Bir Velî, Benî İsrâîl Peygamberlerine Denk ya da Üstün Olsa da Peygamber Değildir
Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: «Ümmetimin velîleri Benî İsrâîl peygamberleri gibidir.» Başka bir rivâyette ise «Benî İsrâîl peygamberlerinden üstündür» geçer. Peygamberler günâhsız olduklarından — yâ’nî Allâh’ın «İsmet» sıfatının tecellîyâtını yaşadıkları için — onların makâmı ayrıcalıklıdır. Ama bu, bir velînin peygamberlerden üstün olduğu durumda bile, ona «peygamber» denmesini gerektirmez. Velîlik ile peygamberlik iki ayrı kavramdır.
Peygamberlerin İsmet Sıfatı — Günâhsızlık
Peygamberler günâhsızdırlar (ma’sûm). Bu, Allâh’ın «İsmet» sıfatının onlarda tecellîsidir. Yâ’nî Allâh, peygamberlerini günâh işlemekten korur. Bu koruma, peygamberliğin gerektirdiği bir hâldir. Çünkü peygamber, ümmete örnek olacak; eğer günâh işlerse, ümmet ona uyamaz. Bu yüzden peygamberler günâhsızdır; nübüvvet öncesinde ve sonrasında. Velîler ise ma’sûm değil, sâdece «mahfûz»durlar — yâ’nî Allâh onları çoğunlukla korur, ama günâh işleyebilirler.
Velînin Üstünlüğü — Mertebede Değil, Pratik Hizmette
Bir velînin Benî İsrâîl peygamberlerinden üstün olması, mertebede değil, pratik hizmettedir. Yâ’nî o velî, kendi zamânında Benî İsrâîl peygamberinden daha fazla insânı hidâyete götürebilir; ya da daha çok mücâhede yapabilir. Ama bu, onun nübüvvet derecesini aşmasını gerektirmez. Çünkü nübüvvet bir vazîfedir; ve o vazîfe Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem ile kapanmıştır. Velî, peygamber olamaz.
Hâtemü’l-Enbiyâ — Peygamberliğin Kapanışı
Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem «Hâtemü’l-Enbiyâ»dır; yâ’nî peygamberlerin sonu, peygamberliğin mührü. Ahzâb Sûresi 40. âyette buyurulmuştur: «Muhammed, sizden hiçbir adamın babası değildir; ama Allâh’ın resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur.» Bu âyet, Hz. Muhammed’ten sonra peygamber gelmeyeceğini kesin olarak söyler. Bu yüzden ne kadar büyük velî olursa olsun, peygamber unvânını alamaz.
Sahte Peygamberlik İddiâsı — Tehlikeli Sapma
Târîhte bâzıları «ben peygamberim» iddiâsında bulunmuşlardır. Hindistan’da Mirza Gulam Ahmed (Kâdiyânîlik), Türkiye’de bâzı sapık şahsiyetler — bunlar peygamberlik iddiâ etmişlerdir. Bu iddiâ doğrudan küfürdür; çünkü Kur’ân’a aykırıdır. İslâm’da peygamberlik Hz. Muhammed’le kapanmıştır; bundan sonra peygamberlik iddiâ eden, ya delirmiş ya da deccâlin kıvılcımıdır.
Velînin Mertebesi — Peygamberin Vârisi
Velînin gerçek mertebesi «peygamberin vârisi» olmaktır. Hadîste buyurulmuştur: «Âlimler peygamberlerin vârisleridir.» Burada «âlim»den maksat sâdece kitap âlimi değil; aynı zamânda hâl âlimi olan velîlerdir. Vâris kim? Mîrâs alan. Velîler peygamberlerden mîrâs olarak ne aldılar? İlmi, ahlâkı, hâl yapısını, ümmete rehberlik vazîfesini. Bu büyük bir mîrâstır; ama nübüvvet değildir. Allâh muhâfaza eylesin; bizi gerçek vârislerin etrâfında yaşatsın.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Nübüvvet, Velâyet, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü