Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «Rüyâ insânın irâdesi dışında oluşan bir şey midir; hâl ile hayâlleme nasıl ayırt edilir» mes'elesini tafsîl eder. Rüyâ — uyku veya uyanıklık hâlinde olsun — insân irâdesinin dışında gerçekleşir. Hayâlleme ise irâde ile zihin tarafından üretilir. İkisini birbirinden ayırt etmek güçtür; ancak mümkündür. Hayâllemede kişi bir süre sonra kapının açıldığını fark eder: hayâlden hâle geçiş olur. Bu geçişi göz ardı etmemek gerekir. Bir kimse gördüğü rüyâyı veya yaşadığı hâli anlatır; bunun te'vîl edilmesi, «Hâl midir, hayâl midir, rüyâ mıdır, şeytânî midir, bilinçaltı mıdır?» diye ayrıştırılması üstâda aittir. Başka birinin kalkıp «Bu hayâldi» demesi kendini üstâd yerine koymaktır; bu daha büyük bir sıkıntıdır. Bir kimse başkasının anlattığı hâle inanmayabilir — bu doğal hakkıdır. Ancak bunu dillendirmek, başkasının gördüğünü küçümsemek, ya da te'vîl etmeye kalkmak sûfî âdâbına aykırıdır. Dergâh ortamında rüyâlar, hâller ve tecellîyât havada uçuşur; bu normâldir, böyle olması gerekir. Bir kimse rüyâsında ders alır, hâl görür, bunu anlatır — bunlara eleştiri koymak doğru değildir.
Rüyâ ile Hayâlleme Arasındaki Fark
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: rüyâ — uyku veya uyanıklık hâlinde olsun — insân irâdesinin dışında gerçekleşir. Hayâlleme ise irâde ile zihin tarafından üretilir. İkisini birbirinden ayırt etmek güçtür; ancak mümkündür. Hayâllemede kişi bir süre sonra kapının açıldığını fark eder: hayâlden hâle geçiş olur. Bu geçişi göz ardı etmemek gerekir.
Te'vîl Hakkı Üstâda Aittir
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bir kimse gördüğü rüyâyı veya yaşadığı hâli anlatır; bunun te'vîl edilmesi, «Hâl midir, hayâl midir, rüyâ mıdır, şeytânî midir, bilinçaltı mıdır?» diye ayrıştırılması üstâda aittir. Başka birinin kalkıp «Bu hayâldi» demesi kendini üstâd yerine koymaktır; bu daha büyük bir sıkıntıdır.
Başkasının Hâline İnanmamak Hakkı
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bir kimse başkasının anlattığı hâle inanmayabilir — bu doğal hakkıdır. Ancak bunu dillendirmek, başkasının gördüğünü küçümsemek, ya da te'vîl etmeye kalkmak sûfî âdâbına aykırıdır. Hâl ile rüyâyı yargılama yetkisi sâdece mürşîdde vardır.
Dergâhta Rüyâlar ve Hâller Uçuşur
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: dergâh ortamında rüyâlar, hâller, ve tecellîyât havada uçuşur; bu normâldir, böyle olması gerekir. Bir kimse rüyâsında ders alır, hâl görür, bunu anlatır — bunlara eleştiri koymak doğru değildir. Çünki burada insânlar ders alırken rüyâlarında görerek de ders alırlar; bu yolun temel noktalarından biridir. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Rüyâ nübüvvetin kırk altıda biridir» (Buhârî, Ta'bîr 4; Müslim, Rü'yâ 6). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni rüyâ-hâlhayâlleme farkını anlamaya, te'vîli mürşîde bırakmaya, ve dergâhın manevî atmosferine saygı göstermeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Yûsuf 12 (rüyâ tâ'bîri sûresi); Sâffât 37/102-105; Fetih 48/27.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Ta'bîr 4, Rüyâ nübüvvetin parçası hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'r-Rü'yâ 6.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâmı Rabbânî, Mektûbât, Rüyâ ve hâl bahsi.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Mükâşefe ve hâl bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- Şeyh Muhyiddîn İbn Arabî, el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Rüyâ Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet rüyâ ile hayâlleme arasındaki farkı, te'vîl hakkının üstâda ait olmasını, başkasının hâline inanmamak hakkını, ve dergâhta rüyâlar ile hâllerin uçuşmasını tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Rüyâ Sohbetleri