Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette bir erkeğin eşine sabahtan akşama kadar «ben seni boşayacağım» demesi hâlinde dînî nikâhın zedelenmediğini, çünki niyetin fiile dönüşmediği müddetçe söz tek başına hüküm doğurmadığını tafsîl eder. Mustafa Özbağ Efendi'nin bu mes'eleyi anlatmak için kullandığı misâller muazzamdır: bir kimse sabahtan akşama kadar «ben namâz kılacağım» dese ama namâz kılmasa, namâz kılmış hükmünde olmaz. Bir kimse oruçlu olsa, sabahtan akşama kadar «ben orucumu bozacağım» dese, orucu bozulmaz. Bir erkek sabahtan akşama kadar bir kadına «ben seni nikâhıma alacağım» dese, nikâhını almış olmaz. Aynı şekilde sabahtan akşama kadar «ben seni boşayacağım» demek de boşamış olmaz. Bu hüküm İslâm fıkhının niyet ile fiil arasındaki temel farkı tâyin eder; ve mü'mînin söz ile amel arasındaki dengeyi anlamasını sağlar.
Misâller ile Anlatılan Temel Kâide
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel kâideyi muazzam misâllerle ortaya koyarak başlar: bir kimse sabahtan akşama kadar «ben namâz kılacağım» dese, namâz kılmasa, namâz kılmış hükmünde olur mu? Hayır olmaz. Bir kimse oruçlu olsa, sabahtan akşama kadar «ben orucumu bozacağım» dese, orucu bozulmuş olur mu? Hayır. Bir erkek sabahtan akşama kadar bir kadına «ben seni nikâhıma alacağım» dese, nikâhını almış olur mu? Hayır olmaz. Bir erkek sabahtan akşama kadar kadına dese ki «ben seni boşayacağım» — boşamış olur mu? Olmaz. Bu üslûp İslâm fıkhının niyet ile fiil arasındaki temel farkı muazzam pedagojik bir tutumla ortaya koyar.
Niyet ile Fiil Arasındaki Fark
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir fıkhî hakîkati tafsîl eder: niyet bir fiile dönüşmediği müddetçe söz tek başına hüküm doğurmaz. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Ameller niyetlere göredir» (Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1; Müslim, İmâret 155) buyurmuştur. Bu hadîsi şerîf İslâm fıkhının temel mihverini teşkîl eder; ve niyetin bütün amellerin temeli olduğunu ortaya koyar. Lâkin niyet kendisi başına bir amel oluşturmaz; bir amele dönüşmesi gerekir. Bir kimse niyet etse de o niyetin gereğini yapmazsa, niyet tek başına hüküm doğurmaz. Bu hâl pratik hayâtın akışına ne kadar uygun bir hüküm getirdiğini ortaya koyar.
Boşamada Söz ve Niyet
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir nikâh fıkhî hükmünü tafsîl eder: boşamada söz ile niyet arasındaki ayrım dakîktir. Eğer erkek «sen boşsun» (talâk lafzı) derse, niyetli veyâ niyetsiz boşama gerçekleşir; çünki bu sarîh (açık) talâk lafzıdır. Lâkin «ben seni boşayacağım» gelecek zamân kipinde söylenen bir niyettir; fiile dönüşmemiş bir vaadin ifâdesidir. Bu durum sarîh talâk lafzı ile aynı hükümde değildir; ve nikâhı bozmaz. Hanefî mezhebinde sarîh talâk lafızları «Ente tâlık (sen boşsun)», «mütalleka (boşanmış)», «tatlîk (boşamak)» gibi açık ifâdelerdir. Bunların dışındaki kinâî (dolaylı) lafızlarda niyet aranır.
Anlaşmalı Boşanma Mes'elesi
Mustafa Özbağ Efendi başka bir muâsır bir mes'eleyi de tafsîl eder: bir erkek de bir kadına anlaşamıyorsa anlaşmalı olarak boşanalım derse — bu durumda dînî nikâhları zedelenir mi yoksa düşer mi? Cevâb: tek başına bu söz nikâhı bozmaz; çünki bu da bir niyet beyanıdır, fiile dönüşmemiş bir öneridir. Anlaşmalı boşanma için fıkhî olarak talâk lafzının söylenmesi ya da kadın tarafından hul' (kadının mehrini iâde ederek talâk istemesi) talebinin kabûl edilmesi gerekir. Bu üslûp İslâm fıkhının nikâhı kolay bozulmayan bir kutsal akit olarak gördüğünü ortaya koyar; ve nikâhın korunması için sözlerden değil fiillerden hareket edileceğini ifâde eder.
Anlaşma Aramak: Tabiî Sınır
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tâlîlatı sunar: anlaşamıyorsan anlaşma yolu arıyorsun — nerede? Boşanmada anlaşma yolu buluyorsun? Geçinmede neden anlaşma yolu aramıyorsun? Bu üslûp boşanmaya rıza ile geldikten sonra boşanmanın detaylarında uzlaşma aranan kişilerin, eşit derecede gayretle evlilik içinde de uzlaşma aramaları gerektiğini ortaya koyar. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Eğer karıkoca arasının açılmasından korkarsanız erkek tarafından bir hakem, kadın tarafından da bir hakem gönderin; eğer ıslâhâta niyetli iseler Allâh aralarında uzlaşmayı sağlar» (Nisâ 4/35) buyurmuştur. Bu âyeti kerîme evlilikteki sorunlara hakem yoluyla çözüm aramayı emir eder.
Mü'mînin Vazîfesi: Sabırla Geçinmek
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin evlilikteki vazîfelerini de imâ eder: evlilik İslâm'da kutsal bir akittir; ve mü'mîn bu akdi muhâfaza etmekle yükümlüdür. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlar (eşler) sizin elbiselerinizdir; siz de onların elbiselerisiniz» (Bakara 2/187) buyurmuştur. Karıkoca birbirlerini örtüp, koruyup, sevip, yardımlaşmakla mükelleftir. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Allâh nezdinde helâl olanların en sevimsizi talâktır (boşanmaktır)» (Ebû Dâvûd, Talâk 3) buyurmuştur. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni âile yolunda sabırlı, hoşgörülü, ve uzlaşmacı kılar; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/187; Bakara 2/229-232; Nisâ 4/19; Nisâ 4/35; Talâk 65/1-7.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü Bed'i'l-Vahy 1, niyet hadîsi.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü't-Talâk.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-İmâret 155.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü't-Talâk.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü't-Talâk 3.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü't-Talâk.
- Süneni Nesâî, Kitâbü't-Talâk.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Talâk.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, talâk bahsi.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, talâk ve sarîhkinâî lafızlar.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Fıkıh Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet bir erkeğin sabahtan akşama kadar «ben seni boşayacağım» demesinin boşama doğurmadığını, niyet ile fiil arasındaki temel farkı, boşamada söz ile niyetin ayrımını, anlaşmalı boşanma mes'elesini, evlilikte de anlaşma aramanın tabiî sınırını, ve mü'mînin sabırla geçinme vazîfesini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Seri: Fıkıh Sohbetleri