Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dervişlik, Sufilik ·

Sufilerin her an manevi hallerini artırmaları lazım

Meyven günden güne daha tatlı olması lazım. İp eğrenler gibi gerisin geriye gitmenin lüzumu yok. Siz ip eğrenleri de bilmezsiniz. Şimdi urgancılık mesleği kalmadı çünkü. Şimdi karşıda bir mekanizma va...


1. Bölüm

Meyven günden güne daha tatlı olması lazım. İp eğrenler gibi gerisin geriye gitmenin lüzumu yok. Siz ip eğrenirenleri de bilmezsiniz. Şimdi urgancılık mesleği kalmadı çünkü. Şimdi karşıda bir mekanizma vardır böyle dairemsi. Kendirler çuvalın içindedir. Heybesinde. Onu böyle geri gelir. O mekanizma döner. Dönünce eğirir. Bildiğiniz ip meydana gelir. Şimdi onlar habire geri geri gelirler. İpi eğrirlerken. Sonra ipi dolar. başa gider tekrar geri geri gelir. Başa gider tekrar geri geri gelir. Hazreti Pir diyor ki, “Senin meyven günden güne tatlanması gerekirken senin meyvan bozuluyor ve ip eğrenler gibi gerisin geriye gitmenin lüzumu yok di” diyor. İp eğrienler gibi Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri iki günü müsavi olan, eşit olan zarardadır diyor ya Müslüman.

Eee, her an bilhassa sûfîler manevi hallerini arttırmaları lazım. Bunun için zikirlerini arttıracaklar. Bunun için ahlaklarını arttıracaklar. İnce ahlaka sahip olacaklar. Bunun için sabırlarını genişletecekler, derinleştirecekler. Bunun için ne yapmaları lazım? Merhametli, toleranslı olmaları lazım. Kur’ân ve sünnetten taviz vermemeleri lazım. Yollarının adabından, erkanından taviz vermemeleri lazım. senin bugünün dünden iyi olması lazım. Bugünün dünden daha iyiler olması lazım. eğer bugünün dünden daha iyileri olmuyorsa senin meyvan olgunlaşmıyor. Sen geriye geriye gidiyorsun. Hep böyle dervişlerden gelen mesajlar şöyledir. Ben dervişliğimin ilk zamanlarında ne güzel rüyalar görüyordum. Şimdi göremiyorum.

Dervişlinin ilk zamanlarında aşkla, muhabbetle dört elle sarıldıydın. Şimdi kendi kendine bir benlik geldi sana. Bir dervişlik böyle elbisesi giydin kendi kendine. Geriye doğru gidiyorsun. Önceden sabah namazı vaktinde aman namazı kaçırmayayım, dersimi de kaçırmayayım diyordun. Şimdi sabah namazını da kaçırıyorsun, dersini de kaçırıyorsun. Dersine sıkı sıkı bağlıydın çekerdin. Şimdi dersini de çekmiyorsun. Geriye doğru gidiyorsun. Ondan sonra da aradan bir yıl geçiyor, iki yıl geçiyor. Diyorsun ki ya bu adam nasıl Peygamber efendimizi görür? Ben daha görmedim. Sen daha görmezsin. Neden? Geri geri gidiyorsun. Yolda durduğuna hamdet, şükret. Bir de geri geriye gittiğini görmez. Yolda hata görür.

Geri geri gittiğini görmez. Şeyhte hata görür. Geri geri gittiğini görmez. Zakirde hata görür. Geri geri gittiğini görmez. Dervişlerde hata görür. Geri geri gittiğini görmez. Evde hanıma kızar. Çoluğa çocuğa kızar. Beyine kızar. Çoluğa çocuğa kızar. Ona hart hart buna hurt hurt ona tekme ona yumruk ona küfür. Ondan sonra bir de peygamberi görmek istiyor. Onun kibirlenir. Öbürkünü ötekileştirir. Ona tepeden bakar. Ona sanki çok mat şey yapıyormuş gibi kızar. Sonra bir de Peygamber Efendimizi görmek ister. İşin en ilginç bu. Dedikodu yapar, gıybet eder. Onun bunun özel hayatına karıştırır. Burgaları inceler. Sonra benden fazla Peygamber Efendimizi görmek ister. Nasılsa ne yapıyor? Geri geri gidiyor.

Ne yapıyor? Meyve olgunlaşmadan bizim orada göklü yedin derler. Gökken yedin. olgunlaşmadın. Olgunlaşmadın. Sabırsızlık yaptın. Sen daha kanatların çıkmadan uçmayı denedin. Kedi köpeğe yem oldu. yuvada duruyor. Yuvada iyice kanatlanacak, serpilecek. Ondan sonra uçacak. Anne kuş veya baba kuş onun yuvadan uçma zamanını bilir. Yuvadan uçma zamanı geldiğinde yuvadan kendisi kovar onu. Atar aşağıı. Bu anne babaya tabi değil. Kendi kendini olgunlaştırma havasında yuvadan atıyor kendini. Yuvadan atınca zaten aşağıda kediler bekliyor. Yukarıda martılar bekliyor. Çünkü ahmağın birisi atacak kendini ben uçuyorum diye atar atar atmaz kapar onu kedi. Veyahut da martı dolaşıyor martı kapıyor onu. Ben ilk önce dedim lan bu martılar ne dolaşıyorlar?

Şehrin içinde dolaşıyorlar. Yavruları dolaşıyorlar. Şimdi dervişin de çok affedersiniz aptalı olur. Kendi kendini oldum davası güder. Kendi kendine oldum davası güdünce atar kendini yuvadan dışarı uçacağım diye. Uçar uçmaz onu şeytan kapar. Daha uçuyorum derken yuvadan daha dışarı çıkıyorum derken onu şeytan kapar. Kurtlar kapar onu. Yerler bitirirler çatır çatır. normalde o kimse geri geri gidiyor. Ziyanda. ziyanda olduğunun da farkında ama kendisini aldatmasını seviyor.


Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar

  • Tasavvufî Istılâh: şeyh, derviş, sûfî, şeytan, sünnet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
  • Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
  • Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.

Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Sufilerin her an manevi hallerini artırmaları lazım başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sufilerin her an manevi hallerini artırmaları lazım | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Silsile, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı