Dergah Sohbetleri Serisi

14. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Allah gecenizi hayır etsin. Amin heralde x devlette düşmanla savaşırken esir düşmanı kesmek caiz olur mu esirleri katletmek hiçbir hukukta yoktur. İslam. Hukuku da dahil bu. İslam hukukunda. Yoktur zaten ama normalde bir kimse bunu yaparsa söylecek la yok bayanlar hangi hallerde çalışabilir çalışması zorunlu mu demiş bayanın çalışması zorunlu değil. Eğer ki bayanın bir bayan kendi. Asli ihtiyaçları karşılanıyorsa bayan ondan daha fazlasını istiyorsa onun daha fazl istemesi daha fazlasını istemesi nefsine uyuna işarettir bu. Eğer makul dairenin dışına

çıkacaksa ama makul dairenin dışında duracaksa buna söylenecek bir laf yok. Bir de dinin bayanlar çalışamaz diye bir hükmü de yok. Bir. Kadın kocasının işinde çalışabilir yönetebilir kocası vefat ederse kocasından kalan malları yönetebilir bir kız çocuğu babasından kalan malı. yönetebilir babasından kalan işi yönetebilir makul daireden. Eğer bir kadın ihtiyaç sahibiye makul dairede çalışabilir bu noktada kadınların çalışmalarını yasaklayan herhangi bir yok. Amma ve lakin kadınlar haram helal noktasında haram helal noktasında dikkat etmeleri lazım. Onun üzerinde titizlikle duracaklar

üzerinde. Zihar kelimesi var cezasını ödeyemedim hükmü nedir bol bol. Tövbe. Et ödeyinceye kadar namazı nasıl dürüst kılabiliriz ve namazıma nasıl muhafızlık edebilir ayeti kerimede. Allah bir grup insanı bu noktada övüyor. Evet. Namaz insanı kötülüklerden alıkor. Eğer insanlar hem namaz kılıp hem kötülüklere devam ediyorlarsa o zaman namazlarını koruyamam olurlar hem namaz kılıp hem. Allah’ın haram ettiği şeylerle iştigal ediyorlarsa o zaman onların namazları yüzlerine paçavra gibi. Atıl namaz eğer ki o kimsenin kötülüğünü setretmek için veya o kimsenin.

kötülüğünü göstermemek için böyle bir vitrin aracı gibi kullanılıyorsa o namaz o kimsenin yüzüne paçavra gibi atılır namaz kılan bir kimsenin. Günden güne kötülüklerini azaltması gerekir namaz kılan bir kimse. Günden güne ahlakını güzelleştirmesi gereken din insanları güzel ahlakını güzel ahlakını tamamlamak için var edilmiştir insanları güzel ahlaka sevk etmek için insanların arasına indirilmiştir. Peygamber sallallahu aleyh ve sellem. Hazretleri. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim diyor o zaman bütün dinin unsurlarını. Biz unsurlarını güzel ahlaka bağlayabiliriz bütün dinin. Maksat

ve amacını insanların arasında güzel ahlakın yayılması olarak bunu vaaz edebiliriz sadece bu değil ama bunu vaaz edebiliriz. O yüzden namaz kılan kimse ahlakını güzelleştirecek. Eğer ki siz namaz kılıp hem haramla. Göz göre göre devami kesp ederekten iştigal ediyorsanız. kendinizle mücadele etmeniz lazım kendinizi direnişe sevk etmeniz. Çünkü necis bir şeyle güzel bir iç içe yürümesi mümkün değildir içme suyuyla lağım suyunu aynı kanalda yürütemez seniniz o. Kirik. Öbür o içme suyunu da ne yapar. Bozar kirlendin ikisi de

aynı kanalda olmaz. Hem şehevi ve aynı zamanda fitneyle dolu haramla dolu şerle dolu bir kalp ile. Hayır kapıları aralanmak şerlere yol açmış şerler iştigal eden bir kimsenin kalbinde. Hayır kapısı açılmaz o zaman bir kimse şerler iştigal ederken kendi kendisini. Hayır noktasında gösteriyorsa görüyorsa kendi kendini aldatıyor demektir namazın muhafazası bu noktada o kimsenin güzel ahlaka sahip olmasıyla olur namazın muhafazası imanını muhafaza etmekle olur namazın muhafazası bir kimsenin k kendisin muhafazası yla mümkün olur. Allah cümlemizi onlardan eylesin.

inşâallah. Amin hangi. Adem. Aleyhisselam varsa bu. Ademler arasında manevi farkları var mıydı. Ve hangi ben diye bir var mıdı hangi. Adem diye bir yok. Sonuçta bir. Adem var bize anlatılan bir. Adem var kur’an-ı. Kerim’de. Ama bu ileri zamanlarda. Belki de anlaşılacak veya. Anlaşılmayacak. Cenâb-ı. Hak bize söylediğinde bir. Adem. Aleyhisselam indirdi ve bu. Adem. Aleyhisselamın işte var olduğundan bugüne işte 5000 yıllık bir insanlık tarihi vardı. Biz normalde bilim olarak işte 3000 yı 4000 yıla 5000 yıla kadar

insanlar inceleme imkanına sahip. Ama dünyanın yaşı 500.000 yıl 400000 400 milyon 400 milyon şimdi dünyanın yaşıyla insanl yaşına baktığımızda bir tuhaflık var insanlar. Bu insanlık yaşını yaptıkları incelemelerin neticesinde gidiyorlar ha bu nedir ne değildir. Bu farklı bir uzun. bu mesela bu noktada hangi. Ben dediğimizde bir kimsenin nefsi kendi benliği bir tanedir ama insan her gün kendi benliği değişir nefis meratib de benliği değişir. Her amelde de benliği değişir mesela bedüzzaman. Saidi. Nursa. Hazretleri der ki eski. Said

eski sait’le yeni. Saitler karşılaştırma yapar. Oysa aynı insandır şahıstır. Bu noktadan. Hareket edersek dünkü. Mustafa özba la bugünkü. Mustafa. Özbağ aynı değildi dünkü. Mustafa özba hata yapmıştır yanlış yapmıştır eksik yapmıştır. Eğer dünkü. Mustafa özba hatalarını yanlışlarını eksikliklerini bugünkü. Mustafa özba savunmaya kalkarsa. Ayağı yere basmaz bu manada iki tane benlik olarak bu iki tane benlik olarak algılanmaz ama insanda birkaç tane benlik var mıdır aynı anda vardır kimsenin nefis yönü vardır bir de ruh vardır. Bu iki benlik.

biz nefsimize uyduğumuz ayrı fiiliyat bizden tecelli eder içimizde kendi o ilahimiz o ilimize uyduğumuz ayrı fiiliyat tecelli eder ama fiiliyat tecelliyat noktası vücuttur bellidir bu bedenin üzerinde tecelli eder ilahi bir noktada da olsan bedenin üzerine tecelli eder nefsani noktada da olsan bu bedenin üzerine tecelli eder o zaman iki tecelliyat tek bedende olur mu el cevap olur o zaman insanlar otururlar hangi. Ben bunu yaptı diye düşünebilirler veya siz bu benlerin çoğaltabilirsiniz der ve insanlar bu noktada. Aslında

çok benlik lir çok kişilikli çok kişilikli olduğumuzu hepimiz de biliriz. O yüzden. Allah bizi olduğunuz gibi görünür göründüğünüz gibi olunun der. Ama ne yazık ki hepimizin üzerind belli maskeler vardır. Biz o maskeleri kullanır ve takarız dergaha geldiğinizi maskeniz. de sokaktaki maskeniz aynı değildir aynı olduğunda. Kemale erersiniz zaten iş yerinizdeki maskeniz eviniz değildir eğer aynı noktada olduğunuzda. Kemale ermiş olursunuz. Bir de bunların böyle olması bir noktadan biraz daha normaldir iş yerinde iş yerinin gereği ve kuralları vardır

orada onlar uygulanır ama evinizde o gerekleri ve o kuralları uygulayamazsınız orası evinizdir. Çünkü. Gönül. Arz eder ki insanlar hayatlarını her an aynı maskeyle aynı yüzle yaşasınlar bu o zaman oldukları gibi görünüp göründükleri gibi. Olmaktır bu o zaman insanın gösterişten riyadan ve çok şeyden kurtulduğunu gösterir ama biraz zor bir şeydir. Allah cümlemize inşâallah onlardan eylesin mesnevide onun affı ve mağfireti günaha. Şeref elbisesi giydirir affa ihsana kurtuluşa sebep kıan diyor bu nasıl oluyor. Evet aslında haz. Mevlânâ mesneviyi.

şerh ederken yazarken ayet hadis-i. Kutsi ve. Şerifleri şerh etmiştir. Evet günahı kendisinin. Şeref elbisesi olur kul mizana çıkarılır. Allah kulağına der ki sen bu ibadetleri yaptın şunları yaptın. Allah da kabul etti der kulna sevinir tebessüm eder. Cenâb-ı. Hak onun kulağına yine eğilir der ki sen bu günahları da işledin sırala kul üzülür bir andan ve. Allah der ki ben bunları affettim kul rahatla. Cenâb-ı. Hak ardından kulunun rahatladığını görünce eğilir kulağına der ki günahlarını hayra çevirdim sevaba çevirdim

kul. Bu sefer de dövmeye başlar. Keşke daha fazla günah işey. Siz. Sakın buna güven günah işleyiciler olmayınız. Bu hadis-i kutsi’yi aktarıp aktarmam da tereddüt etmiş sahabeler insanlar bu hadis-i kutsi’yi duyduklarında dinlerinde gevşeklik yaparlar diye aralarında münazara. etmişlerdir ama ilim ilimdir deyip bunu sonradan nakl etmişler. Yine yazmışlar. O zaman bir. Kimsenin günahı noktasında kendi noktasında af mağfiret dilediğinden tövbe ettiğinden ne olmuş oldu o kimsenin. Şeref giysisi oldu. Dikkat edin günah işleyip af dilemen kulunuz hatırlamanız daır günah

işleyip af dilemen. Allah’ın var olduğunu ve sizi affedecek bir. Allah’ın olduğunu kabul etmenizdir. Bu bir imandır bu imandır günah işleyip af dilemek imanın özüdür imanın ince bir perdesidir günah işleyip af dilemek bir kimse af dileniyordu unaa var olduğuna insanlarda. Ahiret inancı yok çünkü. Yüzyıllardır insanlar ahiret inancından te takak gitmişlerdir inancın en ince en mahrem en. Olmaz olmaz noktası ahiretle alakalıdır insanlar bu dünyada. Allah’ın varlığına inanıyorlar. Allah var diyorlar bu kainatı bu sist tutan bir. gücün var

olduğuna. Evet dinlerin var olduğuna inanıyorlar ama bu noktada eksik kalan. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Bir tarafları var ahirete. İnanmıyorlar ahirete inanırsa ahirete inanan insan dünyasını yaşamını ahirete göre çünkü. Dizayn etmesi gerekir. Eğer ahirete inanırsa ahirette hesaba çekileceğini ahirette kendisini bir hesap beklediğini ve. Allah’ın orada insanları ama cezalandıracak ama mükafatlandırmak bu inancın en mahrem noktasıdır en öz noktasıdır. Eğer ki siz. Allah’ın varlığına birliğine inan ahirete inanmazsanız inanmış. Kabul etmezsin kabul edilmez siniz o zaman ahirete

inanırsanız af dilemen gerekir hesaptan kurtulmak için o yüzden tövbe etmek tövbe etmek. Allah nazarında çok hoşa giden bir şeydir çok hoşa giden bir olduğu için haz. Resulullah. Hiç. Günah işlememiş ken. Hiç. Günah işlememiş. Ken ve hiç günah işleme ihtimali dahi olmamışken tövbe. etmiştir ve der ki. Ben günde en az 70 kez tövbe ederim başka bir had şerifte der ki ben 100 kez. Allah’a tövbe ederim sorar haz. Ayşe. Ya. Resulallah senin günahın yok ki. O da der

ki ben. Allah’a. Şükreden bir kul olmayayım mı tövbeyi şükür noktasında görür. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri bakın günahtan kurtulmak noktasında görmez. O haline şükretmek olarak görür o zaman bir kimse tövbe ederse. Allah’ın affu ve mağfiretine sığındığı için. Allah ona. Şeref elbisesi giydirir. Allah için o çok mübarek bir kuldur. Allah için o. Kutlu bir kuldur. Allah için. O kıymetli bir kuldur niçin o. Çünkü kendisini affedecek olan kendisini hesaba çekecek olan kendisini mizanda yargılayacak olan bir. Allah

olduğuna iman etmiştir. Bu. noktadan tövbe etmek. Şeref madalyası takacak bir şeydir. Tövbe edin ayeti kerimede ne diyor. Bütün insanlar bana ibadet etseler beni tanısalar öyle bir kavim yaratırdım ki bana isyan ederler benden af dilerler. Ben de onları affederdim aff dileyin. Allah korkusuyla dökülen gözyaşı. Cehennem ateşini söndürüyor. Allah’ın sevgisi için dökülen gözyaşının hükmü nasıl olur. Allah korkusuyla dökülen gözyaşı. Cehennem ateşini söndürür. Allah sevgisi için dökülen gözyaşı o kimseyi. Arş alada yüzdürür o insanı cehennemden kurtarır. Öbürkü de.

Allah’a. Vuslat eder. Allah için ağlayınız. İnşallah bir hadis-i. Kutsi bilmiş olunuz ki her cesette bir kalp vardır. Her kalpte. Bir. Gönül vardır. Her. Gönülde. Bir. Sır. Vardır her sırda bir gizlilik vardır. Her gizlilikte daha büyük bir gizlilik gizlidir. İşte ben bu gizliler. gizlisinde buyurmuştur. Allah’ı zat olarak tarif etmeniz mümkün değildir. Tam manasıyla sıfat olarak da tarif etmeniz mümkün değildir. Allah’ın. Rahman ismi şerifini nasıl tecelli etti. Neye. Yaradı sadece anlayıştan ibarettir veya. Allah’ın kudd ismi şerifini neye

aradığı nasıl tecelli ettiği anlayıştan ibarettir. Onun gerçek mahiyette sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini sıfatlarının ne olduğunu ancak. Allah bilir gerçek mahiyetini bu noktada da gönüllerde. Allah’ın nuru gizlidir daha ileri noktada gönüllerde. Allah gizlidir. Ama onun mahiyetini ancak. Allah bilir bu kim sorduysam bu soruyu mahrem bir konudur her yerde her zaman açılacak bir değildir bunun anlatılması. Bir. Hayli uzun zaman alır enteresan bir şeydir üzer uzun uzun ince ince konuşulup ince ince. Tefekkür edilmesi gerekir. Bunu. Tefekkür ederlerken bunu

düşünürler. Ken bir kısmının. ayağı. Kayı kendisini. Allah gibi görenler de olmuştur. Allah muhafaza eylesin. Amin bir kısmının ayağı kaymıştır kendisini bir kısmı. Allah’ın bir cüzü olarak görmüş bir kısmı kendisini. Allah olarak görmüş ve o gizli hazine. Allah bendedir diyenler olmuş. Allah’ın bir yere tecelli etmesi şeydir tecelli etmesi farklı bir şeydir. Bir yerin. Allah olması farklı bir şeydir bu ince mahrem meselelerde o kimsenin idraki le gönlünün açılmasıyla kalbi ilim noktasında kalbi ilim alması ile alakalıdır onları almayan

bu noktada gönlü açılmayan kimselerin kimselere sohbet konusu olacak bir değildir hakkını helal etsin o kardeşimiz. Mürşidi. Kamiller müritlerini nefis yönünden mi terbiye ederler yoksa ruh yönünden mi terbiye eder edip suluk gösterirler seyun başlangıç yeri nerededir nerede baş. Allah razı olsun amiller terbiyeci. değillerdir. Siz her ne kadar eski kitaplarda eski eserlerde mürşid-i kamilleri birer terbiyeci gibi okumuş olsanız da ve bazıları mürşid-i kamilleri terbiyeci noktasına koyduğundan dolayı ben ona çok katılmıyorum terbiye biraz sert bir cümle sert bir

kelime mürşid-i. Kamiller devlet değiller. Mürşidi. Kamiller bir otorite bu noktada devlet otoritesi gibi otorite koyucu insanlar değil mürşid-i kamillerin hapishaneleri yok mürşid-i kamillerin elinde cehennemleri yok mürşid-i kamillerin ellerinde sihirli değnekleri yok terbiyeci gibi görünmekten. Allah’a sığınırım. Allah bazılarıyla şerleri defeder. Allah. Salih kullarıyla hayırlı kapılar açtırır. Allah dinini peygamber yeryüzünde yaydır velileriyle ayakta tutar. Mürşidi kamilleri ile ayakta tutar mürşid-i. Kamiller dini öğütleyen insanlardır mürşid-i. Kamiller dini nasihat eden insanlardır peygamber sallallah ve sellem. Hazretleri iman eden insanları

bu noktada terbiye etme. noktasına gitmedi ki eğer bir kimse. Dinen bir suç işlerse o suçun cezası insanların kendi elinde değildir. Eğer ki oradaki sistem dini bir sistem ise o dini sistem ona cezasını verir ama oradaki devlet sistemi inii bir sistem değil ise o. Sistem kendi içerisinde bir suç unsuru görüyorsan onu cezalandırır bu manada dini bir sistem olmuş olsa dahi. Mürşidi kamillerin kendi etrafındaki kardeşlerine. İhvanlar. İhvan demektir kendi kardeşlerine ceza vererek terbiye etmesi veya onları terbiye etme

noktas herhangi bir nokt tutması mümkün değildir. Eğer böyle bir terbiye sistemi olarak düşünüyorsanız yanılıyorsunuz din nasihattır din nasihattır nasihat ederiz. Biz insanlara bu noktada etrafımızda bulunan insanlara etrafımızda bulunan insanlara bildiğimiz kadarıyla dinin doğruları çalışırız sorarlarsa bildiğimizi anlatırız sorarlarsa anlatırız sormazlar daa bize. kalkıp da bir. Tabii. Burası muhakkak ki bir ibadethane burada muhakkak ki sohbet edilecek burada muhakkak ki bir anlatılacak ama yolda bana bir sormadan ben bir anlatmam veya başka bir yere gitmiş birisinin dükkanına gitsem birisine

bir yapmış olsam bana bir sormadan ben bir anlatmam din nasihattir. Çünkü kime nasihati alacak olana ne dedi. Peygamber sallallah ve sellem. Hazretlerine o dinini öğrenmek isteyenlerle beraber ol dini onlara öğret. Dini öğrenmek isteyene dini anlat kimdi ama yak an. Silk elemişti dedi ki bana. Dinimi anlat bana. Dinimi öğret mürşid-i. Kamiller. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin izinden onun nefesinden onun renginden ayrılmayacak olan insanlardır. O zaman onların elinde kırbaç olmaz bu manada. Değnek olmaz dövmek için. Allah

muhafaza eylesin tavsiye ederiz. sevene tavsiye ederiz dinleyene nasihat ederiz tutacak olana tutacak olan nasihat ederiz bunu nasıl yapalım diye sorana. Allah muhafaza eylesin. Ve bunu yaparken de nefis yönünden mi ruh yönünden mi diye sormak muhakkak ki yine o kitaplardan alınma bir soru aslında da birbirinin içindedir. Ruh ve nefis algılanma noktasında ayırırız algılanma noktasında yoksa tecelliyat noktasında o aynı vücutta tecelli eder bir kimsenin ruhu kuvvetsiz mi ki ona kuvvet vereceğiz ruhunu kuvvetlendirmek dediğimizde bir mürşid-i kamilin elinde.

Elektrik kablosu. V da onun ruhuna kabloyu koyup da oradan afer mi alacak o. Hayır o birbiriyle yan yanadır iç içedir bir kimse nefsine uymazsa ruhunun üzerinden bir perdeyi atar ruh onu aydınlatmaya başlar o zaman içinden o zaman bir kimse ruhunu kuvvetlendirerek nefsin. üzerine baskın oldu veyahut da nefsin üzerine basaraktan ruhunu serbest bıraktı ikisinin arasında ne fark var nefisle mücadele bir. Müslüman için ölünceye kadar devam edecek olan bir mücadeledir ve mücadelenin en büyüğüdür cihadı en büyüğüdür bir

kimse. Ben ruhumu kuvvetlendiriyor deyip de nefsini başı boş mı bırakacak ben ruhumu kuvvetlendiriyor kuvvetlendiriyor deyip de haramlara dalmaya müsaade mi edecek kendisine veyahut da ben nefsimle ediyorum nefsimle mücadele ediyorum derken. Allah’ın helal kıldıklarını haram mı kılacak kendine bizim tasavvuf anlayışımızda bu yok bizim tasavvuf anlayışımız. Kur’an ve sünnetin içerisinde kalarak. Tan. Resulullah. Sallallahu ve sellem. Hazretlerinin ve ashabının stratejisini ve metodunu uygulamaktır bize haram edilen şeylerden kaçınırız yapmayız şüphelilerden uzaklaşmaya çalışırız şüphelilerden uzaklaşmaya çalışırız. Zahir tarafıdır bu işin

batıni kalbi tarafı. Allah’ı. çok sevmeye çalışırız. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini çok sevmeye çalışırız. Üstadımız arkadaşlarımızı kardeşlerimizi çok sevmeye çalışırız ve farzları yerine getirdikten sonra nafilelerle. Allah’a yaklaşmayı ve. Allah’ı sevmeyi metot olarak kendimizde önümüzde metot olarak koyarız o çetrefilli o. Girit insanların her taraftan kargacık burgacık eskilerin kendi coğrafyalarına kendi dairelerinde kendi yaptıklarından değil onları reddetmek noktasında değil onları küçük görme noktasında değil ama 1400 yıldan beri ve. Tasavvuf var olduğundan beri görüldü ki tasavvuf dinin. Kendi

öz mantığından yukarıda görülmeye başlandı veyahut da bir tarikat erbabının bir üstadın bir üstadın veya bir. Velinin veya bir mürşidin sözleri. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sözlerinin geçer olduğu bir üstadın metodu bir üstadın stratejisi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin metodundan ve. stratejisinden. Üstün algılanmaya başlandı ki tehlike buradaydı hiçbir üstadın metodu hiçbir üstadın stratejisi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin metot ve stratejisinden üstün değildir. Evet üstatlık. Peygamber sallallahu. Aley ve sellem. Hazretlerinin stratejisini ve metodunu kendi

zamanında ve kendi coğrafyasında uygulamaktır bu bu fakirin düşüncesidir üstatlık dinde var olmuş olan. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin çizdiği ana hatlarını belirlediği ashabın o. Hatta yürüdüğü yolda yürümektir. Allah bizi kibirlenmek böbürlenmek sapmak ve saptırmak muhafaza eylesin. Amin. O yüzden en güzel metot hadis-i. Kutsi beyan edilmiş. Siz. Allah’ın velilerine. Sakın ha düşmanlık beslemeyin hadis-i. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Kutsi kul farzlarla. Allah’ın emrini yerine getirir nafilelerle. Allah’a yaklaşır. Ve. Allah’ı sever. Kula düşen vazife gelin

metot. Allah ve resulünün metodu. Biz. Allah’ın velilerine peygamberlerine. Allah. diyenlere düşman olmayalım. Allah’a iman edenlere düşman olmayalım onların gıyabında onların arkasında veya önünde etrafında düşmanlık beslemeyin onlara karşı kin buğuz. İsyan nefret taşımayı. Allah diyene. Allah diyene. Allah adına hürmet edelim saygı duyalım muhabbet besleyelim onlarla selamı yaygınlaştıran farzları işlemez. Ken nasıl ruhtan ve nefisten bahsederler insanlar farzlarını yerine getiremez nasıl tasavvuftan ve tarikattan bahsederler namazlar. Göz göre göre kılmaz. Ken oruçlarını. Göz göre göre tutmazken yalanı. Göz göre

göre söylerken gıybeti. Göz göre göre yaparken iftirayı. Göz göre göre yaparken bu bizim cemaatten değil deyip ayağına. Çerme takmak isterken bu bizim mezhebimiz değil de onun ayağına. Çerme takmak isterken bu bana yan baktı böyle. Allah demesi. Olmaz. Olsun deyip ona tokat atmaya çalışırken. Arkasından kuyu kazarken nasıl tasavvuftan. tarikattan. Allah’a dostluktan bahsedebiliriz yol. Kur’an ve sünnettir. O zaman bize düşen vazife haramlardan uzak durmaktır en büyük. Cihat budur en büyük mücadele budur gelin haramları hayatımızdan silelim göreceksiniz ki.

Allah kalbinize imanın tadını verecek göreceksiniz. Allah kalbinize edecek göreceksiniz kalbinizin. Allah dediğini duyacaksınız tasavvuf bu gelin haramlarla alakanız kesin haramlarla alakanız kesin din. Bu din bu. Takva haramlara düşmemek din. Söylüyorum. Evet. Üstat. Üstat kendi zamanını ve kendi coğrafyasını kendi etrafına analiz edin dini nasihat eden insandır hastalık haramlarda hastalık ibadet etmemektir hastalık. Allah’ı sevmemektir ve insanlık var olduğundan beri evet hastalık başka bir değildir ü tane şeydir haramlardan uzak durmamak ibadet etmemek 3 Allah’ı sevmemektir tane hastalık var

siz bu ü hastalığı. Hall ettiğinizde. Vallahi gönlünüze. Allah ilham. edecektir billahi. Resulullah sah ve. Hazretleri gecelerinizi süsleyecek sizin. Yeminle söylüyorum süsleyecek. Yeminle söylüyorum onu aranızda onun kalbinizde göreceksiniz ü tane söylüyorum size bir haramlarla ilişkinizi kesin 2 harları yerine getirin 3 Allah’ı. Sevin. Resulullah’ı. Sevin kardeşlerinizi. Sevin eşlerinizi çocuklarınızı etrafınızı. Arkadaşlarınızı. Sevin ama gelin önce haramlarla ilişkinizi kesin. Gıybet etmeyin dedikodu etmeyin ihtira atmayın kötü davranmayın çocuklarınıza kötü davranmayın eşlerinize kötü davranmayın. Arkadaşlarınıza akrabalarınıza kötü davranmayın. İyi geçinin güzel

geçinin hayırhah olun göreceksiniz imanın tadını ve lezzetini alacaksınız. Allah’ın sevgisi hissedeceksiniz. Resulullah. Sallallahu aleyi ve sellem. Hazretlerinin muhabbetini hissedeceksiniz diyeceksiniz ki ya başka bir duygu. İçinizde başka bir var ayrı bir. Letaif var ayrı bir. Latif var ayrı bir güzellik var ayrı bir tat var. İçinizde onu hissedeceksiniz bakacaksınız. o zaman. Vallahi yemeğe bakarken de başka gözle bakacaksınız dünyaya bakarken başka gözle bakacaksınız. Etrafınıza bakarken bakacaksınız her şeye başka gözle bakacaksınız gözlüğünüz değişecek. İşte o zaman benliğiniz de değişecek

hangi. Ben olduğunuzu o zaman göreceksiniz. İşte o zaman ruhunuzun ne olduğunu anlayacaksınız o zaman nefsinizin ne olduğunu anlayacaksınız o zaman kalbinizin ne olduğunu anlayacaksınız o zaman gönlünüzdeki gönlü anlayacaksınız o zaman gönlün içindeki. Sırrı anlayacaksınız o zaman. Sırrın içindeki gizliliği anlayıp gizlinin. O büyük gizliliğini anlayacaksınız. Gelin. Allah için tasavvufu kelam olarak işlemeyi tasavvufu hal olarak işleyelim namazı kılarken severek kılalım iki rekat kılın severek kılın bir gün oruç tutun severek oruç tutun gelin bir. Allah değil derse severek

gelin. Arkadaşlarınıza severek yaklaşın kardeşlerinize severek yaklaşın bu. Sizin halinizi. değiştirecektir. Bu sizin kalbinizi ve içinizi değiştirecektir birisi için gözyaşı akıttığınız an gözyaşının kıymetini anlayacaksınız. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine muhabbetiniz dolayı gözyaşı akıttığınız an o zaman. Muhammed. Mustafa’nın muhabbetini içinde hissedeceksin. Allah için gözyaşı akıttığın. Allah’ın muhabbetini içinde hissedeceksin bir an düşündüğünde bir an. Kendini ona bıraktığında. Allah’la alışverişi göreceksin tasavvuf tasavvuf haramlarla haramlardan uzak durup haramlar ilişkiyi kesip farzları yerine getirip nafilelerle. Allah’a yaklaşıp. Allah’ı sevmektir geri

kalan. Allah’a aittir. Ama şunu unutmayın. Cenâb-ı. Hak hadis-i kudsi. Der ki kul. Allah’ı severse. Benim ona sevgim vacip olur unutmayın hadisi kudsi der ki. Cenâb-ı. Hak kul. Allah’ı severen benim onu. Allah’ın onu sevmesi vacip olur. Allah’ı severseniz. Allah’ın size olan sevgisi vaciptir. Ama. Allah’ı sevginin ölçüsü ad zemini. haramlardan uzak durup farz ibadetleri yerine getirmektir haramlardan uzak durup farz ibadetlerinizi yerine getirin o zaman imanın da. İslamın da onun yaşamanın da anlamını ve zevkini tacınız. Allah cümlemizi onlardan

eylesin amin. Cenâb-ı. Hak inşâallah. Rahman inşâallah. Rahman cümlemizi o. Halle hallendi inşâallah dün geceki bütün kardeşlerim hepiniz için de geçerli. Bütün kardeşlere teşekkür ediyorum performanslarından dolayı katılımlarından dolayı hizmetlerinizden dolayı bütün arkadaşlara ayrı ayrı hepinize tek tek teşekkür ederim. Allah razı olsun güzel bir gece oldu bugün hiç telefonum susmadı desem yeri var. Hep teşekkür ettiler hep güzel olduğunu söylediler. Ben olayın içindeyken neyin ne olduğunu bilemiyorum. Hep sonradan gelen tepkilerden sonradan gelen sözlerden anlıyorum neyin ne olduğunu. Allah

razı olsun hiç birisi de bir kişi harç bir kusur. söyledi geri kalan hiçb kimse kusurlu demedi. Allah bütün kardeşlerden bütün katılanlardan bu noktada hizmet edenlerden bu noktada ama duasıyla ama fiyatıyla ama kendisinin dahi orada bulunmasıyla bu noktada destek olanlardan. Allah razı olsun. İnşallah. Hakkınızı helal edin hel olsun. Cenâb-ı. Hak inşâallah. Rahman. Kutlu doğumda da aynı şekilde hizmet etmeyi. Kutlu doğumda da aynı şekilde buluşmayı nasip etsin inşâallah amin. İhlas bir. Fatiha peam. Efendim s ve gelmiş geçmiş

bütün peygamber ya aminet eksik eyleme. Ya. Rabbi. Malik imamı hambel hazretlerin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik. Vas vear eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin saded. Şah mevl. Hacı. Bektaşi. Hacı bayi mehm hazretler ay üzden eksik. eyleme. Ya. Rabbi. Amin il. Fatiha geçmiş mü kamerin evliyalar derler müler rlar ve ya. Amin ımız mım musta eend hazretler ya aminer. Amin gelmiş geçmiş al gelmiş geçmiş akrab

tatım gelmiş ruhlarına etlerine ayrı ayrı. Hedik ve eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya şö. Amin. Estağfurullah estağfurullah. Bismillâhirrahmânirrahîm estağfirullahelazim yael mülkün. Kadim estağfirullahelazim yael mülkül. Alim ahim ya malikel mülkül. Alim estağfirullahelazim ya malel mülkül. Alim. Estağfirullah estağfirullah tallah kalah. Estağfirullah. Allah kalah. Allah vyt kalbi meallah. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min küllin tövbe ya rabbi. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min küllü temin tövbe ya rabbi. Estağfirullah. Aman ya. Rabbi min küllü zim tövbe ya rabbi. Estağfirullah. Aman ya.

Rabbi min küllü. Zin töbe ya rabbiş. Bismillâhirrahmânirrahîm bismillah ahman. irahim. Bismillâhirrahmânirrahîm bismillah bisir. Rahmanir. Rahim. Bismillâhirrahmânirrahîm bismillah. Bismillâhirrahmânirrahîm. Ya. Rahman. Ya. Rahim. Ya. Allah. Ya. Rahman. Ya. Rahim ya. Allah. Ya. Rahman. Ya. Rahim. Ya. Allah. Ya. Rahman. Ya. Rahim. Ya. Allah. Ya. Rahman. Ya kuddüs. Ya. Allah. Ya. Ya kuddüs. Ya. Allah. Ya malu. Ya kuddüs. Ya. Allah. Ya malu. Ya kuddüs. Ya. Allah. Ya deyyan ya. Burhan. Ya. Allah. Ya deyyar ya. Burhan. Ya. Allah. Ya deyyan

ya. Burhan. Ya. Allah ya. Burhan. Ya. Allah. Ya. Sultan ya. Sübhan. Ya sühan. Ya. Allah. Ya. Sultan ya. Sübhan. Ya. Allah sdan ya. Gaffar. Ya. Allah. Ya seddar ya. Gaffar. Ya. Allah. Ya seddar ya. Gaffar. Ya. Allah. Ya seddar ya. Gaffar ya. Allah. Allahümme. Salli alâ seyyidina. Muhammedin. Nebi ve alâ alih ve sahihi ve. Sellim. Allahümme salli alâ seyyidina muhammedinin nebii. Ümmi ve alâ alihi ve sahbihi ve sellim. Allahümme salli alâ seyyidina muhammedinin. Nebi ve al

vei ve. Sellim. Allahümme salli alâ seyyidina muhammedinin. Nebi ümm vei ve simm. Bismillâhirrahmânirrahîm ilahe illallah ilahe illallah ilahe illallah. Muhammed resah cahi rabbil alati. İlgili Sohbetler 708. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 411. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 305. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi

takip edebilirsiniz.