Dergah Sohbetleri Serisi

114. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Amin. Tabii bu. Kurban. Bayramının arifesiyle alakalı, Kurban. Bayramının arifesiyle alakalı pek yok. Hazret-i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem arife gün oruç tutmanın hükmü sorulunca peygambere geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur buyurur. Tirmizi ise peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu. Arife günü oruç tutmakla. Allah’ın bir sene önce ve bir sene sonraki günahları günahlarını affedeceğini umuyorum. Yine. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu. Kim arife günü oruç tutarsa önündeki sene ile daha

sonra gelecek senenin günahları bağışlanır. Yine. Hazret-i Ebubekir efendimizin oğlu. Abdurrahman. Arife günü. Hazret-i Ayşe radıyallahu anh hazretlerinin huzuruna girdi. Hazret-i Ayşe radıyallahu anh oruçluydu. Hararetten dolayı üzerine su serpiliyordu. Abdurrahman ona ihtar etti. Bunun üzerine. Hazret-i Ayşe radıyallahu anh hazretleri. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arife günü oruç tutmak kendisinden önceki senenin günahlarına kefaret olur. Delini işittiğim halde imtihar mı edeyim? Dedi. Yine. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Kim arife gün oruç tutarsa peş peşe iki senenin

günahı bağışlır.” buyurmuş. Yine. Ebu. Said elhudri nakletmiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurduğu rivayet edildi. Arife günü oruç tutanın önündeki sene ile geçmiş bir senesinin günaha bağışlanır. Aşure günü oruç tutanın ise bir senelik günahı bağışlar. Yine arife günü. Hazret-i Ayşe radıyallahu anh hazretlerinin. huzuruna girdim diyor. Mesruh radıyallahu anh hazretleri hizmetçisine buna bal şerbeti verdi. Sonra bana ya mesin dedi. Ben hayır kurban bayramı günü olmasından korkuyorum deyince. Hazret-i Ayşe validemiz öyle değil arife halifenin arife

yaptığı gündür. Bayram günü ise halifenin kurban kestiği gündür. Ey. Mesut, sen. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arifeyi 1000 güne denk tuttuğunu işitmedin mi? Dedi. 1000 gün deyince 3 yıl oluyor. Yine. Beyhaki’nin rivayetinde. Hazret-i Ayşe validimiz şöyle buyurmuştur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, “Arife gününün orucu 1000 gün oruç tutmak gibidir.” dedi. Yine. Abdullah bin. Ömer’e sormuşlar. Hazret-i Ömer efendimizin oğlu. Abdullah’a arife günü oruç tutmanın hükmünü sorulunca biz ve. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri arife

günü orucunu iki senenin orucuna eşit tutuyoruz. dedi. Yine. Zeyd bin. Erkam nakletmiş. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin afet günü oruç tutmanın hükmü sorulunca içerisinde bulunduğun seneyle ondan sonraki senenin günahlarını giderir buyurdu. Evet kardeşler arife günü oluş tutacaklar inşâallah. Bütün arkadaşlarımız, bütün kardeşlerimiz. Arife. Muim pazartesine geliyor zaten. O yüzden pazartesi günü oruçlu geçirmeye gayret etsinler. Kadınlar işlerini pazartesinden önce bitirsinler. Pazartesinden önce bitirin işlerinizi. Herkes işlerini bitirsin ve pazartesi günü oruçlu getirsin. Bayramı dolu, bayramı dolu dolu

yaşayın. Dolu dolu içinize sindire sindire çoluğunuza, çocuğunuza, etrafınızın içine sindire sindire bayram yaşayın. Bayramı büyük bir neşe içerisinde, büyük bir huzur içerisinde yaşayın. Büyük bir mutluluk içerisinde yaşayın. Bu noktada bayramı bayram gibi yapın. Bayramı bayram gibi yapın. Müslümanlar bayramlarını bayram gibi yapsınlar. Neşeli, mutlu, tatlı. geçirsinler ki bayram olduğu belli olsun. Böyle hüzünlü, kederli, böyle ne bileyim işte mutsuz, böyle üzüntülü geçirmeyin. O bayramın mutluluğunu yaşayın. Birbirinizi çok gidin. Çok edin. Çok ziyaret edin ve bayram günü süslenin.

Bayram günü süslenmek büyük sevap. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah. Kurbanla da alakalı inşâallah bir iki hadis okuyalım. İnşallah bununla da alakalı işimiz bitsin. Kim kurban kesme imkanına sahip olduğu halde kesmeyen bizim namazgahımıza yaklaşmasın. Kurban kesme imkanına sahip olduğu halde kesmeye bizim namazımıza yaklaşmasın. Bu kurban kesmeye sahip olmak ne demek? Hanefilerce zekat vermeye muhtedir olan kimseler muhakkak ki kurban kesecekler vacip. Evet. Şafi’ye göre. Ondan sonra. Hanbeli’ye göre, Maliki’ye göre vacip değil. Ama. Hanefilere göre kurban kesmek vacip.

Allah bizi muhafaza eylesin inşâallah. Ey. Fatıma. kalk kurbanının başına git. Onun kesildiğini gör. Zira onun kanının ilk damlasıyla senin geçmiş günahların boğuştır. Hazret-i Fatıma validemize diyor: “Kap kurbanının başında dur. Onun zira onun kanının ilk damlasıyla senin geçmiş günahların bağışlanır. Biz bu ehlibeyte mi mahsus yoksa bütün. Müslümanlara da şami midir diye sorduk. Resuli. Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu: “Bize ve bütün. Müslümanlara şamildir. Yine ey. Fatıma kalk kurbanının başına git. Zira kurbanının akan ilk damlasıyile

bütün günahların bağışlanır. Sonra kıyamet günü kurbanın kanı eti ve her şeyle getirilir ve 70 daha fazla ağır olarak mizanına konur buyurdu. Ebu. Said. Ya. Resulallah bu yalnız ehlibeyte mi mahsustur yoksa bütün. Müslümanlara şamil midir diye sordu. Resuli. Ekrem özel olarak. Muhammed’in aline, genel olarak bütün. Müslümanlara şamildir. Buyurdu yine. Ya. Resulallah bu kestiğimiz kurbanlar nedir diye sormuşlar. Resuli. Ekrem. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri babanız. İbrahim’in sünnet ve adetidir buyurdu. Onlar bunlarda bize ne gibi mükafatlar vardır diye

sordular. Resuli-i. Ekrem her kılına bir hasene vardır. Burdu yününe ya. Resulallah dediler. Resuli. Ekrem de evet yünün de her bir kılına bin bir hasene vardır. Buyurdu. Burada bir hadis daha meseleyi bitiriyorum. Ey insanlar, kurban kesin ve onun akan kanından alacağımız mükafatı hesap eder. Zira kan her ne kadar yere dökülürse de. Allah’ın himayesini alınıyor. Dereyi satmakla alakalı. Kim kurbanın derisini satarsa o kurban kesmemiş olur. Bazen böyle deri kurban kesenlere kesin parasıymış gibi bırakıyorlar ya. O caiz değil.

Kurbanın her şeyi ibadet. Derisini, bağırsağını, ne. bileyim herhangi bir şeysini kurban kesen bir kimse satamaz. Kurbanınızın hiçbir şeysini satamazsınız. Ha kurbanın bir şeysi bağışlanır bir yere bağışlanan yer onu satabilir. Bu farklı bir. Ama kurbanı kesen kimse kurbanının herhangi bir şeysini satmaya muktedir değil. Satamaz. Sattığı zaman kurban ibadetinden çıkar. Allah bizi affetsin inşâallah. Zikir halakasına oturup zikir yapanların bütün günahları affolunur demiştiniz. Benim geçmişten kefaret orucum var. Acaba affoldundan mı inanmalıyım yoksa tutmalı mıyım? Tutulacaksa daha önce denemiştim

başaramadım. Ne yapmalıyım? Muhakkak ki zikir halakasına oturanların. Cenâb-ı. Hak bütün günahlarını affeder. Bu bir müjdedir. Ama lak biz geçmiş borçlarımızı, geçmiş borçlarımızı geçmişte yaptığımız her ne var ise tövbe ederek mesela bir kimsenin kefaret orucu varsa o kefaret orucunu tutması da bir tövbedir. Bir kimsenin geçmiş. namazı var ise o namazlarını kaza etmesi de bir tövbedir. O yüzden biz gücümüzün yetince bunları yapmaya gayret edeceğiz. Ehli tasavvuf meseleyi bu taraftan alaraktan tembelliğe doğru değil daha ince yaşamaya sevk eder

kendini. O yüzden her ne kadar zikir halakasına oturanların geçmiş günahları aff olsa da biz inşâallah geçmiş namaz ve oruçlarımızı tamamlamaya gayret edelim. Arife günü çalışılır mı veya iş yeri çalıştırılır mı? Peygamber. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri arife günlerini nasıl geçerli? Arife günü çalışılmayacak, iş yapılmayacak, dükkan açılmayacak diye herhangi bir yasak yok. Allah’a düşman olan ile. Allah’ın düşman olduğu arasında ne fark var? Hangisi daha kötü? Allah niçin düşman? Allah niçin düşman olu? Muhakkak ki. Allah’ın düşman

olduğu daha önemlidir. Ama. Allah husisi oturup. da birisine düşman olmaz. Allah oturtturup da birisine husisi düşmanlık kapısı açmaz. İnsanlar. Allah’a karşı düşmanlık kapısı açarlar. Ve. Allah’a düşman olurlar. İnsanlar otururlar şirke düşerler, küfre düşerler. Allah. Allah’ın fıtratıyla savaşırlar. Allah’ın hukukuyla, kanunuyla, Kur’an’ıyla savaşırlar. Allah’ın peygamberleriyle savaşırlar. Allah’ın velileriyle savaşırlar. Müminlerle savaşırlar. Cenab-ı. Hak bunlarla savaşanlarla da savaşırsın. Allah düşman değildir hiçbir şeye. Allah kendisine düşmanlık yapanları tezalandırır. Düşman demek karşıdaki kimseye kötü niyet beslemek demek. Ona fitne ficirlik yapmak

demek. Onun hakkında aleyhine iyi böyle kötü ameller beslemek, kötü niyetler beslemekte. Burada düşün. Allah kullarının üzerinde öyle düşünmez. Allah’ın rahmeti, bereketi, lütfu, ikramı, gazabını, gazabını sarmıştır. O yüzden. Cenab-ı. Hak oturup bir kulunun üzerine düşmanlık senaryosu yazmaz. Hatta kul ona düşmanlık etse bekler. Allah sabırlıdır bu. manada. Onun affedeceğini, onun aff isteyeceğini bekler. Onun tövbe etmesini bekler. Ve tövbe etmesini beklediği için. Cenab-ı. Hak hemen onu azap etmez. Hemen onun hasenet etlerine kötü yazmaz. Cenâb-ı. Hak hemen ona düşmanlık

beslemez. İnsanlar düşmanlık beslerler. Allah ahlakıyla ahlaklanmamışlarsa bir kimse. Allah’ın ahlakıyla ahlaklandıysa o kimse kendisine düşmanlık besleyene hemen düşmanlık yapmaz. Kendisine savaş açana hemen açmaz. Sabırlıdır, sükunetlidir. Bekler. Ve hatta ehlullah kendisine düşmanlık yapana düşmanlık yapmaz. Kendisine hakaret edene hakaret etmez. Kendisine küfredene küfretmez. Kendisine eksik ve yanlış davranana eksik ve yanlış davranmaz. Böyle davranırsa onların seviyesine düşmüş olur. Çünkü onun seviyesine olur. Yunus ne demiş? Uğrana elsiz gerek. Sövene dirsiz gerek. Derviş gönülsüz gerek. Sen derviş olamazsın. O zaman

uğranaan vuran şeriat ehlidir. Ehli takva değildir. Ehli tasavvuf değildir. Sövene sövdükten sonra bir farkı kalmadı ki. İp ısırır ve insan ısırınca ne diyeceğiz? Ne derler? Köpek gibi oda ısırmış derler. Öyle değil mi? Köpek gibi oda ısırmış. Tilki gibi kurnaz adam ya. Öyle demezler mi? Tilki gibi kurnaz adam. Kurnazlık yaptı. Tilkinin sıfatıyla sıfatlandı. O zaman vurana vurursa, döve döverse, sövene söverse dervişlik olmadı. Dervişlik olmayınca ehlullah düşmanlık yapana düşmanlık etmez. Kötülük yapana kötülükle muamelede bulunmaz. Yanlışlık yapana yanlışlıkla

muamelede bulunmaz. Eksik davranana eksik davranarak da muamelede bulunmaz. Onun özür dilemesini bekler. Onun yanlışından geri dönmesini bekler. Ve böylece o yanlışından dönerse affeder. Kim tövbe ederse. Cenâb-ı. Hak onu affeder. O zaman ehlullah da kendisinden özür dileyenleri affeder. Geri dönüp hatasından dönenleri ehlullah da affeder. Hakkını. helal eder. Allah. Bu. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Yoksa birisi sana zarar verdi, sen de ona zarar ver. Birisi seni dövdü, sen de dövu. Birisi sana sövdü, sen de söv onu. O ehlullah’ın işi

değildir. O dervişlerin işi değildir. Evde hanım sana bir laf söyler, sen iki laf söylersin. Bu dervişlerin işi değildir. Adam sana bir laf söyledi, kadın beş laf söylüyor. Bu derviş gönüllülüğü değildir. Veya erkek veya kadın, anne veya baba çocuğuna bir laf söylüyor. Çocuk ona beş laf söylüyor. Bu dervişi değildir. Derviş gönüllü öyle olmaz. Derviş gönüllü karşıdaki kimsenin kalbini incitmekten, onu kırmaktan, onu üzmekten imtina eder. Susar. Dilini damağına dayar. Tevhide devam eder. Döner, zikrullah’a devam eder. Zikrullah’a atar

kendini. Baktım bir tartışma, bir olacak. Susar. gider zikrullah’a atar kendini. Hemen veya toplumun içerisinde böyle bir odanın içerisinde dışarı atması mümkün değil. Hemen içinden zikrullah’a başlar. Hemen hemen rabıtasını kurar. Orada üstadına kurar, Peygamber. Efendimize kurar, işte. Beytullah’a kurar, rabıtasını kurar, zikrullahla alakasını kurar. Ben. Zikrullah’tayım şu anda der. Hemen kendini oradan sıyırır. Kendini oradan atar. Böylece hata yapmaktan uzak durur. Böylece yanlış işlemekten uzak durur. Yoksa düşmanlık beslemek kimdir? Ya oturup bir kimsenin düşmanca şeyler düşünmesidir. Oturup birisine

zarar vermeyi düşünmesidir. Oturup birisine tekme atmayı düşünüyor. Oturup birisine zarar vermeyi düşünüyor. Oturuyor birisinin kötülüğünü düşünüyor. Oturuyor birisini nasıl döveyim? Nasıl söveyim diye düşünüyor. Oturuyor bu adamın parasını nasıl yutayım, nasıl üteyim diye düşünüyor. Oturuyor bu adama nasıl laf söyleyeyim? Bu kadına nasıl laf söyleyeyim? Bunu. nasıl açıya çıkarayım diye düşünüyor. Bunların hepsi de ham kafalıların işidir. Bu derviş gönüllülük yoktur. Derviş iyi niyetlidir. Derviş güzel niyetlidir. Derviş düşman niyetli değildir. Derviş tatlı niyetlidir. Derviş birisinin malında, canında, parasında,

pulunda, namusunda gözü yoktur. Çevirmez, düşmanlık etmez. Asla bakın kalbinizden asla ve asla hiçbir şeye kötülük geçirmeyin. Hiçbir kimseye düşmanlık geçirmeyin. Bu sizi. Allah’ın dost eder. Bu sizi insanların arasında dost sevimle eder. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Bu sizi meleklerin katında, semada sevimle eder. Bu sizi. Allah katında sevimle der. İyi niyetli olun, güzel niyetli olun, doğru niyetle olun. Hukukun dışına çıkmayın. Sınır hukuktur. Hukuk. Bu çay kimin hakkı? Adlanın. Bu çay adlanın. Bu benim değil. Hukuk. Adnan

kardeş. Bu senin kardeşin. Bu benim değil. İçer, döker, yıkar, atar. Onun hukuk. bu kimin? X kimsenin bitti. Hukuk. Bu sınır kimin? Filanın bitti orada. Bitti senin hakkın. Hukuk. Huku çiğnemek yok hukuku aşmak yok. İnsanların hukukunu çiğneyenlerin hukukları çiğnenir. Hayvanların dahi hukukunu çiğneyemezsiniz. Siz haksız yere bir tane bir tane solucan öldürseniz haksız yere o solucan sizden hesabını alır. Haksız yere bir sinek öldürseniz o sinek sizden hesabınızı alır. Derviş onun hesabını der. Derviş haksız yere hiçbir canı kıymaz.

İster bu sinek olsun, ister sihri sinek olsun. Derviş kendisine soks dahi arıyı öftemez, kovlamaya çalışmaz. Der ki, “Olur mu? Olur. Ben bunu haalan kazalan öldürürüm. Allah bunun hesabını benden sorarsa di” diye düşünmür. Yılanmış, çiyanmış, fareymiş, öldürmez dermiş. Solucanmış, sinekmiş, sivri sinekmiş, böcekmiş, bitmiş, pireymiş. Öldürmez derviş. Derviş öldürmez. Derviş onu öldürdü. mü içine düşmanlık girer. Onun içine kin girer, içine nefret girer, içine olumsuzluk girer. Derviş kurban keser. Allah adına. Derviş çok aç kalırsa, açlıktan ölmekle alakalı bir

noktaya gelirse av hayvanlarından avlanır. Ondan sorumlu olmaz. O zaman aç kaldı, naçar kaldı. Bir serçeyi öldürür. Serçeyi o zaman avlanır. Öldürmek de değil artık. Onun adı ne? Avlanmak. Bakın serçey avlar. Ölmeyecek yer. Bak serçe. Allah ölünce kadar onu yer derviş. Öyle keyfine gidip balı tutmaz. Alır cebinden balonun parasını yer. Çok aç naçar kalırsa o zaman gider derenin kenarından denizin kenarından naçar kalır. Alternatifi yok. Gider o balıktan tutar yer. Zaten öyle bir kalırsa da balığı tutmasına gerek

yok. Elini açsa balık cı var onun eline. Dervişin ihtiyacını. Allah görür. Çünkü. dervişin ihtiyacını ne diyor. Cenâb-ı. Hak? Kim beni zikretmekten dolayı bir ihtiyacını elde edemez, onu söyleyemez, konuşamazsa ben onun ihtiyacını kendim giderim diyor. Allah onun ihtiyacını giderir. Sen derviş ol. Cenâb-ı. Hak sana lazım oranı gönderir. Sen derviş ol. O yüzden dervişin düşmanlık beslemesi düşünülemez. Bu mümkün değil. Hiç kimse, hiç kimse ve siz bir adam ahmaktır. O bir dervişe düşmanlık düşünse. Allah ona bu sefer cevap

verir. Ne dedi. Cenâb-ı. Hak? Kim benim velime savaş açarsa bana savaşlaşmış olur. Allah onu diyorum aslanın avundan intikamını aldığı gibi ondan intikamını alır. Sen dilini koru. Dilini koru. Savaş açma. Ehli zikre savaş açma. Ehli zikre söyleme. Ehli veliye laf söyleme. Neden? Veliler peygamberlerin mirasçılarıdır. Elinde var mı dediniz veli olup olmadığına. dair? Yok. Sus. Konuşma. Sana ne? Sen dili uzatma. Sen dili uzatma. Onların hepsi de bir silsiledir. Kalkma. Onları ayırmaya kalkma. Onlar öyle bir hepsi de bir

kalemden çıkma gibidir. Nasıl peygamberlerin hepsine iman ettiysen velilerin hepsinde de veliliğine iman etmek zorundasın. Biz velilerin, bütün velilerin veliliklerine inanır ve iman eder. Hepsi de peygamber mirasçılarıdır. Sakın aldanmayın, ayırt etmeyin. Sakın. Sizden biriniz şimdi. İsa. Aleyhisselam’ı laf söyleyebilir. Küfür. Musa’ya laf söyleyebilir mi? Hiçbir peygambere hakaret edemezsiniz. Hiçbir peygamberi küçük göremezsiniz. Hiçbir peygamberi aşağı göremezsiniz. Peygamberlerin hepsine de iman ettik. İndirilen kitapların hepsine de iman ettik. Ama bunların içinde. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin en faziletli, en

yücesi, en güzeli, en tatlısı. Eyvallah. Veliler de aynı. Şaşı olan peki çift. görürsün. Şaşı olan veliyi göremez. Mecazda kalan hakikiye erişemez. O yüzden o geçmiş bir veliye tabi olmuş, o veliy manada vermiş olamamış. Orada kalır. Mecaz. O velilik nurunu takip edemez ve ondan sonra gelen velileri de kabul etmez. Ondan sonra gelen velileri kabul etmediği için. Allah muhafaza eylesin hataya düşer. Şaşır. Şaşılan bir çift gör. Bu şaşılık zahiri şaşılık değil. Bu manevi şaşılık. Manevi şaşılıktan korkma. O

göremez onu. O yüzden düşmanlık deyince böyle. Allah muhafaza eylesin. Allah’a düşman ola düşmanlık gör. Bu neye benzer? Hani gider aptal kurt suya bakar kendisini görür. Kır yapar. Oradan da kırıltıyı görür. Veya o aptal suyun içine cumurluk gider boğar kendini. Orada bir tane düşmanı var zanneder. Allah’a düşmanlık yapan da bunun gibidir. Aptal kurt, salak. Allah’a düşmanlık yaptığını zannediyor. Aynada kendini görür ve kendi kendini yitirir. Ondan sonra der ki. Allah beni yitirdi. Kardeş sen kendi kendini yitirdin. Veliye

düşmanlık yapan kendi kendini yitirir. Bir de sonradan der ki o veli yaptı. Bana ne yaptı? İşte o sana veli bir yapmaz. Veli ne yapacak? Sen kendi kendine yaptın. Kendini aynada göreceksin. Hırsız herkesi hırsız görür. Kendini aynada görür. Şuraya hırsızın birisi gelse beni görse der ki ya bu adam %100 hırsız der. Üç katkıçı gelse der ki bu adam %100 üçkatçı der. Allah dostu gelse der ki ya bu adam. Allah dostu der. Derviş gelse ya bu adam iyi

derviş der. Dolandırıcı gelse bu yüzdür bunları dolandırıyordur der. Neden dolandırıcı? Çünkü kendini. aynada görür. Düşman herkesi düşman görür. Kendini aynada görüyor. Düşman çıkıyor. Kötü niyetli herkesi kötü niyetli böyle. Kendini aynada görüyor. O bakar hep böyle kötü niyet arar. Sonra araştır. Biz onu araştırıyor zannederiz değil mi? Gelir sorar. Üstada kaç para veriyormuşuz? Ben de buradan bağırınca hiç para vermiyorlar. Biz almıyoruz. Şöyle yapıyoruz, böyle yapıyoruz deyince içinden diyor ki yalan söylüyor. Bu sefer ben de bastırıyorum. Diyorum ki

bir tanesi çıksın desin ki diyor ben sana sohbet için bir lira alım. O zaman içinden de diyor ki ya olsa dahi söyler mi adam? İnanmayacak müşrik için müşrik adam. Neden öyle? Çünkü kendini öyle o karşıda öyle gördü. O yüzden. Allah oturduğu yerde hiç kimseye düşmanlık yapmaz. İnsanlar kendi kendilerine düşmanlık yaparlar. Kim? Allah hiç kimseye kötülük beslemez. O insanlar başkalarına kötülük yapmaya çalışırlar. Başkasına kötülük yapmaya çalışmaz. Allah’a kötülük çalışmam. Bir başkasına düşmanlık beslemem. Allah’a düşmanlık beslen bir

başkasının aleyhine çalışmak. Allah’ın çalışmak. Sen dervişlik yap. Sen dost olmaya çalış. Sen. Allah dostlarının yanında durmaya çalış. Sen. Allah’ı zikredenlerle beraber olmaya çalış. Sen namaz kılanlarla, oruç tutanlarla beraber olmaya çalış. Sen. Allah deyip. Allah diyenlerle beraber olmaya çalış. Sen buna baksın. Allah muhafaza eylesin. Amin. Kendinizi ona adapte edin ve hiç kimseye düşmanlık beslemeyin. Ve hiç kimseye kötülük beslemeyin. Hiç kimse hakkında içinizden kötülük, düşünceler geçirmeyin. Hiç kimse hakkında birisine karşı düşmanlık geçirmeyin. Hiç kimse hakkında suizam. Aklınızdan

suam geçirmeyin ve geçirdiğiniz her suizam kendinizin. Siz öylesiniz. Siz öyle olduğundan öyle. düşünüyorsunuz. Bu kadın yolludur canım. Sensin. Bu adam ahlaksızdır canım. Ahlaksız sensin. Bu %3 hırsızdır. Hırsız sensin. Bu %3 üçg açıdır. Üç açının dikası zin. Dik alası z. Efendim? Filanca senin arkadaşınmış ya. Evet arkadaşım ya. Onun hakkında var mı senin sana borcun diyorum ben? Yok. Var mı senin ondan alacağın? Yok. Hiç alışveriş ettin mi? Yok. Hiçbir bir yaşadın mı ondan? Yok. Ne kıymet ediyorsun diyorum

ben. Şimdi kalıyor. Tanı ne? Efendim? Siz çok iyisiniz de etrafınızdakiler. Sus konuşmadın. Konuşma. Etrafındakınlarla bir yemek yediğin var mı? Yok. Beraber yürüdüğün var mı? Yok. Dedim kaç yıllık dermişsin? İşte 3 yıl oldu. 2 yıl oldu. Gelip gidiyorum. Dedim 18 yıldır onlar yanında benim. 18 yıldır. Sen dedim hiç basılma korkusuyla zekullah. geldin mi dedim. Ben sust dedim. Benimle beraber 28 Şubat’ı yaşayanlar dedim nedir asla bugün benim yanımda dedi. O baskının o sıkıntının içerisinde 90’dan ta 2002’ye 2003’e

kadar 12 13 adam bir bastı hadi alini çık. Mustafa. Özbağ işte. Ahmet bilmem kim çıkıyor şeyde değil mi bir haber basıncak haydi. Hüra basıncağını bile bile git derste zikrullah yap orada devam et ben hep böyle 28 Şubat’ı kurarım ya insanların dağıldığı an. Müslümanların dağıldığı an. Dervişlerimize olduğu an, dervişlerin mücadeletlerinin bittiği an derim ya bir düdüğe bakar insanın imanı diye. İman bir düdükler. Geliyor bir düdük çaldı. Senin halin ne olacak? İmtihan. İmtihan. İmtihan. Bir düdük. Bir düdüktür.

Imdan bir fısıltıdır. Fısıltı. Bir yerden fısıltıyı gönderirler. Bu akşam basacağız sizi derler. O fısıltı yayılır anında. Yaşadık hep biz bunları 28 Şubat’tan önce. Şimdi adam kalkmış. Benim etrafımda kızmanı sorulacak. Ahmak. Ahmak. Allah muhafaza eylesin. Düşmanlık beslemeyin kimseye. Kimseye kin gütmeyin. Müslümanlara, müminlere kin gütmeyin. Aralarında laf söylemeyin. Fitne çıkarmayın. Gıybet dedikodu çıkarmayın. Cemaatler arası, tarikatlar arası, şeyhler arası savaş çıkarmayın. Bunlar şeytanın vesvesesidir. Şeytana zemun olanlar, şeytanın kölesi olanlar, şeytanın kulağını yayanlar. Müslümanların aleyhine, ehli zikrin aleyhine, ehli

velinin aleyhine laflar söylerler. Onlara bakmayın. Sakın aldanmayın. Sakın adam iki tane hadis okumuş, üç tane ayet okumuş. Alame başımızda. Allah muhafaza eylesin. O yüzden düşmanlık yok hiç kimse. Kurban bayramlarında kasaplar müşterilerinin kestiği kurbanların kellelerini satıyorlar. Bu ne kadar doğrudur veya yanlıştır? Müşterilerden haberli ya da habersiz sen kurbanı kesin. Al kellini. git. Orada bırakır gidersen o adam da normalde onu satıyor zayi etmemek için. Sen bırakıp gidiyorsun. Bırakıp gitmeyin. Ya da deyin ki kardeş bunu hayır olarak vermeyelim.

Malın zekatı nasıl verilir? Paraysa toplanır, borçlar düşer, kırta birini verirsiniz. Bir yıl olduysa malı da 4 hesaplarsınız. Parasını 41 olarak gönderirsiniz. Okuyalım, oynayalım. Ne yapalım? Bir kıza talip oldum ve sevdim. Yaşça benden büyük. Önce onumlu cevap verdi. Sonra maddi ve yaş üstünlüğünü öne sürerek kabul etmedi. Ama ben onu aklımdan atamıyorum. Yüreğim yanıyor. Ne yapmalıyım? Buzum ne? Ciğeri yanım. Otur kapısını ağla. Sevdin demiş seni. Sev ne yapayım diye sormaz. Sevenin kalbine ilham geliyor. Çünkü seven gerçekten sevdiğim

kalbine ilham gelir. O yol aramaya çalışır. Sevdiğine doğru yol açar kendine sevdiğine. doğru. Bu noktada seviyorsa yürüyecek devam edecek. Allah sevgisini de samimi eylesin inşâallah. Üretmek için tüketen bir millet iken, tüketmek için üreten bir millet olduk. Nerelerde hata yaptık ve bize düşenler nelerdir? Açıklayabilir misiniz? İstiraf kesin yeter. İstaf etmeyin. Habre yiyeceğim, içeceğim, gezeceğim, dolaşacağım. Bunu atın kafanıza. Şimdi insanlar ne geleceklerini düşünüyorlar, ne yiyeceklerini düşünüyorlar, ne gezeceklerini düşünüyorlar, bunları düşünüyorlar. Bakın hayatınıza akşam ne yiyeceğinizi düşünüyorsanız siz

tüketmeye yöneldiniz. Geyinin peşine düştüyseniz tüketmeye yöneldiniz. Yemenin peşine düştüyseniz tüketmeye yön olsun. Habre habre olsun tüketmeye yönel israf etmeyin yeter. İsraf etmeyin. Allah bizi muhafaza eylesin inşâallah. Amin. Burada bir kardeş içinizden okunuyor demiş. İçimizden okuduk biz de. E kardeşim, adam kendini biliyor. Şimdi burada söylediği şeyle insanlar hayatları boyunca hep sıkıntı,. problem yaşayacaklardır. Şunu unutmayın. Her sıkıntıda, her problemde bu herkesin açık söylediği. Etrafından yardım, etrafından destek bekleyen insanlar hayatları boyunca hep böyle yaşarlar. Ben belki de biraz

fazla pişkinim. Allah bizi affetsin. Bu böyle zor bir süreçtir. Ama bu noktada insanlar o süreçleri kendileri, kendi imkanlarıyla yürürlerse hayat adına iyi bir tecrübe et kazanmış olurlar ve pişirir onları bu nokta. O yüzden problemlerden çekinmeyin, sıkıntılardan çekinmeyin, olumsuzluklardan çekinmeyin. Yürüyün hayatınıza yürüyün kolay kolay. Bu tabii şunu diyebilirsiniz. Ya sen şimdi orada oturmuşsun da bunu söylemek kolay. Beni yeni tanıyanlar için böyle düşünülebilir. Eskileri böyle düşünmezler de. Benim hayatımı bilenler hayatınızı problemleri aşaraktan tatlılaştırın. Sıkıntılarınızla mücadele ederekten hayatınızı

tatlılaştırın. Sıkıntı sizi geriye etmesin. Problem etmesin. Bu ailenizden sıkıntı olabilir. Bu işinizden. sıkıntı olabilir. Bu dergahınızdan sıkıntı olabilir. Bu mahallenizden sıkıntı olabilir. İçinde bulunduğunuz ortamdan olabilir. Hiç önemli değil. Hayatınızda düşdür edinizin. Kur’an ve sünnet. Ben haram bir yapacağım. Ben. Kur’an ve sünnetin içinde duracağım. Bir haram bir yapacak. İki insanlara zarar vermeyecek. Bile bile kasıt olarak birisine zarar vermeyeceğim. Ben bu noktada etrafımla olan ilişkilerinde. Kur’an ve sünnete tabi olacağım. Bitti. Sıkıntı. Sıkıntı. Yürüyün devam edin hayatınıza. Zannedersiniz

ki o sıkıntılar sizinle beraber gidecek. Zannedersiniz ki problemler sizinle beraber gidecek. Gitmez. Gelse de önemli değil. Gitse de önemli değil. Gitmese de önemli değil. Bir problem, bir sıkıntı sizinle beraber yürüyor. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Yürüsün size yoldaşlık yapıyor. Öyle mi? Bir müsebet size yoldaşlık ediyor. Yürüyün siz o sizin ayağınıza çelme takmaya çalışıyor. Siz yrın. O sıkıntı sizi çekmeye çalışıyor. Siz yörün. Sıkıntı maddi olabilir, sıkıntı manevi olabilir. Her olabilir. Bir cinni tayfesinden birisi gelip sizi

aldatmaya kalkabilir. Şeytan sizi kandırmaya kalkabilir. Borç sizin boğazınıza yapışmış olabilir. Yapmışsınızdır. Bir haftan borç kalmışsınızdır. Olabilir. Adamın 500 lira 600 lira maaşı var. Gidiyor 400 lir 400 lir taksitte bir almaya çalışıyor. Yapıyor bir ahmaklık. Yapıyor veyahut da gücünden fazla iş yapıyor. Yapıyor veya öyle yapmasa dahi bir yere bir mal verim batıyor orada parası batıyor. Olmuş gelmiş başına. Bununla ölüyecek ya hayata devam edin. Borcunuzu ödemeye gayret edin. Yürüyün. Kötülük düşünmeyin. Sıkıntı, sıkıntı, hastalık, hastalık. Problem problem. Eşinden,

eşinden, çocuğundan çocuğundan, anan babamından, anan babandan, malından yürü. Hiç ama sen mücadelenin gayretini göster. Koş. Sen varsın sıkıntıda. yetişsin. Senin arkandan seninle beraber koşuyorsa koşsun. O da nefes yetiştiriyor demek ki sana. Sen alın koşarsın o yavaşlar. Sen daha koş. Yılma yenilme. Yılma yenilme. Ben bazen kaç para borcum alayım? Efendim işte 100 milyar borç mu lan diyorum. 100 milyarla digaç mi zannediyor? 100 milyar borcum olsa hiç düşünmem. 100 milyar borç mu ki? Yürü. Allah da yürü koş

çalış. Allah yardım eder ya. Neler ödetir. Cenabde problem vardır ha. Oturup sen hanımla kavgaya devam edersen 100 gün kavga edersin. 100 gün. Her gün kabul edersiniz. Ondan sonra dersin ki ya ailevi problemimiz var bizim. L etme kavga. Bizim bir arkadaş var. O burada şimdi kendisi de kadın oğlum budur bu de diyor. Dur ne yapıyorsun dedim. Ha. vallahi vuruyorum kafayı yatıyorum ben dedi. Bir gün dedi hanım kızılmış dedi saldırıyor bana dedi uyuyormuşum ben dedi ya. Ben başında

kavga etmiyormuş. Sen uyuyorsun burada demiş. Ya ne yapayım? Seni mi deneyeceğim demiş. Dedim çok iyi yapmışsın. Kadın bana şikayet ediyor. Mustafa abi uyuyor ya diyor. Ben kavga ederdim diyor. En iyisini yapıyordu ne yapsın dedim. Uyanıp durup senden laf mı yetiştird? Ömür boy laf yetişti. O laf dedi. Seninki laf dedi. Yere git boş ver. Yatıyor. Daha doğmadır. Sök oradan aynayı koy önüne. Ha bundan kavga et de. Kadınlar sakın adamlara öğrenmeyin. Aynayı başınızda kıramaz. Sıkıntı o gitmez ki.

Ya. Allah. Yürürsen devam et hayatına. Allah’ı zikret. Kur’an ve sünneti uy. Allah uyuy inşâallah. Hocam öğrencileriniz burada çok. iyi ama dışarıda hiç buraya yakışmayan hayatları var. Ağızları çok bozuk. Oo. Allah muhafaza eylesin derviş kardeşler böyle sözler getirmeyiniz. Ahlakınız düzgün olsun. Dışarıda siz küçük bir söz söylerseniz bu çok büyük olur. Ağzı bozukluktan küfürse. Allah muhafaza eylesin. Hani böyle sinkahlı küfürler vardır ya böyle bir dervişler için çok büyük günah kebaidir. Derviş kardeşler ağızlarına asla küfür almayacaklar. Ağızlarına asla

hakaret. Asla çocuklarınıza da dikkat edin. Çocuklarınıza da dikkat edin. Kendinize de dikkat edin. Birisi sizleri takip eder. Takip eder. Siz yolda giderken normalde bakarsınız bir yere. Oradan iğne etekli bir bayan geçiyordur. Dakar dermiş. Mine tekli bayana bakıyordu. Sen başka bir şeye bakıyorsundur. Halbuki dikkat edeceksin derim ya böyle aval haval dolaşmayın diye. Seni takip eder birisi. Sen. mahallede işte derse gittiğini söylemişsindir. Zikre gittiğini söylemişsindir. İşte dervişlik yaptığını söylemişsindir. Birisi senin damarına bastığında sinfı patlattığın zaman söylediğin her

şeyin bitti. Söylediğin her bitti. Allah muhafaza eylesin. Erkekler de kadınlar da ağızda müh bozuk olmayacak. Bak soru geliyor. Bu sizin kamplı konuşan genelde erkeklerdir. Birinizin eşi bunu göndermiş olabilir. Evet. Birinizin baltası, birinizin kayın vadesi göndermiş olabilirsiniz. Birinizin bir akrabası göndermiş olabilir. O evde sinkafı duymuştur. Çünkü küfür yok, iyi ahlaklı olacağınız. Hakaret yok, iyi ahlaklı olacaksınız. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah. Cemaatinizde ilim ehli insanları siz mi yetiştiriyorsunuz yoksa onlar kendilerini mi yetiştiriyor? Allah yetiştiriyor hepsinden. Alim olan.

Allah’tır. Kim derse ki bu talebeleri ben yetiştirdim. Tecdid iman lazım ona. Hiç kimse bir yetiştirmeye muktedir değildir. Bizim. kendi şahsi kanaatimizdir bu. Allah yetiştirir herkesi. O kimse gayret eder. O kimse mücadele eder. O kimse çaba gösterir. Cenâb-ı. Hak da onun önünü açar. Orta yerde vesile olarak muhakkak birileri olur. O vesiledir sadece. Allah muhafaza eylesin. Ben kendi öyle düşünüyorum. Vesiledir. Öğreten. Allah’tır. Hidayet eden. Allah’tır. O kimsenin gönlüne, kalbine ilmi yerleştirecek olan. Allah’tır. Onun gönlüne ilmi akıtacak olan.

Allah’tır. Eder. Allah insanı aziz edecekse aziz olacak vesileler eyler etrafına. O kimse halini değiştiriyorsa. Allah onun değiştirir. Kim iyiliğe yönelirse. Allah onu iyilerin sabına katar. Kim hayır düşünüyorsa. Allah onu hayır kapısında bulundurur. Kim şer düşünüyorsa. Cenâb-ı. Hak onu şer kapısında bulundurur. Kim kötülüğü düşünürse. Cenâb-ı. Hak onu kötülük kapısında bulundurur. O yüzden kim. Allah adına için bir. ilim tahsil edecekse. Cenâb-ı. Hak onun kapısını açar, yolunu açar. Onu tanzim eden, onu bu noktada terbiye eden, onu bu noktada

tahsil eden, onu bu noktada insanların içerisinde nur gibi parlatan. Allah’tır. Kuler. Kul gücü nispetinde yol yürümeye çalışır. Ona ilmi verecek olan. Cenâb-ı. Hak’tır. Onu ilmi kalbine yerleştirecek olan. Cenâb-ı. Hak’tır. Ehli tasavvuf kitap yüklü merkepler olmak istemez. Bizim için ilim ehli olmak ilmiyle amel etmektir. İyi ahlak sahip olmaktır. Bizim için ilim ehli olmak her sorulana cevap vermek demek değildir. Bizim için ilim olay ehli olmak. Sor bakalım nereden sorarsan sana cevap vereceğim demek değildir. Bizim için ilim ehli

olmak bilmediğini bilmektir. Bilmediğini bilmektir. Eğer ilimden kastınız bilmekse biz bilmediğimizi biliyoruz hamdolsun. Ve bizim kardeşlerimiz de bilmediklerini biliyorlar. Asla bilgişlik taslamayın. Şeytan bildişlik tastladır. Asla alimlik taslamayın. Şeytan alimlik tastadır. Asla asla biliyorum noktasında durmayın. Zelil olursunuz. Bilen. Allah’tır. Asla kendinizi bir makamda, bir mevkide görmeyin. Zelil olursunuz. Makam ve mevki. Allah’ındır. Bizler kuluz. Kulluğa gayret eden kullardanız. İyi kul olmaya gayret eden kullardanız. Bizim bu noktada bir sıfatımız yok. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin. Biz sıfatsız sıfatsızlar sınıfındayız.

Bizim en bize söylenecek olan çalışmaktır. Biz. Allah’a kul olmaya çalışıyoruz. Allah bizi onlardan eylesin. Amin. Allah’ı zikretmeye çalışanlardanız. Allah bizi onlardan eylesin. Amin. Kur’an ve sünnete sımsıkı yakışıp o noktada o davette durup o da mücadele etmeye çalışanlardanız. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah. Amin. Vefa iyilik yapmak mı? İyilik yapan yaptığı insanı baskı altına alabilir mi? Her deine. evet diyebilir mi? Karşı çıkarsa vefasız olur mu? İyilik yapan insan kendi iyiliğini görüyorsa iyilik yapmamış olur. İyilik yapmak kendine iyilik

yapmaktır. Bir başkasına iyilik yapıyormuş gibi görürse insan yaptığı iyiliği o iyilikten sevap alamaz. O iyilikten nasip alamaz. İnsanlar bir başkasına iyilik yaparken aslında kendilerine iyilik yaparlar. O yüzden bir başkasına iyilik yapan kimse ben buna iyilik yaptım diye düşünürse. Allah muhafaza eylesin. Hata yapışır. Allah korusun inşâallah. O yüzden siz bir başkasına da iyilik yapsanız iyiliğiniz kendinizedir. Onu baskı altına almaya kalkmak zulmetmektir. Onun her dediğini yerine her dediğini yerine getirtirmeye çalışmak zulmetmektir. Sakın aklınızın ucundan öyle bir geçirmeyin.

Birisine bir nefze hediye verdiyseniz, birisinin bir nefze eline bize yumuşek tutuşturduysanız, birisinin bir nebze bir hayrınız dokunduysa onu. Allah’tan görün. Cenâb-ı. Hak sizin üzerinizden o kimseye hayır ve hasenette bulundu. Sizin üzerinizden o kimseye iyilik yaptım. Bunun için siz. Allah’a hamd verin. Deyin ki, “Ya. Rabbi, bu iyilikte beni kullandın. Bu hayırda beni kullandın. Ben orta yerde bir maşa gibiyim. Orta yerde bir sebep gibiyim. Orta yerde bir vasıta beni eyledi. Cenâb-ı. Hak ağacın dalından elma veriyor. Elmanın dalını

vesile etti. Daldan elma çıkaran. Allah. Ağaçtan portakal çıkaran, ağaçtan hurma çıkaran. Allah. Ağaçtan üzüm çıkaran. Allah. Ağaçtan her türlü meyveyi çıkaran. Allah. Ağacı sebep etmiş. Ağacı sebep etmiş. Bil ki sen de bir dalsın. Sebep etmiş seni. Aslında sen bir ağaçsın ama seni sebep etmiş. Senin dalından elma yediriyor. Seni sebep etmiş. Senin dalından portakal yediriyor. Sebep etmiş. senin dalından mandalina yediriyor. Hurma yediriyor. Sebep etmiş. Sebep etmiş. Seni nehir hata yapmış. Millet daldırıyor senden su içiyor. Sebep etmiş

seni. Sen otur ona ham der. Sakın ben elma yediriyorum deme. Elma acı der mi benden elma yiyorsun diye demez. Teslim olmuş, uzatmış dallarını. Allah’a teslim uzatmış dalını. Bizim. Bahçivel amca da diyor ki, “Ne elmaya yetiştirdim ha?” Elmaya verene bak sen. Hadi dalından elmaya üret görev senin. Allah. O yüzden sakın ha. Ne diyor ayeti kerimede? İyilikleri rabbimizden bilin. Kendi üzerine almaz. Vesileye dua et. Bir yerden iyilik gelmiş ya sana. İyilik gelen kimse vesileye dua et. İyilik gelen

kimse. Allah’a hamdet. İyilik gelen kimse iyilik gelen yere teşekkür et. Allah’a teşekkürdür diyor çünkü. A onu da unutma. Nörlerden olma. Zalimlerden olmaz. Birisi sana tebessüm etse sen ona iki tebessüm et. Birisi sana selamünaleyküm dedi. Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatü de. Sen ona daha fazla ihsanda bulunmaya çalışın. Ne diyor hadis-i şerifte? Birisi size bir hediye verirse mukabele edin. Edemezseniz o hediyeye yetecek kadar ona dua edin. Rahmetli. Çorum. Na. Hacı. Mustafa. Hazretleri öyle yaparmış. Onun adeti, sünneti.

İyilik yapanlara isimlerini yazdırılmış. Şeyh efendiye demiş ki bir ameliyat mı olmuş? Bir şeyler olmuş. O zaman için demiş. Abdullah. Efendi oğlum demiş kim ne bize bir faydası dokunmuşsa isimlerini yaz demiş bize. Onlara demiş teker teker dua edeceğim. Allah rahmet eylesin. Şeyh efendi hazretleri de ameliyat olduğunda olacağı zaman olduktan sonra. Mustafa. Efendi oğlum kim kan verdiyse dedi. bana isimlerini yaz da dedi. Onlara teker teker dua edeceğim dedi. Çorum. Hacı. Mustafa. Efendi. Hazretleri dedi böyle ameliyat oldu. Ameliyat

olmuş işte. Ameliyat olduğunda da gözünden ameliyat olmuş. İstanbul’da. O zaman ona bu noktada işte yanında bulunanlara demiş ki, “Oğlum isimlerini yazın da” demiş onlara dua edeceğim teker teker. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi. Hazretleri de ameliyattan sonra onun kan verenlerin dedi isimlerini yazdı. Onlara teker teker dua edeceğiz. Allah rahmet eylesin. Büyüklerin adeti hani hadis-i şerif var ya birisi size bir yaptığında ona yetecek miktarda dua edin. Ona karşılayacak kadar dua edin. Şeyh. Efendi. Hazretlerine de yazdıydım ben işte

filanca kan verdi. Filanca filanca filanca kan vermeye geldi. Vermesi önemli değil. Onlara teker teker dua. O kan vermeye gelenler vardı. Hepsinin isimlerini yazdıydım ben. Bunlar bunlar da dedim ilaç içtiklerinden dolayı kan alamadılar. Efendim onlar da vermeye geldi dedim. Onlar hep böyle maddeler halinde yazmak mübarenin eline verdim. Allah rahmet eylesin. Şimdi resist bir iyilik yaptığında ona mukabele edemiyorsan duayla mukabele et. Böyle sabahları kalktığınızda üç ihlas bir. Fatiha okuyun. Böyle etrafınıza kalkın üç ihlas bir. Fatiha okuyun. İşte

size bir iyiliği düşen bir kimsenin ruhaniyetine. Üç ihlas bir. Fatiha okuyun. Borçlusun. Borçlu olduğun adamların ruhaniyetine. Üç ihlas bir. Fatiha oku. Kime? Alacaklı olduğun insanların ruhaniyetine. Ya. Rabbi onların işlerini asan eyle. Bana borçlarını ödesin. Benim de işimi asan eyle. Ben de bu borçları borçlu oldum. İnsanların işlerini ödeyim. Borçlu olduğumuz kimselerin ruhaniyetlerini okuyorum. İçi. fati. Neden ya? Borçlusun ona. Hiç olmazsa senden onun bir sevap gitsin. Mahşere gittiğinizde evet ya. Rabbi benim ben benim bunla borcum vardı. Ben

vaktim de ödeyemedim. Yapamadım. Olmadı. Okuymadı. Cenâb-ı. Hak olsun. Devam edelimiz hala daha. Devam edelim ben. Borçlu olduklarıma, alacaklı olduklarıma dermiş kardeşlere dermiş olduğumdan beri okuyun. Ne olacak? Sabah otobüste gidiyorsunuz. Lak yapacağınızı bunu okuyoruz. Yolda yürüyorsunuz. Okuyoruz. İnsanların üzerine ruhaniyetlerini okuyun. Kardeşlerinize, arkadaşlarınıza, evlerinize, eşlerinize, çocuklarınıza, gelecek zürriyetlerinize, annelerinize, babalarınıza, üstatlarınıza, velilere, peygamberlere okuyun. Onların ruhaniyetleriyle bir ilişkiniz olsun. Hediyelim. Fatiha kadar büyük hediye var mı? İhlas-ı şerif kadar büyük hediye var mı? Fatiha’yı küçümsüyoruz biz. Allah bizi affetsin.

Onları okuyun. Sıkıntıdasınız. Okuyun. Birisinle alakalı bir problemimiz var. Ya üzmüşün adamı işte geç ödemişsin. Zamanında. ödememişim oku ona. Oku. Ya. Rabbi işini asan eyle, işini bol eyle de dua et. Allah ona yardım etsin. Birbirlerinize yaptığınız dua geçecek ya. Geçen dualar işte. Allah bizi onlardan eylesin inşâallah. E bunu okuyayım artık. Yunak’tan ve. Akşeh’deki dervişlerin bize ve size selamları varmış inşâallah. Allah razı olsun inşâallah. İlgili Sohbetler 707. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 410. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

304. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.