inşâallah üstadın nazarı. Himmet mi yoksa kader midir bütün her kaderdir bu manada. Biz kaderi cebriyecilik veya kaderiyeciler fiiliyata bakarlar. Ken kulun iradesinin olmadığını söylerler her fiil yap kulun iradesi olmadan. Zuhur eder derler ortak ortalama bu manada kulun kendi üzerindeki istemeyi kespi reddederler bir kısmı da genelde batılılar bu manada fiiliyat üzerinde sadece. Kulu görürler kespi kulun istemesini görürler ehl sünnet ise fiiliyat üzerinde hem kulun kendi istemesini hem de. Allah’ın yaratmasını görürler bir fiilde iki kuvvet vardır derler.
İmam maturidi’nin ve imam-ı nesefi’nin yolunu takip edenler böyle bakarlar ehli tasavvuf da bu manada genel olarak bu ölçü kendilerini ölçü etmişler. İçlerinden bir kısmı. çıkmış bunu uygulamışlar veyahut da bunu uygun görmemişler. Hatta dua etmeyi dahi dua etmeyi istemeyi dahi reddedenler olmuş ama biz onlardan değiliz biz bu girişi yapalım ki bunun cevabı anlaşılsın. Himmet dua etmektir nazar etmek dua etmektir dua ise ibadettir biz dua ederken. Allah’ın sınırını aşmayı dilemeyi biz dua ederken. Allah’la cedelleşme düşünmeyiz dua ederken.
Kaderle yaka paça olmayı bu manada düşünmeyiz ve. Cenâb-ı. Hak duayı kabul eder etmez. Allah bu noktada duayı dilediği duayı tecelli ettirip ettirmemek de serbesttir hürdür. Ben dua ettim. Cenâb-ı. Hak tecelli ettirmedi diyemez bir kul ve. Allah’a. Allah’tan bir istendiğinde ya. Cenâb-ı. Hak ona bu dünyada ya da ahirette tecelli ettirir. O yüzden üstadın himmeti. Evet kaderdir bu noktada üstadın duası kaderdir ama cenab-ı. Hakk’ın bu noktada kaderdir derken. Cebir değildir sevdiren bu manada. Allah’tır sevdiren bu manada. Allah’tır
velilerin öyle bir halleri vardır ki o hallerinde. Velinin kendi idraki yoktur tam anlamıyla teslimiyet noktasında. Velinin. O esnada onun üzerinde idraki yoktu idraki olmadığı anlarda direkt o. Cenabı zülcelal’in tecelliyatı. Ama öyle halleri vardır ki. Velinin orada idraki vardır o. Velinin idraki olduğu anlar farklı anlardır. O yüzden idrakinin olmadığı anlar farklı idrakinin olduğu farklıdır. Ama bunun ayırt etme noktasında dervişan ayırt etmeyi çok beceremez. O yüzden hangisi ne taraftan hangisi o taraftan da onu da bilemez ama dervişan
düşen burada devamlı doğruyu. İyiyi güzeli talep etmektir. Ve adın bu manada duasını almaktır derler ya. Kötü nazarından uzak tut eski tasavvuf kitaplarında üstadın kötü. Nazar olmaz ki onu kabul edenlerden değilim ben bir. Üstat dervişinin helakı için mi uğraşacak bir. Üstat arkadaşlarının yoldan sapması iççin mi uğraşacak bir. Üstat etrafında peşinde koşan yolda koşan insanlar dumura uğratmak için mi uğraşacak. Hayır bu yanlış bir. Buna en güzel cevap. Abdülkadir. Geylani hazretlerinden. Biz kimseye vurmay kılıcımız havada durur. Ahmaklar gelir
bizim kılıcımı çarpar der bu normalde hani bazı sohbetlerde bazı üstatlar. İşte biz onu helak ederiz yok biz onu perişan ederiz yok biz onu çarparız yok biz onu manevi. Tokat vururuz yok işte biz onu manen hallederiz. Bunlar doğru sözler değil bunların hepsi de benlik ve dervişlerin arasında da bu tip sözler muhabbetler çok olur sen manevi. Tokat yedin. Üstat sana manevi tokat vurdu sen. manen yıkıldın sen y seniş oldun ve. Ed. Sen benim kim olduğumu biliyor musun ben
seni malen perişan ederim. Allah muhafaza eylesin bunları zaman uyarıyorum bu hatalara düşmesin diye benlik. Bunların hepsi de insanın kendisinde kudret ve kuvvet görmesi veya hanımına diyor sen benim nasıl bir. Derviş olduğumu biliyor musun veya. Hanım kocasına diyor sen benim nasıl. Derviş olduğumu musun. Allah muhafaza eylesin bunlar yanlış sözler bizim yolumuzda bizim tasavvufu anlama noktasında yanlış sözler insanı kahreden. Allah’tır insanı. Aziz eden de. Allah’tır zelil eden de. Allah’tır insanları insanı yukarı çıkaran da. Allah’tır aşağı indiren de.
Allah’tır. Allah biz yapmış olduğumuz hatalardan hepimiz. Üstadımız dahan en yeni girmiş. Dervişe kadar yapmış olduğumuz her türlü hata ve kusurdan sorumluyuz yapmış olduğumuz her. türlü iyilikten ve güzellikten de. Allah dilerse bize sevabımız ver o yüzden üstadın nazarı velilerin nazarı. Müminin mümine nazarı. Müminin mümine duası. Müminin mümine himmeti haktır. Hani. Musa. Aleyhisselam’a demiş ya. Ya. Musa bana temiz ağız da dua et. Musa aleyhisselam münacatın diyor ki. Ya. Rabbi temiz ağız var mı ki sana dua etsinler. Aynı
bu meseleyi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri söylüyor hadis-i şerifte diyor ki birbirinize. Pardon özür dilerim diyor ki temiz ağızla. Dua edin. Allah resulü de diyor ki soruyor sahabe. Ya. Resulallah temiz ağızla dua nedir. Siz. Birbirinizin birbirlerin için günaha girmez birbirinize dua edin ki bu temiz ağızla duadır bu. Himmet. Biz himmeti sadece. Üstada bağlamışız ehli tasavvufu sadece bağlanış bu yargınla şmad bu. kardeşlerin arasında. Ülfet. Bu kardeşlerin arasında kardeşliğin sağlamlaşır birbirlerin temiz ağızda dua edin bu birbirlerin
karşı haslen meyi kıskanmayı birbirinize karşı çanı önler dua. Ed bu birbirinizde olan. Himmet. Evet muhakkak ki veliler de dua eder muhakkak ki üstatlar da dua eder muhakkak ki üstatların velilerin. Mürşidi kamillerin peygamberlerin anne babaların kocasının talebelerine olan duası müstecap. Eyvallah ebeveynin duası peygamberlerin ümmetine yaptığı dua gibidir. Babanın duası. Eyvallah bir. Velinin bir mürşidin duasının. Hazırı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin duası gibidir. Eyvallah gibidir onun y o ayaka değildir. Eyvallah bunları reddetme noktasında değiliz. Allah’ın öyle
kulları vardır ki bir şeye yemin etse. Cenâb-ı. Hak tecelli ettirir haz. Ömer efendimizin nakli. Eyvallah. Allah’ın öyle kulları vardır ki. Cenâb-ı. Hak onların dualarını. Hiç geri çevirmez anında tecelli ettirir. Eyvallah buna söyleyecek itiraz edecek bir noktamız yok ama eğer. Veli. O esnada iradesi çıktıysa iradesi kendisinde değilse. Evet onun diline gelen her rabban ve onun diline getiren de. Allah’tır esnada ve. Cenâb-ı. Hak onun. D getirir onun dilinden duaya ettirir kendisi de kabul eder bunda. Velinin iradesi yok
gönlüne düşürmüş onu ilham etmiş onun muhabbetini. Onun gönlüne düşürmüş ilham etmiş onu o ama bir yakaza halinde ama bir hal aleminde ama rüya aleminde ama normal işte namazını kılarken ama oturup bir çekerken. Zikrullah yaparken. Ama gecenin yarısında ama gündüzün ortasında. Cenâb-ı. Hak onu. Aklına getirmiş veyahut da daha ferdiye aralayın o dervişin süye sini getirmiş. Onun önüne o işin süye sini. Onun önüne. getirmiş. Bu arada süye senden fakili diyor ya süye o. Derviş. O esnada. Onun gözünün
önüne tecelli etmiş. O dua istiyor o noktada bu. Allah’ın işi bu o esnad ki dervişin haliyle alakalı. O esnada o kardeşin bir sıkıntısı var. Bu sadece dervişlerle alakalı değil. Bunu sadece dervişlerin üzerinde tutmak. Allah velilerinin. Allah dostlarını belli bir zümrenin üzerine koymak gibidir. Allah’ın dostları. Allah’ın velileri sadece etrafında bulunanlara değildir ümmetin idir. Eğer bu manada sadece ışığını duasını himmetini gayretini nazarını kendi dervişlerinin üzerinde kullanıyorsa o. Veli değildir tam manasıyla. Veli. Allah’ın velisidir ümmete müteallik bu senin
dervişim bu benim dervişim ayırmaz bu derviştir bu değildi ayırmaz gözünün önüne ne tecelli ettiyse ona. Dua eder kıymetli. Kardeşler. Allah’la irtibatınızı sağlamlaştırır. Evet cenab-ı. hak bir şeyi sebep eder bir şeyi vesile eder. Allah sebepsiz ve vesilesi bir vermez cenab-ı hak muhakkak ki duaları kabul edendir cenab-ı hak muhakkak ki bize bizden yakındır bize şah damarımızdan yakındır. Allah bütün her şeye yakındır. Allah’ın yakın olmadığı hiçbir yoktur. Ve. Allah’ın görmediği duymadığı. Allah’ın bilmediği hiçbir yoktur ve. Cenâb-ı. Hak her
türlü fiiliyata da yakındır her türlü. Düşünceye de yakındır. Allah sizin. Düşüncenizi bilir. Allah sizin kalbinizden geçeni bilir. Allah sizin ne yapmak istediğini bilir. Allah. Siz nereye ığını nereye gideceğinizi bilir bu farklı bir şeydir. Ama. Allah bu bildiğinden dolayı bazı dostlarına bazı velilerine bildiklerini aktarır. Film izler gibi izlersin senaryo. İzler gibi okursun veyahut da o esnada. Cenâb-ı. Hak. Onun gönlüne kalbine ilham eder. onun gönlünden kalbinden bu noktada sudur eder. Ne zaman sudur eder nasıl sudur eder bu.
Allah’ın bileceği bir iştir sen. Derviş olarak yol giden olarak devamlı talep eden ol devamlı dua eden ol devamlı isteyen ol devamlı koşan ol devamlı zikreden ol devamlı tövbe eden ol sana düşen vazife bu ve. Allah kendi yolunda yapılan şeyleri reddetme noktasında değildir. Cenâb-ı. Hak onları kabul etmeme noktasında değildir. Allah. Teala değil ki. Allah bizi muhafaza eylesin. O yüzden üstadın himmeti de üstadın nazarı da kaderdir ama biz onu bilmiyoruz ve. Ama bu kadere bakarken cebriye noktasında bakmayın
veya bu kadere bakarken kaderiye sınıfından olarak bakmayın. Bu ortamın oluşması hem tespit hem de fiiliyat aynı noktada buluşması eğer ki. Ben her zaman için. söyledim repi devam ettireceğim. Biz birer makine değiliz bir. İkincisi. Biz rüzgarın önünde. Lodos esiyor ya lodosun önünde. Biz kağıt parçası değiliz biz ne birer makineyiz. Otomatiğe bağlanmış ne de lodosun önünde kuru yaprak irademiz var biz buraya gelirken irademizle gemle gimiz iin bize sevap verd ve irademiz var. Evet üstadın da iradesi var ya.
Nasıl iradesi var koşuşturan orada hizmet eden. Orada duran orada dimdik duran bir kimseye. Üstad neden dua etmesin ki. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri sahabeye dua etmedi mi ashaba dua etmedi mi ashaba özel içinden bazılarına özel dualar etmedi mi. Evet etti hak bu herkesin hakkı bu hepimizin. Hakkı şunu sorgulamaya hakkımız yok. Sen filanca özel dua ediyorsun bana neden etmiyorsun bunu sorgulamaya hakkımız. yok filancanın özelliği vardır hususiyeti vardır dua etmiştir bu alınacak kacak bir değildir. Hani gelmiş
ya. Derviş. Efendim. Himmet demiş evladım hizmet demiş ona haz. Resulullah. Sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri haz. Ebubekir efendimize. Himmet. Nazar ettiği gibi haz vahşiye etmedi. Hazret-i Ali efendimize dua ettiği gibi bir başka sahabenin üzerine dua etmedi. Mesela ne dedi ya rabbi alinin döndüğü yere. Hakkı döndür bunu okudukça. Tüylerim diken diken olur. Ne muhteşem bir. Haz. Ali radıyallahu anh. Hazretleri için muhteşem bir veyahut da necran hristiyanları yla lanetleşme o lanetleşme bağlılığına sıhiye bakın lanetleşme şüphe yok ve.
Herkes dua ediyor. Sabaha kadar dua ettiler ashap ya rabbi. Biz de ehlibeytten olalım bizi o ehlibeytin içine al ranet deşmeye. Biz de gidelim. Ne. kadar muhteşem bir sevgi ve ne kadar muhteşem bir bağlılık sıtkıye o ihtişamı hissedebiliyor musunuz ve ertesi gün soğuk bir gün rüzgarlı çöl görevini yapıyor rüzgar esiyor toz toprak var ve peygamber. Sallallahu ale ve sellem. Hazretleri rahatsız bütün. Asap bekliyor kim çağrılacak. Ehlibeyt olarak diye haz. Hasan haz. Hüseyin haz. Fatıma. Zehra. Haz. Ali
kallah ve. Hazretleri. Ehlibeyt ve. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri diyor ki. Ya. Rabbi. Bunlar benim ehli beytim. Kim bunları severse. Sen de onları. Sev ehlibeyti sevmek imandandır hadi-i. Şerif. Biz ehlibeyti severiz ehlibeyti olan muhabbetimiz dolayı bu fakiri daha önce. Alevi. Alevi dediler bir sürü arkamdan laf söylediler. Ben. Bayındır’da söylediler. Ödemiş’te söylediler. Bursa’da söylediler dedim. Elhamdülillah delil oluyor bunlar dedim ben de. inşâallah öyle bir sevgi bizde de vardır. İnşallah o zaman kim ehlibeyti severse. Peygamber sallallahu
ale ve sellem. Hazretlerinin duasına. Mazhar olacak düşünebiliyor musunuz bakın dua orada edilmiş duruyor şuraya yağmur yağıyor yağıyor buraya yağmur yağıyor kapının dışındasın. Sen iradenle yağmurun altına gireceksin ki yağmurdan rahmetten faydalanacak nazar ve. Himmet odur. Ben bazen derim ya sen neredesin. Evdesin biz neredeyiz dersteyiz. Ben böyle bakarım ben. Başım önünde. Sohbet etmiyorum ben o sohbete gelen kardeşlerle göz göze geleceğim gözüm görecek onu ha adam beni görmek istemiyor yan tarafta oturuyor rahat oturuyor orada. Ona da eyvallah şimdi
alınmasın onlar da. Ben göreceğim. Onu o beni görmek istemiyor incedir tasavvuf ince adam nevşehir’ giderdi efendiyi ziyaret etmezdi efendinin de haberi olurdu. Onan oğlum. Ne yapalım görmek istememiş bizi derdi veyahutta. Efendi. Bursa’ya gelirdi adam. Bursa’dan çeker giderdi bana derdi evladım filanca nerede susardım. Ben şimdi. E ne yapalım oğlum görmek istememiş bizi. Demek ki. Der şimdi sen. O da der ki. Himmet etsin bana kardeş. Üstadım buradayken sen neredesin. Ne şehirden çıkmış gelmiş yol tep etmiş kim için.
Kardeşleri için. Dervişler için onlar ki birbirleriyle alışverişleri yoktur akraba da değillerdir ama. Allah için birbirlerini severler ve toplanırlar toplandıklarında da. Allah’ı zikrederler işte. Allah onları. Onları hiçbir gölgenin olmadığı mahşerde kendi gölgesinde gölgelendi. Şerif. Allah onları. Nurdan minberler üzerine oturtur onlara. Nurdan elbiseler giydirir onlara. Nurdan. Taç geydir. Peygamberler ve şehitler onlara gyle bakarlar biz bu hadisi. Şerifi kendimize hedefliyoruz ne işimiz var orada. burada mill zannediyor ki para toplamaya çıktık biz bekliyorlar ne zaman para istece gözünün içine
içine bakıyorlar. Kim o aşktan nasibini almayan onun gözünde para. Bürümüş onun gözünü mal. Bürümüş onun gözünü hırs. Bürümüş o tembel o tamahkar o meseleye o gözle bakıyor diyorsun ihtiyaç yok halimiz vaktimiz yerinde her şeyimiz yerinde adam inanası gelmiyor içinden diyor ki muhakkak dervişlerden toplanmıştır için kurusun diyeceğim. Allah bize affetsin. Amin. Yok onun gözünde o var. Biz diyoruz bakın ihlastır tasavvuf nedensiz niçin. Siz sevmektir tasavvuf hesapsız sevmektir tasavvuf. Allah’ı sevmektir tasavvuf. Resulullah. Sallallahu. Aley ve. Sellem’i sevmektir
tasavvuf bunları sevenleri sevmektir y. Allah ve resulünü sevenleri sevmektir tasavvuf müminleri sevmektir tasavvuf kardeşlerini sevmektir sevmek tasavuf sevmenin üzerine kuruludur bizim için dinin. Allah’ı. sevmektir bizim için din. Resulullah. Sallallahu aleyi ve. Sellem’i sevmektir bizim için din buradaki kardeşleri burada olmayan kardeşleri sevmektir bizim için din. Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resulu diyenleri. Cem an sevmektir sevmek hani demiş ya. İbrahim’e ne yaptın. Benim için oruç tuttun demiş nefsin iç. Namaz kıldım nefsin
içindi işte şunu nefsin içindi benim için ne yaptın. Ey. İbrahim. İbrahim. Aleyhisselam bir an düşünmüş. Sevdim. Seni. Ya. Rab seni sevdimi. SD şimdi. İbrahim demiş. Halilim oldum dostum oldum şimdi biz namazı onu sevdiğimiz için kılıyoruz onun namaza ihtiyacı yok. Biz orucu onun sevdiğimiz için tutuyoruz. Biz sizi onu sevdiğimiz için seviyoruz biz. Üstadımız. Allah’ı sevdiğimiz için sevdik biz. Resulullah sah. Hazretlerini seviyoruz biz. sahabeyi. Allah için seviyoruz biz. Allah diyenleri. Allah için seviyoruz. Allah için yok. Bir derdimiz
yok. Şuradan bir kişi diyemez ki sen bizden 1 lir aldın sohbet için zikir için bize yaptığın bir için kimse diyemez hiçbir kimse diyemez burada 24 yıll yıllık tarikat. Hayatında hiç kimse diyemez hiçbir açık. Allah için sevmektir o zaman. Üstadı da. Allah için sevmektir. Derviş kardeşlerim de. Allah için sevmektir. Resulullah. Sallallahu aleyi ve sellem. Hazretlerini. Allah için sevmektir. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri. Allah değil üstatlar veliler. Allah değil hal dermişler. Allah değil mi. Biz. Allah değiliz
değiliz biz kuluz kul. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Resulullah da. Sallallahu ale ve sellem. Hazretleri kul geçmiş peygamberler de kul veliler kul. Biz tasavvufa gö bakıyoruz bu için sevmektir. Himmet sevmektir. Nazar sevmektir sevmektir. Bu geneldir bir. Veli. Bir mürşit etrafında buları sever hepsini de sever ben hangi birinizi. Sevmeyeceğim ki hangi birinizi sevmeyecek. Hayır önce. Allah sevmiş sizi ziku alakasına getirmiş. Zikrullah alakasi bir kimseyi. Sevmemek mümkün mü. Hayır yok. Ama muhakkak ki. Bursa’ya geldiğimden beri başımda.
Duran insanlar var ben yan yatmışım çamura batmışım. Yıkılmışım ezilmişim çarpılmış bölmüşüm düşmüşüm kalkmışım inanmışlar başımda. Durmuşlar benim yol koşmuşlar. Benle beraber e müsaade edin. Onların bir özelliği olsun. E şimdi bakıyorum içinizden hiç sarsılmadan. Duran kardeşlerimiz var hiç sarsılmam da. E Muhakkak bir özelliği olacak olacak şimdi hak cenı. Resullah. Bedir asından bahsederken bırakın onları di onlar. Bedir asabı nedir. As diyor. Onların hukuku özel. Bizim de özel hukukumuz olduğu. insanlar olacak. Her bizin olacak olacak. Buradaki herkesin bu
demek değildir ki biz daha yeni dermiş olduk e bizi sevmiyor. Hayır öyle bir derdim de yok onlar da rüşt verini ispat edecekler onlar da koşturacak onlar da türlü imtihanlar yaşayacaklar bu yol herkese onlar da varlıktan yokluktan zorluktan sıkıntıdan oradan buradan imtihan olacaklar olacaklar zaman onları da imtihan edecek. Cenâb-ı. Hak. O yüzden herkes yok. Allah bizi affetsin. İnşallah. Allah gibi sıfatları da sonsuzken. Kün sıfatı da kıyametten sonra gitmeyeceğine göre. Neyi yaratmaya devam edecek. E siz kıyameti algılayışı
bağlı. Kıyamet yaratmanın sonu değil ki. Allah’ın hiçbir sıfatı sonlu değil bu kıyametle alakalı anlayış zamanla değişecek. Siz kıyameti her şeyin sonu olarak görüyorsunuz. Ben kıyameti başka bir başlangıç olarak görüyorum. Siz son ben başlangıç görüyorum. Aramızdaki fark bu. Allah’ın. Kün. İsmi. Şerifi bitmez ki. Cenâb-ı. Hak. Kün demiş. Kün deyin bak. Kün dudağınız kapandı mı hayır sonu açık sonu açık. Allah devamlı yaratıyor devamlı yaratıyor her an yaratıyor. Kıyamet de onun yaratacağı bir kıyametten sonrası da onun yaratacağı bir.
Ve o yaratma devam edecek yaratma. Ezeli olarak devam edecek ebedi olarak devam edecek. Ezel ve ebet başlangıcı yok yaratmanın da başlangıcı yok zannediyorsunuz ki. Cenâb-ı. Hak dedi. Kün dediğinde. Zahir. Alem. Bu gördüğünüz. Alem yaratılmaya başladı. Ondan önce de. Cenabı. Hakk’ın yarattığı bir yoktu diyemeyiz ki. Onu bilemeyiz ki. Cenâb-ı. Hak bütün her şeyi yok eder var eder yeniden yaratır başka bir alemde başka bir alem olarak nitelendirmeye diye düşündüm. ama başka bir alemde başka şeyler yaratmaya devam ediyor
her şeyi yaratmaya devam ediyor bu noktada. Allah’ın hayalini bilmiyoruz ki. Allah. Allahın hayalini bilmiş olsak diyeceğiz ki. Allah şunu hayal ediyor bildiğimiz kadarını söylüyoruz bildirildiği kadarını söylüyoruz söylenmesi gereken kadar söylüyor aleminin sonu mu var ki aleminin sonu mu vardı o yüzden o bugünkü dilde boyut diyorlar ya bir boyuttan bir boyuta geçmeye hırslanıyor insan hiç böyle. Kapıdan dışarı çıkası gelmiyor hiçbir şeye bakası gelmiyor ama öyle yapınca da aldandığını görüyorsun diyorsun ki hayır öyle değilmiş demek ki ya.
Kuran ve sünnet devam edeceksin hizmete koşuşturmaya devam edeceksin devam aldanmış. Hani içerde kapatmışlar kendilerin 40 gün 50 gün 100 gün 120 gün. Eyvallah bir dediğimiz yok. Bu devir için kapanmış. gid. Zikrullah giden bir yerde derlin toparlanın bir hizmet eder. Çok kıymetli çok kıymetli birisinin. Allah demesine vesile olan çok kıymetli birini der. Zikrullah sohbetle tanıştırmak. Çok kıymetli çok kıymetli o kadar çok kıymetli ki insanın kıymeti bilse anlatsa işini gücünü terkeder o zaman hiçbir iş yapmaz kesi. Allah
muhafaza eylesin bundan da eylesin neden. Ç kanat devam edecek ikisi çırpacak. Remzi abi işlerini satayım demedim diyor satmayacağım di işlerin. Dursun iki kanat çırpacak para kazanmak değil der hoş kazansın bütün parasını pulunu ben yiyorum ya onun desem yalan olur. O yüzden çalışacak. Allah arkadaşımın annesi sizi internetten izlemiş. Mevlânâ’yı geçmişte araştırmış sizin. Mevlânâ’ya ve yoluna bakış açınıza ilgi duymuş bir kitap istedi benden hangi kitapları tavsiye edersiniz bir söy. olacak şimdi biz. Hazret-i Mevlânâ’yı rüyalarımız dahan tanıyoruz. Biz.
Hazret-i Mevlânâ’yı yazdığı eserlerden tanımadım şimdi öyle dersem yalan söylemiş olur. Allah bizi affetsin veyahut da onun felsefesini onun bu noktadaki düşüncesini. Kur’an ve sünneti algını anlayışını e kitaptan tanıdık desek biraz böyle kendi kendimize ihanet etmiş gibi oluruz olduğumuz yola ihanet etmiş gibi oluruz ben o yüzden önemli olan o. İçinde bulunduğumuz yolla alakalı. Efendi. Hazretleri öyle çok çeşitli kitap okumasını okunmasını tavsiy bir kimse değildi hoş bana hiç karışmadı. Ne okuyup ne okumadığımı bir tek arabinin bende şeyi
vardı yok fütuhatı vardı fat. Mekke vardı bir böyle. İlk zamanlar kitaplıktan çekti. B Ondan sonra açtı oku must dedi. Tevhit alakalı bir bahis. Ben bir paragraf okudum ne demek isted. dedi anlattım ne demek istediğini sen okuma oğlum daha bunu dedi ben kapattım koydum aradan iki yıl filan geçti 3 yıl geçti. Allah rahmet eylesin tekrar o kitap orada duruyor ama hiç kapağını da açmadın 2ü yıl geçti herhalde 2 yıl kadar falan geçti üstünden tekrar geldi. Tekrar böyle
gözlüğünü taktı kitaplığa baktı orada gene arabanın fütuhatı gene orada. Tekrar oradan bir bahis açtı oradan tekrar yine tevhidle alakalı bahis geldi başka bir paragraf ama yine tevhidle alakalı oku dedi okudum ben o paragrafı ne demek istiyor dedi anlattım. İyi oğlum okumaya devam et dedi. Dedim ki. Tamam şimdi dedim fatı okuyabilirim artık ama ben genelde bir derecede kur’an-ı. Kerim meali bol miktarda hadis. Ondan sonra tefsir hadis tefsirin arasında. fıkıh işin temel noktasını fık okumuşumdur kendime yetecek kadar
hadis okumuş kendime yetecek kadar ben ilk zamanlardı ilk böyle olmazdan önce az bir. Mesnevî okumuştum ama sonradan mesneviye biraz daha okudum asıl. Hazret-i Mevlânâ ile alakalı veya mevlevilikle alakalı öyle adlandırılacak daa halimiz durumumuz zahiri değil tasavvuf zahiri mantıkla insan kendisini yönlendirme zahiri mantıkla yönlendirirse bir yerde değil sanabilir bir tarafa. Allah muhafaza eylesin saplanmak. Demek kötü manada değil hareket edemez y ama manevi giderse. Onun yolu açılır onun önü açılır haz. Mevlânâ alakalı. Mesnevî okaka dili biraz böyle
değişik ama. Ankara. Avin. Ankara avi var onun. Çevirisini veyahut da onun şerhini bulabilir lers onu okuyabilirler ama yine de hep böyle bunlar böyle insanlara ağır gelecek şeyler şimdi ağır. Gelecek. derken zamanı olacak o kimsenin bir de temeli olacak bir. Üstadı olacak ya ben her zaman için söylediğim bir var. Bir. Üstadı yok. Bir üstadı olmayınca haz. Mevlânâ’nın. Şemse olan muhabbetini nasıl tasvir edecek ki bunu nasıl tahl edecek bunu nasıl kendinde oturtacak mümkün değil. Veya bir ehli tasavvuf
bir cemaat olacak ki oradaki kardeşliğ tasavvur etsin onlardan etkilensin onlan kendine bir. Paye çıkarsın birisi ağlıyor birisi. Üstadı için ağlarken o kimse. Birisi bakacak ona diyecek ki ya aşka aşka bak muhabbete bak. Üstadı için ne kadar güzel ağlıyor. Öbürkü de diyecek ya l ne alıyor. Bu bu adam için diyecek bunun. İkisi de olacak dervişlerin içerisinde birisi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri bahsedilince içi kıpır kıpır olacak. Sinecek. ağlayacak üzülecek diyece ya peygam peygamber işte geldi gitti
dicek ve için televizyonda birisini dinliyorsun işte. Hazret-i Resulullah’tan s ve bahsederken asker arkadaşı gibi bahsediyor asker arkadaşı sanki onun ve okul arkadaşı. V Hazretlerinin hidayeti. Hidayet lenine kendince. Kane oluyor haz. Cebrail. Aleyhisselam. Lanet olsun diyor. Allah resulü de amin diyor bir daha. Lanet olsun yine. Amin diyor bir daha. Lanet olsun yine amin diyor soruyorlar peygamber sah ve hazretler ya resulallah bu sefer. Amin ded hutbeye çık. Ken. Cebrail. Aleyhisselam geldi dedi ki diyor kim. Ramazan ayına. Ulaştı
da kendini affettir demedi oruç tutmadı. Allah ona lanet etsin dedi diyor. Cebrail. Aleyhisselam ben de. Amin dedim diyor. İkincisi kim diyor annesi babası yanında ihtiyarladı da cennete hak etmedi. Lanet. olsun ona ben de ona. Amin dedim diyor üçüncüsü bir mecliste. Benim adım. Anılır da. Salatü. Selam kim getirmezse ona. Lanet olsun dedi diyor ben de. Amin dedim diyor. Şimdi adam televizyonda konuşuyor kardeşim kendimizi birilerine başka türlü göstermeye ihtiyacımız yok. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem hazretinin ismi geçti
mi. Orada. Salatü. Selam getirmek zorundasın müslümansan. Mümin isen. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerini seviyor. İsa ona. Salatü. Selam getirmekten utanma ona. Salatü. Selam getirmekten yerinme ona. Salatü. Selam getirmekten çekinme ona. Salatü. Selam getirmezsen. Cebrail aleyhisselamın duası var haz. Cebrail’in duası kendi kafasından çıkardığı kendi beyninden çıkardı kendi aklından kendi idrakinde çıkardığı dua değil ya. Allah’ın duası. Cebrail. Aleyhisselam bir melek. Allah’ın emrinde. O ne söylediyse ne yaptıysa. Allah’ın. emriyle yaptı meleklerin kendi akılları yok. Kendi düşünceleri yok.
Kendi fikirleri yok. Kendi idrakı yok özgür bir şekilde direkt. Allah’ın emrinde hele. Cebrail. Aleyhisselam. Bütün melekler oluyor. Cebrail öyle. Cebrail aleyhisselamın da bir farkı yok. Allah’ın emriyle inerler. Allah’ın emriyle bir iş yaparlar. Allah’ın emriyle dua ederler. Allah onlara emretmiştir vahy etmiştir onlar direkt bir makine gibi işlerler. Cenâb-ı. Hak. Der ki zikredenin etrafına 10 tane melek. İncek ona dua edecek devam. O zikredenin etrafında 10 tane melek vardır. Onlar sen zikretti çe onlar sana dua ederler efend. Sen.
Zikri bırakırsın onlar da duayı bırakırlar bunu gözün görürse hepsi devam edersin. Neden ya sen susuyorsun onlar duayı bırakıyorlar hine zikir devam eder bak nasıl zikretti etrafında 10 tane melek var. 10 tane meleğin duasını kabul. Cenâb-ı. Hak onların duasını. Kabul etmeyecek olsaydı. Melekleri emretti zikredenin etrafında oturtur muydu yapabilir mi. Ha demek ki o meleği bak senin için günahsız ağızlar dua ediyor melekler günah işlemediğine göre sen habire. Allah’ı zikret melekler günah işlemedi. Onlar daha bir sana dua etsin
ama ne diyor. Cenâb-ı. Hak hadis-i. Kutsi kim beni zikrinden dolayı bir istemeye zaman kalmaz bir istemezse. Ben onun ihtiyaçlarını y kendimi hallederim kendimi verim diyor. Onun bir istemesine gerek yok onun halini görüyor. E şimdi okulun zaten. Normalde bu noktada isteyecek hali yok ya. Allah’ı zikrediyor ha. B zikr ettikçe etrafında bakıyor siluetler var meşhur oldu ya süetler. Çanakkale’de e züliyet var o süetler habre etrafta dua ediyor ne yapacak. şimdi o. Sizin karşınızda bir meleği görseniz veze bilseniz
ve zahab. B merhamet et zikrullahın. Keser misiniz ya gittik yanına bize hiçbir. Konuşmadı kardeş sormadın. Ben de konuşmadım boş laklak isteme işimiz. E şimdi. Cebrail. Aleyhisselam da aynı o da. Emirler. Onun da idrakı yok bu noktada e o lanet etsin dedi. Allah’ın sözü o o. Allah’ın sözü. Allah ona söyletti bir bak bir adama karşındaki adam. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden bahsederken asker arkadaşı gibi bahsediyorsa adı. Şeyh olsun üstat olsun mürit olsun. Mürşit olsun. Profesör olsun
alim olsun. Hoca olsun. Adı. İmam olsun. Adı. Mehdi olsun peygamber olsun. Adı ne olursa olsun var ya bir sürü isimler olanlar. Hazret-i Resulullah’tan. Sallallahu aleyi ve sellem hazretlerinden bahsederken gönüllerini. Sere. Sere içlerini doldura doldura. Salatü. Selam getirmiyorlar. İsa peygamber. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretlerinin hidayeti le. Hidayet etmemiş kibirli küstah ve kibirli. Bunun adına. Siz ne koyarsanız koyun konuşanlar. Allah muhafaza eylesin. Cenâb-ı. Hak. Cümlemizi ksun inşâallah amin şimdi. Hazret-i Mevlânâ’ya bakarken bir kimse. Kur’an’ı bilmiyorsa sünneti bilmiyorsa
hadisleri bilmiyorsa sünnetteki kastım o ya mesnevinin iç. Mesnevî bir tefsir kitabı benim nazarımda. Mesnevî tefsir açısından bakarsan tefsir benim açımdan bir hadis şerhi olarak bakarsan hadis şerhi bir fıkıh kitabı olarak görürsen bir fıkıh. Mesnevî. Aşıklara bir yol gösterecek. Aşıklara bu yolda gidecek olanlara bir ışık bu yolda gidecek olanlara bir yol bu yolda gidecek olanlara gerçekten de bir ölçü bir. Keşke bütün herkes. Mesnevî okuyup haz. Mevlânâ’nın edebiyle edep. ama bugünkü insanlara biz bakarken sohbetler ederken onun kullandığı
tabirleri terimleri kullanmaktan biraz bir adım geri duruyor neden y yolun özünü yolun içini cevizin içini anlatmış nasibi olmayanlar eşek gibidirler demiş. Eyvah. K Eyvah eşekten farkı yoktur demiş aşktan nasibi. Yoksa o kimse bir şeyi sevmediyse bir şeyi sevemiyorsan sevgisi yoksa. Sevdası yoksa eşek gibidir demiş. Şimdi insanlara bakıyorsun sevmemiş eşini sevmiyor çocuğunu sevmiyor eşini sevmiyor arkadaşını sevmiyor şeyhini sevmiyor dervişleri sevmiyor sevenin. Gözü. Yaşlı olur sevenin kalbi. Mahsun olur sevenin kalbi mahcup olur sevenin dili kırık olur sevenin
gözü eğik olur sevenin dudağı titrek olur. E şimdi o o aşığı tarif etmiş aşığı tarif ettiğin zaman duruyorsun ve insanlar o. Aşık tariflerine baksalar ve aşıklı. Bilseler veya yolu tarif. ettiklerini yolu. Bilseler. Derler ki yok. Hayır biz gö yapam. O yüzden kardeşlere ilk önce kur’an-ı. Kerimin meali bol bol hadis ve fık okuyun önce ve olursa olsun kim olursa olsun. Nerede olursa olsun. Üstat sız yaşanıp yürütülmesi mümkün değil bu mümkün değil. Şimdi bir de öyleleri var. Mesnevî
okuyacak veya gidecek iki tasav kitabı okuyacak olacak. Derviş olacak ehli tasavvuf yok veya biraz okuyacak biraz bilgi sahibi olacak. Ondan sonra oturacak şeyhim diyecek yok böyle bir yok tasavvuf bir haldir hal tasavvuf edeptir tasavvuf bağlılıktır muhabbettir o muhabbet olmazsa olmaz. Allah bizi affetsin. Amin bir arkadaşının niyetini ihtihar yatılır mı hayır. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretlerine istihare ile alakalı hadisi şerif net açık bir konuda. Eğer ki tereddüt. ettiyseniz tereddüt vars istiare yap tereddüt varsa istiare yap
tereddüt var mı adam içki satacak isar ediyor ya kardeşim içki satmanın tereddüdü. Mü. Var. Meyhane açmanın tereddüdü mü var haramın tereddüdü olur mu haram işte evlenirken y insanları seçin dini bütün insanları seçin evlenmekte cur belli nikahlan olanlar önce. Dindar olanları seçiniz. Siz. Dindar olanı tavsiye ediyor. Allah res s ve erkeklere de kadınlara da o hadisi şerif açık nikah 4 için yapıl dini için malı için güzelliği için. Siz. Dindar olanı seçiniz. E bu hadisi şerif açık mı.
Açık şimdi. Evlenecek olduğun erkek veya. Evlenecek olduğun kadın karşı. T kim olursa olsun ya karşıdaki kimsenin dinine bakmıyor istihare yapacağım diye uğraşıyor kardeşim istihare yapmana gerek yok. Sen. Dindar olanı. seç. Derviş isen. Derviş isen. Sufi. Sen. Derviş isen sufi. Sen bir yol gidiyorsan. Sana özel bir. Emir olmadığı müddetçe. Sen. Dindar olanı seçeceksin sana üstadın emreder sana. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri emreder sana gelir. Abdülkadir. Geylan. Hazretleri. Ahmet ruf. Hazretleri. Ahmet el. Bedevi. Şahı. Mevlânâ gelir
sana emreder. Sen gider üstadın bu konuyu istişare eder evlenirsin üstadın var senin sen gideceksin yine onun sözünü onun emrini alacaksın haz. Resulullah sah ve. Hazretlerini görse. Derviş dervişin adıdır gelir şeyhine söyler. Ben. Rüyamda böyle böyle gördüm. Efendim ne buyurursunuz dervişin adamıdır. Bu ancak üstatlar istişare etmezler ona gelirse böyle bir. Emir. Kimseyi dinlemez herkes yıkılır arkası hiç önemli değil o gider onu yapar pek şeksiz. Şüphesiz tereddütsüz şeyhimin. Allah. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti rahmet eylesin bana
böyle söylediği. Hayatım boyunca benim hayatımın boyunca işte şaşırabilirim yanılabilir. Allah beni affetsin 10 taney geçmemiştir vean değişmiştir böyle mesele vardır. Efendi demiştir bana oğlum bunu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri söyledi böyle yapacakmış bak. Emredersin. Z bitti sorumluluğu ona ait. Onu. Madem ki. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ona söyledi o da geldi bana söyledi ben hiç tereddütsüz yaptım şükür söyledi söylemedi oldu. Olmadı hiç aklımın ucuna dahi getirm. Aklımın üü. Day yıkıldı ortalık etraf yıkıldı. Karman
çorman oldu ortalık. Ben dilimi daha oynatmadı dilimi daha oynatmadı hiç istedim öyleydi böyleydi diye adap o. Erkan o yol bu tif tikl tif tikl tavuk gibi yolunacak yolunacak. Yoluk yoluk ama yol o distur o. Eğer. böyle bir. Emir geldiyse sana senin söyleyecek lain yok. Eyvah al al at al ama dergahın içerisinde. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendini böyle açıkça böyle emretti istisna kişilerden bir isimdir istisna kişilerden bir hiç unutmam dükkana. Böyle bir baktı sat must buraya dedi
ik günde sattım. Ödemişte geldi geçiyorsun oğlum dedi iş yerini. Ne yapayım dedim ver ortağını dedim. Bir gün de verd o gün gitti erün gittim ortağa verdim ben iş y bazen kendi kendimi düşünüyorum adamın birisine diyecek ki iş yerini bırak adama adam iş yerinde. Öyle değil mi. Bunlar anlatırken kolaymış gibi geliyor yolda giderken arabaya vurdu sat oğlum bunu dedi edersiniz. Efendimiz. Konya’da adam arabaya arabaya bakıyor. Ben de. Konya’ya götürdüm açtım dedim satılık mı dedi. satılık dedim ben
kırmızı ışıktan adam tak verdi k kartı bana kırmızı çıkt ben gittim efendiye bıraktım bırakacağım yere karta telefon açtım adam orada triko toplantısı ymış gittim. Selamün aleyküm. Aleykümselam. Vur. Aşağı. Vur. Yar adama. Sen hatırım bir vardı yeşil bir. V şeyden gümrükten çık o kırmızı. Sonraki. Adam kaç hem anlaştık. Ben dedim ki gün sonra hem satışını al hem arabay al ya da dedim. Nasıl yapacaksak öyle yapalım tamam tamam iş bitti. Adama dedim ki adam böyle. Karlı alışveriş ettim
zannediyor. Dedim. Karlı alışveriş ettim diye düşünme dedim ben neden dedi. Dedim ya 5 lira verseydim bile verecektim dedim ben neden ya dedi şeyhim sat dedi böyle yapt gerçekten. V iş işten geçm işişten geçti bur o. onun sevmediği onun istemediği bir bende olacaktır mümkün mü ya bu mümkün değil. Onun. Arzu etmediği bende olacak mümkün mü bunlara istihare yapılmaz. Dindar olanı seçin git. Dindar olanı seç kardeşim. Bunun ne ishares yapıyorsun. Seni istiareye yönlendiren nefsin g bulmuşsun bir tane.
Mümin bir kız namazında abdestinde orucunda tamam mı. Tamam. Kuran ve sünnet tamam mı. Tamam neyine ih yapıyorsun bu adam. Kuran namazında abdestinde mi. Evet. İslam’ı yaşıyor mu evet niar evlendik nefis var ya nefis istiare yaptıracak yap. Allah’ı istiare yap yap. Allahı istiare yap. Bir de bana telefon açıyor göremiyorum bir dua et ya nefsini göreceğim adam içki satacak isar yapıyor ya. Nesine isar yapıyorsun. İçki satmak nerede caiz görülmüş git çalış bir yerde adam girmiş. bankadan o bankaya
o bankadan o bankaya. Bir de istiare yapacak oğlum istiare yapıyorsun sermayen yok bir şeyin yok herkes tüt olacak şart mı var. E buna is yapaca dişı. Allah bizi affetsin. O yüzden bunda nefsin boyunu hayatı hiç öyle yaşam herkes zanneder ki ben. İhtar yaparım da öyle giderim. Hiç öyle yaşamadım hayattan korkum yok hayattan çekinti yok başıma gelecek olan gelecek yaşayacak oldum mu yaşayacağım. Kaderim. Neyse tecelliyat neyse göreceğim kardeşim. Biz istiyoruz ki hep hazır lokma olsun. Ne güzel.
Hadi bir de. İsmail. Efendi ortasını deler pişirir de bir de içine tatlısını da koyarsa. Nur hala. Nur çıtır çıtır lokma onu. Herkes diyor bazen ortasını delmedi olan da olacak içi onun hamur kalacak. E E onu. gelince at kenarı. Yok kardeş o seni. Derviş kardeşin yapmış. Demek ki tecelliyat öyleymiş de onu da. ATS ağzına yok. Biz istiyoruz ki böyle ortası delik olsun. Nar gibi kızarsın tatlının içerisine de girsin çıksın o. Nur hala. Nur. Ondan sonra. İsmail abi
çok güzel olmuş. B lokma. Ama öbür tür delik olmazsa hamur yapıyor be. İsmail abian. Gıybet etme deriş kardeşin senin ne. Gıybet ediyor o incelik yok. Biz istiyoruz ki böyle çıtır çıtır her ağzımı yok kardeş. Yok. Yok. Yok öyle bir hayatı yaşayın olumsuz olumsuz. Olur mu. Olur mu bakın baktın çıktın çıktın yan yattı yan yattı çamura battın çamura battı aldın evlendin. Hatun sana delilik yaptı boşanmak da kardeşim. Allah yolunu açık etsin aldın evlendin adam. da adam delilik
yaptı i kardeşim boşanmak ne yapım. Oldu oldu olmadı olmadı yok olacak. İflas ettim. Zakir eder. Zakir ne ki. Melek mi ticaret yapan herkes için kapısı açık ifraz etmeye zarar etmeye asıl biz zarar ederiz dedim bu sefer nen bana dedim hiç benim umr kalmaz ki mal gidiyormuş. Mal batıyormuş senin umruna gider bir onu gülerim başkası adına ihtihar etm. Allah. B affetsin evlenirken uğraşmayın istihareyle hayatınızı yaşayın. Dünyaya bir daha mı geleceksiniz kötülüğü de yaşayın iyiliği de yaşayın acıyı
da yaşayın sevinci de yaşayın tatlılığı da yaşayın hüznü yaşayın kederi yaşayın varlığı yaşayın yokluğu yaşayın yaşayın hayatı hayatı yaşayın bulutların üzerinde yaşayarak hayat yaşanmaz hayatı yaşayın sokakta kalın bankta kalın parkta kalın yolda kalın aç kalın. susuz kalın güneşte kalın soğukta kalın karda kalın yağmurda. Kalın kalın ya var mı. İçinizde yağmurun altında yatan var mı. İçinizde karın içerisinde yatan var mı. İçinizde bta yatan yatıp da polisin gece gelip kaldırıp seni karakola götürdü mü seni hiç sorguladı mı
bankta ne yatıyorsun diye. Hayat mı yaşıyorsunuz verin cebinizdeki bir fukaranın birisine. Oh parasız kaldım görü aç kılın verin cebinizdeki istemek yok ama hayatı yaşayın bizim hatunlar bize kızmayacak. Çocuklar bizim emrimize olacak ev emrimiz de araba emrimiz de iş emrimiz de. Dervişler emrimiz de yollar emrimiz. Böyle hayat yok ya firavunda. Var mı böyle hayat tasavvuf hayatı dolu dolu. Yaşar sıralıyorum. Bak hiç yağmurda. Yattınız mı di. Yok hiç. Islandın mı ilk yağmurda soydunuz mu üstünüzü. sünnet. Resulullah. Sallallahu
aleyi ve sellem. Hazretleri mevsimin ilk yağmurunu böyle hücrelerinde hissetmek isterdi. Demek ki soyunur üstünü. Yağmur üstüne yağardı. Hiç öyle yağmurun yağışını izlediniz mi hiç üstünüz öyle. Yağmur yağdı mı hiç. Islandın mı ibikler gibi iliklerinize kadar hiç yağmur yürüdünüz mü böyle parçalarınız su akınca kadar hiç karda yürüdünüz mü kar yağmış böl üstünüze hiç kar yağarken yolda kaldınız mı lastikleriniz patladı mı hiç arabayı kaydırdın. Arabanın bir tarafını. C attınız mı millet kar yağıyor arabasını dışarı çıkamıyor çıkar. Vur
bir yere litus taşm yce. Vur telefon aç lütf da ben vurdum de o da sevinsin. Allah o. Sevinmez de hayatı yaşa yok biz üşümeyiz biz yanacağız biz to olacağız. Aç kalmayacağız is yapın. Yarın ne yapacağız. diye bu hayat yaşanmaz öyle sev. Sevil nefret et terk edil terk. Evet hayrıl. Birleş mlat ol her ol hayatın her şeyini yaşa hırsızlık yapma uğursuzluk. Yapma kötü niyet yapma onları yapma haramlardan uzak dur kes haramlarla ilişkini ama hayatı yaşa hiç kar
yağarken bakacağı çıkıp oradan seyrettiniz mi kar yakın çıkın bakacaktan seyredin. Bursa’yı alın yanınıza yorgan sarının orada bakacağı seyredin bakacaksın şöyle. Bursa’yı. Sevin bir dua edin. Bursa’ya. Evet insanlara dua edin huzur edin. Oradan bir bakın aşağı doğru. Kimisi içki içiyor. Kimisi kumar oyuyor. Kimisi zina ediyor. Kimisi dua ediyor. Kimisi namazda. Kimisi zikirde. Kimisi kıyamda. Kimisi aç. Kimisi. Tok. Kimisi ağlıyor. Kimisi hastanede. Kimisi ağır bakımda. Kimisi yoğun bakımda. Allah seyret aşağı doğru g hayatı düz. yaşama eli tasavvur
düz yaşama böyle bir hayat yok. E istiare yap. Ben yarın ne yapayım şunu yap böyle bir hayat de yok. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretlerinin tavsiyesi değil beni sevenler. Nerede ki ben de o zümrenin içine gireyim o hallerle hallen. Mezem dahi hadisi şerif var seven sevdiği lir ben o ibadetleri edemesem de onlarla beraber o olmanın yüzü hürmetini benle onlar cümlesine katarsın diye iar eden yok. Geçmiş karşısına mantosu örtüsü ahlakı yerinde istiare yapıyor. Onu cire çektiriyor millete
geçmiş adam işinde gücünde. Derviş namazında abdestinde evlenmeye kalkmış kız da ona çile çek getiriyor istiare yapacak. Allah’tan. Emir bekliyor o çok önemli ya. Herkes çok önemli. Allah ona husisi bir gösterecek. Hayır o çok önemli. Allah. ona hususi. Dükkanı gösterecek bakacak dükkan. Nur pırı pırı. Aman hemen gidecek açacak. Ondan sonra bir de. İşler kötü gidince gördün mü. Allaha ne yaptı bize ha. Allah öyle yapar ondan sonra. Allah’a szam besleyecek. Yok böyle bir. Allah bizi affetsin. Amin bir
arkadaşım abdest alırken ölük takıyor abdest suyu sıçramasın diye dine edepsizlik midir hakkımızı helal edin. Herkesin önlük takmaya çarşaf giymeye baştan aşağı abdest alırken işte ne bileyim doktorlar. Ameliyat girer gibi böyle kıyafetler giyip abdest al hakkı var ha bu dini bir ritel mi değil ama hakkı var. Kimisi. Abdest alacağım di. Anadan soyunuyor abdest alıyor tekrar geiyor rahatsızlıkların sonu yok ki rahatsız. Kimisi. Abdest alacağım diyor gömleğini çıkarıyor pantolonunu çıkarıyor abdesti alıyor tekrar ayrı bir görmek. ayrı bir pantolon
giyiyor devam ediyor. Rahatsız rahatsız. Olanların da yaşama hakkı var bu dünyada özürlülere. Gülmek yok özürlülere kalkıp da laf söylemek yok özürlü hakları var. O yüzden abdest alırken önlük takanlar var. Ondan sonra ne bileyim işte kıyafetini komple çıkaranlar var işte ne bileyim değişik haller hareketler yapanlar var sonu yok tasavvufta edep nasıldır edebi olmayanın dini yoktur demiştiniz yanlış anlamadıysam günah işlemek edepsizlik günah işlemek edepsizliğin. Halas içimde şehvet duygusunun var olmasından dolayı kendimi çok. Günahkar hissediyorum böyle duygular insana
fıtrattan mı verilir. Yoksa kişinin kötülüklerinden bir sonucu mudur. Hayır şehvet düşüncesi kötülük değildir burada yanılgı var. Kardeşler arkadaşlar. Kardeşler. Müslümanlar ehli tasavvuf şehvet duygusunu kötülük olarak görüyor şehvet duygusu kötülük değildir şehvet fıtrattandır her erkekte her. kadında var olması gereken bir ve şehvet ancak harama giderse bir kimse için kötülük olur. Allah muhafaza eylesin öbür türlü şehveti kötü görmeyin. Biz onlardan değiliz bir kimse sevdiğini iddia ediyorsa neden seviyorsun sorusuna karşı cevap olarak bir. Neden mi söylemesi gerek. Yoksa
nedeni yoks seviyorum demesi mi gerekir. Sevginin nedeni yoktur o neden sorusu ardından hep gelir. Allah için seviyorum bitti seviyorum kardeşim şimdi bir kimseye diyebilir misin. Neden para kazandın yemek yemek için neden yemek yemeyi istiyorsun karnımı doyurmak için neden karnımı doyurmak istiyorsun lezzetli olduğun için neden lezzet alıyorsun sonu yok ki mantıken yanlış. Neden buraya geldin. Allah’ı zikretmek için neden. Allah’ı zikrediyor allah’ emrettiği için neden allah’ emretti sonu yok emretmiş kardeş beni ziki neden demiş. kaldın. Allah emretmiş
tekrar başa döndü o tmin olmadı neden seviyorsun ev şimdi bir erkeğe diyecekler ki bu kadını neden seviyorsun kadın olduğu için neden kadın seviyorsun layak mi sevsin. Ama neden kadın ya evlenmek için neden evlenmek lan ağaçla mı evlenecek o felsefi olarak doğru değil y bunu. Ateistler yapar genelde ateistlere de ben soruyla soru cevap verim neden nefes alıyorsun yaşamak için neden yaşıyorsun bakıyor şimdi bana. Ben yaşıyorum diyorum ben. Allah’a iyi kul olmak için. Sen neden yaşıyorsun duruyor. Şimdi
ne yapayım diyor ne yapar sen yap bana ne diyorsun kendimi öldüreyim. Ben öldür bir tane atayi teksir bana. M ya. Onun cevabının sonu yok vakarlı olmak ve kibir. Bu ikisi arasında bocalıyorum vakarlı olmaya çalışırken kibirli. mi oluruz vakarlı halini bir kimseye arz etmeyen kimse. Bir kimseden bir istemeyen kimse. Vakar o vakarlı kimse halini birisine açmaz vardı da yoktu da böyle bir yapmaz acırmi olan nedir. Birisi bir hediye verir. Onu reddeder. Birisi bir yardım eder onu reddeder
birisi ona bir verir. Onu reddeder bir başkasından kendisini. Üstün görür bir başkasından kendisini farklı görür tepeden bakar. Bunlar kibirli. Allah bizi affetsin. İnşallah bu sorulara bakamadık saat 10 hakkımızı helal edin ü. İhlas. Amin. As olan sevaplar veren zat. Kainat mevcudat. Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve gelmiş geçmiş bütün peygamber nişan efendilerimizin ruhlarına ayrı ayrı hediyelik vır ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi fyatları himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Ya. Rab. Ebubekir.
Sıddık. Ömer. Faruk osmanı. Ali. M rall efendimizin evladı. Resulullah decat. Resulullah. Ashabı. Resulullah’ın ruhlarına. İmamı. Azam. Ebu. Hanife imam-ı. Şafii imamı. Malik imam-ı haneli. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. Hedik vası ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin haberdar eyle. Ya. Rabbi feyz atlarını himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin pirimiz se. Abdulkadir. Geylani pirimiz se. Ahmet pirimiz ahmi pirimiz. İbrahimi biram. Hacı. Bektaş. Hacı. Bayram eli. Mehmedi muhin ift. Hazretlerinin ruhlarına ayrı ayrı. H sar eyle.
Ya. Rabbi. Amin eyle. Ya. Rabbi fatlar himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Fatiha. Amin geçmiş. Mürşidi kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına şeyhimiz. Üstadımız mürşidimiz canımız canımız sultanımız bay. Mustafa. Efendi hazine cet ve. cadının ruhlarına. Mehdi. Resul. Ruhan kerine yaşayan mşü kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin. Ruhan kerine. T Alize gelmiş geçmiş osmanı alden gelmiş geçmiş akraba tatlarımız gel. Ruhlar rler aabb aminler şat üzerimiz eyleme. Ya. Rabb. Amin. Estağfurullah estağfurullah bismillahirrah ilahe illallah ilahe illallah
ilahe illallah. Fatiha. Amin. İlgili Sohbetler 698. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 398. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 294. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.