Alem islamik. M beraberlik inşâallah zinada rejim kaldırıldı mı ayet ve hükmü kaldırıldı diyorlar. D halife döneminde hiç rejimle adam öldürüldü rejimi kaldırıldığını söyleyenler hata ediyorlar peygamber sallallah ve hazretler sünnetiyle sabit ama bugün işte adına. Çağdaş dediğimiz hukuk sistemleri bunu. Normalde işte kerih görüyorlar kendilerince bunların uzantıları var. İslam dünyasının içerisinde bu uzantılar da böylece onların o borazanlı yapıyorlar başka bir değil. Bir din. Kur’an ve sünnetle sabittir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri. Size iki bırakıyor kim onlara
sımsıkı yapışırsa doğru yolda sırat-ı müstakim olur. Bu da. Kur’an ve sünnettir der başka bir hadisi şerifte. Kur’an sünnet ve. Raşit halifelerinin yolundan gideriz der başka bir hadis-i. şerifte. Kur’an sünnet ve ehli beytime tabi olun der o yüzden din. Kur’an ve sünnetle sabittir bir ise ayette var ise veya sünnette var ise bizim için dinin hükmü niteliğindedir. Biz ayetle sabit olanın sünnette olup olmadığına bakmayız sünnetle sabit olanın ayette olup olmadığına bakmayız. O yüzden bir sünnet var is o
sünne. Semi ama fiili olsun ama sözlü olsun. Kur’an’dan aşağı görmeyiz. Allah bizi affetsin in. Ben 2 yıl önce ayaklarımdan ameliyat oldum diz kapaklarıma platin taktılar şimdi abdest alırken ayaklarımı kaldıramıyorum çorapların üzerinden mest versem olur mu. Olmaz çorabın üzerinden mest etmek caiz değildir vel ki zaruret halinde olsa dahi çorap yerine. Normalde mes diyebilirsin o mestin üzerine mest edebilirsin. Ama çorabın üzerine. Meste imamların hiçbirisi de bu. noktada hanefilerin şafiilerin. Maliki. Hanbeli ulemasının hiçbirisinde fetvası yoktur. Şia uleması çorabın
üzerine mesti caiz görmüştür. Şia ulemasının dışında çorabın üzerinde mesti caiz gören yoktur ama bu. Biz. Ben. Hanefi mezhebi olarak bu noktada çorabın üzerine mesli uygun görmeyenler. Denim kaldı ki ben herhangi bir. Hadise rastlamadım çorabın üzerine. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini mest ettiğine dair. Eğer böyle bir. Hadise rastlasam derim ki çorabın. Üzerine de mest edilebilir kişinin içindeki resesi ve kötü zanları atlatamıyorum vesvese nefsin ve şeytanın ortaklaşa kol kola insan üzerindeki battini etkilerinden veçe bir kanal bunun
biteceğini düşünmeyin belli bir müddet. Bu ancak insanın sevmesi aşık olması ve. Kur’an ve sünneti iyi bilmesiyle önlenebilir bir kimsenin bu noktada. Kur’an ve. Sünnet bilgisiyle aşıklı kol. kola giderse o iki kanatlı kuş gibi olur o yandan yandan gitmez ya aşlığı noktada olacak oturacak o kimsenin içine ve kalbi ilham alır noktaya gelecek. O zaman o. Aşık. Sapmaz o tasavvuf kitaplarında aklı yerden yere vuran aklı yokmuş gibi gören görülen nokta bu nokta o kimse öylesine aşıktır ki gözü
kapalı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini görüyordur sahih olarak gördüğünü zannetmiyorum görüyordur veya üstadını görüyordur sahih olarak veya bir pir efendimizi görüyordur sahih olarak o kimseden fıkhi noktada o kimse bu manada acıya düşmez bir kimsenin halinin halinin veya kalbi ilham alışının sağlam olup olmadığına delildir bu benim kalbim. İlham alıyor deyip de namazı terk ediyorsa benim kalbim ilham alıp deyip de yalan söylüyorsa kalbim ilham ol. deyip de dedikodu iftira. Gıybet suzam bühtan haramla iştigal ediyorsa orada sıkıntı
vardır ve bu tip kimseler bunları kendilerinin yapmadığını beyan ederler kendiliğinden bunun olduğunu zannederler veyahut da bunda. Kendilerinin bir hükmünün. Kendilerinin bir idrakinin olmadığını söylerler ki bu yalan aşıklık o değildir aşıklık. Zahir manada. Kur’an ve sünnete bağlı. Olmaktır bir kimse üstadına da aşık olsa. Kur’an ve sünnete bağlı olacak günah kebal. Erden uzak duracak bu dergaha da yola da aşık olsa. Kur’an ve sünnete bağlı olacak haramlardan uzak duracak bir kimse. Resulullah. Sallallahu ve sellem. Hazretlerine de aşık olsa
haramlardan uzak duracak. Kur’an ve sünnete sımsıkı bağlı olacak bir kimse. Allah’a da aşık olsa. Kur’an ve sünnete bağlı olacak asla ve asla şüphelilere dahi yanaşmayacaktır ve kalbine. ilham gelerek de haramlardan muhafaza olacak korunacak ve kalbine ilham gerekten o kimse vesveseyi vesveseyi açacak içinden vesveseyi durduracak vesveseye uymayacak vesvese onu etkilemeyecek vesvese şeytan ve nefis kalbini dışarıdan. Kırmaca onu iki ayaklı şeytanlar da tırmanacak onu etraf da tırmanacak onu o. Hem etrafın iki ayaklı şeytanların tırmalamasından hem içinden nefis
ve şeytanın kalbini tırmalamasından kendisini muhafaza edip kendisini sakındır yoluna devam edecek ya da zahiren. Kur’an ve sünneti çok iyi bilecek. Kur’an ve sünneti çok iyi bildiğinden karşıdan iki ayaklılardan veya dört ayaklılardan gelen tırmalamaya vesveseyi zahiri. Kur’an ve. Sünnet bilgisiyle kendisini ne yapacak muhafaza edecek aynı zamanda kalbini tırmalayan o şeytan ve nefsin hal ve hareketlerinden zahiri bilgisiyle kendini muhafaza edecek vesvese ile mücadelenin. Zahir ve. Batın. yolu bu. E şimdi insanlar. Kur’an sünnet ve fıkıh bilgisinden uzak duruyorlar.
Bunu okumuyorlar okusalar da bunu tatbikata geçiriyorlar ve habire vesveseye dalıyorlar bu vesvese güçlendiren unsurlar da var dedikodu var. Gıybet var iftira var szan var bühtan var. Bunlar vesveseyi çoğaltan etkenler. Siz birisinin dedikodusunu dinlerseniz. Siz şeytana kapı aradınız kendinize birisinin gıybetini dinlerseniz şeytana kapı aradınız ve. Şeytan oradan girdi sizin içinize ve. Şeytan içinize girerek oturdu. O esnada kalbin hakimi şeytan oldu ve sizi istediği gibi yönlendirecek ve sizi istediği noktada kullanacak istediği yere sevk edecek sizi siz dedikoduyu
dinleyerek gıybeti dinleyerek sü zanı dinleyerek. Siz haramla iştigal ederekten şeytana kendinizi teslim ettiniz. Öyle olunca şeytan oturdu yerleşti gıybeti de sana doğru gösterdi dedikoduyu da sana doğru. gösterdi kardeşinin etini yemeyi de sana doğru gösterdi s seni her şeye doğru gösterdi ve sen öyle bir doğru noktaya geldin. Çok affedersiniz pisliğin içerisinde. Çukurunda yüzerken kendini senin. Nur deryasında yüzdüğünü söyledi ama yaptığın ne. Gıybet ve dedikodu yaptığın ne haram seni ama şeytan gözünü bürütüs le gözünü kapattı senin kör
etti sen o körlüğün ne senin deryasında dolaştığın farkında değilsin böyle çok abi yane ve kabaca söylüyorum ki bunlardan uzak dursun. Kardeşler diye yol ahlak yoludur ahlak yol ahlaksızlık yolu değildir ahlaksızlık yolu değildir. Allah bizi. Hüsn ahlak sahibi olanlardan eylesin amin bayanlarda. Sarık takmak diye bir var mıdır hadis okumadık böyle bir ama. Peygamber sallallahu ve hazretlerin sünnetidir evlerinde kafalarına. Sarık sarabilir engelleyecek bir yok ama böyle. erkeğe benzemek için yapamazlar rezm yok diyen kişi. Ali. Rıza demircak kim
derse desin şahıs önemli değil ki. Sebe suresinde. Ey. Davut ailesi şükredin. Şükreden kullarım az buyuruyor bu ayet o aile için mi inmiştir. Yoksa bugün içinde geçerli mi bugün de. Şükreden kullar az mı gerçek manada. Şükür nedir. Neye şükür etmemiz inşâallah yanlış anlaşılmaz ayeti yazdığım şekliyle yanlış anlaşılmaz. Allah cümlemizi yanlış anlamaktan ve anlaşılmaktan muhafaza eylesin. Evet ayet-i kerimede kullarından çok azı şükrederler bu başka ayetlerde de geçer. Siz az şükredenler dersiniz diye başka ayette buna atfen. İnsan nankörler
dendir der bir kimsenin şükretmesi her halinde her haline. Allah’a teşekkür etmesidir her halinle ve her şeyiyle. Allah’tan razı olması bu çok az insanın üzerinde tecelli eder bunu. hatta. Abdülkadir. Geylani hazretleri bu hali sadece velilerin üzerind peygamberlerin sıddik üzerinde. Zuhur ettiğini söyler bazıları. Hani ayeti kerime var ya. Kim. Allah’a ve. Resulüne itaat ederlerse sıddıklardan. Olur şehitlerden olur müminlerden olur diye bu noktada bazı ehli tasavvuf ise işte şükredenlerin sadece peygamberler sıddik hakkıyla. Şükreden ve şehitlerden olduğunu söyler ama
genel mana olarak şükredenler tam manasıyla sıddik olanlardır veliler ama evliya grubu da şehitleri de evliya grubunun içerisinde ve evliya grubun da şehitlerin içerisinde alır ehli tasavvuf. Çünkü bir kimse. Allah yolunda revan olarak devam ederse o kimse. Şehit hükmündedir. Çünkü bir yola revan olmuş o yolda devam ediyor ve o yolda nefesini verirse. Şehit hükmünde olduğu söylenir bütün ehli tasavvuf uleması bunda ittifak eder. Hatta hanefilerin. Zahir. ulemaları da burada ittifak eder bir kimsenin. Allah yolunda revan olması mesela.
Mesela işte e hadis tahsil ediyor tefsir tahsil ediyor fıkıh tahsil ediyor tasavvuf tahsil ediyor bunlar bu noktada o yolda ilim öğrenirken o yolda yürürken o yolun içerisinde bulundukları müddetçe. Allah yolunda. Cihat ettiklerine. Allah yolunda yürüdüklerini koşukların hükmedilir ve o yolda o kimse vefat ederse ittifak halinde. Şehit hükmündedir ittifak halinde. O zaman o. Şehit hükmünde olanlar da ne olmuş oluyor. Allah’a şükredenlerden olmuş oluyor şimdi kıymetli. Kardeşler çok azınız hakkıyla şükreder dediğinde durmak gerekiyor burada riyet var riyet
makamı 4 makamdan sonra başlar nefislerinden kalbin seyri s ise birinci makamdır veya ikinci dedir öyle diyelim. Bu insanın günlük hayatında yaşamış olduğu hayatı. Kur’an ve. Sünnet dairesinde. odaklayıp başına gelen şeylerde ve yaşadı içti yedi geydi bindi. Allah’ın vermiş olduğu her nimeti şükürle karşılaması. Onan razı olmasıdır bu hem nimetlerine hem de başına gelen bela musibet sıkıntıya ehli. Zahir sabır olarak görür ehli tasavvuf onu şükür olarak görür başına bir bela bir musibet bir sıkıntı bir hastalık bir dert
bir geldiğinde. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Allah’a şükreder ki. Allah’tan razı olduğunu gösterir ehli tasavvuf şükreder o hale ehli. Zahir sabreder o hale bir bela geldiğinde bir musibet bir sıkıntı geldiğinde. Zahir. Erbap onu sabırla karşılar sabreder batıl erbab. Allah’a yakın yakinlik göstermeye çalışan. Allah’a dostluk yolunda olan. Allah’ı sevme yolunda olan kimse ise o haline şükreder. Siz bir sıkıntıyı gördüğünüzde sıkıntıyla sabrederek aşabilirsiniz doğru mu el cevap doğru. Ama siz bir. sıkıntı gördüğünüzde şükrediyorsunuz şükreder burada bu
akılla. Alakalı değildir bir kimse kalkıp ya akılla belaya şükredilir mi der. Evet doğru. Sen aklına uydun. Sen belaya sen ne yap sen şükretme sen git eyvallah. Sen git hastalığa sabret. Eyvallah bağırma of deme nereden bana bu verdin. Bu hastalığı deme. Nereden bu sıkıntıyı bana verdin deme sabret. Benim işlerim. Neden bozuk ki diyor benim işlerimi neden bozdun deme sabret yok işte benim malım mülküm vardı katım yatım vardı o kalmadı benim mi elimden malımı aldın. Ben ne güzel
sana namaz kılıyorum. Dee. Sen sabret ama. Allah’a dost olacaksan. Allah’a yakin olacaksan bu noktada. Allah’la bir dostluk. Peyda edeceksen sen ona şükredersin ya. R gönderdiğini yalarım dondurma yalar gibi o zaman iş değişti. Çok azımız şükreder. Allahu alem bu o zaman kıymetli. Dostlar şükredin hem nimetler noktasında şükredin. Hani sohbetlerde derim ya ehli tasavvuf bilhassa mevleviler işte hırkayı giyerler. Ken öperler. Derler ki. Ya. Rabbi bu gömleğimiz olmasaydı örtün demezdik sana şükürler olsun bu yerimiz olmasaydı üşürdük sana şükürler
olsun şu şu ceketimiz olaydı üşürdük şükürler olsun. Şu yorganımız olmasaydı öperken. Yorganı bile öper mevleviler yatarken yastığını öper mevleviler yatarken yatağını öper insanlar nimetin içerisinde yüzerken bunlardan habersizdir hangi birinan yattığından. Ayriyetten zikredip şükrediyor. Hangi biriniz. Yorganı başından aşağı çektiğinde. Yorganı öpüp şükrediyor hangi birimiz sıcak odalarımızda yatarken halimize şükrediyoruz şimdi. Nimet gitti vand dakilerin elinden deprem geldi nimeti aldı ellerinden şimdi. Bangır. Bangır. Bağırıyorlar çadır istiyoruz yatak istiyoruz yorgan istiyoruz bakın o. yorgana hasretler şimdi. Hang. Yorganı ki
hangisi yatağını öperek yapıydı ki hangisi elbisesini giyerek giyerken öperek giydi ki hangimiz elbisemizi giyerken öperek giydik ki hangimiz yatağa yatarken yattığımız yatağa hamd ettik şükretti ki hangimiz akşam bir taz çorbayı içtiğimiz şükretti ki hangimiz iç yediğimiz iki kaşık. Pilava şükrettiklerim şükrediyor. Bunların hepsi de bunların. Tefekkür etmek zikirdir. Bunların hepsine şükretmek. Şükrü. Eda etmek zikirdir hangi birimizin aklına gelir ki günlük günün sonunda. Ya. Rabbi bugünün sonuna geldim bugünün sonunda ben bugün orucumu tuttum bugünün sonunda. Cenâb-ı. Hak.
Ya. Rabbi bana sen nasip ettin namazlarımı beş vakit kıldım bugünün sonunda bana nasip ettin. Ben elimden geldiğince günah keb. Erden uzak durdum. Allahu ekber. Şükür namazı aklımıza geldi ki şükrederse nimetlerini artıracak ayetti. Kerime öyle diyor ki kim hamd ederse hamd edenlere netlerimizi artır. Namaz kılmış hamd et kendinden görme oruç tutmuşsun hamd et kendinden görme bir zikir alakasına oturmuşsun hamdet kendinden görme bir iyilikte bulunmuşsun hamdet kendinden görme. Sen bir iyiliğe. Mazhar olmuşsun hamdet kendinden görme ve hamd
ederekten. Allah sana nimetlerini arttıracak birisi sana. As kadar bir sormuş sen de ona doğru cevap vermişsin o ilim o bilgi. Allah’tan. Çünkü senin değil. Allah’a hamd et. Ya. Rabbi de beni burada mahcup etmedin beni burada. Mahsun etmedin beni burada mahcur etmedin insanların önünde resil etmedin dilime kuvvet verdin gönlüme ilham ettin vücuduma sağlık afiyet verdin senin yolunda koştum senin adına koştum hamedi der seni çok yanlış bir noktada da kull. Sen çok. yanlış bir noktada durabilir ve önceden
sen yanlış bir noktaydı ve önceden sen küfrün bataklığında sen önceden günah kebin bataklığından. Sen önceden haramın bataklığında. Sen önceden cehaletin bataklığında. Sen önceden hayvanlar gibi yaşıyordun hayvandın düpedüz hayvan iki ayaklıydı. İki ayaklıydı. Ha geldi. Şems senin kulağından tuttu. Zikrullah alakasına getirdi. Her kim senin kulağından elinden tuttu. Zikrullah alakasına getirdiyse. O senin. Şems indir. Her kim. Şems bir tane değil kim. Allah yolunda birisini. Allah yoluna getiriyorsa o. Şems şahıslara takılmayın bir. Şems hepsiden. O zaman seni hayvanlık
kurtarana hamd et kurtaran yere hamd et haline hamd et hamd et ki. Allah senin üzerine nimetini arttırsın nankörlerden olma hainlerden olma vefasız olma. Kimliksiz kişiliksiz bu noktada olanlardan olma olacaksan. Kimliksiz kişiliksiz. Allah. önünde ol. Allah’ın huzurunda kimlik kişilik yok ama başka bir yerde sen kimlik kişilik koyma. Allah bizi affetsin. O yüzden sakın. Allah’a olan. Hamdin arttırın. Allah’a olan şükrünü arttırın. Tefekkür edin daha sizi karanlıktan nura çıkaran kim. Allah o karanlıktan nura çıkaran bir el var vesile.
İsa’nın eli o o eli görmemezlikten gelme görmemezlikten gelirse gözün kör olur senin ebediyyen göremezsin ebediyyen ebediyyen. Sen. İsa’nın elini unutma sen. Musa’nın asasını unutma o. Asayı vurdu. Yol açıldı sana. Asayı o vurdu. Sen eğer ona şükretmezsen ona hamd etmezsen sen namk. Ellerden olursun. Allah bizi onlardan eylemesin. O yüzden. Evet çok azımız şükreder çok azımız çok azımız hamd eder. Allah bizi o şükredenlerden hamd edenlerden eylesin. Amin zikrin hakikatidir zikrin hakikatidir hamdetmek. şükretmek zikrin hakikatidir o nimetlere nankörlük
edenler ihanet ederler zikrin hakikatine insanlar etmeyi zikirden zannetme zler cahildir o şükretmeyi zikirden zannetme cahildir o asıl zikrin hakikati devamlı hak noktasında durmaktır öyle bir noktada durursun ki artık o zikrullahın. Aslı olursun vücudun tamamıyla hakak noktasında durur. İçin dışın hamd noktasında durur ve. İçin dışın devamlı hameden noktadadır. İçin dışın ve. Senin. İçin dışın hamd kokar sen her şeye hamd edersin artık ve her şeye hamd ederken hamle özdeşleşir ki zikrin hakikati odur herkes oturur. Allah. Allah. Allah.
Allah da zikrin başlangıcı odur zikrin ortası zikrin özü zikrin hakikati sen. Allah demeden dahi bütün alemde. Bütün her zerrede hamd koltuğuna oturmuş o. Hakikat noktasıdır o hakikat noktasıdır. O yüzden. Sakın ha bir. zerre de olsa şükredin bir zerre de olsa hamd edin küçük görmeyin hiçbir zaman ve her halinize hamd edin asla ihanet etmeyin hamd etmeyenler. İhanet edenlerdir şükretmeyenler vefasızlık onlardan olmayın. Allah hiçbirimizi onlardan eylemesin. Amin. Cenâb-ı. Hak cümlemizi bu noktada muhafaza eylesin inşâallah. Amin murakabe nedir
tasavvufta yeri var mıdır herhalde bu. Az önceki bu bu murakabeye cevap olmuş. Oldu. Allah bizi affeylesin. İnşallah amin aklın kalbin ve ruhun. Sırrı nelerdir sırları aynı mıdır yoksa ayrı ayrı mıdır ısmarlama soru sormayın anlayacak olduklarınızı anlayabilecek sorun. Allah bizi anlayanlardan eylesin inşâallah kurbanın en aşağısı bir koyun veya keçidir kurbanın en aşağısı bir koyun veya bir keçidir toplu denir ya halk dilinde 89 aylık olan kuzuya veyahut da işte keçiye toplu denir. ya keçiye ne deniyor. Teke mi
deniyor teke deniyor di kıymetli. Kardeşler fıkıhçılar. Demişler ki işte annesinin seviyesinde isse kuzu işte o da kurban olur hükmü getirilmiş. Ama bu böyle bu mesele oradaki ülkenin oradaki yerin hayvanla alakalı politikalarına ters düşmemesi lazım. Böyle diyerekten. Küçücük küçücük kuzuları kurban kesiyorlar din. Buna müsaade etmez küçük hayvan kurban edecek olan kimseler 89 aylık kuzu veyahut da 89 aylık oğlak teke hükmünde olan hayvanları kurban edecekler 4 aylık 3 aylık hayvanları kurb etmeyecekler ya bundan da kurban olur olmaz
kardeş. Olmaz. Olmaz. Aslında o süt. Kuzuların yenilmesi için de kesilmesi caiz değil süt kuzu kesiyorlar ya 2 aylık 3 aylık kuzuları kesiyorlar ya. Kasaplar o uygun değil memleketin hayvan politikasına da uygun değil. ve peygamber. Sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri mesela. Dişi koyun kestirmiş genelde dişi inek kestirmemi dişi düve kestirmiş fıkhen caiz mi. Caiz ama kestirmiş bunda bir incelik var o yüzden özellikle bugün biraz kurban dersi yapmak istedim memleketin ekonomik ve siyasi ve stratejik konumunu durumuna binaen
bu fıkıh kaidelerinin üzerinde fetva verilebilir. İçtihat edilebilir bu. Bütün. Ümmeti. Muhammed’e. İnşallah ders niteliğinde olsun asla dişi doğurabilecek olan düveler doğurabilecek olan ineklerden kurban kesmeyin doğurabilecek olan koyunlardan doğurabilecek olan keçilerden kurban kesmeyin bu fetvaya. Evet kesmeyin hamile hayvanları kesmeyin satıcılar bile bile satabilirler bir bileni götürün bir bileni götürün ben hiç unutmuyorum burada mı. Bizim. Kasap saidit geldi mi burada mı. Kasap. Said’in evinde kurban kesiliyordu bir kurban düve hamileydi içinden yavru. çıktı öyle olmadı mı say dedim
ki sa bunu dedim alan adam sana dedim 5an 10 ladan mı kaçtı dedim ya verseydi dedim sana 5 lir 10 lira vermeseydi cebinde parası da olmasaydı da vermeseydi de dedim. Şu hayvan alırken sana gösterseydi bilmiyorsan bil bilene git bilene git ibadet edeceksin kesti ne yapacak çaresi yok içinden çıktı. Say kaç aylıktı o 6 aylık ya içim kalktı. Benim hiç kimseye bir diyemedim içim kalktı üzüldüm. Üzüldüm üzüldüm. Tansiyonum değişi. Böyle. Halim değişti o gün bilmiyorsanız bir bil
alacaksınız burada alın telefonunu adam cün versin si gitsin hizmet etsin hizmet etsin alın telefonu. Bilmeyen. Adam alsın telefonu kapak açmamış bilmiyor dişini. Ben o gün karşılaştım sain evinde keserken bakıyorum. Sait bu kurban. Olmamış bu kapak açmamış açmamış. Efendim diyor. Ne almışlar. Efendim diyor. Ben ne yapayım almış adam o zaman büyük baş kapak açmış olacak anı bana söyledi kerpediem. Allah muhafaza eylesin. Evet kurbağ kesilmesi caiz olan hayvanlardan olur kesilmesi caiz olmayan hayvanlardan olmaz işte kesim yerine gidebilecek
yok kör topal boynunuzu kırık kulağı kesik almayın almayın kardeş kesmeyi ver ya 1 lira fazla ver 1 lira fazla ver doğuran bir hayvan almaya 1 lira fazla ver ibadet ediyorsun. Allah bizi affetsin. Amin deveyi ayakta sığır koyun ve keçi ise yatırarak kesmek caizdir öyle kesilmesi gerekir bizi onlardan eylesin inşâallah. Amin. Evet en önemlisi. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Herkesin kendi kurbanını yapabiliyorsa kendi eliyle kesmesi daha iyidir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri son senesine kadar.
önce sene kendisi kesmedi o seneye kadar kendisi boğazladı hayvanlar. Hazret-i Ayşe validemize dedi ki ya. Ayşe bekle kurbanının başında bekle kurbanını kestir kurbanın. Çul ve yıları da fakirlere verilmelidir kurbanı kesen kasaba kurbandan ücret verilmez kurbanı kesen kasaba kurbandan ücret verilmez kurbanı kesen adam işte oradan butun birisini alıp gidecek kurbanlık karşılığı kesme karşılığı deriyi alacak gidecek yok ibadet ediyorsun gidiyorlar böyle vakıflarda orada burada kurban kestirenler. E ben deriyi bıraktım oraya kurban kesme yerine sen deriyi kurban kesmenin
karşılığında koydun olmadı. Sen kurbanı kaç paraya kesiyorlar 5 liraya ver 5 liraya cebinden deryi kime veriyorsan ver sen kurban kesme parasını deriden ödeme kurban kesme parasını işkembeden kelleden ayaktan ödeme ibadet ediyor ibadet ediyor büyük baş hayvanlara yedi ortak. alırken yedi ortak yapacaksınız alırken adam gitmiş. Kendine bir tane hayvan almış ortak oluyor gel. Bende hisse var 400 L banka hissesi mi satıyor şirket hissesi mi satıyor bir hayvan burada kaç hisse alınıyorsa alıyorken belli olacak 4 hisse bu
hayvanı niyet ettik aldık bitti y hisse bu hayvanı aldık niyet ettik bitti sonradan hisse topluyorlar yok caiz değil hisseli kesenler toplu kesenler bir tanesi etye kessen kurban bozuldu kurban bozuldu hiç kimsenin haberi yok ve kurban kesmeye vacip olmayan. K bir kimse o kurban vacip oldu bu sefer vacip olana bir gerek mi vacip olmayan kesmeye kalktı ona vacip oluyor bu sefer. Hani. Nafile orucu bozarsanız o orucu kaza etmek vacip olur ya bu da onun gibi bir şe.
Allah bizi affetsin inşâallah. Bak. Hazret-i Ali efendimize demiş çarı ve yarını da ver kasabın ücretini onlardan verme. Eğer kurbanlığın sütü bulunursa sağaz ve kuruması için memelerine soğuk su. Serper. Evet eğer bu kadarlık yeter hocam bir şiir okuyabilir miyim. Hayır okuyamam mı kurbanla alakalı var mı sormak istediğiniz bir hocam. Kurban dediniz ya bir yerinde falan kulağında falan kesik olmayacak. Hocam bu şu anki kanundan dolayı kulaklarına falan damga yapıyorlar damga yaparken kesiliyor hocam o dalgalar değil bunun içinde
değil onlar sadece yapıyorlar küpe gibi böyle e ne o numara vuruyorlar deliyorlar. O ay başka kurbanla alakalı açık onu sütten kestirecek ya kesmesinler sü olan hayvanı ya ya da saı dağıtacak di doğru ama kesmeyin sütü olan hayvanı kesmeyiniz. hınd peam hakkında bir ş yok haiz size değer veriyoruz geliyor bize değer vermezseniz bizim. Güzin güneşiniz is ediyoruz siz bizal hocam. Allah razı olsun senden de razı olsun okuyayım mı müsaade et yok. Bir dakikada okuyacağım çok uzak bir
değil. Yok hayır niye hocam neşelen tohumları yiyorsunuz sold duruyorsunuz bizim gibi gençlerin tohumlarını sold duruyorsunuz bir. Koral vereceğiniz yerde size. Tamam biz sizi. Biliyorum arkadaş kurban için. D kişi varmış. Ben buu. Beşe çıkm çaker hayvanı almışlar mı almışlar 4 kişi olmaz o. Hay aldatma olmaz o hayvan niyet edilmiş alınmış kurban o bitti. Say aram arıyor ki yok yok başka kurbanla alakalı kurban al evlatları olarak birkaç benim kız kardeşimin annesinin dei olarak birseye annemin eşini. Niyet edip.
de alıyor. Bu bir sakıncı. Yok yok ya. Normalde niyet ederken annesine babasına eşine ve çocuklarına ka is. Niyet edip hayvan alıyor bir sıkıntı yok. Ödeme olarak. Ben maddi olmuyor o mesele değil o senin adına kurbanı alıyor kesiyor yapıyor sevabı sana ait. Adak bu noktada bir kimse. Nezir ettiyse. Hali vakti yerindeyse hem. Nezir kurbanını kesecek hem de normal kurbanı kes vacip kurb. Adak borcu dururken vacibi kesebilir. Az önce. Uz işte büyükş yatması gerekiyor o normalde yatırılması gerekiyor
dedi ayakta. Mümkünse ayakta kesmeyecek onlar yatıyor hükmüne giriyor ayağından kaldırıyorlar kafası yerde ya yatı 4 kişi aldılar 4 kişi aldıktan sonra bir kişi daha geldi be kişi. Yeral. Ed olmaz hayvanın kurban olarak aldığı niyetten kurban olarak aldım sattım. dedi bitti o hayvan kurban olacak iptal olmadı iptal olmadı olmadı yaz bosta haftası değil yok 6 kişi aldılar bir kişi. Vazgeçti 5 kişi kesebilir mi. Olmaz olmaz bakın toplu kurban kesmenin 6 kişi aldılar diyor bir kişi. Vazgeçti diyor
olmadı öbür be kişinin de kurbanı oldu bak 5 kişinin kurbanın fasit oldu kurban taksitlendir ödenebilir mi kurban taksitlendirerek ödenir ama taksitlerini hiç aksatmamak. Çünkü taksitleri aksatırsa bugünkü sistemde faiz ödüyor faiz ödeyince ibadetini içerisine haram karışmış ol hocam 6 kişi alık kurbanı birisi. Vazgeçti başkasını koydu yerine olur mu. Olmaz kurban komple basit olur ya. Bu şirket kurulmuyor 6 kişi zaya aldı kişe sevap kazanması için kime bağışlaması gereki kime bağ bü mi peygamber efend. Kim istiyorsa bağ mesele.
değ kesmeyin. Siz kesmeyin. Burada siz kesmeyin derken farklı bir vurgulamaya çalışı ehli tasavvuf bir şeyi tam hakikatini yaşamaya çalışır o hayvan hasta olup kulağı kesildiyse marazlı kesmeyiz. Biz yemeyiz onu kirazın kenarından çıkar biz yemeyiz o kirazı yamur yumur oldu yemeyiz biz onu fıtratını bozmuş o hayvanın hasta olmuş kulağını kesmişler fıtratı bozulmuş onun. Biz ondan kurban etmeyiz biz onu buradaki onun caizlik caiz olmama açısından bakmıyorum ehli tasavvuf. Bir şeyi yaparken hakikatine ve özüne uygun yapmaya çalışır hakikatine
ve özüne uygun davranmaya çalışır kulağı kesikten yapmaz kurban gider fazla verir kulağı kesik olmayan o zaten bir hastalık geçirmiş hayvan öksürüyor orada diğerleri hasta. Göz göre göre onun kurbanı kalmaz hayvanın üzerinde hastalık belirtileri var almaz der ki ey. sevgili. Ben bunu senin için yapıyorum bunu sana hediye olarak yapıyor bu. Siz sevgilinize hediye götürüyorsunuz sevgilinize hediye götürürken eksik noksan bir götürür müsünüz evlenecek oldunuz bizim. Bayındır da evlenecek olduğu kızlar kurbana nişanlı girerlerse yandı adam adam bir tane.
Kurbanlı. Koç gönderir nişanlısına ya nişanlısına kurbanı. Koç götürürken boynuzlarına. Kimisi durumuna göre bilezik takar. Kimisi durumuna göre işte sarı lira takar beşi. Birlik takar süslerler o hayvana bir güzel süsledik sonra arabanın arkasına koyarlar başına iki ü tane de. Koskoca adam o nereye gidiyor nişanlıya kurbanlık gidiyor ve kardeşler nişanlıya böyle kurbanlık giderken şatafatın gidiyor tantanası gidiyor en güzel hayvandan seçiliyor boynuzlarına altınlar takılıyor. Kurdeleler sarılıyor. Biz. Allah’a kurban keseceğiz. Allah’a hediye götürürken hangi hangisini ucu alacağız hangisini daha.
ucuza kapatacağız nerede kel kör var onu alacağız diye. Bakı. Hayır o nişanlıdan daha mı kıymetli. Allah o nişanlıdan daha mı değersiz o nişanlıdan daha mı kıymetsiz ve biz ona kurbanlık götürürken en iyisini götürmemiz lazım. En güzelini götürmemiz lazım. En iyisini ve en güzelini. Rabbim sana getiriyorum. Bunu senin için bunu kurban ediyorum senin için bunu sana getiriyorum. Sana getiriyorum onu sana e kulağı kesik olmasın ayağı topal olmasın gözü kör olmasın demez mi nişanlı bize bana gözü kör
olanı mı layık gördün demez mi nişanlı bize ayağı topal olanı mı layık gördün demez mi nişanlı bize. Sen boynuzu kırık olanı mı getirdin bana demez mi nişanlı bize. Sen gittin kelebekli hasta öksüren hayvanı bana hediye olarak getirdin yok. Hayır biz o yüzden onun en iyisini en güzelini en doğrusun en hakikisini götürelim ibadet ediyoruz çünkü namaza abdestsiz yaklaşılıyor mu. Hayır namazı abdestsiz kılamı musunuz ve namazı kılacağını zaman hazırlık yapıyorsunuz abdest abdestle namazı kılıyorsunuz. O zaman kurban kesilecek
kurban 4 DT başı mamur olacak inşâallah ü. İhlas. Fatiha şe. Amin. Peygamber. Efendimiz. Sallallahu. Aley ve sell ve gelmiş geçmiş bütün peygamber zeyşan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik. Vas vear eyle ya rabbi ya rabbi himmetler şefat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi ebir. Sıddık. Ömer. Faruk. Osman. Ali mur rah efendimizin evladı. Resulullah zcat. Resulullah. Şüheda. Resulullah. Ashabı resulullahın ruhlarına. İmamı. Azam eb hanef imamı. Şafi. İmam. Malik imamel hazretler ruhlarına vear eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi.
fevz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. İhlas bir. Fatiha. Amin pirimiz. Seyid. Abdulkadir. Geylan pirimiz. Seyid. Ahmet. Rufai pirimiz. Seyid. Ahmet el. Bedevi pirimiz. Seyid. İbrahimi dusuki pirimiz ş şeli ş. Muhammedi bahd. Şah. Mevlânâ Celaleddin. R Hacı bekdaş. Veli. Hacı. Bayram. Veli. Mehmedi. Muhiddin ift. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. Eh. Vas ve. Sedar eyle ya. Rabbin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin amin geçmiş. Mürşidi kamillerin velilerin evalar
müminlerin ruhlarına şeyhimiz. Üstadımız mürşidimiz canımız cananımız sultanımız bayindir. Hacı. Mustafa. Efendi. Hazretlerinin ruhaniye kerine ced ve cedad ruhaniyet. Derine. TK alemiz de gelmiş geçmiş osmanı. Ali’den gelmiş geçmiş akraba talikat lıman gelmiş geçmişlerin ruhlarına ruhaniyet ellerine ayrı ayrı. Hedik. vasıl ve sar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi. FZ atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin estaf estağfir. Bismillâhirrahmânirrahîm ilahe illallah la ilahe illallah. La. İlahe ill. Muhammed. Resullah velhamdülillahi rabbil alemin. Amin. İlgili Sohbetler
516. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 344. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 246. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.