Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Devlet Yönetimi ·

Devletin devlet olabilmesi için beş temel esası sağlaması gerekir

Devlet bir devlet olabilmesi için tebasının din emniyetini sağlayabiliyor mu? Biz ona bakacağız. İki, biz tebasının akıl emniyetini sağlayabiliyor mu? Üçüncüsü ne? Tebasının can emniyetini sağlayabili...

Devletin devlet olabilmesi için beş temel esasin saşlanmasí gerekir: din, can, akıl, mal ve nesil emniyeti. Bu beş emniyet, Íslâm’ín alî makâsídini teşkil eder ve bir devletin temel mes’uliyeti, tebaasíní bu beş emniyet alanında korumaktír. Bu sohbette üstâd, devletin aslí vazifesini Makâsídü’ş-Şârîa çerçevesinde tahlil ederek, bu beş emniyet alanının her birinin ne olduşunu ve nasíl korunmasí gerektişini izah etmektedir.


Devletin Aslí Vazifesi: Makâsídü’ş-Şerî’a

İslâm hukuk filosofisinde «Makâsídü’ş-Şerî’a», şerî’atın temel gayelerini ifade eden bir kavramdır. İmâm Şatibî hazretleri “el-Muvâfakât”índa bu makâsídí beş bírakíma ayírmıştır: din, can, akıl, mal ve nesil emniyeti. Bunlar şerî’atın koruma altína aldíşí temel insanî deşerlerdir. Devletin aslí vazifesi, tebaasíní bu beş emniyet alanında korumaktír. Bu, sadece İslâm devletleri için deşil, tüm insanlík için temel bir düstürdur. İmâm Gazzâlî “el-Mustasfâ”da da bu beş emniyetin önemini izah etmiştir. Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Bir kimse haksíz yere bir cana kíymadıkça, sanki bütün insanlíşí öldürmüş gibidir” (Mâide 5/32) buyurarak can emniyetinin Önemini vurgulamíştır. Bir devlet, tebaasíní bu beş emniyet alanında koruyamıyorsa, aslínda devlet vasfını taşímıyor demektir. Bu, devlet ile devlet olmayanı ayıran asıl ölçüdür.

Birinci Esas: Din Emniyeti

Din emniyeti, devletin tebaasínín dinî özgürlüşünü korumasídír. Müslümanlar dinî vecibelerini korkmadan yerine getirebilmeli; müslüman olmayanlar da kendi inançlarını dilediği gibi yaşayabilmelidir. Allah Te’âlâ “Dinde zorlama yoktur” (Bakara 2/256) buyurmuştur. İslâm devletleri tarihte bu prensibi titizlikle uygulamíş, gayri müslimlere zimmet hukuku ile kor oluşturmüştur. Devlet, din emniyetini saşlayabilmek için camilerin açík tutulmasíní, din eğitiminin verilmesini, dindar kişilerin baskıya uşramamasíní saşlamak zorundadır. Modern dönemde nice devlet, dindar tebaasína zulmederek bu emniyeti ihlâl etmiştir; ne var ki dindar tebaa, devletin bu zulmüne karşí sabırla mukabele etmeli, asla ümit kesmemelidir. Hadisi şerîfde “Din nasihattir” buyrulmuştur (Müslim, Ímân 95). Bu, din emniyetinin ne kadar önemli olduşunu ifade eder. Devlet, dini koruyacak tavírda olmalídír.

İkinci Esas: Can Emniyeti

Can emniyeti, devletin tebaasínín hayatíní koruma vazifesidir. Müslüman olsun olmasın, devletin tebaasí olan her kişinin caní mukaddes ve emanettir. Allah Te’âlâ “Bir cana kíymak, bütün insanlíşí öldürmek gibidir” (Mâide 5/32) buyurmuştur. Devlet, cínayet, hírsízlík, terör gibi suçlardan tebaasíní korumalídír; iç güvenlişi saşlamalí ve díş güvenlişi temin etmelidir. İslâm devletleri tarihte bu can emniyetini saşlayabilmek için nice tedbir almíştır; askere uzun süreli eşitim, şehirlerde gece bekçiliği, yollarda asker himayesi gibi. Devlet, bu tedbirleri alamadığında tebaasínín caní tehlikeye girer ve bu tehlike devletin aslí vazifesini ihlâl mertebesidir. Hadisi şerîfde “Müslümanlarín kanlarí, mallarí ve namuslarí birbirine haramdır” (Müslim, Birr 32) buyrulmuştur. Bu, can emniyetinin ne kadar önemli olduşunu ifade eder.

Üçüncü Esas: Akıl Emniyeti

Akıl emniyeti, devletin tebaasínín akıl ve düşünce sağlíşíní korumasıdır. Íslâm, akıl sıhhatini bozan içki, uyuşturucu ve nice zarar verici maddeleri haram kílmíştır. Allah Te’âlâ “Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytân işi pisliklerdir; bunlardan kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz” (Mâide 5/90) buyurmuştur. Devlet, içki imal ve satíşína, uyuşturucu kullanímína, akıl sıhhatini bozan her türlü faaliyete karşí tedbir almak mecburiyetindedir. Íslâm devletleri tarihte içki satíşíní yasaklamíş, uyuşturucu ile mücâdele etmiştir. Modern dönemde nice devlet, akıl emniyetini ihlâl edercesine içki ve uyuşturucuya geniş alanlar vermíştir; bu, devletin aslí vazifesinin ihlâl mertebesidir. Akıl emniyeti, sadece içki ve uyuşturucudan korunma deşil, aynı zamanda eğitim ve ilim faaliyetlerinin gelişmesi ile de saşlanír. Ílim ve eğitim, akıl emniyetinin saşlanmasínín müsbet yoludur.

Dördüncü Esas: Mal Emniyeti

Mal emniyeti, devletin tebaasínín mülkiyet hakkını korumasıdır. Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Mallarínízí aranízda bâtíl yollarla yemeyiniz” (Bakara 2/188) buyurmuştur. Devlet, hírsızlík, dolandırícílík, gasp gibi suçlardan tebaasíní korumakla mes’uldür. Mal emniyetini saşlamak için devlet, hukukî düzenlemeler yapar, suçları kovuşturur, mahkemeler kurar. Íslâm devletleri tarihte mülkiyet hakkını titizlikle korumuş, kadílík müessesesini teşkil etmiştir. Hadisi şerîfde “Müslümanín malı, kendi rízasí olmadan başkasına helâl olmaz” (Beyhakî) buyrulmuştur. Bu, mal emniyetinin ne kadar önemli olduşunu ifade eder. Devlet, ekonomik istikrarí saşlamak, enflasyonla mücadele etmek, helâl ticareti destekle mek ile de mal emniyetini koruma˙ya çalışır. Modern dönemde nice devlet, faïz, kumar gibi haram yollarla mülkiyet hakkını ihlâl etmiştir; bu, asıl mal emniyetinin ihlâl edilmesi mertebesidir.

Beşinci Esas: Nesil Emniyeti

Nesil emniyeti, devletin tebaasínín soy ve nesil sıhhatini korumasıdır. Íslâm, nikâh müessesesini teşkil ederek nesil emniyetini saşlamíştır. Allah Te’âlâ Kur’ân-í Kerîm’de “Zinaya yaklaşmayín; çünkü o, çok çirkin bir şeydir ve kötü bir yoldur” (İsrâ 17/32) buyurmuştur. Devlet, zina, eşcinsel ilişki, nikâhsız beraberlik gibi nesil emniyetini bozan her türlü davranışa karşí tedbir almakla mes’uldür. Aile müessesesini desteklemek, nikâh ile evlilişi teşvik etmek, çocuk ye’tiştírmesini desteklemek, eğitim sistemini ahlâkî temeller üzerine kurmak devletín vazifeleri arasındadır. Modern dönemde nice devlet, eşcinsel ilişkiyi yasal hâle getirerek, «genderleştirme» politikalarıyla nesil emniyetini ihlâl etmiştir. Bu, aslínda devletin aslí vazifesinin ihlâl edilmesi mertebesidir. Hadisi şerîfde “Evleniniz, çoşalíníz; çünkü ben kıyâmet gününde sizin çokluşunuzla övünürüm” (Beyhakî) buyrulmuştur.

Bibliyografya

  • Mâide sûresi, 32. âyet (canın koruma altína alínmasí).
  • Mâide sûresi, 90. âyet (içkinin haramlíşí).
  • Bakara sûresi, 188. âyet (malí bâtíl yollarla yememe).
  • Bakara sûresi, 256. âyet (dinde zorlama yoktur).
  • İsrâ sûresi, 32. âyet (zinaya yaklaşmama).
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’l-İmân 95, “Din nasihattir” hadîsi.
  • Müslim, Sahîh, Kitâbü’l-Birr 32, müslümanın kan, mal ve namusu.
  • Buhârî, Sahîh, Kitâbü’l-Hudûd, şer’î cezalar.
  • İmâm Şâtibî, el-Muvâfakât, makâsídü’ş-şerîa.
  • İmâm Gazzâlî, el-Mustasfâ, makâsíd bahsi.
  • İmâm Mâverdî, el-Ahkâmü’s-Sultâniyye, devlet vazifeleri.
  • İbn Teymiyye, es-Siyâsetü’ş-Şer’iyye, devlet ve hukuk.
  • Ebû Yûsuf, Kitâbü’l-Harâc, devlet maliyesi.
  • İmâm Nevevî, el-Mecmû, devletin vazifeleri.
  • İbn Kudâme, el-Muğnî, devletin hükümleri.
  • Karabaş Velî, Mîzân Şerhi, devletin vazifesi.
  • İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, Mâide 32 tefsîri.
  • Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât, devlet ve adâlet.
  • Ahmed Cevdet Paşa, Tarihi Cevdet, Osmanlí devlet geïeneği.
  • Niyâzî-i Mısrî, Dîvân, “Adâlet” beyitleri.

Sohbetin Tasnîfi

Bu sohbet, devletin aslí vazifesi olan Makâsídü’ş-Şerî’a, din emniyeti, can emniyeti, akıl emniyeti, mal emniyeti ve nesil emniyeti gibi mevzuları ihtiva etmektedir. Íslâm hukuk filozofisinin temel kavramlarını izah eden bu sohbet, devlet ve hukuk üzerine düşünenler için kıymetli bir kaynaktır. Tasavvuf ve siyaset, Íslâm hukuk filozofisi ve devletin manevî vazifesi mevzuínda üfük açmaktadír.

Kaynak: Mustafa Özbaş Hocaefendi Sohbetleri | Video | Seri: Devlet ve Adâlet