Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İmam Gazâlî Sohbetleri ·

Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14

Şüphe duymayan hakikati bulamaz. İmam Gazali. Konu hemen belli oldu. Gazali bu defa soruyu uzun tutmayıp hemen konuya geçelim. Şüphe duymayan hakikati bulamaz. Önce şüpheden başlamamız lazım. Şüpheye ...


1. Bölüm

Allâh gecenize hayırlı eylesin. Rabbim gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i. Muhammed’e hakkı hakk, batılıp, batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hakk bilip, hakkı yaşayan ve söyleyen ve haykıran, batılı batıl bilip, batıla karşı cihâd eden kullarından eylesin. Nerede. Müslümanlara zulmediliyorsa, nerede. Müslümanların kanın namusu, şerefe, haysiyeti, ayaklar altına alınıyorsa, nerede insanlara zulmediliyorsa, nerede insanların hakkı hukuku çiğneniyorsa, Bunları yapanların hepsinden. Allâh’ın intikamını muzası, İsrail’i ve destekçilerine yerle yeksan eylesin. Bütün ümmet-i. Muhammed’e özgürlük nasip eylesin. Âmin. Bugün yeni bir sohbet konusu başlayacak, bizim.

Hakk’ın kardeş neydi, konu, iştahat mıydı? İmam. Gazâlî, eyvallâh, konu. İmam. Gazâlî’ymiş, daha önce iştahatta alakalı bir çalışmayan çöngedeydin, o devam ediyor o zaman. Evet, malum nefes, bir, iki, üç, dört o nefes serisinin soruları. Hakk’ın kardeşi ayetti, ardından. İslam’da siyasetle alakalı bir soru manzumesi davildi, onun da. Hakk’ın kardeşi alakalıydı. Şimdi de konu. Gazâlî’ymiş, inşallah. Gazâlî’yi konuşacağız. Gazâlî sayfa, yandılaşık, altı, yedi, sekiz, dokuz, dokuz sayfa var, sekiz sayfa. İnşallah bu akşam o yüzden mesnevi sohbeti yok, gündüz bana mesaj çekmişti, biraz gecikceğim diye, ben de beklerim dedim. İnşallah biz şimdi. Gazâlî’yi ucundan başlayalım. Şüphe duymayan hakikati bulamaz, imam.

Gazâlî. Kona hemen belli oldu. Gazâlî. Bu defa soruyu uzun tutmayıp hemen konuya geçelim. Şüphe duymayan hakikati bulamaz. Önce şüpheden başlamamız lazım. Şüphe baktığımızda çok kısım kısımdır da şüphe. Ama bir kimse hakikat arayıcısıysa o kimse muhakkak şüphe üzerinde yürümesi gerekir. Bir ilmi şüphe vardır, ilmi şüphe insanı araştırmaya ve insanı hakikate doğru yönlendirir. Siz her bulduğunuz bu gerçek dediniz, bu hakikat dediniz, şeyin üzerinde şüphe edersiniz, onun daha dasına bakarsınız, daha dasına bakarsınız. Biz buna ilmi şüphe diyoruz. Bir kimse örneğin herhangi bir konuda şüpheye düşebilir. O şüphesini izale etmek için araştırmaya başlar. Kesin o konuda kalbi mutlu. mıyın oluncaya kadar araştırır, kalbi mutmain olsa dahi ilmi şüphe sahibi yeniden ki bunun bir daha gerçeği başka türlü olabilir, tekrar araştırmaya devam eder.

Bir de şüphe vardır. Mesela dini termoloji olarak vaktimizde. Allâh’ın varlığı ile alakalı şüpheye düşer. Mesela bununla alakalı araştırmaya gider. Mesela hadislerle alakalı şüpheye düşer. Bununla alakalı araştırmaya başlar. Bu tırnak içerisinde dini şüphecilik. Bu da normalde o kimsenin kendince hakikati bulmaya, gerçeği bulmaya fayda sağlar. Her şüphe, her şüphe psikolojik bir takıntı değil ise insanı doğruya, doğrunun doğrusuna, onun da doğrusuna götürebilir. O yüzden şüpheciliğe şüpheyle yaklaşmamak lazım veya şüpheciliğe kötü gözle bakmamak lazım. Aslında her düşünen insan biraz şüpheci olması gerekir. O şüphesini izale etmek için bu seferde çalışması, gayret etmesi, mücadele etmesi, o konuda araştırması gerekir.


2. Bölüm

O yüzden hemen hemen ben böyle tanımlayabilirim bunu. Her şüphe insanı hakikate götüren bir binek gibidir. Eğer şüphe senin bineğin olursa sen onun kölesi olursun o seni yönlendirir. Yok şüphe bu noktada senin bineğin olmaz da sen onu binek gibi kullanırsan seni hakikate götürür. Bizim toplumumuzda genel olarak insanlar şüphenin kölesidir. şüphe ne yazık ki onun bineğidir. Bu insanı helaka götürür. Mesela adam oturduğu yerden eşinden şüphe duyar. Oturduğu yerden çoluğundan çocuğundan şüphe duyar. Oturduğu yerden yanındaki çalışanlar şüphe duyar. Bu o insanın psikolojisini bozar. Bu sefer o yanaşın biraz daha. Daha buraya bu kadar da insan gelir. Kapının ağzını açısın çünkü bayanlar geliyor. Gel yaklaş böyle yaklaş yanaş gel.

Gel yanaş kımılda bakalım kımılda. Gel yanaş. Bir kalkın ayağı. Bismillah. Bayanlar değil. Yanaşın böyle şimdi. Boşaltın kapının ağzını iyice yanaşın sıkıştırın bakayım. Şimdi herkes bulunduğu yerde otursun. Kapının ağzı açık olsun her daim. Cuma cemaat olmayın hemen farzını kılıp gidecek ya o böyle en dışarıda. Ön taraf boş o da en dışarıda kılacak gidecek. Öyle olmayan insanlar. Şimdi o zaman şüpheye bakarken bir şüphe meselesini bakarken eğer şüphe nefistense o zaman o senin tepe nebindi istediği yere seni götürüyor. Şüphe sen şüphenin askeri oldun. Yok şüphe senin askerinse o zaman seni hakikate götürdü. İki şüpheye bakarken iki veçeden bakacağız. Şüphe o zaman normalde bizim askerimizse biz onun tepesine binelim.

Bizi hakikate götürsün. Yok şüphe bizim tepemize binerse bu nefsane oluyor. Bu ilmi olmuyor. O zaman o bizi nereye sürüklüyorsa oraya gideceğiz. Onun da sonu. Allâh muhafaza eylesin helaktır. Evet şüphe duymayan hakikati bulamaz. bunu zaten her ilim ehli, her hakikat arayıcısı bunu kabul eder. Ancak körce aileler bunu kabul etmez. Allâh bizi iyi eylesin. İmam Gazâlî nasıl biliriz? Gazâlî’nin üzerine çok araştırma yapılmıştır. Matında maddeler var da ben böyle direkt gireyim konuya. Gazâlî’nin üzerine çok araştırmalar yapılmıştır. Bir çok tezler yapılmıştır. böyle docentik tezi, bitirme tezi, şu tezi, bu tezi, gazalede şu, gazalede bu, gazalede şu diye çok tezler yapılmıştır. Bir kimseyi değerlendirirken kendi zamanına göre değerlendirmemiz gerekir.

Bir şahsı değerlendireceğiz ya kendi zamanına göre, kendi zamandaşlarına göre değerlendirmemiz lazım. Şimdi biz buradan bakınca gazalıyı değerlendirmemiz farklı olur. Mesela işte. Mustafa. Özba yaşadı, öldü. Mustafa. Özba’nın zamanında. Mustafa. Özba’a değerlendirmek lazım. Neler yaşadı, neler gördü, neler yaptı, hangi ortamda büyüdü, hangi ortamda. İslam’ın çalışmaları yaptı, o zamanda değerlendirmek lazım. Bundan elli yıl sonra. Mustafa. Özba’a değerlendirmek boş. Kendi zamanında ne oldu, ne yaşadı, ne gibi hallerden geçti, hangi cenderelerden geçti, buna bakmak lazım. Bir de çağdaşlarına bakmak lazım. Birileri trilyonları paylaşırken o ne yaptı? Birileri makam arabalarında dolaşırken o nerede dolaştı?


3. Bölüm

Birileri değişik devlet kurumlarına belediyelere, onlara bunlara yamalık yapıp kendisine nasıl bir hayat kurdu? Bunlara bakmak lazım. Dini geçim kaynağı mı yaptı? Kendi zamandaşları geçim kaynağı yaparken o ne yaptı? Kendi zamandaşları, âyet vadisleri kaydırırken, hoplatırken, zıplatırken o ne yaptı? Böyle değerlendirmek lazım. Gazâlî de değerlendireceksek Gazâlî’nin zamanını bilmemiz lazım. Mesela Gazâlî’nin zamanda en büyük tartışmalardan birisi. Kur’ân mahluk mudur değil midir? Örnek. En büyük tartışma budur Gazâlî’nin zamanda. Gazâlî’nin zamandaki büyük tartışmalardan birisi o zaman için normalde. İslam dünyası yeni kapılarını dış dünyaya açmıştır. Örnekliyorum, Aristoteles’nun, Sokrat’ın, Eflat’ın bütün kitapları çevrilip.

İslam dünyasında okutulmaya öğretilmeye başlamıştır. Gazâlî o zaman. Sokrat’ın, Eflat’ın, Aristoteles’nun bu noktadaki kendi felsefesine cevap verme noktasındadır. Örnek. Gazâlî’ye nereden bakacağız o zaman? Felsefi açıdan mı bakacağız Gazâlî’ye? Gazâlî’ye kelam açısından mı bakacağız? Gazâlî’ye hadîs açısından mı bakacağız? Çünkü Gazâlî’nin zamanında da normalde hadîs gibi algılanan sözler ortalıkta dolaşmaktadır. Mesela Gazâlî’nin zamanda taviriciyse bir üniversite seviyesinde bir çalışma yoktur. Hemen hemen Gazâlî o zaman için devlet onu bir üniversite kurulmasını ve başına da geçirilmesini ister. Neye karşı devlet ona bir üniversite korup onun başına geçirtirdi? o zaman Gazâlî’ye baktığımızda o zaman siyasi olarak baktığımızda devletin bir yamığı.

Mevcut devleti. Mevcut devleti tartışmamız lazım o zaman. Onun bağlı bulunduğu devleti tartışmamız lazım. Bağlılığ bulunduğu devlet ne kadar. İslam ne kadar değil. İslam’ın hangi noktasında duruyor? Fıkıhı, kelamı, fıkıhı ve kelam olarak siyaset olarak nerede duruyor? Buna da bakmamız lazım. Ama normalde şimdi halk olarak biz Gazâlî’ye bakarken mesela. Anadolu insanı Gazâlî’nin en meşhur ihyasına bakar. İhyâ-i ölüm ittine bakar, İhyâ-i ölüm ittine bakarak Gazâlî’ye yorumlar. Peki ama Gazâlî bir önceki Gazâlî kendisini inkar eder. Nasıl inkar eder? Emevî camisinin minaresinin içerisinin kendisini kapatır. İki yıl orada inziva eder. İki yıllık inzivadan sonra bugüne kadar yazdığım bütün kitaplara inkar ediyorum, reddediyorum der.

İhyâ’yı ondan sonra yazar. Şimdi o zaman İhyâ’yı yazdığı zamanki gazaliyle İhyâ’dan önceki Gazâlî’nin arasında fark var. Ama insanın normalde doğasını aykırı bir şey değil mi? Aynı şeyi. İmam-ı. Azam der ki son iki yılım olmasaydı. O zaman imama azamın önceki hayatıyla son iki yıllık hayatı demek ki bir fark var insan bu değişkenlik gösterir insan bu değişim gösterir insan bu kemale ermeye muhtedirdir insan buna uygun yaratılmıştır bugün için kemal noktası farklı yirmi yıl sonra kemal noktası farklıdır o kimsenin eğer ki o sünneti seneye üzerine gidiyorsa çünkü günü gününü müsaade olan zararıdadır hadi şerif mucibince insan kemalata doğru yol yürürse o kimse olgunlaştıkça olgunlaşır insanın fıtratı buna uygun bunun için yaratılmış çünkü o kemal noktasında yürüme olgunlaşma noktasında yürüme o yaratılışı fıtratı bu o yüzden Gazâlî dediğimizde çok yönlü bir Gazâlî çıkan önümüze bu biraz da arabinin kör ve fil metoforuna benzer getir bir tane köre köri filin bacağından tuttur fil neye benzer deyince sütuna benzer der işte hortumundan tutturursan hortuma benzer der onun sona kulağını tutturursan kebceye benzer der göğüşünden tutturursan der ki tepsiye benzer arabi bunun normalde.

Allâh’ı bilmeden körlükle alakalı bu metoforu koyar o zaman bir kimseye bakarken biz der herhangi bir kimseye bakıyoruz onu bakarken biz kendimizce kendi algımızda onu biz değerlendiririz kendi algımızda kendi bilgimizde biz onu değerlendiriz algımız ve bilgimiz o kimsenin üzerine aslında bizim. Tanrımız olur ilahımız var ilahımız olur. Allâh biz affetsin imam Gazâlî nasıl biliriz soruyu işareti devam etmiş soruyu soran kardeş. İslam’da aklın üzerine beton döker özgür düşünceyi bitiren felsefe neredeyse düşman olan nakilciliği hediye eden biri mi yoksa Sünnî. İslam dünyasının düşüncesinin en büyütme imarlarını. İslam’a dair tüm kitaplar yok ol


Kaynakça

İmâm Gazâlî Sohbetleri 14/14 — Mustafa Özbağ Efendi’nin “Gazâlî’den Sorular” konferans serisinden.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Kalb, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı