Mürşid-i Kâmiller Ümmetin Mürşid-i Kâmilidir — Geniş Bir Bakış
Mürşid-i kâmiller ümmetin mürşid-i kâmilidir. Yâ’nî bir mürşid-i kâmil sâdece kendi tarîkatı ya da kendi mürîdleri için değil; bütün ümmet için bir rehberdir. Ümmetin mâneviyâtını ayakta tutan onlardır. Onlar olmasaydı, ümmet sapardı. Bu yüzden mürşid-i kâmillere büyük bir hürmet gösterilir; ve onların sayısının her zaman ümmet içinde olması Allâh’ın bir lütfudur.
Mürşid-i Kâmil — Mahallî Değil; Genel
Mürşid-i kâmil mahallî bir mürşid değil; genel bir rehberdir. Onun tesiri kendi mürîdleri ile sınırlı kalmaz; ümmet üzerindedir. Bir mürşid-i kâmil hayâtta iken, ümmette mâneviyât tezâhürleri görülür. Kıyâmet kopmazsa, her dönemde mürşid-i kâmiller olur; Allâh bunu vaad etmiştir.
«Veliler Allâh’ın Kullarındandır»
«Bilin ki Allâh’ın velîleri için ne korku vardır ne de mahzûn olacaklardır» (Yûnus 62). Bu âyet velîlerin makâmını açıklar. Velîler Allâh’ın yakın kullarıdır; ve mürşid-i kâmiller bu velîlerden oluşur. Onlar ümmet için bir koruma kanalıdır. Allâh’ın rahmeti onlar üzerinden ümmete akar. Bu yüzden onların kıymetini bilmek lâzımdır.
Tarihsel Mürşid-i Kâmiller — Ümmete Mîrâs
Tarihsel mürşid-i kâmiller ümmete mîrâs bıraktılar. İmâm-ı Rabbânî, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Yûnus Emre, Hacı Bektâş-ı Velî, Aziz Mahmûd Hüdâî, İbrâhîm Hakkı Erzurûmî — hepsi ümmetin mürşid-i kâmilleridir. Onların eserleri, sohbetleri, mâneviyâtları hâlâ bizimle. Modern mü’min bu mîrâstan istifâde etmelidir.
Çağdaş Mürşid-i Kâmiller — Hayâtta Olanlar
Çağdaş mürşid-i kâmiller — şu an hayâtta olanlar — ümmet için rehberdir. Onlar bizimle aynı zamanda; bizim dönemimizin sorunlarını bilirler. Onlara ulaşmak modern müslümanın görevidir. Bâzıları tanınmış; bâzıları gizli yaşar. Allâh’ın hidâyeti ile onlara ulaşmak nasîb olur. Mü’min Allâh’tan bu hidâyeti istemelidir.
Mürşid-i Kâmillere Hürmet — Edeb
Mürşid-i kâmillere hürmet edebden gelir. Mü’min onları severek anar; eserlerini saygıyla okur; mürîdlerine değer verir. «Ben başkasının yolundayım» düşüncesi ile mürşid-i kâmilleri küçümsemek hatadır. Çünkü hepsi ümmetin hizmetindedir. Mürîd kendi mürşidine bağlı kalır; ama diğer mürşid-i kâmilleri saygıyla anar.
Ümmetin Geleceği — Mürşid-i Kâmillere Bağlı
Ümmetin geleceği mürşid-i kâmillere bağlıdır. Çünkü ümmetin mâneviyâtını onlar koruyor; onlar yetiştiriyor. Eğer mürşid-i kâmiller olmasaydı, ümmet çoktan dağılırdı. Modern dönemde tasavvufa karşı saldırılar var; ama tasavvufun ihyâsı ümmetin ihyâsıdır. Mü’min bu hakîkati anlamalı; ve tasavvufu sahiplenmelidir.
Niyâz — Mürşid-i Kâmillere Kavuşmak
Niyâz: «Yâ Rab, beni mürşid-i kâmillerin kıymetini bilen bir mü’min eyle. Onlara hürmet etmemi, eserlerini okumamı, mîrâslarından istifâde etmemi nasîb et. Çağdaş mürşid-i kâmillere kavuşmamı sağla. Onları sevdiğim, saygı duyduğum bir kul eyle. Mürşid-i kâmillerin yanında durarak ümmetin hizmetine katılmamı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; ümmetimize mürşid-i kâmiller eksik etme.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid-i Kâmil, Ümmet, Velî. → Tasavvuf Sözlüğü