Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sevgi ·

Allah bir toplumu severek onları değişik belalarla imtihan eder 02.03.23

mükafatın büyüklüğü belanın büyüklüğüne bağlıdır eğitimi mükafatın büyüklüğü belanın büyüklüğüne bağlıdır Allah Bir toplumu severek onları değişik belalarla imtihan eder kim razı olursa Allah'ın rızas...


Allâh Bir Toplumu Severek Onları Çeşitli Belâlarla İmtihân Eder

Allâh bir toplumu severek onları çeşitli belâlarla imtihân eder. Bu, hikmet dolu bir prensiptir. Belâ — sıkıntı, hastalık, ekonomik kriz, savaş — gibi şeyler. Allâh bir toplumu sevdiğinde, onları imtihân eder; ve bu imtihân onları olgunlaştırır. Belâ Allâh’ın gazabı değil; bâzen sevgisinin tezahürüdür. Bu hakîkati anlamak önemli.

Belâ — Sevginin Tezahürü

«Belâ Allâh’ın gazabıdır» düşüncesi yarım. Bâzı belâlar gerçekten gazaptır; ama bâzıları sevginin tezahürüdür. Hz. Peygamber «Belânın büyüklüğü ecrin büyüklüğü kadar; Allâh bir kavmi severse onları belâ ile imtihân eder» buyurmuştur. Yâ’nî sevdiğine belâ verir; ki onlar mertebe kazansın.

Peygamberlerin Belâları — En Büyük

Peygamberlerin belâları en büyüktü. Çünkü Allâh onları en çok severdi. Hz. Mûsâ Firavn’ın zulmüne; Hz. İsâ kavminin inkârına; Hz. Muhammed Mekkelilerin işkencesine maruz kaldı. «Belânın en büyüğü peygamberlere; sonra evliyâya; sonra benzerine» Hz. Peygamber’in sözü. Belâ derecesi sevgi derecesi gibi.

Toplumsal Belâlar — Aynı Prensip

Toplumsal belâlar da aynı prensiple izah edilir. Bir İslâm toplumu sıkıntıya düşerse — bunlar gazap olabilir, sevgi de olabilir. Eğer toplum Allâh’a bağlı ve belâ ile arınıyorsa — sevgi. Eğer Allâh’a sırt çevirmiş ve belâ ile cezâlanıyorsa — gazap. Toplum tavrına bağlı.

Belânın Faydaları — Olgunlaşma

Belânın faydaları olgunlaşmadır. Mü’min belâ ile sabretmesini öğrenir; sebatını kuvvetlendirir; Allâh’a yakınlaşır. Belâ olmadan kimse olgunlaşmaz; konfor ham kalmaktır. Allâh sevdiklerini ham bırakmaz; belâ ile olgunlaştırır. Mü’min bu hakîkati bilerek belâya razı olur.

Belâ Karşısında Sabır — Ecir

Belâ karşısında sabretmek büyük ecirdir. «Sabredenleri Allâh sever» (Âl-i İmrân 146). Mü’min belâ karşısında sabrederek Allâh’ın sevgisini kazanır. İsyân ederse — kaybeder. Bu yüzden belâ ânında en önemli vazîfe sabır. Sabırla beraber tövbe ve duâ — üçü birden.

Belânın Sebebini Aramak — Önemli

Mü’min belâ geldiğinde sebebini araştırmalı. Eğer günahı yüzünden geldiyse — tövbe gerek. Eğer denenmek için geldiyse — sabır gerek. Bu ayırımı yapmak için kendini sorgulamalı. Hz. Ömer ibnü’l-Hattâb belâ gelince «Yâ Rab, hangi günahımız sebebiyle?» derdi. Bu, doğru tavırdır.

Niyâz — Belâya Doğru Yaklaşan Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, bana gelen belâları sabırla karşılamamı nasîb et. Eğer sevdiğin için imtihân ediyorsan, beni de o kullar arasına kat. Eğer günahım yüzünden geliyorsa, tövbemle affet. Belâdan kaçmaktan değil, belâdan ders almamı nasîb et. Sabır + tövbe + duâ üçlüsünü yaşamamı sağla.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi belâda olgunlaşan mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Belâ, İmtihân, Sabır. → Tasavvuf Sözlüğü