ancak sana ibadet eder ancak senden yardım dileriz bizim Bütün her şeyimiz allahadır yardım beklememiz de allahadır o yüzden bu tevekkülün de önemli sıra ayet-i kerimelerden birisidir Allaha yazsanıza bu Adanur Allahtan ister Allahtan

bekleriz O yüzden Allaha yaslanma mızı Allaha dayanma mızı Allahtan istemem izi ve her şeyimizi Allah Allah halletmemiz idam tevekkül olarak bunu görürüm bu demek değildir ki çalışmayacağız gayret etmeyeceğiz Hani Ancak Allaha ibadet ederiz bizim çalışmamız gayretimiz mücadelemiz her şeyimiz Allah içindir çocuğumuzun çocuğumuza helal rızık götürmek için çalışmamızda Allah içindir bizim evimizi de malum Nimet içerisinde yürütme mizde Allah içindir gösteriş için değil nefsimiz içinde şatahat için değil şatafat için değil ya Allah içindir Biz Allah için eşlerimizi

çocuklarımızı arkadaşlarımız dostlarımızı annelerimizi babalarımızı Allah için daha iyi bir hayat sür mı diye çalışır Çabalar onlara harcarız ve hatta Allah için her şeyimizi Allah yolunda Heba edilecekse Heba ederiz bakın kıymetli Dostlar bu hal kalbin halidir bu hal kalpte tecelli etmesi gerekir ve bu halin kartı tecelli etmesi için o kimsenin her daim zikirle hemhal olması gerekir ve bu tevekkül halini kalbimizde bizim oluşturmamız gerekir ha bütün müminleri kapsayan bir haldir Aslında tevekkül bütün müminleri kapsar mı Evet bütün

müminler için de bu bu tevekkül hali var mıdır Evet Hani ben bazen zaman zaman ilmel yakin Aynel yakin hakkel yakîn diye Kuranı bir tabirle Müslümanların müminleri de bu üç sın Bu arada yani ilmel yakin Allaha ilmel yakin olan Müslümanlar Müminler Allaha aynı yakın olan Müslümanlar Müminler Allaha Hak Gel yatayım olan Müslümanlar Müminler o zaman tevekkülün de bu üç hali vardır tevekkülde ilmel yakin olmak Aynel yakin olmak hakkel yakîn olmanın da nedir tecelli yatları vardır veya bunu

su he kitaplarda Has işte havass ve hasil Has olarak da tanımlarlar ya 13 grubu Evet bu tevekkülü de biz bu üç dairede üç merhalede ve ata tevekkülü de ilmel yakin Aynel yakin hakaretin derecelerinde alabilir miyiz elcevap Evet Mayda ayet 11 Ey iman edenler Allahın üzerinizdeki nimetini hatırlayın Hani bir kavim size el uzatmaya kalkmış kalkışmış tıda Allah o o ellerini üzerinizden çekmişti Allahtan korkun iman edenler sadece Allaha tevekkül etsinler Maide ait 11 bu birinci halleri yani umumi

olarak tevekkül olarak adlandırılabilir ilmel yakîn derecesinde derecesinde Bütün Müslümanların tevekkülü böyle olmalı ve bu kimse Allahın vaadine güvenip huzur bulur birinci derecede birinci mertebede kulun kulluğun un gerektiğini gereklerini yerine getirmeye gayret etmesi kalbini Rabbine bağlaması Allahın kendisine yeterli olduğuna inanması verdiğine şükredip vermediğine sabretmesi esastır bu dairede ve Evet Ee su filmlerinde tevekkül nefsin aldığı Tedbiri terk etmek güç ve kuvvetten soyutlanmak tır şeklinde tanımı tevekkülün bu mertebesi ile alakalıdır ama tevekkülün ikinci mertebesi yani aynaya kim mertebesi

de var mıdır elcevap Vardır ben buraya bir kaç tane üç tane ayeti kerime almışım ama böyle İnşallah okuyayım yine Başınızda aklınızda bulunsun İnşallah Şüphesiz ki rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan daha sonra kudretiyle aşık kuşatan Allahtır bütün işleriniz ama koyan Odur Tedbiri alan Allahtır Yunus Ayet 3 Yine rahat Suresi ayet iki gökleri gördüğünüz bir direkt olmadan yükselten Sonra arşa hakim olan belli bir zamana bu shakeden Güneşi ve Ayı hizmetinizi AMD amade kılan Allahtır Göklerde ve

yerde ne varsa hepsini o İdare eder secde ait 5 gökten yeryüzüne bütün işleri idare edip yürüten odur sonra o işleri neticesi sizin saydığınız yılınızda bin yıl eden bir günde onay yükseltip arz edilir Bir kulun kendi tertıp tedbirini terk edip Allahın Tedbiri ile yetinmesi Rabbine güvenmesi anlamına gelir bu hal vela havle vela kuvvete illa billah sözü kulun güç ve kuvvetini terk etmesi demek Ve Allaha teslim etmesi demektir burada işte Allah bu ayeti kerime ve İbrahim Suresi 12

ayeti kemiği Kerimi de okuyayım bunlar ikincilerin yani hastanın ve Aynel yakin lerin tevekküldür Allaha nasıl güvenmeliyim Halbuki o bizi doğru yolumuza sevk etti Bize verdiğiniz eziyetlere Elbette sabredeceğiz Tevekkül edenler Allaha tevekkül etsinler ayeti İşte bu ilmel yakîn olan kimselere anlatan ayeti kerime dir ve Allah onun halini bildiğini ilmi olarak bilir ve bundan kul iktifa eder bunu yeterli görür havass ve Arif denilen müminlerin tevekkülü Allah için Allah ilave Allaha tevekküldür bu tevekkülde dünya ve ahiret menfaatleri bunlarla

ilgili sebeplerde mı Alınmaz işte bir sufinin bu mertebede nefsi Hani gassalın önünde yatan ölü gibidir sufinin bu hali böyledir yani tevekkül ile alakalı bu noktadır ve burada sufinin Hala da iki yönü vardır bir yönü onun daha henüz daha tam yetişmemiştir halka düğüne Lig yönü bir yönü de Hakkı yönelik yönü vardır asıl 3. 147. Mesnevi Şerhi 910-917 Beyit Hakkında mertebedeki tevekkül yani hakkel yakîn olan yani hassül hastaların tevekküldür ki ayeti kerimede Talak suresi ayet Üçtür karşılığı ve

onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır kim Allaha tevekkül ederse Allah Allah ona yeter Allah emri mutlaka yerine getirir Allah her şey için bir ölçü koymuştur İşte bu tevekkülde hasıl hastanın tevekküldür ve bu tevekkül hakkel yakîn olanların tevekküldür a ve bu kimseler direkt Hakkın hükmüne her ağzı olanlardır ne verdiğinden ne aldığından ne verdiğine sevinir ne aldığına üzülür durumu böyle bir şeydir artık o kaybetse de Üzülmez O kazansa da ne yapar sevilmez kaybettiğine de hamd Adar kazandığına da hamd

eder bu Herkesin işi değildir ve bu tevekkül halini yakalayanlar her daim Allahla alışır da her daim Allahla Cemal leşme de her daim gönüllerinde Allahın sıfatları sonsuz derecede tecelli etmektedir O yüzden onlar Hüzünlenme si Allahtan sevinmesi Allahtan sinirlenmesi Allahtan her hal ve hareketler artık allahtandır Rabbim cümlemizi onlardan eylesin Hani Nemrut İbrahimi ateşe atacağız zaman İbrahim Hiç itiraz etmiyordu İbrahimin Ellerini Kollarını bağladılar İbrahim hiç İsyan etmiyordu İbrahim öyle bir teslimiyetle teslim olmuştu ki ham Allaha tevekkül idi Ve

Tamam Allah razı 7 ve mancınığı a koyduklarında dahi Kalbinde Allah Sevdası Kalbinde Allah aşkı kalbinde Allahın muhabbetullah ı kalbinde Allahın sonsuz bu daha vardı Ve belki de o sonsuz zikrullahın haşmetiyle sonsuz zikrullahı hasretiyle sonsuz zikrullahın zevki tadı muhabbetiyle O belki de ateşi bile görmüyordu ve o zikrullahın değişik değişik perdedeki ve değişik değişik cenab-ı Hakkın sıfat sal tecelli yatların amasör olduğundan dolayı mancılık da onun için bir hiçti o ateşte O odunlarda bir hiçti günlerce yakılan o kozkor

haline gelen ve bütün Ortadoğunun uzaktan yakından ve dumanını ve ateşini seyrettiği gördüğü o ateşi İbrahim Aleyhisselam görmüyordu bile ve öylesine tevekkül eliydi öylesine tevekküllü öylesine razı ydı öylesine razıydı ki Allahın Zikri Allahın muhabbeti Allahın aşkı kalbinde zerre de ama bir an bile olsa eksilmiyordu ve Cebrail Aleyhisselam dahi O bir anlık bir nebze onu ikiliye düşünmemişti ve hani tam ateşe düşecek esnada Cebrail Aleyhisselam demişti ya Allaha Yalvar Allaha Yakar Allaha dua et Allah seni bu halden kurtarsın

dediğinde müthiş cevabı vermişti ona demişti ki Allah halimi bilmiyor mu Allahın halimi bilmesi Allahın halimi bilmesi Dua etmemi ihtiyaç göstermiyor demişti Ve o o esnada Allahı Allaha kendisini ohalden kurtarması için dua etmiyordu ve halini değiştirmesi için Allaha yalvar mı yordu cenab-ı Hakka beni bu ateşten koru beni bu ateşten muhafaza ettiği bir Bu yarışta bulunmuyordu ve Cebrail eve Selam onu uyarmak için geldiğinde dahi onun o uyarısına kulak asmıyor du ve kalbini ve gönlünü ve aklını ve içini

dışına ve bütün zâhir ve bâtın ı her şeyini Allaha teslim etmiş Allaha yaslanmış ona dayanmıştı ve diyordu ki ha Rabbim Benim halimi görüyor Rabbim beni duyuyor Rabbim beni biliyor benim başka bir şey söylememe dudağımı kıpırdadı Tıp Allahın zikrinden yani zatullah Tan ayrı düşme zatullah lapa perdelenme ye gücü yoktu zatullah lap erdel en dua bu manada zatullah Lara arasında perde ydi Bu esnada zatullah Lada duayı kendi arasında perde olarak görmüştür bunu bu Pardon olarak gösteren de Allahtan

ya o yüzden bu hal ancak aşık ve maaş un arasındaki haldır Hani Hz Mevlânâ Celaleddin Rumi Hazretleri mesnevisinde Derya benim sevgiliyle Öyle bir halim vardır ki bu A bu hale ne bir ne Melek ne bir peygamber araya girer bu hale öyle bir halde ki artık sadece ve sadece Allah vardır İşte bu tevekkülün İşte bu Rızanın İşte bu aşığın İşte bu sevgili olmanın İşte bu sevmenin Zirve noktasıdır artık onun için Hatta ve hatta bütün vücut bütün içi

ve dışı zikir olur bütün içi ve dışı zikir olduğunda artık bütün içi dışı sadece ve sadece sadece ve sadece Allah lafzıyla hemhal olur artık onun için Esma kalmamıştır artık onun için sıfat kalmamıştır onu artık onun için o tecelli Hatta kalmamıştır artık Oo zatullah Tan beslenir artık o zatullah Tan neşelenir artık o zatullah ile hemhal olur Bu ancak zatullah ile hemhal olanlara mahsus bir şeydir ki bu ancak kutuplara ait bir haldir kutuplara ait bir haldir o yüzden

bu tevekkülün Zirve noktasıdır ama onlar artık bu hali yakaladık larından bu Halide sırlarında gezerler mu Hali asla açmazlar ve insanların içerisinde insanlar gibi davranırlar Hani Hz Ömer radiyallahu anh Hazretlerinin yıkılan duvardan kaçması insanların önünde kaçıyor insanlar öyle bilsinler sebebi tevessül ettiklerini görsünler Çünkü Hz Muhammed Mustafanın sünneti seviyesini delmek yok Hz Muhammed Mustafanın sünneti sen bir daha asla ve asla yıkmak yok sünnet-i Seniye de durmak halk seni sebeplere bağlı olarak Görmeli ha seni sebeplere bağlı olarak bilmelisen

ailenle beraber yemek yiyeceksin o yemek sana zor gelse de yiyeceksin sebep Çünkü sen tevessül edeceksin Ne sebeplere Oysa seni Doyuran Rabbimdir Oysa seni gözeten rabbinin dir Oysa senin yaslandığın Rabbimdir Oysa senin dayandın Rabbimdir Oysa senin ilahın Rabbimdir Oysa senin elinden gözünden yüreğinden uyu her şeyinden azalarından tutan Rabbimdir Oysa Senin vücudunun her zerresi Allah diye atmaktadır ama sen zahiren yine avama tevessül edip Sen sebepler dairesinde yaşamak zorundasındır Aslında zamanın kutularında en zor gelen şey de budur o

zamanın kutupları ne yazık ki bu dairesinde yaşamak zorunda ve dünyanın Zul gelmesi dünyanın karanlık gelmesi dünyanın onlara acı gelmesi hani dünya melundur dedi dünyanın mellon gelmesi hani dünya ahiret Aşık Allaha aşık olanlara zehirlenmesi ve hatta dünyanın karanlık bir zindan olması O yüzden böyledir o Çünkü sebepler dairesinde ne yazık ki Son nefesimi verinceye kadar bu dünyanın karanlığını bu dünyanın zulm etini bu dünyanın ne yazık ki sebeplerini yaşamak zorundadır ki bu imtihanın en zorudur Bakın bu imtihanın en

zorudur Çünkü o bir üveyik kuşu gibi sevgilisine koşmak ister fütursuzca Aslında o Bir anka kuşu gibi kaf dağının arkasında sevgilisiyle her an hemhal Olmak İster Ama gel gör ki kader unu Bağlara ya bu dünyaya ve bir serçe kuşun tuzağa girdi gibi inim inim inler dünya tuzağını içerisinde İşte o tevekkülün o halidir ki onlar o hallerini sadece Allahla hemhâl olaraktan yaşarlar Allah cümlemizi böyle tevekkül hallerine ulaşanlar ulaşan lardan eylesin inşâallah ve tevekkülle alakalı çok şey yazmışım ama

bu kadarlık yetsin herhalde 915 Bate hayvanlarına çalışıp kazanma bir iki halkın itikat zayıflığı yüzünden har isim hadislerin boğazları miktarınca bir yağ lokmasıdır dediler de o oh hayvanları dedi ki çalışıp kazanma bu halkın itikatla yapılan zayıflığından oldu ama onlar mirya lokmasıdır bu çalışıp da kazandığı yedikleri dediler yani sebeplere teşebbüs etmek Evet Ee o Rezzak olan Allahın ama Allaha itimatı zayıflatır Hani bir kimse böyle üzerindeki nimetleri sadece çalışıp kazanmaya Bağlar ya var yani o çalışıp kazanmadı ya Allahın

takdiriyle çalışıp kazandığı Allahın takdir yok yani orada tevekkül yok veya çalışmadı da olmadı yine Allahın takdir yok Allah muhafaza eylesin Bunlar tehlikeli şeyler yani işte A vay onları dediler ki aslana çalışıp kazanmak bir Yağdır gösteriştir yani Allahla olan itimadı zedeler Allah olan itimatı ortadan kaldırır dediler tevekkülden daha güzel Kazan çoktur Öyle diyorlar av hayvanları Esasen Hakka teslim olmadan daha sevgili ne var Evet tevekküllü büyük kazançtır hani yine aklıma geldi geçen derslerde o yine aklıma geldiği gibi

söylüyorum bir hadisi şerif nakli etmiştik demiştik ki hani Hz Peygamber ve sellem Hazretleri dedi ki Ümmetimden 70 bin kişi sorgusuz sualsiz cennete girecek 71 22 sahabe sor kim bunlar ya resulallah hata yapabilirim Hakkınızı helal edin aklında kalınlığı kadar söyleyeceğim bir mi yaralarını dalamayanlar hani böyle bir önceden Kılıç yarası ok yarısı bir şey oluyor bunları dağlamak sünnet Şifa yani aramak hadis-i şerifte de hiçbir hastalık yoktur ki Cenabı hastalığı yaratmadan önce şifasını yaratmamış olsun ya Bütün hastalıklar yaratılmadan

önce cenab-ı hak önce şifasını yarattı bunun gibi hani bir kimse yaralandı bir kimse b-ok yarası Kılıç arası bir şey yaralandı yarayı dağlatmak sünnet ya diyor ki bu 70 bin kişi için yarısını dal atmayanlar yarısını da ağlatmıyor Ha bir de hani bir kimse Ay başım ağrıdı okutur ya bu Başarır okutur konar okutur bir okuyun verin nazar değdi okutur olur bir oh rivayette öyle diyor yani yine aklında kaldı gibi söyleyeceğim Onu hasta olup da okutmayan lar Yani hasta

Ama kendisini okutmuyor diyor ki Bu hastalık Allahtan O yüzden bu hastalık Allahtan olduğu için ben ondan razıyım tevekkül ediyor ve üçüncüsünde de üçüncü bunların üç önemli hastaları vardı üçüncüsü de yine bunu Geçen yine mezhebi sohbetlerinde bunu hadisi şerif aktarmış tıme Allaha tevekkül edenler Bakın bu üç özellik bir mümin de bulunuyorsa bu sorgusuz sualsiz Bunlar nereye gidecekler cennete gidecekler İşte bu hav hayvanlar diyorlar ya tevekkülden daha güzel bir kazanç yoktur com değil mi Sonuçta Hz Peygamber sallallahü

ve sellem Hazretleri de bunun adı Şevket beyan etti o zaman diyorsan çalışma tevekkül et ve Esasen Hakka teslim olmadan daha sevgili ne var yani işin esası olarak Allaha teslim olmaktan daha güzel daha sevgiline olabilir hani böyle Hz Peygamber sallallahü ve sellem adetleri de bunu böyle yatarken işe yapardı dua ederdi yatarken genelde aklımda kaldı kaldığı kadarıyla Hakkınızı helal edin derdi ki Nefsimi sana teslim ettim yatarken onu yaptığı duaydı bu bu Nefsimi sana teslim ettim yani 1db her

türlü halimi sana bıraktım ve ve sana dayandım sana yaslandım diye dua ederdi Die şimdi Allaha tevekkül etmek ve her şeyi ona bağlamak ona yasamak sevgili gelmez mi sevgili Gelir tabi mi Hakka teslim olmuş bir nefis kadar Allaha sevgili gelen Başka bir şey de yok Allah bizi onlardan eylesin inşâallah bahç okları Beladan belaya yılandan ejderhaya sıçrarlar Yani bunu rızık peşinde koşanlar böyle çalışanlar çok zarı diyor Beladan belaya yılandan ejderha yas İnşallah işte bu çok kimseler böyle bir

kazadan mı kurtulmak için başka bir büyük kazaya giderler bir bela müsibetten kurtulmaya çalışırken de bu çünkü belalı müsibete çarparlar işte bir sıkıntıdan kurtulmak için daha büyük bir sıkıntıya çarparlar farkında varmazlar işte taşlıkları bir şey yılan sa ejderhaya yapışırlar öyle Şimdi ben bazen arkadaşlar şunu derim BİM arkadaşlar Üzerinizde çizgi böyle çok rahatsız etmeyen bir hastalığınız var Ama bu sizin hayat kalitenizi aşağı düşürmüyorsa uğraşmayın bununla dırın sebebi şu Yani sen onunla çok uğraşırsan böyle kafaya takarsan sende daha

büyük şeyler açılabilir ve bu Yalnız böyle şu filler ayet bir şeyler avans sufilerin devamını ait değildir Bu ne bu hani SUV ileride Biz şimdi insanlar üçe böldük Müslümanlar üçe böldü kafam hassül Has var ya Sufi deliye bu sufilerin avamı ait değildir Bu sufilerin hastalarına aittir bir sufinin avamı ise o sivilceyi bile önlemeye çalışsın Hz Mevlânâ diyor sen Seli başladığını Biz bunu herkese ilmel yakin söyleriz Biz Eyvah var ama hani meşhurdur ya bu Emin biraz illet biraz

güller et biraz Zillet sufiye lazım diye bu biraz lazımdır O yüzden bazen olur insan yılandan Kaçarken ejderhaya kapılabilir mi elcevap kapılabilir Saat 22.49 Biz bir saat hasını 45 dakika sohbet etmeyi planlıyoruz ama bir saat oldu burada keseceğiz inşâallah Allahtan bir şey gelmezse ben Önümüzdeki hafta Allah Allah izin verirse cumartesi günü ya kaldığımız yerden devam et Şimdi ben size ya kaldığımız yerde not alarak düşeceğim o o bu 915 916 17900 18den kaldığımız yerden devam edeceğiz inşâallah 2929

on sekiz dokuz on sekiz 917 mi Evet 19 17 beytten Önümüzdeki cumartesi Allahtan bir şey gelmez sebze devam edeceğiz inşâallah şimdi sorularınız ah İnşallah başlayacak.


Kaynak: Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 147. Mesnevî Şerhi (910-917. Beyit) video kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video →