Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Namaz ·

Namazımız kılındı, orucumuz tutuldu diyenler…

Bu mücadele. San. Cihad etmekte emrolunduğun hem nefsiyle. Cihad edeceksin hem de şeytan ve şeytanlaşmış olgularla. Cihad edeceksin hem kendi nefsiyle. Cihad ederken dışarıda da gavur look larla mücad...


«Namazımız Kılındı, Orucumuz Tutuldu» Diyenler — Cihâd Eksik Kalır mı?

«Namazımız kılındı, orucumuz tutuldu» diyen mü’min, ibâdetlerini tamam sayar; ama cihâdı unutur. Bu mücâdele eksik kalır. Cihâd etmek de farzdır; emredilmiş bir vazîfedir. Cihâd üç boyutludur: Nefisle cihâd, şeytanla cihâd, ve şeytanlaşmış olgularla cihâd. Mü’min hem kendi nefsiyle, hem şeytanla, hem de dış dünyâda Kur’ân ve sünnete karşı duranlarla cihâd etmekle yükümlüdür. Sâdece namaz kılmak, sâdece oruç tutmak yetmez; bu üçlü cihâd unutulamaz.

Cihâd Etmek — Mü’minin Vazîfesi

Cihâd etmek mü’minin vazîfesidir. «Cihâd etmekte emrolunduğun» âyet ve hadîslerde sürekli vurgulanır. Cihâd sâdece kılıç tutmak değildir; daha kapsamlıdır. Nefsî cihâd, şeytânî cihâd, ve içtimâî cihâd hep bir aradadır. Mü’min bunların hepsinden sorumludur. «Namazımı kıldım, işim bitti» diyemez. Çünkü hayât bir mücâdeledir; ve bu mücâdele sürekli devâm eder.

Nefisle Cihâd — En Büyük Cihâd

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem bir savaştan döndüklerinde buyurmuştur: «Küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz.» Sahâbe sormuş: «Yâ Rasûlallâh, büyük cihâd nedir?» Buyurmuş: «Nefisle cihâddır.» Bu hadîs, nefisle mücâdelenin ne kadar büyük olduğunu gösterir. Nefis sürekli kötülüğü emrederse, mü’min onu disipline etmek zorundadır. Bu, ömür boyu süren bir mücâdeledir.

Şeytanla Cihâd — Sürekli Tetikte Olmak

Şeytan, mü’minin apaçık düşmanıdır. «Şüphesiz şeytan size bir düşmandır; siz de onu düşman tutun» (Fâtır 6). Şeytan vesveselerle, kuruntularla, korkularla mü’mini gevşetmeye çalışır. Mü’min sürekli tetikte olmalı; her vesveseyi tanımalı; Eûzü çekerek savuşturmalı. Bu, namaz dışı vakitlerin cihâdıdır. Sâdece namazda şeytanla mücâdele edilmez; hayâtın her ânında edilir.

Şeytanlaşmış Olgularla Cihâd — Dünyâ Sahnesinde

Mü’min sâdece kendi içindeki şeytanla mücâdele etmez; dışarıda da şeytanlaşmış olgularla cihâd eder. Yâ’nî dünyâ sahnesinde, küfre ve fıska düşmüş yapılarla mücâdele eder. Kur’ân ve sünnete karşı duran ideolojiler, sistemler, akımlar — bunlarla da cihâd edilir. Bu cihâd ilim ile, kalemle, sözle, veyâ icâbında diğer meşrû yollarla yapılır. Mü’min sessiz kalamaz; hakkı yaşamak ve yaşatmak zorundadır.

Üç Cihâdın Birleşimi — Tamamlanmış Mü’min

Üç cihâdın birleşimi tamamlanmış mü’mini oluşturur. Sâdece namaz kılan ama nefsiyle savaşmayan mü’min eksiktir. Nefsiyle savaşan ama dış dünyâya kayıtsız kalan mü’min eksiktir. Üçü bir arada yapılınca, mü’min tam olur. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in örneği budur: Hem namaz, hem zikir, hem cihâd. Üçü bir aradadır; bir tanesini ihmâl etmemiştir. Ümmet de bu örneği tâkîb etmelidir.

Niyâz — Cihâd İçin Kuvvet

Niyâz: «Yâ Rab, bana üç cihâdda kuvvet ver: Nefsimle, şeytanla, ve dışımdaki şeytanlaşmış olgularla mücâdele edebilmemi nasîb et. Sâdece namaz kılan, oruç tutan ama cihâdı ihmâl eden bir mü’min olmaktan beni koru. Tam bir mü’min eyle. Kur’ân ve sünnet yolunda sebât eden, cihâd eden, ve sonunda şehâdete eren bir kul eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi üç cihâdı bir arada yapan kullardan eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cihâd, Nefis, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü