Mesnevi Şerhi

142. Mesnevi Şerhi (864-869Beyit)

Mesnevi Şerhi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Şerhi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.

Mesnevi Şerhi Hakkında


bu Diner bazı da şehvet ateşinden yanmaz Halbuki başkalarının başkalarının ta yerin dibine geçirmiştir deniz dalgası Allah fermanıyla Koşunca Musa kavmini kıptiler den ayırt etti Allah Fermanı erişince Toprak karnı altınlarıyla tahtasıyla ta dibine çekti buradan devam ediyoruz su ile toprak insanın nefes lerinden gıda avlanınca kol kanat açtı kuş olup uçtu Allah tesbih et tesbih etmen su ve topraktan meydana gelmiş olan cesedinden çıkan bir buhardan bir nefes ten ibarettir fakat Gönül doğru yüzünden cennetkuşu olmuş oraya uçup gitmiştir Yani baktığımızda Allah’ı zikretme miz Allah’ı tesbih etmemiz Aslında bizden çıkan Bir Tek Nefes başka bir şey değil Hz Mevlânâ diyor ki bu sudan ve topraktan iştigal etmiş sudan ve topraktan olmuş olan yaratılmış olan bedenden bir nefes çıktı bir hava çıktı o nefesi o havayı Normalde cenab-ı Hak ne yaptı onu Normalde cennetkuşu yaptı O normalde nereye kadar gitti Allah’ın katına kadar çıktı Allah’ın katı neresi orası ayrı bir mesela Hani normalde işte kim la ilahe illallah der ise o la la ilahe illallah onun dilinden onun ağzından çıktıktan sonra yükselir Allah’ın katına kadar gider ve işte kapıya vurmaya başlar hadisi Kutsi bu Allah bildiği halde sorar bu kapıya vuran kim böyle Duran bu Veli çıkaran kim melekler giderler bakarlar Derler ki Ya Rabbi Sana malum dur Ama işte bu Abdullah kulunun tevhidi dir Allah Dağıdır Allah diyor bildiği halde meleklere sorar Gidin Sorun ne istiyormuş melekler gelir o Tevhide sorar ne istiyorsun o Tevhid de diyor cevap verir ona der ki beni zikreden inaf olmasını istiyorum Melekler dönerler Allah haberler ki Ya Rabbi bu Tevhid filancanın Tevhid iyiymiş istediği şey de kendisini zikredenin af olmasıymış hem elak Ellerim şahit olun kulum onu zikrettiğinde kulum onu söylediğinde ben onu affetmiş Team melekler gelir derler gidiyor o Tevhide O senin zikrettiği anda senin anne sudur eden yeğen kimseye Allah affetti o zaman diyor Tevhid sakinleşir sükunet error Ama bu neydi bir nefesti nereden çıktı nefes sudan ve topraktan müteşekkil bir cesetten çıktı bızı sudan ve topraktan mi teşekkür cesetten bir la ilahe illallah çıktı o ne oldu cenab-ı hak onu Hayat verdi ve aynı zamanda da onun üzerinden tecelli etti okulunu ne yaptı onu söyle yeni affetti ama o affa Mazhar olan fiyat bu sudan ve topraktan müteşekkil bedenden çıktı yine temizide İbni mace da meşhurdur ya ha dişlerim bir kimse Subhanallahi ve bi hamdihi derse cennette Onun için bir hurma ağacı dikilir bu Bu bir kimse Subhanallahi ve bi hamdihi dese ona cennette bir hurma ağacı dikilir başka bir hadisi Şerif’te kim Allah’ı zikrederse la ilahe illallah der ise onun için cennette bir ağaç dikilir bir meyve ağacı dikilir kim la ilahe illallah derse kim Subhanallahi ve bi hamdihi derse cennette Onun için ne olur bir ağaç dikilir iyi Sizi başka bir yere yönlendireyim kim la la illallah dedi Subhanallahi ve bi hamdihi dedi cennette Onun için ne oldu ağaç dikildi iyi son nefesimizde de olsanız veya Kıyametin kopacağını görseniz de koptuğunu görseniz de siz ağaç dikin hadisi şerif Ama sen ağaç dikmeye devam et yani la ilahe illallah a devam et hadi hadi Şerifi zahirine göre bakarsan ya son nefeste eline bir tane Fidan alacağım dikten sonra nefes dedi bu hadisi şerifin zahiri bi ölüm yatağında Adam nereden ağaç dikecek manevi ağaç dik Sen la ilahe illallah a devam et son nefeste de olsan La İlahe illallah’ı de de Nefesin ne zaman gideceği belli değil ağaç dikmeye devam et la la illallah demeye devam et sübhanallahi ve bihamdihi demeye devam et kim Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim ve bihamdihi Estağfirullah el Azim der ise Günde 100 sefer Deniz köpükleri kadar günah olsa Allah onu affeder O zaman o sen her sübhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim dediğinde cennette senin adına bir tane meyve ağacı bir tane hurma ağacı dikildi o ağaç dikmeye devam et Biz bunu neyle yaptın Nefesin ne yaptın Ne oldu nereden çıktı topraktan ve sudan müteşekkil olan nefesinden çıktı da vücuttan çıktı ağaç dikmeye devam edeceksiniz bu ve bunun Normalde Zuhur ettiği yer insanın bedeni ve o beden beden topraktan ve sudan yaratılma işte Normalde Demek ki cenab-ı Hak’kın bu noktada Kerem’i lütfu ikram yetişince o bedenden cennet ağacı çıktı Allah’ın lütfu ikramı ihsanı tecelli edince Su dünyadaki su ve topraktan cennette ağaç dikildi cennete bir yol oldu bakın cennete bir yol oldu sen cennete bir yol açma sen bu dünyada kendi cennete bir manevi ağaç dik ş şimdi Allah o yalan söylemez Allah’ın Vadi haktır Allah Allah yalan söylemez Allah’ın da Vadi haktır cenab-ı Hak bir şey vadettiği ise haktır o biz ona iman ederiz biz onu güveniriz biz ona tevekkül ederiz biz onun üzerinde hiç Şeklimiz şüphemiz olmaz Hiç onun Vadi hakkim Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim dedi cenab-ı hak Onun için bir hurma ağacı dikti cennette ve sen o hurma ağacından ağacın meyvesini yiyeceksin o Hurmacı senin için dikildi senin adına dikildi ancak Sen yiyebilirsin onu Ekim la ilahe illallah dedi cennette bir ağaç dikti Sen la ilahe illallah demeye devam etsene O senin adına dikildi Ben şimdi biten Benim sohbet ediyorum her sohbetlerle hala illallah diyorum benim adıma bir tane ağaç dikiliyor ama annem beni benim adımı meyvesini ben yiyeceğim onu bu meyvesini ben yiyeceğim benim mühür vuruldu ona benim adıma dikildi benim adıma dikildi ise o zaman benim adıma da bir yer teşkil edildi orada bu nereye gidecek Onu benim adıma yer olması lazım bana ait yer olması lazım O zaman bana ait olan bir yerde olmuştu orada ben ağaç dikmeye devam ediyorum yerde genişlemeye devam ediyor Ben ağaç dikmeye devam ediyorum Yar genişlemeye devam ediyor Ben ağaç dikmeye devam ediyorum yer genişlemeye devam eder Allah’ı mülkü geniş ya Allah’ın mülkü geniş O kim daha çok zikretti Onun daha fazla ağaç oldu Hı hı suda kendisinin adına Kim daha çok Allah’ı zikrettiği onun daha fazla acı oldu O kim daha fazla Subhanallahi ve bi hamdihi dedi Onun acı daha fazla oldu İyi otur devam et var ya her gün de yüz tane Subhanallahi ve bihamdihi subhanallahil azim ve bihamdihi Estağfirullah lazım bu çekilir mi ya çekersen ağacın olacak bu çekersen of olacaksın var ama buradaki incelik ne bu sudan ve topraktan yaratılmış bir bedenden çıkıyor bu ve sen bu beden oluşurken bu beden oluştururken senin hiçbir payın yok bunda bu harcı sana ait değil kumu sana ait değil kemiğin sana ait değil eti sana ait değil bu gözü kulağı burnu ayağı sana ait değil Bu beden sana ait değil ama bu benden sana verilmiş emanet ve bu beden senin değil Ama sen korumakla mükellefsin bu bedeni kendini görme beden senin sahada beyazlamasın saçların beden seni sadece beyazlamasın sakalların bu beden seninse Hadi gözlerini ilk günkü gibi görsün bu beden senin saati yaşlılık nedir bilmem ne Hadi beden seninse Hükmet uyumadı mı Hadi beden seni Sökmen açık mısın evet hadi beden senin sen söyle kalbin daha hızlı çalışsın Hadi beden seninse söyle kalbin biraz daha normale gelsin o kendi kendine de ki kalp normale gel fazla tık atmadı atmasın fazla tık normale gelsin Sağlı sollu yanlış en çılgın iki dizinizin üstüne bir Derviş oturuş yapın bir insanın nefis terbiyesi this terbiyesinden geçer ya hani ayeti kerimede Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine diyor sen diyor nefsini gece gündüz Allah zikredenlerin yanında durmaya zorla Ama bu tabi ümmeti Muhammedi işareti yok Ümmeti Muhammed’e Siz diyor Allah’ın zikredenlerin yanında oturmaya Allah’ın zikredenlerin yanında durmuyor nefsinizi zorlayın nefis istemez zikir meclisinde oturmayı bu nefis Turkey Lay Lay Lom yapsın heva ve hevese kansın ya o yüzden böyle ne kadar iki dizinizin üstünde oturur bir dikkat durursanız o kadar nefsinizi iyi terbiye edersiniz sağlık açısından bir probleminiz yoksa adamın belinde rahatsızlık vardır İşte Ayağında rahatsızlık vardır o bu noktada daha büyük hasar açacaktır kendi üzerine o öyle davran cık Ama geri kalan Bunu unutmayın hiç Ben bunu nereye giderseniz gidin sufilik disiplinini disiplin meselesidir hangi sohbete giderseniz gidin iki dizinizin üstünde oturun camide iki dizinizin üstünde oturur ama biz Zikrullah Meclisine gittiniz iki dizinizin üstünde oturun bir yerde sohbet dinliyorsunuz etrafla bağınızı kesin bu Kami de yanındakinden konuşma bu ay nasılsın ya iyi misin şekerin nasıl muhabbet başladı O anlat camide değil ya o camide değil cuma da cuma hutbe çıkıyor İmam yayılıyor Bütün herkes kardeşim hutbeyi dinlemek farz Yok cuma nın farzlarından birisidir hutbeyi dinlemek Sen namazdayken miş gibi namaz namaz kılarmış gibi oturacak hutbede insan mı Konuşmayacak o hutbe desin bu adam hutbe orada İmam hutbe okuyor cep telefonundan iş yapıyor sözler mesajlar atıyor WhatsApp’ına bakıyor niye bakıyorsa adam cep telefonu çıkarmış hutbede yok kardeşim ya caminin bir disiplin olsun ya ve yağ Mini disiplin olsun Sağ ol canım namaz kılıyor telefon çalıyor oradan öbür günü mesajı geliyor oradan öbür gün Telefonu çalıyor neredeyse adam namazda açacak Alo namazdayım Allah’u ekber o hale geldik ama biz böyle gevşekçe gevşiyor Uz Allah muhafaza eylesin Yok yok yani Adam Cuma namazı kılıyorlar ne şeyden nohut ve çıkıyor imam bir ayrılmış vaziyette duruyor kez yayılmış vaziyette şey yapmayın sında dergahlar tekkeler nefis terbiye yeridir sohbet başlamış konuşma hiç kimseyle Çok konuşma O yanındaki yorum yapıyormuş sadece gözünün ucundan bak hani cevap veremem de itikafa Niyet et bu niyet ettik yarabbim şu kapının dışından dış kapının dışından çıkıncaya kadar itikafa Amin Allah yardımcımız olsun bu itikaf sevabı alacağız şimdi Ama bu Sevabın daha hoş olması için edep adap Erkan’a riayet ederek ten heva heves konuşmadan öyle yaşayacağız disiplin haftada bir günümüz disiplinli gelsin bu Bir saatimiz disiplinli gelsin iki saatimiz disiplini geçsin konuşmayalım boş şeyler 12 dizimizin üzerine oturalım bu nefsimiz o acı çeksin çek çek dizimizi ağrıyacak ağrıyacak ayağımızı ağrıyacak ağrıyacak kardeşim ve o ario Hacı o sancı bir müddet sana unutacaksın alışacaksın onu bir müddet sonra ağlamayacak bu Bu bir müddet sonra ayağın Acımayacak bu sonra başına ağrıdığında ilaca koşmayacaksın ayağının ağrısını çektin ya o acı hissettin ya O acıyla mücadele etme alışkanlığı oluştu sende de şimdi adamın başı ağrıyor avuç dolusu ilaç atıyor bir tarafı ağrıyor avuç dolusu ilaç atıyor hiç acıyı alışmamış bir tarafı ağrıyor aman dünyanın sonu geldi sanki bırak sabret Kardeşim’deki benim bu günahlarıma kefarettir de kim bilir nerede ne bir hata yaptım böyle oldu ya rabbi tövbe ediyorum günahımı at ama kusuruma yanlışıma nerede ne varsa O senin başına bir bela bir musibet bir sıkıntı bir hastalık bir ağrı bir sızı geldiğinde Nimet bir bunu Nimet bir nimet bu peki günahlarına kefaret oluyor bu koşma hastane hastane bu günahlara kefaret olarak düşün Allah’ın bir lütfu bir ikramı bir insan olarak düşün bir tarafın ağrısı bırak ağrısının ağrımı seviyorum de sızımı seviyorum da muhakkak bu benim bir eksikliğinden meydana gelmiştir de tövbe en ufak tefek hastalıkların var Bırak tedavi etmek için uğraşma bu bulaşma temeli daha büyük hastalıklara Meydan çıkarma bu adam şimdi bir başı ağrıyor yüz tane Doktor dolaşıyor hasta psikolojik hasta bu adam ilk öksürüyor diyor ki herhalde ya kanser oldum ya Verem oldum gitmedi doktor yok Bir de inanmıyor doktorla ve yine doktorlara da inanmıyor ya Bir de bana diyor ki Doktorlar Benden bıktı artık diyor ikide bir de gittim ben gitmedim bu birisi de neredesin bana sen dedi Şeker hastasıyım mısın Sen gitmiyor musun dedi Hayır dedim mi evet aldı Ben dedim Murat’a gittim Bir iki sefer kan tahlili yaptı dedim öde dedi ki Şeker hastasının hocam şunun için kullan tamam mı Ondan sonra kendi kafama göre gidiyorum ya eve Yağmur arasına Abdullah danışım Abdullah bana şeker düşmedi yavrum diyorum ben ben o da öğrenecek ya Kaç geçen yüksek işte kaç alan yüksek işte ne yapacaksın Saçını Ondan sonra bir ilave da hap ne söylesem tomarla getirecek ona oh oh aklı Doktor desem bir şeker Bu bize ki Yağmur sıkıntılı bir durum Ee şunu da İstanbul’da işten yok en başta Şimdi diyorlar hemen iyisine başlamamız lazım Abdullah ya Abdullah beyin cerrahına gitti de biraz yakamızı parçamızı kurtardık seni nöbetten kafasını kaldırmaya şimdi insanlar o disipline o mücadeleye o böyledir ayette alışkın değil ama bir sıkıntı olduğunda dağılıyor aile dağılıyor çocuklarda oluyor anne baba da oluyor Herkes de oluyor küçücük bir sıkıntı da olmaz sufi disiplinin sufi acıya ağrıya sızıya sancıya dayanıklı soğuğa sıcağa Sufi asker gibi O bizim askerlerimiz söyledi uyumaz yapmaz kalkmaz yemez içmez üşümez asker değil ya bildiğin bir demirden bir küpe bu mu demirden kütle aynı zamanda sürünür yatar kalkar eğitim yapar dağları deler Asker O sufinin ondan farkı yok ya o yüzden bu sohbetlere getirdi gittiğinizde nereye giderseniz gidin zikrullaha gittiğinizde iki dizinizin üstünde oturacağımız yayılmak kaykılmak yok Belen şey yapmak yok çünkü sen yayılır San yanındaki de yayılır Sen gevşer sen yanındaki de gevşer Sen dağıtır San senin arkanda akınlarda dağıtır Bu aile de aynıdır aile de erkek dağıtırsa geri kalan da dağıtın ailede anne dağıtırsa herkes dağıtır Baba dağıtırsa herkes doğrudur Şu an ne Ba Ba dirayetli duracak o çocuklarına Dirayet öğretecek mücadele öğretecek gayret öğretecek o dolmayı öğretecek derleyip toparlamaya öğretecek dik duracak yerde dik durmayı bu eğilecek yerde ilmeği bilecek anne baba aile öyle istikameti götürecek mı o bir topluluk istikameti gitmeli dik durmayı Bilmeli eğilmeyi Bilmeli disiplini bilmeli öyle yürüyecek ya o yüzden böyle nerede Lay Lay Lom yaparsanız orada bakarsınız bir disiplini elden bırakmayacaksınız bak nasıl uslu soldu ortalık bir sufi topluluk böyledir o orada edep adap disiplin riayet Liyakat devam eder orada o orada heva heves nefis şeytan orada Geçit yoktur bir disiplin nedir sonra sohbet bir terzi klafuti herkes çayını içeriz sohbet eder bir ile tanışır nahoş bir şeyler olmadan herkes edep adap da dairesinde ne yapar hayatına devam eder işte kim Allah’ı zikretti o boyuna Ne oldu o Zikrullah la Cennet bahçesinde habire meyve dikti Siz şimdi oturduğunuz yerde zikrullaha devam etseniz Bu da edeptendir sohbet dinlerken o kimse uyanık olayım sohbetin manasını da göreyim ne dilerse isterse kalbinde Zikrullah devam edecek Onu la ilahe illallah içinden devam edecek bu gönülden rabıta sını kuracak Bak nereden bahsediyoruz Cennet bahçelerinden bahsediyoruz da o kimse cennet bahçesi dediğinde onun kalbinde Zikrullah varise tak bir perde açılacak her la ilahe illallah de işinde meleklerin onun adına cennette meyve ağacı diktiğini ve anında meyve verdiğini ve her meyve da kendi ismini okuyacak orada bu şehadet budur şey şahit olma budur Ama bu ne ile olur o su he zikrullahı kalbinde hiç eksik etmez ve o sohbeti dinler O sohbette sohbet eden kimse Örneğin Hz Ebu Bekir radıyallahu anh Hazretleri dediğinde bir olayı anlatıyor ta kolay onun kalbini perdesine geliroğlu heyecanlı görür sohbet eden orada konu sohbet ederken dinleyen onun canlı seyreder dinleyen onu canlı seyredince sohbet eden L sohbet edenin sözüyle yaşananın aynı olup olmadığını görür asıl şehadet olur iyi bakın nasıl şehadet odur ya o yüzden Sufi toplulukta dikkatli olmak gerekir bir sufi topluluğa herkes sohbet edemez Sufi bir topluluğa Herkes orada ders veremez Sufi Bir topluluğu ya Bir sen bir şey imamı azamdan bahsettim İmamı Azam’ın böyle fetvası var dedin orada kalbi çalışan iki çalışan bir kimse varsa tak imamı azamı görür hafızasını kurap Sorarım ama az ama bu fetva senin mi der bir sufi topluluğa kadar sohbet etmek kadar tehlikeli birşey yoktur Ancak bunu bilmeyen cahil cühela insan kalkıp da bir sufi topluluğu sohbet etmeye kalkar önceden su he topluluklarda Zakir learn a kiplerini Kabalar hiçbirisi de sohbet etmezler miş miş sebep Ne Olur mu olur Bir taraftan bir yan kaçırırız olur mu Olur ya bir taraftan yan batırırız oradan kalbi çalışan bir Derviş yardıl kalbi çalışan Derviş onun hakikatini görür madar oluruz hakikatını görür hakikatını görünce tersinden mi dua ederse sohbet eden kimse lal olur konuşamaz orada bu Örneğin Abdulkadir Geylani Hazretleri’nden bahsettik olmayan bir şey söyle etti söyledi zabıtasının kurdu Geylani Hazretlerine dedi Senin adına yalan söylüyor şikayetçiyim Sen bittin veleddalin amin olur orada o orada sohbet daha edemez kolay kolay bir kimse ama öyle kalbi çalışan bir Derviş topluluğu ise orası ya ben de sizi onu sevk ediyorum Diyorum ki sohbet esnasında Tevhide devam edin o zikrullaha devam edin bu boşa kürek çekmeyi bu işin hakikatine varım ve bu dünya gelip geçici Mustafa Özbağ da gelip geçici bu alın ne alacaksanız şu dükkan çalışıyorken alın şu dükkan canlıyken dükkanda mal Varken alın bu doldurun dolduracağız ı Sen yarın ne olur bilinmez Ama siz günü Karlı geçirmeye bakın O anın Karlı geçirmeye bakın Bugün dükkan açık mı açık bu istediğin envay çeşit var mı var doldur kardeşim sepetini sen doldur Ne bitmez o dükkanın hazinesi doldur Bu doldurmanın yolu ne oturduğun yerde Tevhid edecek edebini adabını muhafaza eyle bu yandaki yanıyormuş Allah söndürsün bu burası ermeydanı Bak işine sen ve her yerin bir sahibi vardır oranda sahibi vardır Allah bizi affetsin tur Dağı Musa nurundan raksa geldi Kamil bir sufi oldu noksandan kurtulduk ya hani Musa aleyhisselam turisina çıkmıştı tur-i sina’da dua ediyordu bu Allah’ı zikrediyor dua bu ve Musa aleyhisselam cenab-ı hak ile görüşürken bulutumsu bir böyle bir şeyin içerisinde Allah’la konuşuyorduk Ben bunu eski ahit’te de yeni ahit’te de bazı atış evlerde de böyledir bulutumsu bir şeyin içinde de Bulut’un son olarak tarif etmişler Bulut diyemeyiz ya hani Bazı şeylerde ağacın arkasından konuştu ateşin arkasından konuştu budur sina’da işte bulutun arkasından konuştuk Hani Musa aleyhisselam O esnada böyle hani öyle bir an geldi öyle bir aşka geldi seni göremez miyim dedi ben seni göremez miyim deyince göremezsin demedi sen dayanamazsın dedi da göremezsin ayrı dayanamazsın ayrı o dedi ki bu tura tecelli edeceğim bana dayanırsan dedi dura tecelli ettiğinde dayanırsam E tabi Musa Aleyhisselam Ya normalde otura tecelli edince nasıl bir tecelli ise Musa aleyhisselam bayıldı kaldı ama diyor hz.pir Diyor ki tur Dağı ve o cenab-ı Hakk’ın nurundan raksasa geldi iyi bakın bakış açısı çok farklı ve bu hadiseye bakarken orada bir neşe o orada bir pürneşe var cenab-ı Hak dağa tecelli etmiş diyor ki daha raksa geldi Kamil bir sufi oldu ne demek ki Tura tecelli ettiği gibi senin de gönlüne tecelli ederse Kamil bir sufi olursun bu daha tecelli ettiği gibi sana tecelli ederse Kamil mi suyu olursun Daha tecelli ettiği gibi senin aklına tecelli ederse Kamil bir Akıl sahibi olursun Daha tecelli ettiği gibi gönlüne tecelli ederse gönlün hazinelerle dolu dolar Ama sen cenab-ı Hak’kın sana tecelli etmesini ister Onun tecellisinin yolu ne kalbinde Zikrullah olsun hiçbir yere sığmadın mı Mümin kulumun kalbine sığdım hadisi Kutsi sende tecelli etsin Allah’ı zikret Allahı tesbih ki Allah’ı tenzih bu gönlüm tur-i Sina olsun bu Allah’ı zikret gönlün cennet bahçesi Ama sen Allah’ı zikret Ama sen Allah’ın Zikri ettikçe ve o senin gönlüne tecelli edecek Ya ben şuna inanalım her Zikrullah doğum gününe tecelli eder çünkü kimin gönlünde Allah’ın Zikri varsa Gönlünde Allah vardır bir kimin dilinde Allah’ın kelâmı varsa onun Gönlünde Allah vardır kim de Allah rızası düşüncesi aklı Varsa bunun hakkında Allah vardır Bu akıllı Allah Allah yorulmalı bir gönülde Allah’la yorulmalı İyi o zaman o kimsenin akıl ve Gönül Birliği olur akıl ve Gönül Birliği olunca barışır koşar ikisi beraber Allah’a doğru İyi o zaman biz Allah’ı zikirle hemhal olalım Allah yolunda hemhal olalım ki Kamil bir sufi olalım Dağtaş Kamil suyu olmuş insan neden olmasın Sen neden olmayasın Ben neden olmayayım bu tur-i Sina Kamil bir Sucu olurda insan Kamil bir suyu olmaz mı bu turisina ya Dağa taşa toprağa tecelli eden sana tecelli etmez mi Sen halifesinin bir dağa tecelli eden insana mı tecelli etmez halifesinin Sana da tecelli eder Sen Allah’ın zikrine devam et daha bir Aziz suyu olursa şaşılacak ne var Musa’nın cisminde bir kemik parçasından ibaretti bu Eda bir suyu olursa bunda şaşılacak ne var çünkü Allah’ına tecelli etti Allah Allah sana da tecelli ederse sen de tahmin bir sufi olursun ediyor ki Musa’nın cismi de bir kemik parçasıydı Musa da kemik var sende de var mağusa’da et var sende de et var o da hava toprak su ateşten yaratıldı sende hava toprak su hava ve ateşten yaratıldığı son dönem tahtayı da ilave ettiler bizde ama yani sonuçta anasır-ı Erbaa dediğimiz o Bu maddelerden yaratıldı O zaman sen de neden Derviş olmayasın sende ne Neden mi Kamil Sucu olmayasın sende Neden iyi bir mümin olmayasın bunun için seni durduracak bir şey yok ki Allah biz onlardan eylesin.

Mesnevi Şerhi Sohbeti

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Mesnevi Şerhi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mesnevi Şerhi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.