Dergah Sohbetleri Serisi

140. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


inşâallah. Dua. Allah’la buluşma anı yoksa. Allah’a açılan kapı mı? Geçmişte dedeye yapılan dua veya beddua torununa etki eder mi? Dua kaderi değiştirir mi? Kazayı engeller mi? Dua müminin silahıdır. Hadis-i şerifte geçen silah ne manada kullanılmıştır? Anne, her ibadetin, her fiiliyat üç hali vardır. Bu manada avamın duası, hasül has duası ve tecelliyatı farklıdır. Havamın uyanışı, hasanıklığı veya uyanışı, hal hasül hasanıklığı ve uyanışlığın farklı olduğu gibi avamın tövbesi, hasül has tövbesindeki anlayış farklılığı gibi. Aynı şekilde namazda, oruçlukta,

zikirde, fikirde biz bunu her sahaya bu noktada üç mana, üç değişik hal, üç tecelliyat algılamamız ve anlamamız lazım. Dua. Evet. Müminin silahı, hadis-i şerif. Sizin. duanız olmasaydı ne işe yaradı? Hadis-i şerif. Bunun gibi işte dua edin, icabet edin. Duayla alakalı, dua etmekle alakalı birçok ayet ve birçok hadis-i şerif var. Dua kaderi değiştirir mi değiştirmez mi? Yok dua başımıza gelecek olan bela ve musibetler önler mi önlemez mi? Bunların hepsinin de veya dua burada. Allah’a buluşma anı mı

denir o kimsel? Bunu normalde değişik veçelerde, değişik hallerde algılamak lazım. Evet. Hiç dua etmeyen insan için dua bir zikirdir. Avam için dua bir. Allah’a yaklaşma, Allah’a yakınlaşma, Allah’la irtibat kurmaya vesile bir şeydir. Ama bu noktada avam hep dua etmeli. Hep dua eder. Havamın buradaki duası. Allah’ı unuttuğundan dolayıdır ve. Allah’ı istenilecek bir kapı olarak görmesinden dolayıdır. Bu manada avam dua ederken aslında kendince kendi. yanlışlıklarından, kendi hatalarından, kusurlarından kurtulmaya dua ederken. Aynı tövbe gibidir. Bu avamın tövbesi de

o kimsenin günah-ieri terk etme hissiyle alakalıdır. O avam kimse tövbe ederken günah kebaini düşünür ve bir daha günah işlemeyeceğine dair söz derir. Aslında dua muhakkak önemli ama ben bu geceki sohbeti duadan önce tövbeye ayırayım inşâallah önümüzdeki hafta da duayı yapayım. Tövbesiz bir dua, bir kimsenin geriye dönmeden yapmış olduğu dua muhakkak yerine duracaktır. Ama tecelliyat olarak yerli yerine oturmayacaktır. Böyle yapmaktansa bu akşam inşâallah hakiki manada tövbeyi bir dahaki haftaya da. Allah izin verirse inşâallah duayı konuşalım. Çünkü

tövbeyi konuşmadan duayı konuşmak kirli ağızla bir istemekle alakalı. Ya bir kimsenin ağız kokusundan geçilmez halde birisi gelecek sizden bir isteyecek ama ağzı gibi kokuyor veya. birisi üzerindeki bütün çirkinliklerine rağmen o güzeller güzelinden bir isteyecek veya birisi gelecek bütün hainliğine rağmen, bütün zalimliğine rağmen, bütün gaddarlığına rağmen, bütün katıbliliğine rağmen, bütün her türlü eline rağmen gelip bir isteyecek ve o kimseye biz şimdi dua et. Allah senin duanı kabul eder. Sen duanın canısın diyeceğiz. O kimse kendisini duanın canı

olarak görecek. Bu tehlikeye düşmemek için önce tövbeden bahsetmem lazım. Tövbe avam için günahı terk etmektir. E sufi günahı terk eden kimsedir. Sufi günahı terk ederse sufinin üzerinde yalandı, yemindi, gıybetti, iftiraydı, zinaydı, içkiydi, kumardı. Başkasının malına, canına, ırzına, hanesine, yoluna, iline, kapısına tecavüzdür. İnsanın dilinden, gözünden, kulağından, elinden, ayağından haram çıkmamasıyla gerekirdi. O zaman ava üzerinde hem beş duygudan, duyudan olan, beş duyudan çıkacak olan. haramlardan kaçınması lazım. O zaman o kimse avam için içki içiyorsa içkiden geri dönecek.

İçkiden geri dönmenin hakiki manası bir daha içkiyi içmemek. Kumardan geri dönmenin hakiki manası bir daha kumar oynamamak. Avam için söylüyorum bunu. Gıybetten geri dönmeden tövbe etmek. Gıybetten bir daha gıybet etmemek. Iftiradan geri dönmek bir daha iftira atmamak. Gözünle görmediğin, kulağınla duymadığın iki tane şahitle şahitlendiremediğin bir şeyi konuşuyorsan iftira ediyorsun. Doğru değilse, doğruysa ediyorsun. E gıybet zinadan daha büyük haram. Bir kimse gıybet etti. Bir kimse de zina etti. Zina eden bir günah işledi. Gıybet eden 100 günah

işledi. Kim bu sufi? Bir kimse iftira attı 200 günah işledi. Öbürkü zina etti bir günah işledi. İftirayla toplum düzeni bozuldu. Gıybetle toplum düzeni bozuldu. Sosyal. hayat bozuldu. Zina ile evet bir kişi bozuldu. Ama gıybetle bu toplumu bozmak mümkün. Biz bunları yaşadık. Adam gider kapının oradan bir laf söyler. Söyleyen kimse burada otursa buraya gelinceye kadar söylediğinin üzerine 1000 tane de eklendiğini görür. Gıybet öyle bir hastalıktır. Toplumun içerisinde iftira öyle bir hastalıktır. İftira öyle bir hastalıktır. Benim. İstanbul’da

katlarım yatlarım vardı ifraz ettiğim zaman. Hala daha arıyorum arıyorum bulamıyorum. İstanbul’da sıralı dükkanlarım vardı benim iflas ettiğim zaman parayı oraya kaçırmıştım ben. Hala daha her cuma. İstanbul’a gidiyorum bulamıyorum daha. Onu söyleyenler bana bir tapularını da getirseler. Hatta öyle demişlerdi. Elimizde delil var demişlerdi. Ben de göndersinler ya benim keşke yerim olsaydı deseydin. Dediydim ben de. Hoş tabii. Sakladım şimdi. Her cuma gidiyorum. Oradaki evde. kalıyorum ben. Oradaki dükkanda da alışveriş ediyorum, iş yapıyorum. Verdi. Cenâb-ı. Hak. Hadi bakalım.

Bitmez. Ama bu toplumu bozan bir şeydir. Bu insanları bozan bir şeydir. Tövbe avamın tövbesi bu manada yapmış olduğu yanlışlıklardan, eksikliklerden, kötülüklerden geri geri dönmesidir. Nasuh tövbesi samimi tövbe demek. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Nasuh samimi demek. İhlaslı demek. Nasuh tövbesi dediğinde bir şeyin samimi olanı, ihlaslı olanı, özü, nası tövbesi de böyle öz bir tövbe. Bir daha geri dönmeyecek o kimse bir daha yapmayacak. Bir daha o eksikliğe düşmeyecek. Bir daha o yanlışlığa düşmeyecek. Ağzı temizlenecek o

kimsenin. Tövbe etmek, temizlenmek. Temizlenecek ki temiz ağızla dua edecek. Ne dedi. Hazret-i Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri? Siz temiz ağızlarla dua edin. Ya. Resulallah temiz ağız var mı ki? Sizin. birbirlerinize yaptığınız dualar temiz ağızlarla yapılan dualardır. Dikkat edin. Bunu avama söylüyor. Avama diyor ki, “Senin ağzın kir, senin ağzın pis, senin ağzın tövbeli de olsa sen tekrar çok affedersiniz gidip o oku yiyorsun.” O yüzden dedi ki siz günde 100 kez tövbe edin. Bu avama hasta hasül

hastanın 100 tane tövbe edecek. Bu farklı. O ağzını temizlemek için tövbe etmiyor. Ağız temiz olacak ki dua dalga dalga yürüsün. Ağız temiz olacak ki zikir dalga dalga yürüsün. Ağız temiz olacak ki kalp parlamaya yön tutsun. Ağız temiz olacak ki fikrin temizlensin, aklın temizlensin, duygun temizlensin, azaların temiz olacak. Hazret-i Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, “İslam beş kuruludur. İslam beş temel esas üzerine kuruludur. İnsan da beş temel. esas üzerine kuruludur. İnsanların beş tane duyuları vardır.

Bakın insan beş tane de duyu esasının üzerine kuruludur. Zahiren iki tane ayağı vardır. İki tane kolu vardır. Baş ve gövdesi vardır. Beş esastır. İnsan insan. İslam beş esas üzerine kuruldur. Duygu da öyledir. Görürsün. Görmen duygudur. Görmeni zahir anlatamazsın. Duyarsın. Duyman duygudur. Bunu anlatamazsın. Koklarsın. Koklaman duygudur. Bunu anlatamazsın. Bunun gibi tadarsın. Tadını anlatamazsın. Dokunursun. Dokunmaktaki hissi anlatamazsın. Duyguya aittir. Çünkü bunlar içe açılan kapılardır. Bun bunlar içe açılan temellerdir. İslam beş esas üzerine kurulu. Dikkat et. Zahiren iki

tane ayağın var. İki tane kolun var. Başın ve gövdem var. 5 tane duygun var. Tövbe hem dış azalarla hem de duyu organlarıyla senin ne yapman lazım? Temizlenmen lazım. Dua. Dua yerine. geçecek. Duadan önce tövbeyi yapış. O ağızda kime dua edeceğiz? O ağızda nereye dua edeceğiz? O temizler temizinden isteyeceğim. O temizler temizinden isterken hangi ağızla isteyeceğim? Temizler temizinden isterken hangi duyu organlarla isteyeceksin? O zaman maddi ve manevi beş esası temizlemeye çalış. Eline bak. Elinde beş parmak var.

Beş esas üzerine kurulu. Ayağına bak. Ayağında beş tane parmak var. Beş esas üzerine kurulu. İçine bak. İçinde beş tane esas. Senin içinde neyin var? Organların var. Dikkat et kendine. Allah. Adem’i. İslam üzerine yarattı. İslam’ı da. Adem üzerine yarattı. Sen. Adem’i insan zannetme. Adem bir alemdir. O zaman. Allah alemi. Adem suretinde yarattı. O zaman ne olduğunu bil, ne olduğunu gör. Orta yerde haymana develeri gibi dolaşma. Orta yerde hayvanlar gibi. dolaşma. Hele geleni yeme. Dile geleni deme. Sufi

olacaksan öyle yürüme. Sufi olacaksan sen her tarafa lafz yetiştirme. Her şeye söz yetiştirme. Dinle. Allah’ı zikret. Önce tövbede dur. Avam tövbesine hakim olacak. Sufi tövbesinde hakim olacak. Akl bulanır, kalbi bulanır, gözü bulanır, kulağı bulanır, eli ayağı bulanır. Sufi yanlış yapmayacak. Bu dergah yanlışlıklar dergahı değil. Ağzını burnunu düzelt, dilini düzelt. Dilini düzelt buraya. Dilini düzeltmek için geldin. Dilini düzelt burada. Burada kalbini düzelt. Azalarını temiz tut. Arif ise, arif ise gafletine tövbe eder. Utanıyorum burada avamın tövbesini anlatmaktan.

Size aslında ariflerin tövbesini anlatmam gerekirdi. Bu ne? Ariflerin tövbesi onlar gafletine tövbe ederler. Bir an unutmasına tövbe ederler. Bir an hatırlamamasına tövbe ederler. Bir an zikrullah’ı terk ettim diye tövbe ederler. Onlar günah kebarlerine tövbe etmezler artık. Onlardan çünkü günahı kebar sudur olmaz. Onun ağzından gıybet dedikodu iftira. Onun ağzından, elinden, ayağından, gözünden, kulağından haram çıkmaz. Arif odur. Onun kalbi çalışmaya başlar. Onun kalbi çalışması demek, kabir haline vakıf olmak demek. Sufiliğin başlangıcı kabir haline vakıf olmak. Kabir haline

vakıf olmayan sufiler gözümüzde neden yaşıyor? Kabir haline vakıf olmayan dermişler. Neden gözünüzde yaş yok? Oyunaşama mı geldiniz bu dünyaya? Neden gece zikriniz yok? Neden kalbiniz bulanık? Neden gözünüz bulan? Neden tövbeden uzaksınız? Sufi radar gibidir. Radar yorur. Nefis yapmayın diye gören de var, görmeyen de var diyoruz biz. İki yüzlülük yapıyorum. Yapıyorum. Sufi duvarın arkasını görür. Kabir halini görür. Sufi. Sufi bu ariftir. Bir kimse zikrullah halakasında görüyorsa ariftir. Kabir haline. vakıfsa ariftir. O gafletine tövbe eder. O bir

an unutmasına tövbe eder. Bir an hatırlamamasına tövbe eder. Bir an zikri bıraktığına tövbe eder. Bir an salatü selam’ı bıraktığına tövbe eder. Bir an boşluğuna tövbe eder. Kalbi bulanır çünkü o kimsenin. Kalbi kararır. Çünkü o kimsenin göreceğini göremez bir an. Sevdiğini göremez. Görmektir. Sevmek sevdiğini her daim burnunun ucunda görmektir. Sevmek odur. Arif sevendir. Daha aşık olmadı. Bak arif seven daha seviyor. O bir an sevdiğini gözünün önünden ayırmamak için uğraşır. O yüzden onun tövbesi gafletinedir. Der ki bu

zikrullah’ta göremedim. Eyvah ki eyvah ben ne yaptım ki? Ben nerede gaflet işledim? Ben nerede günah işledim? Ben nerede yanlış yaptım? Ben nerede kalbime dur diyemedim? Ben nerede nefsimin nefsimin peşine gittim. de kalbimi durdurdum. Nefsimi bu noktada dizginleyemedim de. Sufi. Onun tövbesi budur. Hasül has ariflerin üstü olan hasların tövbesi ise onların tövbesi farklıdır. Bunu da söyleyereyim de yazın kenara. O bir an gelir de bir şeyi kendinden görür, sonra tövbe eder. Bu sehpeti ne güzel yaptın dedi. Sonra

tövbe eder. Sen olmasaydın bu zikrullah olmazdı diye kalbinden geçerse ona tövbe eder. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Kendini bir an görmesinden dolayı tövbe eder. Çünkü der ki her şeyi yapan. Allah. Senin yaptığın bir yoktur. Senin söylediğin bir yoktur. Dil onundur. Göz onundur. Kulak onundur. Yürek onundur. Hal onundur. Hayat onundur. Ölüm onundur. Yaşam onundur. İlim onundur. Fen onundur. Bilgi onundur. Edep onundur. O bir an kendi nefsini gördüğü zaman ona tövbe eder. Önce tövbe, önce. tövbe. Önce

jilalayın kendinizi. Bırakın. Hiçbir istemeyin. İstemeyin. Bırakın. O sizin ihtiyaçlarınızı görendir. Siz tövbe edin. Siz. Allah’a yalvarın. Siz günahlarınıza gözyaşı dökün. Siz hatalarınıza, kusurlarınıza gözyaşı dökün. Münafıklığınıza gözyaşı dökün. Gözünüzde yaş yoksa aşık değilsiniz. Aşık değilseniz sufi değilsiniz. Sufi değilseniz mümin. Değilsiniz. Gözyaşı dökün. Ağlayın halinize. Eğer halinize ağlayamıyorsanız nefsinize uydunuz. Kalbiniz karışmıştır. Eğer halinize acımıyorsanız kendi kendinize kalbiniz katılaşmıştır. Eğer gözyaşı dökemiyorsanız günahlarınıza, kusurlarınıza. Allah’ı unutmuşsunuzdur siz. Siz. Allah’ı unutursanız o da sizi unutur. Siz onu terk ederseniz o

da sizi eder. Siz ona sırtınızı dönerseniz o da size sırtınızı döner. Siz ona kavuşmayı istemezseniz o da size kavuşmayı istemez. Siz temizlenmeyi istemezseniz o da sizin temizlenmenizi istemez. Siz onu zikretmezseniz o sizi zikretmez dostlar. Kendimize gelelim. Yorumlarımızı karıştırmayalım. Kalbimizi karıştırmayalım. İçimizi karıştırmayalım. Kendimize gelelim. Kendimize gelelim. Tövbe edelim. Sır kardeşlerimizin üzerinde, eşlerimizin üzerinde, çocuklarımızın üzerinde, arkadaşlarımızın üzerinde, Müslümanların üzerinde hüsüz besleyelim. Allah yoluna revan olalım. Allah yoluna revan olalım. Nefsimize uymayalım. Allah yoluna revan olalım. Bırakın başkalarına. Kabre

kendiniz gireceksiniz. Kendiniz gireceksiniz kafre. Ahmet’le, Mehmet’le, Hüseyin’le girmeyeceksiniz. Kendiniz gireceksiniz. Ayşeyle, Fatma’yla, Hatca hanımla girmeyeceksiniz. Kendiniz gireceksiniz. Gelinle, damatla girmeyeceksiniz. Kendiniz gireceksiniz. Torunla, çocukla girmeyeceksiniz. Kendiniz gireceksiniz. O yüzden tövbeniz nasuh tövbesi olsun. Geri dönüşü olmasın. Dilinizi kilitleyin. Dilini kilitleyemeyen dinini kaybeder. Dilini kilitlemeyen kalbini kaybeder. Dilini kilitlemeyen yolunu kaybeder. Dilini kilitlemeyen halini tarikatını, dergahını, dervişini kaybeder. Kaybeder. O yüzden tövbe edin. Tövbe. Duadan önce tövbe ki hakiki tövbe. Ağlayın. Eğer zikrullah’ta gözünüzde yaş yoksa vaki halinize. Gece zikrinizde

gözyaşı yoksa vay ki halinize. Sabah namazında gözünüzde yaş yoksa vay ki halinize. Tek başınıza kaldığınızda gözyaşınız yoksa vay ki halinize. Vay ki halinize olmaz. Sufilik o değil. Sufilik o değil. Sufi an ve an derinleşen kimsedir. An ve an, an ve an, an ve an. Allah bizi onlardan eylesin. O yüzden kıymetli dostlar, tövbenin özü olun. Tövbenin kendisi olun. Kendisi tövbe eden olmayın. Tövbe eden olmayın. Tövbenin özü olun ve kendinizi öyle yapın ki tövbe etmeye gerek kalmasın. Tövbeyi.

Allah’a yaklaşmak için yapın. Günahlardan kurtulmak için değil. Tövbeyi bu tip ya. Rabbi kendimi gördüm. Vay bu dükkanı ben çalıştırdım. Bu malı ben kurdum. Bu evi ben yaptım. Bu katı bu yatı ben aldım. Bu işi ben yaptım. dediysen ona tövbe et. Ona tövbe o bizim için daha büyük günah kefa. Onları düşünün. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah. Cenâb-ı. Hak cümlemizi muhafaza eylesin. Cümlemizi korusun inşâallah. Haklarınızı helal edin. Cenâb-ı. Hak umduklarımıza nail eylesin. Korktuklarımıza hsü muhafaza eylesin inşâallah. 3

Ferfers. Amin. Kainat mecudat. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve gelmiş geçmiş bütün peygamber dişan efendimlerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediyelik vası ve isidar eyle ya rabbi. Amin. Haddar eyle ya. Rabbi. Feyzatlarını, himmetlerini, şeffaflığını üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi. Amin. Yin. Ebubekir. Sıddık, Ö Faruk. Osman-ı. Cri. Ali. Kaz radiallahu an efendimizin evlad-ı resulullahcat-ı. Resulullah ashab-ı. Resulullah şa. Resulullah’ın ruhlarına imam-ı adam. Ebu. Hanife, imam-ı. Şafii, imam. Malik, İmamı. Hammedi hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı hederlik vasır ve. sedar eyle

ya. Rabbi. Amin. Eyle ya. Rabbi. Peydatlarını, himmetlerini, şefaatlarını üzerlerinden eyleme ya. Rabbi. Laı fatiha. Amin. Pirimiz. Seyid. Abdulkadir. Geylani, pirimiz. Seyid. Ahmed. Rufai. Pirimiz. Seyid. Ahmet el. Bedevi pirimiz. Şeh şad şahş. Muhammed. Bahaddini şahı. Mevlânâ Celaleddin. Ruh. Hacı. Bektaş. Veli. Hacı. Bayramı. Veli. Mehmedi. Muhiddin iftadı hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı vasır ve sadar eyle ya. Rabbi. Amin. Haberdar eyle ya. Rabbi. Feyzatlarını himmetlerini şefaatlarını üzerlerimize nefs eyleme ya. Rabbi. Amin. Üç ihlas bir fatiha. Amin. Geçmiş mürşid-i kamilleri,

meliler, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhlarına şeyhimiz, üstadımız, mürşidimiz, canımız, cananımız, sultanımız. Bayındırlı. Hacı. Mustafa. Efendi. Hazretlerin ruhani küseylerine, cet ve cedadın ruhlarına, Mehdi. Ale resulün ruhaniet-i. Hüseylerine, yaşayan mürşid-i kamillerin, velilerin, evliyaların, dervişlerin, müminlerin ruhani hüseylerine, turik alemizde. gelmiş geçmiş. Osman-ı. Aley’den gelmiş geçmiş akrabayı talikatlarımızdan gelmiş geçmişler ruhlarına, ruhaniyetlerine ayrı ayrı hediyelerik vasıl vear eyle ya. Rabbi. Amin. Haddar eyle ya. Rabbi. Ferratlarını, himmetlerini, şefaatlarını üzerlerimizden eşik eyleme ya. Rabbi. Amin. Estağfirullahelazim. Estağfirullaheladim. Estağfirullahelim. Estağfirullahelazim. Estağfirullahelim. Estağfirullahelazim. Estağfirullah. Aman

ya. Rabbi min küllü demin tövbe ya estağfirullah ya. Rabbi min küllü tövbe ya. Rabbi estağfirullah aman ya. Rabbi min küllü temin tövbe ya. Rabbi estağfirull. Aman ya küll tövbe ya. Rabbi. Bismillâhirrahmânirrahîm. La ilahe illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallah. Amin. Ver. İlgili Sohbetler 523. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 347. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 249. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah

Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.