Mustafa Özbağ Efendi bu uzun sohbette «Sâlih rüyâyı inkâr edenler, 'Rüyâyla amel edilmez' diyenler dinleyin: Allâh kullarıyla rüyâda konuşur» nükresini tafsîl eder. Allâh kullarıyla konuşuyor; Allâh'ın konuşmasının önünde bir engel yok. Şimdi sûfîleri en fazla ilgilendiren kısmı: Allâh rüyâ ile konuşur mu? El cevâb: konuşur, el cevâb: konuşur. Sâlih rüyânın hakîkatini inkâr edenler, «Rüyâyla amel olmaz» deyip de tutturanlar, rüyâya ehemmiyet vermeyenler, bu konuda kalpleri donmuş, bozulmuş, akılları ifsâd olmuş olanlar, rüyâyı inkâr edip küfre düşenler iyi dinlesinler. Rüyâ, Allâh'ın perde arkasından konuşmasıdır kuluyla. Cenâbı Hak Fetih âyet 27'de buyurmuştur: «Andolsun Allâh peygamberinin rüyâsının doğru çıkardı. Allâh dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak korkmadan Mescidi Harâm'a gireceksiniz. Allâh sizin bilmediğinizi bildi, ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi». Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke'nin fethini rüyâsında gördü; rüyâsında gördüğü için Hz. Ebû Bekir efendimiz iddiâya girdi: «Hem seneye arttır, hem deveye arttırır» — müşrik ile. Allâh peygamberin rüyâsını doğru çıkardı.
Allâh Kullarıyla Rüyâda Konuşur
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Allâh kullarıyla konuşuyor. Allâh'ın konuşmasının önünde bir engel yok. Şimdi sûfîleri en fazla ilgilendiren kısmı: Allâh rüyâ ile konuşur mu? El cevâb: konuşur. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Hiçbir beşere Allâh'ın vahy etmesi yaraşmaz; ancak vahy ile, ya bir perde arkasından, ya da bir elçi göndererek dilediğine vahyeder» (Şûrâ 42/51) buyurmuş; rüyâ bu «perde arkasından konuşma» tezâhürlerinden biridir.
Sâlih Rüyâyı İnkâr Edenler
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: sâlih rüyânın hakîkatini inkâr edenler, «Rüyâyla amel olmaz» deyip de tutturanlar, rüyâya ehemmiyet vermeyenler, bu konuda kalpleri donmuş, bozulmuş, akılları ifsâd olmuş olanlar, rüyâyı inkâr edip küfre düşenler iyi dinlesinler. Rüyâ, Allâh'ın perde arkasından konuşmasıdır kuluyla.
Fetih 27: Peygamberin Rüyâsı Doğru Çıktı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî hakîkati tafsîl eder: Cenâbı Hak Fetih Sûresi 27. âyette buyurmuştur: «Andolsun Allâh peygamberinin rüyâsını doğru çıkardı. Allâh dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak korkmadan Mescidi Harâm'a gireceksiniz. Allâh sizin bilmediğinizi bildi, ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi» (Fetih 48/27).
Hz. Ebû Bekir'in İddiâsı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir târihî kıssayı tafsîl eder: Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke'nin fethini rüyâsında gördü. Rüyâsında gördüğü için Hz. Ebû Bekir efendimiz, müşrik biriyle iddiâya girer: «Hem seneye arttır, hem deveye arttırır». Müşrik de iddiâya girer; sonunda Allâh Peygamberin rüyâsını doğru çıkardı. Demek ki rüyâyla Cenâbı Hak Peygamberi ile ne yaptı? Konuştu.
Bedir'de Müşrikleri Az Gösterme Tezgahı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir Kur'ânî hakîkati tafsîl eder: Bedir Savaşı muhteşemdir. Bedir'de Cenâbı Hak sahâbelere ve Peygambere kâfirleri az gösteriyor; aynı şekilde müşrikler de Müslümânları az görüyor. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «O vakit Allâh sana uykunda onları az gösteriyordu; eğer Allâh sana onları kalabalık gösterseydi, korkacaktınız, ve savaş konusunda anlaşmazlığı düşecektiniz; fakat Allâh böyle bir şeyden sizi uzak tuttu; çünki O gönüllerde yatanı bilir» (Enfâl 8/43) buyurmuştur. En fazla 43-44 — Peygamber, ve ashâbına Cenâbı Hak rüyâ yoluyla konuşuyor.
Müşriklerin Az Görmesi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir târihî hakîkati tafsîl eder: müşrikleri Cenâbı Hak az gösteriyor — oysa müşrikler çok kalabalık. Aynı şekilde müşrikler de Müslümânları çok az görüyor. Ne büyük tezgahı! Bunu böyle düşündükçe derim ki kendi kendime: Cenâbı Hak öyle bir tuzak kuruyor ki, hem müşriklerine, hem Müslümânına. Ebû Cehil ne diyordu o sırada da: «Muhammed ve ashâbı bir deve yiyimi bir lokmacık» demişti — onları öyle az görüyorlardı.
İslâm'da İşkence Yoktur
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî-fıkhî kâideyi tafsîl eder: ta ne zamana kadar bir tâne esir tuttular tâm savaştan az önce mi — herkes Bedir'de toplandı, savaş kızışacak, bir tâne müşrik esir tuttular; konuşmadı, hiç kimse konuşturamadı. Tabii dövemiyorlar, sövemiyorlar, eziyet edemiyorlar — İslâm'da işkence yoktur. Siz birisini konuşturmak için işkence edemezsiniz; mahkûma işkence edemezsiniz; sorguya aldınız hiç kimseye işkence edemezsiniz. İslâm dışı bir harekettir.
İslâm İnsân Onurunu Korur
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir İslâmî kâideyi tafsîl eder: İslâm ne olursa olsun — kâfir dahi olsa — onun şerefini, haysiyetini, insânlık onurunu korur. Ama zâlimler, İslâm'dan haberi olmayanlar, İslâm'dan haberi olmayan gâvurlar, bizdenmiş gibi görünen gâvurlar bu işkenceleri ederler mi? Evet, ederler. Türkiye'de bunlar görüldü mü? Ne yazık görüldü, yaşandı mı? Ne yazık yaşandı.
Allâh Resûlünün Sorgusu: Deve Sayısı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir târihî hakîkati tafsîl eder: işte Bedir Savaşı'nda böyle bir riskini esir aldı sahâbeden. Onu konuşturmak istediler, konuşmadı. O — Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri gâyet mülâyim — dedi ki: «Kaç deve kesiyorsunuz günlük yemek için?» — O da dedi: «10 deve». Allâh Resûlü bitirdi sorgusunu; dedi ki: «Bin kişiden fazla bunlar; bir deve 100 kişi, 10 deve 1000 kişi» — hesâb bu. Bütün sahâbe bunu duydu, ama artık savaş meydanında, geri dönüş yok.
Âli İmrân 13: İki Görüş
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir Kur'ânî hakîkati tafsîl eder: Âli İmrân âyet 13: bu da kâfirler için göz görüşüyle kendilerinin iki katı kadar görüyorlardı. Sahâbeler de normâlde neydi? Azdılar. İlk önce onlar da onları az gördü; ama sonra bir baktılar ki gözleri göz görüşüyle rahât ettiler — bunlar çok kalabalık. Allâh onların kalplerine korku indirmek için sonradan onlara Müslümânları kalabalık gösterdi. Allâh bir oyun kuruyor, bir tezgâh kuruyor — rüyâda onlarla konuşuyor. Sen diyorsun ki «Vay, benim bu evliliğim çok hayırlı olacak»; ister yaptım diyor; bilmiyorsun tezgâha girdiğini. «Hayır bildiğinizde şer, bir denizde hayır vardır» (Bakara 2/216). Sen diyorsun ki «Bu çok kötü»; bir bakıyorsun ki bir başkasıyla evleniyor — çok iyi ondan; bilemiyorsun. Hayır bildiğinde şer, bildin hayır var. Allâh bizi affetsin. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Allâh'ın rüyâda konuşmasına îmâna, sâlih rüyâyı inkârdan kaçınmaya, Fetih 27 ve Enfâl 43 sırrını anlamaya, ve İslâm'da işkenceyi yasaklayan rahmet ölçüsüne saygıya yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Fetih 48/27; Enfâl 8/43-44; Âli İmrân 3/13; Şûrâ 42/51; Bakara 2/216; Yûsuf 12/4.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Megâzî, Bedir Gazvesi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Ta'bîr 2, Sâlih rüyâ hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'r-Rü'yâ 6.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye, Bedir Gazvesi.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- Şeyh Muhyiddîn İbn Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Fetih 27, Enfâl 43 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Rüyâ Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu uzun sohbet Allâh'ın kullarıyla rüyâda konuşmasını, sâlih rüyâyı inkâr edenleri, Fetih 27 âyetinde Peygamberin rüyâsının doğru çıkmasını, Hz. Ebû Bekir'in iddiâsını, Bedir'de müşrikleri az gösterme tezgahını, müşriklerin az görmesini, İslâm'da işkencenin olmamasını, İslâm'ın insân onurunu korumasını, Allâh Resûlünün deve sayısı sorgusunu, ve Âli İmrân 13 iki görüş âyetini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Rüyâ Sohbetleri