Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Fıkıh ·

Hileyi şeriyye

Mesela ne yaparlar hile-i Şeriye İşte bu Mesela ne yaparlar hile-i Şeriye ...


Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette «hilei şer'iyye» — yâni şerî hile — adıyla bilinen ama hakîkatte fâize zemîn hazırlayan ticârî muâmeleleri muazzam misâllerle tafsîl eder. Bir araba 100 bin lira; satıcı «ben sana bu arabayı 100.000 liraya nakit satayım, sen de bana tekrar vâdeli 150.000 liraya sat» der. Bu muâmele hilei şer'iyyeden başka bir şey değildir. Aynı şey iplikçilikte de yapılırdı: 10 ton iplik nakit 10 milyar, vâdeli 15 milyar; iplik ortalıkta yok; depoya gönder, gönder gerisini, 15 liralık çekleri al — kimi aldatıyorsun? Kuyumcular da aynı muâmeleyi yapar: 10 tâne bilezik nakit 10 bin lira, vâdeli 15 bin lira; sıfır altın ile kullanılmış altın aynı değildir. Dövizciler de dolar üzerinden yapar: dolar bugün 18.5 lira, vâdeli 5 ay sonra 20 lira. Bütün bunlar hilei şer'iyye ile fâizi gizleme teşebbüsleridir. Asıl çözüm: müşteriye altını/ipliği ver, müşteri istediği kişiye satsın.

Hilei Şer'iyye: Araba Misâli

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel mes'eleyi araba misâliyle ortaya koyarak başlar: meselâ ne yaparlar? Hilei şer'iyye. İşte bu araba kaç para? Bu araba 100 bin lira. «Ya bu arabayı ben sana 100.000 liraya nakit satayım; sen bana tekrar vâdeli 150.000 liraya sat.» Yâni satıcı arabayı müşteriye nakit verir; müşteri aynı arabayı satıcıya vâdeli olarak geri satar. Görünüşte iki ayrı satış akti vardır; lâkin hakîkatte aradaki 50.000 lira bir vâde fâizidir. Mustafa Özbağ Efendi der ki bu hilei şer'iyyeden başka bir şey değildir. Bu hâl muâmelenin görünüşte câiz, hakîkatte fâize zemîn olduğunu ortaya koyar.

Tekstil ve İplikçi Misâli

Mustafa Özbağ Efendi başka bir misâli sunar: bunu tekstilde iplikçiler yapardı. Yâni iplik bana 10 tâne iplik satar mısın? Sat ve diyorum peşin kaç para? 10 milyar. Vâdeli ne kadar? 15 milyar. İplik ortalıkta yok. Ben iplikçilik yaptım; iplik yok ortalıkta — adı var kendisi yok. Hâ ben bakıyor var olanı: gönder adamın deposuna vâdeli 15 liradan satın gönder. Adamın deposuna girsin; adam onu tekrar nakit satacaksa kime satıyorsa satsın. Lâkin böyle olmuyor: «Abi bana 15 tâne iplik lâzım olur, ama ben bunu satacağım — bak ha, kime satarsan sat» demiyor; sâdece kâğıt üzerinde dönüş yapıyor. 15 liralık çekleri gönderdi 10 ton yüklü almış gibi; adamı 10 lira verdi. Kimi aldatıyorsun?

Kuyumcu Misâli: Bilezik Hilesi

Mustafa Özbağ Efendi başka bir muazzam misâli tafsîl eder: kuyumcuların yaptıkları var. Adamın sakalı gayet muntazâmgüzel; kuyumcu beş vakit namâzında, abdestinde, hârika. «İşte bana para lâzım olur — iyi 10 tâne bilezik verelim sana» tamâm. 10 tâne bilezik kaç para? Yine aynı hesâb: 10 bin lira nakit, 15.000 lira vâdeli. Lâkin dur, bileziğin yâni sıfır ile kullanılan birini almak aynı değildir; bilezik kullanılmış oldu — geriye alırken oynar, aradan almadı, 900 liradan aldı senden. Yine bilezik yok ortalıkta; rafta var, ama ortalıkta mı? Bu fâiz! Nasıl fâiz? Basbayağı fâiz. Biz bunu falanca hocaya sorduk, «olur» dedi. Olmaz, böyle olmaz, bu fâiz oluyor.

Doğru Çözüm: Müşteriye Devretmek

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir doğru çözümü tafsîl eder: sen altınları adama vereceksin; adam gidecek altınları kime satıyorsa satacak. Olur mu? Öyle olacak. Adam dolaştıracak piyasaya: «Kaç para veriyorsun bu altınlara? Sıfır, hiç kullanılmamış. Ne aldı? İşte falanca kuyumcudan aldım, ben vâdeli aldım, peşine satacağım kardeşim sıfırda» — onun alacağı rakamla senin alacağın rakam aynı mı? Değil. Sen kıstırmışsın adamı; adam onu ensesinden değil ağzından tutmuş; iyice. Sen bir de oradan kazanıyorsun. Ben fâiz deyince de bana düşman oluyorsun. Sonra «bunu ben başkalarına da açıklarım kimliğini, kişiliğini» diyorsun. Bir de «ben böyle şeyler yapıyorum, ama bu aramızda kalsın» diyorsun.

Dövizci Misâli: Vâdeli Dolar Satışı

Mustafa Özbağ Efendi sohbette başka bir hilei şer'iyyeyi de ifşâ eder: kuyumcularda böyle dolaşır bu, dövizcilerde de dolaşır. Dövizcilerde adam altını tutturamazsa «dövizden tuttururum» o zamân vâdeli döviz satayım sana. Hilei şer'iyye açılınca… Ben piyasadaki hilei şer'iyyeleri söyleyeyim. «Ulan dolar vâdeli satılır mı? Aklınmantığın var mı senin?» Vâdeli satıyor: kaç para dolar şimdi? 18.5 lira. Vâdeli kaç para? Ben 5 ay vâdeli vereceğim. 5 ay vâdeli ise 20 lira. Nasıl basbayağı fâiz! Bu üslûp dövizdeki hilei şer'iyyenin de aynı kâidede gerçekleştiğini, ve fâize girdiğini ortaya koyar.

TOKİ Fâizi ve Üniversite Fetvâları

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muâsır bir hilei şer'iyyeyi de ifşâ eder: Devlet dâiresini yapıyor şimdi — TOKİ'nin fâizi değildi fetvâyı aldılar. Bunun fetvâsını aldılar mı bilmiyorum. Tabiî TOKİ'nin fetvâsını almışlardı bâzı üniversite ilâhiyat hukûkçularından — bu konuda fetvâları var. TOKİ fâizi fâizden sayılmıyor. Bu üslûp muâsır toplumda bâzı «ilâhiyât hukûkçularının» gerçek fâizi gizleme adına nasıl fetvâlar ürettiğini, ve bu fetvâların nasıl ehli bid'atin elinde araç hâline geldiğini ortaya koyar. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni hilei şer'iyyeden uzak, fâizden korunan, ve şüpheliden kaçınan bir kıvâmda yetiştirir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Şüphelilerden kaçının; çünki kim şüphelilerden kaçınırsa dînini ve ırzını korumuş olur» (Buhârî, Îmân 39) buyurmuştur.

  • Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-281; Nisâ 4/29; Mâide 5/1-2; Âli İmrân 3/130; Rûm 30/39.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân 39, helâlharâm hadîsi.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Süneni Nesâî, Kitâbü'l-Büyû'.
  • Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât 58, ribâ kapıları hadîsi.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, ribâ ve sarf bahsi.
  • İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
  • İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
  • İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, ribâ ve büyû' bâbı.
  • Fetâvâyı Hindiyye.
  • İmâm Şâfiî, el-Üm.
  • İbn Kudâme, el-Muğnî.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, İ'lâmü'l-Muvakkı'în, hile bahsi.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Fıkıh Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet hilei şer'iyyenin araba misâlini, tekstil ve iplikçi misâlini, kuyumcu ve bilezik hilesini, doğru çözüm olarak müşteriye devretmenin gerekliliğini, dövizci misâli ile vâdeli dolar satışını, ve TOKİ fâizi ile üniversite fetvâlarını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Fıkıh Sohbetleri