«Biz Her İnsanı Severiz» Diye Bir Şey Yok
«Biz her insanı severiz» böyle bir şey yok. Bu, gerçekçi bir tespit. İslâm modern «hepimiz birbirini sevmeliyiz» idealinden farklı düşünür. Mü’min Allâh’ın sevdiklerini sever; sevmediklerini sevmez. Bu ayırım önemli. Çünkü zâlimi, kâfiri, fitneciyi sevmek — Allâh’a aykırı olur. Sevgi ölçülü, doğru hedeflere yöneltilmeli.
Hümanist Yanılgı — «Herkesi Sev»
Modern hümanist yanılgı «herkesi sev» mantığını dayatır. Bu mantığa göre dînî, ideolojik, ahlâkî hiçbir ayırım yok; herkes eşit sevilir. Halbuki bu mantık İslâm’a aykırı. Çünkü Allâh kendisi ayırım yapar: Kâfiri, müşriki, zâlimi sevmez. Mü’min de aynı ayırımı yapmalı.
Sevilmeyecekler — Allâh’ın Listesi
Allâh’ın sevmediği insanlar var. Kâfirler: «Allâh kâfirleri sevmez» (Âl-i İmrân 32). Zâlimler: «Allâh zâlimleri sevmez» (Âl-i İmrân 57). Kibirliler: «Allâh kibirleneni sevmez» (Nahl 23). Bozguncular: «Allâh bozguncuları sevmez» (Mâide 64). Hâinler: «Allâh hâinleri sevmez» (Enfâl 58). Mü’min bunları sevmemelidir.
Velâ ve Berâ — Tasavvufî İlke
«Velâ» (dostluk) ve «Berâ» (uzaklaşma) — tasavvufun ve İslâm akîdesinin önemli ilkesi. Mü’min Allâh için dost edinir (velâ); Allâh için düşmandan uzaklaşır (berâ). Bu iki yön mü’minin sevgi ve nefret yönünü belirler. Modern hümanizm bunu reddeder; ama İslâm bunu emreder.
Merhamet ile Sevgi — Farklı
Merhamet ile sevgi farklıdır. Mü’min sevmediği insana bile merhamet gösterebilir; adâlet edebilir; insânî muâmele yapar. Ama bu sevgi değil. Sevgi kalbî bağlanıştır; merhamet ahlâkî davranıştır. İkisi karıştırılmamalıdır. Hz. Peygamber kâfirlere bile insânca davrandı; ama onları sevmedi.
Sevgi Ayırımı — Mü’minin Vazîfesi
Sevgi ayırımı mü’minin vazîfesidir. Kimini sevecek, kimini sevmeyecek — bu ayırım. Allâh’ın sevdiklerini sever; sevmediklerini sevmez. Mü’min kardeşi sever; fâsığa kalbî sevgi göstermez. Bu ayırım katılık değil; akîdenin gereği. Hümanist beklentiler için tâviz verilmez.
Bütün İnsanlığa Hayır İstemek — Farklı Boyut
Bütün insanlığa hayır istemek başka boyuttur. Mü’min kâfirin hidâyetini diler; zâlimin tövbesini diler. Bu sevgi değil; merhamet ve davet. Hz. Peygamber Tâiflilerin yaralanmasına bile «Allâh hidâyet versin» dedi. Yâ’nî hayır diledi. Ama onları sevmedi; onların inkârını sevmedi.
Niyâz — Doğru Sevgi Ayırımı İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni Senin sevdiklerini seven, sevmediklerini sevmeyen bir mü’min eyle. Hümanist yanılgılara kapılmaktan beni koru. Velâ ve berâ ilkesini doğru yaşamamı nasîb et. Sevmediğim insanlara da adâlet, merhamet göstermemi sağla; ama kalbî sevgi göstermeyeyim. Doğru sevgi ayırımı yapan bir kul yap.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi doğru ayırım yapan mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Velâ-Berâ, Sevgi, Hümanizm. → Tasavvuf Sözlüğü