Dergah Sohbetleri Serisi

126. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Amin. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ne güzel söylemiş. Hep benim içimde böyle kalbimin köşesindedir. O bir kimse bir cemaate geldi. Hiç kimsenin haberi olmadı. Gitti yine hiç kimsenin haberi olmadı. İşte o ehli cennettir. Bize bizim nefsimiz hep bize bir köşe göstersinler. Bir yer göstersinler. Bir koltuk göstersinler. Oraya oturttursunlar. Öne geçirsinler. Beni bilsinler, beni tanısınlar. Beni bu noktada saygı duysunlar. Yahu. Dinin başı da sonu da edeptir. Edebi olmayanın dini olmaz. Tarikatı olmaz, tasavvufu olmaz. Edebi

olmayanın ahlakı olmaz. Edebi olmayanın hiçbir şeysi olmaz. Bakın, edebi olmayanın dini yoktur. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin. Evet. A estağfurullah. Rahmet etmiş. Allah razı olsun inşâallah. Teşekkür ederim. Olmuş yazısıyla cevab bunu yukarı tekkeye koy abi şimdi şöle inşâallah bunu çok güzelmiş absanlar bu noktada da inançlarını, mücadelelerini, içlerindeki bulundukları cemaatı, tarikatı, grubu, partiyi. Allah muhafaza eylesin ne zaman ki ranta çevirirler sadece kendilerini helak etmezler. Arkalarındaki cemaatı da helak ederler. Arkadaşlarını da helak ederler. Sadece kendilerine ihanet etmezler.

Bütün komple o cemaate da ihanet etmiş olurlar. Allah’a ve resulüne de iman ihanet etmiş olurlar. Uhud. Savaşı’ndan. Müslümanların alacakları çok ders vardır. Aslında. İslam tarihine bakmış olsak. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yaptığı savaşların. İslam toplumuna çok. önemli dersleri vardır. Mesela ne vardır? Uhud vardır. Uhud’ da. Müslümanlar galipmiş gibi olduklarından hemen metaya koşarlar. Nereye koşarlar? Ganimetlere. Ve uh bir şekilde mağlubiyettir. Ganimet paylaşırlarken basılırlar. Şunu unutmayın. Manevi hayatınızda da ganimetler olur. Ne zaman ganimete koştunuz yenilirsiniz. İş

hayatınızda ganimetler olur. Ne zaman ganimete koştunuz yenilirsiniz. Aile hayatınızda ganimetler olur. Ganimet gözünüzü koyar. Ona koşarsanız yenilirsiniz. Ganimete koşmak insanın zaaf noktasıdır. Yenilgiye sebebiyet verir. Bir cemaat ganimete gözünü dikti mi yenilmeye mahkumdur. Müslümanlar ne zamanki ganimete gözlerini dikerler yenilmeye mahkumdurlar. Hangi nerede olursa olsun bir cemaat değil mi? Cemaatin içerisinde çalışanlar olmaya başladığında oradan para almaya başladıklarında ganimet vardır. Herkes gözünü oraya diker. Bu paradan ben neden almıyorum der. Bir topluluk başlar artık büyümeye ganimet çıkar ortaya. Ne?

İnsanlar sadakalarını getirirler, zekatlarını getirirler, paralarını getirirler. O insanların arasında paylaştırılmaya başladığında ganimet çıkar ortaya. İnsanlar onun başından üşüşürler. Siyasi gelir iktidara ganimet vardır. Bütün herkes koşturur, kapısına dikilir. Partinin partisiyiz. Herkes oradan bir pançak almaya çalışır. Ganimet vardır. Yıkılırlar. Bir cemaat bu noktada gözünü ganimete değdik dağılıp parçalanmaya mahkum olur. Bir şahıs gözünü ganimete dikti mi kendi kendine dağılıp parçalanmaya mahkumdur. Bu ganimet ister para olsun, ister yemek olsun, ister rahat olsun, ister makam olsun. Mesela rahat da ganimet.

Biz ganimeti sadece mal olarak zannedersiniz. Hayır. İşveren iş yapıyor değil mi? Ganimete gözünü diksin. Ben rahatım artık bundan sonra bana bir olmaz desin. Batar. Gözünü ganimete dikti. Çünkü rahat bir yaşantıya sevk eder. Kendini batar. Aile sen çoluğunu. çocuğunu muhafaza etmezsin. Korumazsın. Disiplineyle eline almazsın. Ganimete gözünü dikersin. Rahatız artık dersin. Kadın da çoluk da çocuk da raydan çıkar. Eşleriniz ve çocuklarınız size ganimettir. Ona gözünüzü diktiniz. Onu bir meta olarak onu şehevi, ona hevai, hevesten bakarsanız dağılırsınız. Nasıl

dağılırsın? Hanım bir gün başını açar ya seslenmezsin dağılırsın. Bir gün sana edepsizlik eder, seslenmezsin, dağılırsın. Ve adam kadına hedefsizlik eder. Kadın adamın parasından, pulundan dolayı seslenmez. Gözünü ganimete dikti. O da çocuk babasının zulmünden, babasının. Kur’an ve sünnet dışı davranışından, babasının parasını gözüne dikmiştir. Ganimete o da dağılır. Bütün herkes dağılır. O zaman şunu unutmayın. Bu hepimiz için bir ölçü, bir ders. Tarihi inceleyin, yakın tarihi inceleyin. Kim ganimete gözünü dikti gevşer. Allah da ona manevi tokata vurur. Bakın

bu hiç değişmeyen kaidedir. Ben hep böyle açık açık konuşurum. Öz eleştiri de yaparım. Hakkınızı helal edin. Ben kendi dergahımı daha eleştiriyorum. Ne diyorum? 28 Şubat’ta herkes kenara çekildi. Ganimete gözlerini diktiler. Eşlerinden, çocuklarından, paralarından, işlerinden, rahatlarından taviz veremediler. Gözlerini ganimete diktiler. Dersleri iptal ettiler. Çekirdiler kenara. Dağıldılar hepsi de. Hem şahıs olarak hem cemaat olarak. İslam yüce peygamber sallallahu. Aleyhi ve sellem hazretlerinin o söylediği ruhudur. İslam’ın ruhu arz, yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundu. Biz arz

yeryüzü la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolunmuş bir peygamberin ümmetiyiz. Bize yatakta ölmek, bize rahat uykuda ölmek, bize rahat yemek yemek, bize rahat dinlenmek, rahat yürümek, rahat araba kullanmak, rahat yolda gitmek, rahat bir hayal bizim için heva. ve hevestir. Eğer bir gününüzü rahat geçirdiğiniz gün var ise eğer bir gününüzde. İslam’la, Kur’an’la mücadeleyle yorulmamış bir gününüz varsa o gününüz şeytana teslim olmuştur. İsterseniz kafanızı secdeden kaldırmayın. Bakın bütün gün isterseniz kafanız secdede olsun. Eğer ki bütün arz la

ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum düşüncesine, ruhuna sahip olmayıp da onunla alakalı bir nokta dahi hareket etmediyseniz siz o gün kendinizi şeytana satmışınızdasınız. Bu sözüm çok tartışılacak. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Yine internetten dinleyecekler. Diyecekler ki yine bir sürü bana bombardımanda bulunacaklar. Hiç önemli değil. Ben halka bağlı değilim. Benim ne akşam yemem insanlardan, ne sabah kahvaltım insanlardan. Şükür hamdolsun. Biz cemaatin üzerinden geçinen insanlardan da değiliz. Kendi alım terimizi yiyoruz. Elhamdülillah. Varsın millet ne söyleyecekse söylesin.

Kim ki rahat yatağında bir. gün, rahat evinde bir gün isterse gündüzünü oruçlu, gecesini namazlı ve dilini zikirli geçirsin. Tekrar söylüyorum. Eğer ki bütün arz la ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum sözüne, ruhuna uygun parmağını dahi kımıldatmadıysak kendini şeytana teslim etmiştir. Allah bizi affetsin. Amin. O yüzden kardeşimize. Allah yardım etsin inşâallah. Amin. Benim muhabbetim olan, sevdiğim, takdir ettiğim, tebrik ettiğim bir kardeşimiz. İnşallah. Cenâb-ı. Hak başarı ihsan eylesin. Amin. İnşallah. Cenâb-ı. Hak ihlas ve samimiyet ihsan eylesin. Amin.

Bu siyasi makamlar zordur. İnsanları adaletsizliğe sevk eder. İnsanları haksızlığa sevk eder. İnsanları ranta sevk eder. Allah bunlardan muhafaza eylesin. O tarafa da bakmazsa etrafındaki insanlar sevmez onu. Bizim. Hacı. Remziyi sevmedikleri gibi. Sen. Hacı. Remzi, benim ölçüm de öyledir. Bakarım ben. Hacı. Remzi’yi kim. seviyorsa bu. Remzi’nin familyasındandır. O çünkü onun familyası benim familyadan. E onların ikisi arası iyi. Ben dışarıda bak ilk defa konuşuyorum onu. İkisinin arası iyi. Aynı familyadan olan öyle siyasetin içerisinde öyle durmak zordur. Allah

muhafaza eylesin. Temiz kalmak zordur. Allah yardımcısı olsun inşâallah. Böyle iyi insanların iyiliklerinin söylenmesinde rahmet vardır. Bazı hadis-i şeriflerde ve imamların bazıları bu noktada men etmişler. Ama iyilerin iyiliklerini, iyilerin güzelliklerini, iyilerin iyi ahlaklıklarını biz insanların önünde söyleyeceğiz ki insanlar o iyiliğe ve iyi ahlaklığa doğru yol alsınlar. Kelini öyle ölçülendirsinler. Adam siyaset yapacaksa öyle siyaset yapsın. Bizim. Hacı. Cafer de biz bir ara ben dedim ki git ona sen de orada koştur. O da koşturdu. Biz elhamdülillah her yerden

çırak çıkmaya razıyız. Çırak çıktı. da oradan. Önemli olan odur. Adamın oradan bir ayrıldığında orada vazifesi bittiğinde adama bakacaksın hani. Ömer bin. Abdülaziz halife olmaktan önce bölgenin en zeminiymiş. Halifelik bittikten sonra bölgenin fukarası olmuş. Allah bizi onlardan eylesin. Hakkılarınızı helal eylesin. Allah anlat. Dil bile ikrar kalp bile tasdik. Nasıl dil dil ile ikrarı biz sadece bu dilimizle ikrar etmek olarak alıyoruz. Imanı biz dil ile ikrar ediyoruz. Öyle değil mi? Ne diyoruz? Eşhedü en la ilahe illallah. Bu

dil ile ikrar etmek. Öyle değil mi? Dil neyi ikrar eder biliyor musunuz? Iki şeyi ikrar eder. Bir aklı, iki kalbi. Şahitlikte diyoruz ya. Neye şahit olur insan? Bir aklının kabul ettiğine şahit olur. Aklını kabul etmezse şahit olmaz. Din ile ikrar aklı gösterir. Hani. bize dini bazı yerlerde öğretirlerken aklı reddeden bir din olarak anlatırlar bize. Hayır, bizim için akıl önemlidir. Dil ile ikrar birinci safhası nedir? Akıldır. Aklını olanadır iman. Aklını olmayana iman yoktur. Dil ile ikrar akıldır.

Akıl kalp ile tasdik. Evet. Aklın kabul ettiğini, aklın kabul ettiğini, aklın onayladığını, aklın şahit olduğu ne yapar? Kalbi tahdike götürür. Kalbi tasdike götürür. Kalp tasdik ettiği an aklın görevi bitmiştir. Ne zaman? Kalp tasdik ettiği esnada. O zaman bizim birinci derecedeki buradaki muhatap nedir? Akıldır. İman birinci derecede aklı muhatap alır. O yüzden buradaki dil ile ikrar ve şehadet akıldır. Akıl. Ha bir kısım insanlar size derler ki işte aklı reddederler. Allah muhafaza eylesin. Aklını reddetmek yok. Ehli tasavvufun

bazı uç kısımları diyeyim. Uç. da demeyeyim, sapık kısmı diyeyim. Sapık aklı reddediyor. Hayır. Eşhedü akladır. Şahit olur. Neyle şahit oldun? Gözümle şahit oldum. Kulağımla şahit oldum. Burnumla şahit oldum. Duyu duyu organları. Elimle şahit oldum. Ayağınla şahit oldum. Vücudunla şahit oldum. Her şeyinle şahit oldum. Ya. Allah var. Bizim organlarımız, azalarımız şahit hükmündedir. Hani meseleyi daldan dala kondurmuş gibi zannetmeyin. Enel hak der. Enel hak şahitliğin göstergesidir. Yolun sonu değildir. Daha o şahitliğin göstergesidir. O aklın zirveye çıkış noktasıdır.

Kalbin işi değildir. Onu ehli tasavvufun meseleyi anlayamayanlar, kavrayamayanlar onu kalbin ulaştığı son olarak görmüşler veya maneviyatın ulaştığı son olarak görmüşler. Eksiktir. Daha yol var. Enel hak şahitliktir. Aklın bittiği yerdir. Onu ehli tasavvufun o günkü imamları veya o günkü insanları insanların belki de kafası. bulanmasın diye veyahut da hüsnü zaman besleyim. Hiç kimse onun üzerinde yorum yapmamış. Sonradan yorum yapmışsa her yorumlayan kendi yorumunu yapmış. Ama enel hak orada aklın bittiği yerdir. Ben hakkım derken, ben hakkım derken hakkın

sıfatlarının tecelliyatını gördüm. Şahit oldum. Gözüm şahit oldu. Elim şahit oldu. Ayağım şahit oldu. Hani hadis-i kuts vardı ya gören gözü olurum. Tutan ayağı olurum. Şahit oldu. Artık kendisinden görenin. Allah olduğunu gördü. Kendisinden tutanın. Allah olduğunu gördü. Kendisinden yürüyenin ve yürütenin. Allah olduğunu gördü. Kendisinden bu noktada işittirenin ve işitenin. Allah olduğunu gördü ve şahit oldu. Enel. Hak sıfatlarıyla bir anda tecelli etti dedi. Şahit oldu. O da ne? Aklın sonu. Aklın vardığı yer. Bitti orada hiç. Yaratılmış yaratan

olur mu? Siz bunu idrak. edemezsiniz. Onu normalde akıllar idrak edemez denedilen yaratılmış bir insan mı idrak edecek? Allah muhafaza eylesin. Amin. O aklın şehadetidir. Tabii enel hakkı tarih boyunca insanlar tasavvufi manada bir sürü yorumlar yapmışlardır. Bu noktada da birisi benim bu yorumumu kabul etmeyebilir. Kibri ve alametlerini anlatır mısınız? Eğer ki birisinden kendinizi üstün görüyorsanız kibirlisiniz. Herhangi bir kimseden bir mümin olarak ondan kendinizi üstün gördüğünüz an çevirlisiniz. Alamete gerek var mı bunda? Birisinden kendinizi kıymetli ve üstün

gördüğünüz an kibirlisiniz. Efendim sanat noktasında olursa zanat olarak ondan üstünsen o ayrı sanatın üstünlüğü insanların verdiği değerle alakalıdır. Bugün tıp üstündür sanat olarak ertesi gün temcilik üstündür. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Bu farklı bir. Onu demek istemedim. Mesela bir usta var daha iyi usta. Ötekine nazar. O ayrı. mesele. Birinden kendini üstün görüyorsan ben. Ali. Mollad’an kendimi üstün görüyorsam kibirliyim. Anlaşıldı. Evet. Alimadan kendimi daha kıymetli, daha ehemmiyetli, daha saygıdeğer buluyorsam kibirli. Anlaşıldı mı? Allah muhafaza eylesin.

Amin. Ehli tasavvufu yıkan şeylerdir. İnsanlar iki. Allah demeyle etrafındaki insanları kafir görmeye başlarlar. İki rüya görmekle etrafındaki insanları küçük görmeye başlar. Zikrullah alakasındaki iki hal görür. Bir çırpıntı görür, bir renk görür, bir kıvılcım görür. Kendisini bir yerde zanneder. Allah muhafaza eylesin. Amin. Niyazi. Mısırı ne güzel demiş. Karınca gibi küçük küçük yürür. Melekleri seyran ettim dersin. Tırnağında bir damla su görür. Kendini ummağında zannedersin. Allah muhafaza eylesin. Amin. Asla tövbe, zikir, dua, ibadet, mücadele devam edecek. Kendinizi üstün

görmek yok. Rabbim muhafaza eylesin. Ehli tasavvuf normalde insanların üzerinde böyle. kibirlik durmuyormuş gibi görür. Böyle tepeden bakar. Hım. Biz ne dermişiz? Ben rüyamda görüverim onu. Bana. Allah gösterir ki onu. Sen kimsin ki? Biz nasıl bir dervişiz? Sen biliyor musun? Ben. Allah derim. Perişan ederim seni. Sana bir dua ederim de görürsün sen. Ya yıkılırsın ya ihya olursun. Bir dua edeyim sana da gör. Ters dua edecek, devrileceğiz. Öyle dedi birisi. Böyle bir dedi birine bir kaşımı kaldırdım. Trafik

kazası geçirdi dedi. Ben de baktım. Allah sakınsın kendisini kenden. Dedim ben. Nasıl dedi. Yeni bir ilah olmuş burada. Baksana dedim ben. Bir kaşını kaldırıp trafik kazası geçirdiyse adam dedim ben. Allah muhafaza eylesin. Amin. İnsanlar dervişlik yapıyorum derken ibadet ediyorum derken kadınlar bu noktada daha fazla bana telefon açıyorlar. Hocam. ben şimdi kocama tersinden dua edeyim. Devrilsin mi? Sanki benim kocam devrilecek olan. E devrilsin dedim. Devirebiliyorsan sen. Allahsan hep dua tersinden devrilsin. Devrilince gel diyorum ben de tasdikliyim.

Niye diyorum ben? Senin. Allahlığını diyorum ben. Yeni ilah sen ol. Allah muhafaza eylesin. Amin. İki namaz kılmakla. Allah yapmayalım. İki. Allah demekle. Allahlık yapmayalım. Allah muhafaza eylesin. Bütün tanrılık bunlar. O yüzden bakın ehli tasavvuf ne güzel bir ölçü olmuş. Mevlevi üstatları son dervişle selamlaşırlar ya devri velette mukabele ederler. Üstat o esnada şunu der. Yeni çömez dervişiyle der ki seninle benim aramda bir fark. Seninle benim aramda bir fark yok. Sen yeni derviş oldun. Çömezsin. Beni üstat olarak

buraya koymuşlar. Ben tesbihin birinci şeyindeyim. Ne o danesiyim? Allah oraya. denk getirmiş. Sen sonuncu danesisin. Seninle benim aramda bir fark yok. Tespihin baş tanesiyle son tanesi nerede toplanıyor? İmamiyede toplanıyor. Öyle değil mi? Birbirine değiyor mu? Değiyor. Birbirinden farkı var mı? Yok. Allah muhafaza eylesin. Amin. Kibirlilik yok. Keşke size güzel bir şeyler sorabilseydim. Dilim hiçbir şeye dönmez oldu. Allah sizden razı olsun. Ömrünüze bereket versin. Allah sizden de razı olsun. Sorun. Hadis-i şerifte. Allah. Resulü sallallahu aleyhi ve

sellem hazretleri buyurur ki, “Öğrenmek isteyen sorusunu sakınmasın. Eğer bir kimse de biliyorsa bilgisini sakınmasın. Allah muhafaza eylesin.” Kadın ne yaptığı zaman dövülür kocası tarafından. Eğer bunu soran erkekse cevabım başka. Eşlerinizi dövmeyin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri asla ve asla eşlerine bir fiske daim vurmalı. Bir ben daha yeni. dermiş olmuştum. Üstadım. Allah rahmet eylesin öyle dedi bana böyle sohbette. “Benim bir fisken daha yoktur dedi. Ben de içimden söz verdim. Dedim ki ben de vuracağım. Hamdolsun benim

de bir fiskem yok. Ha sen fiske vurmuyorsun, tekme vuruyorsun filan zannetmeyin. Ha birisi de öyle dedi. Fiske vurmuyor dedi. Ne yapıyorsun dedim ben. Tekmeyle vuruyorum dedi. Allah muhafaza eylesin. Bunlar. İslam ahlakına uymayan. Ben de vurmadım hiç. Benim ne tekmeyle, ne tokatla, ne de sopayla. Böyle bir hiç olmadı. Allah muhafaza eylesin. İnşallah bundan sonra da olmaz. Aye-i kerime demiş mi? Görünüz diye demiş. Bunu derken ayet-i kerime evliliği kurtarmak için demiş. Ne bu? Kadın ahlakını tasviymeden bir yere

gider. Senden izinsiz gidiyor. İnadına gidiyor. Boşamaktansa sen onu bir yola. kat. Birkaç viske vur. Boşamaktansa izinsiz evden iki demirde dışarı çıkıyor. Adamın birisi bir gün geldi dükkana. Sıkıntı çok o zaman. Allah rahmet eylesin. Seyit. Taş da yanımda. Dedi ki evde para var. Seyitle. Biz oturuyoruz. Gidelim alalım dedi. Seyid da. Allah rahmet eylesin. Hadi gidelim dedi. Ya boş ver gitim dedi. Almayalım ya. Gidelim dedi ya. Yürü dedi ya. Şeyh efendi ne dedi dedi. Allah’tan sana tepsiyle mi

gelecek dedi bana. Sana öyle demedin mi dedi. Gidelim dedi. Bindik arabaya gittik adamın evine. Evinde para var adamın. Basıyor zile. Basıyor zile. Yok kimse. Telefon açıyor eve. Yok kimse arıyor soruyor. Yok kimse etrafındaki komşulara sordu. Yok adamın hanımı ev adamda anahtar da yok. Çocuk şimdi adamcağız derslere gelemiyor. O. günden sonra bir daha gelmedi. Bir perişan oldu. Evde kimse yok. Dedim kardeşim sıkıntı yapma kendim. Olur böyle şeyler. Olmuş artık. Allah muhafaza eylesin. Amin. Kadınlar beylerinizden habersiz evden

dışarı çıkmayın. Haber verin alın. Adam bilsin nereye gittiniz? Erkekler eşlerinizi izinsiz bir yere göndermeyin. Bu güvenmemezlik değil. Bil kardeşim nerede olduğunu. Trafik kazası mı geçirdi? Hastalık mı geçirdi? Düştü. Bayıldı mı? Kapkaça mı uğradı? Birisi geldi bıçakladı mı? Nerede olduğunu bil. Allah muhafaza eylesin. Bu noktada erkek eşini doğabilir. Bir daha birkaç daha var. Onlar da malum zaten. Meseleyi uzatmayayım. Hakkınızı helal edin. Öyle dövmekle filan uğraşmayın. İnsanlar eşlerini dövme noktasına geldiyse bayağı yol kat etmişlerdir. Rabbim muhafaza eylesin.

Amin. Bu kısacık ömrünüzde dayakla, dövüşle, kavgayla geçirmeyin. Bu evlilik değil. Bu. İslam evliliği değil. Bu çocuklarınızın. İslami eğitime, öğretime, ahlaka uygun bir şekilde yaşayacağı bir ortam değil. Allah bizi muhafaza eylesin. La ilah illallah. La ilahe illallah. La ilahe illallahdillahi rabbil aleminat. İlgili Sohbetler 711. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 415. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 308. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.