Genel

Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti – 14.08.2025


Açılış Duası Selâmün aleyküm. Allah gecenize hayırlı eylesin; hayırlarınızı, yıllarınızı ve ömürlerinizi hayırlı eylesin. Rabbimiz, hakkı hak bilip hakka sarılan, bâtılı bâtıl bilip bâtıldan kaçınan ve bâtıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Dervişlerin Ahlâkı: Anne Babaya Saygı Bir kimse yüzümüze güler, arkamızdan konuşursa veya olumsuz düşünceler taşırsa bunu hissederiz. Dergâh içinde de bu sezgi (firâset) mevcuttur. Namaz, diğer ibadetler ve zikir halkaları kişiyi mânevî olarak arındırır. Ancak anne babasına veya büyüğüne el kaldıran bir kimse için bu arınma gerçekleşmez. Bizim

derviş kardeşlerimizden birisinin böyle bir davranışta bulunacağını tahmin etmiyorum; zira bizim kardeşlerimiz anne ve babalarına veya bir büyüğüne el kaldırmaz. Böyle bir şey yapanın dervişlik ona hiç uğramamıştır. Bu son derece ağır bir günahtır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır: “Rabbin, yalnız kendisine ibadet etmenizi ve anne babanıza iyilik yapmanızı emretmiştir. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara ‘öf’ bile deme, onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.” [1] Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur: “Allah’ın rızâsı,

anne babanın rızâsındadır; Allah’ın gazabı, anne babanın gazabındadır.” [2] İslâm Dünyasının Filistin Karşısındaki Sessizliği Müslümanları yöneten devlet başkanları, başbakanlar, krallar ve idareciler; oradaki zulmü seyrederek sadece kınamaktan başka bir şey yapmamaktadır. Ümmet olma bilincini kaybetmiş, Kur’ân ve sünnet bilincinden uzaklaşmış bir toplumun başındaki yöneticilerin birçoğu satılmış durumdadır. İslâm dünyasının başındaki liderlerin tamamı günlük hayatlarına devam ederken, Gazze’deki açlığı ve insanlık dışı muameleleri bildikleri hâlde müdahale etmeyi düşünmemektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Müslümanlar bir vücudun organları

gibidir. Bir organı rahatsız olduğunda, diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona ortak olur.” [3] Bu hadîs-i şerîf, ümmet bilincinin temelini oluşturmaktadır. Gazze’ye Yürüyüş Çağrısı ve Ümmet Bilinci Yıllardır “Gazze bizim kırmızı çizgimiz, Filistin bizim kırmızı çizgimiz” denilmektedir; ancak ortaya somut bir adım konulamamaktadır. Hâlbuki çok basit bir çözüm vardır: Yürüyün! Silah istemiyoruz, tank istemiyoruz; sadece bu milletin insanları yürüyüşe çıksın. Nasıl ki deprem olan bölgelere bütün Türkiye koştu gittiyse, aynı şekilde Gazze’ye de yürünsün. Cumhurbaşkanı ve bakanlar önde, sivil

toplum kuruluşları arkada, iki milyon insan yürüyüşe çıksa düşünebiliyor musunuz bunun etkisini? Ancak bunu yapabilmek için önce kendimizi ıslah etmemiz gerekmektedir. Önce kendi nefsimizi temizlememiz, kendi kalbimizi arındırmamız lâzımdır. Başkalarına yardım edebilmek için önce kendi iç dünyamızı düzene sokmamız şarttır. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki Allah, bir toplumun durumunu, onlar kendi nefislerindekini değiştirmedikçe değiştirmez.” [4] Faiz Düştü, Krediyle Ev Almak Uygun mudur? Bu soru sohbet esnasında sorulmuştur. Büyüklerimiz, harp kuponuna göre harbi ile arasında faiz olmadığını ifade

etmişlerdir. Ancak günümüz bankacılık sistemi tamamen faiz üzerine kurulmuştur ve faizin haram olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de açıkça beyan edilmiştir: “Allah alışverişi helâl, faizi ise haram kılmıştır.” [5] Faiz oranının düşmüş olması, faizin mahiyetini değiştirmemektedir. Bir Müslümanın imkânı varsa faizsiz çözümler araması, yoksa da sabretmesi tavsiye edilmektedir.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=-AbNI-2VHJ4