bu allahlık yok insanlığını. Allah insan ha birisinin üzerinden bir kisi imtihan. Olur mu olur birisinin üzerinden sınanır mı sınanır. Eyvallah bu üstadın üzerinden olur annenin üzerinden babanın üzerinden eşin çocuğun üzerinden. Bütün etrafınızdaki her şeyen imtihan. Biz sizi annelerinize babalarınıza mallarınızla. Eşlerinizle çocuklarınızla imtihan eder ayeti kerime. biz eşimiz bir sıkıntı gördüğümüzde ona eşten zannederiz onun üzerinden. Allah imtihan etmiş veya babamızdan bir annemizden bir sıkıntı gelir onu biz annemizden babamızdan bilmeyeceğim oradan. Allah imtihan ediyor veya kardeşlerimizden birisinden
bir sıkıntı gelir o. İmtihanı o sıkıntıyı kardeşten bilmeyeceksin. Allah’tan bileceğiz onu hayrihi ve şerrihi bu noktada herhangi bir hangi noktadan olursa olsun. Hangi dede olursa olsun birisinin üzerine bir sıkıntı gelir bir. Darlık gelir bir bela gelir bir musibet gelir bir genişlik gelir bir bolluk gelir bir bereketlik gelir birisinin üzerinden tecelli eder nasıl birisinin üzerinden bolluk bereket tecelli ettiğinde. Biz o şahsı görmek istemiyoruz. Diyoruz ki biraz orada. Allah affetsin sebebi böyle görmemek var sebebi reddetmek sebebe karşı
nankörlük etmek var içimizde. Diyoruz ki. Allah bolluktan. bereket verdi aynı kimseden veya başka bir kimseden onun üzerine bir. Darlık bir sıkıntı geldiğinde biz şahıstan biliyoruz on bu bizi daralttı bu bizi sıkıntıya sokuyoruz aslında burada kendi içimizde bir açmaz var genişleten de daraltan da. Allah’tır sıkıntıyı veren de sıkıntıdan. Allah bu noktada bir kimsenin üzerine gelmiş olan veya gelecek olan her türü. Allah’ın takdiriyle. Muhakkak ki. Allah bunu takdir eder ama kulların. Bu noktadaki bir payı var mıdır el
cevap vardır. K kulların. Payı takdirde değildir kulların. Payı o meseleye karşı olan sebepler dindeki duruşlar duruşu. Ama bu noktada. Bu temel etken bizir değildir bir insanı daraltan da bu noktada genişleten de. Allah’tır o zaman birisinin üzerinden insan imtihan olur mu her cevap olur ama o. İmtihanı. yapan. Allah’tır dermiş kardeşin birisi kalkardı ben seni imtihan ettim ders. Allah muhafaza desin o zaman allahlı sor bu imtihan biraz böyle bir kimse bir kimseyi deneyebilir sınay abilir o böyle imtihan
etmek gibi değil de ama bu husisi olmaz ne olur işte ben derim ki ad dağa çıksa dağdan. İki tane uzum al. GAP bu adan için imtihan olur ya ne işi var şimdi dağdan uzun istedi başka hissedecek bir şeyim yok. Ben nereden gideceğim dağdan odun alacağım da ne işi vardır da benim odun mu taşıyacağım bur da imtihanı kaybeder. Ya bunu. Şeyh imtihan etti de kayboldu değil mi bu manada eğer o gerçekten. Üstat da bir. Kamil bir kimseye.
Veli bir kimseye onun üzerinden suu eden. Allah’ın. bir sıfatıdır tecelliyatı. Allah’ın bu maşası hükmünde isse o kimse her. Allah’ın maşası hükmünde de ama o kimsenin üzerine böyle bir tecelli ettiyse onu imtihan eden. Allah’tır. Şeyh ne imtihan etsin. K ama böyle bir vardır yanlış algılama vardır. Şeyh. Efendi onu imtihan etti ya. Şeyh. Efendi onu ne ettin. Allah mı ki veya dermiş on. Ne imtan ettin. Allah mı ki. Allah muhafaza eylesin. Amin bazıları böyle laflar söylerler ben seni
imtihan ettim yok kazandın ben seni imtihan ettim yok kaybettim böyle bir yoktur. Allah muhafaza eylesin bu noktada. Tabii. İnsanlar kendi üzerlerinden ve karşıdakinden tecelli eden şeylerle hükm ederler bir kimse bir şeyi hükmederken veya birisi ya bu benim iyi arkadaşımmış diye hükmederken. Yaşadığı olayların neticesinde buna karar. veri. Bu arkadaşım benim çok iyi arkadaş değilmiş dediğime yaşadığım olayların neticesinde buna karar veririm o olaylara bakarak tü irade noktasında karar verir derim ki. A Adnan sıkıntıya gelemedi. Adnan’la yol gidilmez
neden yolda bir sıkıntıya uğrarsa bırakacak gidecek kimseyi ama bu bizim kendi ciri bildiğimdir bilgimiz. Belki de yolda giderken adam bırakıp gitmeyecek deri ben öyle düşünüyorum ben o yüzden. A bu yolda bırakıp gidecekmiş beni. Ben bununla yolda gitmeyim diye düşünmem bıraka bıraktığın yolda bana ne der. Gittiği yere kadar gider. Herkesin bir tarzı var burada bir anlayışı var. Ben. Gittiği yere kadar giderim ilişkimi bozmam adam durumumu bozmam ama gitmiyor orada kaldı tıkandı yok yürümüyor iş. K Allah yol
açık buraya kad ve. Benim dememe gerek yok. zaten o bırak. Allah bizi affetsin bu. İmtihan etme noktası. Evet bazı yerlerde bazı kitaplarda bunu okuyabilirsiniz vahde vücut anlayışında bir kimse birse imtihan eden de olunan da. Allah’ın sıfatı üçü bu farklı bir bu konumun dışında dinimizde abdesti bozan şeyler belli hadiste kolaylaştırınız zorlaştırmayınız buyuruyor neden. Şafilerde erkekler kendi hanımına dokunduğunda bile at bozuluyor imamı şafii’de böyle nakledilen bir fetva olduğu söyleniyor ama bazı. Şafiler. İmam. Şafii’nin bu fetvasının kendisinin ardından
söylenmiş olmadığını söyleyeyim karşı çıkan. Şafii ulema var en son şeyin bir kitabı elime geç neydi oşkan ol dünya. İslam fık ki tam kavin bir eseri elime geçti baktım böyle bu ihtilafı meseleleri almış biraz. Mesela bu imamı. Şafi. Hazretlerinin. Bu fetvasının da ihtilaflı meselelerin içerisinde görmüş ve. Şafii’ye göre bunun uygun olmadığını şafiilerin. Böyle davranmaya dair yapmış fetva yayınlamış bir. Ben de bu meselelerle alakalı kı var şimdi gerçekten bu bu günümüzde. Müslümanların yaşadıkları şehir hayatında bu zor bir
hüküm. Belki de. Kırsal kesimde yaşasalar dağda ovada ormanda önceden öyle yaşıyorlarmış insanlar o zaman belki de buna katılabilir. Ama şu anda şehir hayatında bir erkeğin bir kadının abdestini muhafaza etmesi zor e din de kolaylaştırınız zorlaştırmayınız demiş abdest noktasında bazı. Şafi ulemaları bu fetvaya katılmadıklarını binaen illaki şafilikte ısrar eden bir kardeş bu fetvaya uymayabilir çünkü içinden. Şafii ulemasının bazılarının katılmadıkları beyan edilmiş şimdi bu da şuna benzer bunun yanlış anlaşılmasın da. Hani bazı bizim hanefilerin içerisinde kolaylığı seçenler
vardır. İşte imam-ı azamda bir zorsa. İmam. Muhammed. İmam. Yusuf’u seçerler. İmam. Muhammed. İmam. Yusuf da zorsa imam-ı azam’ı seçerler bunun gibi mesela biz namaz vakitlerini filan namazları genelde. İmam aine göre kılarız imamı. Muhammed imamı. Yusuf’a göre mesela vtiri. İmam azıma göre kıız yoksa. İmam göre de bir. Nafile namazdır. İmam azıma göre vacip namaz ama. İmam mesela. Şeyi vtiri. Nafile namaz hükmünde görmüşler. İmam. Azam vacip hükmünde görmüş. Türkiye’de veya. Osmanlı’daki genel uygulama vitir namazını. Biz vacip hükmünde
kılarız imamı azama uyarı ama namaz vakitleri ve diğer namazların genelde fetvaları. İmam göre yaparız şimdi bunun gibi nasıl bunda bir. K etmiyorsa bu normalse makul malum is o zaman şafilerin içerisinde de işte eşine dokunduğunda abtin bozulmadı diyen imamlara da tabi olunup da. Şafii kalınabilinir yine illaki. o kardeş. Şafi kalacaktır. Ama insanların bugünkü yaşadığı hayatında. Hayat tarzında şehir hayatında bir kimsenin şilini devam ettirmesi zor artı bir de bu siyasi etkenler de var mesela bir yerde. İslam. Hukuku
yok ise orada son. Müslüman. Şehit oluncaya kadar. Müslümanların. Cihat etmeleri farz ayındır. İmam. Şafii’ye göre şimdi. Şafi’ye göre daha önce. İslam hukukunun uygulandığı bir yerde. İslam. Hukuku rapa kaldırıldı. İsa. İslam hukuku uygulanmıyorsa imamı. Şafi’ye göre son. Müslüman. Şehit oluncaya kadar orada. Müslümanların. Cihat etmeleri canlarını feda etmeler. Aslında öyle der. Aynen or fazla şimdi bir şafinin. İslam hukukunun daha önce. İslam hukukunun uygulanıp da şu anda. İslam hukukunun uygulanmadığı bir yerde yaşaması mümkün değil. Şimdi. Osmanlı. İmparatorluğu düşünün.
Osmanlı. İmparatorluğu yıkıldık sonra. Osmanlı’nın kudreti ve kuvveti. altında bulunan bütün yerlerde. İslam. Hukuku kaldırıldı y mesela. Siz. Suudi. Arabistan’da bir. İslam hukukundan bahsedemez bugünkü. İran’daki rejimden bahsedemez. Pakistan’da. İslam hukukundan bahsedemezsin. Bu mümkün değil. Türkiye’de zaten bahsedemez şafilerin en en çok bol olduğu yerler işte. Suriye’de vardır. Türkiye’de vardır. Irak’ta biraz vardır ondan sonra ln bir vardır o k kde mesela şeyde mesela. Medine’de çok yoktur. Medine’de hanbeliler daha fazladır malikiler daha. Mekke’de de son zamanlara kadar malikiler fazlaydı
orada da şimdi vahabiler fazla. İslam hukukunun. Şu an tam olarak uygulanabildiği herhangi bir yer yok benim nesli neslim yok bu noktada oradaki şafilerin hepsinde tek top yekü son. Müslüman. Şehit oluncaya kadar. Cihat etmeleri lazım bu manada. Şafii ulemasına. Tabi olan kimselerin bu tip siyasi meselelerde işleri. Allah bizi affetsin. O yüzden. Şafii kardeşleri bunda bir beis yok. Hanefi mezhebinde geçmeleri daha uygun daha yaygın daha rahat yaşarlar. İnşallah yatı namazının ilk sünnetinin olmadığını. Peygamber. Efendimiz sallah sellemin böyle
bir sünnet kılmadığı ve hadis de olmadığını söylüyorlar. Doğrudur ya. Her söylenene bakarsak. Biz. Oho herkes ipin ucunu kaçırır bir kere. Bunu kim söylüyorsa. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin sünnetini tanımadığını gösterir cahil. Oysa. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri her farz namazın öncesinde ve sonrasında. Nafile. Namaz kılmış her. Farz namazının öncesinde ve sonrasında her farz namazın bu. Mütevatir hadislerle sabit. Mütevatir hadislerle uygulamalı buna rağmen hala dah birileri. Kalkıp bu namaz olmadığını söylüyorlarsa. Allah bizi affetsin böyle
hakaret etmek istemiyorum ama gerçekten. Cahil insan. Allah. onları da öğrenmeyi aff verin bu soruyu okuyacağız şimdi buraya gelen her soruyu. Allah. Ha etsin dinle alakalı cemaatle alakalı okumaya gayret ediyorum başka sorular da geliyor. Başka istekler de geliyor onlar. Es geçi o. Es geçtiğim şeyler. Dergahı ondan sonra. İslamla alakalı değil. Kimisi yardım istiyor. Kimisi dua istiyor kimisin özel ekleri var. Bunlar har. Buraya gelen soruları okuyorum bu soruyu da okuyacağım. Ama bunun hakkında da biraz böyle küçük semazenler
bana haklarını helal etler. İsam soru onlarla alakalı küçük semazenler çoğu namaz kılmıyor babaları büyükleri yazmışlar sonadan çizmişler babaları onlarla fazla ilgilenemiyorum bazıları zikre bile katılmıyor. Bakın bu bir eksiklik. Evet ama bu tip eksikliklerin. Böyle herkesin içerisinde onların duyabilecekleri yerde konuşulması onların duyabileceği onların tersten etkilenebileceği yerlerde. konuşulması çok uygun değil biz 12 yaşındaki 13 yaşındaki 10 çocuktan 40 yaşındaki adamın halini bekliyoruz küçük bakın adı küçük kesem biz de biliyoruz onların. Bazen çocuk. Sonuçta 10 yaşında 9 yaşında
12 yaşında 13 yaşında ben o çocukların üzerinde eleştiren bakmaya utanıyorum. O çocuklar kış demiyorlar yaz demiyorlar gece demiyorlar gündüz demiyorlar abileriyle beraber il il ilçe ilçe. Mahalle mahalle. Geceden. Geceye koşuyorlar. Evet an geliyor. Çocuklar belki de ibadetlerini aksatıyor yapamıyorlar çocuk. Konuş bir şeye bakarken çalışın olumlu bakmaya çalışın burada nice çocuklar var ki yaşıtları internet safilerde orada burada koşuşturan tutmuşlar yürümeye çalışıyorlar veya bunu. Nice insanlar var ki. Hasel kadar bir işin ucundan tutmuşlar yürümeye çalışıyorlar bir şeyleri
eleştirirken bu çünkü bu soru. Hani bunlara yardımcı. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Hakkında olur işte bunları böyle işte destek olalım destek çıkalım diye düşünülen bir soru değil. Lütfen. Lütfen. Allah rızası için söylüyorum dervişlik büyüklük annelik babalık şeyhlik. Çavuşluk patronluk arkadaşlık yarenlik destek. Olmaktır destek onu kavramaktır onu destek kucaklamak onun koluna girip yürümektir 10 yaşında küsürdü. Evet namazını aksat abilir kılmayı onu desteklemektir iş onu eleştirmek değildir ona tepeden bakmak değildir ona yardımcı olmaktır ona destek. Olmaktır veyahut
da aynı şekilde bayanlardan da küçük semazenler var daha. Küçücük çocuklar veyahut da burada genç arkadaşlar var genç arkadaşlar. Onların da veya büyük devi de var. Hiç önemli değil ki nefsimiz nefsimiz kendi cemaatimizin içindeki eksiklikleri ve noksanlıkları. Abartmam kendi kardeşimizin kusurunu gözümüzde büyütmesi kendi arkadaşlarımızın yanlışlıklarını büyümesin nefsiniz hemen bir insan dört dörtlük. olmuyor. Hiçbirimiz için geçerli değil elma bir günde olgunlaşmıyor şeftale bir gün de olgunlaşmıyor armut muz. Bir gün de olgunlaşmıyor cimci bir gün de tavuk olmuyor
civciv. Bir gün de hor olm tavuk yumurtayı çıkarıp çıkarmaz civciv olmuyor. Bunu hiçbir zaman unutm etrafınızdaki kardeşlerin eksiklikleri ve noksanlıkları olacakt onların üzerindeki eksiklikleri ve noan düşünürseniz kendi eksikliğin ve noksanı görme dicek fbe bir tablo seçecek. Bu da böyle değil ama biz onların eksikliklerinin üzerinde yoğunlaşırsa kendi nefsimizin oyununu göremeyiz. Allah muhafaza eylesin bu böyle bir de benim hassas olduğum o küçük semazenler noktasında bu mesele oturursa. Bu beni üzer. Bakın bu. Benim üzen o çocuklar pazar günü
akşam 4’te pazar günü akşam 4’te geldiler. Bursa’ya o çocuklar cumartesi günü tekkede diler. Pazar gün gündüz bir kısmını sünnette gördüm oradan. Gelibolu’ya gittik. Gelibolu bakın o çocukların üzerinde söylediğiniz sözü. Şimdi bunu böyle düşünen. İnsan kendi kend düşünecek benim ciğerim yarıldı. Çünkü o çocuklar pazar günü gelibolu’dan sabaha karşı 4te 4.5a geldiler pazartesi gün. Tekke’de itikaf vardı ve o çocuklar. Pazar günü saat 23’e kadar bir daha. TEM Pazartesi günü bir daha tema döndüler 4E geliyor muu teke düşmüştü
ama 3,5 değil mi 3.5a yakın tekeden ayrıldılar onlar şurada içimizdekiler büyük bir çoğunluğu bu performansı ayak uyduramaz. Bakın büyük bir çoğunluğumuz bu performansa ayak uyduramaz. Perşembe günü burada ders var hadi. Cuma gün orada muhakkak. E olanlar nöbetçi olanlar gitmişlerdir. Ama cumartesi günü tekkede ders vardı. Hepsi de oradadır. Pazar gün. Gelibolu dalardı. Gelibolu daydı. Hepsi de pazartesi gün. Tekke’de yeniden ders vardı ve itikaf vardı sabah namazına yakın. Oradan çıkıldı el hitap eleştirmeyin. Allah rızası için söylüyorum eleştirmeyin
dağlanır sınız diliniz dağlanır kalbiniz dağlanır eleştirme. Kim eleştirirse dağlanır o çocukların üzerinde 100 yıllık yük var 100 yıllık yıl o tekkeler kapın alı 100 yıl olmuş. O çocukların şimdi her çar vuruşlarında semaya doğru çıkıyorlar y yıllık kiri temizliyorlar 100 yıllık kapılar açıyorlar 100 yıllık yürüyüş yapıyorlar bu çocuklar ve herkes gece elinde. Yatarken ve herkes ertesi günkü işini gücünü düşünürken ve herkes ertesi gün ben ne kadar kazanacağım diye düşünürken o. Çocuklar gece demiyorlar gündüz demiyorlar soğuk demiyorlar
sıcak demiyorlar. Yarın okul var demiyorlar yarın şu iş var demiyorlar başlarında. da 3 be tane garip abisi. Garip. Garip garip. O çocukların başında duran insanlardır onlarla beraber yol geçeriz uğraşıyorlar. O Çocukları eleştirirken düşüneceğiz. Madem çocuklar namazlarını kılmıyorlar mı seferber olun seferber olun. O çocukların dini ibadetlerini yaşayabilmesi için yapabilmeleri için sefer ol seferber olun harcayın varınız yoğunuz zamanınızı gidin büyükleriniz abileriyle. Konuşun başlarındaki sorumlular konuşun ne yapabiliriz nasıl bir çalışma yapabiliriz elimizden ne gelir bizden ne beklersiniz dey
dışarıdan eleştirmek çok basit. Hadi gelin eleştiren. Kimse o çocuklarla beraber bir gezsin. Bir bakalım bir gezsin. Bir dolaşsın insanlara. Belki de. Dışarıdan bakıldığında ya. Geziyorlar gibi düşünürler. Bir git bakalım 3 saat 4 saat bir yol git saat git orada et istim üzerind dur. Ondan sonra herkesin gözü üstünüzde istim üzerine. dur. Yemek yerken rahat yiyem su içerken rahat içemez konuşurken rahat konuşam güleceğin zaman rahat gülemez yolda gitsin zaman rahat gideme oradan dön bir dah. Sen bir 34
saatlik daha yol gel de bir dönemen. Bir de bu seer dedik bu bir sefer dedik dışarıdan bakarken basit gelir tekkedeki semazenlerin eleştirilmesine ciğerin vermiyor varsa eksiklikleri noksanlıkları bana ait var mı daha bir laf diyecek olan. Bu onların şımarmayı için değil semazenlerin şımar için söylenmiş bir söz değil bu eleştirilmesi istemiyorum tekkedeki orada semazenin vebanın eleştirilmesi istemiyor varsa eksiklikleri noksanlıkları. Bana ait her ne var bde. Her ne var ise bu. Onların özel bir noktada durduklarında işaret değil yanlış
anlaşılmasın 12 yaşındaki çocuğun nesiniz ya 13 yaşındaki çocuğun. Allah muhafaza eylesin. Tekke’de bazı hizmet eden kardeşlerimiz hizmet ederken başkalarını kırıyor görevleri olmayan bölgelere müdahale ediyorlar. Bu olabilir yapıyorlar e söylüyoruz. Yapmayın etmeyin kırmayın dökmeyin hiç kimseyi bunu da tekkede hizmet eden kimselerin üzerinden duymak istemiyorum tekkede hizmet eden kardeşlerin kırmaya dökmeye. İnsanlara tepeden bakmaya hakları yok etmesin orada tek hizmet ed. Kardeşler hiç. Saki hizmet noktasında değil. Herkes gönüllü olmak orada hizmet eden hiçbir kimsenin orada hizmet gören kimselere
karşı kırıcı dökücü kaba saban tepeden bakan bir anlayışa sahip olmalarını istemiyorum. Bu da beni çok üzüyor yapmayın hiçbir yerde. Bakın bu. Tekke kültürüdür. Tekke kültüründe tekkeye gelen bir kimseye kimse hizmet görür. Bu kim olursa olsun. Tekke kültüründe hizmet etmek de serbesttir hizmet görmek de serbesttir bir kimse hizmet etmek isterse. Çünkü. Tekke kültüründe hizmet eden öndedir hizmet gören değil ama herkes çay dağıtmaya kalksa bu hizmet olmaz. E ne olacak sıraya girecek insanlar arkadaş filanca gün ben nöbetçi
olmak istiyorum orada ben çay dağıtacağım. O çay dağıtacağım diye sıraya giren bir kimse hizmet edecekse orada hiç kimse kötü davranmaya aksi davranmaya kırıcı davranmaya. Hakk yok bakın bir kimse orada hizmet etmek için. Şimdi sıraya girdi. Ne yapacak çay kalacak değil mi veya temizlik yapacak veya tuvaleti temizleyecek bunu yaparken birisini kırarsa manevi olarak daha da geri gider bir kişinin gönlünü kırdın ise kıldığın namaz namaz değil hele orada tekkenin kıyafetlerini giydiysen bir kimse orada hiç kimseye sert davranmaya
kötü davranmaya yanlış davranmaya hakkı yok karşımızdaki bize yanlış davranabilir karşımızdaki bize. kötü davranabilir karşımızdaki kimse orada bir kuralı bilmiyor olabilir. Biz ona bin bir sefer de olsa defalarca da olsa tatlı anlatacak buna oradaki kardeşlerin birisine kırıcı kardeşlerin. Orada herhangi bir kimse kim olursa olsun kırıcı davranmaya hak yok ona hakaret etmeye hakkı yok böyle davranan kardeşe de hakkım helal değil yatmasın orada birisini kıracağını yapmasın. Ya ben çayıyla dağıtırım. Allah rızası için söylüyorum. Ben oranın temizliğini yaparım. Allah
rızası için söylüyorum hiç kimse kırmasın hiç kimse orada hiçbir hizmet etmese dahi hem vall hem mill yapar gücümü yettiğince yapar. Orada. Çünkü bir arkadaş kendi sinirlerine hakim olamayıp bir döğmesi bütün cemaatin hakkını alıp götürüyor. Biz şan şöhret için tekkede durmuyoruz ki insanlara. Allah’ı sevdirmek için. oradayız insanlara dini sevdirmek için oradayız insanlara bir kelime bir harf öğretmek için oradayız insanlara. Tekke kültürünü anlatmak için zordayız orada plav dağıtanlar kendi cebinden dağıtmıyor orada çay dağıtanlar kendi cebinden çay dağıtmıyor
orada ayran dağıtanlar kendi cebinden ayran dağıtmıyor hiç kimse orada kendi cebinin ürününü dağıtmıyor kimse bakın hiçbir kimse. Allah rızası için orad. Allah rızası. Allah’ın işini yapıyorsun. Allah’ın işini yapıyor orada bir. Çayan kimse. Allah’ın işini yapıyor. Daha dua etek. Ya. Rabbi şu çaydan içen. İnşallah. Hidayet olsun seni zikretsin seni sevsin. Ya. Rabbi şu. Pilavdan yiyen kimse hidayete sebep olsun da seni zikretsin seni sevsin ş gel. Kimse. Ya. Rabbi hidayetine sebep olsun. Ben on güler yüz iyi dalayım
hoş dalayım da o. Allah’ı sevsin resulünü. sevsin seni sevsin seni zikretsin oraya her kim geldiyse. Allah’ı sevsin. Allah’ı zikretsin ki benim onda bir payem olsun benim onda bir sebebim olsun bir kişinin hidayetine sebep olan. Vile olan yerdekilerin ve göktekilerin yaptığı ibadetten daha evla bir ibadet etm olur. Ben bu torbada benim bir tuzum olsun. Bu yukarı çıkan tantan da bu yukarı çıkan ibadette bu yukarı çıkan zikirde bu yukarı çıkan nurda demim de bir zerrem olu orada hizmet
edenler bu ahlak bu minval üzerine duracak orada hizmet edenler bu ahlak ve minval üzerinde. Durmazlar geri giderler daha geri gider orada hizmet edenler ahlaklarını dikkat edecekler gözlerine dikkat edecekler ellerine dikkat edecekler ayaklarına dikkat edecekler dillerine edecekler dikkat edecekler orada bozuldu mu parçası bulunmaz orada bozulanın. parçası bulunmaz orada yok kadınların göğsüne bakayım bacağına bakayım çamaşırına bakayım onlarla. İşte gerçek davranayım. Yok on bir kimisine hartur yapayın bağırın çağırın onları hizaya katayım. Hayır orada her kim var ise o
da her kim var ise herkes hizmet edecek orada hizmet erg kültüründe hizmet kadar önemli bir yoktur insanlara hizmet kadar önemli bir yoktur. Dergah durunda. Hazret-i Mevlânâ dert dinlemeyi dahi vücudun zekatı olarak görmüş demiş ki ya vücudun zekası dır dert dinlemek dertle dertlenmek bakın insana hizmet siz orada birisine bir bardak çay götürmek birisine bir bardak çay götürmek. Güler yüzde tatlı dilde davranmak. Nafile. Namaz kılmaktan evladır. Nafile. Namaz kılmaktan evladır birisi geçer orada itikafa girer boy orada. Zikrullah
yapar birisi de bahçede çay dağıtıyordu çay. dağıtan güer yüzde tatlı dille yumuşaklıkla çay dağıtıyorsun dışarıda hizmet eden kimsel. Hani yolculuğa çıkmışlar ya. Peygamber sallallahu. Aley ve sell. Hazretleri bir kısmı. Çadır indir çadır kaldır yemek getir yemek götür hizmet etmiş oruçsuz olanlar onlar oruçlarını bozmuşlar sefere çıkıyoruz diye yolc çıkarken bozmak caiz ya bir kısmı da oruçlarını bozmamış oruç tutmuşlar bu sefer oruç tutmayanlar orucu. Bozanlar oruç tutanlara hizmet etmişler. Peygamber sallallahu. Aley ve sellem. Hazretleri demiş ki oruç
tutmayanlar oruç tutanlar sevabını aldı götürdü bakın oruç tutmayan ne yap oruç tutanların sevabını aldı götürdü neden hizmet etti çadır kurdu çadır indirdi yemek yaptı yemek getirdi yemek götürdü. Çalı topladı çırpı topladı eşyaları topladı eşyaları indirdi o. Öbür. Oruç tutanlardan. Onlar daha evza ibadet ettiler onların. sevaplarını alıp götürdüler. Tekke’de hizmet eden bir kimse hizmet ediyor ya. Birisi de evde. Zikrullah yapıyor evde oturmuş zikir yapıyor. Tekke’de hizmet eden kimse evde zikir yapandan daha evla ibadet etcek oradan bir
köpük kaldırdı oradan bir otu kaldırdı oradan bir şeyi topladı orayi temizledi tuvalette nöbet tuttu tuvalette nöbe tuttu tuvaleti temizledi evinde. Nafile ibadet edenden daha evla ibadet etti kimer bu o engelini kırdı. Yapma kardeş kendi kendine. Ateşe. Atma kendi kendini ateşe atma birisinin kalbini kırdıysan ateşe atma ya o kalp. O esnada. Allah’ın nazargahı. İsa ya kırmış olduğun kalp. Allah’ın dostunun kalbiye orad bir kimse geldi o kimse evinden koşa koşa geldi. O işte. O heyecanla geldi dedi ki
gideyim tekkeye semazenler dönerken. Ben de. Allah. Allah diyim oran ibadet edeyim diye düşündü kapıdan içeri girdi bizim arkadaşlardan birisi de kaktı onun kalbini kırdı kim çeker bunun cenesini bizi bir tarihte. Yalova’ya derse. Davet ettiler. Biz. Yalova’ya derse gittim ben zikrullah’a gittim orada şeyden de. İzmit. İzmit değil. İzmit’ten de bir. Efendi gelmiş oraya çok eski bir mesele biz oraya gittik. Neyse orada bizi. Efendi işte bir iki soru cevap söz konusu oldu koğar gibi yaptı bizi kğ kalktım
ben de dedim. Efendim misafir. Biz gidelim mesele de şeyden çıktı. Şeyh. Efendi sohbet ederken. Allah’ın velileri dedi kafirlere bile dua eder dedi kafirlere bile. Himmet etmeye çalışı dedi o mana ardından haz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Sohbeti Muaviye ile alakalı bir mevzu çıktı muaviye’yi de aldı batırdı kaldırdı söylemedik laf bırak. lan de dayanamadım dedim. Efendim hakkınızı helal edin bir. Veli kafirlere kadar dua ediyor da dedim bir muaviye’ye. D neden dua etmiyor bir. Muaviye. Hazretlerine dedim neden
bu kadar dedim şedit bir şekilde hani davranıyor. Ben öyle deyince. Muaviye. Hazret diyorlarsa hala daha dedi. Ondan sonra işte. Hazret demeyeceğiz bir daha gürledi dedim ya. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri. Kayın biraderi kayin ilerde altına bizim cübbesini atmış. Allah’ın. HD etsin dedim hadis. K herkes dedi kuş duramaz dedi karla da kuştur dedi bülbül de kuştur dedi ama kendisi. Bülbül. B karga olur kalktım ben ded dedim kusura bakmayın bundan sonra dedim buraya getirecek olduğunuza oğlanları. Bedi
soracağız dedi muaviye’ye. Hasret mi diyor cahiliye. Bakay. Muaviye. Hazret diyorsa dedi getir. kalktım dedim. Sizin havanızı bozduk renginizi bozduk dedim özür dileriz dedim siz güls biz kar dedim kargalık yaptık burada beni de oraya davet eden. Allah affetsin yanlış anlaşılmasın tanıştık. Ödemişte tanıştık adam işte görüştük konuştukları em. Muhterem bir kimse ben tabi. Ödemiş’e gitmiş tekrar. Beni aramaya ödemişten demişler ki onun tayin çıktı nereye. Bursa’ya demiş nerede filan yerı demişler onun. Dükkanı adam beni araya yolova da oturuyormuş
adam adam. Allah sağ sağa kulakları içind nasın. Vefat ettiyse allah’ rahmet eylesin adam beni buldu geldi dedi ya gel benim. Üstadım değil ama dedi benim biraderimin. Üstadım. D benim evimde ders olacak illaki. DSE gel dedim ya gelmeyeyim. Hacı abi hakkını helal et dedim. Biraz dedim aykırıyım ya ben dedim şimdi etrafı. da tanımıyorum dedim gelmiyor. Muhakkak bekliyorum seni dedi özel davet et sen ne gittin. Buraya yeni geldiğim zamanlar oluyor bu mesela adam böyle söyleyince tam bir sofra
kuracaklar artık kalktım ben benimle beraber yanında birkaç arkadaş var. Onlar da. KT dedim. Hakkınızı helal edin biz kargalık yaptık dedim olmal dedim işte uygunsuz oldu dedim bizden uygunsuzluk çıktı. Selamünaleyküm kalktın. Tab o. Efendi. Elf. Fatiha. Elf. Fatiha dedi hani kesiyor muhabbeti. Çok affedersiniz def olun gidin gibisin kovalandık bir çıktık iniyor tabii o beni davet eden ne üzüldü ne üzüldü. Hakkını helal et dedim. Benden çıktı dedim benen nasıl yan dedim. Vallah sorum musun ben değilim ded böyle
kaldı dedim benit diyelim dedim. Hazret-i Ali efendimiz dedim onun sözünü söylüyorum gidiyorum. ben ne dedi misafirin gönlü incedir bu. Kurdan diyor. Neymiş inceymiş o kıldan hangi kı bın içindeki kı. Hani. T bal var ya. T balın içerisinde bir kı oluyor ya herkes bir söylesin deniyor ya herkes bir söylerken. Haz. Ali efendimize geliyor sı. Hani bu da ble şiire yasak diyenlere cevap vall nü. Koyak ne kar var. O cihar. Yar isimler edebiyatta ne kadar ileriler. Hazret-i Ali
efendimizin sözü hiç aklımıza çıkmaz misafirin gönlü incedir bu kudan. Diyor. Bizim. Yolumuz bu misafirin gönlü incedir o kıldan senin evine gelmiş misafirin senin gönlü o kıldan incedir kırılır senin. Tekken gelmiş misafir o kızdan incedir gönlü kırılır buradan içeri girmiş. O kardeş misafir herkes misafir. Ben sizin. Şimdi burada hakaret etsem küfretsem. tepeden konuşsam gönlünüz kırılmaz mı kırılır misafirin gönlü ince okulan tekkeye gelmiş o kimse misafir ya bizim dervişlerden misafir kardeş ya bizim arkadaşlardan misafir kardeşim misafir. Sen.
Erdemli insansan hizmet edensin hizmet eden. Erdemli insandır hizmet eden ev sahibidir hizmet eden oraya aidiyet kesbetmiş bir kimsede burası benim evim. O iyi. Sen hizmet çekin. Burası benim. Tekar. Sen hizmet edeceksin. Sen temizleyeceksin. Burası bizim derg sen demleyeceksin kardeş. Sen gitsen ya cer abi ya. Tuvaletler nereden temizleniyor şuradan temizleni. Git temizle hiç kimse tuvalet temizlemek için orada hiç kimseye sormamış daha var mı aranızdan. Ben tuvalet temizleyeceğim deyip de sıraya giren der tuvaletini temizlemeyen deriş mi olur
nefsiniz eş olur rumiden de mi yukarı niye almış. Eşref olu. Rumi çaycılıktan. önce tuvaletle gemiş. Siz tuvalet temizlemeden asla ve asla. Derviş olamazsınız kaçıncı esmayı alırsanız alırsınız seyri sulukun başlamaz dergahın tuvaletini temizlemeyen evinin tuvaletini temizlemeyen kendi tuvaletini abdestini yaptığı yeri temizlemeyen serin sü luku başlamaz ne yapta eşek oldu. Rumi gitti. Hazretlerine. Hacı. Bayram. Veli. Hazretleri onu. Çok affedersin dergan itinin yanına bağlattı dedi ki götürün itin yanına bağlayın onu itin kulübesinin yanında bir kulübe itin yaşıyordu ne
zamanki dedi ki bu. İt. Benden bu dergahta daha hayırlı bu. Dergahı bekliyor tekkeyi bekliyor buranın bekçiliğini yapıyor dedi. O benden daha hayırlı burada dedi itin kabından yemek yiyeceği zamanı tutu verdi çenesinden dedi ki getirin alın gelin eşrefi dedi. Allah getirdiler sen onu başka oturtturma. Alim fıkıh alimi medrese hocası bugünün dekanı. dekanı bugün profesör dekanlar var ya. Profesör değil dekanı dedi ki alın getir aldılar getirdiler zannetmeyin baş köşeye oturdu dedi tuvalete verin tuvaletleri temizlesin nefsi ona dedi
ki ey. Eşref. Sen tuvalet temizleyecek bir insan mısın ya gelsin. Şu cahil cü takımı buraya. Çok affedersin etsin sen de bunların ettiklerini temizle nefsi öyle dedi ona günlerce bir gün geldi nefsini kırdı dedi ki ey nefis. Bunlar. Allah’ı zikrediyor. Bunlar seviyor. Sen ne mende vursun ki bu. Allah’ı sevenler bu. Allah’ı zikreden. Sen hizmet etmek istemiyorsun. Ben onların tuvalet yaptıkları yeri sakalla süpürür sakalla temizlerim. Sakalımı da bir güzel yıkarım sabunlarım. Pak olur ama sen varsa sen var
ya dedi hainsin dedi ne zaman sakalını yere sür çek. Üstadı dedi ki. alın gelin. Onu sanki onu başka mi otururdu dedi derdın çaycısı oldu çay dağıtmaya başladı. Ondan sonra dergaha. İmam etti. Dedi ki namazı kıldırsın hiçbirinizin sehri süluk başlamaz o tuvaleti temizlemeyen bir kimse o. Dergahı temizlemeyen o dervişleri temizlemeyen o dervişlere bakmayan o dervişlere hizmet etmeyen onları yedirmeyen içirmeyen yatırmayan onlarla gönüldaş etmeyen onları sevmeyen onları muhabbet beslemeyen onları hizmet etmey serri sürkü başlama. Siz şaka mı
yaptığımızı söylüyorsunuz ben dergahın en eski çaycısı. Yım derken şaka yaptığını söylüyorsunuz herhalde dergahın en eski çaycısı. Yım. Ben. Benim adım çaycı. Mustafa sonradan deli. Mustafa dediler benim ilk ismim çaycı. Mustafa. Allah rahmet eylesin. Nevşehir’e giderdim. Ben inerdim. Nevşehir’de dergaha hemen geçerdim çayca bunu yaparken de yanlış anlaşılmasın. Ben. Bayındır’ın zakiri idim. bunu yaparken. Efendi bana. Allah rahmet eylesin. Baş başa kaldığımızda komple. İzmir. Bayındır. Ödemiş tren. Oğlum sen bu çukurun hakimisin dedii bana sen bu çukurda ne var.
Gelene gidene her şeyi görün de dedi o çukura nereden bir kimse giriyorsa. Rüyamda görürdüm halimde görürdüm yarın filanca gelecek 4ün. ESM durumu hali bu. Yarın pişman gelecek bu. Efendi hiç kimse o zaman böyle telefon melefoni gelecek kaşta geleceğini görürdüm ben. İzmir’de beklerdim otobüsünü otobüs onun feron neşir feronu ayırırdı girerdi ben o en önne otururdu rüyanda görürdüm kaçıncı koltuğa oturduğunu üzerindeki elbisesinden varıncaya kadar bunu yaparken dergan çaycısı ydı adım çaycı. Mustafayı elhamdülillah tuvalete yaparlar. Bir de kenarına
yapardım. Bir de derdi bana. Mustafa ya benden sonra başkası girdin de yanlış. bir şeyle karşılaşmasına hiç seslenmez bu nevşehirde herkes giderdi 12’de 1de evine 12’de 1de. Ben tuvaleti çaycım bir güzel. Temizdim 1den sonra 1.5a filan. Allah rahmet eylesin. Efendi gelirdi. H diye diye. Çay hazır mı mfi dedi hazır. Efendi ge otururdu o açık bir tane çay isterdi bana doldur kendine derdi doldurdum anlatırdı çayd böyle hadi iç. Muhtar derdi ben 300 içerdim çay doldur bir daha kendine
çay bir daha doldurdum. Ben anlatırdı. Ondan sonra g yatardı. Sabah namazına tekrar gelir sabah namazında yatacaksın uyuyacaksın. Öyle yok öyle bir sabah namazında şeyhin gelecek. Beraber namaz kılacaksın beraber zikir yakacaksın. Sabah namazından. Yarım saat 45 dakika önce kalkardım kışta sobayı yakardım orası sobald ne doğalgaz moğal gaz. o sop zor yanardı üşümeyecek. K Nevşehir’in kışı yakardım. Ben sopayı gelirdi o baltalarla. Buyurun efendim. Usta. Efendi. Kın onu kalktın. Hadi namazlarımızı kılalım namaz kılarız. Seher. Zikri derd. Allah rahmet
eylesin rü takardı. Eski. Dergah bilmez burada var mı. Eski der g biliyorsun değil mi eski. HY Ben ne b o eski der o arka tarafta kışın su. Akardı arkadaşlar su öyle fukaralık var öyle gariplik var bildiğiniz su. Akardı tahtalar rutubetten kokardı kışın ve. Vallahi yemin ediyorum uyursanız. Hasta olursunuz uyudun hasta oldun neden soğuktan rutubetten ve soğuktan kesin. Hasta olursunuz. O yüzden hasta olurun saracağım battaniye yorgana oturacağım. Allah’ı zikr. Ben derdim bu. İnzar uyudun gitti dergahta hizmet
eder hizmet eden hizmet edece adam yoksa yanlış anlaşılmasın. kapıda beni karşılamak çok iyi. T tuvaleti kim temizliyor ona bakıyorum beni kapıda karşılayana bak içinden diyor ki bugün de tuvaleti temiz bunu konuşmak istemezdim bakın bunu konuşmak hiç bugün de tuvalete temizleyen yok mu. Yok orada vazifeler var ya onlar temizlesin. Haksız mıyım hekke derişik kültürü hizmettir hizmet edersiniz sizin kapınıza gelen herkese hizmet edersiniz sizin kapınıza gelen herkese gönlünüzce içiniz el verdiğince gücünüzün yettiğince yardım edersiniz kapıdan geri çevirmek
yoktur. Tekke kültüründe dervişlikte geri çevirmek yoktur. Tekke kültürü o ummuş gelmiş 1 lira değil 5 kuruş veririn 3 kuruş veririn 2 kuruş veririn yemeğini yedirin suyunu içirin gelmişin kapına. Neyin var şeyin var tatlı bir şekilde çy on. Neyin var suyun var suyunu verin tepeden bakma. Ters konuşma. kırma in. GM Şeytanın işi o şeytanın. İŞİD asla ve asla asla ve asla bir kişi orada bir kimsenin gönlünü kırdıysa tekrar söylüyorum. B Sen işin bitmiş dur. Yok. Gönül. K
dervişlikte gönün kırmak yok dervişlikte biris kırmak yok haklı olmuş olsan dahi bir adım geri çekilmek var haklısın bir adım geri çekilecek kardeşim. Haklısın ya haklı ol. Bir adım. Geri çekil. Sen tatlı söyle sen anlamıyor. Anlamıyor çekin bir g yine kırma kaç orm bir yürü git bırak git kaç gönlünü kırma onun kalbini kırma ona tepeden bakma vazifen olmayan bir işe. Karışma karışma. Allah eylesin amin hizmet ediyorum derken geri gidersiniz. Allah’ım saklasın. İnşallah amin vücudundaki yanık için domuz
yağı iyi geldiğini söylüyorlar. Acaba. kullanmamız da. Dinen bir sakıncası var mıdır hanefilere göre var hanefilere göre domuz haram domuzdan çıkacak olan her şeyi yemek içmek kullanmak da haram bildiğim bu arada yok şunun şurasından kullanılır bunun burasından kullanılır diyenler çıktıysa da böyle orada burada dolaşarak. Tan şüpheli. Onlarda o yüzden her şeyini reddetmekte fayda var servisler bu tip şeylerden uzak dururlar şüphelilerden de uzak dururlar kullanmayı verirler yemey verirler içmeyi verirler. O yüzden gönülleri de rahat olur bir şeyde
şüphe var y mey ver iç mey ver kullanmayı ver giymeye ver ne olacak ki almayı ver. Ölüm yok ki ucunda. Allah bizi afi. Olin. Amin. Amin eend ve. Ey. Ya. Rabbi aminlerin. Ruhlar ve eyle. Ya. Rabbi. Amin vilin evalar. R yaım. Mim. Can. canımız su. Ya. Rabbi eyle. Ya. Rabbi. Amin aize gelmişen gelmiş. Ak tatlarımız gelmiş. Ruhlar retler a eyle. Ya. Rabbi eyle ya rabbet şefat üzerimizden eks eyleme. Ya. Rabbi. Amin. Estağfirullah estağfirullah. İlahe ill elü
kayy veş bismillahirrah ilahe illallah ilahe illah illallah mamah. Amin. İlgili Sohbetler 596. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 352. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri 254. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.