Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Hal ·

Rüyâ veya hâlde görülen Mehdî’nin zuhûruna dair tarih vermenin doğru olduğuna inanmayın

Bu şimdi biraz burası bir konu tuhaf bir konu bu zaman sıkıntılar artınca böyle bir ümit varlık açısından hani o böyle ümidi tazeleme ümidi yenileme açısından. Ben öyle. İçtihat ediyorum ben bu benim....


Mustafa Özbağ Efendi bu Hâl Sohbeti'nde rü'yâ veya hâlde görülen Mehdî'nin zuhûruna dâir târîh vermenin doğru olduğuna inanmadığını tafsîl eder: bu biraz tuhaf bir konu. Zaman zaman sıkıntılar artınca, böyle ümîdvarlık açısından, hani böyle ümîdi tâzelemeyenileme açısından, ben öyle içtihâd ediyorum — bu benim Mustafa Özbağ'ın kendi içtihâdı — böyle bir daraltı, böyle bir sıkıntı olunca, ama işte İsâ aleyhisselâm, ama Mehdî-i Muntazar zuhûr edip hani zamanı nasıl kaldıracak bu manâda sözler söylenir. Bu benim kendi içtihâdım; bunu böyle hani itiyâd etmeyen, böyle iştihâd etmeyen bir zât kendince bu sözler ona söylenince, işte kendi rü'yâsını veya hâlini bence eksik te'vîl edip gün söyleyebilir; hattâ ona «Şöyle ışığı daha iyi» denilebilir — ya'nî 10 yıl sonra zuhûr edecek veya rü'yâsında böyle bir te'vîl de çıkarabilir. Bu konuda böyle bir zaman konuşanların böyle bir eksik te'vîle düştüklerini tahmîn ediyorum. O yüzden bu konuda zaman vermek çok akıllıca veya çok isâbetli bir şey olduğuna inanmıyorum. Bu sohbet Mehdî zuhûr târihi vermenin sahîhliği, sıkıntı zamanlarında ümîdvarlık doğuran zaman tahminleri, kişinin kendi rü'yâ veya hâlini eksik te'vîl etmesi, ve «Yarın çıkacak olsa bugünkü yapacaklarımız değişmez» nasîhatı bahisleri ile tafsîl olunur.

Mehdî Zuhûr Tarihi Vermek: Tuhaf Bir Konu

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir suâli tafsîl eder: bu şimdi biraz şey, bir konu, tuhaf bir konu bu. Zaman zaman sıkıntılar artınca, böyle bir ümîdvarlık açısından, hani böyle ümîdi tâzeleme, ümîdi yenileme açısından, ben öyle içtihâd ediyorum. Bu benim Mustafa Özbağ'ın kendi içtihâdı: böyle bir daraltı, böyle bir sıkıntı olunca, ama işte İsâ aleyhisselâm, ama Mehdî-i Muntazar zuhûr edip hani zamanı nasıl kaldırmalı bu manâda sözler söylerler.

Eksik Te'vîl: Rü'yâ veya Hâli Yanlış Anlamak

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bu benim kendi içtihâdım; bunu böyle hani itaat etmeyen, böyle içtihâd etmeyen bir zât kendince bu sözler ona söylenince, işte kendi rü'yâsını veya hâlini bence eksik te'vîl edip gün söyleyebilir; hattâ ona «Şöyle ışığı daha iyi» denilebilir — ya'nî 10 yıl sonra zuhûr edecek veya rü'yâsında böyle bir te'vîl de çıkarabilir. Bu konuda böyle bir zaman konuşanların böyle bir eksik te'vîle düştüklerini tahmîn ediyorum.

Zaman Vermek Akıllıca-İsâbetli Değildir

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir nasîhati tafsîl eder: o yüzden bu konuda zaman vermek çok akıllıca veya çok isâbetli bir şey olduğuna inanmıyorum. Ya'nî hattâ öyle bir insân yakasa da veya hâlde öyle bir şey yaşar — sanki dersin ki ya o zaman çok salmış — bu kadar çok kısa zaman var diyebilirim. Doğru mudur? O kendince doğrudur; bak, o kimsenin kendi incesince doğrudur, bunu umûma söylemenin çok böyle doğru olduğuna inananlardan değilim. O hâl o kimsenin kendisine âid; çünki biz yarın çıkacak olsa da bugünkü yapacak olduğumuz hiç değişmeyecek. O yüzden biz işimize bakacağız.

«Yarın Çıkacak Olsa Bugünkü Yapacaklarımız Değişmez» Disiplini

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir sülûk kâidesini tafsîl eder: çünki Mehdî-i Muntazar bugün çıkacak olsa, ya'nî biz bunu duyacak olsak, biz hiç değişmiyoruz: aynı namâzı kılacağız, aynı orucu tutacağız, aynı zikrullâhı yapacağız, aynı hayatımıza devâm edeceğiz; haramlardan uzaklaşma çabamız aynı, helâllere yapışma çabamız aynı. O kimsenin zuhûru bizim hâlimizihareketimiziistikāmetimizi değiştirmiyor ki, biz neden onun zuhûr târihini bilmek mecbûriyetinde olalım! İslâm'ın disipline ediciliği bu noktadadır: mü'mîn yarın kıyâmet kopacak olsa bugün yine elindeki fidanı diker. O yüzden zaman tahmîni yapanlar kendi rü'yâlarınıhâllerini eksik te'vîl etmiş olurlar; bu umûma karşı söylenecek bir şey değildir, kişiye âid bir hâldir.

Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye Manevî Terbiyesi

Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Mehdî zuhûr târihi vermenin Mustafa Özbağ'ın içtihâdına göre sıkıntı zamanlarında ümîdvarlık doğurabilse de tehlikeli olduğunu, kişinin kendi rü'yâsınıhâlini eksik te'vîl etme tehlikesini, zaman vermenin akıllıca olmadığını, ve «Yarın çıkacak olsa da bugünkü yapacaklarımız değişmez» disiplinini idrâk etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: A'râf 7/187 (saatin bilgisi Allâh nezdindedir); Lokmân 31/34; Cumu'a 62/8.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Fiten ve Eşrâtu's-Sâ'a; Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Fiten.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Mehdî.
  • Süneni Tirmizî, Fiten 79.
  • Süneni İbn Mâce, Fiten 34.
  • İmâm Mâlik, Muvatta; İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, Rü'yâ-Hâl-Te'vîl bahisleri.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Hâl Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu Hâl Sohbeti Mehdî zuhûr târihi vermenin sahîhliği üzerine Mustafa Özbağ'ın içtihâdını, sıkıntı zamanlarında ümîdvarlık doğuran zaman tahminlerinin kişinin kendi rü'yâsınıhâlini eksik te'vîl etme tehlikesi taşıdığını, zaman vermenin akıllıcaisâbetli olmadığını, hâlin kişiye âid kalması ve umûma söylenmemesi gerektiğini, ve «Mehdî yarın çıkacak olsa da bugünkü yapacaklarımız değişmez» disiplinini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Hâl Sohbetleri