Pazartesi, 29 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Devlet Yönetimi ·

Beş emniyetin de çöktüğü bir düzen

Bir ülkede eğer ki faiz, normal faiz, piyasadaki faiz %140'a çıktıysa, %140'a çıktıysa o ülkede yaşayan normal vatandaşların mal emniyetleri yoktur. Bir ülkede faiz var ise o ülkede mal emniyeti yoktu...


1. «Fâiz %140 = Mal Emniyetinin Çöküşü»: Kazancın Korunmaması

Bir ülkede eğer ki fâiz — normal fâiz, piyasadaki fâiz — %140’a çıktıysa, %140’a çıktıysa, o ülkede yaşayan normal vatandaşların mal emniyetleri yoktur. Bir ülkede fâiz var ise, o ülkede mal emniyeti yoktur.

Bu «mal emniyeti» ne demek? Kazanç emniyeti. Senin kazancının emniyeti yoktur. Sen fark etmezsin. Cebellezi minel beşer eder o hırsızlar senin paranı. Kanûnîdir bu.


2. «Cebellezi Minel Beşer»: Kanûnî Hırsızlık — Vergi, Kararnâme, Borç Sîlme

Sen bir sürü vergi verirsin — kanûnîdir. O vergiler sonra bir yerde toplanır, fâize gider — kanûnîdir bu, kanûnsuz değildir. Bir kānûn çıkarırsın: «Vergileri %25’e çıkardım» dersin. Bir kānûn dahâ çıkarırsın; veyâhut da ondan sonra ne, o «başkanlık kararnâmesi» — «10 tâne şirketin vergilerini sildim» dersin. Siler — kanûnîdir. Evet, yetki kullanır. Kanûnîdir.


3. Abdullah Gül’ün PKK Affı: «30-40 Şehîdin Kâtillerini Affetti»

Abdullah Gül, PKK’dan yargılanan bilmem kaç tâne teröristi affetti. Kanûnî — Cumhûrbaşkanı’nın buna hakkı var mı? Var, kanûnî ya. Bu 30 kişinin, 40 kişinin şehîd olmasına sebep oldu. Şuraya baskın yaptı, buraya baskın yaptı. Gencecik çocuklar toprağın altına girdi. Nasıl bunu affeder? Affeder. Kanûnî.


4. «Sen Vatan Korusun Diye Gönderdin Evladını»: Şehîd Babasının Karşısında Kâtil

Şöyle düşünün: Sen evladını toprağa vermişsin, 20 yaşında gencecik dal gibi. Senin evladını toprağa veren adam geldi 5 yıl sonra senin önüne. Ne yaparsın? Ne yapacağını söyle şimdi bana.

Ne acı değil mi? Sen vatan korusun diye gönderdin evladını. «Vatan-millet-Sakarya» dedin, «devlet» dedin, «bayrak» dedin. «Yürü oğlum» dedin. «Şüheda şerbetini geç, yoksa hakkım helâl değil. 10 numara.» O da şüheda şerbetini içti, geldi.

Onun şüheda şerbetini içmesine vesîle olan kātil — nâmûssuz, şerefsiz, haysiyetsiz, zâlim — 10 yıl sonra geldi. Senin karşında gülüyor senin. Değil mi? Kaldı mı can emniyeti de?

Şimdi burada babalar var, oğulları var; görüyorum ben şimdi. Evet. Niçin askerlik yaparız? Vatan-millet için, öyle değil mi? Niçin ölürüz biz? Vatânımız için, topraklarımız için, milletimiz için ölürüz biz. İyi kardeş, öldük de bizi öldüreni kimin affetme yetkisi olur? Benim paramı çalanı kim affeder benden başka? Benim nâmûsumu kirleteni kim affeder bunu?


5. «Tehlikeli Mecralar»: Türkiye’deki Şeyhler-Âlimler Bunları Konuşmazlar

Evet. Bunlar tehlikeli mecralardır. Bunları normalde Türkiye’deki şeyhler konuşmaz; Türkiye’deki âlimler bunları konuşmazlar. Haklılar bunları konuşurlarsa yargılanma durumları var; yargılanırlar değil mi?


6. «Birbirlerine Urgan Atan Yargı» Misâli

Birbirlerine urgan atıyorlardı değil mi? «Sen asamazsın, ben asarım. Ben asamazsam, sen asarsın.» Şimdi ne oldu? Kurucu lider, sevsinler sizi. Evet.


7. «Bu Vatan Bizim, Peşkeş Çekme Noktasında Değiliz»

Bu ülke bizim. Bu topraklar bizim. Bu devlet de bizim. Ne olursa olsun devlet bizim. Ne devleti, ne bu toprakları, ne de bu ülkeyi, ne de bu ülkenin milliyetçi, vatanperver, dîni bütün insanları bir yerlere peşkeş çekme noktasında değiliz.

Kanımızın son damlasına kadar bunları savunacağız. Bunları konuşacağız. Hak neyse konuşacağız. Hak neyse konuşacağız. Yanacaksa başımız yanacak; Hak uğruna yanacak başımız.


8. Hz. Pîr’in «Sen Yanmazsan, Ben Yanmazsam Nasıl Kurtulacak?» Sözü

Hazret-i Pîr demiş ya: «Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl kurtulacak?» demiş. Bunları konuşacağız.

Bir yerde haksızlık varsa, bir yerde hukuksuzluk varsa, bir yerde zulüm varsa, buna baş kaldıracağız. Buna baş kaldıracağız.


9. «Anarşiye Düşmeyiz, Hakkı ve Hakîkati Tebliğ Ederiz»: 12 Eylül Tecrübesi

Biz anarşiye düşmeyiz; ama biz tebliğ ederiz, konuşuruz. Biz Hakkı ve hakîkati anlatırız. Biz elimize silah almayız aslâ.

Biz 12 Eylül öncesinde onu yaptık, yaşadık, gördük. O tecrübe var bizde, elhamdülillâh. Bir dahâ öyle bir hatâya, yanlışa düşmeyiz. Devlet ve bu topraklar zordaysa, devlet bize silâh versin, gider savaşırız en önde. Hiç sıkıntımız yok, hiç sıkıntımız yok.


10. «Asıl Bu Devletin Vazîfesidir»: Beş Emniyetin Bireysel Korunması

Ama ne yazık ki beş emniyet — ne yazık ki beşi de yok. Bireysel olarak da yok, devlet olarak da yok. Asıl bu devletin vazîfesidir.

Devlet bu vazîfeyi yerine getiremiyorsa, bireyler kendi dâirelerinde kendilerini korumaya çalışırlar. Vesselâm.


Kaynakça

Klâsik Fıkıh Terimi — Makāsıdü’ş-Şerîa (Şerîatın Beş Maksadı): İslâm hukukunun korumakla mükellef olduğu beş temel emniyet: 1) Dînin korunması (hıfzü’d-dîn), 2) Canın korunması (hıfzü’n-nefs), 3) Aklın korunması (hıfzü’l-akl), 4) Neslin korunması (hıfzü’n-nesl), 5) Malın korunması (hıfzü’l-mâl). Bir düzen bu beş emniyeti sağlayamıyorsa meşrû değildir. — İmâm Gazâlî, el-Mustasfâ; eş-Şâtibî, el-Muvâfakāt

Âyet-i Kerîme — Fâiz Yasağı: «Allâh alışverişi helâl, fâizi haram kıldı.» «Eğer fâizden vazgeçmezseniz, Allâh ve Resûlü’nden bir savaş ilanı olduğunu bilin.» — Bakara Sûresi, 2/275 ve 2/278-279

Hadîs-i Şerîf — Şehâdetin Vesîlesi: «Şehîdin vücûdundan bir dirhem dahi düşse, kıyâmette ondan ipek ip gibi nûr yükselir.» — Müslim, İmâra, no. 1876; Tirmizî, Cihâd, no. 1641

Tarihî Olay — Abdullah Gül Dönemi PKK Affları: 2008-2014 yılları arasında dönemin Cumhûrbaşkanı Abdullah Gül’ün Cumhûrbaşkanlığı yetkisiyle bâzı PKK mensuplarını yaşlılık-hastalık gibi gerekçelerle affetmesi ve şartlı tahliyeleri kabûl etmesi tartışma konusu olmuştur. — Güncel siyâsî olay (2008-2014)

Tasavvufî Söz — Hz. Mevlânâ: «Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?» — Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye atfedilen ve hakîkat şehâdeti / aydınlatma sorumluluğunu vurgulayan tasavvuf sözü. — Mevlevî sözlü gelenek

Tarihî Bağlam — 12 Eylül 1980 Öncesi: 1970’li yıllarda Türkiye’de sağ-sol çatışmaları, anarşi, terör; günde 20-30 ölü. 12 Eylül 1980 askerî darbesiyle son bulan dönem. «Biz 12 Eylül öncesinde onu yaptık, yaşadık» ifâdesi dergâh çevresinin sol/ülkücü çatışmalardan zarar gördüğüne ve silahla mücâdele etmemek konusundaki tecrübesine işaret eder. — M. A. Birand-C. Bila-R. Akar, 12 Eylül: Türkiye’nin Mîlâdı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin «Beş Emniyetin de Çöktüğü Bir Düzen» başlıklı sohbetinden tam detayla derlenmiş ve tez kalitesinde yeniden düzenlenmiştir. Kaynak video: YouTube

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
  • İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
  • Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
  • Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
  • Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
  • İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
  • Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.