Dergah Sohbetleri Serisi

112. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


inşâallah. Dünyada kaç tane cin veya şeytan vardır açıklayın. Allah verir. D büyük melekler başka melekler var mıdır. Bir sürü melekten geçen sohbetde bir had şer. Allah rı için bir iste istendiği takd alakalı imamların fetvası var bunu böyle dilenmeyi meslek haline getirenlere verilmemesinin bu noktaya katmayacağı. Günay keb noktasına katmayacağı dair imamların ittifakı var ama başka bir hadis. Şerif daha var az da olsa. Sizden bir isteyene. Siz veriniz diye böyle bir var az bir de olsa birisi bir

verirse vermek bu noktada sıkıntılı ve sakıncalı değil ama dilenmeyi meslek haline getirmiş olan insanlara da vermemek sıkıntılı ve sakıncalı değil. Kurbanımızı vekalet yoluyla. pakistan’a göndermemiz caiz bu noktada. Fihi yönden bir sıkıntı yok bir kimse kurbanını oraya buraya başka bir yerlere gönderebilir. Amma ve lakin nasıl zekat bulunduğu yerdeki. Müslümanlara verilecekse zekat bulunduğu yerde. Müslümanlara verilecek zekatı bir yerden bir yere taşımak caiz değil siz. Bursa’da para kazandınız. Bursa’da. Oturuyorsunuz ben zekatımı ben bayındırlı bayındır’daki memleketime döndüremem buradan hareket

ederekten insanlar kurbanlarını bu tip şeyler yapıyorlar bu. Belki de. Cevaz açısından cevazı vardır ama şunu unutmayın peygamber sallallah ve sellem. Hazretleri. Kurban ibadetin bizatihi kendisi yaptı son dönemler. Baş bulundu yaşlandığında işte biraz böyle. Belki de artık bununla. O da bir cevazı oldu son dönemlerin de başında bulundu haz. Ayşe validemize dedi ki kurbanın kesilirken başında bulun kurban bir ibadet insanlar et yesin. diye bir böyle bir işlem yok insanlar et yesin diye. Gönderin kaynağ bu farklı bir bu

ibadet o ibadeti bizatihi bir kimsenin kendi eliyle yapması sünnet biz bu noktada. Peygamber sallallahu. Aley ve sellem. Hazretlerine tabi olmaya gayret ederiz o başında bulunmuş veya işte kendisi boğam bilgimiz var ise kendimiz boğazlamaya çalışırız bilgimiz yoksa öğreniriz hayvan kesmeyi öğrenmek de sünnet bir. Kimse kendisi kurbanını kesebilmek neyse onu defnedilmeli sünnet bugün. İsmail kardeş bir söyledi. Gürsu. Belediyesi. Kasaplar. Odası la beraber ortak bir 5 günlük kurban kurban kesme eğitimi kasaplık eğitimi verecekmiş. Ha. Burada yazmışlar zaten aklımıza.

Gelmişken onu da söyleyelim arkadaşlar. Müsait olanlar o eği katılsın mesela hem elinde bires ol. Hac. Gideceğiniz zaman kas olarak götürüyorlar ya orada. Yardım. olur. Elinizde bir sertifika olur işte benim kasaplık sertifikam var dersiniz. Çünkü yol bulabilen beytimi tavafin. Y yüzden. Müsait olanlar zaman açıs sıkt ilgilensin. Arkadaşlar kurban kesmeyi kesebilme. Derviş. Kardeşler başarabilmiş. Gün geçtikçe bu tip ibadetlerin yapımında zorluk yaşanıyor adam kurbanını alıyor. Kasap bekliyor. Kurbanı kesecek birisini bekliyor kurban kesme yerlerimiz. Yok yok hayvan bakacak yerlerimiz.

Yok kurban kesebilme yeteneğimiz de yok öğrenelim. İnşallah yoksa pakistan’a gönderilir mi gönderilir ama unutmayın geçenlerde bir geçen sene miydi önceki sene miydi. Geçen seneydi şirketlerde veyahut da vakıflarda böyle bir sıkıntı çıktı adamlar kesmemiş kurbanları. Ne yapacağız böyle giderse namazı da havale edecek insanlar böyle. Vakıflar kuracaklar diyecekler ki namazlarınızı da kılalım sizin oruçlarınızı da tutalım. Yeter mi bize parayı bastırın yalnız verin. bize şimdi hacca gidenler var böyle şeyler var o. Hac işi yapan şeyler var ya şirketler.

Hac işi yapan şirketler böyle diyor ki işte biz sizin yerinize haca götürelim adam gidemiyor ya alıyor parayı adamdan götürüyor götürmüyor bilmiyoruz gidiyor gitmiyor bilmiyor şimdi haccını yapacak şirket var ondan sonra zekatını göndereceği şirket var kurbanını göndereceği şirket var. Ne kaldı namazda oruç kaldı ya bir müddet sonra bir fetvada namazlarınızı kılı verelim bir fetva daha oruçlarınızı da tutu verelim bir fetva daha imanınızı da biz yerine getirelim. Biz. İman edelim sizin etmenize gerek yok. Allah bizi affetsin bu

size tuhaf gelebilir şimdi ama oraya doğru gidiyor. Allah bizi muhafaza etsin meziyet insana doğmadan mı verilir sonradan mı insanın meziyeti oluşur bir şeyle. ilgilenirseniz o konuda terbiye olursunuz o konuda çalışırsınız o hale gelirsiniz bu kadar çok uzun soru soruyorsunuz okuyamam ki burada insanların hakkına tcavüz etmiş oluruz. Allah muhafaza eylesin. Bir. Müslüman bir mürşid-i. Kamile biat etmeden. Allah ve resulüne aşık olabilir mi ve nefs terbiye edebilir mi. Neden olmasın ki. Bakın bu tip şeyleri böyle bir. Üstada

veliyye bağlamak böyle bir kuruma bağlamak bir teşkilata bağlamak işte sufiliği bağlamak direkt. Böyle olmazsa olmaz demek ehli tasavvufun içerisine düştüğü ehli tasavvufun içine düştüğü en büyük yanlışlıklardan birisi şunu unutmayın. Biz değişik cemaatlerin veya değişik tarikatların kendilerini. Makul ve haklı göstermek için bu tip şeylere ihtiyacımız yok ya kendisi kendimizi meşru göstermek kendimizi makul gösterme gibi bir derdimiz yok tasavvuf. Allah’ı sevme herkese. kapısı sevmek herkese açıktır kapısı müminleri sevmek herkese kapısı açıktır bir kimse zaten. Allah’ı seviyorsa. Allah’ın

sevdiklerini sever. Allah’ın sevdiklerini seviyorsa. Allah’ı sever bu sevgi noktasında birisine karşı bir muhabbeti kaynadı. İsa o yolunu bulur. Hatta ben. Allah affetsin daha ilerisini söylerim bir kimse birisini. Seviyorsa bir şeyi seviyorsa o. Allah sevgisini bulur. Yeter ki o sevgisi o sevgisi yolda kalmasın. Yeter ki o sevgisi. Samimi olsun nedensiz niçin. Siz olsun yeter ki o sevgisi o kimseyi o kimseyi nefsani tarafa çevirmesin. Züleyha’nın sevgisi nasıl çirkin görülebilir mecnunun sevgisi nasıl çirkin görülebilir ki. Ferhat’ın sevgisi nasıl

çirkin görülebilir ki bu noktada sevginin kaynağı tektir sevginin kaynağını iki görmeyin sevginin kaynağı tektir ama bazen mecazi olarak tecelli eder bazen hakiki olarak. tecelli eder eğer o sevginin kaynağına nefsaniyet ulaşmadıysa mecazi de olsa o hakikate. Doğru yol alır. Leyla. Bir. Sultanın kızıdır. Mecnun. Da. Bir. Sultanın oğludur ve. Leyla ile. Mecnun bir tören esnasında veya bir düğün esnasında görür ve. Mecnun. Leyla’yı görünce olur. Leyla’ya aşık olur ama. Leyla’nın anne ve babası bundan haberdar olunca. Leyla’yı kapatırlar saraylarına.

Mecnuna. Leyla’yı göstermezler rivayet edilir ki mecnunun da babası ve annesi ilk etapta. Leyla’yı istememişlerdir mecnum buna kahreder buna kahretti sonra. Çöllere düşer atar kendini ve. Çöllerde yaşamaya başlar ve her an. Leyla’yı sayıklamaya başlar. Öyle ki bir müddet sonra mecnunun annesi babası dayanamaz oğulları gidiyor ellerinden giderler. Ley isterler. Leyla’yı yine vermemezlik ederler ve. Leyla. Bundan böyle çok. Odak. K hılan bir yolunu. bulur çöle düşer mecnunu bulur bakar ki. Mecnun ceylanlarla konuşuyor yanında avanesi. Leyla’nın sorarlar neden ceylanlar

konuşuyorsun onlarla düşüp kalkıyorsun der ki gözleri. Leyla’nın. Gözlerine benziyor cey. Hani rivayet edilir ya. Leyla’yı gösterirler. Derler ki. Leyla bu baka hayır der bu. Leyla değil benim sevdiğim. Leyla bu değil der. Leyla bir daha kahreder döner geri bufer onu bir başkasıyla evlendirirler bir başkasıyla evlendirdikten sonra o evlenir evlendiği adama kendisini teslim etmemek için der ki bende cinni bir hastalık var eğer bana. Dokunursan der bana ilişir senen bu hastalıktan perişan olursun mahvolursun bu hastalıktan kurtulamazsın o adam

da bunun bu dediğinden korkar ona erişemez ve bir müddet sonra. Leyla kahrından ölür. Mecnuna. Derler ki. Leyla öldü o hiç bir yapmaz cevap. vermez gider. Leyla’nın kabrinin başına der ki sevenin sevdiği bu dünyadan gittikten sonra seven bir dünya haram olsun der küt. O da orada ür mecazi dediğimiz. Sevgi. Eğer gerçekten düzgün ise o hakikate. Doğru yol alır. O yüzden ehli tasavvuf demiş ki kime bağlanırsan. Bağlar bağlandı bağlandığın yer önemli değildir bağlanan önemlidir. Sen sağlam bağlandıysa yol

alırsın sen sevdiysen yol alırsın sen aşıklı adım attıysan yol. Sen münafıklar vardı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin dizinin dibindeyim mi vardı noksanlığı mı vardı. Onlar münafıklık varına devam ettiler münafık her yerde münafıktır müşrik her yerde müşriktir yalancı her yerde yalancıdır yalancı nereye gidersen git yalancıdır adam ın sevgisi bu manada ise dervişin sevgisi samimi ise birbirlerine olan insanlar muhabbet beslediklerini muhabbetleri. samimi ise o hakikate. Doğru yol alır. O hakiki sevgiye. Doğru yol alır. Ama onun önüne

menfaat çıktığında. Onun önüne işte herhangi bir şehvet çıktığında. Onun önüne nefsaniyet çıktığında o yıkılmaz. Onun önüne herhangi bir çıktığında o geri gitmez o sıkıntılara. O gelen musibetlere. Ondan gelecek olan darlıklar sabreder hakiki. Sevgi. Geçen hafta neydi. Ders namazı devamlı kıl iyilikleri. Emret kötülüklerden nehyet başına gelecek olan bela ve musibetlere sabret ve bu yolda azmet bu seni hakiki sevdaya götürecek. Sen karşında. Seviyorum dediğin seviyorum dediğine samimi davran seviyorum dediğine ihlaslı davran seviyorum dediğine git teslim ol. Mustafa

Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında Ne dedi. Şemsi. Tebrizi hazre. Mevlânâ’ya toprağın bahçıvana teslim olduğun gibi teslim ol dedi toprağın bahçıvana teslim olduğun gibi. Sen eğer toprağın bahçıvana teslim olduğu. gibi teslim olursan. Merak etme bahcıvan sana kötülük yapmaz sana tertemiz meyveler. Diker sana tertemiz güller. Diker ve seni. Gül. Bahçesi haline getirir. Seni meyve bahçesi haline getirir ihlası samimi ol. O yüzden bir kimse gerçekten sevgisi ve. Sevdası samimi ise muhabbeti ve bağlılığı samimi ise. Cenâb-ı. Hak ona bir

yol buldurur seven kimsenin bu noktadaki duruşu bu hali onu hakikate götürür onu hakikate. Doğru yol aldırır o samimiyet o muhabbet o onun bu noktada. Kimliksiz liği kişiliksiz liği bu noktadaki onun teslimiyeti onu hem pişirip hem. Kemale erdirip hem de istikametini düzeltip. Onu doğru bir noktaya doğru götürecektir. Önemli olan burada o kimsenin sevebilmesi önemli olan o kimsenin sevgisinin samimi olmasıdır ihlası olmasıdır diyeceksiniz ki sevgide samimiyetsizlik. Olur mu. evet ince bir çizgidir nefsaniye bağlanır nefsinden sevdiğini zanneder aslında

nefsinin bir oyununun olduğunu görür fakat seslenmez onun hoşuna gider o arzudur o bu noktada şehvete doğru insanı yönlendirir ama o şehvete dahi yönlendir dahi gerçekten. Bakın gerçekten hakiki manada ve hakikati arıyorsa. Cenâb-ı. Hak onu hakikatin yüzü hürmetine. Aşkın. Yüzü hürmetine. Onun yolunu hakiki aşka doğru hakiki sevgiye. Doğru götürecektir. O yüzden şunu söylemeyin hiç kimseye. Sen. Allah’ı. Seveceksen. Muhakkak bir mürşidin yoluna git bu hakikattir ama o kimseye. Siz bunu söylerken sert söylerseniz anlatmazsan. O şunu zannedeceği kendi

topluluğuna götürmek istiyor kıymetli. Kardeşler bizim öyle bir derdimiz yok biz bu noktada insan anlamaya çıkmadık biz bu noktada. İnsanları böyle toplayalım peşimize takalım hü bir sürü insan olsun işte. dergahımız kalabalığıyla övelim çokluğuyla işte şatahat edelim böyle bir derdimiz yok bizim bizim derdimiz. Allah’ı. Sevmek ve sevdirmek bizim derdimiz. Resulullah. Sallallahu ve sellem. Hazretlerini. Sevmek ve sevdirmek bizim derdimiz. Kur’an’ı. Sevmek ve sevdirmek bizim derdimiz. Kur’an’ı yaşamak ve yaşatmak bizim derdimiz sünneti. Resulullah’ı yaşamak ve yaşatmak bizi tanımayı versin

hiç kimse bize. Tabi olmayı versin hiç kimse kalmayı versin yeter ki. Allah’ı sevsin insanlar bizim hiç adımız sanımız duyulmuyor versin bizim adımız sanımız konuşulmuyor versin böyle bir derdimiz yok vallahi yok billahi yok. Yok böyle bir derdimiz bizim bu dünyada adımız sanımız olm yeter ki insanlar o. Allah’ı sevsinler. Yeter ki o insanlar. Resulullah sallallah ve sell. Hazretlerine tabi olsunlar bizden bir harf öğrenirlerse. Cenâb-ı. Hak bunu arttırır eksiltir. o sevgililer sevgilisinin bileceği iş böyle bir derdimiz yok mustaf

olarak yok ım bilineyim meşhur olayım oy herkes bize gelsin bağlansın bizim cemaat kalabalık açsın çoğalsın böyle bir derdimiz yok. Hiç olmadı benim çoğaltan da azaltan da. Allah’tır arttıran da eksilten de. Allah’tır genişleten de daraltan da. Allah’tır. Aziz eden zelil eden. Allah’tır sevdirecek olan veya sevdirmeye. ÇK olan. Allah’tır. Allah insanların gönüllerine ilham edecek olan. Allah’tır insanları çekip çevirecek olan perdenin arka planında. Duran. Allah’tır. Biz ona teslim olalım biz onu sevelim biz onun peşine düşelim biz onun kokusuna

düşelim biz şunu diyebilirim. Ya. Rabbi seni çok seviyoruz derdimiz buis bilmeyi o o sevgisini gönlümüzde yaşatmayı istiyoruz. Başka bir derdimiz yok ve şurada bulunuyorsa size bir anlatmak için değil. kendime bir anlatmak için şurada bulunuyorsa kendim zikretmek için için. Allah’ı zikretmek için hiç hiç derdimiz yok bırakın insan hangi şeyhe gidiyorlarsa gitsinler. Bırakın insanlar hangi cemaate gidiyorlarsa gitsinler. Bırakın insanlar hangi cemaati hangi. Şeyhi hangi. Üstadı hangi. Tarikatı seviyorlarsa sevsinler varsın insanlar gitsinler orala tabi olsunlar. Hatta burada sohbetimizi

dinleyen burada zikrimiz katılanlar teker teker bir. Şeyh bulup teker teker bir. Üstat bulup gitsinler bağlasınlar bundan bocca mız bir yok. Biz yine. Cenâb-ı. Hak sağlık sıhhat afiyet verdiği müddetçe 20 yıldır yaptığımızı yapacağız yine anlatacağız yine anlatacağız yine anlatacağız yine zikredeyim kuluyuz biz onun yolunda olmaya çalışıyoruz biz insanlar bizi sevsin diye uğraşmıyoruz insanlar bize. Tabi olsun bizim peşimize düşsün diye uğraşmıyoruz. Allah bizi bundan muhafaza eylesin. Cenâb-ı. Hak. cümlemizi bundan korusun o yüzden. Allah’ı sevin ve insanlara. Allah’ı

sevdirmeye çalışın. Resulullah sallallah ve. Hazretlerini. Sevin insanların. Muhammed. Mustafa’ya uymaya onun sünneti. Resulullah’ı. Yaşatmaya çalışın. İslam’ın hükümlerini ve. İslam’ı sevin gönlünüzde. İslam aşkı olsun gönlünüzde iman aşkı olsun gönlünüzde. Muhammed. Mustafa aşkı olsun gönlünüzde. Allah aşkı olsun. Bunlar birbirlerinden ayrı sevgiler değil bunlar birbirlerinden ayrı merkezden çıkma. Sevdalar değil bunun çıkış noktası tek dünya üzerine bütün sevgilerin çıkış noktası tektir. Çocuğunuzu. Siz s sevdiğinizi zannedersiniz o şefkattir anne babanıza davranışınız şefkattir ve o şefkatin de çıkış noktası o sevgidir

seversen. Şefkat gösterirsin sevmezsen. Şefkat göstermezsin. Eğer insanın gönlünde bu noktada bir sevgi varsa gönlünde bir sevda tohumu var ise o neşv nevab olsun isteriz ve bütün. Herkesin gönlünde o. sevda tohumu vardır. Cenâb-ı. Hak hepsinden eşün. Neva eylesin inşâallah o yüzden kıymetli. Kardeşler davamız derdimiz insanlar. Allah’ı sevsin. Biz de. Allah’ı sevelim. İttihat ve biat aynı şeyler mi aynı şeyler değil biat laşma severek gider biat edersin ve biat ettiğine itaat edersin ama bazen insan sevmediğine de itaat etmek

zorunda kalabilir 16 ve 28 21 mal indiriyorlar mış arkadaşlar 16 ve 28 2 aşırı yağış ve sel felaketleri bize bir uyarı mıdır her meseleye uyarı gözüyle bakılacak olursa güneşin doğması da bir uyarıdır batması da uyarıdır neden felaket olarak görüyorsunuz rahmet olarak görmüyorsunuz suda boğulanlar iman ehliye. Şehit hükmünde bize felaket olan. Onlara rahmet. Olmadı mı şimdi bize felaket gibi gelir rahmettir neden rahmet gözüyle bakmıyorsunuz her şeye deprem. felaket değil mi. Neden rahmet gözüyle bakıyorsunuz. Mümin ise. Şehit.

Oldu. Mümin değillerse. Cenâb-ı. Hak onların nefeslerini kısalttı. O da rahmet oldu sen felaketi. Mümin ise. Şehit. Oldu. Mümin değilse. Cenâb-ı. Hak nefeslerini kısalttı geride kalanlara rahmet oldu. Cenâb-ı. Hak rahmetle muamele eder. Eğer. Cenâb-ı. Hak dünyada felaketle muamele etmiş olsa yeryüzünde taş taş üstünde kalmaz. Eğer yeryüzü. Hala da hayatına devam ettiriyorsa. Allah’ın rahmetinden dolayıdır bereketinden dolayıdır lütfundan ikram dolayıdır yoksa yeryüzünde bu kadar. İsyan bu kadar küfür bu kadar şirk bu kadar yanlışlık bu zulüm taş taş üstüne

kalmaz. Ama. Allah’ın rahmeti. Cenabı. Hakk’ın bereketi. Cenabı. Hakk’ın ihsanı yeryüzünü ayakta tutuyor. O yüzden olan hadiseleri rahmet ve bereket bakın. Hikmet açısından bakın. Allah bizi muhafaza eylesin. Amin cennette. alt kademede bulunan kişi üst kademede bulunan kişiye gıptayla bakacak mı bakacak. Hem de nasıl gıptayla yakan. Selam getirenlere. Selam gönderin. İnşallah. Mümin bir delik ik kere ısırılmaz hadisi şerif. İnsanlar birer aynı yerden bir daha darvey. Yemezler. Mümin ise. Pazartesi günü. GS halk eğitimde 5 günlük kasaplık kursu vardır

ücretsiz sertifika da verilecektir kardeşlere du. Bu konuyla alakalı bilgi almak isteyenler birdan bizim. İsmail kardeşe müracaat etsinler. İnşallah asam. Suresi ayet 42 sabah akşam onu tespih edin. O sizi karanlıklardan. Nura çıkarmak için size. Salat getirendir. Melekleri de o müminlere çok merhametlidir. Melekleri de. Salat getirir ve o müminlere çok merhametli der sabah akşam. Allah’ı tespih etmek zikretmek bu genel manada müfessirler namazla bağlantıl sabah namazı ve yası namazı. olarak bağlantıl ama ehli tasavvuf bunu namazın haricinde. Allah’ı devamlı

zikretme. Allah’ı çokça zikretme babından alıp hem sabah dersi koymuş kendisine hem de akşam dersi koymuş. Biz her ne kadar arkadaşlara tek ders veriyorsak da umumi olarak bazen söylüyoruz yapabilenler sabah akşam çeksinler sefer 4 sefer sefer çeksinler sabah akşam zikretmek tespih etmek sabah akşam. Allah’la alışverişte bulunmak sabah akşam. Allah’la hemhal olmak sabah akşam onu anmak onunla konuşmak onunla sohbet etmek onunla bu noktada ondan istemek dua etmek onunla ilinti koparmamak onunla bu manada muhabbeti koparmamak. Allah’ı sevenler sevdiklerini

sabah akşam zikrederler sevenin gözünden sevdiği hiç gitmez sevenin dilinden sevdiği hiç eksilmez sevenin kulağından sevdiği hiç eksilmez sevenin etrafından sevdiği hiç eksilmez. Seven her daim sevdiğiyle konuşmak ister herim. görmek ister. Seven her daim sevdiğini memnun etmek ister. Seven her daim sevgisinin sevgilisinin yörüngesinde yürümek ister hakiki sevdaya düşenler gaflete düşmezler hakiki. Aşkın hakikisini doğru dalanlar gaflet. Onlar için büyük. Günahtır. Hatta ihanettir hakiki sevenler gafleti kendilerine büyük bir ihanet olarak görmüşler. O yüzden. Seven her daim sevdiğini zikretmeli

çünkü onun sevdiği onu karanlıklardan. Nura çıkarmak için ona devamlı dua ediyor ona. Salat ediyor. Cenâb-ı. Hak diyor ki sabah akşam beni zikredin ben sizi karanlıklardan. Nura çıkarmak için size. Salat ediyorum sizi karanlıklardan. Nura çıkaracağım ve sizi karanlıklardan nura çıkaran benim ve beni zikredin ve beni zikretmeye devam ettiğinizde sizin nurunuz arttıracağı melekler de size yardım ediyor melekler de size dua ediyor melekler de size. Salat getiriyor. Sen zikre. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti devam et melekler dua

ederler insana. Siz zikretti anda. Melek yanınızda dua eder. Ya. Rabbi günahlarını affet. Siz zikretti anda. Melek sizin zikrin. Allah’ın katına çıkarır der ki bunu zikreden. Affet. Siz zikretti çe namaz kıldıkça oruç tuttukça. Allah’ın emirlerini yerine getirdikçe ve iyilikleri emrettik kötülüklerden nehy ettikçe. Cenabı. Hakk’ın size. Salatı arttıracak size olan salını artıracaktır. Cenâb-ı. Hak size olan merhametini. Rahmetini bereketini artıracaktır. Cenâb-ı. Hak size olan hidayetini artıracaktır. Cenâb-ı. Hak size olan nurunu artıracaktır parlatacak melekler size olan dualarını çoğalacaktır onu

zikretmeye devam edin ve. Cenâb-ı. Hak müminlere karşı şefkatlidir merhametlidir. Mümin isen o sana karşı merhametli. Ya. Rabbi dediğin anda. O seni alacak. Alak niçin o seni seviyor çünkü hani sen onu seviyordun ya sen onu. sevince onu da sevmek vacip ya hani sen onu zikrediyor ya zikrettiğim zaman seni zikretmek de onun üzerine vacip ya kendine vacip ettiyi ya hani sen onu zikrediyor ya onu zikrettiğini için isteklerine onu zikrettiğini için ihtiyaçlarına zaman bulamıyordum ya. Allah müminlere karşı şefkatli

senin zaman bulamadın senin. Yapamadığın şeyleri o merhametiyle yapacak. Tabiri caizse. O senin elinde sanki bir alet gibi olacak. Haşa. Allah alet olmaz ama senin önünde alet gibi olacak bu sözümü yanlış anlamayın. Çünkü kul öyle bir noktaya gelir ki. Allah’ı öylesine sever. Allah’ı öylesine kendini kaptırır. Allah’ı öylesine kendisini. Sevdasına yükler ki. Allah onun istediklerini. Onun önünde yerine cereyan etmeye başlar onun elini kolunu oynatmasına gerek kalmaz onun gönlünden bir şeyi geçirmesi. Cenâb-ı. Hak on. şeyi yerine getirir. Hani

diyor ya. Hazret-i Ömer efendimiz onlar bir şeye yemin ederlerse. Allah onu yerine getirir. Hani. Hazret-i Resulullah. Hazret-i Ali efendimizin üzerine diyor ya. Ya. Rabbi. Ali’nin döndüğü yeri. Hakkı çevir. Ali’nin döndüğü yere. Hakkı çevir. Ali’nin. Döndüğü yerde hak olsun muhteşem bir şeydir bu muhteşem bir hani haz. Ömer efendimiz der ya onlar yağmur yağacak dese yağmuru. Allah yağdırır diye çünkü söyleyen dilidir artık onun o. Çünkü tutan elidir artık onun. Çünkü yürüyen ayağıdır onun. Allah’ı. Sevin o sizi karanlıklardan.

Nura çıkarandır. Allah’ı. Sevin o meleklerine emredip size dua ettirir. Artık siz öylesine zikredersen ki namazı namaza eklersiniz. Gözünüz devamlı namazdadır zikrin sii zikrin eklersiniz. Gözünüz kulağınız kalbiniz hep zikirdir işte. Cenâb-ı. Hak bu hale geldiğinizde. sizi nurlandırır bu hale geldiğinizde sizin üzerinizde titrer ihtimam gösterir melekler de der ki ey. Melek kuluma yardım edin kulumun etrafında durur kulu değil. Dostlar kulama. Dost. Dost kullardan dostuma yardım edin. O beni seviyor. Ben de onu seviyorum ben onu sevdim. Ey. Cebrail.

Gök halkına söyle onlar da sevsinler bu o kulun. Allah’ı sevgisiyle alakalıdır o karanlıklardan. Nura çıkarır onu ve ona. Salat eder. Peygamber sallallahu aleyi ve sellem. Hazretleri için. Allah ve melekler ona. Salat ederler deyince haz. Abbas. Efendimiz dedi ki. Ya. Resulallah. Bu senin için öyle deyince. Cenâb-ı. Hak. Bu ayeti kerimeyi gönderdi. Bu da. Ümmet için işte ümmetin ümmetin fazileti. Muhammed. Mustafa ümmetinin fazileti. Muhammedi. Mustafa ümmetinin üstünlüğü. Allah’ı zikredenlerin üstünlüğü namaz kılanların üstünlüğü. Namaza. devam edenlerin üstünlüğü sabah

akşam. Allah’ı zikredenlerin üstünlüğü sabah akşam. Namaza devam edenlerin üstünlüğü gece namazına devam edenlerin üstünlüğü emri bil maruf yapan iyilikleri emreden kötülüklerden nehy edenlerin üstünlüğü. O cemaatin içinde bulunanların üstünlüğü zikredenler beraber olmanın üstünlüğü namaz kılanlarla beraber olmanın üstünlüğü. Mümin olmanın şerefi ve üstünlüğü. Allah edecek melekler size. Salat edecek ve. Allah. Müminler karşı şefkatli ve merhametli size şefkat ve merhametini gösterecek hem bu dünyada hem öbür dünyada size şefkat ve merhametini gösterecek. Çünkü siz iman ettiniz. İyi amel işlediniz.

Çünkü. Allah’ı zikrettin. Çünkü. Allah’ı tespih ettiniz sabah akşam ve namaz kıldınız ve en önemlisi. Allah’ın emirlerini tebliğ ettiniz. Allah’ın iyiliklerini güzelliklerini doğrulukları anlattınız ve insanları kötülüklerden. Men ettiniz dediniz ki kötü olmayın iyi olun iyi. ahlaklı olun yeryüzünde tevazuyla yürüyün insanlara üstünlük sağlamın üstünlük taslamayın kibirlenmeyin gururlan. Takva sahibi olun kafanızı tepelerde yükseltmeyin yücelerde dolaştırmaya ehli olun ve. Allah sizin bu hallerinize baktı ve. Cenâb-ı. Hak dedi ki ben onlara. Selat ediyorum ve meleklere dedi ki ey meler onlara.

Selat edin. Sizi şereflendir yükseltti sizi yükseltti sizi öbür ümmetlerden öbür insanlardan daha. Ali bir noktaya getirdi. Çünkü siz. Muhammed ümmetisin ve size karşı şefkat ve merhametini yaydı önünüze. Serdi sizi böyle bir. Allah sevilmeyecek de kim sevilecek ki. Sevginizi hakikate. Doğru yol aldırın sevdanız hakikate. Doğru yol aldırın. Allah’ı. Sevin. Allah’ı sevmek. Yüce insanların işidir. Allah’ı sevmek. Yüce gönüllülerin işidir. Allah’ı sevmek erkeklerin bu manada cinsiyet noktasında değil burada güçlülük manasında. Kadınlar da. Erkekler de. güçlü olanlar. Yüce yürekli

olanlar sever. Allah’ı geniş yürekliler sever. Allah’ı. Allah’ı sevmek herkesin işi harcı değildir. Çünkü. Allah’ı zikretmek herkesin işi ve harcı değildir herkese o kapı açıktır. Ama herkesin yüreği yetip de o kapıyı tıklayamıyorum olmuşlar yaftasını sahiptir. Allah’ı zikredenler ve dışarıdan bakan der ki bunlar deliler gibi kafalarını sallıyorlar ne dediklerini bilmiyoruz ne yaptıklarını bilmiyoruz bırak ya şunları orada çok terliyor insan orada çok sıkıntı oluyor bir adamın birisi konuşuyor konuşuyor herkes dinliyor gidilmez oraya. Evet. Allah’ı zikir böyle kıymetlidir. Allah

zikir hazinesini herkese göstermez meydandadır. Herkes gidip alamaz onu. Herkes gidip orada oturamaz devam ettiremez kıymetli. Kardeşler burası çok önemli devam ettiremez devam ettirenler çok azdır. Hani diyor ya gerçek iman edenler azdır. Evet onlar azdır. onlar çok değildirler böyle parmakla sayıl insanlar içind çünkü manada tecelli eder hususi manada. Allah’ı sevmek hususi manada tecelli eder hususi manada herkes göğsünü. Gere. Gere. Allah’ı seviyorum diyemez herkes göğsünü. Gere. Gere. Allah’ı seviyor ve zikrediyorum diyemez herkes göğsünü. Gere. Gere namaz kılıyorum

diyemez namazını kılamaz nefis onu çeker aşağıda etrafını çeker müdürün ne diyecek amirin ne diyecek akrabaların ne diyecek arkadaşlarım ne diyecek komşularım ne diyecek yapamaz nefis ve şeytan asılır onu bir taraflara iş yerinden oradan buradan horlanır akrabalarından horlanır ikinci sınıf vatandaş gibi görülür insanın. Hatta gün gelir eşi horlar çocukları horlar gün gelir akrabaları horlar ikinci sınıf vatandaş gibi koyarlar onu kim. Kur’an ve sünnete. SIM sıkı yapıştı. Allah katında bir sınıf insanlar katında bir. sınıf olmaz. İnsanlar onu

sevmezler. Neden nefislerine uyarlar. Çünkü insanlar onlara katlanamaz dayanamazlar nefislerine uyarlar insanlar onları kaldıramazlar nefislerini uyarlar. Onları hor ve hir görürler ik sınıf vatandaş gibi görürler onlara değişik sözlerle onlar değişik beyanlarla değişik hareketlerle anlarsınız onu yıllardan yaşarım yıllardan beri yaşarım ve yaşadığınıza inanıyorum. Siz de yaşıyorsunuz ama hiç alınmayın hiç insanlara güz vermeyin hiç bu noktada gönlünüze zerce bir getirmeyin. Allah her şeye kadirdir o yeter. Hani der ya. Allah kafidir. Allah. Yeter. Allah kafi. Allah. Yeter. Allah. Hekim.

Allah. Yeter hakim. Allah. Yeter. Allah kudret sahibi. Allah. Yeter. Allah. Alim ilim sahibi. Allah her şeyi çekip çevirir. Cenâb-ı. Hak onu bir imtihan olarak yaşatır size yaşarsınız. Ama şunu unutmayın her. Bela ve musibette her. sıkıntıda her hor görünüşte her ayağa düşüşte rahmet vardır bereket vardır ve onda. Allah’a yaklaşma vardır. Allah. Muhammedi. Mustafa’yı di kendilerin üzerinde yürüten. Allah onu kendine yaklaştırdı başına işkembe koyduran. Allah onu kendine yaklaştırdı. Muhammed. Mustafa’nın başına işkembe koy olduysa size hayyı bir sürü

şeyler olacaktır. Ama o. Allah’ın dediği kötülüklerden nehy etmeyi söylüyorsanız. O Allah’ın dedi iyilikleri emrediyorsa dediği. Hani başka bir ayette. Ey. Habibim sakın. Sen onların söyledikleri yöne çevirme putlara yönünü çevirme onların dediklerine yönünü çevirme. Allah sana kafidir. Hani geldiler ya. Mekkeli müşrikler dediler ki ne mal istiyorsan söyle malımızın yarısını sana verelim. Medine’ye geldi. Müşrikler dediler ki malımızın yars verelim. Hatta dediler ki gel sen bizim laım ızla karışma otur şurada peygamberliğine devam et. Cenâb-ı. Hak hemen ayeti kerimeyi.

GDİ sakın dedi onlara uyma onlara yönünü çevirme yüzünü sakın yönünüzü bakın. Allah kendisini seviyorum diyenin yüzünü ve yünü. Baş yi çevirmesini istemez hani iman eden bir kimse imanından geri çevirirse müşrik olur katli caizdir ya seviyorum diyen bir kimsenin sevdiğinden başka bir görmemesi gerekir yoksa sevgisine ihanet etmiş olur yüzünü gözünü çevirme. Allah dedin devam et. Allah’ı zikret sakın gözünü başka bir tarafa çevirme sakın gözünü dünyalıklar çevirme sakın gözünü para pula çevirme sakın gözünü insanlara çevirme. Sakın bu

noktada. Allah var ise başka bir şeye çevirme. Allah’ın emirleri meydanda onun emrinin dışına çıkma. Allah bizi affeder. Cenâb-ı. Hak. Cümlemizi koruya inşâallah. Cenâb-ı. Hak içimizi dışımı aşkıyla sevgisiyle muhabbetiyle doldura. Amin o. Uğur yol yürü. inşâallah. Allah razı olsun ilahe illallah ilahe illallah la il mamah. İlgili Sohbetler 515. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 343. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 245. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa

Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.