Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Fıkıh ·

Fıkıhta İmam-ı Azam’ın çizgisi, sufilikte horasani çizgi, mehdiyet bunun üzerine kurulur

k8 Fıkıhta İmam-ı Azam’ın çizgisi, sufilikte horasani çizgi, mehdiyet bunun üzerine kurulur. Mustafa Özbağ Efendi sohbetlerinden — Fıkıh.


Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette İmâmı Azâm Ebû Hanîfe'nin fıkıh çizgisi ile sufîlikteki Horâsânî çizginin müşterek esâslarını tafsîl eder. Fıkıh ilminde İmâmı Azâm Ebû Hanîfe'nin çizgisi tarîkatlara bağlı mü'minler için önemli bir rehberdir. Ebû Hanîfe ilmi fıkıh alanında çok geniş bir bakış açısı ortaya koymuş, ve içtihâdını her zamân halkın ıslâhı için kullanmıştır. Tasavvuftaki Horâsânî çizgi Cenâbı Hakk'ın rehberliği ile şekillenmiş, sufîlerin rûhî mücâhedelerinden ortaya çıkmış bir geleneğin adıdır. Bu çizgi şerî'atı mutahhara'ya sımsıkı bağlı kalmakla berâber, kalbi âkifin tasfiyesine de büyük ehemmiyet vermiştir. Bizim tarîkatımızda şerî'at ve tarîkat arasında bir ayrılık olmamıştır; şerî'atı muhammedî tarîkatın esâs unsurudur. Tarîkat şerî'atın içinde, ve şerî'atla berâber yürüyen bir yoldur.

Fıkıh ve İmâmı Azâm

Mustafa Özbağ Efendi sohbete fıkıh ilminin temel direklerinden biri olan İmâmı Azâm Ebû Hanîfe'yi tanıtarak başlar: fıkıh ilminde İmâmı Azâm Ebû Hanîfe'nin çizgisi tarîkatlara bağlı mü'minler için önemli bir rehberdir. Ebû Hanîfe (80-150 H.) ilmi fıkıh alanında çok geniş bir bakış açısı ortaya koymuş, ve içtihâdını her zamân halkın ıslâhı için kullanmıştır. Hanefî mezhebi günümüzde dünyâdaki Müslümanların yarıdan fazlasının tâbi olduğu en yaygın mezhebdir; ve Anadolu, Orta Asya, Hindistan, ve Mısır'ın bir kısmında temel mezhebdir. İmâmı Azâm'ın talebeleri İmâm Ebû Yûsuf, İmâm Muhammed eş-Şeybânî, ve İmâm Züfer mezhebi tedvîn etmişlerdir.

Sufî Geleneği ve Horâsânî Çizgi

Mustafa Özbağ Efendi sufîlikteki Horâsânî çizgiyi de tafsîl eder: tasavvuftaki Horâsânî çizgi Cenâbı Hakk'ın rehberliği ile şekillenmiş, sufîlerin rûhî mücâhedelerinden ortaya çıkmış bir geleneğin adıdır. Bu çizgi Belh, Nîşâbûr, Merv, Buhârâ, ve Semerkand gibi Horâsân şehirlerinden çıkmıştır. İbrâhîm bin Edhem, Şakîki Belhî, Bâyezîdi Bistâmî, Yûsuf el-Hemedânî, ve Hâce Abdülhâlıkı Gücdüvânî gibi büyük velîler bu çizginin temel temsilcileridir. Horâsânî çizgi şerî'atı mutahhara'ya sımsıkı bağlı kalmakla berâber, kalbi âkifin (Allâh'a yönelmiş kalbin) tasfiyesine de büyük ehemmiyet vermiştir.

Tarîkat ve Şerî'at Vahdetinde

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî hakîkati tafsîl eder: bizim tarîkatımızda şerî'at ve tarîkat arasında bir ayrılık olmamıştır. Şerî'atı muhammedî tarîkatın esâs unsurudur. Tarîkat şerî'atın içinde, ve şerî'atla berâber yürüyen bir yoldur. Bu üslûp Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun ehli sünnet ve'lcemâat üzere olduğunu, ve şerî'ate aykırı hiçbir uygulamaya cevâz vermediğini ortaya koyar. Şâhsı Velîler şerî'atı zâhirde tatbîk ederken, tarîkat ile bâtının (yâni kalbin, rûhun) terbiyesini tamâmlarlar. Bu iki kanat birlikte mü'mîni kemâle eriştirir.

Hanefî Fıkhı ve Tarîkat Ehli

Mustafa Özbağ Efendi sohbette muazzam bir tarîhî hakîkati de imâ eder: tarîhi boyunca Hanefî mezhebi ile sufî tarîkatlar arasında muazzam bir mütekâbiliyet vardı. Anadolu'daki Mevlevîler, Bektâşîler, Halvetîler, Nakşbendîler — hepsi de Hanefî mezhebine tâbi idiler. Hâce Abdülhâlıkı Gücdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî, Ahmed Yesevî gibi büyük Horâsânî velîler Hanefî mezhebini tatbîk ederlerdi. Bu tarîhî gerçeklik tarîkat ehlinin Hanefî fıkhını esâs almasının manevî bir sebep teşkîl ettiğini ortaya koyar. Çünki Ebû Hanîfe'nin fıkhı re'y ve içtihâda dayalı, geniş bir bakış açısı sunan, ve her dâim halkın ıslâhını gözeten bir mezhebdir.

Şerî'atı Mutahhara: Tarîkatın Mihveri

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda muazzam bir kâideyi vurgular: şerî'atı muhammedî tarîkatın esâs unsurudur. Bu hâl «şerî'atsız tarîkat olmaz» düstûrunu ortaya koyar. Bir kimse beş vakit namâzını kılmıyorsa, orucunu tutmuyorsa, zekâtını vermiyorsa, harâmlardan kaçınmıyorsa — onun tarîkat iddiası kabûl edilemez. Tarîkat şerî'atın icrâsında nuranî bir ihlâstır; şerî'atın yokluğunda bir tarîkat iddiası kuru bir iddiadan ibârettir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni şerî'ata sımsıkı bağlı, fıkıha vakıf, ve tarîkat ile şerî'atın arasında ayrılık görmeyen bir kıvâmda yetiştirir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Sonra seni dînin emrinden bir şerî'ate koyduk; ona uy» (Câsiye 45/18) buyurmuştur.

  • Kur'ânı Kerîm: Câsiye 45/18; Şûrâ 42/13; Mâide 5/48; İsrâ 17/15.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-İlim.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Birr.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'l-İlim.
  • Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-İlim.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Ebû Hanîfe, el-Müsned ve el-Fıkhü'l-Ekber.
  • İmâm Ebû Yûsuf, Kitâbü'l-Harâc.
  • İmâm Muhammed eş-Şeybânî, el-Asl.
  • İmâm es-Serahsî, el-Mebsût.
  • İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
  • Hâce Abdülhâlıkı Gücdüvânî, Risâlei Sâhibiyye.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Fıkıh Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet fıkıh ilminde İmâmı Azâm Ebû Hanîfe'nin çizgisinin tarîkat ehline rehberlik etmesini, sufî geleneği ile Horâsânî çizgi mâhiyetini, tarîkat ile şerî'at vahdetinde, Hanefî fıkhı ile tarîkat ehli arasındaki tarîhî mütekâbiliyeti, ve şerî'atı mutahhara'nın tarîkatın mihveri olduğunu tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Seri: Fıkıh Sohbetleri