Dergah Sohbetleri Serisi

104. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri


Allah gecenizi hayır etsin inşâallah yaptığımız zikrullah’ı anlatır mısınız mesela neden sallanıyor neden sesli ve zırıltılı bir şekilde. Hur diyoruz anlatırsanız çok sevinirim cemaate. Bir sre de bulunuyorum cemaatı bir sü dinliyorum. Ama ne yaptığımız. Evet. Allah’ın zikir. Cenâb-ı. Hak ayeti kerimede. Allah’ı zikretmek en büyük iştir bum. Siz namazlarınızı. Kıldıktan hemen sonra siz namazlarınızı. Kıldıktan hemen sonra ayaktayken oturarak. Yanların yaraktan. Allah’ı zikredin beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim siz. Hac faizal yerine getirdikten hemen sonra atalarınızı andığınız

gibi şedit bir şekilde. Allah’ı anın zikredin gibi ayeti kerimeler sıralanır bir kimsenin oturduğu yerde zikretmesi ayakta zikretmesi. Hatta yan yatarak yatacağı zaman. Allah’ı zikretmek var ya yattığında bu ayeti kerimeden ol ölçüsün. Allah’ı zikretmek bu manada far tabi sallanıyoruz. ya. Hafiften hadis-i. Kutsi. Siz. Allah’ı. Öyle zikredin ki. Rüzgar olgunla salladığı gibi öylesine sallanarak zikir olgunlaşmış buğday başa karı buğday boynunu. Büker olgunlaşmış buğday başa alır buğday olgunlaştığı zaman böyle dik yukarı doğru değildir. Böyle aşağı doğru kafasını eğer

o tarımla ilgilenenler bilir olgunlaşmış bir meyve dalı boynunu. Büker kafasını. Eğer dallarını. Eğer olgunlaştım gelin benim meyvelerim yiyin der. Allah’ı zikreden bir kimse de olgunlaşmış meyveye benzetilmiş. Allah’ı zikreden kimse olgunlaşmış meyve var boynunu. Büker der ki ihtiyacı olan gelsin alsın koparsın yesin bende. Hikmet var bende ilim var bende aşk var bende muhabbet var bende bağlılık var bende tatlılık var bende lezzetlik var ve kibir de yok boynumu büktüm bende her ne var ise. Gelin alın ve o.

kendi ihtiyarında değil. Onu. Rüzgar gelip sallar. Rüzgar gelip salladığı zaman. Rüzgar ne tarafa esti o tarafa sallanır. Allah’ı zikreden kimse. Allah’ın o. Kader tecelliyat tabidir o der ki lisan-ı haliler. Ya. Rabbi senin döndürdüğün y yöne dönerim. Çünkü ben seni seviyorum. Sen ne tarafa beni döndürürsün ben o o tarafı severim. Sen beni ne tarafa sallarsan ben bu tarafa sallanırım ve o yüzden. Allah’ı zikredenler sağdan sola doğru veyahut da esmanın ritmine göre bir şekilde sallanırlar ölçü olarak hadis-i

kudsi. Allah’ı sesli olarak zikretmekle alakalı da ayeti kerimeler var işte siz. Hac paralarını yerine getirdikten hemen sonra geçmiş atalarınızı andığınız gibi beni zikredin. Araplar önceden. Beytullah’ın karşısına gelirler ben fan olu fan olu fan olu fan olu fanım der. Bir de bağırlarına vurur onların adey. Cenâb-ı. Hak diyor ki siz. Hani diyor önceden. Allah’ı tavaf ettiğinizde geçmiş atalarınızı anlardınız ya sesli bir şekilde herkese ilan ederdiniz. Beytullah’ı tavaf ettikten sonra işte şimdi de diyor haccı yerine getirdikten sonra atalarınızı

andığınız dahan daha şedit bir şekilde. Allah’ı anın. Siz önceden atalarınızı şedit bir şekilde bağıra bağıra bizim o tarafın diliyle çın. Çır gibi bağırarak. Tan. Allah’ı zikrederiz şimdi. Allah’ı da öyle zikrederim ses zikrin bu noktadaki en önemli işaretlerinden birisidir. Tabii insanlar zikrullah’ı yaparken uymuş oldukları bu ritüeller ayet hadislerle sabittir bizim yaptıklarımız öyle diyeyim ve bunların ayet hadisle sabit olmakla beraber. Gökteki meleklerin ibadeti alakalıdır melekler. Gökte bir. KS yaptığımız. Zikrullah gibi. Zikrullah ederler ve kur’an-ı. Kerim sadece bizlere.

hitap etmez yaradılmış olan bütün her şeye hitap eder ve. Kur’an’ın bu beyanı. Normalde. Gökteki meleklerden örnek alınarak söylenmiş değildir. Kur’an’ın bu beyanına melekler de uyarlar melekler de rükuda secdede ayakta oturarak. Tan. Allah’ı zikrederler herhalde bu meseleye. Bu kadar yeter. Hakkınızı helal edin. Bizler ilim meclislerine zikir meclislerine. Allah rızası için geliyoruz. Kimimiz ise bu yolda ilerlemek ve yol almak için hizmet ehli olmamızı. Siz bize yeri geldiği zaman anlatıyorsunuz eğer önümüzde engel varsa engeli. Air nefsinden başka bir

engel yoktur. İnsanlar kendilerine bir engel varmış gibi görürler gösterir bunu nefis öyle gösterir. Allah yolunda ilerlemeye. Allah yolunda gitmeye. Allah yolunda hizmet etmeye. Allah yolunda koşuşturmaya. Allah için bir yapmaya bir tek engel vardır. O da nefis insanların işi. aşı eşi. Çoluğu çocuğu mal varlığı yokluğu zenginliği fakirliği. Amirliği memurluğu. Savcılığı hakimliği. Komutanlığı askerliği yok öğretmenliği mühendisliği işsiz olması işli olması. Fabrikatör olması bunların hiçbirisi de hiçbirisi de. Allah yolunda. Allah adamı olmaya engel şeyler değildir bir insanın kocası

bir insanın karısı bu annesi babası ne olursa olsun. Tabii insan nefsi önüne çıkan engelmiş gibi görünen engelmiş gibi görünen şeyleri büyütür ve insanlar ne yazık ki nefislerine o kadar çok uymaya başladılar ki nefislerine bu uymaları dolayı büyüttükleri fazlalaştı y. Ramazan’dan önce bir curcuna varıldı. İşte bu sıcaklarda bu kadar zaman içerisinde. Oruç tutulacak fetva aramaya koyuldular bir kısım. AKL evveller işte kışın tutalım demeye başladılar bir kısım kendilerini. Üstat gibi. Şeyh gibi gören insanlar bunun fetvasını vermeye kalktılar.

bir kısım ilahiyat profesörüyüm gibi veyahut da. İlahiyatçı ymış gibi. İlahiyatçı da değil. İlahiyatçı mış gibi görünen kimseler bunlara fetva aramaya başladılar. Hani hacca fetva aradıkları gibi tek zamanda gidiliyor ya. Hacca ona da fetva arıyorlar işte siz. Hacc farizasını yerine getirin diyor zamanla alakalı bir yok işte yıl 12 ay. Hac yapalım diyor bunu tabii sulular biraz organize ediyorlar sulular yıl 12 aya getirip. Amerika’ya daha fazla para kazand aclar. Ne yapacaklarsa. Neye binaen neye böyle söylüyorlarsa yıl 12

aya haccı yayacak ramazanı da yıl 12 aya yayacak istediğin zaman tut canım sen aylık yıllık iznin var ya eğer yıllık iinde orucunu tutsa iş gücü düşmesin performans düşmesin öbür tarafta. Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri kim. Ramazan. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında ayında oruç tutan elemanına işçisine yanında çalışan müs malı davranırsa. Allah da ona müstakar davranır ona rahmet verir. Bereket verir. Cenâb-ı. Hak onu lütuf andırır ikram andırır derken insanlar iş gücünden düşmeyecek alışverişleri düşmeyecek

fabrikadaki işi düşmeyecek hiçbir düşmeyecek emmeye devam edecek. Satmaya devam edecek böyle hırs her şeyini. Bürümüş ona lazım fetva ne işte başka gün de tutun. Bunların hepsi de nefsin oyunudur. Hepsi de. Namaz kılmam. Maya nefis oyun çıkarır bir sürü sebebi vardır namaz kılmayanın oruç tutmayanın bir sürü sebebi vardır hacca. Gitmeyenin bir sürü sebebi vardır. Allah yolunda koşuşturmaya bir sürü sebebi vardır sebep çok bunun bir tek sebebi vardır nefis bir kimse haram içecek sebebi çoktur onun gidin bir

içene. Sorun ne kadar çok sebebi. vardır içmeye. Ç gidin bir kumar oynayana. Sorun ne kadar çok sebebi vardır. Kumar oynamaya çok nefis üretir onun işi o. Hava sıcak bugün gitmeyelim terleriz. Hava sıcak canım. Bir de orası böyle işte ter okuyor herkes birisi öyle dedi. Hakkını helal et dedi böle daha önceden. Bu yeni değil arkadaşların olduğu yer böyle amele gibi kokuyor dedim ben böyle kaldı dedim bizim cemaat dedim amele işçiyiz. Biz dedim hepimiz de fukarayı dedim. O

yüzden amele gibi kokarız biz dedim. Hakkını helal et ter kokarız. Biz dedim bildiğin ter kokarız dedim kaldı bu dedi ben oraya dedi 45 tane klima alsam oraya dedi. Teşekkür ederim. D biz bu halimizden memnunuz çünkü dedi. Sıkıntı burada ded. Kimisi vardır halinden memnun değildir. dedim biz bu halimizden memnunuz dedim. Tabii nefis öyle der. Mesela işte zikredenleri cahil görür bazen soru sorarlar ya oje orucu bozar mı diye filan y parmağına oje sürüyor ya o orucu bozar mı

diye soruyorlar ya o şimdi öbür taraftan diyor ki birisi ne kadar cahil bir soru soruyor cemaat cahil canım bir arkadaş öyle demişti çok cahil bir cemaat var demişti. Doğru söylüyorsun dedim ben de birisi şunu unutmayın hiçbir zaman. Allah’ı zikredenin küçük gören münafıktır birisi. Allah’ı zikrediyor. Bu kim olursa olsun onu küçük hor hakir gören münafıktır kalbinde münafıklık özü vardır onun onun çok böyle şedit bir şekilde tövbe edip çok ağlayıp. Allah’a yalvarması gerekir. Halbuki o cemaat oradaki beğenilmeyen

hor görülen küçük kimseler. Allah en. büyük iştir dediği ibadeti yerine getiriyor. O yüzden nefis insana. Allah yolunda gitmemek için. Allah yolunda mücadele etmemek için boyuna hadır engel çıkarır bunların bu engellerin. Hepsi de nefsin oyunudur. Allah yolunda koşuşturmanın. Allah’ı zikretmenin. Allah’ın farz ibadetlerini yerine getirmenin önünde bir tek engel vardır. O da nefistir başka hiçbir değil. Allah nefsini uyanlardan eylemesin. Amin zikrullah’a zikrullah’a kadınların sesi erkeğe nazaran yüksek çıkması uygun mudur. E normalde çok uygun görülmemiş kadınlar daha pest

bir. Zikrullah halindeyken. Zikrullah etmeleri uygun görünür amama ve lakin bizim burada. Burası la alakalı. M soru soruldu. İsa burada zaten kadınların zikrinin sesi duyulmuyor aşağı ben duymuyorum ya ama husisi. Dinlemek isteyen varsa. Duyar. Fakat bu sesi dinlemek için dahi duysa. O Ses haram değildir. kadının. Nameli sesi haramdır. Nameli o. Nameli ve işveli sesi kadının. Bu kime karşı karşısındaki erkeğe karşı erkek onun kim olduğunu bilir erkek onun kim olduğunu bilir ve o kadın o erkeğe. Nameli ve

işveli bir sesle konuşursa. Bırak şarkı söylemeyi konuşması daha haram olur or ama. Yoksa burada. Zikrullah yapılıyor darbi cehri o cca o sesle alakalı soruyorsanız o sesin herhangi bir sıkıntısı yok borç verilen paranın zekatı verilir mi. Hayır bir kimse birisine borç para vermiş olsa o borç para onun kendisine gelecek kendisine geldikten sonra bir yıl bekleyecek. Ondan sonra o zekatı verecek. O para kendisine geçmediği müddetçe o zekat verilmez ha birisi verir orada birisine diyelim ki zekat birisine borç

ver borç duruyor. Para kendis her. para bu para. Sen el yat bir sevabı. Allah diyor ki sen çok büyük bir sevap işledin. O yüzden ona zekata gerek yok. Kısacası rahatsızım oruç tutamıyorum fidesini ramazanın sonunda mı vereyim şimdi mi vereyim ister sonunda ver ister şimdi ver. İstersen şimdi ver rahatsızlığı bir kimsenin geçici değilsen geçin rahatsızlıklar vardır onlar işte ne gün biteceği belli değildir. Kimse o zaman bittiği zaman verir. Onu ama bir kimsenin rahatsızlığı geçici değil. Şeker hastası

tansiyon hastası kalp hastası veya devamlı. O fıs fıstan kullananlar mesela devamlı işte böyle. Dil altı hap kullananlar filan pişman işte. Şeker hastaları günde ü öğün hap içecekler veya insülin. Vuracaklar gibi bu tip hastalar geçici hastalıklar değil bunlar ramazanın başında da ortasında da ne zaman. verebilmeye muktedir oldular o zaman verirler. Efendim bir. Derviş çok istediği halde sevgililer sevgilisini. Peygamber. Efendimizi nur yüzünü ne rüyasında ne halinde göremiyorsa sebebi nedir. Hani gelmiş ya meşhur kıssa var ya dervişin birisi.

Efendim ben ry peygamber s. Selam. Hazretlerini görmek istiyorum göremiyorum demiş. O da demiş ki evladım tuz yala biraz meşhur ya kızlar o. Derviş tabii bakın dervişlik. Ne kadar ince bir aslında biz o bu meseleyi anlatırken hani böyle. Üstad ona tuz yala demiş ya bir dervişi biraz böyle görüyor. O esnada böyle hani zayıf sakat görüyoruz eksik görüyoruz. Oysa. Derviş tam bağlı tabi. Emredersiniz. Efendim diyor tuz yalıyor. Kuzular gibi oradaki inceliği fark ediyor musunuz hep hep bu menbe

anlatılır ama ama orada bir incelik. var oradaki inceliği hiç kimse fark etmez. Üstadı. Dervişe diyor ki evladım tuz yala biraz o da. Emredersiniz. Efendim diyor tuz yalıyor demiyor. Ben kuzu muyum. Affedersiniz dana mıyım tuz yalayacağım demiyor kendi kendisine. Ya tuz yalanır mı akla mantığa ters. Öyle değil mi insan olu tuz yalar mı bakın dervişlik. Ne kadar ince bir gidiyor hemen tuzy yalamaya başlıyor. Birine bir desek. O öyle olur mu diyor şimdi. Allah rahmet eylesin. Efendi. Bayındır’da

oturmuş bizim orada bir hoca vardı bizim nurin pastanesinin önünde oturmuşlar konuşuyorlarmış sohbet ediyorlarmış artık ne konuşuyorlar. İsa ben de resmi daireden çıktım. Efendi orada ya işte. Biliyorum gittim ben hemen nurin pastanesine daha hemen daha girerken. Usta. Efendi gel. Buray hemen gittim oturdum. Buyurun efendim. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti dedim pastanesinden böyle bir araba ölü var oradan dağ görünüyor ya da gördük o zaman bilmiyorum görünüyor mu görünmüyor mu görünüyor mu görüyor görünüyor mu oğlum buradan dedi.

Dağı gösterdi su çıkar mı buradan dedi çıkar. Efendim ded bildiğiniz dağ. D benden önce hocaya sormuş oradan su çıkar mı demiş hocaya hoca demiş ki çıkmaz. Efendim oradan su demiş ben üstüne gittim bana dedim. Usta su çıkar mı oradan dedi çıkar. Efendim. Allah’ın iz. Nimet dedim çıkar dedim hocaya döndü aranızdaki fark bu işte dedi sen dedi aklına vuruyorsun dedi çıkmaz diyorsun dedi bu dedi aşkına vuruyor kalbine vuruyor dedi. Aşık dedi. Himmet edin çıkar diyor. Dedi aranızdaki

fark bu dedi. Şimdi o. Üstat. Dervişe demiş ki git tuz yala. o aklına uymamış ben kuzu muyum koyun muyum keçi miyim dememiş o gitmiş tuzu yalamış tuzu yaladıktan sonra gece. Tabii o dery senin o demi senin sabah olmuş evladım ne gördün rüyanda demiş. Efendim sabaha kadar sudan suya koştum demiş deryadan deryaya koştum. İşte o vurmak. İst. O g senin. Su içeceğim diye demiş. İşte evladım demiş. İnsanın sevdiğini görmesi sevdiğine ulaşması için ona aşık olması lazım. Onun

izinden gidecek. Onun kokusuyla kokul onun yörüngesinde yürüyecek onun istediğini kendine istek yapacak hani demiş ya. Musa aleyhisselam. Davud. Musa’ya diyor ya benim. Dostumla dost oldun mu kime. Musa’ya diyor. Diyor ki benim. Dostumla dost oldun mu benim düşmanımı kendine düşman edindin mi benim düşmanımı kendine düşman edindin yol çok basit. Çok. basit iz çok basit yörünge çok basit. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerine o cemaline ulaşacaksın onun dostuyla dost olacaksın. Onu görmek istiyorsan onun yörüngesinde yürüyeceksin onun kokusuyla

kokula onun haliyle hallen onun diliyle dileneceksin onun gözüyle özleneceksin onun kalbiyle kalene onun sünnetine tabi olacak kimseyi kırmayacaksın kimseyi üzmeyeceksin kimseyi incitmeyeceksin diline sahip çıkacaksın bir başkasını kırmama adını kendini ateşe atabilecek bir başkasını üzmeme adını kendini perişan edebileceksiniz haram katmayacak kimsenin malına kimsenin işinde kimsenin parasında pulunda gözün olmayacak kimsenin karısında. Kızında çoluğundan çocuğunda gözün olmayacak kimsenin eşyasında evinde parkında gözün olmayacak. Vay ya bu böyle olmuş ya ben de böyle olayım demeyeceksin. Vay. Bu nasıl olmuş ya

benim de böyle olmam lazım demeyeceksin olacak razı razı haline razı olacak. gönderilene razı olacak neden geldi niçin gitti olmaması lazımdı oldu. Gitmemesi lazımdı gitti yok razı ol. Kaderine razı ol. Müslümanların bugün için en büyük problemlerinden birisi o. Biz kadere iman ettik kendi. Kaderimize değil halimiz o iman edilecek şeylerde kadere iman var mı var. E senin başına bir geldi ya neden geldi benim başıma ya hani kadere iman ettin ya hani kadere iman. Onun hiç sıkı gelmeyecek hastalık

gelmeyecek yokluk gelmeyecek. Darlık gelmeyecek imtihan gelmeyecek problem gelmeyecek hiçbir gelmeyecek o bulutların üzerinde yüzecek bulutların uçacak. O böyle pembe dünyalarda kalacak onun böyle mor pencereli bir evi. Bahçeli içinde. Gülleri var arkadaş da böyle oturacak o. Bahçeli evde. Cennetten. Çıkmak gibi çocuklar desen ona keza hiçbir sıkıntıları yok böyle bir cennet. hayatı düşüyor o kimse dünyada cennet hayatı yaşayacak problem olmayacak sıkıntı olmayacak. Ya bir de. Derviş ya o. Hele bir de. Türkiye’deki herhangi bir üstlen ders aldıysa ve.

Üstadı da onlar da o şeyhi de öyle anlatmışlardır gel ders al bütün işlerin. D Sürgün gidecek iş. Sen gel ders alacaksın. İşin yoksa iş olacak iflas ettiysen iflastan kurtulacaksın eşin yoksa eş olacak çocuğun yoksa. Çocuk olacak. Yeter ki gel bizim şeyhimiz ders al ya adamın böyle dişi dahi incitmeyecek. Ayağında böyle toz dah aşmayacak ayağına ders aldı ya o. Mübarekler ya her şeyi düzelecek böyle söylüyorlar. Allah. Allah diyorum ya enteresan bir diyorum ben bakıyorlar şimdi. Oysa diyor.

Peygamber sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri dedi ki diyorum ben belanın musibetin. sıkıntının en ağırı peygamberlere ya ondan sonra velilere diyor ya ondan sonra velilerin etrafındakilere. Eğer sizin böyle bir haliniz varsa o veliden çok uzaksınız yok o. Veli. Böyle bir kimseye o da peygamberin halak uzak. Demek ki. Neden ya onun başına gelmeyen sıkıntı onun başına gelecek ona belanın musibetin sıkıntının ağırı gelecek ya o. Velinin üzerinde sıkıntı eksik olmayacak o. Velinin üzerinde dert eksik olmayacak o. Velinin üzerinde

problem eksik olmayacak olmayacak eğer o. Allah’a dost ise zam etrafında onun düşmanları olacak. Allah’a dost ol etrafında düşmanın olmasın. Allah’a dost ol. Her şeyin böyle hakkın gitsin böyle bir dostluk yok yanlışlık var işın içinde firavunun öyleydi nemrudu öyleydi. Hani rivayet ederler ya arka atının. Ön ayakları aşağı doğru inerken yükselirmi. yukarı doğru çıkarken arka ayakları yükselirmi firavun bir hayatta bu böyle olur. Allah’a dostsa bir kimse. Allah’a dostsa onda imtihan eksik olmaz onda sıkıntı eksik olmaz onda dert

eksik olmaz ve eksikse hesapta yanlışlık var onun dostluğunda yanlışlık var. E bir kimse öyle bir dosta dost olacak onun halasına katılacak. Onun çevresinde duracak arkadaşta hiçbir dert hiçbir sıkıntı olmayacak böyle öyle bir yok. Bu da eksik var. Bunda bunda da sıkıntı var allah muhafaza eylesin. Amin. O yüzden. İnsanlar kendi kaderlerine de iman edecekler sıkıntı gelecek. Problem gelecek dert gelecek gelecek. Allah bizi affetsin inşâallah. Cenâb-ı. Hak cümlemizi muhafaza eylesin. Amin üç. İhlas bir. Fatiha. Şerif. Amin amiş.

Bütün peygam ruhlarına ayrı ayrı ehlil. Vas vees eyle. Ya. Rabbi. Amin. eyle. Ya. Rabbi fatlar himmetler şefaat üzerimizden eksik eyleme. Ya. Rabb. Amin efendimizin ruhlarına. Hedik. Vas ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin. M anlarımızın ruhlarına. Hedik. Vas ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin. Hazretlerimizin ruhlarına hediyelik vası ve. Sedar eyle. Ya. Rabbi. Amin kamillerin velilerin evliyaların dervişlerin müminlerin ruhlarına. H vası ve sar eyle ya. Rabb. Amin. Üstadımız mürşidimiz canımız sultanımız ya ve ey ya. Rabbin vilin evliyalarin

ve ya rabbiniz gelmiş os. Gelmiş gelmiş ayin himmetler şimiz eksik eyleme. Ya. Rabb. Amin. Estağfurullah estağfirullahelazim. Kerim. La. İlahe ill hu el hayyü mineşşeytanirracim. Bismillâhirrahmânirrahîm il illallah ilahe ilahe illallah. Alfa. Amin b. İlgili Sohbetler 427. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 318. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 60. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha

fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.