Dergah Sohbetleri Serisi

146. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Tasavvufun çeşitleri vardır. Allah nasıl peygamberleri kimisinden kimin peygamberin. Üstün yarattıysa kimi insanları kimi insanlardan. Üstün yaratmış ehl-i tasavvufunda hepsi de aynı değildir. Kimisi kimisinden üstündür üstünlükleri onların içlerinde bulundukları işlerinden dolayıdır üstünlükleri onların verdikleri mesajlardan da üstünlükleri onların takvalarındandır bir kısım ehl-i tasavvuf vardır ki insanları. Allah yoluna çağırırlar. Yollarına çağırırlar bir kısım ehl-i. Allah’a çağırırlar. En üstün ok olanı. En kıymetli olanı insanları. Allah’a çağıranlardı. Allah’a çağıran ehli tasavvuf. Dünya üzerinde azdır. Çünkü yola çağırmak kolaydır kendi yoluna

çağırmak ise her şeyden kolaydır insanların insanların. Yollarına uymaları da kolaydır. Çünkü onda heva ve heves vardır insanlar giderler insanların. Yollarına hemen. Rab olurlar hemen peşlerine düşerler. Bunun her dediği doğru derler. Bu ne güzel insanmış derler. Çünkü heva ve. hevese hitap eder nefse hitap eder çünkü o kimse kendi yolunu kurmaktadır kendi düzenini kendi sistemini kurmaktadır kendi heva ve hevesine göre davranmakta kendi heva ve hevesine göre her şeyi icra etmek tedir o yüzden. O yol çok kolaydır ikinci

kolay olan yol. Allah yoludur insanlara. Allah yoluna çağırırlar. Allah yolunda izlerler. Allah yoluna gelir derler. Bu olur günlerden biraz daha evladım. Hiç olmazsa. Allah yoluna katmaya çalışır ama. Allah. Allah karşılaştırmaz. Allah’a götürmez. Allah’ı belli etmez. Allah ile seni hemhal etmez. Allah’a doğru seni yolculuğa çıkarmaz ya der ki bu. Allah’ın yolu tam bir yolu bil yolun şurasında şu var yolun burasında bu var bu yolda uzak tır öbürküne rağmen biraz daha yakındır ama uzaktır öbürküne rağmen biraz daha.

kıymetlidir ama benim. Birincide anlattığım gibi. Allah davetçilerinin. Allah. Yolcuları gibi. Allah’a davet eden. Allah’la karşılaştıranlar gibi değildi o yüzden. Bizim. Yolumuz direkt direkt. Allah’a davettir. Allah’ın. Yoluna değil ehli tasavvu. Allah’a da. Allah’ın. Yoluna değil kendi yoluna da değil. Eğer birisi sizi. Allah’ın kendi yoluna davet ediyorsa ondan uzaklaşın davet ediyorsa hasberk eder halkberk eder kabul edilebilir hamma ve lakin direk. Allah’a davet eden gibi olmaz amma velakin. Allah’a davet edenin de işi zordu. Allah’a davet edenin işi çok

zordu herkes onu anlamak herkes onu dinlemez herkes onun etrafına koşmak herkes onun arkasına kalabalık yürürler gibi toparlanıp yürümez. Çünkü nefsine zor gelir zor gelmez belki namazı kılsan da olur kılmasan da olur orucu tutsan ne olur. Tutmasan da olur. Almanya. Allah’ın alacağı oruç değil mi. Sen kışın. Tutuver der o kimse kendi yolunu kırıyor kendi sapık yolunu kuruyor. Kimisi de. Allah yolunda davet eden insanı gelin burada. Allah’ın yolu var gelin burada. Resulullah’ın yolu var ama. Resulullah. Sallallahu vessellem.

Hazretleri ile karşılaştırma. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine götürmez seni ya yolda bırakır o yolu tanıtır sana bize yol lazım değil. Bir de öyle yol lazım değil. Biz hiddetle direkt. Allah’a gideceğiz eğer biz bir yapacaksak direkt. Allah’a yapacağız cenab-ı kerimede fatiha-i şerife’de her gün okuyor. İyi ya fena sütü ve iyi ya. Enes de iyi ancak sana ibadet eder ancak senden yardım dileriz. Tevhid budur. Allah budur. Allah’ın yolu budur. Allah’la hemhal olmak karşılaşmak ister beraber olmak isteyen.

tasavvufi manada öyle. Cem olma filan o onu da. Vuslat olmaya onda. Cem olma birleşme manasında değil. Onun dinini yaşamak isteyen. İyi ya fena budur ve iyi ya kendine sayıksın da ermiş olacak. Allah ile namazımız allah’adır tövbemiz allah’adır ibadetimiz allah’adır biz şahıslara insanlara. Şunlara bunlara tapmaz onlardan yardım dilemeyiz. İyi ya fena sözü ve. İhya arkadaşlar o yüzden tasavvufun birinci şartı birinci şartı birinci en önemli meselesi tövbedir bir kimse ehl-i tasavvuf olacaksa bir tarikata girecekse birinci şartı onun

tövbe etmesi dir. Mehmet de eskisi gibi hevai hevese devam edecekler. Günaydın o kendine yeni bir yol arasın gitsin kendine işte kendi şahsına yol açanların yoluna gitsin veya başkalarının yolundan gitsin. Allah öyle eşekler bitmiştir. Mesela bir kimse tövbe gerçek. tövbe direk her şeyini herkese. Allah’a yönel mesin heva ve evetten gelen her şeyini terk edilir direk. Allah’a yönelmesidir tavuk dövmesi gibi sabahleyin günahı işte akşama tövbe öğlen günahı işte akşama tövbe yok bir başkasının hakkını hukukuna riayet etme bu

ehli tasavvufun işi değildir ondan geri dönüşü yoktur o yüzden tasavvufta inabe ders almak tövbe ile bitişiktir bir kimse tövbe etmeden ders almış sayılmaz tövbe edecek neye daha önce bile bile işlediği günah kevaileri. Terk etmeye ders almak nedir ders almak. Kur’an ve sünnet-i seneye yönelmektir. Kur’an ve sünneti seneye. Razı. Olmaktır yoksa gitmiş şeytan dersin al ben dersimi aldım kurtuluşa erdirsin gitti. Hayır gerçek ders alma. Kur’an ve sünneti seneye her şeyine ona yönelmektir. Eğer. Kur’an ve sünneti seneye.

ölür mü yönelmeyecekler o kimseyi hiç der kalmasın gerçek ders alma her şeyi yok bilir her şeyi yaratan. Allah’a teslim. Olmaktır gerçek tövbe her şeyi terk edip direk. Allah’a teslim olmak ona güvenmek ona dayanmaktır. Eğer öyle değilse tövbemiz öyle değilse eğer ki inadımız ders almamız öyle değilse o değildir o yolcu yolcu da değildir boşuna takıl taşı oynamasın gitsin. Sanatsız ziraatı. Neyse ticaretin. Neyse para kazanması. Neyse devam etsin etsin dünyayı kazanacakmış devam etsin. Allah’ın insanlara ihtiyacı yok. Allah’ım

yalancılara da ihtiyacı yok. Allah’ın hem kendisini aldatmaya çalışan hem de. Allah’ı aldatmaya çalışan insanlara ihtiyacı geliyor senden fırçayı yiyip gidiyor musun. Benimki fırça değilim seçim arkaya gitsin diye söylüyorum biraz da heyecanlı ve hararetli ama işin doğrusu bu. Eğer. ki söz vermeyeceksen. Hayır kardeşim ehli tasavvufta işin yok. Sen. Buradan çıkıp. Gıybet ediyorsan. Hala da yalan söylüyorsan hanımına çoluğuna çocuğuna zulmediyorsan arkadaşlarına akrabalarına apartmanına zulüm ediyorsan senin tasavvufla işin yok annene babana zulme diyorsan senin tarikatla tasavvufla işin yok

senin. Allah’la işin yok aldatma kimseyi kimseyi aldatma tasavvuf bu değil tavuk. Allah’a teslim olma tasavvuf. Allah’a dayanma tasavvu. Allah’tan başka her famil bilir her şeyi terk etme tasavvuf gösteri sana attı değil tasavvu kibirlenme böbürlenme yeri değil. Ümit deryasının içinde yüzü korkuyu unutmak korkuyu terk etmek değil tasavvuf korku deryasına dalıp da. Ümit’i unutmak da değil o zaman toplum tövbe inada af. Vega korkuyla. Ümit. Derviş korkuyla. Ümit arasında bulunur ne zaman ki ümidi fazla geldi korkuya sarılalım belki.

Allah katam eder. Allah cep vardır. Allah kahhardır onlar ki benim günahımı affetmeyi verirse. Ben perişan olur. Cehennemi boylarımda o korku sapını korku içini korku dizginini hiç bırakma korku. Galip geldiğinde hemen recaya sarılır. Ümit’e sarılır. Ümit dizginini tutar der ki. Ya. Rabbi tövbe ederim. Günahlarımı. İnşallah. Affedersin. Ya. Rabbi hatalarımı kusurlarımı. İnşallah. Affedersin. Ya. Rabbi beni. Affeyle ve. Allah’ın affını var. Allah’tan ümidini kesmez. Allah’tan ümidini kesmediği için devamlı o ipte bir. Eli sağlamsın sıkı yapışmış olur o zaman

halk ve. Recai terk eden dermiş mutlaka hataya düşer mutlaka. Kusura düşer ya korkusu galip gelir. Allah’tan bu sefer ümidini. Keser sanki. Allahsız. Bir de çok sarılır. Allah’ın. Allah muhafaza eylesin azabını unutmayın o zaman yine hata yapar yine kusur. işler o zaman tasavvuf demek birinci derecede tövbeye sarılmak ama her şeyiyle ama her ikincisi ilave ders almak ders almaktan kası halk kağıt parçasını şu dersleri tekrar. Ondan sonra hayatım bitti demek değil bütünüyle. Kur’an ve sünneti seneye. RAM olmak

bütünüyle. Kur’an ve sünneti seniyeye dönmek. Hayatının her alanında. Hayatının her alanında gününün her dakika. Kur’an ve sünneti seneye sımsıkı sarılmak işte gerçekten kalmak bu gerçek inabe bu yoksa git hangi şeye bağlanırsan bağla hangi mürşi bir. Kamile bağlanırsan bağlan dersini al. Ondan sonra yine der her şeyi eskisi gibi yaşamaya devam et. Onun da adı tasavvuf olsun tarikat olsun. Hayır öyle bir tasavvuf öyle bir tarikat yok et almakta bitti mi. Hayır hiç dedi hak ve. Recai terk etmeyecek.

Onunla bitti mi. Hayır onunla da bitmedi mutlaka ve mutlaka takvayı yaşamaya çalışırlar. Takva nedir ya resulallah. Takva sizin şüphelileri terk etmenizdir matbaa nerededir. Ya. Resulallah iki göğsünün arasını. Takva buradadır diyor. Takva sarıkta değil takkede değil cübbede değil. Şalvar da değil. Takva sakalda değil nice sakallılar var ki evde annelerine babalarına şükrediyorlar nice dervişin diyenler var hanımlarına ağzına geleni küfür ediyorlar nice dermişsin diyenler var bizim dergahımızda bizim ülkemizde çocuklarına küfür ediyorlar hanımlarına küfür ediyorlar etrafına küfrediyorlar dili muhafaza

etmek. Takva helal lokma yemek pek. Tatvan insanlara zarar vermemek. Takva insanlara hep hayır hakarette bulunmak. Takva birileri şükrüleri. Yok hayır şu velilere devam ediyorsa. Haramı helali tanımıyorsa dedim büyük küçük tanımıyorsa nefsine dokundığında ayağına basıldığında önüne gelene sövüyorsa canı. sıkıldığında karısını. Yok yere boşamağa kalkıyorsa sokağa bırakıyorsa gecenin saatin birinde ikisinde hanımını kapının önüne bırakıp da hadi seni buradan kim kurtaracaksa kurtarsın değil o aşağılıklığı yapıyorsa onu neresi tasavvurur onun neresi. İslam onun neresi. Takva. Hayır aldatmayalım hiçbir birbirimizi

hiç aldatmayalım arkamızdan konuşuyorsan arkasından konuşuyorsa insanların. Gıybet ediyorsa. Bir de gıybettir ettiğini ya benim bu dediğin doğru bu böyle sanki kıymetini öyle söyleyeyim de helala çevirecek öyle de küfre düşüyorsa. Allah bizi muhafaza eylesin tasavvuf o değil o yüzden. Allah yönümüzü. Allah bizi muhafaza. Burada herhangi bir şahsın nitelendirmiyor herkes alacağına asıl herkes. Alacağın olsun. Allah bizi muhafaza eylesin. O yüzden. Şeyh. Efendi. Hazretleri ölmezden önce bizim. Çavuş arkadaşlar gittiler de sordular. Efendim işte halifeniz var mı. Şeyh. Efendi.

Hazretleri demiş ki oğlum demiş dergahta arkadaşların aktarması bana bir tek. Musa. Efendi. Başka hiç kimsenin sevgisini yoktur demiş arkadaşlar. Hiç kimse kimseyi aldatmasın. Şeyh. Efendi’nin arkasında taklidi 7-8 bin on binler inşaatı doğru mu on bin taneden dervişin. İçinden bir tane adamın seyri sülük olacak yazık insanların geldiği nokta nerede nasiplerini oturalım kendi kendimize düşünelim. Eğer. Takva oldu bitti mi bitmedi o kimse. Cömert olacak o kimse mutlaka ve mutlaka şehameti. Cömert olacak cömertliğin 2-3 kısmı vardır zoraki göstermelik.

Cömert olmayacak cömertlik. İlke. Allah için severek yapacak takvayı. Allah rızası için severek yaptı. Takva yapıyormuş gibi görünmeyecek insanların önüne gelince sanki şüpheli şeyleri terk ediyormuş. Eve gidince küp küp küsüyor ağzına geleni söylüyor ondan sonra insanların arasında ehli. Takva. gibi duruyor. Hayır. Takva oldu o münafıklık yapıyor takvanın münafıklığını yapıyor o cömertlik yapm ıyor cömertliğin mün afık ama eve gittiğinde yok. Ümit deryasında yüzüyor ya korku deryasına dik kalmış gidiyor. O da hak ve. Reza değil o ders almak

değil. Burada. Herkesler saldığı için orada ders alacak ondan sonra gidecek kendi kafasına göre kaydını kapat devam etti o dert kalmaz değil. Allah’ı kandırma kendini kandırma allahtanmaz zaten kendini kandırma o ders almak değil kalbin mutmain değilse. Kardeş benim kalbim mutluyum diye. Allah tasavvufa girmek zorunda değilsin istemiyorsan gidemeyeceğim diyorsan dersin ki. Selamünaleyküm. Hakkınızı helal edin. Ben böyle bir yola. Benim gücüm ve kudretim yetmez benim kuvvetim. Yetmez ben bunu yapamayacağım bu çok sıkı. Pazartesi. Perşembe oruç tutam ayacaksın aile.

Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında 3 gün oruç tutamayacağım yapamayacağım. Eyvallah. Ben namazları farzlarını kılamayacağım devamına. Olur mu olur benim işim gücüm oluyor bazen ben kaydırıp kaydırıyorum namazları. He ondan sonra 3-5 gün sonra hepsini toptan bir günde kılıyorum. Yok böyle bir yolumuzdan gidecek olan farz namazlarını vaktinde kılacak yolumuzdan gidecek olan kaza namazlarını kılacak yolumuzdan git çalışlarını tutsa tövbenin özü bu sen. Hem oruç tutma daha önce hem de şimdi o kaza yapma annede. Hayır. Geçmiş oruçlarını kaza

yapacağız kaza yaptıktan sonra kazaya bıraktığın için. Allah’tan tövbeyi size ki. Ya. Rabbi ben bilememişim. Ama ben ehl-i tasavvuf oldum. Derviş olmaya aday oldum. Salih oldum. O yüzden ben burada kaza oruçlarımı ve namazlarıma tutmaya ve kılmaya gayret ediyorum bıraktığım için geciktirdiğim için zekatının düzgün hesaplayıp. vermeyeceksen. Biz de işimiz yok bizde iki yok zekatını vereceksin zekatını vereceğim hem filan değer okul yaptırıyormuş okula değil bilen. Değer yurt yaptırıyormuş yurda değil bilen değer medresatıyormuş bilankaya. Cami yapıyormuş camiye değil zekatını

fukaralara borçlulara. Allah yolunda. Cihad edenlere miskinlere yolculara verdi nerede. Dul yetim ihtiyaç sahibi var. Sultan onları vereceğim bulamıyorsam. Bulanık verdireceğim. Neden. Çünkü gören görsün gözüm ya götür bakayım benim yanımda kadını böyle verme yapamıyorsan. Allah bizim muhafaza eylesin bir kimse üstadına seyahat eder. Allah rızası için seyahatın en ekmeli en güzeli en büyük. Mescit ziyaretine gidilmez. O seyahat değildir bir kimse. Ben filanca yerdeki camiden ziyareti diyorsa o seyahat değildir ehl-i kimse haddeye gittik umreye gittik. Resulullah sallallahu aleyhi

ve sellem. Hazretlerinin. Kabri şerifini ziyarete. gitti üstadına gittik. Derviş kardeşlerine gidecek kendi arkadaşlarına akrabalarına gidecek seyahatin özü budur gittiği yerde. O da masraf açmayacak insanlara. Ben seyahat ediyorum. Allah yoluna çıktım diyorsa hiç kimseden hiçbir istemeyecek. Benim karnım aç benim karnım tok ben yemek yiyeceğim. Beni arabayla. Alın. Beni arabayla götürün bizim yolumuzda. Bunlar yok adam. Şerifi ise billah hizmet ediyorsa kendiliğinden hizmet edecek kendiliğinden misafir ediyorsa kendiliğinden misafir edecek şenlikten. Selamınaleyküm. Aleykümselam kardeşim ziyarete geldim seni. Allah razı

olsun hoş sohbet ettik. Selamünaleyküm bana müsaade kal mutlaka. Ya rahatsız etmeyin kal kardeşim kal filan demiyorum. Selamun. Aleykümselam gece saat 1K adamın evinde hasta mı var adamın evinde. Bir rahatsızlık mı var adamın evi dar mı. Adamın elinde. Elbette ekmek mi kesecek su mu kesik. sobası yanıyor mu yan mıyor mu sey ahatiniz başka türlü seyahat seyahat değildir git adamın ne olduğu belli değil adamın hangi durumda olduğu belli değil. Git evinde on gün misafir olsun. Hayır yok bu

seyahat değil kim olursa olsun. Allah rızası için seyahat değil ilah olacak kel kardeşini ziyarete gittiysen gideceksin ziyarete. Sen gönder. Selamünaleyküm. Aleykümselam sen keyfini ziyarete gittiysen gitsen. Selamünaleyküm. Aleykümselam döneceksin bunlar kimse ağır lık olmaz sana gelip bir aslansınlar. Sen kimseye gidip yaşlanma gelsinler. Sana dayansınlar. Sen hiç kimseye dayanma. Allah’tan başka. Gelsinler senin paranı yesinler. Sen hiç kimsenin parasını yeme gelsinler sen harca. Ama sen gidip de kendine harcatma sey ahatin başka türlü yok bilmem nerede ki kardeşi var

arkadaşı var. Derviş kardeşi var. Onu. ziyarete gidiyor. Önce anneni babanı ziyarete önce annene babana bak önce kendime memleketinde kardeşlerine bak önce kendi etrafındaki insanlara bak gösteriş yapma bu tasavvuf değil. Allah bizi muhafaza eylesin o yüzden bunları. İnşallah her ders cenab-ı cümlemize. Size de bize de tutmayı nasip eylesin inşâallah ehli tasavvu bunu her dert. Belki de söyleyeceğim size kendinize bir görmeyin kendinizi bir hiç görün tasavvu kendini hiç görmektir kendimizi yok bileyim tasavvuf. İnsanın kendisini yok bilmektir ve

hatta her şeyi yok var olan. Allah’tır makam getirdiği haller geçici. Yollar getirdiği insanlar getirdi. Hepsi de geçmeyen mahkum kalıcı olan. Allah kalıcı olan. Allah rızası için yapılan ameller kalıcı olan ne yaptığımız seyyidatlar günah kebairler. Allah. Günay kemallerden dönmeyi cenab-ı emirlerini tutmayı nasip ve müesselâm. insanlar vardır. Hep kendi etrafında da insanları toplamak için çıkarlar. Konuşurlar. Allah onlardan da bizi muhafaza eylesin. Allah beni öyle olmaktan mı muhafaza eylesin. Allah. Tekrar tekrar söylüyorum beni öyle anılmaktan da. Allah bizi

muhafaza eylesin ihtare yapın bütün herkese arkadaşlara bütün insanlara bunu tavsiye edin rüyasında kimi görüyorsa gitsin oradan dersin kim hangi şehri görüyorsa gitsin oradan dersin gitsin hangisi hesabı olmak istiyorsan gitsin oraya tabi olsun. Allah kulunu açık etsin. Yeter ki az susat hocam değil. Başka bir lazım gelmezdi insanlara. Allah bizi muhafaza eylesin inşâallah sorusu olan varsa sorsun üstadın ne olarak görecek nasıl götürecek cenab-ı. Allah’a itaat edin. Resulüne de itaat edin sizden olan. Emir sahiplerine de itaat edin demiş

ayeti kerimede başka bir ayet-i kerimede. Siz salihlerle beraber olun demiş arkadaşlar bir mürşid-i. Allah yolunda gittiği müddetçe onun söyledikleri. Kur’an ve. Sünnet dairesinde olduğu müddetçe onun dediklerine itaat edilir. Onunla beraber o yolda gitmeye çalışılır doğru olduğu müddetçe. Allah bizi şundan muhafaza eylesin. Hazret-i Ömer radıyallahu anh. Hazretlerinin hadisesini o şeyhin yerine koymayın. Hani karşılaşmışlar ya onlar beni ne kadar seversin seni malından mülkünden eşimden dostumdan çocuğumdan hanımdan fazla severim olmadı ya onlar. Kamil olmamışsın. Kemale ermemişim ayrılıyorlar dur

ya resulallah. Senin nefsinden de fazla severim işte şimdi imanın. Kamil oldu imanın. Kemale. Erdi yağına bu mürşid-i. Kamiller için uyarlanmaz kim bunu veliler için. Şeyhler için uyanıyorsa hata yapıyor kusur iş liyor. Bu ancak. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri içindir. Onun için uygundur bir. kimse peygamber kendisine gözünün gördüğünden her şeyi sevgili gelmedikçe imanın. Kemale ermez der. İşte bu. Peygamber sav. Hazretlerine rabıtanın geldin seni gözünden gözünün gördüğü her şeyden en sevgili. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri

geldi o zaman. Şeyh ile beraber yol gidilir mürşid-i kamillerle beraber yol gidilir beraber çile çekilir arkadaşlık yapılır salihlerle beraber olun demiş salihlerle. Salih toplulukla beraber olunur ona muhabbet edilir onu sevili ama asla ve asla bu deneyim ölçüde sevilmez o yanlışlıktır ve bir kimse. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine. Fani olsa. Peygamber sav. Hazretleri onun gözünde. Herkesten fazla sevgiliyse baktığı yerde. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini görüyorsa dönüp de keyfini rabıt etmesin küfürdür artık şeyhi onu. Peygamber

sav. Hazretlerinin hurmasına çeşmesine götürmüş. Oradan. ona su içiriyor o dönüp de eğer ki benim şeyhim var. Ben şeyhime rağmen billahi küstahtır ve küfür edilir yolun küfür ehlidir yolun. Hayır sen dönüp yine rabıta edemezsin artık neden. Sen çünkü. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini. Baktığın. Her derede görüyorsun sen ona. Baktığın. Her. Yerde görüyorsun üstünde başında sağında solunda aşağıda yukarıda karşıda duvarda. Her yerde onu görüyor musun görüyorsun. Ondan sonra o kimseyi kalkıp da bir bizi rağbet diyorsa. Vallahi

yolu bilmiyor billahi kimse yolu bilmiyor o kimse bilmeden veya bilerek küstahlık yapıyor aynı. Fenafillah. Beka billah noktasında da aynıdır ve bir kimse. Allah onun her şeyinde her tarafında. Allah’ın sıfatlarının tecelliyatını görüyorsa cenab- onun kalbine ilham ediyorsa ve kalbinde tek ve keramet açılmış ise dönüp. de. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin rabıta etmesi küfürdür. Hazret-i Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri cömertlik yapacağız zaman mal toplanırken. Cihat için dedi ki ya. Ebu. Bekir ne getirdin malımın tamamını getirdim

ya resulallah ehline ne bıraktın. Kur’an var mı. Allah böyle resulünü bıraktım ya resulallah. Allah ve res ulü enteresan bir nokta bakın. Resulullah ölür. Sallallahu. Hazretleri denmedecek. Hazret-i Ömer radıyallahu anh. Hazretleri kılıcını çeker kim. Muhammed’e ölüdense şu. Kılıç hakkını verirler bir kuldu o da peygamberdi görevini yaptı gitti ve öldü. Şimdi o peygamber öldükten sonra topuklarının üzerinde geri dönenlerden mi olacaksınız ayetini oku ve peygamber öldüler. Allah sonsuzdu. Allah bakidir insanlar gelip geçecek şeyler gelip geçecek. Mürşide. Kamiller gelip

geçecek mezarlıklar. Vazgeçilmeyen imkanlarla dolu. Mustafa. Öz bu adamı gerçekleştirecek. Mustafa özbağada vazgeçilmez değil nasıl yaptılar. Gürbüz vazgeçilmezliği vazgeçilmez değildi nasıl ki mustafa efendi değildi nasıl ki. Bekir. Baba. Ali. Efendi değildi. Hiçbirimiz değiliz hepimiz gençler iyi olan. Allah. Biz o baki olan. Allah’a dayanacağız baki mallarını getirirken ne bıraktı. O manada. Allah. Baki. Kur’an. Baki onun sünnetleri. Baki kıyamete kadar sünneti sene yaşayacak ama kendisi öldü ve hemen. Hazret-i Ebubekir efendimizi halife ilan edip arkasında namazı kılıp derken baki

olan kim. Allah. Evet o yüzden mürşid-i. Kamil’i peygamberden fazla görmek şeyhi birlerden işte sahabelerden fazla görmek şeyhi müddetli talimlerden mücerretlerden müşteriliklerden fazla görmek. Allah muhafaza eylesin. Hepsi de yanlış bir. İmam. Azam. Hazretlerinin tozu olamaz bütün mürşid-i işte toplucakla sahabenin tozu olamaz bütün sahabeleri de. üst üste toplayacaklar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin tozu olamaz. Allah bizi muhafaza eylesin hiç kimse nefsine. Paye vermesin hiçbir hiçbir mürşid-i kamilim diyen kimse düşün peşime diyen kimse. Allah muhafaza eylesin kendi

nefsine pahaya vermesin muhakkak ki biz üstadımızı severiz. Muhammed ederiz. Aşk derecesinde değil onun dedikleri doğruysa isabetli ise alır kabul ederiz hizmet var hizmete. RAM oluruz ona bir kilo ıspanak götürmek için mücadele etmeyiz bu şeyi hiç sevmek değil. Yok onun cebine bir kuruş koymak için yarışmayın bu şeyi sevmek değil. Allah muhafaza eylesin şeyhi. Seven insan onun açtığı istikamette onun yürüdüğü istikamette yürümeye çalışır. Onun açtığı mücadelesidir dizisinde mücadele etmeye çalışır şeyhi sevmek demek kenarda çekilip hep anlatıyor ona

rahat tek sende uğraşmak demek değil. adam şeyhi seviyor düşmüş yollara. Allah’ı anlatacağım diye uğraşıyor. Bizimki televizyonun karşısına geçmiş bir de rabıt ediyor hayatına arada gözünü açıyor çayı getir çay geliyor. O Tesbih elinde. Zikrullah yapıyor. Ne şeyhi. Davut ediyor. O rabıta değil. Allah bizi muhafaza eylesin inşâallah tasarruf. Allah’ındır. Eğer tasarruf varsa o direkt. Allah’ındır bu tasarrufan sahibi olan. Şeyhler gelsin de bana bir tasarruf versin. Allah muhafaza eylesin benim tasarrufum olsa. Sizden ne uğraşayım ya her zaman söylüyorum

bunu ya bizde yok ya onlarda çok ama şu. İran çeçenizden. Irak. Suriye. Perişan. Sokaklar. Perişan. Bir tasarruf eden olsa da bunları toparlar anlaşıldı ne uğraşayım ki. Allah muhafaza eylesin. Hepsi de boş sözler şu tasarruf edenler bir gece birisine bir yap montunu yaptığını görmedik ki. suç olmuş olsaydı. Resulullah. Sallallahu vesselam. Hazretleri otururdu her türlü tasarruf yapar mıydı yapardı başına. İşkembeyi geçirdiler mi geçirdiler dişini. Kırdılar mı. Kırdılar yanağını yaraladılar mı yaradılar günde susuz kaldı mı kaldı kovuldu mu.

Mekke’den kovuldu hicret etti. Sürgün yedi. Hazret-i Ebubekir efendimiz yine hicret ediyordu. Yemen’e doğru gidiyordu bir tane mürşitlerden birisi gördü ne oldu dedi ki kavmin bana zulmediyor tasarruf ederdi dedi ki ben sana imamlık veririm gel. Mekkeliler sana dokunmazsan. Sen çok cömert insansın kızımın akabına yolcuya yardım edersin fakire fukaraya yardım. Sen bir beldeden kovulursan. O Belde felaket gelir dedi müşrik ebubekir’e dedi ki o müşrik. Sen burada namaz kılmamaya söz ver bunu kabuller belki dedi. Hazret-i Ebubekir efendimiz gitti.

Yolun kenarına evinin bahçesine ilk. Mescidi. yaptığı siz ilk mescid zannedersiniz ki. Medine’de oldu öyle değil mi. Hayır ilk mescit. Hazret-i Ebubekir efendimizin mescididir kendi evinin bahçesinde. İslam tarihinde. Hikmet çıktı eminim bahçesinde. Mescidi yaptı ve mescitte devamlı ibadet etmeye başladı nakşibendilerin nakşibendilerin. Halveti buradan gelir nakşibendiler bilmez bunu nakşibendilerin halvetini nereden geldiğini nakşibendiler bilmez nakşibendilerin halvetinin başlangıcı. Hazret-i Ebubekir efendimizin. Mekke’de kendi evine yaptığı mescitten başlar. Mescit oturup devamlı. Allah’ı zikretmeye devam mı namaz kılmaya başladı baktılar. Şimdi yola

da pencere açtı aynı zamanda. Zeki yola benzer artık geçen görüyor bakıyor ki. Hazret-i Ebubekir efendimiz namaz kılıyor geçen bakıyor namaz kılıyor bir iki üç. Müslümanlar orada toplanıp namaz kılmaya başladılar. Müşrikler. Durmazlar dediler ki hayır bunu da kabullenmiyoruz ya dediler ki bu mescidini yıkacak o. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti müşriğe haber gönderirler dediler ki ya inananı kaldır ya da bunun bu mescidinin yıktır o müşrik geldi dedi ki yarın. Ebu. Bekir benim buna daha fazla gücüm yok

bu. Mescidi. Yıkık. Ya da ben imanımı kaldırıyorum. O da dedi ki ben. Allah’a dayandım yaşlandım senin elmanın da çıktım ne yapıyorlarsa yapsınlar dedi. Müşrikler geldi. Hazret-i Ebubekir. Efendimiz’i mescidini yıktılar neden tasarruf etmedi ki bir eksiklik değil bir noksanlık değil sebepler dairesinde doğru olan bu. Anlaşıldı oturmuşuz biz oturacağız şeyhi tasarruf edecek ona. Hayır kardeşim çalışacaksın oturacaksın ticaretini bırakacak. Ondan sonra benim gibi iflas edecek. Ondan sonra diyecektik tasarrufu geldi gelmiyor. Yok böyle bir alacaklı geliyor gırtlağından tutuyor senin

benim bana olan borcunu vermiyor hele biraz daha işin bozuk gitmeye başlayınca. herkes toparlanıyor başındaki arkadaşın dahi başına biniyor. Seni çok seven düşman oluyor işine sahip. Sen işine sahip çıkmazsan işinde olur işine sahiptir ailene sahiptir aileme tasarruf edecekler diye bakma çocuğun hasta sahiptir götür doktora. Yok şeyhim üfler de hastalığın geçer boş ay götür doktora. Tedavi ettir götürü hastaneye tedavi ettim boş şeylerle uğraşma sebepler dairesinde. Yaşar anlaşıldı beş. Halime ceza kılmak ve çarlidir. Zikrullah yanmak ceza halidir titremek

sayha etmek değildir ne güzel cezbedir bir kimse ihya-ı. Hazretleri öyle demiş peygamber saviyyatta salata. Selam gönderiliyor ya ve hali ne güzel. Peygamber sav. Hazretlerine salatu selam göndermek. Allah’ın zikretmek bir ibadet ederken ondan büyük bir haz duymak zevk duymak severek yapmam vekale o cezve o yoksa. Otur. Allah. Allah derken titre. ne oldu cezve geldi bana vur kafasına bir. Balyoz adamı. Allah muhafaza eylesin ben okumadım hiç. Ben duydum din yeryüzünde. Allah’ın oluncaya kadar savaşmakla emrolunan. Peygamberim dedi. Peygamber

sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri. Ben savaşmakla emrolunan bir. Peygamberim dedi. Peygamber sav. Hazretleri onun ümmetleri kafirlerle savaşır münafıklarla savaşır mürtedlerle savaşır dinsizlerle savaşır gelip de kafir. Mürted. Dinsiz bir sokak durursa gel benim öbür tarafında da bir tokat vur demek haysiyetsizlik şerefsizlik onursuzluktur başka bir değil beni. Koray da yahudilerinden birisin. Müslümanım birisini katletti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ikindi namazı okunmuştu farzını kıldırmadı sahabeye. Ey ashabım dedi beni buraya kadar alınacak bir intikama bir hesap var o

yahudilerden birisi. Yahudiler ta. Peygamber sav hazretlerinden biri başörtüsüne düşmandır örtülmeye. Bu. örtü düşmanlığı yeni değil bir kimse örtüyü istemiyorsa örtüsü düşmansa onda. Yahudi bozukluğu vardır. Yahudi bozmasıdır o şerefsiz onun kanını damarını araştıracağım. Yahudi çıkar. Yahudiler. Çünkü başörtüsüne düşmandı beni buraya da kabulesinden de o günkü yahudilerden birisi. Müslüman kadından birisinin başörtüsünü hakka elde eder oradan başka bir. Müslüman bunu gördü o kimseyi vurdu tam şimdi meseleyi anlatamayacağım. Müslümanlık katlettiler dediler. Resulullah. Sallallahu vesselam. Hazretleri farz namazı kıldırmadı kılmanın

hemşer ya farz namazlarını yolda giderken bineğin üzerinde kılabilirsiniz oradan fetva vermişler sahabenin bir kısmı da konakladığı yerde kılmışlar kılmış kafirler de oradan fetva vermişler demişler ki farz namazı bineğinin üzerinde olmaz o kimse konaklayacak namazını kılacak konaklayıp takılan sahabelerden konakliyse kızak fetvasını vermişler bineğin üzerinde kılan sahabelerden de bineğin üzerine kılınabilir. fetvasını vermişler hanefiler ve bineğin üzerinde namazı kılmışlar iki yapmışlar indirerekten ve gitmişler onun intikamını almışlar dememişler. Sen bir tane daha. Mümin gel bizim öbür tarafımızda da bir

tane gül kondur öpücük kondur yok öyle bir. Anlaşıldı evlilik tasavvuf için de yok. Biz kendi kardeşimizde. Merhamet ederiz rahmet ederiz kendi kardeşimiz bize haksızlık yaparsa sabredebilir sabretmeyebiliriz de. Kardeşim bu benim hakkım ver benim hakkım. O benim hakkım anlaşıldı görün üyor savunacak kendini kendisini savunamayan. Müslüman nasıl. Müslüman olacak ki evet her. Müslümana bir. Yahudi veya. Hristiyan verir bu senin cennetteki cehennemden. Kurtuluş ilkeldirler diyor neden cehennemden. Kurtuluş liderdir diyor. Kurtuluş jigemleri öyleymiş bakıp okumam lazım ne manaya geldi

bilemedim şimdi. Peygamber. Efendimizin hayatını anlatılıyordu orada bir gecede tüm eşlerini gezi. banyo yapardı. Nerede oturuyorsun. Zafer abi sen hocanın için söyler misin canım daha iyi. Sinan bütün eşlerini dolaşabilir bir ihtiyaçları var mı yok mu diye imam hatip bir defa banyo yapar dedi. Bir de yağmurda. Yine cimasında yağmur suyu ile alır tabi yavru suyla da dışarıda soyunur cimasına alıp üst başını dışarıda yıkar adı ben şöyle düşünün o zaman kapmadan yok muydu doldurup da içeride insan yağmur suyunun

da gusül edebilir. O manada tam açıklama olmadığı için insan hakları. Herkesi işe gelebilir ben o manada soru bakalım inşâallah cinsel gücü ile alakalı geçerli diye sonra da bir sefer inşâallah bu manada. Benim bildiğim şu hanımlarına her gece bir eksiklik var mı bir ihtiyaçları var mı diye her gün onları dolaşırdı. ama cinsel ilişki ile alakalı hangi hanımın da geceliyorsa orada geceler ben de. Allah senden de razı olsun. Hızır. Aley hisselam bir çocuk masum bir cana karşılık olmaksızın

bir cana kıydım ikaz ediyor. Şimdi. Dünya üzerinde musaksem yaşıyor onun için. Allah’ına gönder masum bir cana karşılık olmasın başka canı kıyılmaz hükmü varmış şunu da oraya okuy unca. Şu olabilir mi bir onun şeriatı da var yaşıyor o peygamber. Allah kendine çok yakın olan bir kuluna boş yere atan muayyir bir şeyi ilham eder ve yaptırır mı. Hayati normal insanların hayatı gibi değil normal insanların hayatı gibi olmadığından dolayı onun şeriatı kendine ait. Allah ile kendisi arasında bir. Peygamberin

şeriatı insanlara. Zahire yönelik gidiyor demektir. O insanlara. Şeria insanların zahirine göre. hükmeder söylerler söyler. Hızır. Aleyhisselam. Türk mü. Allah’la kendisinin arasında anlaşıldı. O yüzden onun yaptıkları onun ettikleri. Allah. Celle. Celalühü anlatıyor bu böyle böyle yapardı diyor. Doğrudur gerçektir. Allah’la kendisinin arasından oradan bize bir şeriat çıkmaz ne anlamamız lazım. O kadar anlayacağız fazla bir anlamamıza gerek yok. Öyleymiş yaşamış hiç. Hızır. Aleyhisselam bununla böyle yaşadı diye bizim şeriatımızı etkileyen. İmamlar müjdeitler sahabeler hiç böyle bir onun şeriatından etkilenip

bir yapmışlar mı yapmamışlar o kadar peygamber. Allah. Celle. Celalühü onu anlatıyor bize biz o kadar onu anlar meseleyi bitirir bizi bağlamaz fazla şeriat noktasında. Neden bizim şeriatımız var. Peygamber sav. Hazretleri. Sonuçta bir şeriatta gelmiş bir kitapta gelmiş. Onun şeriatı bizi bağla. Hızır. Aleyhisselam görünmüştür görünmemiştir şimdi yaşıyordur yaşamıyordur hepsini. Allah. Allah kendisinden arasında bir yine o da bizi bağlamaz şimdi de bir şeriatı var bildiğin var ama. Allah’a çok yakın olmuş bir başka kul. Bende bunu. Allah bana

ihanet ediyor. Ben bu ayette anlatılmış kardeşim bu olmuş ben de bunu yapıyorum vermiyor ilham. Kur’an ve. Sünnet üzerine uyduruyor keş. Kur’an ve sünneti seni uydu müddetçe kestir. Keramet. Kur’an ve sünneti sene uyduğu müddetçe keramettir bir ilham hiçbir zaman senet sepet değildir ilhama göre hareket edilmez ilhama göre bir şeyde fetva verilmez ilhamı göre bir şeye hükmedilmez bir şeye hükmedilecekse. Eğer bir fetva verilecekse şeriat bellidir. Kur’an sünnet mücveri’nin içi adı bellidir ona göre hükmedilir ve fetvası verilir keşfe

göre ilhama göre rüyaya göre. Hayır asla ve asla şeriat olmaz. Anlaşıldı. nice zamanlar görülmüştür ki ilham ehli gibi görünen kimselerin ilhamları şeytani çıkmıştır değişik ehli gibi görünen insanların keşfleri isabet etmemiştir. Rüya ehli olan insanların gaybın galibi. Kalbe yönelik rüyaları isabet etmemiştir. Allah muhafaza eylesin kendi ev. İçimizden de bunu çok rahat örnekleriz. Ondan sonra. Diyorlar ki sen şeyhin arkasından konuşuyorsun. Hayır örnek var elimizde. Anlaşıldı. Demek ki keşifle kerametle ilhanla gayrı mütalilik bir konuşuldu ben konuşunca kızıyor sonra

olay oluyor işte 3 tane mehter ile. Resulullah tarih var üçü de boş çıktı mı çıktı. Ha demek ki o kimsenin peşin diyeceksin ki ha. Keşke keramette hata olur ilhamda hata olur ne de hata olmaz. Kural ve sünnette. Allah muhafaza eylesin. Bunlar yok mu. Evet var. Allah yolunda giden bir kimsede. Keşke olur. Keramet dolu içinde. Saklayacak kendi yoluna çağıranlar. Allah yoluna çağıranlar keşfi kerameti ilhamı fetarlar ortaya verdi. Ben rüyamda şunu gördüm düşün peşime bana böyle ilham oldu

bu böyle olacak. Ben keşkümde bunu böyle gördüm bu böyle tekelle derler. O öyle olmaz ya maneviyat geciktirdi derler ya manevi uzattı derler ya öyle olmadıdu da böyle oldu derler kendilerine karşıdaki satacak yer ararlar neden. Çünkü olmayabilir onun hakikati vardır hakikatı keşfin de hakikati vardır ilhamın hakikati vardır kerametin hakikati vardır o hakikata erişilmediği müddetçe laf edilmez o hakikate. Erişen de onun lafını anlaşılır. Onun lafı ne diyorsa hakikatine erişmemiş o çakıl taşından oynuyor. Allah selamet versin. Allah’ın insanların

gönlüne ilham ettiği marifet değil. Anlaşıldı gaybı bilmek demek değil ledin mi. gaybin bilmek olarak nitelendiriyorlar. Hayır gayri bilmek 720 değil gayri bilmek yok çünkü. Ey. Habibim. Sana gayb’tan sorarlarsa. De ki gaybi. Allah bilir hem geçmiş hem gelecek kaybı gaybı. Allah bilir milletin ilmi marifet ilmidir marifeti. Bir. Gece konuşuruz inşâallah. Anlaşıldı. Evet mezhepler noktasında birçok insan doğuştan anne babasının vasıtasıyla ve ondan öğrendiği ölçüde mezhepleri de öğrenir. Evet bu ölçüde mezhepleri seçme hakkına sahip midir bundan sorumludur mezhepleri

araştırma noktasında bir sorumluluğu var mıdır insanlar ya taklit ehlidir ya tahkik taklit ehli ise o kimse herhangi bir meşrebi taklit ederekten devam eder giderler taklit eden kimseler meslek seçme hürriyetine sahiptir lan. Derler ki be şu mertebe riayet etsem o mezhebe göre devam edeceğim o mezhepte devam ederler tahkik ehli olan. kimse tahrikte yücelirse yükselirse o zaman. Kendisi de kendi adına meslek kurabilir geri kalan taklid ehlidir ki. Mutlaka bir mezhebi taklit etmesi gerekir. Anlaşıldı seçime özgürlüğüne sahip der

ki mesela şimdi. Şafi kardeşlerin bu şehir yaşantısında bazı zorluklar yaşıyorlar yaşamaları mümkün bir kimse ben bu zorlukları yaşamaktansa hanefi’ye geçsemden geçer bu da onlar için mümkün. Ama hanefi’nin burası kolay şunu alayım. Şafi’nin. Burası kolay bunu alayım elma armut gibi malikinin burası kolay bunu alayım ondan sonra öyle bir yaşayın bu olmaz anlaşıldı. Anlaşıldı. Evet tamamını veya çoğalır mı iman hanefilere göre hazırlık kalmaz kafirlere göre azalır çoğalır onlar amelleri imandan bir cüz kabul etmişler hanefiler amelleri imandan bir

cüz kabul etmediklerinden dolayı bizim imanımız eksilmez veya artmaz ama olgunlaşır veya. gökleşir. Anlaşıldı veya enerjisi fazlalaşır. Parlar aydınlatır her tarafı veya enerjisi eğitilir sönen örsün. Anlaşıldı. Evet paraya götürmeyince karşı tarafa yönünü yapmak için aldığı borçtan fazlası verildiği geçiyor bu dahidir bir kimse bir yerden borç almış olsa borcunu geriye öderken borçlu kimse kendi gönlünden biraz fazlalık koysan sahiptir burayı bağı olmaz fare illallah. Allah rızası için. El. Fatiha bugün kadınların arasında gün meselesinde yanlış anlaşılma olmuş herhalde. Biz

15 günde bir ayda bir yapalım falan dedi muhabbet olmuştu sonradan yine her hafta devam etsin diye kadınlar bu konuda dediler ki her hafta olsun o yüzden haberiniz olsun karışıklık olmasın diye ilan ediyorum. Önümüzdeki cumartesi günü gündüz yine kadınlara öğlen burada sohbet var bir ikincisi bu. Kutlu. Doğum. Haftası ile alakalı. arkadaşlar çalışmalar yapıyorlar bu noktada. İnşallah birbirimize yardımcı olalım arkadaşları yardımcı olalım. Allah razı olsun. İnşallah yine öğlen namazından sonra. İlgili Sohbetler 440. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

322. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 120. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.