1. Bölüm
sınır tanımam. Ben istediğim gibi düşüncemi çalıştırabilirim bilgim dairesinde. Ama Gazâlî’ye baktığımızda, Gazâlî’ye baktığımızda normalde ben oturup ihyayı komple okumuş bir kimse değilim. ihyanın içerisinde baktığı zaman üç beş meseleye bakmışımdır. Ama diyeceksiniz ki sen bir Gazâlî’ye uzmanımız değil. Ama ve lakin ben bildiğim kadarıyla Gazâlî’nin özgür düşünce kilit vurduğuna dair bir ibare rastlamadım. Belki de gelecek sayfalar da onunla alakalı böyle bir şeye tespit edildiyse onun da üzerinde analiz edeceğiz. Felsefeye neredeyse düşman olan ben Gazâlî’ye felsefe düşmanı olarak da görmüyorum. Neden görmüyorum? felsefeye düşman olmuş olsa oturup da tehafetül felasifeyi yazmaz. Felsefecilere cevap olarak Gazâlî’nin meşhur tehafetül felasifesi vardır.
Yani. Türkiye’deki felsefecilerin daha zor anlayacağını zannediyorum onu. Benim diyen felsefeci tehafetül felasifenin içerisinden çıkması zordur. felsefecilere cevap diye. Sonradan bir eser daha duydum bu geçenlerde bir kardeş yazmış bana felsefecilere cevaba cevap diye bir eser. Bakmadım ona hiç ama o günlerde Gazâlî’nin zamanında sonuç olarak eski. Yunan ad istokrasisinin felsefesini çöpe atmıştır Gazâlî. Belki de Gazâlî belki de dedi bunu normalde o zaman için. Yunan felsefecilerine cevap verirken çok sert usuplar kullandı. Felsefe düşmanı olarak görülebilir ama düşman olmuş olsa kökten reddederdi cevap yazmazdı cevap yazmış. Aslında bakarsan o da selefini takip etmiş. Selefî kim kendi sonuç itibariyle bir kimse bir şeye cevap verecekse onu düşman hissiyle yaklaşıp.
Çinle ona cevap veremez. onunla iletişim kurması lazım. İletişim kurarak tam anlayıp ona öyle cevap vermesi lazım. Nakilciliği hediye eden birimi ona bakacak olursanız bütün dinler nakil üzerine kurludur. Nakil reddetmeniz mümkün değildir. Nakil reddederseniz dinin özümezi kalmaz hepsinde reddetmeniz gerekir. Çünkü bütün dinler nakilden ibarettir. ilahi kitap olarak nitelenmrediğimiz. Kur’ân, incin, tevrat, zevur veya diğer peygamberlere gelen sahiplerin hepsi de nakilden ibarettir. Nakilden yani. Allâh gökyüzüne bir kitap indirmemiştir. Veya filanca mağaraya bir kitap koydum gidin oradan alın ona tabi olun dememiştir. Peygamberlerin kalbine vahiy gelmiştir. Cebrail aleyhisselâm tarafından ve peygamberler de gelen vahiy nakletmişlerdir inananlara.
O yüzden bütün dinlerin özüdür nakilcilik. Siz. Kur’ân’da bir nakildir. Bakın. Kur’ân’da nakildir. Siz o yüzden. Söz konusu olan din ise nakli inkar edemezsiniz. Hatta söz konusu olan felsefe ise siz yine nakli inkar edemezsiniz. Bakın felsefe ise yine nakli inkar edemezsiniz. Ve geriye doğru döndüğümüzde yazının ne zaman bulunduğunu bilmiyoruz. tarihsel olarak. Çünkü. Adem. Aleyhisselâm yeryüzüne indirildiğinde yazmayı okumayabiliyordu. Cahil değildi ve elinde on emirle indirildi, sayfayla indirildi. O yüzden. Adem. Aleyhisselâm okuması yazması olmayan cahil bir insan değildi. Eşyanın hakikatine vakıftı, varlığın hakikatine vakıftı. Öyle olunca o da nakilden ibarettir. Bütün dinler nakilden ibarettir.
2. Bölüm
Nakli inkar etmemiz mümkün değil. Yoksa Sünnî. İslam dünyasının düşüncesinin en büyük mimarları, mimarları mı? Öyle değil mi? Mimarları mı? ormada şimdi. İslam dünyasında bu tip yüksek kapasiteli insanlar zaman zaman çıkmıştır. Aslında bu açıdan bakarsan bu da hadîs-i şerifte mevcuttur. Her yüzyılda bir ne gelir? Mücettit gelir. Mücettit nedir? Dini, anlayışı yenileyen. Bu. İslam’ın fıtratında, doğasında var olan bir şeydir. O yüzden gazahan bazı dönem dönem böyle daha yüksek kapasiteli insanlar çıkar, alinler çıkar, üstadlar çıkar. Bunlar dinin yeniden anlaşılması veya yeniden idrak edilmesi veya hatta kendi zamanlarındaki hastalıklara cevap verme. Açısından önemli bir şeydir. Gazalede bu şahsiyetlerden birisidir.
O yüzden en büyük mimarlarından birisi olarak tanımlayabiliriz. Ama en büyük mimarı dersek o öyle değil. Çünkü her şahıs kendi zamanında değerlidir. Kendi zamanında. Sevep, çünkü insanların algısı değişir, insanların kemal derecesi değişir, insanların bilgi derecesi değişir. Böyle olunca geçmişteki bir kimsenin bilgisi bugünün insanına göre köhneleşmiş, değerini yitirmiş olarak görebiliriz. Çünkü. İslam’da değişmeyen bir tek hukuktur. Hukuk, İslam’da hukuk değişmez. Diğer müteşabih ayetlerde aldığı anlayış hepsi de değişmeye hazırdır. Aslında da değişmesi gerekir. Mesela iştahatların da değişmesi gerekir. İştahatların da yeniden iştahada ihtiyacı vardır. Bunun altının çizerekten söylüyorum. Ama müteşabih algıların da değişmesi gerekir.
Ki. İslam bu konuda kendisini yenileyen bir dindir. Neyle yeniler? yüksek kapısıdeki alimlerle, sufilerle ne yapar? İslâmî düşünce kendisini yeniler. İslam’a dair tüm kitaplar yok olsa geriye bir İhyâ kalsa yeterlidir. Dedirtecek kadar âlim birimi. Bu da normalde zaman zaman ibare değişik yerlerde okuyorum bunu. böyle bir gazaliciler takımı vardır. İslam dünyasında. Bunlar böyle zaman zaman bunu söylerler. bütün kitaplar yok olsa, bütün her şeye yeter diye. Böyle İhyâ statüsünde. İslam dünyasında çok kitap vardır. Bakın çok kitap vardır. O yüzden bunu sadece Gazâlî’nin üzerine oturtturmak, diğer âlim, diğer fazıl, diğer kemalermiş insanlara haksızlık yapılmış olur. O yüzden. İslam dünyasında zaman zaman böyle parlak insanlar çıkmış.
Kalbi parlak, aklı parlak, fikri parlak, zikri parlak. Bunlar günün hastalıklarına deva sunmuşlar. Eyvallâh. İmam. Gazâlî öğretesinin. İslam toplumlarındaki egemen sınıf ve güçlerin elinde nasıl bir ideolojik yönetim aygıtı haline geldiği ve bir üst yapılmış. kurumu olarak ideolojinin doğu. İslam toplumlarında devletin toplumun ve ekonominin gelişimi üzerinde nasıl bir rol oynamıştır. Şimdi bu sohbetin başında demiştim hani Gazâlî sonuç olarak devletin atadığı bir profesör gibidir. bugün normalde mesela devlet bir rektör atıyor ya bir üniversiteye Gazâlî de. Selçuklu tarafından atanmış bir rektör dır. Selçukl
Kaynakça
İmâm Gazâlî Sohbetleri 12/14 — Mustafa Özbağ Efendi’nin “Gazâlî’den Sorular” konferans serisinden.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı