Az önce billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftal elixir fa’lem ennehu la lay la lay la lay yine illallah lay la him illallah. La. İlahe iyi illallah hak muhammeden. Resulullah. Cem’i yönelmeye evvel mürselin velhamdülillahi rabbil alemin bu. Selamünaleyküm. Allah. Geceniz hayırlı eylesin. Cenâb-ı. Hak gündüzünü hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin hem buradaki. Kardeşler hem de değişik. Medya üzerinden izleyenler hepinize. Hoş geldiniz. Cenâb-ı. Hak cümlemizi. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip. Hak yolunda yürüyen mücadeleden koşturan
batılı batıl bilip batıla karşı. Cihad eden kullarından eylesin. Rabb’im son nefesimize kadar. Buyurun eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resulu diyerek yaşamayı yaşatmayı. Ölmeyi ve dirilmeyi cümlemize nasip eylesin inşallah değil mi soru var ondan. sonra sohbete başlayalım. Tabii önce bizim. Zeybekler den. Onur kardeşin. Babası bugün vefat etti. Allah rahmet eylesin inşallah az önce buradaydı takmıyor ayağı. Aferin bu dervişlik böyle işte. Baban annen sevdiğini görümcen akşamı. Nadas varsa derse geleceksin takdire şayan burada
görünce kendisini. Az önce. Allah razı olsun. O yüzden içimden geçeni söyledim. Allah razı olsun devamlı olsun. Cenabı muhyinin olsun inşallah kardeşlerimiz. İnşallah önümüzdeki perşembeye kadar babası bizi severdi. Biz de babasını severdik. Allah razı olsun sana bak taksiratını affeylesin inşallah. Rabbim habibini şefaatine nail eylesin. İnşallah ön yüzden önümüzdeki perşembeye kadar. İnşallah arkadaşlar. Tevhid okul varsa. Önümüzdeki perşembe. İnşallah bağışlamasını yaparız geciktim bugün zaten görmüşsünüzdür bizim. Bayındır’ın. Çetesi geldi. Allah razı olsun 10 şu anda biraz. O yüzden geciktik.
haklarınızı helal edin isterseniz helal etmeyince bir görün. Başınızda ne gelecek bak hele bir de bayındırlar burada öbür bayındırlar da burada su yüzden var mı bayındırlı olmayan. İçinizde yok. Herkes bayındırlı olmuş hem de onlarla ah o bu namaz kılmayan oruç tutmayan eşim ben derse gitmek istediğimde bu seslerin düzeni tutmuyor herhalde perşembe günkü seste de bir sıkıntı yaşanmış o yüzden böyle bir ayarlayalım çekeceksiniz. Ne yapacaksınız. İnşallah. Bazen ben buradan hissediyorum ayarlarında sıkıntı olduğunu. Hakkınızı helal edin namaz kılmayan
oruç tutmayan eşim ben derse gitmek istediğimde derse yollamıyor dersi değil ama ben. Dersim yine de. Onu dinlemek zorunda mıyım ah ve sivil itaatsizlik yok bu eşler birbirlerinin velileridir. Aslında eşler birbirlerinin verilirdi dediğimizde bir erkek kek eşinin. Kur’an ve. Sünnet dairesinde ilim öğrenmesi nenem müsaade etmesi lazım buna ha olumlu yaklaşması lazım ama ne yazık ki böyle yaklaşmayan kimseler var bunların haklı gerekçeleri var ise o zaman bunu birşey söylemez haklı. Gerekçe nedir mesela. Kur’an sünnet dairesinde olmayan bir
yerdir oradan bir zarar gelecektir. O zaman bir erkek eşine bunu yasaklayabilir o gittiği yerde böyle nahoş şeyler var ise. Kur’an sünnet dışında o zaman bir erkek bunu yasaklayabilir evini koruma namusunu korumaya eşini korumak adına bunu yasaklayabilir ama böyle bir yok ise o zaman sıkıntılı bu bir ikincisi. Şimdi bunu böyle eski uygulama yasak koymuş bu. Önceden erkekler kadınlarının ve çocuklarının dini ihtiyaçlarını karşılayabilecek ilmi seviyeye sahipmiş hani. Sonradan bu 32 farz a inmiş ya da evlenecek olandan 32.
farz istenir miş. İslam’a göre evlenecek sebebi kimse. Hatta önceden nikâhta bunu sorarmış nikahı kıyacak olan 32 farzı saydılar mış abdestin farzları namazın içindeki ve dışındaki farzlar gibi bunu 32 indirmişler. Oysa. Bir müslüman bütün. Kur’an’dan sorumludur günlük hayatında kendi. Yaşamının içerisinde. Onun önüne dini bir geldiğinde ondan sorumludur onu bilmekle yükümlüdür. Mesela bir erkek ve dini meseleleri eşinin ve çocuğunun soracağı dini meseleleri bilmekle yükümlüdür. Evlenecek olan bir kadın kendi eşinin ve çocuklarının dini meselelerini aktarabilecek cevap verebilecek ilmi
yeterliliğe sahip olması gerekir. İslam’da insanın kendi günlük hayatını ve aile hayatını. Ticaret hayatını yürütebilecek kadar dini bilgiye sahip olması farzdır iyi bakın farzdır. Nafile değildir. Bu bunun nafilesi nesidir. Hani bira kimse mirasla uğraşmıyorum. Miras. Hukuku ona. Nafile olabilir. günlük hayatında hiç ihtiyaç yoktur. Onun hiç ihtiyacı olmadığı için o ilmi öğrenmek ona farz olmayabilir ama mesaj ticaret yapıyor. Değil mi ticaret de alakalı. İslam’ın ahkâmın ı bilmekle yükümlüdür ticaret yapan bu ve altı günlük hayatında. Neyin haram neyin
helal olduğunu bilmekle yükümlüdür bu. Örneğin iş yerinde çalışıyor. Bir kimse iş yerinde çalışan bir kimse işyerinin hukuk unu ve kendi hukukunu bilmekle yükümlüdür bu adam iş yerinde çalışıyor onun. Örneğin mu tadı ne oradaki adet. Gelenek görenek. Örneğin kaçta dükkan açıyorlar 9’da. Patron ne dedi 9’da. Dükkanı açacaksın açılıyor altıda kapanıyor dedi. O iş yerinde çalışan eleman 9.20 geçe işe gelmiş olsa 20 dakika hırsızlık yaptı o ağır ibadeti mi o. Real kaçta iş yeri bırakılacak 6’da o beş.
buçukta kayıt aldı gitti hırsızlık yaptı yarım saat bu iş yerinin hukukunun bilmesi lazım. Mesela bir kimse resmi dairede çalışıyor değil mi oranın hukukunu bilmesi lazım. Ben resmi dairede çalıştım ya kaçta resmi dairede iş sekiz buçukta bir kimse 9’da geldi yarım saat hırsızlık yaptı. Hırsız abone ol ya bildiğiniz hırsız daha ağır da ben hırsız diyeyim ya. Veya bir kimse. Örneğin şimdi olan şeyler buna ben orman işletmesinde çalışıyordum orman işletmesinde şeflerin arabaları var. Müdürün arabası var tüm bölge
şefler var bu hepsini bütün şefler de makam arabası var şoförleri var arkaya kuruluyor hepside bu işte nereye gidiyor işte kendi bölgesindeki ormanları veya çalışanları denetlemeye gidiyor o arabasını kendi özel işinde kullanıyorsa. Hırsız ne yapıyorlardı bizde de o yüzden. diyor ve o arabasından git falanca köye köyde bana ekmek yaptılar o ekmekten al gel. Hırsız ama ben belediyede çalıştım belediyenin bünyesinde kadınsın. Müdürlüğünde çalıştım ben belediyenin bünyesinde dedi kadrosu anlaşma yapmışlar. Belediye sınırları içerisinde kadrosu kadastro işlemleri yapılıyor oh
var arabalara biniyor hep beraber kuzu yeme gidiliyor. Mesai saatinde hırsız ben yemiyorum kızıyorlar the bana. Ben bir normal işte o gün araziye çıkacak arazi işi var biz çıkıyoruz ağabey bakıyorum adamın tarla sahibi takas abi. Herneyse arazi sahibi ondan ayarlamışlar kuzuyu de kestirmiş lar kuzu yemeğe gidiyorlar. Ben git yiyemiyorum ya. Haram diye ben yemeyince kızıyorlar bana ya hani nasıl yemezsin nasıl etmesin diye bunun gibi o kimse bir iş yaparken o işin hukuk unu bilmekle mükellef iyi bakın.
bilmekle mükellef şimdi bi evleniyor insanlar evliliğin hukuk unu bilmekle mükellef. Ben bilmiyordum. Yok böyle bir. Sen bilmiyorsan evlenmeyeceksin örnek ya da beyan edeceksin ben bunları. Bunları bilmiyorum yol yürürken öğreneceğiz öğrendiğimizde. Kur’an’a sünnete tabi olacağız bunun gibi. E şimdi insanlar evlenirler. Ken kimse karşıdaki kimsenin dinini dini bilgisini sormuyor. Evet şimdi soruyorlar evin var mı var. Ev nerede işte. Biz üç dört katlı evdeyiz. Annem babamla oturuyoruz. Başka bir yerden ev bulmam lazım neden. Annem babanın aynı yerde oturmak
istemem evin var mı var arabam var mı var. Amcaoğlu sana işte. Nerede çalışıyorsun işte özel şirkette çalışıyorum ne kadar maaş alıyor şu kadar maaşı az çok bunları soruyor herkes bunun dini nasıl dini bilgisi nasıl bunu sormuyor. Zaten bunlar. Muteber şeyler değil ya. Ne yapacağız onun dinini din karın muydu doyuruyor deyip. Çıkıyoruz biz kimse dinini sormuyor dini bilgisini de sormuyor. Şimdi artık evlenirken ekonomik ve sosyal şartlar soruluyor. Öyle olunca evleniyor insanlar bu soruyu soran için söylemiyorum herkes
için evleniyor insanlar ya bu evliliği niçin yaptığını bilmiyor bu evliliğinin maksadı yok amacı yok evliliğinin bir hedefi de yok ve hedefsiz amaçsız bu. Serseri. Mayın gibi evleniyor insanla da evlenmiş olmak için evleniyor o taraflardan birisi dinle karşılaşınca. İyi o zaman lastikler patlıyor işte. İyi o zaman her meydana çıkıyor ama kadında markette. Allah muhafaza eylesin. O yüzden şimdi bu erkek kadınına. Bütün dini bilgileri ona aktarması lazım. Ben bazen söylüyordum böyle eşi. Hani ben ne sorarsan cevap verin.
bana sor dediklerini rüyana anlatıyordum kadına. Sen anlat tevilini ister bu kocandan bu veya müftüye götürsün seni. Sen bilmiyorsan kim var ya hani dini bir kurum değil ama yine de işte kendilerince kendilerine öyle görüyorlar ya gitmek diye sor. E tabi kadın bu konuda dirayetli kocasına demiş ben rüya gördüm içim daralıyor rüyayı anlatmış demiş. Ben bilmem. O zaman benim müftüye götür demiş. Madem şeyhime götürmüyorsun tamam demiş o da inatçı ya da adam almış hanımını götürmüş müftüye demişler. Müftülüğü
görüşemez sinene olacak burada demişler dini meselelere bakan bir hocamız var onunla görüştüm ona gitmişler demiş böyle benim bir. Rüyam var onu anlatacağım. Ondan sonra bakmış oradaki o hoca bu tanışıyoruz. Biz de onunla ondan sonra ben de bir mevzu. gidip o hani bir mevzu oldu birisiyle ben aldım kitapları koltuğun altına. Ben de gittim. Ben dedim gel beraber gidelim onunla biri birisiyle beraber gittik beraber önce ben kitaplar poşetin içerisinde göstermiyorum dedim bu mevzu. Nedir o. Şimdi durduk çık
yaptık yaptı şöyle yaptı böyle yaptı. Ondan. Sonradan ben. Dur bir. Hamdi döndüren hocamız sorayım dedi. Hamdi döndüren ne sordu. Hamdi döndüren deviasyon miktarı kadar faiz alınabilir dedi beni daha iyi koydum dur her güzel koydum o konuyla alakalı. İbn. Abidin’in koydum ortaya ra yerler belli zaten dedim bu kitaplar mı. Hamdi döndüren mi dedim bu hayat kaldı. Tabi orada bu ne diyeceğini bilemedi. Ben dedim. Siz dedim. Hamdi döndüren mi uyuyacaksınız. İmam. Muhammed’e mi uyuyacaksınız. İmâm-ı Âzam olacağınız. Hamdi.
döndüren olmayacağınız. Hayal idare mi uyuyacaksınız diler güzel de mi uyuyacaksınız dedim daha getiririm ertesi gün dedim ben dedim dört mezhep var. Cezeri onu getireyim dedim ben dedim yine var fetevayi hindiyye var dedim. Onu getireyim daha kaynak lazımsa ev bak çıktı gerçek daha sen defa izim oldun şimdi dedim faizle alakalı meselesi bu tabi. Söyleyecek laf yok. Ben tavuğu şahsı biliyorum dedim git sor ona sordu ona demiş ki böyle benim rüyam var rüyayı. Biz bilmeyiz demiş ve kocasına
dönmüş nereye gideceğiz. O zaman demiş. Ya ben. Rüya benim içimi daraltıyor demiş ya ondan sonra. Tamam gidelim o zaman bu. Nereye gideceksiniz demiş sormuş ona demiş. Mustafa. Özman yanına gideceğiz hemen gidip demiş hemen gidelim bizi tanıyor ya benden. problemli adamım ya bu sakıncalı piyade. Benimkisi de geldiler. Ondan sonra bu adam dedi. Hocam ben size kızıyorum aslında dedi hep öyleler dedim ben daha nasıl dedi için şeytan otur duysa bana kızarsın dedim biz de vakti şimdi bu dedim.
Sen benimle alışverişim var mı yok bende yol gittin mi. Hayır benim de yemek yedin mi. Hayır sana borcum var mı. Hayır bana bir para mı verdin. Hayır pullu verdin. Hayır. Şunu yaptın. Hayır bunu yaptığın. Hayır şunu oldu. Hayır hayır. Hay. Neden kızıyorsun sen bana dedin tane sormuş içine senin dedi mı böyle dedim oturmuş bağdaş kurmuş nargile dedim koymuş yanına. Bu nargile köprüdeki orada dedim seni dedim ben. Serçe parmağının üzerine koymuş oynatıyor döndürüyor boyuna dedim ha nasıl.
dedi bosver dedim. Bu bir orandan öpüyor seni bir buradan öpüyor dedim sen onu fahişesi sizin haberin yok senin dedim yok abi fahişelik yapan insan dedim kadın erkek değişmez fahşa ayette cinsiyet yoktur far çalın ve bu. Normalde siz böyle fahişeleri sadece cinsel suç olarak bilirsiniz öyle değildir bu mesela bir münafık fahişedir. O da bu fahşa olarak geçer ya bu fikri fahişedir. Kimisi. Kimisi ameli fahişedir. Selam bugün etme farklıdır bu mesela. Neyse mevzu bitti dedim. Buyrun dedi hanımın
rüyası var anlattı. Rüyası’nı ya ben de tevil ettim ondan sonra dedim bir söyle davran. Böyle davran şunu yap bunu yap. Allah. Allah razı olsun dedi. Evet şimdi kadın teşekkür etti içim rahatladı dedi. Allah dedim o muhafaza eylesin. Sen. yine dedim kocana tabi olacaksın. Ben dedim bu gelmiyorsa ben dedim onu dinin emrini söylüyorum gitmeyeceksin diyorum dedim o yüzden gelmiyor mı yoksa dedim bu yalan söyleyebilir mi söyleyebilir seni aldatabilirmi aldatabilir bak dedim. Senin dedim şeytan içine oturduğun sana
söylüyorum çarşıya gitsem müsaade edecek misin. Evet alışverişe gidiyorum tek başına. Evet dolmuşa biniyorum tek başına. Evet otobüse biniyor mu evet minibüse biniyor mu evet dedim. Derviş olmazdan. Önce sinemaya. Gidiyor muydu. Evet kafeye gidiyor muydunuz beraber. Evet yalnız da. Gidiyor muydu. Evet dedim bu alışveriş mağazalarına merkezlerine gidiyor mu. Evet ya dedim bu kadın her yere tek başına gidiyor derse gelemiyor. Öyle değil mi dedim ben adama adam durdu dedim. Bütün. Hani her serbest ders ama her serbest ders.
yasak dedim şeytan dedim oturmamış mı senin için de gördün mü şimdi dedim şeytanı durdu bu içine bak içine dedim içinde şeytanı gör bu içinde gördüm şeytanı. E tabi ne yazık ki göremedi körlerde. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kardeşimize bir diyemiyorum yine kocasına tam olacak. Ben bugün gündüz. Sohbetiniz de. Cenâb-ı. Hak’kın yaratması bu hastalıklarımızı üzerimizde taşırız bir tanesi güçlenir üzerimize. Zuhur eder buyurdunuz. Biz onu kafamıza taktıkça daha da büyütüp güçleneceğini buyurdunuz bu düşüncenin tam tersiyle hastalıkların biteceğini
düşünüp önemsemeyip üstlerine gelebiliriz denilebilirmi delebilir zahiren. Evet ilaç kullanıp doktorun dediklerini dinleyip bedenimizi iyileştiri zamanında hastalığı düşünmeyerek yok görek ya da önemsiz görelim onu yenebilir miyiz burada bir vardı yok görmek değil derdimiz abone ol. Yok bir. O senin. Tarikat 4 kapı 40 Makam Hakkında üzerinde ne kadar etkili. Allah seni ne kadar çevriliyor senin ne kadar hayatını o kendisine bağlıyor bu önemli var. Hastalık senin üzerinde senin hayatını olumsuz olarak etkileyip senin üzerinde ne yapıyor seni çepeçevre sarıp
bu. Seyfi. İdaresi altına mı oluyor ben seni. Normalde hastalıkların ve hastalığın mı idare ediyor. Sen mi hastalıkları idare ediyorsun bununla alakalı bu eğer o hastalık seni idare etmeye başladığında bunun sonu yok hastalığında sonuyor. Sen bir hastalıkla başlarsın o yetmez 2 3 4 5 6 7 devam eden ve hastalıklar seni idare seni irade etmeyen senin üzerine irade koyar seni etrafında döndürür iradeni senin elinden alır kendi iradesini yerleştirir. Bu hastalıkları yaratan. Allah’tır bakın hastalıkları yaratan ne varsa hepsi.
Allah’ındır. Allah yaratır bir var ama. sen. Eğer ki kendi iradeni. Cüzi irade ne hastalığın emrine verirsen o hastalığın yerine kafir. Cinler oturur veya şeytan oturur artık seni hastalık üzerinden hastalık üzerine senin düz seni senin iradeni ortadan kaldırır. Kendi iradesini oraya koy abi. Şimdi. Hz. Ali efendimizin her hastalığına. Tövbe. Et. Allah’a yalvar demesinin sebebi budur o kimse günahın içindedir günahlardan dolayı şeytanın oturmuş şeytan onun hastalığını tetikler her hastalığı tetikleyen şeytandır her hastalığı tetikleyen bize yük değiliz. Evet
şimdi hemen birisi. Çünkü iyi bal. Esselamu koyar peygamberleri koyar velilere koya canım kardeşlerim. Biz. Eyüp değiliz biz velilerden de değiliz öyle düşünemeyiz. Biz aciz kullarız. Fukara kullarız bizim önümüzde muhakkak bizim hatalarımızdan kusurlarımız dan dolayı bir şeyler gelir ve hastalığın gelmesi de bizim için şifadır. manevi şifadır niçin manevi şifadır bizim hatalarımız kusurlarınız yanlışlık larımız vardır. Cenâb-ı. Hak. Mümin kullarına bu tip insanlar vererek ten onları temiz bir şekilde karşısına alır. Hani ayağına diken batsa da ona kefaret olur
hadisi. Şerif’i var ya ham baş ağrısından ölen şehittir karın ağrısından ölen şehittir devasız hastalıktan ölen şehittir. O da bu da başka bir adı. Şerif ve hatta müminin bu. Ya ben sıkıntılar problemler gamlar kasa ve etler. Hatta ayağına batan diken. Dayı ona kefaret olur da hadisi. Şerif’te böyle olunca. O zaman mümin için hastalıkta kefaret iyi bakın hastalık kefaret devasız hastalık. Şehitlik hastalıktan ölmekte şehitlik bu. Öyle olunca hastalığı olumlu bak ve hastalığı senin kusurlarının bir göstergesi olarak gör
onunla. Barış önce hastalıkla mücadele ederken. tatlı. Mücadele’deki sevgiliden geldi bu okşa onu bu okşa senin başına fazla mazarrat çıkar mısın de anlaş. Allah. Yoksa senin başına manzara çıkarız o zaman anlayış ve hastalığını hamdı onunla mücadele et ama hamdet mücadeleni bırakma mücadele bırakmak yok çünkü şifacı arayınız tedavi olunuz. Emir sigarasiyla söylenmiş hadisi şerifler. O zaman biz şifayı ararız koştururuz ama hastalığa lanet okumayı xwe hastalığımız dan dolayı da lanet like lanet okumaz hastalığımız da ne yaparız iyi geçiniriz.
O yüzden ben bazen derim hastalık yok hasta insan var dedim hastalık yok hasta insan var senin kafanda hastaysan sen hep hastasın değişmiyor. Muş eve altta bir hastalık gelecek bulaşacak sana ya bu hayatın olağan akışı içerisinde normal birşey haberli bir zaman olacak belli bir vakit. olacak oha. Eve geleceksen hastalıkta karşılaşacaksın. Ama hastalık. Galip gelecek sana seni küfre götürecek ama hastalık. Galip. Gelmeyeceksen onun üzerinde. Galip geleceksin o seni cennette götürdük. Evet şimdi. Bu bir hastalık düşünün. Sizi cennete
götürüyor sizin günahlarımıza kefaret oluyor. Bu hastalığı ister mi istemez mi. İnsan ister ha tedavisi varsa tedavi olalım ayrı mesela ama tedavisi yoksa sabredelim ona onunla iyi geçirelim. Allah’tan gelmiş diyelim. Allah’tan gelmiş diyelim onunla tatlı geçirelim öylece hayatı bitirip gidelim sufinin işine. Allah’u. Sad olmak bir sufinin işine. Allah’la barışık olmak hastalık gönderdi diye onunla aramızın bozalım bozmayalım inşallah. Allah. Rabbim nerede hasta var ise hepsini de hayırlı şifalar nasip eylesin. Hepsine de isyanı sürükleyecek acılardan uzak eylesin inşallah.
Evet geçen hafta. Dört. Kapı. Kırk. makamdan devam ediyorduk ve. Geçen hafta şeriat kapısını ve şeriatın on makamını konuşmuştuk bu hafta da tarikat kapısından ve tarikat kapısının on makamından ardından hakikat ardından marifet öyle devam edeceğiz bazen hakikat ve marifet yer değiştirir bazı öğretirler dedi. Bu o kadar çok. Teknik problem teşkil eden bir değil. Çünkü bazı eserlerde bakarsanız işte hakikat önünde marifet arkasında kimisinde marifet önde hakikat arkasındadır. Bu o kadar çok pu ne olacak bir değildir. Biz marifetli
3. Hakikati dördüncü kapı olarak görürüz. O yüzden biz ikinci kapı olan. Tarikatı. Ondan sonra da marifetli konuşacağız inşallah tarikatın birinci kapısı tövbe etmektir bir kimse geçen haftadan şeriatın ahkamına anı. Bu ders etmiştik işte iman etmek. İlim öğrenmek ibadet etmek helal kazanmak haramdan uzak durmak. nikah yapmak evlenmek çevreye zarar vermemek peygamberlerin emirlerine uymak şefkatli olmak. Temiz olmak yaramaz işlerden sakıncalı işlerden. Uzak olmak diye bunu geçen hafta biraz da hafiften açarak. Tan öyle ders yapmıştık yine hafiften açarak.
Tan gideceğiz. Çünkü bunların hepsi de aslında başlı başına birer konu bunu sohbet buraya denk gelince inşallah. Niyet ettim bu. Dört. Kapı. Kırk. Makam ı daha teferruatlı bir şekilde. Ders yapmaya. Çünkü bu ders buna yetmeyecek inşallah. Cenâb-ı. Hak fırsat verir zaman verirse böyle bir ders yapmaya karar verdim. Ama bu işin. Çünkü bu. Orta. Asya’dan gelen. Horasan erenlerinden gelen silsilenin. Sufi silsilesinin olmazsa olmazı bir öğretidir bu. Bizde o öğretin içinde olan bir topluluk olarak görüyorum o yüzden. İnşallah
bu öğrettiği böyle daha geniş daha. kapsamlı böyle sıralı bir şekilde. İnşallah bunu daha da. Tefal adlandırılmakta inşallah sohbet edeceğim inşallah onu da böyle bir yazılı. Risale haline getirilirse inşallah onu da böyle bir küçük risale gibi bastırırız inşallah o. Cenâb-ı. Hak nasip etsin inşallah tövbe etmek tarikatın. Bu ikinci kapının birinci makamı şimdi bakın bunları makamı olarak sıralıyoruz. Hani tövbe etmek bir makam bir kimse. Avea. Hatta ne bileyim işte bir üstattan ders almak. Bir. Mürşide intisap etmek bir
makamdır. Evet şimdi. Mürşidi olmayanın o makamı olmaz ve bırakan o makamdan düşmüş. Olur veya günah işliyor günahtan sonra. Tevbe etmiyor o kimse tövbe makamından düşmüş olur. Bakın. Bunların hepsi de birer makamdır bu sıraladığımız kapının içerisindeki haller tövbe etmek pek. Allah’a samimiyetle tövbe. Dinar. Rabbim. kötülükten izi siler der ayeti kerimede. Tahrim 8 tövbe eden. Hiç. Günah işlememiş gibidir hadisi şerif allah tövbe edenleri sever ayeti kerime ve şimdi ama sufilik yolunda tövbe etmek o kimsenin o güne kadar
ama. Allah’a. İsyan noktasında olan her şeyini terk etmesidir ve o kimse tövbe sinde. Sadık kalmasıdır artık daha önce işlemiş olduğu günahlara tekrar geri dönmez ve bu avamın tövbesi dir iyi bakın. Bu havanın tövbesi dir önceden içki içiyordu içmiyor artık önceden. Namaz kılıyordu kılıyor artık bu avamın tövbesi dir. Bu o kimse günah. K barları haramları bıraktı bu geri döndü o avamın tövbesi bir dahasını tövbesi vardır. Hasım tövbesi. Nedir o kimse gafletine tövbe etmeye başlar. Evet bu da.
Hasan tövbesi dir. Bir de ha. sulh asın tövbesi vardır hasıl. Hasım tövbesi. Nedir o bir an. Gözünün önünden sevgilisi giderse onu tövbe dağ. Evet bu daha sulh asıl tövbesi dir ama bir kimse sufilik yoluna girecek sebze işte öncekiler öyle yaparlarmış üstadın önüne gelip tövbe vermek derler ya üstadın önüne oturur üstadına söz verir der ki. Ben bugüne kadar. İşlediğim bütün günahlara tövbe ediyorum. Bir daha geri dönmemek üzere üst atla bir yaklaşma yapıyor üstadına söz veriyor çünkü bir
daha o işleri yapmayacağına dair ve. Üstat da onun o tövbesine binaen cenab-ı hakka münacat eden der ki bu bana söz verdi bu konuda yemin etti. Akit yaptığı eski işlemiş olduğu günahlara bir daha dönmemek ne söz verdi. Ya. Rabbi sen bunu. Affeyle diye ona ne. yapar top onu ona dua eder ona. Himmet yok artık. Ooo. Derviş olma yoluna girdi ardından hemen ikinci kapını. Mürşide teslim olma onun öğütlerine uyma ona biat etme. Bakın bu da ne bu ikinci.
Bu kapı oldu tarikatın kapısı o kimse ne yaptı hemen o. Üstada intisap etti o. İsta. Üstada bağlandı artık asla ve asla. Onun sözünden dışarı çıkmıyor karda olsa zarar da olsa onun nefsine acı da gelse tatlı da gelse ona ne bileyim işte bazı şeyler kafası alsa da almasada. Kur’an sünnet dairesinde o üstadına teslim oldu mürşidinin öğütlerine mürşidinin. Tavsiyelerine. Vur şiddetinin nasihatları na tam olarak. İntibah sağladı ondan asla ve asla zerrece ayrılmamaya gayret ediyor. Bu da ne tarikatın
ikinci kapısı. Ondan sonra ne artık. o bir tarikat erbabı oldu tarikat erbabı demek mi. Evet sen iyi uyumak demek. Allah. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin sünnetlerini olmazsa olmazların artık üzerinde taşıyacağım demek bunun başlığı nedir temizliktir o kimse temiz bir kimse olarak toprağın üzerinde yürümeye başlar temiz temizlik o kimsenin vücut temizliği o kimsenin ağız temizliği o kimsenin kıyafet temizliği o kimsenin yaşadığı yerin temizliği o kimsenin ibadet ettiği yerin temizliği bütün temizlikle alakalı üzerinde temiz olmayı o
üzerinde. Barındırır bir sufinin sakallı. Karman çorman olmaz. Bir sufinin saçı başı yağlı pis olmaz bir sufi ekşi. Korkmaz bir sufinin ağzı. Korkmaz bedeni. Korkmaz bir sufinin kıyafeti. Korkmaz en yeni değildir. Bu illaki yeni olması şart değildir bir sufi temizdir bu yaşadığı ev yaşadığı alanda. temizdir bir sufinin evine ne zaman giderseniz gidin evini tertemiz görmeniz gerekir. Bir sufinin yaşadığı yer tertemiz olması gerekir benim bir ölçü etmeyi siz. O benim göre görenler ya bir temizlik bize söyleyen bu
adamı demezsin bunu da. Baştan söyleyeyim. Ben orada. Normalde anca yetiştirebilir yaşım 61 Ama sen demiyorsun değil mi öyle bir ama senin bir 10 çok temiz de baktığımda. Ha evet kıyaslanmaz tabii şimdi ama. Sufi yaşadığı yeri ve kendi üzerine temiz tutmakla mükelleftir bakın temiz su çak esnaflar toplum içinde yaşayanlar buna ben buna çok dikkat edin bu. Yağız kokun uzun akıllı ımıza kıyafetinize saçınıza sakalınız a dişlerinize dikkat edin genç bayanlar. Kendinize dikkat edin evlerinize dikkat edin kadınlar temiz
olun mı eşleriniz eve geldiğinde temiz. bir kadın temiz bir ev görsün ve temizlik bu konuda çok önemli. Allah muhafaza eylesin bu peki dördüncü kapını iyilik yolunda koşturmak iyilik yolunda savaşmak iyilik yolunda mücadele etmek. Bu bir tarikat ehlinin bir sufinin iyilik yolunda mücadele etmesi iyilik yolunda savaşması gerekir bir sufi asla ve asla kötülük düşünmez o ağzından kötü bir söz çıkmaz gözünden kötülük çıkmaz kulağından elinden ayağından uzunlardan kötülük çıkmaz. Sufi kötü düşünmez bir sufi iyilik yolunda koşturur elinden
geldiğince etrafına iyilik olur iyilik. Yapar sizin en hayırlınız etrafına zarar vermeyiniz dir hadisi şerif daha bir üstü sizin en hayırlınız etrafına en fazla faydası dokunan ınız. Iğdır bir sufinin ölçüsü budur. Sufi etrafına zarar vermez. Hatta ne yapar iyilik. Yapar. Mümin odur ki. Etrafındaki insanlar. Müminler insanlar onun elinden ve dilinden emindir ler. O senin elinden ve dilinden. Emir oldu. Emin olacak insanlar bu elinden emin olmak ne demek hırsızlık. Evet şimdi. Artık insanlar diğerden gidip malç almıyorlar bu
mesai saatlerinden mesai saatlerinden çalıyorlar birisinin ücretini tam vermemekten çalıyorlar bu elinden emin olmak o zaman elini. Sen zulme kaldırma. Bae elini fasıklık ya kaldırmaya eline fitneye kaldırmaya elini fitneden uzak tut haramdan uzak tut münafıklıktan uzak tut elini kafirlikten yavruluktan uzak tut elini elinden. Emin olacak insanlarla aslında bütün varlık. Bütün canlılar senin elinden. Emin olacaklar dilinden emin olacaklar senin dilinden emin. Ama sen. Gıybet etmeyeceğim dedikodu etmeyeceksin iftira etmeyeceksin dilinden emin olacak. Derviş. Kardeşine sen kalkıp da tepeden
konuşmayacaksın. Derviş kardeşinin hatasını herkesin içerisinde. söylemek dervişlik değil sufilik değil üstadın adabına erkân-ı üstadının bir konudaki herhangi bir edebini söylerken dahi ona kenara çek sen ona özel nasihat edeceksin öyle herkesin içerisinde ona üstadımızın böyle edebi varsa bunu nasıl böyle yaparsın demek üstadının edebini bilmemek demek. O senin üstadın insanların içerisinde senin hatanı kusurlu senin yüzüne söylemez de sen insanların hatasını kusurunu insanların içerisinde söylüyorsan. Sen edebe mugayir olan sensin. O senin hatanı kusurunu üstadın herkesin içerisinde söyledi mi
sana. Sen bir başkasına söylüyorsun. İyi o zaman insanlar iyilik yolunda mücadelede edecek olan iyilik yolunda koşacak olan sufiler dillerine dikkat edecekler abone ol bu şeriatın makamlarından birisiydi haramlardan uzak durmak dilinde haramdan uzak dur sufiler. Aldanmayın kanmayın birisine. Normalde üstadımızın edebini adabını. Ben ona naklediyor. bana nasihat ediyorum derken toplum içerisinde insanları azarlamayın toplum içerisinde. İnsanlara tepeden konuşmayın bu sufilik değil. Bu bir insanın eksikliğini yanlışlığını insan içerisinde toplumun içerisinde yüzüne söylemek doğru değil. İyi o zaman biz iyilik
yolunda. Konuşacaksak dilimize dikkat edeceğiz gözümüze dikkat edeceğiz elimiz ayağımıza dikkat edeceğiz önce zarar vermemek kendimizi bunu alıştıracağız. DJ skee benim. Elimden dilimden ayağımdan. Kolumdan gözümden her türlü herşeyimden zarar çıkmayacak bile ben zarar vermeyeceğim hiç kimseye. Ben kasıtlı olarak birisine. Zarar vermeyeceğim ben birisini dilime dolaşacağım ve. Müslümanların yaptığı en büyük yanlışlıklardan birisi bu. GTA V Bu makam ne hizmet etmek achsoo hizmet ehlidir bir sufi hizmet eder hizmet etmeyen sufi değildir neden hizmet eder nefsini terbiye etmek için
insanlara faydalı olmak için hizmet eder. O Zikrullah yapan o cemaata hizmet etmek. Zikrullah yapan cemaata hizmet etmek hizmetin en büyüğüdür sufilere hizmet etmekse hizmetin en büyüğüdür ama hizmet ediyorum derken sen kendini tepede tutarsan insanları kırarsan üzersen. İnsanlara tepeden bakar hor davranırsan insanlara çay dağıtırken yemek dağıtırken veya bir hizmet görürken çizilen irsen yapma. Senin için o günah. Kebair oldu hatta küfüre düştün yapma kendini terbiye ve tevazu sahibi ol bu hizmet etmek kadar önemli bir işlev yoktur kır
mevsimine bu nefsini kırs ne dedi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri sordu. Yahudiler bunun. Emir’i kim. Metin’e hizmet eden dedi bu. Mecnun dediler ya kafayı kırmış su dağıtıyor ya bu. Hendek kazasından önce gittiler bir gölgelikte oturan. Hz. Ömer efendimize baktılar kılığına kıyafetine herhalde dediler. Tarikat 4 kapı 40 Makam Sohbeti buranın emri bu bölgede oturuyor ya gittiler dediler ki buranın. Emir iki moda suda utanmazlık. Peygamber’in gösterdiği ümmetine hizmet eden dedi ikisi de aynı lafı kullandı aynı cümleleri
aynı kelimeler kullandılar kalp de fena olmuş. Bu. Fani olmak budur ki sevenin sevdiğin defa milli budur kelimeleri bile aynı çıkar aynı cümleleri kurallar sevenin sevdiğin defa ne olmasıdır bu öyle ben seni seviyorum demek de sevilmez çok seviyorum demenin arkasından getireceği bir tecelliyat olması gerekir mi. Evet güzel kelimedir. Seni seviyorum. Herkes duymak ister erkekler eşlerini de duymak ister kadınlar kocalarından duymak ister çocuklar anne babalarından duymak ister anne baba çocuklarından duymak ister ne kadar güzel bir sözdür seni
seviyorum demek muhteşem bir şeydir var ama. Hz. Pirin dediği gibi buna. delil gerek iyi bakın. Hz. Ebubekir. Abdullah. One hazretleriyle. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri aynı sözü söylüyorlar. Sev önce. Hz. Peygamber diyor ümmetine hizmet eden diye adından. Hz. Ebubekir efendimiz diyor ümmetine hizmet eder o zaman bir sufi hizmet ehlidir bu etrafına hizmet eder. Derviş kardeşlerini hizmet eder evet yoluna hizmet eder evine hizmet eder eşine hizmet eder çocuklarına hizmet eder arkadaşlarına hizmet eder hizmet eden evlâdır
bir hizmet eder ve sufiler zorla kendilerine hizmet ettirmez ler ve sufiler benim çayım bitti demez ve o kendine hizmet ettirmektir. Bana bir bardak su verir misin demez kendine hizmet ettirmektir o ama bir yerde ortalıkta dolaşan varsa çay dağıtan su dağıtan bunlara söylenebilir bu burada. Bizim vazifeli. Kardeşler var. Şimdi onlar. dolaşıyorlar ortalıkta onlardan su istenebilir onlardan çay istenebilir. Bunda bir sıkıntı yok ama ziveli yok ortalıkta herhangi bir kimse ya. Ben dedim diyeceğim ki işte. Onur kafana bir
çay getir ya. Neyse ben desem hakkımdır da şimdi yanlış anlaşılmasın ben kendim. Doğu akıl görüyorum. Yok böyle bir de ya o yüzden ben kendim de onu görüyorum ama mesela özgürlüğü. Onur bu. Özür sen onurdan büyüksün herhalde değil mi mi yaşa aynı yeşil sayılırsın birbirlerine mesela kalkıp da böyle emir vaki dervişliği onun sürekli. Hadi bana bir çay getir demeyecek hizmet istemeyecek kendi adına aranızda bir yaş mı var ya abone ol mi yaşıt sayılırsınız hem maşallah. Kaç ay
var aranızda bu hesaplama dınız mı hiç tamam. E tabii. Eskiler hesaplananlar. ya önceden değil mi. Ama sen de hesaplıyorum nasıl. Sen mali müşavir sın sende de hesap kitap çok senin işini hesap. Hayat. Aman hesaplıyorlar onlar. Çünkü hesabı düşkünler her şimdi birbirinden böyle kalkıp da. Emir var ki hizmet istemek sufilerin işi değil. Allah bizim onlardan eylesin inşallah haksızlık yapmaktan korkmak. Bu da altıncı makam haksızlık yapmaktan korkacak insan eşine çocuklarına yanına çalışan elemanların. Avea patronuna mı. Veya bir.
Derviş kardeşine haksızlık yapmaktan korçak ok insan harp haksızlıktan şeytandan kaçar gibi kaçacak haksızlık yapmayacak adaletli davranacak. Çünkü haksızlığı ortadan kaldırılabilmesi için adalet gerekli. Ama ne yazık ki. İslam dünyası adaletsizlikler. Dünyası bu ne yazık ki böyle bu ama biz haksızlık yapmamaya adaletsiz davranmaya gayret edeceğiz mücadele edeceğiz kimseye haksızlık yapmayacağız kimse. adaletin dışında davranmaya cağız ama. Balık baştan kokuyor onca önce bizim hukuk sistemimiz. Adalet mi. Evet ve adalet tecelli etmiyor insanların arasında da adalet yok ailelerin içerisinde de
adalet yok haksızlık diz boyu. Allah bizi affetsin 7. Makam. Ümitsizliğe düşmemek. O ne olursa olsun asla. Ümitsizliğe düşmeyecek. Hani şimdi de geçer bu şimdinin eserinde geçer yar yüzüğü. Demir levhalarla kaplı olsa gökyüzü bakır levhalarla kaplı olsa yine rızıktan. Endişe etmem. Ümitsizliğe düşmem diye bir evliya sözü var işte hiçbir zaman. Ümitsizliğe düşmemek ama insan. Ümitsizliğe düşmemek derken böyle. Sen kendince gücünün kudretinin kuvvetinin halinin nispetinde işlerle uğraşacak boyunu aşan işlerde uğraşmayacak kendini utandırır hani. Hz bir diyor ya
sen bir saman çöpünü bir. Dağı. Kaldırabilir mi. Derya bir sen bir. zaman köprüsünün. Dağı kaldırabilir misin kaldıramazsın o zaman köprü bil. Dağı kaldırmaya kalkma. Sen bir. Dağı çekemezsin ve hatta sen kendince kendini analiz et kendince kendini ana analiz edip ben ne iş yapabilirim ne iş yapamam neyi başarabilirim neyi başaramam. Ben niye la yıkım ne. Layık. Değilim. Bunu gör kendin bu ve kendince bunu görmekten hareket et. Ümitsizliğe düşme. Hee. Senin 10 lira sermayen var. Sen 2000 liralık
iş yapmayan kalkıyorsun zorluyorsun evimiz sizlere düşüyorsun. Canım. Kardeşim sen kendin analiz etmedin ki ben bazen. Kardeşler ediyorum. Ne iş yapacaksın şu iş yapacağım ne kadar sermayen var şu kadar yapamazsın diyorum sebep yavru sermaye ile o iş olmaz mı. Veya bir iş yapacaksan bu iş yaptın mı daha önce hayır bu. iş yapan bir yerde çalıştırma. Hayır. Şunu yapalım. Gördün mü. Hayır kardeşim nereden girdin gireceğim. Sen bu işin içine ya ondan sonra mı içinde en yüksek o ümitsizlikle
şeytanın vesvesesi ardından küfüre düşecek bu çünkü. Ancak kafirler. Allah’tan müzik eserler. Allah. Allah muhafaza eylesin. O yüzden biz. Ümitsizliğe düşmeyeceğiz ama bizi. Ümitsizliğe düşürecek olan. Her. Şeyden. Uzak duracağız 8. Ibret alma ibret almak ders almak hiç bir şeyden kendimize ders çıkarma bir olaydan kendimize ders çıkarma başımıza gelen bir hadiseden veya bir başkasının başına gelen hadiseden ibret almak ders çıkarmak tecrübe sahibi olmak ve o tecrübeyi icra etmek yerine getirme ve bu muhakkak önemli ders çıkarmak ibret almak.
Ondan sonra nasihat ve muhabbet sahip olmak dokuzuncu makam artık. Sen böyle. bu şeriatın ve tarikatın makamlarını yaşadığın artık nasihat sahibi oldun artık sen etrafına nasihat edeceksiniz iyilik yapıyorsun iyilik yaptığın için senin iyiliğim etme iyiliği anlatma nasihat etmeye hakkın var kötülüklerden uzak duruyorsun artık nasihat edebilirsin. Ey. İyi kardeşim sen kötülüklerden uzak dur sağ üst elinizde bulunan bir makamı nasihat edebilirsiniz bu. Ey. Habibim sakına yapmadıklarını nasihat edici lerden tebliğciler den olma ayeti kerimesi artık senin üzerinde tecelli ediyor.
Sen. Gıybet etmez sen. Gıybet etmeyin sözünün tesirli olur. Sen iftira atmazsan. İftira atma sözünün tesirli olur. Sen bu şeriatın ve tarikatın makamlarını geçersen ve bu makamlarda oturursan bu makamlarda mu. Kim kalırsan. Evet senin nasihatini dinlerler. Evet sen o zaman muhabbet sahibi olursun insanlarla muhabbet edersin ve insanlar sana muhabbet besler. bu insanlar sana muhabbet beslemiyorsa kabahati insanlarda arama. Kendinde ara da eğer senin nasihatını dinlemiyorlar sasen insanlarda kabahat arama ten dinde ara sen demek ki nasihat edecek makama
henüz gelmemişsin sen henüz daha muhabbet edilecek bir makama gelmemişsin. O yüzden olmak ama gelmek için şeriatın makamlarını o makama gelmek için tarikatın makamlarını oturup yerleştirmeden gerekir. O zaman sen nasihat ve muhabbet sahip olursun 10. Tarikatın makamı o özünü. İnsanın kendisini. Fukara görmesidir bir sufi kendisini. Fukara görür. Çünkü. Cenâb-ı. Hak ayeti kerimede beyan etmiştir ki hepiniz. Allah indinde. Fukara sınız. Allah kanidir demiş kendini. Fukara görmek. Allah indinde kendini hiçliğe doğru götürme sakın. Alim deme ve. Fukara gör.
Kendini sakın da şeyhim deme. Fukara gör. Kendini sakın ben iyi bir. su film deme kendini. Fukara gör. Sakın ben zenginim deme kendini. Fukara gör. Sakın benim katım var yatın var arabam var görme kendini. Fukara gör bu dünyada. Fukara bir şekilde yaşa ve bu cimrilikten değil bu tevazudan dır bu gösterişten şatata şatafattan kaçmaktır. Ama sen şeytana tapanlar gibi gösterişe düşme. Sen heva ve hevesini ilah edinenler gibi şatafata şatata. Düşme. Sakın ben şöyle alimin. Ben böyle şeyhim. Ben
böyle dervişim ben böyle zakim ben böyle hal sahibim bamboli. Rüya görürüm ben böyle hal görürüm benim gördüm. Hala kimse görmez benim. Gördüğüm. Rüya kimse görmez. Sakın ha. Ama sen daha yuvasından uçacak kuş olmadın kendi kendine kanatlandım zannetme kuşun. Ah mı kanatları tüyleri çıkmadan uçma. Sevdasına düşer uçma. Sevdasına düşen kuş. ahmaklığın dan kendisini yuvadan atar kediye. Köpeğe yem olur kedi. Köpeğe yem olmak isteyen olmadan önce oldum sevdasını düşüp yuvadan uçmaya. Kalkan ahmak kuşlardır ana kuş. Oh. Ahmet
gördüyse onu kurtarmak için uğraşmaz der ki benim getireceğim rızık ahmak bir yavruya gideceğine sağlam. Zeki iş yapacak benim soyumu sokumu yürütecek kuşa yem olsunlar. Onun gözünün yaşına bakmaz onun o kendine kendi hevasından uçup uçmaya çalışmasına bakmaz kor kollar okur kollar. Kenan’a suyu adayokan okus. Tatar kendine ne zaten aşağıda kediler. Bekler o kuş kendini atar atmaz kedi kapar onu kolay al olur sufinin attığı. Sufi linki birlisi suwon kendini beğenmiş i kendisini olduğunu zanneder. Ben uyuyacağım da kanatlandım
dar kendi kendine yuvadan dışarı atar burnunun üstü çakılır ki da fakir. görme kendine o. Fukara görme ve bu ticarette sanatta ziraatta dervişlikte evde arkadaşlarının arasında etrafta tevazu sahibi olup kendini. Fukara dan görme bilhassa. Allah’ın önünde. Allah’ın de kendini bir görme bu. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin önünde kendini bir görme ve üstadının önünde kendini bir görme. Allah bu insanı helaka götürür. O yüzden. Allah’ın önünde kendinizi bir görmeyin. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin yolunu takip edin deyin
ki sana hakkıyla kulluk edemedim ya. Mahmut. Adem’in yolunu tutun. Ben de işimi zulmeden. Ben nefsine zulmedenlerden oldum. Beni. Affet değil bu ademin yoludur bu. Adem’in çocuklarının yoludur ve o yolda yürüyün. Hz. Muhammed’in. Mustafa’nın önünde kendinizi bir zannetmeyin onu. Ümmet olmanın lütuf ve ikram ın altında. Ezine bu kendinize bir görme. Allah muhafaza eylesin üstadımızın önünde kendinizi bir görmeyin bu bilgi olmuş olsanız daha iyi ve bu sizi perişan eder. Allah muhafaza eylesin şeyh efendi bir laf söylüyordu bazıları
vardı. Öyle değil efendi baba o. Ya oğlum böyle olmuştu diyor. O diyor ki efendim öyle olmadı da o ya ben de olaya şahidim bana döndü nasıl olduğuydu. Mustafa ne dedi sizin dediğiniz gibi böyle böyle olmuştu efendim de bu olduğunda. O adamda yoktu yanımızda de bundan sonra baktı bana öyle demediler dedi ya. Ben sustum bu. Şeyh. Efendi’nin yanında ne diyeceğim o yaptı. Şeyh. Efendi kafasını salladı sustu o. Messi. Ben bir fırsatını buldum. Ben bırakır mıyım bu. Mustafa.
Özdoğan. Şanlı yapacağım ne dedim sen orada değilsin sen orada değil olmadığı. halde dedim ne ama böyle konuştun o benim orada olduğumu bilmiyor tabii bu olayın olduğunda ben oradaydım velev ki olmayayım velev ki orada ol bu önemli değil. Ne biliyorsun dedim. Şeyh. Efendi zahirde öyle bir yaşarken gözünün önünde batında başka bir yaşadım bir batında yaşadığı şeyi söyledi. Ne yapacaksın dedim batından. Haberin var mı dedim. Yok dedi duyduğunu söylemek yalan olan olarak yeter. Demiyorum hadi şerit dedim ben
sustu. Sen nasıl dervisin dedim ya. Ya sen nasıl değerlisin dedim ya o yüzden bir kimse üstadının önünde böyle değildi böyle sordular mı sana. Yok bırak. Sana ne mı böyle. Şeyh. Efendi’nin kaldı bir yer vardı o. Şeyh. Efendi de o kadar hassas. Allah rahmet eylesin o küçücük bir. Rutubet olsa fotobet. hissediyor bu melodi bu. Mustafa ben. Rutubet var mı da var. Efendim da yok değil mi bu hissediyor. Ben o kadar hassas değilim o hassas mi. Evet. Rutubet
var oğlum. Burada da hemen değiştirelim. Efendim evi değiştiriyoruz bu. Emre deyiz hasta olmuş duyduk gittik de gelmedi çünkü akşam namazını iftara sordum bu diller işte. Bir istedik bilmiyorum onun otelde kalan öldüğüne sordum. O da dedi ki görüşmedik bir başkasına sordum. Dedi ki hasta nasıl hasta dedim ya bu akşam namazından sonra oluyor. Yatsıda yakınsın hasta dediler ama. Allah biz hemen yassı yıkıldık teravih kıldık da gitti konukaldı otele o ilk defa tavuk odaya girdik. Biz onları. Biz de
yeni gittik. Medine’ye mi sonradan baktım 5-6 kişi aynı odanın içindeler yer. yataklarını yapmışlar ya ondan sonra. Şeyh. Efendi işte böyle bir yerde yatıyor. Onun yanında da bir arkadaşlar yatıyor beraber öyle gittikleri kimseler birisi orada horluyor biri zaten sırtını dayamış çok dağınık bir vaziyette her. Eyvah tek başına gittim şimdi sessizce oturdum bizim birkaç arkadaş var onlar da geldiler. E tabii. Bizim böyle şeyler de var ya hasta onun olduğu zamanlarda falan biliyorum ya. Ya ben gittim hafiften ruhu
dedim o da kaçtı gözünü bu. Mustafa ben hoşgeldin hoşbulduk. Efendi ya. Ondan sonra dedim geçmiş olsun. Allah razı olsun onun dedi. Neyse baktın yanımızda arkadaşlarda ama böyle hafiften işte yastıkta dakika koyduk biraz böyle yarım oturur gibi oldu. Ben dedim yatın. Neyse biz giderken ayıp söylemesi işte meyve falan bir şeyler. aldık ve hemen onları dedim rahatsızlık bir yemişsiniz işte muz iyi biraz şu kurumadan yine falan onlardan yedirmeye başladık. Ondan sonra dedi mustahil oğlum. Rutubet var herhalde burada
dedi ben de hasta oldum dedi. Ondan sonra herhalde dedi bir camdan geliyor dedi gelebilir. Efendim dedim ben senin götüreyim bizim otele. O esnada oradan bir. Nakip bir arkadaş geldi o işlerle de bakıyor sorumlu ondan sonra böyle bir mevzu olunca o da buna şahit oldu. Anna schafen onu bir daha söyleyince hemen kalktı bu şimdi. Pencereye. Yok efendim buradan. Rutubet. Yok koku yok o var diyo yok diyor an kafa döndü benim. Ben dedim. Efendim ben sizi götüreyim. Ben
dedim bana gidelim. İyi tamam oğlum gidelim dedi. Ondan sonra hani. Ben. yarın giderim dedim yarın gelin alınmadım orada. Tamam efendim izne çıktık. O arkadaşlar bizi hani. Hemen kapıdan gönderecek. Sen gel dedim bizim arkadaşlar dedim. Siz inin aşağı ben onunla başbaşa kalmam lazım ben onu tabi asansörde yasladım asansörle. Sen kimsin lan dedim. Şeyh. Efendi buradan koku geliyor diyorsan bir dikkat öpüyorum kokluyorum korkmuyor diyorsun yok buradan. Rutubet gelmiyor diyorsun sen. Şeyh. Efendi’nin sözüne nasıl söz kayarsın bunun rengi.
Mengi gittik asırdan. Aşağı inince kadar ben bunu biraz. Bir. Hayli sıkıştırdım bir daha dedim seni görmeyeceğim. Şeyh. Efendi’nin yanında dedim seni dedim görmeyeceğim perişan ederim seni ve nasıl. Kenan. Biz ertesi gün. Şeyh. Efendi götürdük otele bir insan edep sahibi olacak susacak. Ya sus. Sedef sahip ol. O yüzden kendini. Fukara. gör. Kendini biliyor görme. Allah muhafaza eylesin. Fukara gördükçe zenginleşir sin hem hal olarak hem. Rüya olarak hem makam olarak. Hem maddi olarak hem manevi olarak kendini. Fukara
gör. Kendini aciz lerden gör. Kendini zayıfla de bundan bir kaybetmezsin. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Rabbim nasip ederse. Önümüzdeki hafta da marifet kapısını. İnşallah sizlerle sohbet edeceğiz. Allah’tan bir gelmezse ben saati telafi ettim. Saat kaç 22.27 olmuş sohbeti bu noktada kendimce çok geç kalma. Mın de karşılığını verdim sayılabilir. Hakkınızı helal edin bizden yana da helal olsun inşallah. Cenâb-ı. Hak cümlemizi. Allah kendi yolunda devam eden kullarından eylesin inşallah. Allah rızası el-fatiha mesela. Hatta şu an arabanın olmadım
yayın o. Amin ecmain abone ol. İlgili Sohbetler 3. Marifet(Devamı) 4 kapı 40 Makam 17. İlahi varlığa kavuşmak – 4 Kapı 40 Makam 11. Allahın her yarattığını sevmek 4 kapı 40 Makam Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Tarikat 4 kapı 40 Makam konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Tarikat 4 kapı 40 Makam sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=GyuYUr45e2E